İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

budak*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
30
isabet
29 cümle/beyitte
11,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
8
farklı biçim
42 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3012,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–30 / 30

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“budak*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 150a … "Îmân bir münevver ağaç gibidir, kökü Kur’ândır, derisi hayâdır, teni şükürdür, budakları takvâdır, yaprakları tevbedir, yemişi inâyetullâhdır. Ma‘nâ-yı îmân yakınlıkdır …
EÇS II 299b … der-mahalle-i Rey ve sarây-ı Şâh Bende Hân, diğer mahalle-i Rey ve sarây-ı Pîr Budak Hân, derveze-i Rey ve hânlara mahsûs sarây câmi‘-i Hasan Şâh {kurbundadır}
EÇS II 299b … yı ve kârbânsarây-ı Şâh cihân ve kârbânsarây-ı Şâh İsmâ‘îl ve kârbânsarây-ı Pîr Budak Hân ve kârbânsarây-ı Âlem Şâh Begüm duhter-i Şâh Cihân.
EÇS II 336a–336b Ammâ hîn-i ma‘rekede gözün çöpden ve budakdan sakınmaz fârisü'l-hayl ve cündî ve tüfenk-endâz ve kemândâr ve yarar er idi. Am …
EÇS III 66a … mâ‘adâ mülakkab âdemleri çokdur. Meselâ Câferoğlu ve Hatiboğlu ve Sinînzâde ve Budakzâde ve Akkaş ve Karakaş ve Salbaş {misilli nâm sâhibi âdemleri vardır}
EÇS III 90b … sırruhu'l-azîz. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Ve Bozok'un bir kazâsı dahi Budak-özü'dür ve kazâ-yı Kızılkocalı ve kazâ-yı Gedikçubuk'dur ve kazâ-yı Beşiközü ve nâhiye- …
EÇS III 110b … edüp bir pâre taş getirdi. Gürgen ağacından keserken keser ve bıçak zahmları ve budak yerleri âşikâre hakîr elime alup gördüm. Gâyet sengîn taş olmuş Arapça
EÇS III 110b … ir. Ve beş mezarın başları ayakları on ağaç eder. Bi-emrillah on aded kuru ağaç budaklarıyla taş olmuşlar. Hâlâ ısıtması olanlar ol taşlardan kazıyup su ile nûş etse kusa k …
EÇS IV 221b–222a … m şekilli olup hakîrin gözleri karardı. Anı gördüm, meydân-ı külhanda bir dallı budaklı kütük zâhir olunca çâşnigîrbaşı eyitdi: "Ey monlâ, yine esb-i sabâ-sür‘ati külh …
EÇS IV 225b … ammâm-ı gâsilân: Cümle beş hammâmdır. Evvelâ kal‘a içinde Hân sarâyı hammâmı ve Budak Beğ hammâmı ve Şeref Hân hammâmı ve Debbâğlar kurbünde Nerdübanlı hammâmı ve aş …
EÇS IV 283b … şâdkâm oldular. Ve Gâzîkıran beği ve Bârgîrî Beği ve Şeref Beğ ve Bâyezîd Beği Budak Hân Beğ ve Ercîş beği ve Âdilcevâz beği ve Muş beği birer hil‘at-i fâhire ve bi …
EÇS IV 306b … ardır. Zîrâ bisyâr hasâre çekmiş şehr-i mağdûrdur. Müte‘addid câmi‘lerinden Pîr Budak Hân Câmi‘in bilirim, gayrı ma‘lûmum değildir. Ammâ minâreleri çok idi. Ve hân u …
EÇS IV 307b Ve cümle heft hammâmı vardır. Cümleden Pîr Budak Hân hammâmı ve Sinân Paşa hammâmı ve Münşî Kay hammâmı ve cümle ‘Sad-si hânedân …
EÇS IV 310a … edân-ı bây u gedâdır. Ammâ cümleden Hudâverdi Hân sarâyı ve Hamza Sultân ve Pîr Budak Sultân ve Elem Şâh Hân sarâyları bâğ-ı İremlerdir ve cümle hâk-i pâk ile mestûr …
EÇS IV 315b … cevâriyân: Gulâmlarının nâmları; Ferâh Gulâm ve Serend Gulâm ve Elvend Gulâm ve Budak Gulâm nâmları var. Câriyeleri cümle Gürcî'dir. Bâdi ve Sendeme vü Demsâz ve Çâr …
EÇS IV 374a … e ihtiyârlarından eyle istimâ‘ etdik kim Süleymân Hân asrında bu kal‘a emân ile Budak Hân Beğ Serdâr-ı mu‘azzam Baltacı Paşa'ya kal‘a miftâhların teslîm edüp yine ül …
EÇS IV 374a … am Baltacı Paşa'ya kal‘a miftâhların teslîm edüp yine ülkeyi ber-vech-i ocaklık Budak Beğ'e ihsân etmişler. Andan kalkup yine taraf-ı şimâle niçe kend-i ma‘mûrlar ve …
EÇS V 42a–42b … arabaların tekerleklerin yere dökmüş ve çalıları ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları paçarız içün yere dikmiş ve beş yerde asma cisrler edüp et …
EÇS V 167b … ka ve kal‘a-i Korpa ve kal‘a-i Oburça-i bâlâ ve kal‘a-i Oburça-i zîr ve kal‘a-i Budak ve kal‘a-i Dereslak ve kal‘a-i Zirin ve kal‘a-i Karım ve kal‘a-i Velim ve kal‘a …
EÇS VI 128a Ve servî gibi dalları ve budakları ve yaprakları var, ammâ gûyâ hemân kehribâdır ve eyle sarıdır kim altun ile mut …
EÇS VI 179b … ve yığılan toprakların ardına niçe bin arabalar ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları dizüp paça[rı]z etmiş ve bu taburun ortasında bir kat küçü …
EÇS VII 153a … yetmiş aded dalların her birinde olan beşer altışar âdem kucaklar. Dalların ve budakların hisâbın Cenâb-ı Allâh bilür. Niçe bin dalları evc-i âsumâna kad-keşân olmuşdur, …
EÇS IX Y6b "Bire Habîb, bire Budak ne uyursunuz. Hey melâmetler işte gerisi ve ilerisi yok. Bir pişmiş helvâ gitdi …
EÇS IX Y97b … ğacı nahl-i hurmâ gibi bir nihâl-i serâmed olur ammâ bu çam çınâr gibi dallı ve budaklı hâslı olmuşdur.
EÇS IX Y371a … rakaları (---) (---) (---) (---) yine vardır muhâlif rûzgâr ile uğrayup dalı ve budakların kıra kıra bir selâmete çıkar. Ammâ merkeb za’îf olsa şab (---) (---) (---) dan …
EÇS X Y231a "Lutf eyle, kesme, dahi tâze ağacdır. Âh ne güzel dalları ve budakları ve yaprakları var, kesme, meyve versin" deyü ricâ etdikçe herîf balta ile ağacı …
EÇS X Y253a–Y253b … 'a firâr etdikde hakîr nân ü nemek hakkına binâ’en Dağıstân'da Y 253b tâ Kara Budak Hân ülkesine varınca bile gidüp andan Tarhuy ve Kovin ve Enderey diyârların tem …
EÇS X Y435b … bu şab ağacına uğrayup pâre pâre olur. Eğer gemi kavî-binâ ise şapın dalları ve budakların kırup kütür kütür ubûr eder. İncü bu şapların dibinde olur. Ve bu şablık deryâ …
EÇS X Y443b … eray Hân ile Çerkezistân'a, andan ubûr edüp Dağıstân pâdişâhının ülkesinde Kara Budak Hân diyârında Mehemmed Geray Hân kalup bu hakîr Dağıstân pâdişâhı Sultân Mahmûd …
EÇS X Y446a "Seni keserim, âgâh ol" dese derhâl bu dırahtın dalları ve budakları berg-i hazân gibi dir dir ditreyüp havfından ba‘zı yaprakları dökülür, derhâl,