Evvelâ kazâ-yı Köprü, Simere ve kazâ-yı Zeytûn ve Gümüş ve
Bulak
ve kadısına senevî yedi bin guruş olur. Ve paşasına ber-vech-i adâlet yetmiş bi …
Evvelâ kazâ-yı Köprü, Simere ve kazâ-yı Zeytûn ve Gümüş ve Bulak ve kadısına senevî yedi bin guruş olur. Ve paşasına ber-vech-i adâlet yetmiş bin guruş olur. Paşasının hâssı altı aded subaşılıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
… rüdükçe şehr-i Üsküdar içre temâşâcılar bengî ve sankı ve bakkâl ve çakkal alak
bulak
olup "Aya birâderler, hâlimiz neye müncer ola" derlerdi. Hemân cümle asâkir-i m …
Bu hâl üzre tarafeynden çarha cengi karışup germâ-germ ceng-i azîm olurdu. Bu minvâl üzre Gürcî Nebî tetiğin büzmeyüp âheste âheste Bulgurlu'dan aşağı cüyûş-ı müslimîn üzre yürüdükçe şehr-i Üsküdar içre temâşâcılar bengî ve sankı ve bakkâl ve çakkal alak bulak olup "Aya birâderler, hâlimiz neye müncer ola" derlerdi. Hemân cümle asâkir-i muvahhidîn kol kol ve mevc mevc ve fevc fevc olup yetmiş yerden Celâlî askerin ihâta edüp Cenâb-ı Bârî yârî kılup Gürcî Nebî galebe mertebesinde iken tarafeynden bir yaylım top u tüfenk atılup Üsküdar sahrâsındaki âdem deryâsı cûş u hurûşa gelüp dağ u bâğ ve yakın u ırağı âdem deryâsı gibi temevvüc edüp cihânı dutmuş Celâlî askeri bir sene kırmağile tükenmez âsîler dendân-ı tîğdan geçmişken bakıyyetü's-süyûf olanları gayret ve hamiyyeti elden komayup bir kaç hamle dahi etdikçe cümle hamele ve hîlekârları şemşîr-i âteş-tâbdan 33a geçüp hemân Gürcî Nebî'nin dib alayı talattum-ı deryâ gibi dal tîğ-ı uryân Bulgurlu'dan tîz aşağı yürüyünce yine çarhacı Defterdârzâde alem-i Nebî önünde Gürcî Nebî askeri içine "Hû'dır Hû Allah" deyüp aç kurd koyuna girer gibi girüp Gürcî Nebî askeri bazurup aşağı toplar üzre meterîsleri basmak sadedinde olup cümle meterîsde olan tüfenk-endâz Hacı Bektâş-ı Velî köçekleri bir yaylım kurşursum ve bir yaylım top atılınca el-azemetullah sahrâ-yı Üsküdar'da bir sît u sâdâ-yı velvele ve gulgule kopdu kim gûyâ cümle Celâlîler mürg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup tarafeynden cümle asker vâlih [ü] hayrân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 32b–33a ·
metinde göster ·
… ların içine yigirmi pâre sekdirme {top} gülleleri girince bunlar bir kerre alak
bulak
kimi kolak ve kimi çolak olup karış katış mahallinde iken {kal‘a-i} Küçük Hasan …
Hemân vakt-i Hanefîde alâ mele’i'n-nâs kırk elli bin kâfir karadan arabaların birbirlerine zincirler ile bağlayup Tabur kal‘ası gibi tabur sürerek ibtidâ Özü kal‘asıyla Küçük Hasan Paşa kal‘ası arasına arabaların küren çatup bî-bâk u bî-pervâ "Yajuj Yajuj Durujunka" deyüp gelirken el-azametullâh ibtidâ Özü nehri karşusundaki Kılburun kal‘asından Özü nehri aşrı bunların içine yigirmi pâre sekdirme {top} gülleleri girince bunlar bir kerre alak bulak kimi kolak ve kimi çolak olup karış katış mahallinde iken {kal‘a-i} Küçük Hasan Paşa'dan ve {kal‘a-i} Büyük Hasan Paşa'dan ve {kal‘a-i} Piyâle Paşa'dan ve {kal‘a-i} Macar Alî Paşa kal‘alarının dördünden dahi top gülleleri kâfir derilerinin içlerine eskici bızı girir gibi girüp tâ güneş bir mızrak boyu çıkınca kâfir gülle yemeden kelleleri galtân olup Özü varoşu önünde arabalar kırığı ve kâfirlerin leşleri yarığı yığın yığın püşte püşte ve deste deste ve ceste ceste ve kimi mecrûh dil-haste yatırlardı, ammâ evvelki kâfirler kal‘anın şimâli tarafında gûyâ bu yeni gelen kâfirlerden rû-gerdân olup âsûde-hâl yatırlardı, ammâ yine anlar tarafına dahi beş altı bin âdemlerimiz kal‘adan anlara nezârede idiler, ammâ bu yeni gelen kâfirler bu sademât-ı top-ı kûpların darblarına aslâ bakmayup arabalarıyla hâh-nâ-hâh kal‘a altına geldi, zîrâ ol tarafda handaklar yokdur, zîrâ alçak su çıkar. Özü kenârı kumsal yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b ·
metinde göster ·
olup anlar bizlere, biz anlara bizler sokup kırarken ileri kaçan yayalarımız da …
Hemân bizim Yûsuf Kethüdâ'mız ibtidâ "Allâh Allâh" deyüp at bırağınca cümlemiz dal-sâtûr-ı Muhammedî olup aç kurd koyuna sunar gibi ve sunar zağar gibi kâfirin ardına düşünce kâfir gördü kim kendü câniblerinden Türk askeri gelir. Hemân kıranlarındaki yayanları kovmadan ferâgat edüp bizüm üzerimize döndüler. Hemân cümle kâfirle alak bulak olup anlar bizlere, biz anlara bizler sokup kırarken ileri kaçan yayalarımız dahi geri dönüp kâfir iki asker arasında kalup cümle kefere kayalar arasına sepişüp merdâne ve dilîrâne hakkâ ki ey ceng etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
Hemân mezkûr krallar asâkir-i İslâm'ın Budin altına gelüp kondukların görünce cümlesi domuz topu olup asâkir-i İslâma bir hücûm [u] mehcûm-ı azîm edüp bir savaş-ı perhâş edüp alak bulak karış katış yaka yakaya keşâkeş ceng ederlerken hemân derûn-ı hisârda olan asâkir-i İslâm ve mürd olan Yanoş Kral askeri cümle kal‘adan çıkup küffârın meterislerin basup cümle cebehâne ve topların tarfetü'l-ayn içre kal‘aya taşıyup andan küffârın ardına düşüp kâfire gerüden kılıç urmağa başladılar. Küffâr gördü kim iki asker mâbeyninde kalup ceng-bâzârı içinde topa tutulmuş maymuna dönüp bir kerre kaçamak verüp meterisleri tarafına asâkir-i İslâmı sarpa çekerler. Sadrıa‘zam dahi metânet edüp küffârı sarp kemîngâh yerlerine komaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… ince hemân bir kerre cümle atlı küffâr "Yajuj ve Yajuj" deyüp bir kerre alak ve
bulak
olup bir gûne hücûm-ı hınzîr etdiler kim her biri dendân-ı tîğların hûk-i beyâb …
Çünki küffârın evvel görünen atlıları bizim anların üzerlerine vardığımız görünce ve yayanlarıyla bu atlıların aralarına girince hemân bir kerre cümle atlı küffâr "Yajuj ve Yajuj" deyüp bir kerre alak ve bulak olup bir gûne hücûm-ı hınzîr etdiler kim her biri dendân-ı tîğların hûk-i beyâbânî gibi remh-i sinân-vâr bileyüp gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
oldu. Bir hov dahi edelim" deyüp yedinci kerrede aç kurd koyuna girir gibi girü …
Çelebi İbrâhîm Paşa "Bire gâzîler, kâfir alak bulak oldu. Bir hov dahi edelim" deyüp yedinci kerrede aç kurd koyuna girir gibi girüp tarfetü'l-ayn içre iki bin aded küffârı tu‘me-i şemşîr-i âteş-tâb edüp kefen der-ten tîğ ber-gerden oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103a ·
metinde göster ·
… zda Komaran kal‘asına mukaddemâ on bin kefere-i imdâd geçmişdi. Siz cengde alak
bulak
iken yigirmi bin Hıristiyan Litre suyu kenârından Uyvar'a imdâda girmeğe me’mûr …
"Îsâ ve Meryem Ana hakkıyçün sözüm budur, hâlâ Pojon kal‘amız altında cisr-i azîm yapılup bizi bu Uyvar tarafına kırk bin aded güzîde Hıristiyan askerler geçdiler. Anlar size hücûm edüp siz anlar ile cenge meşgûller iken ardınızda Komaran kal‘asına mukaddemâ on bin kefere-i imdâd geçmişdi. Siz cengde alak bulak iken yigirmi bin Hıristiyan Litre suyu kenârından Uyvar'a imdâda girmeğe me’mûrlardır. Anıniçün Uyvar kal‘asında olan Fargaçi kapudan ol imdâdlara bakup size Uyvar kal‘asın vermez, ammâ gâfil olman" deyü bu kapudan kâfir şâfî haberler verüp âzâd olundu ve gayri kefereleri getiren Mar‘aş gâzîlerine ihsân olunup niçe gûne in‘âmlar dahi oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b ·
metinde göster ·
… d koyuna sunar gibi Rüstemâne bir hamle edüp sununca hemân küffâr-ı bedkâr alak
bulak
olup niçesi hemân hınzîrlar gibi ormanlara girdi ve gâzîlerin âkılları ormanlar …
Hemân asker-i İslâm'dan ileri varan yüğrük atlılardan on beş bin mikdârı küheylân atlı bir kerre derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden "Allâh Allâh" deyüp aç kurd koyuna sunar gibi Rüstemâne bir hamle edüp sununca hemân küffâr-ı bedkâr alak bulak olup niçesi hemân hınzîrlar gibi ormanlara girdi ve gâzîlerin âkılları ormanlarda bu kâfirlerin niçesin kırdı ve niçe yüzünü esîr edüp orduya gelmeden bu kadar avret ve oğlan ile Üstürgon'a gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119b ·
metinde göster ·
Hemân bizim askerden on aded yiğitler bize imdâda gelüp küffâr ile alak
bulak
cengde iken hemân hakîr bizim seyishâneyi Seyfî gulâma götürüp "Bire oğlan şu s …
Hemân bizim askerden on aded yiğitler bize imdâda gelüp küffâr ile alak bulak cengde iken hemân hakîr bizim seyishâneyi Seyfî gulâma götürüp "Bire oğlan şu seyishâneye bin" deyüp oğlan fakîr küffâr elinden piyâde rehâ bulmuş ve seğirde seğirde bî-tâb u bî-mecâl kalmış, garîb oğlan ipleri kesilmiş semer kaşına yapışup süvâr olam derken pahıl gibi semer atın karnı altına gelüp oğlan seyishâneden zîr-i zeber olunca on on beş kâfir oğlanı basdırdılar ve yigirmi aded küffârlar hakîri bir tarafa kısdırdılar ve cânib-i erba‘amdan hakîre kurşum atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124a ·
metinde göster ·
… üzre bârân-ı la‘net gibi yağdırdıklarında hemân küffâr-ı hâksâr yerlere alak ve
bulak
ve domuz topu olup "Sâbit-kadem 157a olam" deyü zann edüp sehel hareketcik ed …
Anı gördük küffâr mevc ü mevc ve sâf u sâf olup bu kadar esîr ve avret ve oğlanı ve bu kadar mâl-ı ganâ’imi ve bî-hisâb koyun ve kuzu ve sığır ve at ve katır hayvânâtları cümle önüne katup "Artık kal‘alarımız altına geldik" deyü sancağ ve haçlı peykerin açarak ve tabl u torompete boruların çalarak ve birer yaylım tüfeng şâdumânları edüp geçdiklerinde hemân tüfengleri boşanmış iken Sührâb Paşa kethudâsı ve Hersek gâzîleri hemân bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup cümle guzât-ı muvahhidîn ejdehâlar garından çıkar gibi gâzîler pusudan dal uryân kılıç olup küffâr üzre çıkdıklarında ve bir yaylım kurşum küffâr üzre bârân-ı la‘net gibi yağdırdıklarında hemân küffâr-ı hâksâr yerlere alak ve bulak ve domuz topu olup "Sâbit-kadem 157a olam" deyü zann edüp sehel hareketcik ederken içlerine kılıç girince hemân karârları firâra mübeddel olup kimisi Perast kal‘asına ve kimisi Kotur kal‘asına cân atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b–157a ·
metinde göster ·
mahallinde iken derûn-ı hisârdan bir kerre guzât-ı muvahhidîn Allâh Allâh sadâs …
Cümle küffâr bir yere gelüp müşâvere ederler kim "İşte kış geldi, gerçi Türk'ü bozup kaçırdık ve Polata kal‘amızı aldık. Şimdi bu Belgrad'a yeniden meteris kazsak bir ayda olmaz, üç dörd günden sonra kar ve yağmur yağar" müşâveresinde iken meğer derûn-ı hisârda mahsûr olan gâzîler de müşâvere edüp yek-dil [ü] yek-cihet olup Budin'den Sinân Paşa ile imdâda gelen ve kal‘ada âmâde olan yigirmi otuz bin asker kal‘a kapuların küşâde edüp vakt-i seherde küffâr sarhoş evgâr mahmûr iken kal‘adan bir kerre yedi yüz pâre balyemez toplara âteş edüp küffâr-ı dûzah-karâr nâr-ı dûzahda kalup alak bulak mahallinde iken derûn-ı hisârdan bir kerre guzât-ı muvahhidîn Allâh Allâh sadâsıyla küffârı basup dahi cümle küffâr mest-i medhûş iken bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ancak yedi kapudan yedi yüz kadar kefere vü fecereleriyle firâr edüp mâ‘adâsı sahrâ-yı Ustolni'de piyâde kalup eni konu küffârı kıra kıra bî-tâb u bî-mecâl kalup ba‘de't-ta‘âm yine kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
… ördüm ki ve bildim ki meydân-ı şecâ‘at küffârda kalır, zîrâ asâkir-i İslâm alak
bulak
olup cengde batıyyü'l-hareke edüp küffâr dilâverâne ceng ü hareket eder.
"Doğru, bu mecrûh at ile Sadrıa‘zama var, sana bir at verir ve kelle kesen gulâmını da götür, ana da ihsân aldır ve karnımız gâyet acıkdı. Bize sefer tâslarıyla mâ-hazar ta‘âm gönder" dedikde hakîr gördüm ki ve bildim ki meydân-ı şecâ‘at küffârda kalır, zîrâ asâkir-i İslâm alak bulak olup cengde batıyyü'l-hareke edüp küffâr dilâverâne ceng ü hareket eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 20b ·
metinde göster ·
gerü gerü gitmede. Tâ ol mahalle vardılar kim küffâr-ı hâksâr taburlarından iki …
"Tahkîk Tatar kırılmış, anıniçün bozulup kaçmış. Bire meded Tatar'ı kovalım, fursat bizimdir" deyü taburlarından alarka olmağa cür’et edüp üzerimize küffâr geldikçe Tatar alak bulak gerü gerü gitmede. Tâ ol mahalle vardılar kim küffâr-ı hâksâr taburlarından iki sâ‘at ba‘îd araba taburlarıyla sahrâya çıkdı. Bizim asker dahi bir yerde karâr ve birbirlerine kafâdâr asker-i bî-şümâr bir yere top olup durdular. Ve cümle Tatar mâbeynlerinde yemîn-billâh etdiler kim hemân ale'l-umûm küffâra bir kerreden dalkılıç olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114a ·
metinde göster ·
tershânesin ve Kayıtbay yaylası şehrin ve menâkıb-ı resm-i pây-ı Kademü'n-nebî …
(---) 41 varakda, Bulak tershânesin ve Kayıtbay yaylası şehrin ve menâkıb-ı resm-i pây-ı Kademü'n-nebî ve vâkı‘a-i Sultân Ahmed Hân-ı ibret-nümâ berâ-yı Kademü'n-nebî'yi bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y454b ·
metinde göster ·
… atü'd-dellâlîn ve mahkeme-i Bâbü'l-hadîd ve mahkeme-i Hâricü's-sûr ve mahkeme-i
Bulak
ve mahkeme-i Mısr-ı Atîk {ve mahkeme-i câmi‘-i Sâlihiyye ve mahkeme-i Bâbü'l-ha …
Evvelâ, cümleden mükellef mahkeme-i Bâb-ı Hark ve mahkeme-i Meşhed-i Hüseyin ve mahkeme-i Bâb-ı Nâsır ve mahkeme-i Bâb-ı (---) ve mahkeme-i Kaysûniyye ve mahkeme-i cedîd P 182b meydân-ı Rûmeli ve mahkeme-i Taylûniyye ve mahkeme-i Bâb-ı Şa‘riyye ve mahkeme-i Derb-i Cemâmîz ve mahkeme-i kadîm Q 184b Süveykatü'd-dellâlîn ve mahkeme-i Bâbü'l-hadîd ve mahkeme-i Hâricü's-sûr ve mahkeme-i Bulak ve mahkeme-i Mısr-ı Atîk {ve mahkeme-i câmi‘-i Sâlihiyye ve mahkeme-i Bâbü'l-hadîd ve mahkeme-i kazâ-i Şark Atfîh.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y68a ·
metinde göster ·
… içinden ubûr edüp câmi‘-i Cebî'ye Habbe'ye Habbe'ye varınca iki yüz adımdır. Ve
Bulak
yolunda,
Bâb-ı Sakâniyye: Garba nâzır ağaç kapudur. Bu kapudan içeri girüp mahalle içinden ubûr edüp câmi‘-i Cebî'ye Habbe'ye Habbe'ye varınca iki yüz adımdır. Ve Bulak yolunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87a ·
metinde göster ·
… tahrîr olunan iç kal‘alar ve paşa kal‘ası bölmeleri ma‘an hisâbdadır kim şehr-i
Bulak
ve şehr-i Mısır-ı atîk ve yaylağ-ı Sultân Kayıtbay ve mahalle-i İmâm Şâfi‘î ve …
Ammâ bâlâda tahrîr olunan iç kal‘alar ve paşa kal‘ası bölmeleri ma‘an hisâbdadır kim şehr-i Bulak ve şehr-i Mısır-ı atîk ve yaylağ-ı Sultân Kayıtbay ve mahalle-i İmâm Şâfi‘î ve mahalle-i İmâm Ebü'l-Leys ve mahalle-i Ömerü'l-Fârız ve mahalle-i Ebussu‘ûd-ı Cârihî, bu zikr olunan mahallâtlar hisâbdan hâricdir. Zîrâ Mısır'dan birer mesâfe-i ba‘îde mahallâtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·
… ısır içre cümle mahallât tedribe kapuları yigirmi altı bin kapudur. Ammâ şehr-i
Bulak
ve şehr-i Eski Mısır kapuları dahi hisâbda dâhildir. Bu cümle kapular her gece …
Ve her köşesinde birer kapu mukarrerdir. Cümle kapuların bevvâbları subaşı hükmündedir. Anın defteri mu‘cebince şehr-i Mısır içre cümle mahallât tedribe kapuları yigirmi altı bin kapudur. Ammâ şehr-i Bulak ve şehr-i Eski Mısır kapuları dahi hisâbda dâhildir. Bu cümle kapular her gece ba‘de'l-ışâ sed olup bir âdem kapusundan taşra çıkmağa kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·
kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u b …
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dahi câ-be-câ zevk [u] safâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi
Bulak
şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dah …
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dahi câ-be-câ zevk [u] safâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcd …
Dördüncü halîc: Bulak ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcdir. Kalyûb hâkine ve Şarkıyye hâkini ray eder halîc-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… Sultân (---) binâsıdır. Kantaratü's-Sebû‘ ismiyle müsemmâ olmasının aslı cisrin
Bulak
cânibinde beyâz mermerden at cüssesi kadar iki dâne mehîb arslanlar vardır, gör …
Üçüncü cisir, Yenikapu önünde Kantaratü's-Sebû‘ derler, üç göz bir Şeddâdî binâ-yı metîn kantaradır. Sene (---) târîhinde Sultân (---) binâsıdır. Kantaratü's-Sebû‘ ismiyle müsemmâ olmasının aslı cisrin Bulak cânibinde beyâz mermerden at cüssesi kadar iki dâne mehîb arslanlar vardır, gören anları zî-rûh zan eder. Bir vâsi‘ cisirdir ve bu mahal Halîc iskelesidir, cümle kayıklar bunda hâzırlardır, süvâr olup ne cânib murâd edinirsen götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130b ·
metinde göster ·
(---) demekdir. Kıbleden garba tûlânî kâmil iki bin beş yüz adım bir şehr-i ma‘ …
Mısır'dan cânib-i garba bâğçe vü gaytânlar içre bir sâ‘atde varılır, sâhil-i Nîl-i mübârekde kat-ender-kat bir şehr-i mu‘azzamdır. Lisân-ı Arab'da Bulak (---) demekdir. Kıbleden garba tûlânî kâmil iki bin beş yüz adım bir şehr-i ma‘mûrdur. Ve arzı yedi yüz ve sekiz yüz ba‘zı yeri üç yüz ve ba‘zı mahalli beş yüz adım enli bir şehr-i müzeyyendir. Ve Nîl kenârında vâki‘ olmağ ile gâyet ma‘mûr [u] âbâdân iskeledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134a ·
metinde göster ·
şehrinin aşağı taraf-ı şimâlinde kasr-ı Sebtiyye nâm bir âlî kat-ender-kat kasr …
Bundan aşağı Bulak şehrinin aşağı taraf-ı şimâlinde kasr-ı Sebtiyye nâm bir âlî kat-ender-kat kasr-ı Havernaklardır. Ve havz u şâzrevânlı kâ‘alardır. Şâhnişîn ve revzenleri Nîl'e nâzır bir teferrücgâh mesîregâh kasırdır. Cemî‘i vüzerâlar haftada bir kerre bunda gelüp bah bah tarâvet kesb eder. Zîrâ bu Bulağ'ın âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan halkının reng-i rûyları humret üzredir. Ve evlâdları ol kadar firâvândır kim bi-emr-i Hudâ çifte çifte tevellüd ederler. Ve halkı dâ’imâ pür-zevk, ehl-i şevk, ehl-i aşk ve ehl-i tevhîd âdemlerdir. Ve câ-be-câ latîf bâğçeleri vardır. Kibâr-ı evliyâ ve ziyâretleriyle mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135b ·
metinde göster ·
… Kayıtbay yaylası derler bir havâdâr, dilküşâ ve ferah-fezâ ve cân-safâ yerdir.
Bulak
ile Mısır ile bu Kayıtbay yaylası şekl-i müsellesdir, mâbeyne-hümâları birer sâ …
Bu hamâsîn günlerinin kesâfetin def‘ etmeğiçün Sultân Kayıtbay bu mahalde altı ay sâkin olurdu. Ol ecilden bu yaylağı imâret edüp hâlâ Kayıtbay yaylası derler bir havâdâr, dilküşâ ve ferah-fezâ ve cân-safâ yerdir. Bulak ile Mısır ile bu Kayıtbay yaylası şekl-i müsellesdir, mâbeyne-hümâları birer sâ‘atlik Y 136a yo[l]dur. Serâpâ bâğ u bâğçe-i amâristândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135b–Y136a ·
metinde göster ·
… e ve Medîne ve Deşîşe ve Muhammediyye ve Murâdiyye ve Hâsekiyye anbârları cümle
Bulak
şehrindedir. Anın kâtibi ve nâzırları ve emînleri ve keyyâlleri başkadır ve gay …
Mekke ve Medîne ve Deşîşe ve Muhammediyye ve Murâdiyye ve Hâsekiyye anbârları cümle Bulak şehrindedir. Anın kâtibi ve nâzırları ve emînleri ve keyyâlleri başkadır ve gayrı aklâmdır. Mukaddemâ evvel Deşîşe aklâmları kara ağalar destinde olup nâzırları anlar idi. Evkâfları harâb olmağın Kethudâ İbrâhîm Paşa sa‘âdetlü pâdişâha arz edüp hâlâ hatt-ı şerîf ile yeniçeri ocağına meşrûta olup yeniçeri ağası nâzır oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143b ·
metinde göster ·
… evvel Eski Mısır'da yüz, iki yüz, beş yüz guruşa kirâ ile hâneler dutarlar. Ve
Bulak
ve Reşîd ve Circe'den niçe bin pâre gemilere mukaddem târîh ile yüzer ikişer yü …
"İnşâallâh seksen dörd günden sonra Nîl kesimi ederiz. Cümle a‘yân-ı Mısır kânûn-ı kadîm üzre hâzır olsunlar. Bir azîm şâdumânlı Nîl kesimi olsun" deyü paşa tenbîh edince azametullâh Mısır halkına sürûr [u] şâdumân etmeğe bahâne gerek. Der ceng-i evvel Eski Mısır'da yüz, iki yüz, beş yüz guruşa kirâ ile hâneler dutarlar. Ve Bulak ve Reşîd ve Circe'den niçe bin pâre gemilere mukaddem târîh ile yüzer ikişer yüz guruş büyük cerimlere kirâ verirler. Herkes gemileri ve hânelerini niçe bin bî-hisâb kanâdîller ile ziynet etmeğe başlayup şâhnişîn ve revzenleri münakkaş edüp der-i dîvârların beyâz kirec sıvayup Eski Mısır Ümmü Dünyâ'sın nev-arûs-ı dünyâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a ·
metinde göster ·
Sebtiyye'sinde paşa kethudâsının ve şehir havâlesi ve dîvân efendisi ve kapucul …
Ve şehr-i Bulak Sebtiyye'sinde paşa kethudâsının ve şehir havâlesi ve dîvân efendisi ve kapucular kethudâsının ve risâle ağası ve gümrük emîninin ve anbâr emîni ve nâzırın gûnâ-gûn müzeyyen akabeleri ve Mısır'ın yigirmi aded ümerâların ve yedi bölük ağalarının ve Çerkes beğlerinin ve kadıasker ve nakîbü'l-eşrâfın ve rûznâmeci ve defterdâr ve kapudanın ve'l-hâsıl Mısır a‘yân [u] eşrâfının bin bin iki yüz pâre akabe ve firkate ve kayıklar ve cerimler ve kayasalar ve sandalları atlas [u] dîbâ ve şîb P 211b ü zerbâft ve kâmhâ ve dârâyî vâlây kâlây ile cümle gemiler zer-ender-zer zerbâflara müstağrak edüp elvân elvân zerdûz bayraklar ve filandıra ve sancağ u tuğlar zeyn ederler. Ve'l-hâsıl geminin Y 151a bir alat reseni tehî değildir, cümle tezyîn olunmuşdur. Ve cümle gemilerin enderûn [u] bîrûnu âlât-ı silâh-ı mütenevvi‘a ile müzeyyen ederler kim gûyâ cenge âmâdedirler. Ol gün ol kadar gemi müzeyyen olur kim Sebtiyye kasrından ve Bulak'dan ve kasr-ı Ayn'dan ve Eski Mısır'dan tâ Kadem-i Nebî'ye varıncaya dak üç sâ‘at yerdir, Nîl'in yüzü keştî ile mâl-â-mâl olup gûyâ bir lâlezâr hıyâbân gemi ormanıdır. Beri tarafdan bir âdem karşu tarafa gemiden gemiye pertâb ederek ubûr etmek mümkündür, tâ bu mertebe izdihâm olur. Ve cemî‘i ahâlî-i Mısır Nîl kesimine âmâde oldukların paşa istimâ‘ edüp alaylar yürümeğe başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150b–Y151a ·
metinde göster ·
… ne deryâ-misâl âdemlere selâm vererek kerr ü ferr-i şevket ile kâmil üç sâ‘atde
Bulak
şehrine bu alay-ı azîm ile dâhil olup Sebtiyye kasrında nüzûl edince el-azametu …
Paşa hazretleri iki cânibine deryâ-misâl âdemlere selâm vererek kerr ü ferr-i şevket ile kâmil üç sâ‘atde Bulak şehrine bu alay-ı azîm ile dâhil olup Sebtiyye kasrında nüzûl edince el-azametullâh Nîl üzre âmâde olan bin, iki bin pâre gemiden bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atılup tâ Kademü'n-Nebî'ye varınca Nîl üzre mâl-â-mâl olan gemilerin top tüfengleri sadâsından Nîl âteş-i Nemrûd içinde kalır. Andan paşa Sebtiyye kasrında kapudan beğin ziyâfetin yiyüp beş kîse ve beş tavâşî ve beş Y 153a küheylân at hedâyâsın alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y152b–Y153a ·
metinde göster ·
şehrinde mevcûd olup cemî‘i gemiciler pür-silâh olup küçük kayıkları ve kayasal …
Bu esnâflar cümle Bulak şehrinde mevcûd olup cemî‘i gemiciler pür-silâh olup küçük kayıkları ve kayasaları kızaklar üzre filandıra ve bayraklar ile donadup Mısır içinden bu gemileri çekerek, "Eyya mola ya mola" deyüp feryâd ederek Bulak re’îsleri ile Eski Mısır re’îsleri birbirlerile top u tüfeng atup ceng eder şeklinde şâdumânîler ederek bu ecinne askeri ile Süveys kapudanının kethudâsı filandıra bayrakların ve orsa filandıra ve sancakların açup yetmiş seksen dilberânıyla muhteşemâne marankoz Y 169b başıyla atbaşı berâber mehterhânesin çalarak ubûr ederler. Bunların alayından gayrı sancak ve bayrak yokdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y169a–Y169b ·
metinde göster ·
… adup Mısır içinden bu gemileri çekerek, "Eyya mola ya mola" deyüp feryâd ederek
Bulak
re’îsleri ile Eski Mısır re’îsleri birbirlerile top u tüfeng atup ceng eder şek …
Bu esnâflar cümle Bulak şehrinde mevcûd olup cemî‘i gemiciler pür-silâh olup küçük kayıkları ve kayasaları kızaklar üzre filandıra ve bayraklar ile donadup Mısır içinden bu gemileri çekerek, "Eyya mola ya mola" deyüp feryâd ederek Bulak re’îsleri ile Eski Mısır re’îsleri birbirlerile top u tüfeng atup ceng eder şeklinde şâdumânîler ederek bu ecinne askeri ile Süveys kapudanının kethudâsı filandıra bayrakların ve orsa filandıra ve sancakların açup yetmiş seksen dilberânıyla muhteşemâne marankoz Y 169b başıyla atbaşı berâber mehterhânesin çalarak ubûr ederler. Bunların alayından gayrı sancak ve bayrak yokdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y169a–Y169b ·
metinde göster ·
… ⟧ P 225a ve Reşîd ağası ve İskenderiyye ağası ve Menzile ağası ve emîrâhûr ve
Bulak
gümrük emîni ve darbhâne emîni ve darbhâne nâzırı ve mukâbeleci ve küçük rûznâm …
Ve risâliye ağası ve anbâr emîni ve beytü'l-mâl emîni ve arpa emîni ve hasîl-harc ve vekîlharc ve Süveys ağası ve Dimyât ağası [[(---) (---)]] ve havâle kâtibi ve küçük [[(---) (---)]] Q 228aP 225a ve Reşîd ağası ve İskenderiyye ağası ve Menzile ağası ve emîrâhûr ve Bulak gümrük emîni ve darbhâne emîni ve darbhâne nâzırı ve mukâbeleci ve küçük rûznâmeci ve defter emîni ve selâm çavuşu ve başkapucubaşı ve Benî Seyf ağası ve Minye ağası ve Manfalût ağası ve Circe ağası ve kapucular bölükbaşısı ve kapucular kethudâsı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188a ·
metinde göster ·
Ve mesîregâh-ı Topatan bâğçesi ve Acem bâğçesi ve Freng bâğçesi ve
Bulak
yolunda Ramazân Beğ bâğçesi ve sâhib-i ayâr Mehemmed Çelebi bâğçesi ve Hasan Be …
Ve mesîregâh-ı Topatan bâğçesi ve Acem bâğçesi ve Freng bâğçesi ve Bulak yolunda Ramazân Beğ bâğçesi ve sâhib-i ayâr Mehemmed Çelebi bâğçesi ve Hasan Beğ bâğçesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226a ·
metinde göster ·
… yun nûş ederler, yine leb-ber-lebdir. Suyu ne cânibden geldüği ma‘lûm değildir.
Bulak
râhı üzre olmak ile âyende vü revendenin nazarında bir temâşâgâh-ı âlemdir.
Ba‘dehu yine taş gemiyi Nîl kenârına koyup yine ke'l-evvel dörd âdem süvâr olup gemiyi Nîl'e itiverdiler, gemi ve âdemler Nîl'e gark oldular. Meğer nazar-ı insân ta‘alluk edince yâhûd karaya çıkınca ameli bâtıl olup gark oldu. Ol taş tekne hâlâ mezkûr Sultân Câvlî zâviyesinin nerdübânı altında mâ-i zülâl ile şeb [ü] rûz memlû’dur. Âyende vü revende hayvânâtları suyun nûş ederler, yine leb-ber-lebdir. Suyu ne cânibden geldüği ma‘lûm değildir. Bulak râhı üzre olmak ile âyende vü revendenin nazarında bir temâşâgâh-ı âlemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y235a ·
metinde göster ·
yolunda (---) mahallesinde Şeyh İsmâ‘îl-i Sanâfîrî sellemehullâh. Niçe keşf [ü] …
Cümleden mazınne-i kerâme Bulak yolunda (---) mahallesinde Şeyh İsmâ‘îl-i Sanâfîrî sellemehullâh. Niçe keşf [ü] kerâmetleri zâhir ü bâhir olmuşdur. Ammâ cümleden biri Defterdâr Ahmed Paşa dâmâdı beğ ve mühürdâr Ahmed Ağa ve hakîr ve çâşnigîrbaşı ve birkaç yârân ihvân birkaç vukiyye Füvve nârı alup hedâyâ götürdük. Bir eşekhâne vekâlesi içinde sâkin olurdu. Vardığımız sâ‘at şeyhi toprak içinde yatır gördük. Zahrında bir beyâz kebe kisvesi var, yenlerin geymiş, ammâ avret yerinden aşağı uryân hâk-i mezelletde Y 247a bî-pîrehen yatır. Yanındaki fukarâları bizi şeyhin yanına da‘vet edüp bilâ-selâm biz dahi oturduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y246b–Y247a ·
metinde göster ·
… â bin el-Hasan bin Alî ibn Ebî Tâlib: Bu Sitti Zeyneb Mısır'ın cânib-i garbında
Bulak
şehri râhında Kantaratü's-Sebû‘ kurbunda bir ulu âsitâne-i âlîde medfûnlardır. …
Meşhed-i es-Seyyide Sitti Zeyneb ibneti Seyyid Yahyâ bin el-Hasan bin Alî ibn Ebî Tâlib: Bu Sitti Zeyneb Mısır'ın cânib-i garbında Bulak şehri râhında Kantaratü's-Sebû‘ kurbunda bir ulu âsitâne-i âlîde medfûnlardır. Ekseriyyâ nisâ tâ’ifesi ziyâret ederler. Câmi‘inin kapusu üzre celî hat ile târîhi vardır, ammâ gâyet âlîde vâkı‘ olmağile kırâ’at olunup tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y261b ·
metinde göster ·
… e Bulak'da Risâle ağası İbrâhîm Ağa hânesinde mihmân olup üç gün üç gece şehr-i
Bulak
niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân ve tezyîn olup zevk [ü] safâlar oldu.
"Hâmil-i varaka Evliyâ Efendi sâhib-i devlet efendimizin nedîm-i hâssı ve kadîmî yâr-ı gârı olduğundan mâ‘adâ bizim dahi peder-i azîz-i cân-berâberimizdir. Mektûb-ı mahabbet-üslûbumuz her kankınıza vusûl bulursa Evliyâ Çelebi'yi birbirinize sâlimîn ü gânimîn tatyîb-i hâtır edüp ulaşdırasız. Gâyet memnûn [u] mahzûz oluruz" deyü varakları verüp beş bin para dahi harcırâh ikrâm edüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup ol gece Bulak'da Risâle ağası İbrâhîm Ağa hânesinde mihmân olup üç gün üç gece şehr-i Bulak niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân ve tezyîn olup zevk [ü] safâlar oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y278b ·
metinde göster ·
şehrinden çıkup Reşîd'den geldiğimiz Nîl ile baş aşağı cereyân ederek üç gün ik …
Evvelâ Bulak şehrinden çıkup Reşîd'den geldiğimiz Nîl ile baş aşağı cereyân ederek üç gün iki Q 292aP 289a gecede Reşîd'e karîb Mahalletü'l-Emîr mukâbelesinde bâlâda tahrîr olunmuş bir tur‘a-i azîm vardır, ana Burlos tur‘ası derler, boğaz ağzında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… câmûs borc(?) cürâfayı çeküp derk-i esfel-misâl hafrden Nîl'i Eski Mısır önünde
Bulak
şehrine cereyân etdirüp anbâr-ı Yûsuf önüne bî-bâk ü bî-pervâ gılâl gemileri ge …
Ba‘dehu Hüseyin Paşa efendimiz iki sene kâmil mutasarrıf olup niçe adl [u] adâlet edüp eyâlet-i Mısır'da eyle emn [ü] emân-ı Osmâniyân olup eyle ganîmet oldu kim ta‘bîr olunmaz. Ve Ümmü'l-kıyâs'dan tâ Kademü'n-Nebî'ye varınca seksen bin zirâ‘-ı melikî yerde bir hafr-i azîm kazup yetmiş seksen bin âdem ve on bin câmûs borc(?) cürâfayı çeküp derk-i esfel-misâl hafrden Nîl'i Eski Mısır önünde Bulak şehrine cereyân etdirüp anbâr-ı Yûsuf önüne bî-bâk ü bî-pervâ gılâl gemileri gelüp yanaşırlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·