… ] anber hamıyla pişmiş gibi lezzeti olur ve gâyet müferrah ve mukavvîdir. Ve bu
buhayrenin
umkı yigirmi kulaçdır. Ve gâyet sâf ve berrâk âb-ı revândır. Sâhilinde olan ahâ …
Der-sitâyiş-i buhayre-i Sabanca: Devri yigirmi mil ihâta eder. Cânib-i erba‘asında kasaba-misâl yetmiş altı pâre kurâları vardır. Cümle halkı bu halîcin âbından nûş etmeğile reng-i rûları humret üzredir. Ve mahsûlleri gâyet çokdur, ammâ bâğları yokdur, lâkin bâğçeleri çokdur. Ve bu gölün kenarında kavun ve karpuz olur kim ikisin bir hımâr ancak götürür. Lezîz zerdesi olur kavunları vardır. Ve bu buhayre içre yetmiş seksen pâre kayıklar ve çırnıklar vardır. Köyden köye âdemler ve kerâste ve sâ’ir eşyâlar götürürler ve yetmiş seksen 277b gûne balıkların sayd edüp kâr ederler. Mâhîlerinde alabalığı ve sazanı ve turna balığı ve livne balığının ta‘amı misk [u] anber hamıyla pişmiş gibi lezzeti olur ve gâyet müferrah ve mukavvîdir. Ve bu buhayrenin umkı yigirmi kulaçdır. Ve gâyet sâf ve berrâk âb-ı revândır. Sâhilinde olan ahâlî-i kurâ nisvânları esbâb gasl etdüklerinde aslâ sabun sürmeyüp üçer kerre yıkasalar pâk ve beyâz dülbend gibi olur. Mezkûr somunu dahi bu su ile yoğurup ekmek etdüklerinden pembe-misâl ekmeği olur. Ve bu halîcin cânib-i şarkîsinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a–277b ·
metinde göster ·
… e cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu
buhayrenin
dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder …
Evsâf-ı buhayre-i Erdebîl: Cânib-i (---) bir âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni hıyâbân ve çengelistân ve ma‘mûr [u] abadân kend [ü] büldânlar ile müzeyyendir. Bu buhayre içre yetmiş aded elvân mâhîleri olur kim gûyâ her biri birer Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Ve bu buhayre içre olan kayıklar bâzargânları ve erbâb-ı hâcâtları metâ‘larıyla alup murâd [u] merâmları kendlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder. Van deryâsı semm-i helâhildir ammâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbesi münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i rey edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın ismi ma‘lûmum değildir ve manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
… pkara kül olup vücûdları necis kokarmış. Hemân leşlerinden kefenleri çıkınca bu
buhayrenin
köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerler imiş. Kefen içün ba …
Bu buhâyre oldur kim Hazret-i Lût asrında kavm-i Lûtîlere Cenâb-ı Bârî hışm edüp lâşe-i murdârların Cenâb-ı Allah meleklere emr edüp bu deryâya döküp cümle leşleri niçe zemân bu buhayre üzre şinâverlik edüp cîfe-i murdârlarından âb-ı buhayre bed râyihalı olup ilâ yevminâ hâlâ bir sasık buhayre ve siyâh-rû deryâdır. Hulefâ-yı Emeviyyûn'a gelince bu buhayre üzre her sabâh niçe bin kefenli ter ü tâze meyyitler bulunurmuş. Meğer rahmet develeri ile mü’ekkel melâ’ikeler Lûtîleri kabrinden çıkarup bu buhayreye dökerlermiş. Lût şehri hâkimi tarafından kefenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan çözüp kefenlerin alınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdları necis kokarmış. Hemân leşlerinden kefenleri çıkınca bu buhayrenin köpek balıkları ibtidâ Lûtîlerin avret yerin koparup yerler imiş. Kefen içün başka bir emânetkâr âdemi olurmış. Beher sene kırk elli bin kefen tahsîl olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
… ebilür. Zehr-i mâr-ı semm-i helâhil bir buhayredir. Ba‘zı müverrihler 83b "Bu
buhayrenin
menba‘ı Van deryâsıdır kim zîr-i zemînden menfez bulup bu Harput'da buhayre olm …
Evsâf-ı ibret-nümâ-yı buheyre-i Harbûd: Bu şehrin cânib-i garbında bâğ u bâğçeler ile müşâ‘ şehirden iki sâ‘at ba‘îd bir buhayre vardır. Bir günde sür‘aten iki âdem devr edebilür. Zehr-i mâr-ı semm-i helâhil bir buhayredir. Ba‘zı müverrihler 83b "Bu buhayrenin menba‘ı Van deryâsıdır kim zîr-i zemînden menfez bulup bu Harput'da buhayre olmuşdur" derler, zîrâ Van deryâsının balıkları bu gölde dahi bulunur. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83a–83b ·
metinde göster ·
… ûm oldu kim Tuna'dan menfezi vardır. Anınçün pek acı değildir. Acı deniz ile bu
buhayrenin
mâbeyni bir ok menzili alarkadır. Ammâ buhayreye eyyâm-ı şitâda niçe dere gelüp …
Ol zamân ki Yanko ibn Madyan İslâmbol kal‘asın binâ etmeğe mübâşeret etdikde karındaşı târîh sâhibi Yanvan Kral kühene ve ilm-i hendesede ferîd-i asr idi. İslâmbol'a nehr-i Tuna'yı akıtmağa ta‘ahhüd edüp beş kerre yüz bin âdem ile Tuna'nın arz-ı irtifâ‘ın ilm-i hendese üzre alup hâlâ Tuna'nın Demirkapu ve Tahtalı nâm mahallinden kazup yedi senede İslâmbol kurbunda Âzâdlı nâm mahalle Tuna lağımların getirüp kendüsi karındâşı Yanko ibn Madyan'a gelüp "İşte bu mahalde Tuna'yı koyverdiler. İşte avret gibi saçından yedüp getirirler" deyince bi-emri Hudâ Tuna nehri şehr-i 105a İslâmbol'a girüp Yenibâğçe içinden cereyân edüp Lanka Kapusu kurbunda deryâya mahlût olmuş iken hemân mezkûr Âzâdlı karyesinden gâ’ib olup Kırkkilisa kurbunda Yenihisâr'da ve Pınarhisâr'da ve Pirevadi kurbunda Devne değirmânlarında ve bu Küçük Çekmece ve Büyük Çekmece'de nehr-i Tuna zâhir olur. Zîrâ niçe yerden Tuna'dan geldiği menfezleri zâhirdir. Ba‘zı zamân nehr-i Tuna'ya mahsûs morina balığı ve mersin balığı ve çıka mâhîleri bu buhayreden çıkar. Bir kerre Çekmece gölü sâhilinde Topkapulu Mahmûd Ağa yalısında otururken sayyâdlar bir küçük morina balığı sayd edüp Sultân İbrâhîm Hân'a hedâyâ getürdiler. Ma‘lûm oldu kim Tuna'dan menfezi vardır. Anınçün pek acı değildir. Acı deniz ile bu buhayrenin mâbeyni bir ok menzili alarkadır. Ammâ buhayreye eyyâm-ı şitâda niçe dere gelüp bu buhayreye munsab olup ayağı deryâya dâ’imâ cereyân edüp üzerinde Süleymân Hân'ın esâsı bir cisr-i azîm vardır. İtmâmı Selîm Hân-ı Sânî'de müyesser olmuşdur kim tâk-i Kisrâdan ve Kavs-ı kuzahdan nişân verir (---) göz bir kantara-i nüh-tâk-i revâkdır. İslâmbol'un cemî‘i Rûmeli diyârlarına giden hâs [u] âmmun memerridir kim hayrât-ı azîmedir. Bu buhayrenin cânib-ı selâsı ma‘mûr [u] âbâdân bâğlı ve bâğçeli çiftliklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 104b–105a ·
metinde göster ·
… î‘i Rûmeli diyârlarına giden hâs [u] âmmun memerridir kim hayrât-ı azîmedir. Bu
buhayrenin
cânib-ı selâsı ma‘mûr [u] âbâdân bâğlı ve bâğçeli çiftliklerdir.
Ol zamân ki Yanko ibn Madyan İslâmbol kal‘asın binâ etmeğe mübâşeret etdikde karındaşı târîh sâhibi Yanvan Kral kühene ve ilm-i hendesede ferîd-i asr idi. İslâmbol'a nehr-i Tuna'yı akıtmağa ta‘ahhüd edüp beş kerre yüz bin âdem ile Tuna'nın arz-ı irtifâ‘ın ilm-i hendese üzre alup hâlâ Tuna'nın Demirkapu ve Tahtalı nâm mahallinden kazup yedi senede İslâmbol kurbunda Âzâdlı nâm mahalle Tuna lağımların getirüp kendüsi karındâşı Yanko ibn Madyan'a gelüp "İşte bu mahalde Tuna'yı koyverdiler. İşte avret gibi saçından yedüp getirirler" deyince bi-emri Hudâ Tuna nehri şehr-i 105a İslâmbol'a girüp Yenibâğçe içinden cereyân edüp Lanka Kapusu kurbunda deryâya mahlût olmuş iken hemân mezkûr Âzâdlı karyesinden gâ’ib olup Kırkkilisa kurbunda Yenihisâr'da ve Pınarhisâr'da ve Pirevadi kurbunda Devne değirmânlarında ve bu Küçük Çekmece ve Büyük Çekmece'de nehr-i Tuna zâhir olur. Zîrâ niçe yerden Tuna'dan geldiği menfezleri zâhirdir. Ba‘zı zamân nehr-i Tuna'ya mahsûs morina balığı ve mersin balığı ve çıka mâhîleri bu buhayreden çıkar. Bir kerre Çekmece gölü sâhilinde Topkapulu Mahmûd Ağa yalısında otururken sayyâdlar bir küçük morina balığı sayd edüp Sultân İbrâhîm Hân'a hedâyâ getürdiler. Ma‘lûm oldu kim Tuna'dan menfezi vardır. Anınçün pek acı değildir. Acı deniz ile bu buhayrenin mâbeyni bir ok menzili alarkadır. Ammâ buhayreye eyyâm-ı şitâda niçe dere gelüp bu buhayreye munsab olup ayağı deryâya dâ’imâ cereyân edüp üzerinde Süleymân Hân'ın esâsı bir cisr-i azîm vardır. İtmâmı Selîm Hân-ı Sânî'de müyesser olmuşdur kim tâk-i Kisrâdan ve Kavs-ı kuzahdan nişân verir (---) göz bir kantara-i nüh-tâk-i revâkdır. İslâmbol'un cemî‘i Rûmeli diyârlarına giden hâs [u] âmmun memerridir kim hayrât-ı azîmedir. Bu buhayrenin cânib-ı selâsı ma‘mûr [u] âbâdân bâğlı ve bâğçeli çiftliklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 104b–105a ·
metinde göster ·
… yr-i kadîmi var ve birisine Ahtaman cezîresi derler. Latîf limanı vardır. Ve bu
buhayrenin
ta vasatında umkı yetmiş kulaç derindir. Her tarafı a‘lâ demir dutar mahalleri …
Birine Ahdim-var cezîresi derler, bir kal‘a-i metîni ve bir deyr-i kadîmi var ve birisine Ahtaman cezîresi derler. Latîf limanı vardır. Ve bu buhayrenin ta vasatında umkı yetmiş kulaç derindir. Her tarafı a‘lâ demir dutar mahalleri vardır. Ve her tarafında a‘lâ latîf limanları vardır. Ve bu buhayrenin cânib-i edvârından bu bahre sağîr ü kebîr yetmiş aded enhârlar dâhil olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237a ·
metinde göster ·
… mir dutar mahalleri vardır. Ve her tarafında a‘lâ latîf limanları vardır. Ve bu
buhayrenin
cânib-i edvârından bu bahre sağîr ü kebîr yetmiş aded enhârlar dâhil olur.
Birine Ahdim-var cezîresi derler, bir kal‘a-i metîni ve bir deyr-i kadîmi var ve birisine Ahtaman cezîresi derler. Latîf limanı vardır. Ve bu buhayrenin ta vasatında umkı yetmiş kulaç derindir. Her tarafı a‘lâ demir dutar mahalleri vardır. Ve her tarafında a‘lâ latîf limanları vardır. Ve bu buhayrenin cânib-i edvârından bu bahre sağîr ü kebîr yetmiş aded enhârlar dâhil olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237a ·
metinde göster ·
… dağlarından gelüp yine kal‘a-i Bârgîrî kurbünde deryâya rîzân olur. Andan yine
buhayrenin
şimâlinde,
Nehr-i Çeltik: Geçit verir ulu nehirdir. İbtidâ tulû‘u Bârgîrî dağlarından gelüp yine kal‘a-i Bârgîrî kurbünde deryâya rîzân olur. Andan yine buhayrenin şimâlinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237b ·
metinde göster ·
… inden tenâvül edüp "Hakkâ ki mâ’ide-i Erçek idiği gerçek imiş." demişdir. Ve bu
buhayrenin
yine cânib-i garbîsinde bir yol vardır. Ol râh-ı câdde ile Van'a beş sâ‘atde va …
Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'ın kadre ermişlerinden bir kimesne "Er gerçek"den galat Erçek derlermiş. Kadr mâlıyla binâ olunmuş bir yalçın püşte başında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır, ammâ zirve-i a‘lâya kad-keşân olmağile çıkup temâşâ etmedim. Hâlâ Mahmûdî hükmündedir ve mâ-tekaddem taht-ı Mahmûdî bu kal‘a imiş. Şimdi ol kadar imâr değildir, ammâ yine Van eyâletinde sancak beği hükmündedir. İki bin askere mâlikdir. Mahmûdî atlarının güzîdesi bu Erçek'de olur. Hükûmetinde timâr u ze‘âmet tahrîr olmayup ebvâb-ı mahsûlâtı beğine hâs kayd olunmuşdur. Beği kal‘ada olur Aşağı Rabâtı bir dere küncinde beş yüz hâneli câ-be-câ bâğ u bâğçeli ve kavak ağaçlı rabâtdır. Bir câmi‘i ve bir hânı ve bir kesîf hammâmı ve on mikdârı dükkânı var ammâ buhayre-i Erçek kal‘anın kurbünde bir halîc-i sağîresi var, on vukiyye gelir yahşı alabalığı olur kim Kürdistân'da Ereçek balığı meşhûrdur. Bu semek-i mümessekden sayyâdlar sayd edüp a‘yân [u] kibâra hedâyâ götürürler. Aslâ balık râyihası yokdur. Bu halîcin kenârında Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân meks edüp mâhîlerinden tenâvül edüp "Hakkâ ki mâ’ide-i Erçek idiği gerçek imiş." demişdir. Ve bu buhayrenin yine cânib-i garbîsinde bir yol vardır. Ol râh-ı câdde ile Van'a beş sâ‘atde varır tarîk-ı seheldir. Murâd Hân Van'a ol râhdan revâne olmuşdur. Bu Ereçek beğinin ziyâfetin tenâvül edüp ve hedâyâsın ve kulağuzların alup andan yolumuza hilâfcadır ammâ "Da‘vete icâbet" deyü cânib-i şimâle meyyâlce dağlar ve dereler aşup kâmil sekiz sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286b ·
metinde göster ·
dâ’iren-mâdâr etrâfı Van deryâsından büyükdür. Van deryâsın bir âdem sür‘at ile …
Sitâyiş-i Buhayre-i Rûmiyye-i Kübrâ: Bu buhayreye niçeler bahr-i Rûmiyye ve bahr-i Dümbülî ve bahr-i Debîl ve bahr-i Tebrîz derler. Zîrâ etrâfında vâki‘ olan bilâdların ismiyle müsemmâ bir buhayredir. Van deryâsına Vastân bahri ve Erceyeş bahri ve Âdilcevâz bahri derler. Bu dahi eyledir. Ammâ Tebrîz bu deryâya mesâfe-i ba‘îde olup Rûmiyye karîb olmağile Rûmiyye bahri denmeğile ma‘rûf bir buhayre-i mâlih-i mevsûfdur. Böyle bir buhayredir kim rûy-ı deryâsında niçe yüz sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. Ba‘zı âyende vü revende tüccâr-ı sevdâgerân götürür ve getirir keştîleri vardır. Cânib-i şarkîsi şehr-i Tebrîz'dir ve taraf-ı garbîsi şehr-i Rûmiyye ve kal‘a-i Dümbülî'dir ve niçe kendlerdir. Ammâ cenûbunda şehr-i kadîm Erdebil'e hayli mesâfe-i ba‘îdedir. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr etrâfı Van deryâsından büyükdür. Van deryâsın bir âdem sür‘at ile sekiz günde devr eder ammâ bu on iki günde devr olunur. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Ve müverrihân-ı İrân-zemîn ve müverrih Mıkdısî bu buhayre içün {eyle} tahrîr eylemişler kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ-yı Mustafâ Mekke-i Mükerreme'de rahm-i mâderden müştâkk olduğu gice Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya Kubbesi münhedim olup ol gice bu buhayre yerinde olan Pâncüm şehri ka‘r-ı zemîne geçüp bu buhayre zâhir olur, deyü yazmışlar. El-ilmü indallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
Cezîre-i Harsek: derler. Bunda dahi bir püşte-i âlî üzre Harsek kal‘ası vardır. Neferâtları ve topları ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Bu kal‘a buhayrenin Tebrîz hâki tarafına sehel muttasıl olmağile mezkûr cezîreler Tebrîz hâkimi hükmündedir. Bunun da nökerleri cümle sayyâd-ı semekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
… derler. Cemî‘i kûh-ı bâlâların cereyân eden âb-ı hayâtları bunda cem‘ olur. Bu
buhayrenin
dâ’iren-mâdâr cirmi iki menzil yerdir. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘at ka …
Sitâyiş-i buhayre-i Fahte: Kal‘a-i Malazcird ile kal‘a-i Hınıs mâbeyninde bir müdevver göldür ammâ Malazcird'e bir menzil karîbdir. Bu buhayrede alabalıklar olur kim Bosna ve Hersek diyârında şehr-i Mostar içre akan nehr-i Neretva'da ol kadar iri alabalığı olamazdır. Ve cemî‘i eyyâm-ı şitâda cümle kaz ve ördek bu buhayrede kışlayup cemî‘i Malazcird sancağı ahâlîsi bu kazlardan sayd edüp kifâf edindiklerinden Kaz gölü derler. Cemî‘i kûh-ı bâlâların cereyân eden âb-ı hayâtları bunda cem‘ olur. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr cirmi iki menzil yerdir. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘at karlar çiğneyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
Hattâ Sultân Murâd-ı Râbi‘'e âlât-ı meclis içün bu mâhîlerden tuzlayup ılgar ile getirüp nakl-i meclis ederlerdi, zîrâ bu gölün mâhîleri misk gibi kokar, aslâ ve kat‘â balık râyihası yokdur. Ve cemî‘i hükemâ kavlince balık muzırdır, lâkin bu gölün balığın Fireng zahmına mübtelâ olanlar yese bi-emr-i Hudâ şifâ bulur. Bu balıkların kebâbı ve çorbası ve tavası gâyet lezîz ve latîfdir. Hattâ bu hakîr-i pür-taksîr bu felek-i kec-revde çok tek ü bûm olup çok dâr [u] diyâr geşt [ü] güzâr eyledim, ammâ bu buhayrenin mâhîleri gibi mâ’ide görmedim. Gûyâ lezzetde ilikdir, ammâ cümleden memdûhu la‘lgûn pul ile halk olunmuş alabalığı ve sazan ve levrek balıklarının her biri ellişer vukıyye gelir gûnâ-gûn mâhîlerdir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178b ·
metinde göster ·
… e kal‘a-i Göle'nin niçe varoşların rahnedâr edüp zîr-i kal‘ada olan deryâ-misâl
buhayrenin
bir tarafına kûh-ı Demâvend-misâl toprak sürüp âhır-ı kâr kal‘anın toplar ile m …
Beri tarafda Gâzî Pertev Paşa Tımışvar vezîri Ahmed Paşa'yı talî‘a-i asker edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Göle'ye amân u zamân vermeyüp muhâsara edüp kırk gün kırk gece germâ-ger[m] ceng-âşûb ederek sademât-ı top-ı kûp ile kal‘a-i Göle'nin niçe varoşların rahnedâr edüp zîr-i kal‘ada olan deryâ-misâl buhayrenin bir tarafına kûh-ı Demâvend-misâl toprak sürüp âhır-ı kâr kal‘anın toplar ile münhedim olan yerlerinden guzât-ı müslimîn yürüyüş edüp küffârı kıra kıra taşradaki üç kat hisârları feth edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunur, ammâ bakıyyetü's-seyf olan küffârlar iç kal‘aya kapanup derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden küt-a-küt cenge âheng edüp derûn-ı hisârdan küffâr derlermiş kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83a ·
metinde göster ·
… r. Ve mücrim ve vâcibü'l-katlleri bu tuz buhayresine korlar. Mâh-ı Temmûz'da bu
buhayrenin
yüzü buz gibi tuz donup bir karış kalınlıkda oldukda kilim kadar pâre pâre kıru …
Der-feth-i buhayre-i kal‘a-i Or: Bu Or kal‘asının iç yüzünde bir sahrâ-yı yâbisde bir buhayre-i berrâkdır kim anda Kefe tuz dedikleri tuz bu Or'da hâsıl olup Kefe'ye ve vilâyet-i Kırım'a ve İslâmbol'a ve cemî‘i vilâyetlere gider. Kerpiç gibi kesile kesile hâs ve beyâz ve lezîz tuzdur. Kırk yedi yük akçe iltizâmlı emânetdir. Or halkının cümlesi bu Or tuzun çıkarmalarıyçün mu‘âf u müsellemlerdir. Ve mücrim ve vâcibü'l-katlleri bu tuz buhayresine korlar. Mâh-ı Temmûz'da bu buhayrenin yüzü buz gibi tuz donup bir karış kalınlıkda oldukda kilim kadar pâre pâre kırup dağlar gibi yığup bâzergânlara emîn-i memleha fürûht edüp kal‘a-i Or neferâtlarına ve ulemâ ve meşâyihlerine ve Or beğine ve Or müftîsi ve nakîbi ve kadısına cümle ulûfe verüp mâbâkîsin hazîne edüp hâna gönderir. Dâ’iren-mâdâr beş mîl ihâta eder zehr-i mâr bir küçük buhayredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b ·
metinde göster ·
âbı mezkûr dağlardan bir nehr-i kebîr-misâl bir gölden çıkup Rind[iy]e boğazı n …
Ve bu buhayrenin âbı mezkûr dağlardan bir nehr-i kebîr-misâl bir gölden çıkup Rind[iy]e boğazı nâm mahalde iki aded cebel-i bâlâların mâbeynlerinden cereyân ederek yarım konak yer gidüp nehr-i Orfan ile bu Beşik gölünün ayağı bir olup Rindiye boğazında Akdeniz'e mahlût olacağı mahalde Selânik'den ve Kavala'dan ve gayri yerlerden gelüp gidiciler cümle gemilerle bu nehr-i Orfan'ı geçerler. Gayri şey ile ubûr etmek mümkin değildir, zîrâ bu kadar pâdişâhlar bu mahalle kârgîr binâ cisr-i azîm inşâ edemediler, zîrâ mahrec-i âbı olan yeri tûlen ve arzen iki mîle karîb sâzlık ve neyistânlık buhayredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211a ·
metinde göster ·
cânib-i şimâlinde bir şey yokdur. Birkaç yerde harâb dîvârlar ve harâb köyler v …
Bu buhayrenin cânib-i şimâlinde bir şey yokdur. Birkaç yerde harâb dîvârlar ve harâb köyler vardır. Ahâlî-i kurâları haydud nâm harâmîlerin derdlerinden ve Osmânlının zulm-i sarîhlerinden dağî ve bâğî olmuşlardır. Ammâ kış günleri bu gölde ol kadar kaz ve ördek ve kuğu ve balıkçıl ve saka kuşu ve sürhâb ve karabatak ve vezneboşaldan misilli tuyûr-ı hûşun hisâbın Hallâk-ı âlem bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213a ·
metinde göster ·
… ur. Husûsan turna balığı ve sazan balığı ve niçe bin elvân mâhîleri olur. Ve bu
buhayrenin
dâ’iren-mâdâr cirmi on üç mîldir. Ve âb-ı bâridi gâyet lezîzdir. Ve bu kasaba-i …
Bu gölde gûnâ-gûn semekler sayd etdik. Gâyet lezîz mâ’ideleri olur. Husûsan turna balığı ve sazan balığı ve niçe bin elvân mâhîleri olur. Ve bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr cirmi on üç mîldir. Ve âb-ı bâridi gâyet lezîzdir. Ve bu kasaba-i ma‘mûre bu buhayrenin sâhilinde vâki‘ olup cümle isti‘mâl etdikleri âb-ı rahmet bu göldendir. Cümle re‘âyâsı Rûm ve Bulgar kefereleridir, ammâ müselmânları azdır nasârâsı gâlibdir, zîrâ serbest vüzerâ hâssıdır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213b ·
metinde göster ·
… âr cirmi on üç mîldir. Ve âb-ı bâridi gâyet lezîzdir. Ve bu kasaba-i ma‘mûre bu
buhayrenin
sâhilinde vâki‘ olup cümle isti‘mâl etdikleri âb-ı rahmet bu göldendir. Cümle r …
Bu gölde gûnâ-gûn semekler sayd etdik. Gâyet lezîz mâ’ideleri olur. Husûsan turna balığı ve sazan balığı ve niçe bin elvân mâhîleri olur. Ve bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr cirmi on üç mîldir. Ve âb-ı bâridi gâyet lezîzdir. Ve bu kasaba-i ma‘mûre bu buhayrenin sâhilinde vâki‘ olup cümle isti‘mâl etdikleri âb-ı rahmet bu göldendir. Cümle re‘âyâsı Rûm ve Bulgar kefereleridir, ammâ müselmânları azdır nasârâsı gâlibdir, zîrâ serbest vüzerâ hâssıdır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213b ·
metinde göster ·
derinliği sekiz ve tokuz ve on kulaç yerleri vardır. Ve buhayresinin ayağı buha …
Ve bu buhayrenin derinliği sekiz ve tokuz ve on kulaç yerleri vardır. Ve buhayresinin ayağı buhayre-i Beşik'e mahlût olur gâyet lezîz buhayre-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214a ·
metinde göster ·
şimâlinde olan ma‘mûr kurâlardan evvelâ karye-i Üstüroni ve karye-i Yuvama ve k …
Ve dahi bu buhayrenin şimâlinde olan ma‘mûr kurâlardan evvelâ karye-i Üstüroni ve karye-i Yuvama ve karye-i Valişa ve karye-i Becanis: Bu mezkûr kurâlar göl kenârında yüzer ve ikişer yüzer hâneli kilisalı ve bâğ u bâğçeli kasaba-misâl kefere köyleridir. Kimisi vakıf ve kimisi ze‘âmetlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349b ·
metinde göster ·
Ba‘zılar Ohri yazarlar. Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) dir. Bu
buhayrenin
girdâ-girdi kâmil on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigi …
Ba‘zılar Ohri yazarlar. Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) dir. Bu buhayrenin girdâ-girdi kâmil on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigirmi dör[d] sâ‘atde devr olunur bir âb-ı hayât şîrîn göldür. Bir kerre Tırhalalı Fâ’ik Paşa'nın şâtırbaşısı bahis ile devr etmişdir, ammâ ol gün gelemeyüp ba‘de'l-gurûb gücile gelüp bir günde serî‘an devr etmişdir. Etrâfında dörd pâre kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
dahi etrâfında iki bin mikdârı kerpiçden ve levhadan ve külbe-i ahzândan evler …
Ve bu buhayrenin dahi etrâfında iki bin mikdârı kerpiçden ve levhadan ve külbe-i ahzândan evler vardır. Ve müte‘addid cevâmi‘ hân u hammâmı ve esvâk-ı muhtasarlar vardır. Ve haftada bir bâzâr-ı azîm cem‘iyyet-i kübrâ olur. Ve bâlâda tahrîr olunan gibi bâğ u bâğçe ve gülistânlı sarây-ı âlîler ve gayrilerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88b ·
metinde göster ·
… âh-ı Minye ve evsâf-ı buhayre-i Taberistân: Efvâh-ı nâsda Minye gölü derler. Bu
buhayrenin
cânib-i garbîsinde bir kayalı alçacık cebel dâmeninde buhayre kenârında bir küç …
Menzil-i hankâh-ı Minye ve evsâf-ı buhayre-i Taberistân: Efvâh-ı nâsda Minye gölü derler. Bu buhayrenin cânib-i garbîsinde bir kayalı alçacık cebel dâmeninde buhayre kenârında bir küçük hândır, ammâ gâyet bî-emândır. Zîrâ cânib-i erba‘ası Dürûzî ve Urbân'dır ve serâpâ uryân-ı bî-îmân insândır. Âyende vü revendeleri kendüleri gibi uryân edüp katl-i ebdân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y235b ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asında olan ucûbe-i dehrden niçe yüz ibret-nümâlar vardır. Ammâ cü …
Ve bu buhayrenin cânib-i erba‘asında olan ucûbe-i dehrden niçe yüz ibret-nümâlar vardır. Ammâ cümleden biri bu buhayrenin cânib-i (---) bir harâb şehir vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236a ·
metinde göster ·
… sında olan ucûbe-i dehrden niçe yüz ibret-nümâlar vardır. Ammâ cümleden biri bu
buhayrenin
cânib-i (---) bir harâb şehir vardır.
Ve bu buhayrenin cânib-i erba‘asında olan ucûbe-i dehrden niçe yüz ibret-nümâlar vardır. Ammâ cümleden biri bu buhayrenin cânib-i (---) bir harâb şehir vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236a ·
metinde göster ·
… hridir. İklîm-i Filistîn'dendir. Bunu dahi Buhtu'n-nasr harâb etmişdir. Hâlâ bu
buhayrenin
sâhilinde dağı ve taşı dutmuş bir harâb-âbâd diyâr-ı deyyârdır. İmâret-i harâbî …
Hazret-i Lût'un şehridir. İklîm-i Filistîn'dendir. Bunu dahi Buhtu'n-nasr harâb etmişdir. Hâlâ bu buhayrenin sâhilinde dağı ve taşı dutmuş bir harâb-âbâd diyâr-ı deyyârdır. İmâret-i harâbîsi bir günde devr olunmaz. Bunda olan binâlar tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir. Amûd-ı müntehâlar ve mutalsam köhne âsârları var kim âdem hayrân olur. Ammâ etrâfı ma‘mûr belîdeler ile ârâste ve mahsûldâr vâdîleri var. Bu harâbistân içre kabâyil-i Vahîdât ve kabâyil-i Rubâh ve kabâyil-i Reşîd'in ganemleri kışlar, azîm gârlar ve sarâylar vardır. Bunda bir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236a ·
metinde göster ·
… . Karîb ü ba‘îd diyârlardan bu kudret hammâmına girüp şifâ bulurlar. Ve yine bu
buhayrenin
cânib-i şimâlisinde,
Germâb-ı Zağzağa: Fârisîde germâb Arabîde ayn-ı hâr Türkîde ılıca ve kaplıca ve Mogolîde (---) ve lisân-ı Yûnânîde (---) nero ve lisân-ı Latin'de bana derler ve lisân-ı Ekrâd'da çermik bir hikmet-i ayndır. Hukemâ kavlince mâ-i cârîsi kükürd ma‘âdini üzre uğrayup şiddet-i harâretinden ol ayn ateşpâre olup bir yerden tulû‘ eder. Ammâ benî âdeme ol kadar nâfi‘dir kim bir vech ile evsâfı ta‘bîr olunmaz. Ammâ bu Zağzağa ılıcasının cümle hâssasından biri kırk gün bir cüzâm nûş etse dürr-i beyz-âsâ olur. Hâssa-i sânîsi cereb ve behak ve frengî marazların frengî şemşîr gibi kat‘ eder. Karîb ü ba‘îd diyârlardan bu kudret hammâmına girüp şifâ bulurlar. Ve yine bu buhayrenin cânib-i şimâlisinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236a ·
metinde göster ·
… (---) bâbı bayır şimâle nâzır bir ağaç bâbı vardır. Kal‘anın cânib-i şarkındaki
buhayrenin
cânib-i erba‘asında seng-i esvedden mebnî bir kal‘a-i metîndir. Bir câmi‘i ve b …
Binâsı zamân-ı câhilîden kalmış bir atîk kal‘adır. (---)(---) bâbı bayır şimâle nâzır bir ağaç bâbı vardır. Kal‘anın cânib-i şarkındaki buhayrenin cânib-i erba‘asında seng-i esvedden mebnî bir kal‘a-i metîndir. Bir câmi‘i ve bir minâre-i mevzûnuyla ve iki mesâcidi ve bir hammâmı ve bir hân-ı Q 108b mu‘azzamı var. Ammâ esvâk-ı muhtasarı yokdur. Lâkin şâhrâh üzre bay u gedâsı ve mahbûb u mahbûbesi metâ‘ların meydân-ı mahabbete arz-ı cemâl ederek bey‘ ü şirâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
sâhilinde beyâz mermerden ve gözleri ile âdem timsâlinde bir musanna‘ sûretdir. …
Hâlâ biri buhayrenin sâhilinde beyâz mermerden ve gözleri ile âdem timsâlinde bir musanna‘ sûretdir. Ammâ biri halîc içinde nümâyân müstağrakdır. Anıniçün bu kal‘aya P 109a Sanemeyn derler. İki put kal‘ası demek olur. Y 259a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b–Y259a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘ası üç yüz altmış altı pâre kurâlardır kim her biri İremezâtü'l-im …
Bu buhayrenin cânib-i erba‘ası üç yüz altmış altı pâre kurâlardır kim her biri İremezâtü'l-imâddan nişân verir. İnşâallâh mahallinde şehr-i Feyyûm'un evsâfı dahi tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y9a ·
metinde göster ·
… ayıkları vardır, gûnâ-gûn mâhîleri çıkar. İskenderiyye'ye gelen Nîl suyu bu acı
buhayrenin
tâ ortasından gelir. İki cânibine dağlar gibi sedd etmişlerdir. Andan cereyân e …
Bu geçit nehri acı deryâdan girme bir boğazdır, tâ Buhayre vilâyetinin ortasına varır. Nihâyeti bir göldür, cânib-i erba‘ası dörd konak ihâta eder gâyet acı göldür. Bunun içün Buhayre vilâyeti derler. Yüz yetmiş pâre kurâyı seksen senedir gark edüp buhayre olmuşdur. Hâlâ yine Buhayre kâşifine bu gölden on Mısrî kîse hâsıl olur bin pâre balıkçı kayıkları vardır, gûnâ-gûn mâhîleri çıkar. İskenderiyye'ye gelen Nîl suyu bu acı buhayrenin tâ ortasından gelir. İki cânibine dağlar gibi sedd etmişlerdir. Andan cereyân edüp İskenderiyye'yi rey eden Nâsırıyye tur‘asıdır kim İskenderiyye'den bu tur‘a içre niçe bin pâre gemiler gidüp Füvve kasabasında büyük Nîl'e çıkarlar, kâmil iki merhale yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332a ·
metinde göster ·
deryâdan giren boğaz ağzında İskender-i Yûnân binâsıdır. Sene 21 târîhinde hicr …
Ve Burlos'un kal‘a-i kadîmi buhayrenin deryâdan giren boğaz ağzında İskender-i Yûnân binâsıdır. Sene 21 târîhinde hicret-i Nebeviyye'nin [(---)] sâlinde Hazret-i Ömer hilâfetinde be-dest-i Amr ibnü'l-Âs Esved ibn Mikdâd'ı seksen bin asker ile serdâr edüp fethinde usret çeküp âcizler iken hikmet-i Hudâ Dimyât meliki Hâmûk oğlu Şatâ İslâm ile müşerref olup anın i‘ânetiyle feth olunmuşdur. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile kal‘a leb-i deryâda olmak ile temevvüc-i deryâ te’sîr ederek harâb olup ba‘dehu sene 924 târîhinde Selîm-i Evvel müceddeden dahi iç yüzde sâhil-i buhayrede ve bir kumsal alçacık yerde taş Şeddâdî binâ inşâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342a ·
metinde göster ·
ağzın muhâfaza eder şekl-i murabba‘ bir köhne-binâ küçük kal‘adır. Dâ’iren-mâdâ …
Akdeniz ile buhayrenin ağzın muhâfaza eder şekl-i murabba‘ bir köhne-binâ küçük kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi beş yüz adımdır. Ve çâr-gûşesinde birer vîrân kal‘ası vardır. Ve kıbleye nâzır bir demir kapusu var. Ve kal‘a içre seksen hâne ve seksen neferâtı var. Ve bir Selîm Hân câmi‘i var, minâresi kal‘a kapusu üzredir, alçacık minârecikdir. Ve bu kal‘ayı hâlâ kum deryâsı gelüp günden güne gark etmededir, kal‘a dîvârının münhedim olan yerlerinden içeri girmededir. Yigirmi pâre topları var, cebehânesi azdır, topçubaşısı Lazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342a ·
metinde göster ·
… ine Şeyh Şatâ âsitânesine gelüp yine ziyâret edüp gemiye süvâr olup bir sâ‘atde
buhayrenin
nihâyetine gelüp yanaşdık.
Ol gece dizdârda mihmân olup ale's-sabâh gördüm, bir alay za‘îf sergerdân ekmeksiz balık ile geçinir âdemler ricâ edüp kal‘a yoklamasıyçün yüz guruş verüp kabûl etdik. Ba‘dehu yine firkateye binüp alarka olunca kal‘adan on aded "Safâ gitdin" topları atup bir gece buhayre girdâbında azâb-ı elîm çekerek vakt-i seher yine Şeyh Şatâ âsitânesine gelüp yine ziyâret edüp gemiye süvâr olup bir sâ‘atde buhayrenin nihâyetine gelüp yanaşdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y351a ·
metinde göster ·
… re yüz bin cân insân ve gayrı hayvân cem‘ olup bu câmi‘ içinde ve yanında(?) ve
buhayrenin
etrâfında niçe kerre yüz bin hayme ve hargâh bu kadar mahlûk-ı Hudâ meks edüp k …
Ammâ bu câmi‘ eğer bir âbâdân diyârda olaydı cennet olurdu, lâkin cemâ‘atı yok bir câmi‘-i dürr-i yetîmdir. Ammâ buhayresi içün yılda bir kerre güz eyyâmlarında cezîre-i Mısır'da niçe kerre yüz bin cân insân ve gayrı hayvân cem‘ olup bu câmi‘ içinde ve yanında(?) ve buhayrenin etrâfında niçe kerre yüz bin hayme ve hargâh bu kadar mahlûk-ı Hudâ meks edüp kırk gün kırk gece bâzâr-ı germâ-germ olur kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407b ·
metinde göster ·
… an deryâ-misâl cereyân edüp bu buhayreye girüp içinde mahv olur. Ve bir yere bu
buhayrenin
ittisâli yokdur, hemân telattum temevvüc edüp durur bir Bahr-i Sefîd'dir.
Ve bu bahr içre yetmiş gûne mâhî olduğu sicilde mastûrdur. Âdem kadar cüssedâr ve sazan ve sindiye(?) ve şilbe balıkları memdûhdur. Gerçi bu buhayre eyle bir bahr-i ummân değildir, ammâ bu bahr içre cemî‘i zî-rûh kısmı mevcûddur. Husûsâ deniz atı vardır. Nîl ile timsâh gelüp mürd olur, mu‘cize-i Yûsuf'dur. Ve bir mu‘cize dahi budur kim mâh u sâl bi'l-gudüvvi ve'l-âsâl Nîl'in nısfı bu tur‘a-i Yûsuf'dan deryâ-misâl cereyân edüp bu buhayreye girüp içinde mahv olur. Ve bir yere bu buhayrenin ittisâli yokdur, hemân telattum temevvüc edüp durur bir Bahr-i Sefîd'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·