İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bulduk*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
125
isabet
124 cümle/beyitte
46,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
10
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi12551,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 125

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bulduk*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 22a … içre ba‘zı câ-yı menâs zann etdükleri yere giderken küffâr-ı bed-girdâr bunları buldukları yerde şehîd etdiler.
EÇS I 35b … zre keştî-i Nûh Necî ol Cûdî cebeli üzre karâr bulup ümmet-i Nûh tûfândan halâs bulduklarıyçün Nûh Necî dediler. Arapça
EÇS I 45b … n kemâl-i nihâyeti bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda mevcûddur. Hattâ binâ itmâm buldukda Koca Mi‘mâr Sinân eydir:
EÇS I 45b Masârıf-ı câmi‘-i Süleymâniyye: Câmi‘ itmâm buldukda binâ emîni ve nâzırı ve mu‘temedî muhâsebeleri üzre sekiz kerre yüz bin ve toks …
EÇS I 62b … de kubbeler edüp gûyâ bir gül-misâl kubbe olduğıyçün Gül câmi‘ derler. Ve itmâm buldukda yüz güğüm gülâb ile derûn-ı câmi‘i gasl eylediler. Mihrâbı ve minberi sâde güze …
EÇS I 132b … Kılıç Alî Paşa uluç âdemîsi olmağile lisânı Freng lehcesi imiş, bu câmi‘i itmâm buldukda cemî‘i vüzerâ [ve] vükelâ ibtidâ cum‘asında câmi‘e cem‘ olup na‘thân ifrât üzre …
EÇS II 258a … . Azağ'a sefer-i azîm olduğun bunlardan dahi haber alup birkaç Kırımlı âşinâlar bulduk . Ve her bâr bu aşîret içine Çerkes diyârından Kırım atlıları gelüp bey‘ [u] şir …
EÇS II 282a … ı gâyet la‘l-gûn ve kuvvet-i kuvâ-yı bedendir. Ve dud şarâbı ve hardaliyyesi ve Bulduklu şarâbı diyâr-ı Acem'e hedâyâ gider, beyâz şarâb lezizdir. (---)
EÇS II 299b … tmış tekye-i muhibb-i hânedân-ı dil-rîşândır. Tekye-i Şems-i Tebrîzî ve tekye-i Bulduk Hân ve tekye-i Zeyneb Ağam ve tekye-i Ukayl, tekye-i Mîr Haydar, mahalle-i derv …
EÇS II 326a–326b … etine mutasarrıf vezîrim Mehemmed Paşa edâmallahu iclâlehu hatt-ı şerîfim vüsûl buldukda emr-i şerîfimde tahrîr oluna[n] Erzurûm eyâleti askeriyle ve sâ’ir me’mûr olan …
EÇS II 349b … k. Üç gün anda meks edüp hamd-i Hudâ sehl selc ü melc ârâm edüp hayât-ı câvidân bulduk . Ammâ her kim ki âteş başına oturdu ayneynlerine tezzâb-vâr Gümüş şehrinde gümü …
EÇS II 350a–350b … rslan oğlu Ya‘kûb Mirza'yı ve niçe yüz hasta çorluları bu şehre gönderüp ifâkat bulduklarından Çorum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn- …
EÇS II 359a … paşaya bir kîse guruşa bey‘ edüp fukarâlara tasadduk etdiğimizin ecr-i cezîlin bulduk zirâ
EÇS II 360a–360b … iz. İmdi benim efendim oğlu efendim, bu mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz varup vüsûl buldukda bir ân ve bir sâ‘at durmayup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek biri birim …
EÇS III 24a … i-iznillah" deyince bi-emri Hüdâ şehzâde-i âzâde azâb-ı kabrden âzâd olup hayât buldukda yedi sene mu‘ammer olup cümle ehl-i Antakıyye İslâm ile müşerref olup şehzâde y …
EÇS III 36b–37a … e gâ’ib oldu" diyerek kileyi tecessüs edüp İbnyâmin yükünde bulup "Hay harâmîyi bulduk " deyü İbnyâmin'i haps etdiklerinde sâ’ir birâderleri aslâ cevâb etmediler ammâ …
EÇS III 44a … mollasından huccet-i şer‘iyye alup bin altı yüz kîseyi larkkıdak yudup tâze cân buldukda cümle Dürüzî şeyhlerine iki yüz hil‘at-ı fâhire ve bu kadar destâr-ı Muhammedî …
EÇS III 61b–62a … vvel bir Allah, sânîyen Muhammed lev-lâk, sâlisen Çâr-yâr-ı güzîn nâmemiz vusûl buldukda evvelâ dîn-i mübîni kabûl edesiz, sânîyen kal‘ayı teslîm edesiz, sâlisen harâc …
EÇS III 101a … imizden emr-i şerîf gelüp "Sen ki Serdâr Abdullah Paşa'sın! Emr-i şerîfim vüsûl buldukda giriftâr olan Celâlîlerin cümlesin katl edüp ser-i bî-devletlerin der-i devlete …
EÇS III 136b–137a … ahrîr etmişlerdir kim 137a Âdem-i Eb-i sânî Hazret-i Nûh Necî Tûfân'dan necât buldukdan sonra Musıl kurbunda cebel-i Cûde'de keştî-i Nûh karâr edüp anda yetmiş nefer k …
EÇS III 144b … diği başım vücûdum gemisinin dümenidir. Hekimler hacamat edüp kan akıdup sıhhat buldukda kurbân eylemek işâretidir ve direği bu gemiye 'havâledir, kesmek gerek' dediği …
EÇS III 144b–145a … n bir hekîm ile baltacı gelüp vücûduma hekîm-i hâzık timar etmesidir. Ve sıhhat buldukça hekîme derûn-ı dilimden muhabbet edüp ihsânlar etsem gerekdir, ammâ Allahu a‘le …
EÇS III 150a–150b … ral bunlara hayli ikrâm edüp kral, "Hoş geldiniz! dedikde Sefer Şâh eyitdi, hoş bulduk !" dedi. Kral eyitdi: "Bu üç su pek taşdı ve cümle âdemlerimiz şaşdı, mâlik-i em …
EÇS III 184a … hil‘at-i fâhire ve semmûr kürkler gelüp "Benim lalam, Kaya Sultân halam ifâkat buldukdan sonra bir ân durmayup diyâr-ı Van'a gidesin" deyü hatt geldi.
EÇS IV 195b … oyup elmalar üzre yapışdırup ol elmalar dırahtında iken kisb-i hevâdan tarâvet buldukda ve kamerin te’sîrinden rengâmîz hâsıl edüp elma kemâlin buldukça mezkûr kâğıdla …
EÇS IV 195b … evâdan tarâvet buldukda ve kamerin te’sîrinden rengâmîz hâsıl edüp elma kemâlin buldukça mezkûr kâğıdların ve şem‘-i asellerin altından al ve beyâz ve sarı hüsn-i hatlı …
EÇS IV 212a–212b … dî nâm bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsı üzre keştî-i Nûh Necî karâr edüp necât bulduklarıyçün Nûh Necî derler. Ammâ lafz-ı "Nûh" "nevha"dandır. Bilâ-hisâb ümmetleri imân ile …
EÇS IV 237a … p mancınık binâ ederken beri tarafda Van arzında binâ etdiği kûh-ı bülend itmâm buldukda Cenâb-ı Allah azametiyle Cibril-i Emîn'e emr edüp ol cebel-i âlînin esâsına kan …
EÇS IV 259a–259b … lup bir kerre Arganalı Ahmed Ağa ile hâna muhabbetnâmeler yazup nâme hâna vusûl buldukda kırâ’at edüp "Van'dan bizim atımız su içmez." deyü cevâb edüp varan âdeme "Necâ …
EÇS IV 261a … edüp üstüne varmağa azîmet olunmuşdur. Gerekdir kim mektûb-ı pend-üslûbum vüsûl buldukda bir ân durmayup Van derneği altında sâ’ir ümerâ karındaşların ile hizmet-i pâdi …
EÇS IV 288b … n Gâzî Murâd Hân feth-i Revân'dan avdet etdikde bu Albak eline konup şehri tehî bulduklarında harâb u yebâb etmeyüp ubûr eder. Hâlâ otağı yerinde bir mesîregâh çemenzâr yerd …
EÇS IV 296b–297a … mân-ı hayâtlarında birkaç kerre böyle mum söndürüp herkes yine ehl ü ıyâllerini buldukları mukarrerdir.
EÇS IV 307a … kurbünde cebel-i Cûde üzre keştî-i Nûh Necî karâr edüp cümle ümmet-i Nûh necât buldukda Cûde şehrin Hazret-i Nûh imâr eder. Andan bu Nihâvend semtlerini Nûh Necî dever …
EÇS IV 324b … Andan bu şehr-i Sâve'yi binâ etdi kim mukaddemâ keştîsi bu mahalde sehel karâr buldukda Arapça buyurmuşlardı. Ba‘de'l-binâ bu şehrin ismine Sâvî ka‘dı dediler. Lisân …
EÇS IV 346a … başlarından maslûb imiş. Bi-emri Hudâ bu şecerenin âdem-misâl meyveleri kemâlin buldukda vak vak deyü feryâd ederek kırk günden zemîne düşüp bir gûne mahlûklar ol vakva …
EÇS IV 397a … olan Akkirmân kal‘asın döğerken iki seyyâh papas gelüp "Yenidünyâ nâm bir dünyâ bulduk " deyü müjde etdiler. Devr-i dünyâdan berü ve hubût-ı Âdem'den sonra ne işidilmi …
EÇS IV 397a–397b … n yetmiş iki aded benî Âdem yetmiş iki millet olup rûy-ı zemîne yayılup tenâsül bulduklarıyçün Hazret-i Nûh Necî'ye Eb-i sânî dediler. Ammâ ol Tûfân-ı Nûh'dan beri bâlâda zik …
EÇS V 26a … p hamd-i Hudâ bu şehir sevâhil olmağile şiddet-i şitâdan halâs olup sehel râhat bulduk . Bu şehr-i sevâd-ı mu‘azzamın bânîsi ve fâtihi ve âb [u] havâsı ve arz-ı beledi …
EÇS V 28b … var imiş. Ağzındaki nişter ile Süleymân Hân'ın ayağın delüp Süleymân Hân ifâkat buldukda sol ayağın dahi âşikâre nişter ile deşüp Süleymân Hân bu Aydos ılıcasında ifâka …
EÇS V 34a "Sen ki Melek Ahmed Paşa lalamsın, hatt-ı şerîf-i sa‘âdet makrûnum vusûl buldukda bir ân durmayup Leh memleketine Tatar Hân Mehemmed Giray ile serdâr-ı mu‘azzamı …
EÇS V 35a … îresinin cânib-i garbîsinde üç bin mîl ba‘îd Bahr-i Okyunus içre bir yeni dünyâ bulduk . Benî Âdem ile ve bu dünyâ şeylerine benzemez gûnâ-gûn nebâtât [u] giyâhât [ve] …
EÇS V 35b … {Akkirmân} kal‘ası da feth olur. Ve bu ruhbânlar ilm-i hükemâ ile yeni dünyâyı buldukları ve iki dünyâ dahi devr-i kıyâmete dek bulunacağı muhakkakdır" deyü Kara şemsedd …
EÇS V 39b … uz ile ağaçayımız Mehemmed Giray Hân hazretlerinin mektûbu dahi sultânıma vusûl buldukda azîz şerîf başın içün ve pâdişâh-ı İslâm başıyçün olsun Bucak Tatarıyla yalı ağ …
EÇS V 85a … n ol kadar mâ’ide-i Sübhânî alabalıklar sayd edüp tenâvül etdikde kuvvetü'r-rûh bulduk ve sünbül ve zerrîn tutyâlar koparup râyiha-i tayyibelerinden demâğlarımız mu‘a …
EÇS V 97a … -i mâderden müştak olup Gelibolu'da tarîk-i Bayrâmî'den bey‘at edüp neşv ü nemâ buldukdan sonra İslâmbol'a varup Üsküdarî Mahmûd Efendi'den cihâz-ı fakr-ı Celvetî libâsı …
EÇS V 127a … t-i âmedânî}: Ormanlık içinde dörd re’s komor bârgîrleri, ya‘nî kirâ bârgîrleri bulduk , ammâ birinden kan akar. Dahi ileri vardık. Birkaç âdem leşleri yatır, ammâ bir …
EÇS V 137a … Sen ki vezîr-i rûşen-zamîr-i münîrim Melek Ahmed Paşa'sın. Hatt-ı şerîfim vusûl buldukda bir ân durmayup Bosna eyâletinde olan cümle mîr-i livâlarınla ve cemî‘i kılâ‘la …
EÇS V 163a … adişka: Bu mahalde Bihke kapudanına bir âdemimle mektûb gönderüp mektûbum vusûl buldukda , "Paşa efendimize gelüp buluşasın" deyü haber gönderüp, hakîr Kıradişka'dan kal …
EÇS V 163b–164a … ddemâ Kapucu 164a başı Alî Ağa'nız yediyle mektûb-ı dürer-bârınız gelüp vusûl buldukda fermân-ı şehriyârî üzre nehr-i Sava'da cisr-i azîmler etdik ve İzmiyan dağları …
EÇS V 175a "Sen ki vezîr-i rûşen-zamîr lalam Melek Ahmed Paşa'sın, hatt-ı şerîfim vusûl buldukda bir ân durmayup Serdâr-ı mu‘azzamım Alî Paşa ile ma‘an Erdel gazâsına Rûmeli sa …