çâr-kûşe yek-pâre bir beyâz mermer sütûn-ı müntehâdır kim kaddi on bir zirâ‘dır …
Ziyâretgâh-ı Terlerdirek: Bu amûd-ı arak-âlûdun hakkında niçe kıyl ü kâl vardır kim sayf [u] şitâda şeb [u] rûz arakrîz olup durmadadır. Ayasofya câmi‘inin gerüde kıble kapularının cânib-i garbî nihâyetindeki kapunun iç yüzündeki bucakda çâr-kûşe yek-pâre bir beyâz mermer sütûn-ı müntehâdır kim kaddi on bir zirâ‘dır. Aşağısında bir âdem kaddi bakır kaplıdır. Yine böyle iken dâ’imâ terler durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
… öndürenler vardır kim "Mumu söndürüp herkes birer âdemin karısın kucaklayup bir
bucakda
bacaklar derler." Hâşâ sümme hâşâ.
Sivas eyâletinde, Keskin sancağında ve Bozok sancağında ve Sunkur imâd içinde mum söndürenler vardır kim "Mumu söndürüp herkes birer âdemin karısın kucaklayup bir bucakda bacaklar derler." Hâşâ sümme hâşâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297a ·
metinde göster ·
… eş altı kişi yetmiş seksen cülâver iç gulâmlarına neylesin? Beğler ve hakîr bir
bucakda
kalup üzerimiz cümle kızıl kan oldu.
Hudâ âlim u dânâdır kim taşradan içeri giren Kürd yiğitleri eyle kılıç urdılar kim Kassâb Cömerd eyle satır urmamışdır, ammâ çe-fâ’ide, beş altı kişi yetmiş seksen cülâver iç gulâmlarına neylesin? Beğler ve hakîr bir bucakda kalup üzerimiz cümle kızıl kan oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
… ‘a hânıdır. Ve bu hânın iki kapusunun mâbeyni kâmil kırk adımdır. Ve bir muzlim
bucakda
bir demirli kal‘a kapusu vardır, cenûba nâzırdır.
Ve hânın damları üstü serâpâ kayagan döşelidir. Hîn-i muhâsarada dam [u] bâm üzre olan mazgal deliklerinden ceng olunur bir iç kal‘a hânıdır. Ve bu hânın iki kapusunun mâbeyni kâmil kırk adımdır. Ve bir muzlim bucakda bir demirli kal‘a kapusu vardır, cenûba nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
Hazret-i Hamza kalkanı. Ba‘zılar âyîne-i İskender derler. Zîrâ bir turfa ma‘cûn …
Ve bu kadem-i şerîfin mukâbelesinde bir bucakda Hazret-i Hamza kalkanı. Ba‘zılar âyîne-i İskender derler. Zîrâ bir turfa ma‘cûn-ı ekber mutalsam bir mir’âtdır kim gûyâ mir’ât-ı kâ'inâtdır. Merreten vâhide bin âdem nazar etse firâdâ firâdâ nümâyândır. Bir acîbe-i ibret-nümûndur. Âyîne-i İskender olduğuna şehâdet eden bu hakîr-i zû-fünûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y214b ·
metinde göster ·
… Mezkûr hurmâ kökünün biri dahi Beytü'l-lahm gârının havâriyyûnlar makâmında bir
bucakda
Hazret-i Îsâ dikdiği hurmâ kökü (---)(---) var idi, zîrâ bizzât kendüleri ratb …
Ve bu gâr içre makâm-ı Hazret-i Yahyâ ve dahi makâm-ı Hazret-i Îsâ. Mezkûr hurmâ kökünün biri dahi Beytü'l-lahm gârının havâriyyûnlar makâmında bir bucakda Hazret-i Îsâ dikdiği hurmâ kökü (---)(---) var idi, zîrâ bizzât kendüleri ratb-ı temre mâyiller imiş. Ba‘dehu Melik Rac‘îm gârında olan ruhbânlar eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227b ·
metinde göster ·
… iş. Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde münhedim etmişdir. P 139b Bir muzlim
bucakda
bir küçük kapudur. Ve hareme on iki ayak taş nerdübân ile enilir. Ve taşradan y …
Ve bu Bâb-ı Ziyâd'dan yine cânib-i garba kubbeler altından ubûr ederek yigirmi adımda Bâb-ı Ziyâde-i Dârü'n-Nedve, ba‘zılar Bâb-ı Yahûd derler. Zamân-ı cehâletde bu mahalde bir deyr-i Yahûd var imiş. Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde münhedim etmişdir. P 139b Bir muzlim bucakda bir küçük kapudur. Ve hareme on iki ayak taş nerdübân ile enilir. Ve taşradan yine eyle çıkılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y335a ·
metinde göster ·
bir yeşil taşlı küçük mibrâb vardır. Herkese bu mibrâbda iki rek‘at namâz kılup …
Ve bu kubbenin solundaki bucakda bir yeşil taşlı küçük mibrâb vardır. Herkese bu mibrâbda iki rek‘at namâz kılup hukûk-ı vâlideyn içün du‘â eylemek lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352a ·
metinde göster ·
… kapulardır. Bir dahi âbdesthâne kapusudur. Biri dahi kıble dîvârında bir muzlim
bucakda
bir küçük kapudur. Biri dahi haremin kıble kapusu üzre beyâz çâr-gûşe mermer üz …
Ve bu câmi‘in dörd bâb-ı sa‘âdeti var. İkisi yan kapulardır. Bir dahi âbdesthâne kapusudur. Biri dahi kıble dîvârında bir muzlim bucakda bir küçük kapudur. Biri dahi haremin kıble kapusu üzre beyâz çâr-gûşe mermer üzre celî hat ile bu târîh tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y285a ·
metinde göster ·
… Ve üç tabaka bir minâre-i serâmedi. Ve üç kapusu. Ve minberinin sağ tarafındaki
bucakda
çâr-gûşe bir beyâz mermer üzre celî hat ile böyle terkîm olunmuş:
Câmi‘ü'l-kebîr: şehrin cânib-i şarkîsinde yine şehre muttasıldır, ammâ cemâ‘ati azdır. Tûlen ve arzan ikişer yüz ayak câmi‘-i kebîrdir. Ve cümle elli sütûn-ı müntehâlar üzre tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir kemerler üzre tavandır. Ve sütûhu kireç ile sıvalıdır. Ve üç tabaka bir minâre-i serâmedi. Ve üç kapusu. Ve minberinin sağ tarafındaki bucakda çâr-gûşe bir beyâz mermer üzre celî hat ile böyle terkîm olunmuş:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y297a ·
metinde göster ·