Evvelâ kazâ-yı Köprü, Simere ve kazâ-yı Zeytûn ve Gümüş ve
Bulak
ve kadısına senevî yedi bin guruş olur. Ve paşasına ber-vech-i adâlet yetmiş bi …
Evvelâ kazâ-yı Köprü, Simere ve kazâ-yı Zeytûn ve Gümüş ve Bulak ve kadısına senevî yedi bin guruş olur. Ve paşasına ber-vech-i adâlet yetmiş bin guruş olur. Paşasının hâssı altı aded subaşılıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280b ·
metinde göster ·
… rüdükçe şehr-i Üsküdar içre temâşâcılar bengî ve sankı ve bakkâl ve çakkal alak
bulak
olup "Aya birâderler, hâlimiz neye müncer ola" derlerdi. Hemân cümle asâkir-i m …
Bu hâl üzre tarafeynden çarha cengi karışup germâ-germ ceng-i azîm olurdu. Bu minvâl üzre Gürcî Nebî tetiğin büzmeyüp âheste âheste Bulgurlu'dan aşağı cüyûş-ı müslimîn üzre yürüdükçe şehr-i Üsküdar içre temâşâcılar bengî ve sankı ve bakkâl ve çakkal alak bulak olup "Aya birâderler, hâlimiz neye müncer ola" derlerdi. Hemân cümle asâkir-i muvahhidîn kol kol ve mevc mevc ve fevc fevc olup yetmiş yerden Celâlî askerin ihâta edüp Cenâb-ı Bârî yârî kılup Gürcî Nebî galebe mertebesinde iken tarafeynden bir yaylım top u tüfenk atılup Üsküdar sahrâsındaki âdem deryâsı cûş u hurûşa gelüp dağ u bâğ ve yakın u ırağı âdem deryâsı gibi temevvüc edüp cihânı dutmuş Celâlî askeri bir sene kırmağile tükenmez âsîler dendân-ı tîğdan geçmişken bakıyyetü's-süyûf olanları gayret ve hamiyyeti elden komayup bir kaç hamle dahi etdikçe cümle hamele ve hîlekârları şemşîr-i âteş-tâbdan 33a geçüp hemân Gürcî Nebî'nin dib alayı talattum-ı deryâ gibi dal tîğ-ı uryân Bulgurlu'dan tîz aşağı yürüyünce yine çarhacı Defterdârzâde alem-i Nebî önünde Gürcî Nebî askeri içine "Hû'dır Hû Allah" deyüp aç kurd koyuna girer gibi girüp Gürcî Nebî askeri bazurup aşağı toplar üzre meterîsleri basmak sadedinde olup cümle meterîsde olan tüfenk-endâz Hacı Bektâş-ı Velî köçekleri bir yaylım kurşursum ve bir yaylım top atılınca el-azemetullah sahrâ-yı Üsküdar'da bir sît u sâdâ-yı velvele ve gulgule kopdu kim gûyâ cümle Celâlîler mürg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup tarafeynden cümle asker vâlih [ü] hayrân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 32b–33a ·
metinde göster ·
… ların içine yigirmi pâre sekdirme {top} gülleleri girince bunlar bir kerre alak
bulak
kimi kolak ve kimi çolak olup karış katış mahallinde iken {kal‘a-i} Küçük Hasan …
Hemân vakt-i Hanefîde alâ mele’i'n-nâs kırk elli bin kâfir karadan arabaların birbirlerine zincirler ile bağlayup Tabur kal‘ası gibi tabur sürerek ibtidâ Özü kal‘asıyla Küçük Hasan Paşa kal‘ası arasına arabaların küren çatup bî-bâk u bî-pervâ "Yajuj Yajuj Durujunka" deyüp gelirken el-azametullâh ibtidâ Özü nehri karşusundaki Kılburun kal‘asından Özü nehri aşrı bunların içine yigirmi pâre sekdirme {top} gülleleri girince bunlar bir kerre alak bulak kimi kolak ve kimi çolak olup karış katış mahallinde iken {kal‘a-i} Küçük Hasan Paşa'dan ve {kal‘a-i} Büyük Hasan Paşa'dan ve {kal‘a-i} Piyâle Paşa'dan ve {kal‘a-i} Macar Alî Paşa kal‘alarının dördünden dahi top gülleleri kâfir derilerinin içlerine eskici bızı girir gibi girüp tâ güneş bir mızrak boyu çıkınca kâfir gülle yemeden kelleleri galtân olup Özü varoşu önünde arabalar kırığı ve kâfirlerin leşleri yarığı yığın yığın püşte püşte ve deste deste ve ceste ceste ve kimi mecrûh dil-haste yatırlardı, ammâ evvelki kâfirler kal‘anın şimâli tarafında gûyâ bu yeni gelen kâfirlerden rû-gerdân olup âsûde-hâl yatırlardı, ammâ yine anlar tarafına dahi beş altı bin âdemlerimiz kal‘adan anlara nezârede idiler, ammâ bu yeni gelen kâfirler bu sademât-ı top-ı kûpların darblarına aslâ bakmayup arabalarıyla hâh-nâ-hâh kal‘a altına geldi, zîrâ ol tarafda handaklar yokdur, zîrâ alçak su çıkar. Özü kenârı kumsal yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b ·
metinde göster ·
olup anlar bizlere, biz anlara bizler sokup kırarken ileri kaçan yayalarımız da …
Hemân bizim Yûsuf Kethüdâ'mız ibtidâ "Allâh Allâh" deyüp at bırağınca cümlemiz dal-sâtûr-ı Muhammedî olup aç kurd koyuna sunar gibi ve sunar zağar gibi kâfirin ardına düşünce kâfir gördü kim kendü câniblerinden Türk askeri gelir. Hemân kıranlarındaki yayanları kovmadan ferâgat edüp bizüm üzerimize döndüler. Hemân cümle kâfirle alak bulak olup anlar bizlere, biz anlara bizler sokup kırarken ileri kaçan yayalarımız dahi geri dönüp kâfir iki asker arasında kalup cümle kefere kayalar arasına sepişüp merdâne ve dilîrâne hakkâ ki ey ceng etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
Hemân mezkûr krallar asâkir-i İslâm'ın Budin altına gelüp kondukların görünce cümlesi domuz topu olup asâkir-i İslâma bir hücûm [u] mehcûm-ı azîm edüp bir savaş-ı perhâş edüp alak bulak karış katış yaka yakaya keşâkeş ceng ederlerken hemân derûn-ı hisârda olan asâkir-i İslâm ve mürd olan Yanoş Kral askeri cümle kal‘adan çıkup küffârın meterislerin basup cümle cebehâne ve topların tarfetü'l-ayn içre kal‘aya taşıyup andan küffârın ardına düşüp kâfire gerüden kılıç urmağa başladılar. Küffâr gördü kim iki asker mâbeyninde kalup ceng-bâzârı içinde topa tutulmuş maymuna dönüp bir kerre kaçamak verüp meterisleri tarafına asâkir-i İslâmı sarpa çekerler. Sadrıa‘zam dahi metânet edüp küffârı sarp kemîngâh yerlerine komaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… ince hemân bir kerre cümle atlı küffâr "Yajuj ve Yajuj" deyüp bir kerre alak ve
bulak
olup bir gûne hücûm-ı hınzîr etdiler kim her biri dendân-ı tîğların hûk-i beyâb …
Çünki küffârın evvel görünen atlıları bizim anların üzerlerine vardığımız görünce ve yayanlarıyla bu atlıların aralarına girince hemân bir kerre cümle atlı küffâr "Yajuj ve Yajuj" deyüp bir kerre alak ve bulak olup bir gûne hücûm-ı hınzîr etdiler kim her biri dendân-ı tîğların hûk-i beyâbânî gibi remh-i sinân-vâr bileyüp gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102a ·
metinde göster ·
oldu. Bir hov dahi edelim" deyüp yedinci kerrede aç kurd koyuna girir gibi girü …
Çelebi İbrâhîm Paşa "Bire gâzîler, kâfir alak bulak oldu. Bir hov dahi edelim" deyüp yedinci kerrede aç kurd koyuna girir gibi girüp tarfetü'l-ayn içre iki bin aded küffârı tu‘me-i şemşîr-i âteş-tâb edüp kefen der-ten tîğ ber-gerden oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103a ·
metinde göster ·
… zda Komaran kal‘asına mukaddemâ on bin kefere-i imdâd geçmişdi. Siz cengde alak
bulak
iken yigirmi bin Hıristiyan Litre suyu kenârından Uyvar'a imdâda girmeğe me’mûr …
"Îsâ ve Meryem Ana hakkıyçün sözüm budur, hâlâ Pojon kal‘amız altında cisr-i azîm yapılup bizi bu Uyvar tarafına kırk bin aded güzîde Hıristiyan askerler geçdiler. Anlar size hücûm edüp siz anlar ile cenge meşgûller iken ardınızda Komaran kal‘asına mukaddemâ on bin kefere-i imdâd geçmişdi. Siz cengde alak bulak iken yigirmi bin Hıristiyan Litre suyu kenârından Uyvar'a imdâda girmeğe me’mûrlardır. Anıniçün Uyvar kal‘asında olan Fargaçi kapudan ol imdâdlara bakup size Uyvar kal‘asın vermez, ammâ gâfil olman" deyü bu kapudan kâfir şâfî haberler verüp âzâd olundu ve gayri kefereleri getiren Mar‘aş gâzîlerine ihsân olunup niçe gûne in‘âmlar dahi oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b ·
metinde göster ·
… d koyuna sunar gibi Rüstemâne bir hamle edüp sununca hemân küffâr-ı bedkâr alak
bulak
olup niçesi hemân hınzîrlar gibi ormanlara girdi ve gâzîlerin âkılları ormanlar …
Hemân asker-i İslâm'dan ileri varan yüğrük atlılardan on beş bin mikdârı küheylân atlı bir kerre derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden "Allâh Allâh" deyüp aç kurd koyuna sunar gibi Rüstemâne bir hamle edüp sununca hemân küffâr-ı bedkâr alak bulak olup niçesi hemân hınzîrlar gibi ormanlara girdi ve gâzîlerin âkılları ormanlarda bu kâfirlerin niçesin kırdı ve niçe yüzünü esîr edüp orduya gelmeden bu kadar avret ve oğlan ile Üstürgon'a gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119b ·
metinde göster ·
Hemân bizim askerden on aded yiğitler bize imdâda gelüp küffâr ile alak
bulak
cengde iken hemân hakîr bizim seyishâneyi Seyfî gulâma götürüp "Bire oğlan şu s …
Hemân bizim askerden on aded yiğitler bize imdâda gelüp küffâr ile alak bulak cengde iken hemân hakîr bizim seyishâneyi Seyfî gulâma götürüp "Bire oğlan şu seyishâneye bin" deyüp oğlan fakîr küffâr elinden piyâde rehâ bulmuş ve seğirde seğirde bî-tâb u bî-mecâl kalmış, garîb oğlan ipleri kesilmiş semer kaşına yapışup süvâr olam derken pahıl gibi semer atın karnı altına gelüp oğlan seyishâneden zîr-i zeber olunca on on beş kâfir oğlanı basdırdılar ve yigirmi aded küffârlar hakîri bir tarafa kısdırdılar ve cânib-i erba‘amdan hakîre kurşum atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124a ·
metinde göster ·
… üzre bârân-ı la‘net gibi yağdırdıklarında hemân küffâr-ı hâksâr yerlere alak ve
bulak
ve domuz topu olup "Sâbit-kadem 157a olam" deyü zann edüp sehel hareketcik ed …
Anı gördük küffâr mevc ü mevc ve sâf u sâf olup bu kadar esîr ve avret ve oğlanı ve bu kadar mâl-ı ganâ’imi ve bî-hisâb koyun ve kuzu ve sığır ve at ve katır hayvânâtları cümle önüne katup "Artık kal‘alarımız altına geldik" deyü sancağ ve haçlı peykerin açarak ve tabl u torompete boruların çalarak ve birer yaylım tüfeng şâdumânları edüp geçdiklerinde hemân tüfengleri boşanmış iken Sührâb Paşa kethudâsı ve Hersek gâzîleri hemân bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup cümle guzât-ı muvahhidîn ejdehâlar garından çıkar gibi gâzîler pusudan dal uryân kılıç olup küffâr üzre çıkdıklarında ve bir yaylım kurşum küffâr üzre bârân-ı la‘net gibi yağdırdıklarında hemân küffâr-ı hâksâr yerlere alak ve bulak ve domuz topu olup "Sâbit-kadem 157a olam" deyü zann edüp sehel hareketcik ederken içlerine kılıç girince hemân karârları firâra mübeddel olup kimisi Perast kal‘asına ve kimisi Kotur kal‘asına cân atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b–157a ·
metinde göster ·
mahallinde iken derûn-ı hisârdan bir kerre guzât-ı muvahhidîn Allâh Allâh sadâs …
Cümle küffâr bir yere gelüp müşâvere ederler kim "İşte kış geldi, gerçi Türk'ü bozup kaçırdık ve Polata kal‘amızı aldık. Şimdi bu Belgrad'a yeniden meteris kazsak bir ayda olmaz, üç dörd günden sonra kar ve yağmur yağar" müşâveresinde iken meğer derûn-ı hisârda mahsûr olan gâzîler de müşâvere edüp yek-dil [ü] yek-cihet olup Budin'den Sinân Paşa ile imdâda gelen ve kal‘ada âmâde olan yigirmi otuz bin asker kal‘a kapuların küşâde edüp vakt-i seherde küffâr sarhoş evgâr mahmûr iken kal‘adan bir kerre yedi yüz pâre balyemez toplara âteş edüp küffâr-ı dûzah-karâr nâr-ı dûzahda kalup alak bulak mahallinde iken derûn-ı hisârdan bir kerre guzât-ı muvahhidîn Allâh Allâh sadâsıyla küffârı basup dahi cümle küffâr mest-i medhûş iken bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ancak yedi kapudan yedi yüz kadar kefere vü fecereleriyle firâr edüp mâ‘adâsı sahrâ-yı Ustolni'de piyâde kalup eni konu küffârı kıra kıra bî-tâb u bî-mecâl kalup ba‘de't-ta‘âm yine kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
… ördüm ki ve bildim ki meydân-ı şecâ‘at küffârda kalır, zîrâ asâkir-i İslâm alak
bulak
olup cengde batıyyü'l-hareke edüp küffâr dilâverâne ceng ü hareket eder.
"Doğru, bu mecrûh at ile Sadrıa‘zama var, sana bir at verir ve kelle kesen gulâmını da götür, ana da ihsân aldır ve karnımız gâyet acıkdı. Bize sefer tâslarıyla mâ-hazar ta‘âm gönder" dedikde hakîr gördüm ki ve bildim ki meydân-ı şecâ‘at küffârda kalır, zîrâ asâkir-i İslâm alak bulak olup cengde batıyyü'l-hareke edüp küffâr dilâverâne ceng ü hareket eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 20b ·
metinde göster ·
gerü gerü gitmede. Tâ ol mahalle vardılar kim küffâr-ı hâksâr taburlarından iki …
"Tahkîk Tatar kırılmış, anıniçün bozulup kaçmış. Bire meded Tatar'ı kovalım, fursat bizimdir" deyü taburlarından alarka olmağa cür’et edüp üzerimize küffâr geldikçe Tatar alak bulak gerü gerü gitmede. Tâ ol mahalle vardılar kim küffâr-ı hâksâr taburlarından iki sâ‘at ba‘îd araba taburlarıyla sahrâya çıkdı. Bizim asker dahi bir yerde karâr ve birbirlerine kafâdâr asker-i bî-şümâr bir yere top olup durdular. Ve cümle Tatar mâbeynlerinde yemîn-billâh etdiler kim hemân ale'l-umûm küffâra bir kerreden dalkılıç olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114a ·
metinde göster ·
tershânesin ve Kayıtbay yaylası şehrin ve menâkıb-ı resm-i pây-ı Kademü'n-nebî …
(---) 41 varakda, Bulak tershânesin ve Kayıtbay yaylası şehrin ve menâkıb-ı resm-i pây-ı Kademü'n-nebî ve vâkı‘a-i Sultân Ahmed Hân-ı ibret-nümâ berâ-yı Kademü'n-nebî'yi bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y454b ·
metinde göster ·
… varakda, Paşa alayı önünce musâhib-i şehriyârî kara ağalar alayın [ve] paşanın
Bulak'daki
akabesin ve paşa huzûrunda Nîl kesiminde kıyâmet temâşâ olunduğun bildirir.
(---) 46 varakda, Paşa alayı önünce musâhib-i şehriyârî kara ağalar alayın [ve] paşanın Bulak'daki akabesin ve paşa huzûrunda Nîl kesiminde kıyâmet temâşâ olunduğun bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y455a ·
metinde göster ·
… Şâh müfîd [ü] muhtasar on bin mikdârı müsellah asker ile merâkiblere süvâr olup
Bulak'dan
avanta etdükde bir yaylım top u tüfeng şâdumânı ederek Nîl'in Dimyât cânibindek …
Donanma-yı hümâyûndan iki yüz pâre firkate ve kalyeta Mısır Bulağı'na gelüp bir azîm şâdumânlar edüp cümle gemileri zîb [ü] ziynete müstağrak edüp Selîm Şâh müfîd [ü] muhtasar on bin mikdârı müsellah asker ile merâkiblere süvâr olup Bulak'dan avanta etdükde bir yaylım top u tüfeng şâdumânı ederek Nîl'in Dimyât cânibindeki tarafında iki yüz pâre şehri seyr [ü] temâşâ ederek beş yüz mîlde bender-i şehr-i kal‘a-i Dimyât'a varup Şeyh Ebü'l-feth kurbunda serâperdesin kurup a‘yân-ı vilâyetden on Mısır hazînesi hedâyâ gelüp cümle halka ihsân [u] in‘âmlar edüp Dimyât kal‘asından bir yaylım top u tüfengler atılup Merecü'l-bahreyn'e varup gusl edüp Hazret-i Mûsâ ile Hazret-i Hızır'ın mülâkat oldukları yerde ibâdet edüp yine şehr-i Dimyât'a gelüp Şeyh Şatâ hazretlerin ziyâret edüp cümle kibâr-ı evliyâullâhları dahi ziyâret edüp ruhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp acı deryâ ile bir günde bender-i şehr-i Reşîd'e vardıkda leb-i deryâdaki kal‘a-i Tiyen'den Y 55b top u tüfeng şâdumânları olup şehr-i Reşîd'de karâr eder. Cümle a‘yân-ı vilâyet hedâyâların arz edüp kal‘a miftâhların teslîm ederler. Anda Köm Efrâh'ı ve cemî‘i kibâr-ı evliyâullâhı ziyâret edüp ibâdullâh hammâmına girüp gusül eder. Hâlâ halvethânesi mesdûd olup halvetdir, meğer bir hasta içün açarlar, bi-emrillâh girüp şifâ bulması mukarrer [ü] mücerrebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y55a–Y55b ·
metinde göster ·
… isü'l-hımârdırlar Q 183aP 181a kim Özbekiyye ve Salîbiyye ve Eski Mısır ve
Bulak'a
ve Kayıtbay'a varınca avretler zahrek hüşşek diyerek cirid oynayarak gümüş raht …
Ve şehir içinde Mısır'ın evvel temcîdi segâh makâmı eşek anırmasıdır. Bir kerre ki bir eşek âye[t]: Arapça fehvâsınca nısfu'l-leylde bir âhûrda hımâr ede, el-azametüllâh, şehr-i Mısır içre kâmil iki sâ‘at-i nücûmî hımâr anırmasından âdem mebhût olup gûyâ yevm-i eşrât-ı sâ‘atde Deccâl hurûc etdi zann olunur. Zîrâ Mısır'ın a‘yân [u] eşrâfı ve cümle nisvân-ı sâhib-isyânları har-süvârdırlar. Eyle fârisü'l-hımârdırlar Q 183aP 181a kim Özbekiyye ve Salîbiyye ve Eski Mısır ve Bulak'a ve Kayıtbay'a varınca avretler zahrek hüşşek diyerek cirid oynayarak gümüş rahtlı ve katîfe abâyili alaca hınnâlı eşeklerle gezmek ayıb değildir. Zîrâ Mısır'ın kayığı ve peremeleri cümle eşekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
… atü'd-dellâlîn ve mahkeme-i Bâbü'l-hadîd ve mahkeme-i Hâricü's-sûr ve mahkeme-i
Bulak
ve mahkeme-i Mısr-ı Atîk {ve mahkeme-i câmi‘-i Sâlihiyye ve mahkeme-i Bâbü'l-ha …
Evvelâ, cümleden mükellef mahkeme-i Bâb-ı Hark ve mahkeme-i Meşhed-i Hüseyin ve mahkeme-i Bâb-ı Nâsır ve mahkeme-i Bâb-ı (---) ve mahkeme-i Kaysûniyye ve mahkeme-i cedîd P 182b meydân-ı Rûmeli ve mahkeme-i Taylûniyye ve mahkeme-i Bâb-ı Şa‘riyye ve mahkeme-i Derb-i Cemâmîz ve mahkeme-i kadîm Q 184b Süveykatü'd-dellâlîn ve mahkeme-i Bâbü'l-hadîd ve mahkeme-i Hâricü's-sûr ve mahkeme-i Bulak ve mahkeme-i Mısr-ı Atîk {ve mahkeme-i câmi‘-i Sâlihiyye ve mahkeme-i Bâbü'l-hadîd ve mahkeme-i kazâ-i Şark Atfîh.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y68a ·
metinde göster ·
ve Eski Mısır'da iki kerre yüz bin ve yetmiş dörd bin kuyu tahrîr edüp "Cümlesi …
deyüp Mısır içinde ve Bulak'da ve Eski Mısır'da iki kerre yüz bin ve yetmiş dörd bin kuyu tahrîr edüp "Cümlesi acıdır ve cümle hammâmlarımız dahi acıdır, illâ aşağı şehirde Kaysûnî hammâmı kuyusu ve yedi kuyu dahi âb-ı hayâtdır", deyü arz etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86a ·
metinde göster ·
… içinden ubûr edüp câmi‘-i Cebî'ye Habbe'ye Habbe'ye varınca iki yüz adımdır. Ve
Bulak
yolunda,
Bâb-ı Sakâniyye: Garba nâzır ağaç kapudur. Bu kapudan içeri girüp mahalle içinden ubûr edüp câmi‘-i Cebî'ye Habbe'ye Habbe'ye varınca iki yüz adımdır. Ve Bulak yolunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87a ·
metinde göster ·
… tahrîr olunan iç kal‘alar ve paşa kal‘ası bölmeleri ma‘an hisâbdadır kim şehr-i
Bulak
ve şehr-i Mısır-ı atîk ve yaylağ-ı Sultân Kayıtbay ve mahalle-i İmâm Şâfi‘î ve …
Ammâ bâlâda tahrîr olunan iç kal‘alar ve paşa kal‘ası bölmeleri ma‘an hisâbdadır kim şehr-i Bulak ve şehr-i Mısır-ı atîk ve yaylağ-ı Sultân Kayıtbay ve mahalle-i İmâm Şâfi‘î ve mahalle-i İmâm Ebü'l-Leys ve mahalle-i Ömerü'l-Fârız ve mahalle-i Ebussu‘ûd-ı Cârihî, bu zikr olunan mahallâtlar hisâbdan hâricdir. Zîrâ Mısır'dan birer mesâfe-i ba‘îde mahallâtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·
… ısır içre cümle mahallât tedribe kapuları yigirmi altı bin kapudur. Ammâ şehr-i
Bulak
ve şehr-i Eski Mısır kapuları dahi hisâbda dâhildir. Bu cümle kapular her gece …
Ve her köşesinde birer kapu mukarrerdir. Cümle kapuların bevvâbları subaşı hükmündedir. Anın defteri mu‘cebince şehr-i Mısır içre cümle mahallât tedribe kapuları yigirmi altı bin kapudur. Ammâ şehr-i Bulak ve şehr-i Eski Mısır kapuları dahi hisâbda dâhildir. Bu cümle kapular her gece ba‘de'l-ışâ sed olup bir âdem kapusundan taşra çıkmağa kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·
… olur kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr ü tavsîf olunmaz. Andan şehr-i
Bulak'da
,
Ve Hâkim Bi-emrillâh câmi‘inde dahi yevm-i cum‘ada bu Mutâvi‘î tarîkının on yerde tevhîdleri olur kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr ü tavsîf olunmaz. Andan şehr-i Bulak'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y114b ·
metinde göster ·
… e sulehâ ve eşrâfı var ise bu tekyeye gelüp azîm mevlûd olur. Andan yine şehr-i
Bulak'da
,
Sâhil-i Nîl'de fevkânî ve tahtânî bir şâhâne tekyedir, ammâ ol kadar vâsi‘ değildir. Erbâb-ı ma‘ârifden otuz mikdârı pâk ü pâkîze sâhib-i sülûk dervîşleri vardır. Evkâfları metîn olduğundan âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür. Ve senede bir kerre Seyyid Ahmed el-Bedevî gemileri avm edeceği Y 115a günlerde Mısır'ın ne kadar ulemâ ve sulehâ ve eşrâfı var ise bu tekyeye gelüp azîm mevlûd olur. Andan yine şehr-i Bulak'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y114b–Y115a ·
metinde göster ·
Ve bunda niçe bin kîseye mâlik ankâ bâzergânlar vardır, misilleri meğer
Bulak'da
ola. Cümle Mısır'ın mâl-ı Kârûn'u bu hân-ı Halîl'dedir. Ve kal‘a kapusu-misâl i …
Ve bunda niçe bin kîseye mâlik ankâ bâzergânlar vardır, misilleri meğer Bulak'da ola. Cümle Mısır'ın mâl-ı Kârûn'u bu hân-ı Halîl'dedir. Ve kal‘a kapusu-misâl iki kat demir kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y118b ·
metinde göster ·
kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u b …
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dahi câ-be-câ zevk [u] safâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi
Bulak
şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dah …
Üçüncü halîc: Bulak kurbunda Bârûdhâne dibinde Sultân Berkûk halîci. Bu dahi Bulak şehrinin bâğ u bâğçe ve gaytânları içre ray edüp Kalyûb hâkine gider. Bunda dahi câ-be-câ zevk [u] safâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcd …
Dördüncü halîc: Bulak ile kasr-ı Sebtiyye mâbeyninde halîc-i Sultân Kayıtbay. Bu dahi bir azîm halîcdir. Kalyûb hâkine ve Şarkıyye hâkini ray eder halîc-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a ·
metinde göster ·
… Sultân (---) binâsıdır. Kantaratü's-Sebû‘ ismiyle müsemmâ olmasının aslı cisrin
Bulak
cânibinde beyâz mermerden at cüssesi kadar iki dâne mehîb arslanlar vardır, gör …
Üçüncü cisir, Yenikapu önünde Kantaratü's-Sebû‘ derler, üç göz bir Şeddâdî binâ-yı metîn kantaradır. Sene (---) târîhinde Sultân (---) binâsıdır. Kantaratü's-Sebû‘ ismiyle müsemmâ olmasının aslı cisrin Bulak cânibinde beyâz mermerden at cüssesi kadar iki dâne mehîb arslanlar vardır, gören anları zî-rûh zan eder. Bir vâsi‘ cisirdir ve bu mahal Halîc iskelesidir, cümle kayıklar bunda hâzırlardır, süvâr olup ne cânib murâd edinirsen götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130b ·
metinde göster ·
(---) demekdir. Kıbleden garba tûlânî kâmil iki bin beş yüz adım bir şehr-i ma‘ …
Mısır'dan cânib-i garba bâğçe vü gaytânlar içre bir sâ‘atde varılır, sâhil-i Nîl-i mübârekde kat-ender-kat bir şehr-i mu‘azzamdır. Lisân-ı Arab'da Bulak (---) demekdir. Kıbleden garba tûlânî kâmil iki bin beş yüz adım bir şehr-i ma‘mûrdur. Ve arzı yedi yüz ve sekiz yüz ba‘zı yeri üç yüz ve ba‘zı mahalli beş yüz adım enli bir şehr-i müzeyyendir. Ve Nîl kenârında vâki‘ olmağ ile gâyet ma‘mûr [u] âbâdân iskeledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134a ·
metinde göster ·
… bîrdir. Cümle otuz iki mermer sütûn-ı müntehâ üzre münakkaş tavandır kim şehr-i
Bulak'da
misli yokdur. Câmları ve tavanları eyle münakkaşdır kim gûyâ nakş-ı Erjeng'dir. …
Câmi‘-i kebîrdir. Cümle otuz iki mermer sütûn-ı müntehâ üzre münakkaş tavandır kim şehr-i Bulak'da misli yokdur. Câmları ve tavanları eyle münakkaşdır kim gûyâ nakş-ı Erjeng'dir. Ve bir sadefkârî minbere mâlikdir kim misli meğer Sınab câmi‘inde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134a ·
metinde göster ·
cümle sagîr ü kebîr yetmiş üç hân vardır kim her biri kal‘a-misâl demir kapulu …
Ve şehr-i Bulak'da cümle sagîr ü kebîr yetmiş üç hân vardır kim her biri kal‘a-misâl demir kapulu ikişer üçer yüz hücreli ve haremlerinde birer zâviyeli hânlardır. Cümleden büyük Zeyt vekâlesi ve Natrûn vekâlesi ve Sinân Paşa vekâlesi ve Karamanlı vekâlesi ve Pirinc vekâlesi ve Yemiş vekâlesi ve Zülfikâr Kethudâ vekâlesi ve Kayseriyyeli İbrâhîm Kethudâ vekâlesi ve Kulkıran vekâlesi ve (---)(---) meşhûr-ı âfâk olup kal‘a-misâl olan hânlar bunlardır, gayrılar yüzer ellişer hücreli hânlardır. Ve her birinde birer Mısır hazînesine mâlik bâzergânlar vardır kim Hind ve Yemen Y 135a Sind'de ve Aden Frengistân Rûm'da şerîkleri var ankâ bâzergânlar sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134b–Y135a ·
metinde göster ·
… şâ etmişlerdir, anların zahîresi hıfz olunmasıyçün Arpa Emîni Mustafâ Efendi bu
Bulak'da
kal‘a-misâl bir şumna binâ etmişdir. On pâre topu olsa bir ay muhâsara götürür …
Bunlardan mâ‘adâ leb-i Nîl'de kâmil iki yüz mahzen vardır. On ikisi mîrî anbârlardır kim Mekke ve Medîne gılâlleri hıfz olunur. Evvelâ şumna-i kübrâ ve şumna-i suğrâ ve şumna-i deşîşe-i kübrâ ve şumna-i deşîşe-i suğrâ ve anbâr-ı Muhammediyye ve şumna-i Murâdiyye ve mahzen-i Hâsekiyye. Ve hâlâ fâtih-i Kandiye ve fâtih-i Kamaniçse olan Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in hâsekî sultânı Mekke-i mükerremede bir dârü'ş-şifâ ve bir dârü'z-zayf(?) ve bir imârât-ı it‘âm inşâ etmişlerdir, anların zahîresi hıfz olunmasıyçün Arpa Emîni Mustafâ Efendi bu Bulak'da kal‘a-misâl bir şumna binâ etmişdir. On pâre topu olsa bir ay muhâsara götürür bir mahzendir. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135a ·
metinde göster ·
cümle altı hammâmdır. Nîl kenârında Sinân Paşa hammâmı altı kademe nerdübân ile …
Ve şehr-i Bulak'da cümle altı hammâmdır. Nîl kenârında Sinân Paşa hammâmı altı kademe nerdübân ile urûc olunur tarz-ı Rûm bir müferrih hammâm-ı rûşenâdır. Ve çârşû içinde nev binâ (---) hammâmı latîf germâ hammâmdır. (---) hammâmı. P 206b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135a ·
metinde göster ·
… gemi binâ edici neccârdır. Ve cemî‘i gılâl ve me’kûlât u meşrûbât ve ahşâbât bu
Bulak'da
mevcûd olup ganîmet benderdir. Ve dahi iskele başında,
Ve cemî‘i esvâkları ol kadar izdihâmdır kim âdem deryâsından omuz omuzu sökmez. Zîrâ ekâlîm-i seb‘anın âdemleri bu benderdedir. Cümle yedi iklîm metâ‘ların götürüp getirmededir. Yılda on bin pâre gemi ve kayasa ve cerim ve firkate ve şayka ve kalyeta gelüp Rûm'dan ve Nîl'le Fûncistân'dan metâ‘ getirirler. Cemî‘i vilâyetin benderidir. Ve cümle halkı tüccârdır ve gemi binâ edici neccârdır. Ve cemî‘i gılâl ve me’kûlât u meşrûbât ve ahşâbât bu Bulak'da mevcûd olup ganîmet benderdir. Ve dahi iskele başında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135a ·
metinde göster ·
… âm etmeğiçün bu Nîl kapusu üzre bir ârâmgâh bir kâh-ı Havernak yapdı kim şehr-i
Bulak'da
misli meğer kasr-ı Sebtiyye ola. Ve gûnâ-gûn müte‘addid hücreler ve kilâr matba …
İki bâb-ı âlîleri Y 135b var, biri cenûba mekşûf kara cânibindedir, biri Nîl kenârındadır. Ammâ Kethudâ İbrâhîm Paşa Yemen gazâsına me’mûr oldukda bu mühimmât [u] levâzımâtları ilme'l-yakîn hâsıl etmeğiçün her bâr bu tershâneye gelüp ârâm etmeğiçün bu Nîl kapusu üzre bir ârâmgâh bir kâh-ı Havernak yapdı kim şehr-i Bulak'da misli meğer kasr-ı Sebtiyye ola. Ve gûnâ-gûn müte‘addid hücreler ve kilâr matbahlar binâ etdirüp edüp etdi pâdişâhâne zevk ü safâ edüp mühimmât-ı sefere mukayyed olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135a–Y135b ·
metinde göster ·
şehrinin aşağı taraf-ı şimâlinde kasr-ı Sebtiyye nâm bir âlî kat-ender-kat kasr …
Bundan aşağı Bulak şehrinin aşağı taraf-ı şimâlinde kasr-ı Sebtiyye nâm bir âlî kat-ender-kat kasr-ı Havernaklardır. Ve havz u şâzrevânlı kâ‘alardır. Şâhnişîn ve revzenleri Nîl'e nâzır bir teferrücgâh mesîregâh kasırdır. Cemî‘i vüzerâlar haftada bir kerre bunda gelüp bah bah tarâvet kesb eder. Zîrâ bu Bulağ'ın âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan halkının reng-i rûyları humret üzredir. Ve evlâdları ol kadar firâvândır kim bi-emr-i Hudâ çifte çifte tevellüd ederler. Ve halkı dâ’imâ pür-zevk, ehl-i şevk, ehl-i aşk ve ehl-i tevhîd âdemlerdir. Ve câ-be-câ latîf bâğçeleri vardır. Kibâr-ı evliyâ ve ziyâretleriyle mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135b ·
metinde göster ·
… Kayıtbay yaylası derler bir havâdâr, dilküşâ ve ferah-fezâ ve cân-safâ yerdir.
Bulak
ile Mısır ile bu Kayıtbay yaylası şekl-i müsellesdir, mâbeyne-hümâları birer sâ …
Bu hamâsîn günlerinin kesâfetin def‘ etmeğiçün Sultân Kayıtbay bu mahalde altı ay sâkin olurdu. Ol ecilden bu yaylağı imâret edüp hâlâ Kayıtbay yaylası derler bir havâdâr, dilküşâ ve ferah-fezâ ve cân-safâ yerdir. Bulak ile Mısır ile bu Kayıtbay yaylası şekl-i müsellesdir, mâbeyne-hümâları birer sâ‘atlik Y 136a yo[l]dur. Serâpâ bâğ u bâğçe-i amâristândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y135b–Y136a ·
metinde göster ·
… e ve Medîne ve Deşîşe ve Muhammediyye ve Murâdiyye ve Hâsekiyye anbârları cümle
Bulak
şehrindedir. Anın kâtibi ve nâzırları ve emînleri ve keyyâlleri başkadır ve gay …
Mekke ve Medîne ve Deşîşe ve Muhammediyye ve Murâdiyye ve Hâsekiyye anbârları cümle Bulak şehrindedir. Anın kâtibi ve nâzırları ve emînleri ve keyyâlleri başkadır ve gayrı aklâmdır. Mukaddemâ evvel Deşîşe aklâmları kara ağalar destinde olup nâzırları anlar idi. Evkâfları harâb olmağın Kethudâ İbrâhîm Paşa sa‘âdetlü pâdişâha arz edüp hâlâ hatt-ı şerîf ile yeniçeri ocağına meşrûta olup yeniçeri ağası nâzır oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143b ·
metinde göster ·
… de Mekke ve Medîne kurâları vardır. Evkâf nâzırları [ol] kurâlardan tahsîl edüp
Bulak'da
şumnalarına korlar. Andan Deşîşe Urbânları on bin deve ile bender-i Süveys'e gö …
Ve cümle Haremeyn gılâli kırk iki bin erdebdir. Sa‘îd-i âlî'de Mekke ve Medîne kurâları vardır. Evkâf nâzırları [ol] kurâlardan tahsîl edüp Bulak'da şumnalarına korlar. Andan Deşîşe Urbânları on bin deve ile bender-i Süveys'e götürüp anda Muhammediyye ve Murâdiyye ve Hâsekiyye gemileri vardır, defter ile cümle gılâli re’îslere teslîm edüp anlar Cidde'ye ve Yenbû‘a götürüp Mekke ve Medîne'ye teslîm ederler. Bu Mekke ve Medîne gılâlinden aslâ anbâr-ı Yûsuf'a dâhil olmaz. Mukaddemâ Çerâkese asrında Mekke ve Medîne gılâli anbâr-ı Yûsuf'a dâhil olurmuş. Sultân Selîm Mısır'ı feth etdükde cümle Mısır kulu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143b ·
metinde göster ·
… kâtı gitdi. Pâdişâhım ref‘ eyle" deyü ricâ etdiler. Selîm Hân-ı Evvel ref‘ edüp
Bulak'da
mezkûr anbârları ihdâs eyledi.
"Pâdişâhım, Y 144a bizim cirâye ve alîkımız içre Mekke ve Medîne gılâli karışdı. Vakfullâhdan yer olduk. Mâlımızın rızkımızın ve ni‘metimizin bedi berekâtı gitdi. Pâdişâhım ref‘ eyle" deyü ricâ etdiler. Selîm Hân-ı Evvel ref‘ edüp Bulak'da mezkûr anbârları ihdâs eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143b–Y144a ·
metinde göster ·