Ömer Ağa eydir; "Kemen Yanoş nice bize karşu durabilir. Biz anları Seydî Ahmed …
Budinli Ömer Ağa eydir; "Kemen Yanoş nice bize karşu durabilir. Biz anları Seydî Ahmed Paşa ile kıra kıra biz anlarda katana ve yunak mı koduk? Eğer Kemen Yanoş'un kuvveti olsa bizi bu Erdel diyârına kor mu idi? Ve iki kerre yüz bin esîr aldırup bu kadar eli vilâyeti harâb ü yebâb etdirir miydi?" deyü yumuşakvârî yararca şâfî cevâblar verdikde kâfirler bir cevâb demeyüp bizim serdârımıza bir nâme yazup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 15b ·
metinde göster ·
… Andan yine kenâr-ı nehr-i Kokol: Bu mahalde Seykel vilâyetine elçilik ile giden
Budinli
Ömer Ağa ve Varatlı Panço Hüseyin Ağa ve Façatlı Ali Ağa Seykel'den gelüp, "Kâf …
Kenâr-ı nehr-i Kokol: Andan yine kenâr-ı nehr-i Kokol: Bu mahalde Seykel vilâyetine elçilik ile giden Budinli Ömer Ağa ve Varatlı Panço Hüseyin Ağa ve Façatlı Ali Ağa Seykel'den gelüp, "Kâfir(in) itâ‘at etmeyüp nâmeyi pâre pâre edüp biz gücile halâs oldu[k]. Ve Kuta nâm Seykel boğazında bir dağdan bir dağa üç kat tabur-ı azîm eyleyüp içine yigirmi bin tüfeng-endâz kâfirler diksek" [deyü] elçiler haberin getirüp müşâvere-i azîm olup kral ve cemî‘i serhad a‘yânları Seykel vilâyetlerin harâb u yebâb etmeğe netîce-i kelâm verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19b ·
metinde göster ·
… ıl-ı kelâm mukaddemâ yedi kişi sarâydan çıkardığımız mâlı ve gayri mâlları dörd
Budinli
dahi Tatar yiğitler araba çekerlerdi, anlar ile on bir kişi pây berâber olmağa …
Hâsıl-ı kelâm mukaddemâ yedi kişi sarâydan çıkardığımız mâlı ve gayri mâlları dörd Budinli dahi Tatar yiğitler araba çekerlerdi, anlar ile on bir kişi pây berâber olmağa kavl etmişdik. Ol sarâyda alınan mâlımız cümle on bir kîse olup on bir kişi birer kîse gazâ mâlı kardaş gibi pây edüp Fâtiha tilâvet etdik. Ve sâ’ir üsârâ ve devâbbât ve kâlâ ve vâlâları sekiz yüz yiğitler fürûht edüp anların mâl-ı ganâ’imleri cümle kırk bir kîse mâl edüp sekiz yüz yiğit defterimle kardaş gibi pây edüp her yiğide (---)(---) guruş hisse düşüp hakîr de kitâbetim içün ve istikâmet ile bu gâzîler taksîm-i guremâ etdiğimçün yüz guruş ve bir nûr-ı mahz esîr ve bir at ve bir gümüş küçük şem‘dân verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27a ·
metinde göster ·
… î-şümâr alup yine ol gün firâr ederler. Anıniçün bu cisrin meremmâtının nısfına
Budinli
ve nısfına Peşteli me’mûrlardır.
Bu cisrin hidmetine me’mûr kâmil üç yüz aded nigâhbânları vardır, lâkin bu cisir gemilerinin otuz adedin {Budin} kulu korumağa me’mûrdur ve kırk adedin Peşte kulları korumağa me’mûrdur, zîrâ ba‘zı zamân kal‘a-i Komaran'dan küffâr-ı hîlekâr azîm kütükleri ve azîm dıraht-ı müntehâları birbirlerine bağlayup Tuna ile mezkûr dırahtları salıverüp gelerek bu Budin cisrine ol dırahtlar uğrayup cisri kırar. Andan küffâr katanaları Peşte yakaların yakar ve cisri meremmât edince küffâr bu kadar mâl-ı bî-şümâr alup yine ol gün firâr ederler. Anıniçün bu cisrin meremmâtının nısfına Budinli ve nısfına Peşteli me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
… ve halkının reng-i rûyları ve kâr [u] kisbleri ve libâsları ve lisânları cümle
Budinli
gibidir, ammâ şehri koz içi gibi ma‘mûrdur ve sancağı dahi ma‘mûrdur.
Ve cemî‘i halkı garîb-dost halûk ve hüsn-i ülfet sâhibi âdemler[dir]. Ve sahrâ-yı Üstürgon'un nısfı bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânlardır. Hattâ kal‘anın cânib-i kıblesinde top altında bârûdhâne olan yerde kefere zamânı İrşek şehri nâmıyla bir şehr-i müzeyyen var imiş, gûyâ İremezâtü'l-imâd imiş. Hâlâ der [ü] dîvârdan bir eser kalmayup ol kadar bâğ u bâğçe ve nahlistân u gülistândır kim gûyâ ravza-i cinândır kim bu bâğların bir ucu tâ Süleymân Hâ[n] depesine varır ve bir ucu kal‘adan bir top menzili alarka tâ Şoşkot deresine varınca serâpâ bâğlardır kim Âl-i Osmân askerine "Salâdır mahsûlümüz helâl olsun" dediklerinde cümle guzât gûnâ-gûn meyve-i âbdâr yemeden müstağnî oldular. Cümle meyvesi ve havâsı ve halkının reng-i rûyları ve kâr [u] kisbleri ve libâsları ve lisânları cümle Budinli gibidir, ammâ şehri koz içi gibi ma‘mûrdur ve sancağı dahi ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98a ·
metinde göster ·
… sibi ve gümrük emîni ve harâc emînleri vardır, ammâ iskelesinde emîni ve harâcı
Budinli
aklâmıdır, ammâ bâğı ve bâğçesi bî-hisâb olup a‘yân [u] eşrâfı çokdur.
Süleymân Hân Belgrad'ı feth etdikde kal‘a içinden amân ile çıkan Nemse küffârı bunda iskân etdirilmeğile Nemse kasabası derler. Sirem sancağı hâkinde beğinin voyvadalığıdır. Yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Kethudâyeri, yeniçeri serdârı ve Budin kulu serdârı ve muhtesibi ve gümrük emîni ve harâc emînleri vardır, ammâ iskelesinde emîni ve harâcı Budinli aklâmıdır, ammâ bâğı ve bâğçesi bî-hisâb olup a‘yân [u] eşrâfı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170b ·
metinde göster ·
… en küffâr ihrâk etdikde amâr olup Mehemmed Hân-ı Sâlis câmi‘i olmuşdur. Ve dahi
Budinli
el-Hacı İbrâhîm câmi‘i tahta örtülü ve kârgîr minâreli gâyet mahbûb câmi‘-i rûş …
Ve cümle (---) mihrâbdır. Biri Süleymân Hân [câ]mi‘i 35a iken küffâr ihrâk etdikde amâr olup Mehemmed Hân-ı Sâlis câmi‘i olmuşdur. Ve dahi Budinli el-Hacı İbrâhîm câmi‘i tahta örtülü ve kârgîr minâreli gâyet mahbûb câmi‘-i rûşen-âbâddır. Ve bir mahalle zâviyesi var ve cümle (---) aded sûhtevât medresesi var ve cümle iki aded mekteb-i dâru't-ta‘lîm-i sıbyânı var. Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşânı var ve cümle (---) aded hân-ı tüccârânı var ve cümle bir aded kesîf küçük hammâmı var ve cümle 53 aded dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b–35a ·
metinde göster ·