üzre sâkin olan şehbâzların evsâfların manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek …
Eğer bu Tuna üzre sâkin olan şehbâzların evsâfların manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek bir mücelled olur. Hakkâ ki Silisre gâzîlerinde zehredâr, şecî‘ ve bahâdır erleri vardır. Cemî‘i halkının sağîr ü kebîri şiddet-i şîtâ nedir bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119a ·
metinde göster ·
üzre binâ olunan dalyan sarâyına da‘vet edüp azîm ziyâfet edüp iki bin guruş ni …
Kemâl mertebe cereyânı mevsiminde emîn, paşayı bu Tuna üzre binâ olunan dalyan sarâyına da‘vet edüp azîm ziyâfet edüp iki bin guruş nihânî hedâyâ-yı zî-kıymet verir ve hayr-mukaddem deyü ol gün ne kadar bin balık sayd olunursa paşanın olur. Bu mahalde tâli‘ tutarlar. Bir azîm balık gelirse işim âsân ola, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120b ·
metinde göster ·
morinası bir zararsız mâhîdir. Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezeliyyesi oldur kim b …
Bu müteferrika ta‘bîr olunan morina mâhîleri eyle mefret balıklardır kim her biri sekizer dokuz arşın gelir pereme kalınlığı ve Üsküdar kayığı cüssesi kadar balıklardır kim bi-emrillahi Te‘âlâ her birinin karnında üçer ve beşer ve onar kantar havyarı çıkar, bal fıçıları içre bu havyarı tuzlarlar. Bu mertebe mâhîleri emînden bâzergânlar birer ikişer kîseye alup havyarın ve balık dutkalı dedikleri beyâz dutkalın balık kassâbları çıkarup balığın kassâblar dilim dilim çilim, çilim edüp tuzlayup diyâr-ı Leh'e ve Moskov'a ve Donkarkız'a ve Danimarka ve Dip Frengistân'a ve'l-hâsıl cemî‘i kâfiristâna arabalar ile ve keştîler ile havyar ve mersin ve morina balığın götürürler. Tuna ile Azak'da nehr-i Ten'e mahsûs balıklardır. Gayri sularda olmak ihtimâli yokdur. Gûyâ her biri birer ejdehâdır. Bi-emrillahi Te‘âlâ karnında cîfe ve muzahrafâtdan bir şey çıkmaz ve vücûduna göre bağırsakları ve dendânları azdır. Ammâ mersinin arkasına yapışmış dutkalı çokdur. Tuna nehrinin ejdehâsı bu morina müteferrikasıdır. Mısır diyârında nehr-i Nîl'in ej[de]hâsı nehenk timsâhıdır. Ammâ timsah muzır mel‘ûndur. Cebrîler ve Kenuzîler yerler. Gayri âdem timsahı yemezler. Ammâ bu Tuna morinası bir zararsız mâhîdir. Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezeliyyesi oldur kim balık balığı yiyüp kût edinirler kim eyle halk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121a ·
metinde göster ·
… e kılâ‘ kulları ve Kili ve Akkirmân ve Özi'nin beş pâre kal‘a neferâtları cümle
bu Tuna
emîninden vazîfe-i mu‘ayyenelerin almalıdır. Meksûr olursa haps eder ve erzâkın …
Ammâ bu morinanın pereme kadar müteferrikası nâdir olur. Zîrâ anlar Tuna sedd-i İslâmı önünde Tuna Demirkapusu ve Tahtalı nâm girdâbların fırtınalarından ubûr etmeğe korkarlar kim niçesinin temevvüc-i Tuna'dan beli kırılup kenarda düşerler. Ol ecilden Demirkapu'dan aşağı müteferrika geçmeyüp geçen dahi çıkmayup mâbeynde hâsıl olan müteferrika balıklar bu Silisre önünde elbette sayd olunur. Bu temâşâgâh-ı Tuna üzre sekiz ay durup ba‘zı emînler fâ’ide eder. Niçeleri müflis olur, baht-ı müsâ‘id olmağa lâzım bir devletdir. Zîrâ Tuna kenarında olan kırk elli pâre kılâ‘ kulları ve Kili ve Akkirmân ve Özi'nin beş pâre kal‘a neferâtları cümle bu Tuna emîninden vazîfe-i mu‘ayyenelerin almalıdır. Meksûr olursa haps eder ve erzâkından alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121a ·
metinde göster ·
… diçse derler bir küçük boğazdır. İçinde her sene niçe yüz pâre gemiler kışlar}.
Bu Tuna
dahi Karadeniz'e karışır.
Cezîre-i Yılanlı: Bu adanın sol tarafında ana Tuna Kili kal‘ası dibinde Karadeniz'e karışır ve küçük Tuna bu adanın sağında Tulça kal‘ası boğazında Karadeniz'e karışacak mahalde Tuna yine iki bölünüp birine Solona boğazı ve birine Hızır İlyâs boğazı derler küçük boğazlardır. Küçük gemiler girir ve yine Tulça boğazından bir fırka Tuna dahi ayrılup Beşdepe nâhiyesin dolaşup gelir Karahırman kal‘ası önünde {Karadeniz'e karışır. Tuna'dan ayrılmış bir boğazdır. Karadeniz gemicileri ol nehre Burdiçse derler bir küçük boğazdır. İçinde her sene niçe yüz pâre gemiler kışlar}. Bu Tuna dahi Karadeniz'e karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a ·
metinde göster ·
kenârında câ-be-câ metîn kulleler vardır, ammâ yukaru Horos kapusu tarafında ve …
Ve yedi yerde su kuyuları vardır, lâkin bu Tuna kenârında câ-be-câ metîn kulleler vardır, ammâ yukaru Horos kapusu tarafında ve aşağı İskele kapusu dibinde birer kal‘a-i azîm gibi Tuna içinde cezîre gibi Kahkahâ-vâr tabyalar var. Her birinde kırkar ve ellişer aded şayka ve balyemez toplar var. Her bir tabyanın beşer yüz aded kulları var. Budin'in bu tabyalar Tuna kenârında cânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
Hakkâ kim kal‘a-i Peşte yalın kat hâ’itdır, ammâ gâyet metânet üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn şekl-i murabba‘ taş binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Nehr-i Tuna kenârı kâmil beş yüz aded hatvedir ve cümle beş aded sedd-i İskender-vâr topları Tuna'ya nâzır tabya-i azîmelerdir, ammâ bu Tuna kenârında olan tabyaların ba‘zısı mâbeyninde câ-be-câ tolma çit rıhtım palanka dîvârdır, ammâ her tabyası gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90a ·
metinde göster ·
Evvelâ aşağı kal‘a yukaru hisârın cânib-i garbîsi zeylinde 96a nehr-i Tuna kenârında kıbleden cânib-i şimâle tûlânîce yukaru kal‘ayı ihâta etmiş ve yukaru kal‘a kayası dahi bu varoşu göğsüne almış durur bir varoş-ı ma‘mûr u müzeyyendir kim aslâ bir karış arz-ı hâliyesi yokdur. Nehr-i Tuna kenârındaki dîvârı bir alçak hâ’it-i üstüvârdır, ammâ gâyet metîn ü müstahkem ve enli ve Şeddâdî dîvâr-ı arîzdir ve bu dîvâr-ı kavînin tûlu Öziçeli Hacı İbrâhîm câmi‘i yanındaki burun bedenden bu Tuna kenârı dîvârıyla yürüyüp cânib-i kıblede tâ handak ılıcası kullesine varınca bu Tuna dîvârının tûlu kâmil altı yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b–96a ·
metinde göster ·
Evvelâ aşağı kal‘a yukaru hisârın cânib-i garbîsi zeylinde 96a nehr-i Tuna kenârında kıbleden cânib-i şimâle tûlânîce yukaru kal‘ayı ihâta etmiş ve yukaru kal‘a kayası dahi bu varoşu göğsüne almış durur bir varoş-ı ma‘mûr u müzeyyendir kim aslâ bir karış arz-ı hâliyesi yokdur. Nehr-i Tuna kenârındaki dîvârı bir alçak hâ’it-i üstüvârdır, ammâ gâyet metîn ü müstahkem ve enli ve Şeddâdî dîvâr-ı arîzdir ve bu dîvâr-ı kavînin tûlu Öziçeli Hacı İbrâhîm câmi‘i yanındaki burun bedenden bu Tuna kenârı dîvârıyla yürüyüp cânib-i kıblede tâ handak ılıcası kullesine varınca bu Tuna dîvârının tûlu kâmil altı yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b–96a ·
metinde göster ·
kenârı ol kadar âlî ve iki kat olmaduğunun aslı bu aşağı kal‘anın nehr-i Tuna k …
Bu Tuna kenârı ol kadar âlî ve iki kat olmaduğunun aslı bu aşağı kal‘anın nehr-i Tuna kenârından aslâ ve kat‘â havf u haşyet yokdur. Hattâ bu dîvârın Tuna kenârı taşrasında bu dîvâr dibine kâmil altı yüz adım tûlu bir şarampav yalın kat palanka dîvârı var kim cümle kazıkları serâpâ Tuna içine kakılmış meşe ve pelîd kazıklarıdır kim her biri onar arşın âlî ve âdem gövdesi kadar kalın sütûn-ı müntehâlardır. Bu şarampav kal‘a dîvârına siper olmuşdur. Hîn-i uğraş savaş-ı perhâşda Tuna üzre gemilerle düşmanlar gelse guzât-ı müslimîn bu şarampavların ardına girüp ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
kenârı dîvârıyla varoş hânelerinin arasında bir şâhrâhı var, aslâ kal‘a dîvârın …
Ve bu Tuna kenârı dîvârıyla varoş hânelerinin arasında bir şâhrâhı var, aslâ kal‘a dîvârına muttasıl bir hâne yokdur, illâ dîdebânların karavulhâne hücreleri var, gayri bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
kenârı tarafı kâmil iki bin adımdır ve on aded azîm tabyalardır. Her bir tabyad …
Ve bu Tuna kenârı tarafı kâmil iki bin adımdır ve on aded azîm tabyalardır. Her bir tabyada biner aded kefere bekler, zîrâ bizim konaklarımıza karşu idi ve her birinde ellişer pâre balyemez topları var, ammâ bu su tarafı dîvârları alçakdır, zîrâ su kenârı olmak ile bu tarafdan havf u haşyeti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
Bir kal‘a-i Köylüc dahi Bosna eyâletinde Hersek sancağı hâkinde leb-i deryâda olan Nova kal‘asının şimâlinde Gaçka sahrâsı nihâyetinde bir kûh-ı bülend üzre vâki‘ olmuş Köylüc kal‘ası var, ammâ bu Tuna Köylücüdür. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân asrında be-dest-i Gâzî Balı Beğ dest-i Sırf kralı elinden dest-i kahr ile feth edüp hâlâ Budin eyâletinde Semendir[e] sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve Semendire kadısı niyâbetidir. Kal‘ası leb-i Tuna'da bir dü[z]lük yerde şekl-i muhammes üç kat Şeddâdî taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil bin altı yüz germe adım olup kıble tarafına büyük kapusu ve liman tarafına su kapusu var. Eski binâ olmak ile beyâz kal‘a değildir, ya‘nî kesîf kal‘a-i atîkdir kim der-i dîvârları karaca ve ba‘zı yerleri alaca, rahnedâr yerleri var. Ammâ Semendire kal‘ası gibi acîb ü garîb on yedi aded sivri tahta külâhlı kubbeleri var, ammâ iç kal‘ası taşra kat kal‘adan yüksekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… bir Güvercinlik kal‘ası dahi var, ammâ harâbdır, içinde benî âdem yokdur, ammâ
bu Tuna
Güvercinliği ma‘mûr kal‘adır. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth fethidir, be-dest …
Rûmeli'nde Dimetoka karası kurbunda bir Güvercinlik kal‘ası dahi var, ammâ harâbdır, içinde benî âdem yokdur, ammâ bu Tuna Güvercinliği ma‘mûr kal‘adır. Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth fethidir, be-dest-i sa‘îd ü şehîd Koca Mehemmed [Mahmûd] Paşa, dest-i Sırf'dan dest-i kuvvet-i bâzû ile feth edüp hâlâ Budin eyâletinde Semendire sancağı toprağında voyvadalıkdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve elli aded merdüm-hisârı ve emîni ve harâc emîni ve bâcdâr[ı] ve muhtesibi ve mi‘mârbaşısı ve kal‘a meremmâtına me’mûr mîrâhûr ağası ve yedi nefer kal‘a ağaları ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı ve yüz kırk aded nâhiye kurâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94a ·
metinde göster ·
Varat'ı ol zamân küffâr tarafında olmak ile meymene ve meysere kal‘asının niçe …
Ammâ bu Tuna Varat'ı ol zamân küffâr tarafında olmak ile meymene ve meysere kal‘asının niçe yerden dîvârların lağımlar ile ender hevâ mu‘allakast edüp hâlâ niçe yerlerinin dîvârları harâb [u] yebâbdır. Hâlâ ba‘zı kulleleri ve çâh-ı cahîm-âsâ zindânı durur. Gâyet metîn ve vâsi‘ ve sa‘b kal‘a imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94b ·
metinde göster ·
Ammâ zikri sebkat eden demirkapulardan eşedd-i ukûbet çekecek bir
bu Tuna
demirkapusudur kim beher sene niçe yüz pâre gemi ve niçe bin âdem helâk olur. E …
Ammâ zikri sebkat eden demirkapulardan eşedd-i ukûbet çekecek bir bu Tuna demirkapusudur kim beher sene niçe yüz pâre gemi ve niçe bin âdem helâk olur. El-hâsıl Şattu'l-arab nehrindeki sedd-i Nemrûd'dan eşed bu Tuna Demirkapusudur. Ammâ bu demirkapuyu İskender-i Zülkarneyn binâ etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96a ·
metinde göster ·
… çe bin âdem helâk olur. El-hâsıl Şattu'l-arab nehrindeki sedd-i Nemrûd'dan eşed
bu Tuna
Demirkapusudur. Ammâ bu demirkapuyu İskender-i Zülkarneyn binâ etmemişdir.
Ammâ zikri sebkat eden demirkapulardan eşedd-i ukûbet çekecek bir bu Tuna demirkapusudur kim beher sene niçe yüz pâre gemi ve niçe bin âdem helâk olur. El-hâsıl Şattu'l-arab nehrindeki sedd-i Nemrûd'dan eşed bu Tuna Demirkapusudur. Ammâ bu demirkapuyu İskender-i Zülkarneyn binâ etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96a ·
metinde göster ·
… enhûsundan on kerre yüz bin âdem ummâl ve bennâlar me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla
bu Tuna
nehrinin eyyâm-ı Temmûz'da tenezzülde olduğu mahalle gelüp ibtidâ bu Demirkapu …
Hemân ol ân Alman'ın yedi krallık yerinden ve Filimenk ve İsfaç ve Çeh ve Leh ve Tot ve Korol ve Macar ve Maskov ve Rus Sol‘ât-ı menhûsundan on kerre yüz bin âdem ummâl ve bennâlar me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla bu Tuna nehrinin eyyâm-ı Temmûz'da tenezzülde olduğu mahalle gelüp ibtidâ bu Demirkapu nâm mahalde bir bâb-ı cedîdi yapup andan içeri tâ Vidin ve Nigebolı ve Torvakutaran dağların ve Kızankaya balkanların on kerre yüz bin benî âdem hendese ilmi üzre mezkûr vilâyetler dağlar delüp Karnabat kasabası ensesinde dağları dahi delüp niçe yerlerindeki derelere sedd-i Nemrûd kemerler yapup bir yılda Tuna suyu yolları Istıranca dağlarına dahi âlî ensesinde hâlâ amâr ola[n] ceyşli köy bayırlarına andan İslâmbol'a bir merhale 97b kala yerde hâlâ Âzâdlı nâm ma‘mûr karyeye Tuna yolları gelüp andan aşağı İslâmbol'a varınca yokuş aşağı gitmesi âsân olup yolları rûy-ı arza çıkup Taklalı köy derler andan Tuna geçüp Topkapusu'yla Edirnekapusu mâbeynindeki kirdesinden akup kal‘anın dîvârındaki demir kafeslerden İslâmbol'un iç hisârı olan hâlâ İslâmbol'dur andan Yenibâğçe içinden Aksarây deresinden Lanka'nın üç aded kal‘ası ortasından Tuna cereyân edüp Akdeniz'e karışa, deyü Yanko dahi bu yollara İslâmbol kurbunda imdâd edüp Tuna gelmesine Yanko muntazır olduğun karındaşı olan Yanvan'a haber gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a–97b ·
metinde göster ·
üzre binâ etdiği cisri yapdığına peşîmân olup "Bir sû-i tedbîrimizle Osmânlı as …
Ba‘dehu küffâr bu Tuna üzre binâ etdiği cisri yapdığına peşîmân olup "Bir sû-i tedbîrimizle Osmânlı askerine beri Eflak vilâyetlerine geçmeğe yol imiş" deyü asker üşürüp mezkûr cisri Tuna üzre harâb u yebâb eder. Ba‘dehu Kosova'da Murâd Hân'ın şehîd olduğun istimâ‘ edüp cisri yıkdığına te’essüf eder. İmdi ol asırdan berü mezkûr cisr harâb olmuşdur, ammâ kaçan kim Tuna nehri Temmûz ayında tenezzülde olduğu vakit mezkûr cisrin Tuna içre on iki kademe Şeddâdî binâları nümâyândır kim cümle Horâsânî tula binâdır kim hâlâ dur[ur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98b ·
metinde göster ·
Vilâyet-i Kürdistân'da Bitlis kal‘ası kurbunda Râhova sahrâsı nihâyetinde Râhova nâm bir harâbca küçük kal‘acık var, içinde çobanlar sâkin olurlar. Ammâ bu Tuna kenârında Râhova gâyet ma‘mûrdur. Bânîsi Sırf krallarıdır. Fâtihi sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân'dır, ammâ feth ederken usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim etmişdir. Hâlâ kulleleri (dağ başında hâlâ kulleleri) bir dağ başında Tuna kenârına varınca bir topraklı hisârı bayır üzre şekl-i muhammes Şeddâdî taş binâ kal‘a-i ra‘nâ imiş, ammâ mürûr-ı eyyâm ile iç el olmak ile gözden bırağılup dahi ziyâde harâb olmadadır. İçinde ancak beş aded hânesi ve bir câmi‘i ve bir vîrân hammâsı var, gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Ammâ Sultân Ahmed Hânî'de gâyet ma‘mûr imiş. Eflak beği olan Koca Mihal küffâr Tuna nehri donunca isyân edüp yüz bin küffâr leşkeriyle Âl-i Osmân'ın Tuna kenârında yüz yetmiş pâre kılâ‘ ve şehirlerin nehb ü gâret etdikde bu kal‘ayı dahi kabza-i teshîre alup harâb eder. Anıniçün ol zamândan berü bu kal‘a içi amâr değildir. Ve bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında vâki‘ olmağile halk kal‘aya enüp çıkmadan âciz olup amâr olmamışdır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99a ·
metinde göster ·