… boğdular ve hakîr ile na‘şı ve muhallefâtların pâdişâhıma getirdim, vâkı‘-ı hâl
budur
" deyü i‘lâm etdi.
"Vallâhi pâdişâhım gerçi bâde-nûş idi, ammâ bu mutalsam câmdan gayrıdan içmezdi ve kâfirler ile ihtilât etmeyüp bir yere gitmezdi. Dâ’imâ ebyât-ı eş‘âr ile ilme meşgûl idi. Hikmet-i Bârî bir banoğlu berberi var idi, ol zehirli ustura ile Cem Şâh'ı trâş edüp yüzü ve gözü şişüp boğdular ve hakîr ile na‘şı ve muhallefâtların pâdişâhıma getirdim, vâkı‘-ı hâl budur" deyü i‘lâm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·
… câmi‘ münhedim olur mülâhazasıyla ferâgat ederler kim bir mutalsam-ı azîm dahi
budur
.
Ve bu orta kıble kapusu üzre pirinc-i asfar-gûn tâbût-misâl bir sandûka-i tavîl içre Ayasofya'yı binâ eden Ay Sof[ya'nı]n na‘şı iksîr-i a‘zam içre mûmyâ olup medfûndur. Niçe pâdişâh-ı tama‘kârlar ol sandûkaya vaz‘-ı yed etmek murâd etdüklerinde câmi‘ içre bir zelzele ve velvele ve sâ‘ika zâhir olup câmi‘ münhedim olur mülâhazasıyla ferâgat ederler kim bir mutalsam-ı azîm dahi budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
kim mi‘mâr da‘vâ etse şer‘an sizin dahi elleriniz kat‘ olunur. Zîrâ şer‘-i şerî …
"Emr-i şer‘ budur kim mi‘mâr da‘vâ etse şer‘an sizin dahi elleriniz kat‘ olunur. Zîrâ şer‘-i şerîfden me’zûn olmadan nâ-şer‘î iş edenin emr-i şer‘ile hakkından gelinir" dedükde Ebü'l-feth,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40b ·
metinde göster ·
… hayrât size nasîb olur. Ve illâ bu hayrâta bir mülûk kâdir değildir. Şâfî haber
budur
pâdişâhım" deyince hemân Süleymân Hân:
"Pâdişâhım eğer bu hayrât-ı azîm sana müyesser olursa tâ bu mahalden İslâmbol'a on bir sâ‘at menzildir. Kîseleri uç uca 46a dizüp bu kadar mâl-ı firâvân sarf ederseniz bu hayrât size nasîb olur. Ve illâ bu hayrâta bir mülûk kâdir değildir. Şâfî haber budur pâdişâhım" deyince hemân Süleymân Hân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b–46a ·
metinde göster ·
… n Hân şehâdeti günü katl olanlar: Evvelâ Hoca Ömer Efendi ibtidâ menba‘-ı fesâd
budur
ve Dârü's-sa‘âde Ağası Süleymân Ağa'yı pâre pâre ve Vezîr Dilâver Paşa'yı pâre …
Osmân Hân şehâdeti günü katl olanlar: Evvelâ Hoca Ömer Efendi ibtidâ menba‘-ı fesâd budur ve Dârü's-sa‘âde Ağası Süleymân Ağa'yı pâre pâre ve Vezîr Dilâver Paşa'yı pâre pâre, Kâ’immakâm Ahmed Paşa, Defterdâr Bâkî Paşa, Sekbânbaşı Nasûh Ağa, Yeniçeri Ağası Alî Ağa'yı pâre pâre etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61a ·
metinde göster ·
… olup iş başa düşüp günden güne hâlim müşted olup işte sergüzeşt [ü] serencâmım
budur
kim ne etdim ise bu Devlet-i aliyyenin hâyır-hâhı olduğum gayretiyle etdim. Yoh …
Ol günkü oldu, bu hakîr ahde vefâ edüp ibtidâ Erzurûm'un iç kal‘asın feth edüp cümle yeniçerileri kırdım. Sâ’ir vüzerâ ve ümerâlar beni peraya atup yan çaldılar. Benim adım âsî olup iş başa düşüp günden güne hâlim müşted olup işte sergüzeşt [ü] serencâmım budur kim ne etdim ise bu Devlet-i aliyyenin hâyır-hâhı olduğum gayretiyle etdim. Yohsa pâdişâhım bu Abaza kulun yetmiş guruşluk bir abd-i memlûkündür, âsî olup cihângîrlik ile pâdişâh olacak değilim" deyüp ahvâl-i mâcerâsın niçe bin âdem içinde bir bir bî-bâk [u] bî-pervâ takrîr edüp yine zemîn-bûs edüp el bağlayup hâmûş-bâş oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
. Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâ etmişdir. Ol kadar büyük câmi‘ değildir ammâ r …
İslâmbol içre on birinci câmi‘-i selâtîn budur. Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâ etmişdir. Ol kadar büyük câmi‘ değildir ammâ rûhâniyyet var bir müstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi ve haremi ve medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… Kepkepciler içinde bir câmi‘-i fevkânîdir. Nerdübânlar ile urûc olunur. Târîhi
budur
:
Câmi‘-i Bayram Paşa: Vezîr-i a‘zam-ı Murâd Hân-ı Râbi‘ Ebü'l-feth kurbünde Kepkepciler içinde bir câmi‘-i fevkânîdir. Nerdübânlar ile urûc olunur. Târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89b ·
metinde göster ·
… e düşüp bi-emrillâh kılıç gibi başını keser. Tevâtürle meşhûr-ı âfâkdır. Târîhi
budur
(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Andan,
Andan Hâfız (---) Paşa câmi‘i: (---) Gâzînin vüzerâlarındandır. Ebü'l-feth câmi‘i kurbünde olmağile bu Ahmed Paşa bir gece vâkı‘asında Ebü'l-feth'i görüp Ebü'l-feth bu Hâfız Paşa'ya itâb [ü] hitâb edüp "Niçün benim câmi‘im kurbünde câmi‘ binâ edüp niçün cemâ‘atım aldın" deyü bu Hâfız Paşa'yı katl eder. Paşa hemân hâbdan bîdâr olup bu vâkı‘ayı ta‘bîr etdirüp hayr ola derler. Yetmiş günden merhûm olup mezâra defn ederken lahd kenârından bir taş uçup Paşa-yı mûmâ-ileyhin üzerine düşüp bi-emrillâh kılıç gibi başını keser. Tevâtürle meşhûr-ı âfâkdır. Târîhi budur (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89b ·
metinde göster ·
… rlu nâm mahalde çorlu olup merhûm olduğun nakl ederlerdi. Ve bir nakilleri dahi
budur
kim zikr olunur.
Ve türbe-i pür-envârının atebe-i ulyâsı üzre tarz-ı Karahisârî ile kâşî-i Çîn üzre bu âyet mastûrdur Arapça merkûmdur kim gûyâ bu âyet anların şânına nâzil olmuşdur. Ve bir târîhde ibtidâ İslâm Arapça bol'da merhûm olan pâdişâh bu Selîm-i Sânî'dir demiş. Ammâ galat nakl eylemiş. Zîrâ merhûm pederimiz Selîm-i Sânî ile Edirne'ye bile gitmeğe me’mûr olup cenâzesinde hâzır oldukların nakl ederlerdi. Ve Süleymân Hân'lı Kuzu Alî Ağa ve Gülâbî Ağalar dahi Çorlu nâm mahalde çorlu olup merhûm olduğun nakl ederlerdi. Ve bir nakilleri dahi budur kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103a ·
metinde göster ·
… Bir püşte-i âlî üzre vâkı‘ olmuş rûşen-binâ bir câmi‘-i zîbâdır. (----) târîhi
budur
:
Hâric-i sûrun cânib-i garbında bir hevâdâr mürtefi‘ kûh üzre hadîka-i Rıdvânlı üç bin aded ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen sarây-ı azîmli mahalle-i kebîrdir. (---) câmi‘i vardır. Cümleden Nişâncı Paşa câmi‘i Sultân (---)(---) tuğra-yı garrâ hidmetine me’mûr idi. Cemâ‘at-i kesîreye mâlik bir müferrih câmi‘dir. Bir püşte-i âlî üzre vâkı‘ olmuş rûşen-binâ bir câmi‘-i zîbâdır. (----) târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a ·
metinde göster ·
… aki gül [ü] gülistânı içre murg-ı hezârın nevâsâzlığı âdeme hayât verir. Târîhi
budur
: (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve minâresi gâyet musanna‘ serâmed minâred …
Ve kubbe-i mevzûnunun taşrasında olan hayâl-i pesendîde ma‘rifetler hadden efzûndur. Zamânemiz mi‘mârları eyle bir şîrînkârlık etmeğe kâdir değillerdir. Minberi ve mihrâbı ve mü’ezzin mahfilindeki hurdegîr san‘atlar meğer Sinop kal‘asındaki minberde ola. Ve hareminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyendir. Ve cânib-i erba‘asındaki gül [ü] gülistânı içre murg-ı hezârın nevâsâzlığı âdeme hayât verir. Târîhi budur: (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve minâresi gâyet musanna‘ serâmed minâredir. Koca Mi‘mâr Sinân bu câmi‘ binâsında yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. 118b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a–118b ·
metinde göster ·
… e kapusu üzre bir kıt‘a mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunan müzehheb târîhi
budur
:
Ve bu câmi‘-i selâtînin bir yanından bir yanına tûlu (---) ayakdır ve kıble kapusundan mihrâba varınca arzı (---) ayakdır. Ve kıble kapusu üzre bir kıt‘a mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunan müzehheb târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… rdir. Evvelâ Kâsımpaşa cisri. Andan Emîr (---) Ağa cisri (---) gözdür ve târîhi
budur
kim Teknecizâde hattıyla mastûrdur: (---)(---)(---)(---)(---). Andan Tershâ …
Ve (---) yerde cisrleri vardır. Üç aded cisri kârgîr birer gözlü cisrlerdir. Evvelâ Kâsımpaşa cisri. Andan Emîr (---) Ağa cisri (---) gözdür ve târîhi budur kim Teknecizâde hattıyla mastûrdur: (---)(---)(---)(---)(---). Andan Tershânekapusu cisri bir gözdür ve memerr-i nâs tarîk-i âm kapusudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126b ·
metinde göster ·
… binâ olunmuşdur. Ammâ iki yan kapu ve bir kıble kapusu vardır. Kapu üzre târîhi
{budur
:
Evvelâ cümleden Kılıç Alî Paşa câmi‘i: Gûyâ câmi‘-i selâtîndir. Leb-i deryâda bir düz vâsi‘ zemînde tahtânî bir câmi‘-i şîrîndir kim İslâmbol'da nazîri yokdur. Hemân tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Ayasofya-i kebîr tarzında binâ olunmuşdur. Ammâ iki yan kapu ve bir kıble kapusu vardır. Kapu üzre târîhi {budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132a ·
metinde göster ·
… di yüz mîldir. {Ve İskender Karadeniz'i Akdeniz'e cereyân etdirüp kesdiği boğaz
budur
kim hâlâ kayalarda yerleri zâhir ü bâhirdir}.
Bu boğaz ağzından Karadeniz'in tûlu şimâl tarafından nihâyeti tâ Azak kal‘asına varınca bin yedi yüz mîldir. {Ve İskender Karadeniz'i Akdeniz'e cereyân etdirüp kesdiği boğaz budur kim hâlâ kayalarda yerleri zâhir ü bâhirdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138b ·
metinde göster ·
ki 149a bir kimesne tarîkinde sâhib-i ayâr oldukda cemî‘i pîrler bir yere gel …
Ammâ erkân-ı Resûlullâh budur ki 149a bir kimesne tarîkinde sâhib-i ayâr oldukda cemî‘i pîrler bir yere gelüp cüz’î ve küllî ne ise lokma-yı rızâ yenilüp irşâd olacak ferzend-i şâkirdi meydân-ı mahabbetde huzzâr-ı meclis huzûrunda yolun, erkânın su’âl edeler. Su’âle cevâb verdi ise ve kendü ihtirâ‘ından bir musanna‘ şey binâ etdiyse yâhûd evrâd [u] ezkârında ve yâhûd ilm-i hıfzda ibn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atlerin tekmîl edüp cârî hâfız olduysa ve'l-hâsıl her ne tarîk ve ma‘rifet [u] sanâyi‘de fünûn-ı şettâ sâhibi olup tekmîl-i mâdde etdi ise ana cümle ihtiyârlar sâhib-i post olmağa revâ göreler. Ve illâ nâ-kâmil ise cümle pîrler hak söyleyüp erenlerin bin bir gününe dahi hidmet-i tâm edüp tek-i pû ile pûte-i kalda puhte olup hâlis ayârlık ile ehl-i hâl olup nâ-puhte iken sûhte olup revâne ola. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148b–149a ·
metinde göster ·
… zına sekel taşı asarlar yâhûd ta‘zîr ederler, ol sekel taşın ma‘nâ-yı dervîşânı
budur
.
"Yâ Mûsâ, özrün kabûl ederim. Beni bir deliğimden bir ip ile boğazına sekel eyle, tâ ki bir gün ola sana lâzım olam" dedikde Mûsâ Nebî ol taşı alup boynuna asdı. Hâlâ dervîşân mâbeyninde boğazlarında asılan balgamî taşlara sekel derler. Anıniçün hâlâ şerî‘atdan taş koparanların boğazına sekel taşı asarlar yâhûd ta‘zîr ederler, ol sekel taşın ma‘nâ-yı dervîşânı budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149b ·
metinde göster ·
… yine ol sekel taş Hazret-i Mûsâ gerdenine alup giderlerdi. İşte hikâyet-i sekel
budur
.
Hazret-i Mûsâ, ol taşa on iki asâ urup her delikden birer ırmak cereyân edüp bir ırmakdan asker-i merd, birinden zenân, birinden at ve birinden deve ve birinden sığır ve birinden koyun ve birinden keçi, her uyûndan birer mahlûk âb-ı hayâtlar nûş edüp def‘-i atşân ederler. Ve asker-i Mûsâ'ya âsumândan helvâ ve tere ve kezengû helvâsı ve selvâ nâm pişmiş kuşlar nüzûl edüp tenâvül ederlerdi. Ve yine ol sekel taş Hazret-i Mûsâ gerdenine alup giderlerdi. İşte hikâyet-i sekel budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149b ·
metinde göster ·
… İslâmbol Arzı'n alup sûreti bu mahalle makyûd [u] murakkam olundu kim ol sûret
budur
.
Hikmet-i Hudâ ol asırda efendimiz Melek Ahmed Paşa Murâd Hân Gâzî'nin silihdârlığı hidmetiyle şeref-yâb olmuşdu. Ba‘de'l-feth-i Bağdâd, Diyârbekir vâlîliğiyle behre-mend oldukda Evsâf-ı Kostantıniyye nâm tahrîrât Melek Ahmed Paşa'da kalup anlardan hakîr-i pür-taksîr Evliyâ-yı bî-riyâ ol Evsâf-ı İslâmbol Arzı'n alup sûreti bu mahalle makyûd [u] murakkam olundu kim ol sûret budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152b ·
metinde göster ·
… sârâ-yı sıbyânları Ashâb-ı güzîne hibe eylediler. Acemî olanların bir aslı dahi
budur
. Pîrleri guzât-ı müslimîn olmuş olur.
Yine ol sene Hazret-i Risâlet-penâh Hâlid ibn Velîd hazretlerin Şâm'a serdâr edüp ibtidâ gazâ-yı Rûm oldur. Şâm'da cümle Rûm keferesin dendân-ı tîğdan geçirüp kırk bin esîr ile Medîne'ye geldikde Hazret-i Resûl, Hâlid'e Seyfullâhi'l-meslûl buyurdular ve cümle üsârâ-yı sıbyânları Ashâb-ı güzîne hibe eylediler. Acemî olanların bir aslı dahi budur. Pîrleri guzât-ı müslimîn olmuş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
… up alır, isterse yeni silâh kuşanmış acemî usta olsun, baş koyunu ol alır kânûn
budur
. Ardı sıra gelen ikinci ve üçüncü koyunu alup götürürler. Ba‘dehu cümlesi esbâb …
Hemân ki Yedikulle'den gelen etlerin baş koyunun baş usta, âşcılar koyunun paçalarından yapışup bir çavuş olacak âşcıbaşı pâdişâha ve ocağın devâmına ve cümle pîr [ü] pîşvâlara du‘â edüp fâtiha deyü feryâd edince hemân ta‘lîmhâne dibinde pâ-bürehne uryân seğirdim âşcıları cümle bir uğurdan ol çemenzâr sahrâ içre ceyrân gibi pertâb edüp seğirdirler kim gûyâ her biri berk-i hâtifdir. En ileri çâpük olan gelüp baş koyuna el urup alır, isterse yeni silâh kuşanmış acemî usta olsun, baş koyunu ol alır kânûn budur. Ardı sıra gelen ikinci ve üçüncü koyunu alup götürürler. Ba‘dehu cümlesi esbâbların geyüp aldıkları koyunları dükkânlara götürüp tartarlar, eğer eksik gelirse dahi et alır, ta‘[y]îninden artık gelirse keserler, yaz u kış fâ‘ideleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168a ·
metinde göster ·
… elirse dahi et alır, ta‘[y]îninden artık gelirse keserler, yaz u kış fâ‘ideleri
budur
.
Hemân ki Yedikulle'den gelen etlerin baş koyunun baş usta, âşcılar koyunun paçalarından yapışup bir çavuş olacak âşcıbaşı pâdişâha ve ocağın devâmına ve cümle pîr [ü] pîşvâlara du‘â edüp fâtiha deyü feryâd edince hemân ta‘lîmhâne dibinde pâ-bürehne uryân seğirdim âşcıları cümle bir uğurdan ol çemenzâr sahrâ içre ceyrân gibi pertâb edüp seğirdirler kim gûyâ her biri berk-i hâtifdir. En ileri çâpük olan gelüp baş koyuna el urup alır, isterse yeni silâh kuşanmış acemî usta olsun, baş koyunu ol alır kânûn budur. Ardı sıra gelen ikinci ve üçüncü koyunu alup götürürler. Ba‘dehu cümlesi esbâbların geyüp aldıkları koyunları dükkânlara götürüp tartarlar, eğer eksik gelirse dahi et alır, ta‘[y]îninden artık gelirse keserler, yaz u kış fâ‘ideleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168a ·
metinde göster ·
… oyunların hisâbın yine halk eden Hallâk-ı âlem bilür. Ammâ hikmet-i Perverdigâr
budur
kim bir koyun yılda bir kerre doğurur, yine bu kadar kırarlar, yine dağı taşı k …
El-azametullâh bu ne hikmetdir kim hemân "Nefs-i İslâmbol'da bir günde otuz sekiz bin koyun zebh olunur" deyü Murâd Hân'a arz olundu. Ya cümle gayrı diyârlarda boğazlanan koyunların hisâbın yine halk eden Hallâk-ı âlem bilür. Ammâ hikmet-i Perverdigâr budur kim bir koyun yılda bir kerre doğurur, yine bu kadar kırarlar, yine dağı taşı koyun sürüsü dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169b ·
metinde göster ·
de" deyü feryâd ederler. Ve araba ve tahtırevânlar üzre çardak şekilli kasırlar …
"Eksik satanın hâli budur de" deyü feryâd ederler. Ve araba ve tahtırevânlar üzre çardak şekilli kasırlar yaparlar kim her biri biner guruşa olmaz gâyet müzeyyen kasırlardır kim gûyâ her biri birer kasr-ı İremdir, içinde mahbûb pençe-i âfitâb gulâmlar birbirlerine şerbet ve kahve verüp gûnâ-gûn şîve ile şakalar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
… ç yüz, büyük mansıb-ı âlîdir. Âl-i Osmân'ın akıl ermiyen aklâmlarının biri dahi
budur
. Donanma-yı hümâyûna masrûf olan yigirmi bin kîsenin muhâsebesi bundan matlûbdu …
Yigirmi tokuzuncu, evsâf-ı tershâne emîni: Ağa bir, neferât üç yüz, büyük mansıb-ı âlîdir. Âl-i Osmân'ın akıl ermiyen aklâmlarının biri dahi budur. Donanma-yı hümâyûna masrûf olan yigirmi bin kîsenin muhâsebesi bundan matlûbdur. Cümle donanmayı bu inşâ eder, cümle tevâbi‘leri ve hurde hurde kadırgacıkları kızaklar üzre tezyîn edüp şâdumânlar ederek ubûr ederler kim gâyet müzeyyen alaydır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
… na boklu işkembeyi külâh yerine geçirüp ters eşeğe bindirüp "Eksik satanın hâli
budur
de(yi)" diyerek ubûr edüp bâzârbaşı ardı sıra cebe ve cevşene müstağrak olmuş ç …
Ba‘dehu bâzârbaşı ve muhtesib ağa kethudâsı (---)(---)(---) at başları berâber ubûr ederken muhtesib ağa 181a kethudâsı bir kaç âdemi huzûruna kul oğlanları getirüp "Eksik meyve satmışsın" deyü alayköşkü dibinde falaka deyenek deyüp kimine deyenek kimine tahta gülle kiminin yüzüne bal sürüp bir köşe başına kulağından mıhlayup kiminin yüzüne işkembe necâseti sürüp başına boklu işkembeyi külâh yerine geçirüp ters eşeğe bindirüp "Eksik satanın hâli budur de(yi)" diyerek ubûr edüp bâzârbaşı ardı sıra cebe ve cevşene müstağrak olmuş çâkerleriyle güzer edüp ardı sıra sekizer kat mehterhâne-i mükemmel ile gûnâ-gûn tablın döğüp alemin ref‘ ederek ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b–181a ·
metinde göster ·
… kim "Anı bayrak edüp Dahhâk üzre gulû edüp Dahhâk'ı katl etdi, ol meşin bayrak
budur
" deyü iftihâr edinirler. Ammâ gâyet hıfz edüp alay-ı azîm ile güzeşt ederler.
Ve bu tâ’ifenin bir iftihârları dahi oldur kim bir yeşil sarık üzre bir eski deriden bayrakları vardır, tâ Dahhâk-i Mârî'yi katl eden Kâve-i âhenger'in önündeki sahtiyân şeddir kim "Anı bayrak edüp Dahhâk üzre gulû edüp Dahhâk'ı katl etdi, ol meşin bayrak budur" deyü iftihâr edinirler. Ammâ gâyet hıfz edüp alay-ı azîm ile güzeşt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194a ·
metinde göster ·
, mü’min karındaş. Alimallâh şehidallâh" deyü vardığı Ka‘be'ye yemîn edüp her pa …
"Şîvesi budur, mü’min karındaş. Alimallâh şehidallâh" deyü vardığı Ka‘be'ye yemîn edüp her pabuc başına beş akçeye razı değil bir alay bıyığı trâş, başı misvâklı ve gözleri sürmeli tâ’ife-i Kadızâdelidir. Bâzâr edüp akçesin alırken hisâbında müşterîye kan ağladup müşterî gitdikden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·