… Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Bunun dahi burc [u] bârûları metîndir.
Bu varoşun
üç kapusu vardır. Beğ kapusu Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garb …
Şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kadîmdir. Her taşı fil-i Mahmûdî cüssesindedir. İç kal‘anın zeyline vâki‘ omuşdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Bunun dahi burc [u] bârûları metîndir. Bu varoşun üç kapusu vardır. Beğ kapusu Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garba mekşûfdur. Ve bâb-ı Harrân canib-i garba nâzırdır, ammâ yukaru kal‘a gibi kaya üzre âlî değildir. Alçakda vâki‘ olup kal‘a-i vâsi‘dir. Bu kal‘a-i Urfa nehr-i Furât-ı azîmin cânibi şarkîsinde bir konak ba‘îd Tasdîr Dağları içre vâki‘ olup ziyâde şimâl cânibine meyyâldir. Ve Kal‘atü'r-Rûm'a bir konak karîbdir. Ve yolları Ekrâd tâ’ifesinden mahûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
… azîmler ve kâr-ı kadîm fevkânî ve tahtânî hâne-i ma‘mûrlardır ve dâ’iren-mâdâr
bu varoşun
etrâfı sûr-ı atîkdir.
Sitâyiş-ı şehr-i Kayseriyye: Aşağı şehir bir düz vâsi‘ zemînde şekl-i murabba‘ ahcâr-ı mutarraş ile mebnî niçe mülûk-i selef binâsı bir köhne kal‘a-i varoş-ı mu‘azzamdır ve şehir altında Koyun köprüsü nehrine Gerizler suyu derler. Bu varoş-ı âzim cümle (---) bin kiremitli ve toprak ile mestûr sarây-ı azîmler ve kâr-ı kadîm fevkânî ve tahtânî hâne-i ma‘mûrlardır ve dâ’iren-mâdâr bu varoşun etrâfı sûr-ı atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64a ·
metinde göster ·
… kapusu. Hâlâ bu mezkûr kapuların yerleri ma‘lûm olup memer-gâh-ı hâs [u] âmdır.
Bu varoşun
cümle etrâfı dâ’iren-mâdâr on bin altmış hatve-i bî-aceledir. Bu mezkûr handakd …
Cümle yedi adet kapularının cisir yerleri ma‘lûmdur. Evvelâ Namâzgâh kapusu cânib-i garba nâzırdır. Ve Mustafâcık kapusu garba meyyâldir. Ve Eflatar kapusu cenûba makşûfdur. Ve cânib-i kıbleye Döne kapusu ve taraf-ı şarka İslâmbol kapusu ve yine semt-i şarka Dâye kapusu ve yine cânib-i şarka Darağacı kapusu. Hâlâ bu mezkûr kapuların yerleri ma‘lûm olup memer-gâh-ı hâs [u] âmdır. Bu varoşun cümle etrâfı dâ’iren-mâdâr on bin altmış hatve-i bî-aceledir. Bu mezkûr handakdan taşra çayır ve çemenzâr teferrüçgâh yerlerdir. Her rûz bu giyâhât üzre ba‘de'l-asr ihvân-ı bâ-safâ cem‘ olup gûnâ-gûn lu‘bede-bâzlıklar edüp zevk ve safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119a ·
metinde göster ·
Ve cümle (---) aded dükkândır. Bezzâzistânı yokdur, ammâ her metâ‘ vardır.
Bu varoşun
dahi cümle sokakları tahta döşelidir. şehre yağmur yağsa şehirden taşra batakda …
Ve cümle (---) aded dükkândır. Bezzâzistânı yokdur, ammâ her metâ‘ vardır. Bu varoşun dahi cümle sokakları tahta döşelidir. şehre yağmur yağsa şehirden taşra batakdan fîl-i Mengerusî gark olur. Bu kal‘a-i metînin bir sarplığı dahi bu batakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119a ·
metinde göster ·
âteşin rûzgâr-ı zorkâr Küçük Kamin kal‘ası içine girüp ol dahi âteş-i sûzân ile …
Lisân-ı Latince kamin taşlık demekdir. (---) rinde Venedik kralları binâsıdır kim iki aded kal‘alar birbirine mukâbil seng binâ kal‘a-i ra‘nâcıklardır. Sene 961 Gâzî Malkoç Beğ Süleymân Hân asrında feth edüp ba‘dehû yine küffâr bu kal‘alara istîlâ etdi, ammâ şimdi bu sene (---) de Melek Ahmed Paşa deryâ-misâl asker ile bu kal‘a zeylinde meks etdikde, asker-i İslâma ihsânlar edüp derhâl Büyük Kamin kal‘asının varoş-ı müzeyyenin ıhrâk bi'n-nâr edüp kal‘a meydân-ı mahabbetde kaldı. Hikmet-i Bârî Cenâb-ı Kibriyâ yârî kılup bu varoşu(n) âteşin rûzgâr-ı zorkâr Küçük Kamin kal‘ası içine girüp ol dahi âteş-i sûzân ile ıhrâk olurken derhâl Bosna serdengeçdileri İsmâ‘îl alaybeği kolundan "Allâh Allâh" deyüp Büyük Kamin'e yürüyüş edüp ân-ı vâhidde hamd-i Hudâ feth edüp derûn-ı hisâra guzât-ı müslimîn duhûl edüp ezânlar okundu ve bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı hazâ’inler alındı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
zîr-i zemînlerinde 22a ol kadar mâl-ı firâvân çıkdı kim hisâb-ı kitâbın Cenâb …
Ol gece bu kal‘aya ve taşra varoşuna asâkir-i İslâm hücûm edüp sarıldılar. Kal‘a dahi âteş-endâz olup azîm vezni üzre bî-hisâb toplar atup âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Hemân ol şeb guzât-ı muvahhidîn şeb-revânî esbâbların geyüp ol leyle-i muzlimde varoş-ı azîmine göz açdırmayup top-ı kûp ile döğmeden ve kal‘ası berbâd olmadan der-ceng-i evvel Allâh Allâh deyüp varoşu feth edüp tâ sabâha dek cümle mâl-ı ganâ’imlerin taşıyup guzât-ı müslimîn bay oldular, ammâ cümle kefereleri mâlların bırağup kal‘aya girdiklerinden bu varoşda ancak amel-mânde Nûhî kefereler ve fertûte pîrezenler kalmış. Anlara şikence edüp söyletdiklerinde bu varoşun zîr-i zemînlerinde 22a ol kadar mâl-ı firâvân çıkdı kim hisâb-ı kitâbın Cenâb-ı Bârî bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b–22a ·
metinde göster ·
garb kapusundan çıkılup nehr-i Dırava cisrinden ubûr olunur kim hemân bu Darda …
Ve bu cisr-i azîm başındaki kapudan girilüp bu varoşun garb kapusundan çıkılup nehr-i Dırava cisrinden ubûr olunur kim hemân bu Darda kal‘ası dibinde bir cisr-i garâyibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… medrese ve bir tekye ve iki mekteb-i sıbyânı var, gayri imâretleri yokdur, ammâ
bu varoşun
etrâfı yalın kat dolama çit palanka dîvârlı olup iki kapusu ve handakı içinde n …
Ve bir medrese ve bir tekye ve iki mekteb-i sıbyânı var, gayri imâretleri yokdur, ammâ bu varoşun etrâfı yalın kat dolama çit palanka dîvârlı olup iki kapusu ve handakı içinde nehr-i Tuna'yı akıtmışlar, gâyet sarp rabât-ı muhkemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
Ve halkı yine serhadli Boşnak gâzîleri garîb-dost âdemlerdir.
Bu varoşun
dahi ensesindeki bayırlar dağlar serâpâ gülistânlı bâğlar ve bâğçeler ve cârî â …
Ve halkı yine serhadli Boşnak gâzîleri garîb-dost âdemlerdir. Bu varoşun dahi ensesindeki bayırlar dağlar serâpâ gülistânlı bâğlar ve bâğçeler ve cârî âb-ı revânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
niçe arz-ı hâliye yerleri var. Hattâ ol kadar vâsi‘ varoşdur kim cümle mezârist …
Bu imâretlerden mâ‘adâ bu varoşun niçe arz-ı hâliye yerleri var. Hattâ ol kadar vâsi‘ varoşdur kim cümle mezâristânı bu kal‘a içredir. Ve bu kal‘ada yılda bir kerre beş on bin âdem cem‘ olup panayur-ı azîm, ya‘nî bâzâr durup bu kal‘a içre iki üç yüz kadar külbe-i ahzândan dükkânlar yaparlar. Tâ bu mertebe vâsi‘ varoşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… d ılıca-i germâbân; biri Tabahâne ılıcası ve biri Yeşil Direkli ılıcası ve biri
bu varoşun
kıblesinde Tuna kenârında Gerz İlyâs dağı dâmeninde üstü açık ılıca. Bu üç germ …
Ve cümle üç aded tekye-i dervîşân ve cümle yüz aded dükkân-ı debbâğân-ı gassâlân ve cümle üç aded ılıca-i germâbân; biri Tabahâne ılıcası ve biri Yeşil Direkli ılıcası ve biri bu varoşun kıblesinde Tuna kenârında Gerz İlyâs dağı dâmeninde üstü açık ılıca. Bu üç germâblardan mâ‘adâ bu tabahâne varoşu evlerinde niçe ılıcalar vardır kim her biri hayât-efzâdır, lâkin bu varoş hâneleri ol kadar vâsi‘ olmamağile evlerinde bâğçeleri yokdur, ammâ ahâlîsi çokdur ve başka niyâbetdir ve başka subaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… kapusundan bu dörd aded bölme hisâr dîvârların geçüp tâ Horos kapusuna varınca
bu varoşun
tûlu kâmil iki bin germe adımdır. Bu hisâb üzre bu varoş-ı kebîr Tuna kenârıyla …
Ve dörd aded kapulardır ve ibtidâ zikr olunan İskele kapusundan bu dörd aded bölme hisâr dîvârların geçüp tâ Horos kapusuna varınca bu varoşun tûlu kâmil iki bin germe adımdır. Bu hisâb üzre bu varoş-ı kebîr Tuna kenârıyla iki bin germe adımdır. Ve Tuna kenârı Şeddâdî dîvârdır, ammâ yalın katdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… arı kâfir zamânından beri iri taşlar ile pâk kaldırım döşeli şâhrâhlardır, ammâ
bu varoşun
İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
Ve serâpâ cümle sokakları kâfir zamânından beri iri taşlar ile pâk kaldırım döşeli şâhrâhlardır, ammâ bu varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı …
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ havlıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ havlıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… âkdir. Bu aşağı varoşun imâretleri dahi bu yüzden tahrîr ve tavsîf olundu, ammâ
bu varoşun
dizdârı başkadır, zîrâ hîn-i muhâsarada her biri askeriyle cenge âmâde olurlar.
Ve cümlesi her şeyden pâk ü pâkîze olduklarından sokakları dahi pâk kaldırım taşı döşeli şâhrâhlardır. Ve gâyet sık ve ma‘mûr olmağile şehrin her cânibi ve kal‘aları ve handakları cümle pâkdir. Bu aşağı varoşun imâretleri dahi bu yüzden tahrîr ve tavsîf olundu, ammâ bu varoşun dizdârı başkadır, zîrâ hîn-i muhâsarada her biri askeriyle cenge âmâde olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… -i İpol'a varınca bir varoş-ı azîmi var imiş, Kaplan Paşa câ-be-câ harâb etmiş.
Bu varoşun
beş bin kadar re‘âyâsı gelüp mutî‘ u münkâd olup bir hafta içinde asâkir-i Âl-i …
Bu kal‘a dest-i İslâm'da iken bir küçücük hammâmı var imiş, mu‘attal dururdu. Hammâmı ve câmi‘i ve kal‘ayı ve cümle büyûtları asker-i İslâm amâra başlayup kal‘anın aşağısındaki fezâ-yı vâsi‘de tâ nehr-i İpol'a varınca bir varoş-ı azîmi var imiş, Kaplan Paşa câ-be-câ harâb etmiş. Bu varoşun beş bin kadar re‘âyâsı gelüp mutî‘ u münkâd olup bir hafta içinde asâkir-i Âl-i Osmân bu varoşa üşüp eyle amâr etdiler kim ta‘bîr olunmaz. Hattâ cümle handakın gayyâ-misâl kazup iki yerden cisirli kapular edüp dâ’iren-mâdâr on bin adım bir varoş-ı azîm çevirdiler kim palanka dîvârları üzre arabalar gezmek mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135b ·
metinde göster ·
iki aded kapusu var. Biri cânib-i şarka Hatvan kapusudur, biri mağribe nâzır Tu …
Ve bu varoşun iki aded kapusu var. Biri cânib-i şarka Hatvan kapusudur, biri mağribe nâzır Tuna kenârında İskele kapusudur. Bu iki kapular dahi metîn demir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
… Allâh Allâh deyüp kal‘anın suyu altına girüp varoşa vardıklarında gördüler kim
bu varoşun
cânib-i erba‘ası kat-ender-kat gemi direklerinden hiyel ü şeytanat ile binâ olu …
Leb-i deryâda bir kumsal zemînde bir alçak püşte üzre şekl-i murabba‘ kârgîr Şeddâdî binâ bir küçük beyâz kal‘a-i ra‘nâ görünürdü, ammâ Allâhu a‘lem ol kadar metîn değildir, zîrâ her cânibinde dîvârları alçakdır. Derûn-ı hisârda birkaç kenîse çanlığı nümâyân idi. Niçe yüz gâzîlerimizin cân u başa kalmayan serdengeçdi fetâları bir yere gelüp müşâvere edüp beşer onarı birer yere gelüp cümlesi azharun mine'ş-şems Allâh Allâh deyüp kal‘anın suyu altına girüp varoşa vardıklarında gördüler kim bu varoşun cânib-i erba‘ası kat-ender-kat gemi direklerinden hiyel ü şeytanat ile binâ olunmuş şarampavlar ve vâsi‘ handakları içinde deryâ var. Ve her tarafda cisirleri kalkup kal‘a bir cezîre-misâl yerde kalup bir vech ile yanına varılmak muhâl, lâkin taşrada olan bâğ u bâğçelerinde kalup kal‘aya giremeyen kâfirlerden kırk bir nefer kefereleri esîr edüp bâğlarında olan kasr-ı müzeyyenleri ve hânelerin ıhrâk edüp niçe bin dıraht-ı müntehâların baltadan geçirüp harâb u yebâb ve hânelerin türâb etdiler, ammâ bî-hisâb bâğ u bâğçeleri var. Cümle bir kumsal düz vâsi‘ fezâda bâğ-ı İremler iken bâğlara yağı ayağı girüp İremleri veremler olup sâhiblerinin demleri dem-beste ve kimisi esîr-i dil-haste oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
cenûb tarafı nihâyetinden aşağı kal‘a içinden geçüp tâ Sol varoş içinden ubûr e …
Bu varoşun cenûb tarafı nihâyetinden aşağı kal‘a içinden geçüp tâ Sol varoş içinden ubûr edüp tâ Yenihâna varınca bu iki varoşun ve aşağı hisârın tûlu bir başdan bir başa varınca beş bin beş yüz adımdır. Ve ba‘zı yerleri enli ve ba‘zı yerleri ensizdir, zîrâ enseleri kayalardır. Ancak hemân nehr-i Drin kenârınca bir şâhrâh üzre bir ince uzun yol üzre varoşlardır, ammâ gâyet ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169a ·
metinde göster ·
hepsi üç aded dervezesi var, biri cânib-i kıbleye Ösek kapusu ve biri taraf-ı ş …
Ve bu varoşun hepsi üç aded dervezesi var, biri cânib-i kıbleye Ösek kapusu ve biri taraf-ı şimâle Peçoy kapusu ve semt-i garba Seğitvar kapusu var ve bu mezkûr kapuların mâbeynleri yekûnısı iki bin beş yüz adım ihâta eder bir varoş-ı mu‘azzamdır kim tâ aşağı kal‘ayı ihâta etmişdir, ammâ yukaru iç kal‘ayı ihâta etmemiş varoş palankasıdır, zîrâ iç kal‘anın cânib-i garbîsinin iki tarafında iki yerde sazlık ve bataklık buheyredir ve her tarafı gâyet derin fecc-i amîkden nişân verir bir azîm göldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a ·
metinde göster ·
umûmısı yedi mahalledir, ikisi keferelerdir, beşi müslim mahallâtlarıdır. Ve ol …
Ve bu varoşun umûmısı yedi mahalledir, ikisi keferelerdir, beşi müslim mahallâtlarıdır. Ve olancası sekiz yüz aded tahta örtülü ve tahta havlılı tahtânî ve fevkânî mükellef ü mükemmel vâsi‘ evlerdir kim her birinde gaytân-ı cinân misilli bâğçeler mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a ·
metinde göster ·
176a Peçoy kapusundan tâ Kopan kapusuna varınca dâ’iren-mâdâr dörd bin aded h …
Ve bu varoşun 176a Peçoy kapusundan tâ Kopan kapusuna varınca dâ’iren-mâdâr dörd bin aded hatve ihâta edüp dîvârının kalınlığı on adımdır ve kaddi yigirmi arşın olup dâ’iren-mâdâr etrâfı fecc-i amîk handakdır kim nehr-i Reyke'den gelir. Nehr-i Reyke dahi kal‘a-i Kopan dağlarından gelir, bataklı ve çataklı ve hınzîr yataklı bereklikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175b–176a ·
metinde göster ·
cümle iki kapusu var. Cânib-i şarka Peçoy kapusu, cânib-i garba Kopan kapusu me …
Ve bu varoşun cümle iki kapusu var. Cânib-i şarka Peçoy kapusu, cânib-i garba Kopan kapusu metîn ve kavî ağaç kapuları önlerinde handak üzre haşeb cisrleri var, kapuları muhâfaza eder serâmed şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176a ·
metinde göster ·
… u, ammâ iç Kanije kal‘ası dîvârından alçak ve metîn oldu, zîrâ hîn-i muhâsarada
bu varoşun
dîvârını küffâr döğerken iç kal‘a Kanije'den dahi bu kal‘ayı döğen küffârı döğm …
Ve bu Kanije Sührâb Mehemmed Paşa asrında ıhrâk oldukda bu ölesi Topraklık varoşu yanmayup halâs olup hâlâ kat-ender-kat ma‘mûr kal‘adır, ammâ bu sene 1074 târîhinde yedi kral bu kal‘a üzre gelüp kâmil kırk gün kırk gece bu kal‘ayı döğüp niçe kerre yüz bin top güllesi ve niçe bin kazan kumbarası atup bu şehri topraklığı harâb edüp ve bataklığı hayli doldurup bu varoşu almak sadedinde iken Köpürlüzâde Vezîria‘zam Fâzıl Ahmed Paşa Hızır gibi yetişüp Kanije kal‘asını dest-i küffârdan halâs edüp henüz bu Topraklık kal‘asın Sadrıa‘zam himmetiyle eyle ma‘mûr etdiler kim evvelkiden bin kat ziyâde metîn etdi, zîrâ Kanije kal‘asının ölümü bu varoşdan olacağın bilüp cümle dîvârı kazıkların yenileyüp dîvârının enniliği otuzar ayak rıhtım dîvâr oldu, ammâ iç Kanije kal‘ası dîvârından alçak ve metîn oldu, zîrâ hîn-i muhâsarada bu varoşun dîvârını küffâr döğerken iç kal‘a Kanije'den dahi bu kal‘ayı döğen küffârı döğmek içün bu varoşun dîvârın yigirmi arşın kaddi kadar alçak etdiler, ammâ hakkâ ki eyi hüsn-i tedbîr etdiler. Eğer bu varoşun dîvârları iç kal‘a dîvârı gibi yüksek olsa iç kal‘anın toplarının bu varoşa menfa‘ati olmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
… ı küffâr döğerken iç kal‘a Kanije'den dahi bu kal‘ayı döğen küffârı döğmek içün
bu varoşun
dîvârın yigirmi arşın kaddi kadar alçak etdiler, ammâ hakkâ ki eyi hüsn-i tedbî …
Ve bu Kanije Sührâb Mehemmed Paşa asrında ıhrâk oldukda bu ölesi Topraklık varoşu yanmayup halâs olup hâlâ kat-ender-kat ma‘mûr kal‘adır, ammâ bu sene 1074 târîhinde yedi kral bu kal‘a üzre gelüp kâmil kırk gün kırk gece bu kal‘ayı döğüp niçe kerre yüz bin top güllesi ve niçe bin kazan kumbarası atup bu şehri topraklığı harâb edüp ve bataklığı hayli doldurup bu varoşu almak sadedinde iken Köpürlüzâde Vezîria‘zam Fâzıl Ahmed Paşa Hızır gibi yetişüp Kanije kal‘asını dest-i küffârdan halâs edüp henüz bu Topraklık kal‘asın Sadrıa‘zam himmetiyle eyle ma‘mûr etdiler kim evvelkiden bin kat ziyâde metîn etdi, zîrâ Kanije kal‘asının ölümü bu varoşdan olacağın bilüp cümle dîvârı kazıkların yenileyüp dîvârının enniliği otuzar ayak rıhtım dîvâr oldu, ammâ iç Kanije kal‘ası dîvârından alçak ve metîn oldu, zîrâ hîn-i muhâsarada bu varoşun dîvârını küffâr döğerken iç kal‘a Kanije'den dahi bu kal‘ayı döğen küffârı döğmek içün bu varoşun dîvârın yigirmi arşın kaddi kadar alçak etdiler, ammâ hakkâ ki eyi hüsn-i tedbîr etdiler. Eğer bu varoşun dîvârları iç kal‘a dîvârı gibi yüksek olsa iç kal‘anın toplarının bu varoşa menfa‘ati olmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
… arşın kaddi kadar alçak etdiler, ammâ hakkâ ki eyi hüsn-i tedbîr etdiler. Eğer
bu varoşun
dîvârları iç kal‘a dîvârı gibi yüksek olsa iç kal‘anın toplarının bu varoşa men …
Ve bu Kanije Sührâb Mehemmed Paşa asrında ıhrâk oldukda bu ölesi Topraklık varoşu yanmayup halâs olup hâlâ kat-ender-kat ma‘mûr kal‘adır, ammâ bu sene 1074 târîhinde yedi kral bu kal‘a üzre gelüp kâmil kırk gün kırk gece bu kal‘ayı döğüp niçe kerre yüz bin top güllesi ve niçe bin kazan kumbarası atup bu şehri topraklığı harâb edüp ve bataklığı hayli doldurup bu varoşu almak sadedinde iken Köpürlüzâde Vezîria‘zam Fâzıl Ahmed Paşa Hızır gibi yetişüp Kanije kal‘asını dest-i küffârdan halâs edüp henüz bu Topraklık kal‘asın Sadrıa‘zam himmetiyle eyle ma‘mûr etdiler kim evvelkiden bin kat ziyâde metîn etdi, zîrâ Kanije kal‘asının ölümü bu varoşdan olacağın bilüp cümle dîvârı kazıkların yenileyüp dîvârının enniliği otuzar ayak rıhtım dîvâr oldu, ammâ iç Kanije kal‘ası dîvârından alçak ve metîn oldu, zîrâ hîn-i muhâsarada bu varoşun dîvârını küffâr döğerken iç kal‘a Kanije'den dahi bu kal‘ayı döğen küffârı döğmek içün bu varoşun dîvârın yigirmi arşın kaddi kadar alçak etdiler, ammâ hakkâ ki eyi hüsn-i tedbîr etdiler. Eğer bu varoşun dîvârları iç kal‘a dîvârı gibi yüksek olsa iç kal‘anın toplarının bu varoşa menfa‘ati olmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
etrâfı kal‘a değildir. Ancak mahalle kapuları gibi üzerleri toplu ve saçma ve k …
Bir şehr-i azîmdir, ammâ bu varoşun etrâfı kal‘a değildir. Ancak mahalle kapuları gibi üzerleri toplu ve saçma ve kumbaralı metîn kapulardır. Ve her cânibinde mazgal delikleri ve dirsekleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b ·
metinde göster ·
etrâfı gâyet metîn rıhtım ve çim dolma palanka-i kadîmdir kim bir bârû-yı azîm …
Bu varoşun etrâfı gâyet metîn rıhtım ve çim dolma palanka-i kadîmdir kim bir bârû-yı azîm ihâta edüp her tarafında mefret ve mehîb tabyaları vardır ve her rüknündeki dirseklerinde mazgal delikleri ile âmâde bir varoş-ı rabât-ı kebîrdir. Lâkin bu kal‘anın cirmine göre kulu azdır, ammâ uzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
… ândır. Ve cümle bir aded hammâm-ı gâsılândır. Ve cümle elli kadar dükkândır. Ve
bu varoşun
etrâfı bâğ u bâğçe ve gül-i gülistândır ve halkı gâyet şehbâz u şecî‘ u bahâdır …
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. (---) câmi‘i (---)(---)(---)(---) Mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir. Ve cümle bir medrese-i âlimândır. Ve cümle üç aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle iki aded tekye-i dervîşândır. Ve cümle bir aded hân-ı müsâfirândır. Ve cümle bir aded hammâm-ı gâsılândır. Ve cümle elli kadar dükkândır. Ve bu varoşun etrâfı bâğ u bâğçe ve gül-i gülistândır ve halkı gâyet şehbâz u şecî‘ u bahâdırândır. Hatta gâzîleri gemilere binüp bu kal‘anın mukâbelesinde nehr-i İpol ve nehr-i Gara suları içre gemilerle girüp tâ Leve kal‘ası ve Novigrad kal‘ası altlarından esîr alırlar, bir alay gâziyân-ı mücâhidân yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
… p şehr içre niçe su değirmenleri ve bâğ u bâğçeli hânedân-ı azîmleri var. Andan
bu varoşun
tâ ortasında,
Andan Felemet kapusu bu dahi garb cânibine mekşûf iki kat kapudur ve iki kat kârgîr dîvârlı kal‘adır. Ve cümle dörd kapusu vardır ve kapusu önünde asma cisrler ile ubûr olunur metîn dervezelerdir. Ve bu Felemet kapusu üzre Kara Mahmûd Ağa'nın asılmış çizmesi mahmîzleri var, demirden bir gûne çarhları var. Hîn-i ma‘rekede ata bununla mahmîz edermiş, musanna‘ demir mahmîzdir. Ve bu kapudan taşra Makla deresi üzre niçesi ze‘âmet ve niçeleri mülk-i ibret-nümâ su değirmenleri vardır. Ve bu Felemet kapusu dibinde kemer altından Makla deresi kalın ve metîn demir pençerelerden su girüp bu varoş-ı azîmi iki bölüp şehr içre niçe su değirmenleri ve bâğ u bâğçeli hânedân-ı azîmleri var. Andan bu varoşun tâ ortasında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
Bu varoş cümle Macar'dır 49a , ammâ yukaru kal‘a cümle Nemse elindedir. Ve
bu varoşun
cümle sokakları kaldırım döşelidir. Ve mefret binâ çanlıklı düyûrları var. Ve ç …
Bu varoş cümle Macar'dır 49a , ammâ yukaru kal‘a cümle Nemse elindedir. Ve bu varoşun cümle sokakları kaldırım döşelidir. Ve mefret binâ çanlıklı düyûrları var. Ve çârsû-yı bâzârı dahi müzeyyendir ve âb [u] hevâsının letâfetinden bâğ u bâğçesi bî-hisâb olup mahbûbu ve mahbûbesi memdûhdur. {Yanığ'a iki fersah yerdir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b–49a ·
metinde göster ·
… lar. Kal‘ası dibinde bir varoş-ı azîmi var, cümle asker-i İslâm ile alay ederek
bu varoşun
bir kapusundan girüp bir kapusundan çıkarken bir enni şâhrâh içre üç bin âdem g …
Evvel ve âhir Nemse çâsârınındır. Gerçi Süleymân Hân sene 935 târîhinde Beç gazâsına giderken ihrâk etmişler, ammâ kabza-i tasarrufa almamışlar. Kal‘ası dibinde bir varoş-ı azîmi var, cümle asker-i İslâm ile alay ederek bu varoşun bir kapusundan girüp bir kapusundan çıkarken bir enni şâhrâh içre üç bin âdem gidüp iki cânibi sarây-ı âlîler ve altları serâpâ kemer kârgîr binâlı dükkânlar kim cümle bin aded ma‘mûr u müzeyyen dükkânlar içre niçe yüz bin mahbûb u mahbûbe mûğ-pîçeler alay temâşâsına çıkup biz dahi anları ânlarıyla seyr ederek bu varoş-ı müzeyyen içinden çıkup kal‘a-i Ovar berâberliği varıldıkda mel‘ûn kal‘a ol kadar top şâdımânları etdi kim kulaklarımız gûyâ asam olup kal‘a âteş-i Nemrûd içinde kaldı ve ol kadar tabl u torompete ve nâkûslar çaldı kim gûyâ Deccâl Yahûdî vücûda geldi zann olundu. Ve kal‘a handakı dibinde meks olunup bir çemenzâr ve mesîregâh yerde kapudanın ziyâfeti olundu. Ve cümle şehrin dilberânları çadırlarımıza gelüp dilnüvâzlık ve dildârlıklar eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·
… ar tahta ve kiremit örtülü menhûs hâneler ve cümle sekiz aded manastırlardır ve
bu varoşun
cânib-i erba‘ası derin handak etrâfı serâpâ şarampavlı meterisdir. Ve her hânen …
Ve cümle üç bin kadar tahta ve kiremit örtülü menhûs hâneler ve cümle sekiz aded manastırlardır ve bu varoşun cânib-i erba‘ası derin handak etrâfı serâpâ şarampavlı meterisdir. Ve her hânenin kapularının kemerleri üzre ol hâne sâhibi ne san‘ata mâlik ise sûreti ile ve san‘atının bisâtları tasvîrleri ile kapuları üzre yazılmışdır. Andan bilinir kim bu hânede sarrâc ve sâ‘atçi ve bıçakçı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
… eddâdî kârgîr binâ şindire tahta ile mestûr üç bin aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ve
bu varoşun
gird-â-gird cirmi üç bin arşın yalın kat dîvârlı rabâtdır kim yedi yerde sehel …
Gûyâ akçe tahtası gibi şekl-i bâdemî vâki‘ olmuş bir cânibi Tuna kenârında ve bir tarafı Uyvar tarafında cümle evleri bâğ u bâğçeli Şeddâdî kârgîr binâ şindire tahta ile mestûr üç bin aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ve bu varoşun gird-â-gird cirmi üç bin arşın yalın kat dîvârlı rabâtdır kim yedi yerde sehel ma‘mûr kulleleri var. Ve cümle üç aded kapusu ve içinde dörd manastırı ve tokuz kenîseleri ve ba‘zı yerinde meydâncıklar ve beş yüz kadar dükkânları ve üç aded hânları var. Lâkin küffâr henüz bu kal‘anın kıymetin bilüp günden güne amâr etmededir. Ve bu kal‘anın semt-i şimâlîsinde dağı ve taşı bâğı ve bâğçesi dutmuşdur. Lâkin bu bâğlar şehre ol kadar havâledir kim iç kal‘asında olan mezkûr kral sarâyında ve aşağı varoş içinde top u tüfengden âdem gezemez, muhâsarası gâyet mümkindir. Hudâ dest-i İslâma müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… -i Zakova cereyân eder. Lâkin nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya gidecek semtinde
bu varoşun
dîvârı yokdur. Ve bu varoşun cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i Hatvan ta …
{Sitâyiş-i eşkâl-i varoş-ı Sonlok}: Ve dahi kal‘anın garb tarafında cisr aşırı varoşu dahi çâr-kûşeden tûlânî bir varoş-ı mahbûbdur. Şimâl cânibi ve maşrık tarafı derin handakdır kim içinden nehr-i Zakova cereyân eder. Lâkin nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya gidecek semtinde bu varoşun dîvârı yokdur. Ve bu varoşun cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i Hatvan tarafına bir büyük kapusu ve bir uğrın kapusu dahi var. Ve cümle (---) aded dükkândır ve cümle (---) aded medresedir ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır ve cümle (---) aded câmi‘-i mü’minândır. Evvelâ (---) câmi‘i (---)(---) ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle (---) aded hammâm-ı dil-sitân. Ve cümle (---) aded hân-ı tüccârândır. Lâkin çeşmeleri yokdur. Cümle nehr-i Tise'den ve nehr-i Zakova'dan nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya gidecek semtinde bu varoşun dîvârı yokdur. Ve
bu varoşun
cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i Hatvan tarafına bir büyük kapusu ve bi …
{Sitâyiş-i eşkâl-i varoş-ı Sonlok}: Ve dahi kal‘anın garb tarafında cisr aşırı varoşu dahi çâr-kûşeden tûlânî bir varoş-ı mahbûbdur. Şimâl cânibi ve maşrık tarafı derin handakdır kim içinden nehr-i Zakova cereyân eder. Lâkin nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya gidecek semtinde bu varoşun dîvârı yokdur. Ve bu varoşun cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i Hatvan tarafına bir büyük kapusu ve bir uğrın kapusu dahi var. Ve cümle (---) aded dükkândır ve cümle (---) aded medresedir ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır ve cümle (---) aded câmi‘-i mü’minândır. Evvelâ (---) câmi‘i (---)(---) ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle (---) aded hammâm-ı dil-sitân. Ve cümle (---) aded hân-ı tüccârândır. Lâkin çeşmeleri yokdur. Cümle nehr-i Tise'den ve nehr-i Zakova'dan nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
Ve bu kapudan taşra varoş-ı kebîr dahi bir kat dolma palanka-i kebîr içinde üç yüz aded tahtânî ve fevkânî vâsi‘ tahta şindire örtülü ma‘mûr u müzeyyen evlerdir. Bir mescidi ve bir tekyesi ve bir medrese ve bir mektebi ve bir hânı ve bir hammâmı ve yüz elli aded dükkânı var ve iskele olmak ile ahâlîsi gâyet ankâlar ve gâyet garîb-dost âdemlerdir. Bu varoşun serâpâ cümle tarîk-i âmları tahta döşelidir, zîrâ zemîni yağmurdan 79a oynak ve batak ve çatak olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b–79a ·
metinde göster ·
… yâm ile câ-be-câ yerleri rahnedâr olmuş iç eldir deyü hâkimler amâr etmemişler.
Bu varoşun
gird-â-gird cirmi üç bin altmış hatvedir. Bunun dahi cânib-i etrâfı iç kal‘anın …
Cümle dolma çit palanka dîvârdır, ammâ gâyet metîn ü kavî binâ olunmuşdur. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri rahnedâr olmuş iç eldir deyü hâkimler amâr etmemişler. Bu varoşun gird-â-gird cirmi üç bin altmış hatvedir. Bunun dahi cânib-i etrâfı iç kal‘anın sazlığı ve bataklığı gölüdür. Ancak bir tarafında yolu vardır. Ancak iki aded kapusu var; biri kıble cânibine taşra varoşa açılır. Ve bir kapusu yıldız cânibinde bâğ u bâğçelere açılır. Ve bu varoşda cümle iki yüz aded fevkânî ve tahtânî tahta havlılı vâsi‘ kiremit örtülü hâne-i zîbâlardır kim ekseriyyâ kerpiç ve taş dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… l‘a rıhtım dolma çit palankadır kim cânib-i garba bir kapusu var. Dâ’iren-mâdâr
bu varoşun
cirmi kâmil bin adımdır. Ve içinde cümle tahtânî ve fevkânî tahta şindire kirem …
Mezkûr iç kal‘a handakı hâricinde bir cemâ‘at-i kesîrelice mescidi var mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn bundadır. Ve bu varoş kal‘a rıhtım dolma çit palankadır kim cânib-i garba bir kapusu var. Dâ’iren-mâdâr bu varoşun cirmi kâmil bin adımdır. Ve içinde cümle tahtânî ve fevkânî tahta şindire kiremit örtülü vâsi‘ce yüz seksen beş hânedir, ammâ cümleden Beğzâde hânesi mükellef ü mükemmel hânedândır. Bu sarâya muttasıl bir vîrân manastırı ve sekiz aded dükkâncıkları vardır. Ve bu orta varoşun cümle sokakları tahta kaldırım döşelidir, zîrâ kışı şedîd olup bârân-ı rahmetden çamuru ziyâde olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81b ·
metinde göster ·
… nde cümle darudur ve buğday ve arpa ve sâ’ir gılâl-ı hubûbâtlar leb ber-lebdir.
Bu varoşun
ancak iki kapusu var; biri su kapusu ve biri büyük kapu kâ[r]gîr binâ kemerlidi …
Bu varo[ş] iç kal‘anın cânib-i selâsin ihâta edüp iç kal‘anın kıble cânibi deryâ-misâl bataklıkdır. Ve bu Orta varoşun dîvârı göl kenârında kırk ayak enli rıhtım dolma palanka-i metîn dîvâr olup yigirmi aded arşın yüksek olup fecc-i amîk bataklık içinde şekl-i murabba‘ bir sûr-ı rabâtdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin arşındır. Azîm vezni üzre yedi aded yedi iklîmden ve seb‘a-i seyyâreden nişân verir sedd-i Ye’cûc tabya-i ibret-nümâlardır kim her birine yetmişer pâre sağîr ü kebîr balyemez topları var. Ve bunda ancak elli aded şindire tahta örtülü evleri ve buğday anbârları içinde cümle darudur ve buğday ve arpa ve sâ’ir gılâl-ı hubûbâtlar leb ber-lebdir. Bu varoşun ancak iki kapusu var; biri su kapusu ve biri büyük kapu kâ[r]gîr binâ kemerlidir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘ası bâğdan ve bâğçeden görünmez olmuş, ammâ mukaddemâ asâkir-i İsl …
Ve bu varoşun cânib-i erba‘ası bâğdan ve bâğçeden görünmez olmuş, ammâ mukaddemâ asâkir-i İslâm bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde cümle bâğ u tağı ve hânedânları ve kal‘a bile yanup harâb u yebâb etmişler idi. Hamd-i Hudâ beş yılda yine müzeyyen bâğ u bâğçeler ve müşebbek bostânlar yetişmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… emmed Paşa tabyası ve Sinân Paşa tabyası ve niçe sedd-i İskender-misâl tabyalar
bu varoşun
etrâfın ihâta etmişdir. Ve bir tabyada beşer ve altışar aded şâhî ve kolomburna …
Evvelâ cümleden büyük Kadı tabyası ve Alî Paşa tabyası ve Küçük Mehemmed Paşa tabyası ve yeniçeri ağası tabyası ve Hısım Mehemmed Paşa tabyası ve Sinân Paşa tabyası ve niçe sedd-i İskender-misâl tabyalar bu varoşun etrâfın ihâta etmişdir. Ve bir tabyada beşer ve altışar aded şâhî ve kolomburna ve darbzen toplar mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘ası handakı içinden nehr-i Kiriş cereyân etmek ile mezkûr kapuları …
Ve bu varoşun cânib-i erba‘ası handakı içinden nehr-i Kiriş cereyân etmek ile mezkûr kapuların önlerinde cümle haşeb cisrlerden ubûr olunup her kapuda ikişer yüz aded pür-silâh kal‘a neferâtları dîdebân ve nigehbânlık edüp her kapu önlerinde lonca köşklerinde oturup bir hây hûy edüp nevbet beklerler. Ve handaklar kenârında ve niçe yerlerde nehr-i Kiriş üzre su değirmenleri deverân edüp dakîk-i rakîk-i beyâz hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
re‘âyâları mutî‘ [u] münkâdlardır. Tahrîr-i kadîmde Eğre eyâleti aklâmı idi. Şi …
Evvel ve âhir Süleymân Hân'dan berü bu varoşun re‘âyâları mutî‘ [u] münkâdlardır. Tahrîr-i kadîmde Eğre eyâleti aklâmı idi. Şimdi Varat eyâletine tahrîr olundu. Her sene pâdişâha kırk bin aded Ungurus altunu harâc verirler. Ve Budin ve Eğre ve Varat ve Yanova paşalarına niçe yüz pastav çuka ve gayri gûnâ-gûn hedâyâlar ve hınto arabalar verirler. Bu varoş cümle on iki bin sekiz yüz aded serâpâ şindire tahta örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr dâr-ı menhûsları var. Ve on iki aded elleri gümüş deyenekli birov hâkimleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90a ·
metinde göster ·
Ve cümle bu varoşda yüz aded müfîd ü muhtasar fukarâ dükkânları vardır, ammâ
bu varoşun
etrâfında handakı ve palankası yokdur. Hemân deryâdan girme bir göl kenârında e …
Ve cümle bu varoşda yüz aded müfîd ü muhtasar fukarâ dükkânları vardır, ammâ bu varoşun etrâfında handakı ve palankası yokdur. Hemân deryâdan girme bir göl kenârında emn [ü] emân mahallâtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118a ·
metinde göster ·