… 'den bî-feth avdet edüp bu Malatıyye'ye istilâ edüp meştâ verdi. Hulâsa-i kelâm
bu vakf-ı
dünyâdır, elden ele kalmada bir acûzedir. Ancak mülk, ol Mâlikü'l-mülk [ü] Vâhi …
Ba‘dehû Timur gelüp Amasiyye'den bî-feth avdet edüp bu Malatıyye'ye istilâ edüp meştâ verdi. Hulâsa-i kelâm bu vakf-ı dünyâdır, elden ele kalmada bir acûzedir. Ancak mülk, ol Mâlikü'l-mülk [ü] Vâhid-i Kahhâr'ındır. Ancak fakîr insân bir endîşe-i hâma düşmüş ebdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 193a ·
metinde göster ·
dünyâda bu şehr-i Nihâvend niçe bin elden ele elekden ve çember-i felekden geçü …
Hulâsa-i kelâm bu kevn-i fesâdın iktizâsına göre bu vakf-ı dünyâda bu şehr-i Nihâvend niçe bin elden ele elekden ve çember-i felekden geçüp sene 940 târîhinde Süleymân Hân asrında Koca Ferhâd Paşa dest-i Acem'den alup yine Acem istîlâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308b ·
metinde göster ·
dünyâ içre niçe bin mülûkdan mülûka intikâl edüp kâh imâr ve kâh harâb olup sen …
Ba‘dehû bu şehr-i Kâşân bu vakf-ı dünyâ içre niçe bin mülûkdan mülûka intikâl edüp kâh imâr ve kâh harâb olup sene (---) târîhinde Bağdâd Halîfesi El-Mustansır Billah üzre Moğol kavmi gelüp Bağdâd'ı kabza-i tasarrufa alup bu Kâşân'da Aka Bây nâm vezîri hâkim olup eyle imâr eder kim gûyâ Dımışk-ı Şâm-ı cennet-meşâm eder. Âhir Moğol Pâdişâhı İnçul Şâh Bağdâd'dan bu Kâşân'a gelüp pây-i taht-ı İnçoliyân olup dahi âbâdân olur. Kavm-i Moğolî'de şâhlara İnçoliyân derler ammâ cümle Moğol-ı İnçuliyân üç neferdir. Üçü de bu Kâşân'dan İnçul olup üçünü de bu Kâşân'da katl eylemişlerdir. Hâlâ hâric-i Kâşân'da bir kıbâb-ı serâmed içre medfûnlardır kim Meşhed-i İnçuliyân-ı Moğol deyü ma‘rûfdur. Ammâ niçe târîhde bu kavm-i Moğol lisânı üzre bu şehre Kışvân derler. Lisân-ı Ekrâd'da Keşân derler, lisân-ı Hindî'de Kejdimân ya‘nî akreb diyârı, lisân-ı Arab'da Kâsibân ya‘nî kâr idiciler derler. Lisân-ı Çağatay'da Keşân-bür derler. Lisân-ı Pârsîde Kâşân ve Kaşân derler. Zirâ kaf ve kâfın birbirlerine kurb-ı mahreci vardır. Ammâ niçe efvâh-ı nâsda Kâşiyân ve Kasıyân {derler}. Ammâ lûgat-i sahîhi Kâşân'dır. Zîrâ ism-i kadîmi şehr-i Kılmân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 321b ·
metinde göster ·
"Sultânım, hayr ola bu gece vâkı‘amda cenâbınız ile cümle ağavât du‘âcıların Mısır şehrinde imişsiz. Anda iç kal‘ada Süleymâniyye câmi‘i nâmında bir câmi‘ var imiş. Niçe bin pîr [ü] cüvân sultânıma gelüp eyitdiler. ‘Sultânım, bu Süleymâniyye câmi‘i mihrâbının sol cânibi dîvârı şişüp taşra depüp münhedim oluyor. Mütevellîsi şeyh Ahmed Ağa ve kayyımı Evliyâ Çelebi bu câmi‘in harâb oluyorduğun hâkime bildirmeyüp yıkılup harâbe mü’eddî oluyor. Rızâ-yı Allâh içün olsun, siz keşf edüp bir hâl ile bu Süleymâniyye câmi‘in ta‘mîr [ü] termîm eylen. Tâ ecel-i müsemmânıza dek Mısır şehrinde hâkimü'l-vak[t]sin. Bu iş sizin başınızdadır. Rûz-ı mahşerde bu vakfullâh sizden su’âl olunur’ deyü vâki‘ hâli sultânıma ahâlî-i Mısır bildirdiler" deyince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32b ·
metinde göster ·
… hi karşu kal‘adan gidüp cümle altı yüz kantar bârûd hazz-ı nefsimiz içün gitdi.
Bu vakfullâhdır
, düşman içün atılır, yohsa şenlik içün beş altı top kifâyet eder" deyüp şâdumân …
"Hünkârım, üç yüz kantar dahi karşu kal‘adan gidüp cümle altı yüz kantar bârûd hazz-ı nefsimiz içün gitdi. Bu vakfullâhdır, düşman içün atılır, yohsa şenlik içün beş altı top kifâyet eder" deyüp şâdumândan ferâgat edüp dizdârlara ve topçubaşılarına ve kethüdâlara ve'l-hâsıl yigirmi dörd ağaya hil‘at-i fâhireler geydirilüp yemîn ü yesâr kal‘a neferâtlarına birer kîse-i Rûmî ihsân olunup cümle pây-ı berâber hissemend oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 90b ·
metinde göster ·
… m‘dân u buhûrdân ve gülâbdân ve kanâdilleri görüp gözede" deyü a‘yân-ı vilâyeti
bu vakfullâha
nâzırü'n-nuzzâr ta‘yîn edüp bir hayrât-ı azîme oldu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâss u â …
"Anda sâkin olup İzevçan voyva[da]sından vazîfe-i mu‘ayyenesin alup türbe-i pür-envârda olan ibrişim haliçe ve şam‘dân u buhûrdân ve gülâbdân ve kanâdilleri görüp gözede" deyü a‘yân-ı vilâyeti bu vakfullâha nâzırü'n-nuzzâr ta‘yîn edüp bir hayrât-ı azîme oldu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâss u âmdır, rahmetullâhi aleyh,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 168b ·
metinde göster ·
… azret-i Peygamber'e vakf eyledim, şâhid olun. İmdi şimden gerü ey Hayre Beğ sen
bu vakfullâh
mütevellîsisin. Bir hoş hizmet eyle" deyüp on iki altun taşlı cevâhir murassa‘â …
"Hayre Bay seni vezîr etdim ve bu devlete kâ’immakâmım eyledim. Göreyim seni, Hazret-i Risâlet-penâh'a nice hizmet edersin. Ben Mısır'dan bir şey ümniyyesinde değilim. Ancak Hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn nâmın kazandım. Mısır'ın cümle mahsûlün Hazret-i Peygamber'e vakf eyledim, şâhid olun. İmdi şimden gerü ey Hayre Beğ sen bu vakfullâh mütevellîsisin. Bir hoş hizmet eyle" deyüp on iki altun taşlı cevâhir murassa‘âta gark olmuş şâtırlar ihsân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56b ·
metinde göster ·