… düşeyazup Şâm cinine döneyazdı. Cemî‘i Frengistân ve Alman vilâyetin ve Sırf u
Bulgar ve
Arab u Acem hukemâları cümle bir yere gelüp aslâ birisi derdine bir devâ edemey …
Hikâye: Mecûsî mezhebinden çıkup Mesîh mezhebine girmesinin sebebin Tevârîh-i Yûnâniyân'da eyle tahrîr etmişler kim Kostantîn gâyet cimâ‘ edici idi. Roma şehrinde cüzâm zahmetine mübtelâ olup kaş ve kirpik ve saç ve sakal cümle dökülüp burnunun orta direği düşeyazup Şâm cinine döneyazdı. Cemî‘i Frengistân ve Alman vilâyetin ve Sırf u Bulgar ve Arab u Acem hukemâları cümle bir yere gelüp aslâ birisi derdine bir devâ edemeyüp âhir Kostantîn cümlenizi kırarım dedikde bir nâ-hekîm-i mel‘ûn Mecûsî, dîn-i Îsâ'ya hıyâneten eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… ihâyetidir. Garb tarafı diyâr-ı Moskovdur. Şark tarafı Gîlân-ı Acem ve Özbek ve
Bulgar ve
Kalmâğ ve Çîn ve Fağfûr ve Kazak'dır kim bu Kazak tarafıyla Moskov ma-beyni şid …
{Der-sitâyiş-i niheng-i pîl-kûş-ı Bahr-i Haraz}: Andan kalkup yine leb-i deryâ ile giderken temevvüc-i Bahr-i Haraz ile sâhil-i deryâda bir balık düşmüş, kaddi kâmil yüz adım idi. İki başı var, biri kuyruğu yerinde yılan başlı, biri büyük başı ki hammâm kubbesi kadar var idi. Gûyâ tasvîrlerde tahrîr olunan ejdehâ tasvîri başına müşâbih idi. Üst çenesinde yüz elli dendânları var ve alt çenesinde yüz kırk sinni var. Her bir dişi birer zirâ‘ tavîl ve âdem uyluğu gibi kalın dişleri ve fil kulağı gibi gûşleri ve müdevver sofra cirminde gözleri var. Ve cümle vücûdu kunduz tüğü-misâl tüğlü bir mahlûk-ı Hâlık ve bir mehîb ü mefret balık idi. Cümle ehl-i Bakü ve Demirkapu ve kavm-i Şemahı cem‘ olup temâşâ ederlerdi. Hoca Sarı Hân nâm bir seyyâhân-ı Bahr-i Haraz eydür: "Bu Bahr-i Haraz'a mahsûs bir nehengdir kim mellâhân-ı bihâr, bu mâhîye neheng-i pîl-kûş derler. Cemî‘î mâhîler bu balıkdan havf ederler" dedi. Ammâ hakîkatü'l-hâl bu Bahr-i Haraz sâhilinde olan ibret-nümâ bir deryâda yokdur. Hattâ leb-i deryâda ol kadar derya mahlûku kabları ve lâşeleri vardır kim diller ile ta‘bîr olunmayup bir bahr mahlûkuna müşâbeheti yokdur. Çâr-kûşe ve şekl-i muhammes ve topuz gibi başı müdevver ve kuyruğu ince mahlûklar olur. Ammâ mâhî-i kepî ve mâhî-i minâ gûyâ murassa‘ bir zirâ‘-ı mâhîdir. Ve mâhî-i lipâta ve mâhî-i sürhendâm ve mâhî-i sebz ve mâhî-i sîmî ve niçe bin elvân mâhîleri var, amma ma‘lûmumuz olup tenâvül olunan bu gûne mâ’idelerdir. Ve bu Bahr-i Haraz ol diyârın mellâhları takrîri üzre Karadeniz'den bir buçuk kadar vâsi‘dir. Dâiren-mâdâr cirmi dörd bin mildir. Ve bir yire ittisâli yokdur. Başka bir bahr-i azîmdir. Ve Karadeniz gibi içinde aslâ cezîresi yokdur. Cezîre-i ma‘mûreler Akdeniz'e mahsûsdur kim sağîr ve kebîr cümle iki bin kırk cezîrelerdir. Kırkı cezîre-i azîmlerdir. Meselâ; cezîre-i Kıbrıs ve Girid ve Mora ve Rodos ve Midilli ve İlimni ve İstendil ve İstanköy ve Sakız ve Nakşa ve Zanılsa ve Kefalonya ve Cicilya ve Korsika ve Sardilya ve Malta misillü niçe cezîreler vardır. Her birinde beşer onar ve yetmişer seksener mikdârı kılâ‘-ı metînler ve nehr-i azîmler vardır. Ammâ bu Bahr-i Haraz'da bir cezîreli yer yokdur. Ammâ limânları çokdur ve talattum-ı deryâ-yı tebbâsı (?) Karadeniz'den şedîd olur. Tûlunun nihâyeti Fağfûr hududu vilâyetinde nihâyet bulur kim ıklîm-i sâbi‘in nihâyetidir. Garb tarafı diyâr-ı Moskovdur. Şark tarafı Gîlân-ı Acem ve Özbek ve Bulgar ve Kalmâğ ve Çîn ve Fağfûr ve Kazak'dır kim bu Kazak tarafıyla Moskov ma-beyni şiddet-i şitâda bu bahr müncemid olup yedi ay sedd-i yah-bend olup üzerinden Kalmah Tatarları ubûr edüp diyâr-ı Moskov'ı nehb ü gâret edüp esîrlerin Çîn-i Hıta ve Hoten'de fürûht edende bây kişi olurlar. Ammâ bu Gîlân ve Bakü ve Demirkapu ve Türk kal‘aları önünde bu Bahr-i Haraz aslâ donmaz, zîrâ sevâhil taraflardır. Ve bu cânibde bu bahrin nihâyeti Bâbü'l-ebvâb ta‘bîr etdükleri Demirkapu'dan cânib-i kıbleye içeri bir körfezdir. Dağıstân pâdişâhı hudûdunda leb-i Haraz'da Avar ülkesine karîb Türk nehri kenarında Moskov'un Türk kal‘asında bu bahr nihâyet bulur. Kıbleden 315b şimâle tûlânîce vâkı‘ olup tûlı dörd bin mildir. Ve umkı, ka‘rı nihâyeti üç ıskandil boyudur, ya‘nî üç yüz zirâ‘ derin yeri vardır. Ve bu rûy-ı deryâda bin pâre gemileri vardır kim diyârdan diyâra tüccârân-ı berr [u] bihâr götürüp kâr ederler. Ammâ cemî‘î keştîbânları Moskov kâfiri Kazağı şaykalarından havf edüp rûy-ı deryâda azîm ceng-i perhâş ederler. Lâkin bahr-i Esved ve bahr-i Sefîd ve bahr-i Okyonus ve bahr-i Muhît kalyonları gibi azîm karaka keştîleri yokdur. Ancak küpeşteleri kamış sazlı hûrde gemileri ve hûrde mişkât topları vardır. Rûm deryâsı gibi sâhib-i mahâret keştîbânları yokdur. Deryâ üzre neberd-i zevrâk Fireng-i pür-renge ve Âl-i Osmân-ı evrenge mahsûsdur kim gemilerinde ikişer üçer bin asker olup ikişer üçer yüz top çeker karavana kalyonları olup bahr-i Sefîd üzre Fireng ile ceng ederler. Ammâ bu Bahr-i Haraz mellâhları ancak Moskov Kazağ'ı kayıklarıyla ceng ederler. Ez-în-cânib bu Bahr-i Haraz kenarından cânib-i şarka düz sahrâlar içre yine nâhiye-i Müskir'de (---) sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 315a–315b ·
metinde göster ·
… ndan Yıldırım Bâyezîd Hânî’de Tatar ile şehir müzeyyen olup vâlideleri Tatar ve
Bulgar ve
Eflâk ve Boğdan olup bir gûne Çıtak kavmi olmuşlardır. {Aşağı altıncı kâğızda y …
Ve mahbûb u mahbûbesi meşhûrdur. Çağatayî ve Rûm Nogayı gözlü, çıtak sözlü, beyâz Bulgar yüzlü dilberânları olur. Ekser vasatü'l-kâme tüvânâ ve zeberdest ve ehl-i zevk âdemleri olur. A‘yânı akmişe-i fâhire ve çuka-i gûnâ-gûn giyerler. Ve ekseriyyâ cümle halkı Eflâk ve Boğdan tüccârlarıdır. Vasatü'l-hâl olan fukarâları hâline göre elvân bezlere kaplı kürkler giyüp başlarına Tatar kalpağı giyerler. Askerî tâ’ifesi yine Tatar gibi eğerli atlara süvâr olup sadak taşırlar. Bunlar Tatar seferinde yortarlar Tatar-şeh kavmidir. Ammâ bunlar başka Dobruca kavmidirler. Tatar ve Bulkar ve Boğdan ve Eflâk'dan mütevellid olmuş kavm-i Çıtak'dır. İbtidâ Âl-i Osmân'da Orhân Gâzî evlâdı Süleymân Şâh askerlerinden tenâsül bulup kalmışlardır. Andan Yıldırım Bâyezîd Hânî’de Tatar ile şehir müzeyyen olup vâlideleri Tatar ve Bulgar ve Eflâk ve Boğdan olup bir gûne Çıtak kavmi olmuşlardır. {Aşağı altıncı kâğızda yazılmışdır, tekrâr yazılmaya}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120a ·
metinde göster ·
… u tâ’ife-i feteyân, şecî‘ [u] bahâdırân, Yıldırım Bâyezîd Hân bu diyârı Sırp ve
Bulgar ve
Eflâk ve Boğdan kavmi elinden feth edüp Tatar ile Anadolu kavminden askerî tâ’i …
Bu tâ’ife-i feteyân, şecî‘ [u] bahâdırân, Yıldırım Bâyezîd Hân bu diyârı Sırp ve Bulgar ve Eflâk ve Boğdan kavmi elinden feth edüp Tatar ile Anadolu kavminden askerî tâ’ifesi kopup bu tâ’ife-i mezkûr birbirleriyle ihtilât edüp tenâsül bularak mâbeynehümâlarında bir gûne kelimât [u] ıstılâhât peydâ edüp yine birbirleri mâbeyninde tekellüm ederler, herkes anlayamaz. Ol kelimâtlardan ba‘zısı bu lûgatlardır. Evvelâ:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 125a ·
metinde göster ·
… det mahallâtdır. Yigirmi üç mahalle-i Müslimîn ve yedi mahalle Latin ve Sırf ve
Bulgar ve
Urûm [u] Ermenî'dir. Ammâ Frenk keferesi yokdur. Ve bir mahalle Yahûdî'si çokdu …
Der-aded-i mahallât-ı Filibe: Cümle (---) adet mahallâtdır. Yigirmi üç mahalle-i Müslimîn ve yedi mahalle Latin ve Sırf ve Bulgar ve Urûm [u] Ermenî'dir. Ammâ Frenk keferesi yokdur. Ve bir mahalle Yahûdî'si çokdur. Evvelâ Sâ‘at mahallesi ve Bozdepe mahallesi ve Cânbâzdepe mahallesi ve Sarây mahallesi ve Nevbet mahallesi ve Bunar mahallesi ve Gözcü mahallesi ve Alalı mahallesi ve Eskicâmi‘ mahallesi ve Şehâbeddîn mahallesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134b ·
metinde göster ·
… ber-cehennem gitdiler. Ba‘dehû âkıbet-endîş Lala Şâhin Paşa bir dahi bu kal‘ayı
Bulgar ve
Sırf keferesine cây-ı karâr olmasın içün hisârını münhedim edüp hâke beraber ed …
Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında be-dest-i Lala Şâhin Paşa Bulgar destinden dest-bâzû kuvvetiyle cebren ve kahren ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i îmândan galat İhtimân derler. Derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr emân ile çıkup Samakov kal‘asına cân ber-cehennem gitdiler. Ba‘dehû âkıbet-endîş Lala Şâhin Paşa bir dahi bu kal‘ayı Bulgar ve Sırf keferesine cây-ı karâr olmasın içün hisârını münhedim edüp hâke beraber edüp sâ’ir imâretin zamîme-i dârü'l-İslâm etdi. Hâlâ Rûmeli eyâletinde maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem yürük beğlerinin ocaklığıdır kim cümle hükûmetinde on altı aded ma‘mûr köyleri vardır. Hâss-ı hümâyûndan beğinin taraf-ı pâdişâhîden (---) yük akçe hâssı vardır kim on altı pâre kurâ kendüye İhtimân ile hâs kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b ·
metinde göster ·
… ra edüp kâmil yetmiş günde {küffâra} gelen imdâdların kıra kıra derûn-ı kal‘ada
Bulgar ve
Sırp ve Voynuk ve Laz ve Rûm cümle pür-gumûm olup ale'l-umûm kaht [u] galâdan " …
Ezîn-cânib el-kelâmu tecürrü'l-kelâm fehvâsınca yine sadede rücû‘ edelim. Bu Sofya şehrin binâ eden Sırfa ibn Sırfâyil merhûm olup evlâdları birbirlerine düşüp Bulgarya evlâdından mâyil gelüp Sırfiye şehrine müstevlî olup üç yüz sene Sırfiye şehrinde hükûmet edüp imâr etdi. Tâ Hazret-i İsâ asrında Alina kral İslâmbol'u imâr ederken Makedonya olan Filibe şehrinde Aysof nâm bir kızı nâmdâr olup serîr [ü] devletine asker cem‘ edüp kavm-i Sırfa elinden şehr-i Sırfa'yı alup yüz elli sene mu‘ammere olup Vitoş dağında niçe künûz-ı dahme-i Sırfiyâyiller bulup ol defîne-i gencîne ile Sırfiye şehrin müceddeden imâr etdiğiyçün Aysofya dediler. Ba‘dehû bu Aysof nâm kralın dahme-küşâ olduğun babası Alina kral İslâmbol'da istimâ‘ edüp bin araba ve hıntav mâl ile kızı Aysof'u İslâmbol'a da‘vet edüp Aysof kız ol mâl-ı kenz ile kırk yılda Ayasofya deyrini imâr etdiğiyçün Ayasofya dediler. Ba‘dehû bânî-i Ayasofya kız mürd olup Yeniodalar başında Kadı‘asker hammâmının dibinde amûd-ı müntehânın zirve-i âlîsinde bir mermer sandûka içre yılan havfinden anda defn etdiler. Ertesi gördüler kim ol sandukanın içi mâl-â-mâl yılan ve akreb ve çıyan leb ber-leb olmuş ammâ kızın vücûduna aslâ zarar gelmemiş. İşte şehr-i Sofya'nın bânî-i evveli Tûfân-ı Nûh'dan sonra Sırfiyâyil'dir. Ba‘dehû oğlu Sırfa'dır. Ba‘dehû Alina kral-ı dâll kızı Aysofya'dır. Hulâsa-i kelâm niçe yüz düvelden düvele nakl edüp bu felek-i atlas-ı bukalemûnda şehr-i Sofya kâh imâr u kâh harâb olup âhir hicret-i Nebeviyye'nin sene 786 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr'ın vüzerâlarından Balaban Paşa deryâ-misâl asker ile belde-i Sofya-yı muhâsara edüp kâmil yetmiş günde {küffâra} gelen imdâdların kıra kıra derûn-ı kal‘ada Bulgar ve Sırp ve Voynuk ve Laz ve Rûm cümle pür-gumûm olup ale'l-umûm kaht [u] galâdan "Aman el-amân ey asâkir-i Âl-i Osmân!" deyü derûn-ı kal‘adan feryâd etdiler. Zîrâ kal‘a içinde yüz yetmiş bin kâfir-i fâcir var idi. Kıllet-i gılâl olunca hemân der-ceng-i evvel Latin kavminin eşbehleri emân ile sûrdan taşra çıkup Balaban Paşa'nın hâk-i pâyine rûmâlîde edüp şehr-i Sofya'da bir cây-ı karâr istediler. Ricâları hayyiz-i kabûlde olduğun derûn-ı kal‘adaki kavm-i Latin istimâ‘ edüp hemân ol dem emân ile taşra çıkdıkları kapunun miftâhın serdâra teslîm edüp bir tarafa durdular. Andan sonra emân ile Bulgar kavmi çıkup şehirde mekân ricâ etdiler ve ricâları kabûl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 137b ·
metinde göster ·
… dir, 141b ammâ suyunda kükürd râyihası vardır. Ana karib kurâlarda sâkin olan
Bulgar ve
Voynuk ve Sırf tâ’ifesi girüp frengi zahmetinden ve Allahümme âfinâ cüzzâm mara …
Teferrücgâh-ı germâb-ı Balı Efendi: Bir dere kenarında bir alçacık kubbecik içre bir humma-i bî-bedel-i mu‘tedildir, 141b ammâ suyunda kükürd râyihası vardır. Ana karib kurâlarda sâkin olan Bulgar ve Voynuk ve Sırf tâ’ifesi girüp frengi zahmetinden ve Allahümme âfinâ cüzzâm marazından ve âkile ve şîrpençeden halâs olur, gâyet mücerrebdir, ammâ tekellüflü imâr değildir. Andan ana muttasıl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141a–141b ·
metinde göster ·
… ülende üç bin eğrek, ya‘nî saya ve ya‘nî koyun ağılı vardır, derler. Ve Sırf ve
Bulgar ve
Voynuk kefere ve fecere çobanları var kim her biri başdarda karavanasına benzer …
Ve bir gûne alçacık ağaççıklarda bir vişnesi ve çilek meyvesi olur kim ve mine'l-acâ’ibdir.Ve aşağı derelerinde kestâne ve ahlad ve güğüm ve muşmula ve üvezi olur kim, garâ’ibdir. Ve billûrdan nişân verir buz pârelerin vişne hoş-âbına koyup şeb [u] rûz ve şinâb halâl-i nâb nûş ederdik. Ahâlî-i vilâyet takrîri üzre bu kûh-ı bülende üç bin eğrek, ya‘nî saya ve ya‘nî koyun ağılı vardır, derler. Ve Sırf ve Bulgar ve Voynuk kefere ve fecere çobanları var kim her biri başdarda karavanasına benzer, dırâz kad çobanlarının kulübelerinde mahbûbe yayla güzeli Bulgar kızları var kim her biri birer pençe-i âfitâb-ı âlem-tâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a ·
metinde göster ·
… îfesi bu şehre Köstence derlerdi, ya‘nî ılıca derlerdi. Ammâ bu şehir azîz iken
Bulgar ve
Voynuk ve Sırp kavmleri bu şehri bilâ teşbîh Kuds-i şerîf kadar ziyâret ederler …
Zamân-ı Bulgar'da ismi Ispavod idi, ya‘nî Allah suyu. Bu şehirde kudret ılıcası olmağıla Ispa-voda derlerdi. Sırp tâ’îfesi bu şehre Köstence derlerdi, ya‘nî ılıca derlerdi. Ammâ bu şehir azîz iken Bulgar ve Voynuk ve Sırp kavmleri bu şehri bilâ teşbîh Kuds-i şerîf kadar ziyâret ederlerdi. Zîrâ bunda bir baş papas var idi. İrim papa gibi üç yüz sene dalâlet içre ifnâ-yı cesed edüp cemî‘i kâfiri dîn-i Hazret-i Yahyâ'dan nükûl etdirir idi. Ammâ riyâzât-ı mücâhede ile ol mertebeye varmışdı kim kırk günde bir badem ve bir zeytin ve bir kâse süd içerdi. Bu riyâzetle niçe mugayyabâtlardan haber verirdi. Hattâ hâşâ sümme hâşâ "Mesîh ibnullah gelir" deyü haber verüp hikmet-i Hudâ Hazret-i İsâ babasız Hazret-i Meryem'den 146b vücûda gelince bu mel‘ûn papasın gayba hükm etdüğü muhakkak olduğundan cemî‘i Rûmeli kefereleri ruhbâna i‘tikâd ve i‘timâd edüp dibelik küffârlar buna muhabbet edüp niçe kerre yüz bin kefereyi dîn-i Yahyâ'dan çıkarup dîn-i İsâ'ya da‘vet ederdi. Ammâ cemî‘i ulûm-ı garbiyye ü acîbe ü bî-hisâb fünûn-ı şettâya mâlîk idi. Hattâ yedi bin ruhbân u bıtrîk ü kıssîs ve papas [u] papa ve ladika ve râhib mel‘ûnları huddâm-ı bî-dîn-i pür-deynleri var idi. Ol asırda bu papas Bulgar lisânın ve Sırp lisânın ve Voynık ve Çakona lisânın ve Hırvad u Boşnak ve Leh u Rus ve Latin ü Çek ü İsfeç lisânların üç yüz yılda peydâ edüp yedi bin aded huddâmlarına bu lisânları ta‘lîm edüp vilâyet vilâyet bu huddâmları gönderüp her diyâr-ı deyrde papaslara ve gayrı Nasârâlara ta‘lîm ederek Hazret-i Yahyâ asrında ve Hazret-i İsâ sabâvetinde kâfiristâna bu elsine-i muhtelife müstevlî olup iştihâr buldu. Bu keyfiyetle mezkûr papas dahi Köstence şehrinde iştihâr bulup cemî‘i kâfiristândan bu bıtrîk kâfire nezerâtlar gelüp ol kadar mâl-ı Kârûn cem‘ etdi kim âhir ol mâl-ı bî-hisâb ile bu şehri eyle imâr etdi kim Kudüs yerine Bulgar ve gayri küffâr-ı murdar-ı bed-girdârlar bu şehri ziyâret edüp ol papasın ismiyle bu şehre Hazret-i Yahyâ asrında Lâdika derlerdi. Hatta Hazret-i İsâ halîfelerinden Semmun nâm bir havâriyyûn bu Lâdika şehrinde Lâdika papas ile müşerref olup Lâdika papas havâriyyûnun kudûmü şerefiyyetine niçe yüz bin milyon mâl-ı firâvân harc edüp bir deyr-i kebîr binâ edüp sîm-i hâlis döşeyüp Meryem Ana'ya hîbe eyledi. Âhir ol deyr Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekde ol Lâdika deyri zelzeleden münhedim olup zemîne beraber oldu. Halâ eser-i binâları Rila kûhı dâmeninde râygândır. Netîce-i kelâm, bu Lâdika mürd olup Bulgar'ın devletleri bergeşte olup bu şehir niçe divelden divele intikâl edüp âhir sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında Despot Kraloğlu Yıvan Ban havfinden bu şehre bir sûr-ı üstüvâr binâ edüp mütehassın oldu. Hudâvendigâr bu kal‘a olduğun istimâ‘ edüp râhımız üzre bu gûr iki olmasın içün yer götürmez asker-i bî-pâyân ile Gâzî Balaban Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara edüp emân u zemân vermeyüp yedi günde seyf-i Muhammedî ile feth edüp sene 773 târîhinde kal‘asın yire beraber eyledi. Hâlâ der-i dîvâr-ı sûr-ı bî-nûrdan eser-i binâları nümâyândır. Ol asırdan berü Köstence nâmıyla müsemmâ bir kasabadır. Rila dağı tetimmâtı derclerinde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kasabadır. Rûmeli hâkinde (---) hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a–146b ·
metinde göster ·
… m‘ etdi kim âhir ol mâl-ı bî-hisâb ile bu şehri eyle imâr etdi kim Kudüs yerine
Bulgar ve
gayri küffâr-ı murdar-ı bed-girdârlar bu şehri ziyâret edüp ol papasın ismiyle …
Zamân-ı Bulgar'da ismi Ispavod idi, ya‘nî Allah suyu. Bu şehirde kudret ılıcası olmağıla Ispa-voda derlerdi. Sırp tâ’îfesi bu şehre Köstence derlerdi, ya‘nî ılıca derlerdi. Ammâ bu şehir azîz iken Bulgar ve Voynuk ve Sırp kavmleri bu şehri bilâ teşbîh Kuds-i şerîf kadar ziyâret ederlerdi. Zîrâ bunda bir baş papas var idi. İrim papa gibi üç yüz sene dalâlet içre ifnâ-yı cesed edüp cemî‘i kâfiri dîn-i Hazret-i Yahyâ'dan nükûl etdirir idi. Ammâ riyâzât-ı mücâhede ile ol mertebeye varmışdı kim kırk günde bir badem ve bir zeytin ve bir kâse süd içerdi. Bu riyâzetle niçe mugayyabâtlardan haber verirdi. Hattâ hâşâ sümme hâşâ "Mesîh ibnullah gelir" deyü haber verüp hikmet-i Hudâ Hazret-i İsâ babasız Hazret-i Meryem'den 146b vücûda gelince bu mel‘ûn papasın gayba hükm etdüğü muhakkak olduğundan cemî‘i Rûmeli kefereleri ruhbâna i‘tikâd ve i‘timâd edüp dibelik küffârlar buna muhabbet edüp niçe kerre yüz bin kefereyi dîn-i Yahyâ'dan çıkarup dîn-i İsâ'ya da‘vet ederdi. Ammâ cemî‘i ulûm-ı garbiyye ü acîbe ü bî-hisâb fünûn-ı şettâya mâlîk idi. Hattâ yedi bin ruhbân u bıtrîk ü kıssîs ve papas [u] papa ve ladika ve râhib mel‘ûnları huddâm-ı bî-dîn-i pür-deynleri var idi. Ol asırda bu papas Bulgar lisânın ve Sırp lisânın ve Voynık ve Çakona lisânın ve Hırvad u Boşnak ve Leh u Rus ve Latin ü Çek ü İsfeç lisânların üç yüz yılda peydâ edüp yedi bin aded huddâmlarına bu lisânları ta‘lîm edüp vilâyet vilâyet bu huddâmları gönderüp her diyâr-ı deyrde papaslara ve gayrı Nasârâlara ta‘lîm ederek Hazret-i Yahyâ asrında ve Hazret-i İsâ sabâvetinde kâfiristâna bu elsine-i muhtelife müstevlî olup iştihâr buldu. Bu keyfiyetle mezkûr papas dahi Köstence şehrinde iştihâr bulup cemî‘i kâfiristândan bu bıtrîk kâfire nezerâtlar gelüp ol kadar mâl-ı Kârûn cem‘ etdi kim âhir ol mâl-ı bî-hisâb ile bu şehri eyle imâr etdi kim Kudüs yerine Bulgar ve gayri küffâr-ı murdar-ı bed-girdârlar bu şehri ziyâret edüp ol papasın ismiyle bu şehre Hazret-i Yahyâ asrında Lâdika derlerdi. Hatta Hazret-i İsâ halîfelerinden Semmun nâm bir havâriyyûn bu Lâdika şehrinde Lâdika papas ile müşerref olup Lâdika papas havâriyyûnun kudûmü şerefiyyetine niçe yüz bin milyon mâl-ı firâvân harc edüp bir deyr-i kebîr binâ edüp sîm-i hâlis döşeyüp Meryem Ana'ya hîbe eyledi. Âhir ol deyr Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekde ol Lâdika deyri zelzeleden münhedim olup zemîne beraber oldu. Halâ eser-i binâları Rila kûhı dâmeninde râygândır. Netîce-i kelâm, bu Lâdika mürd olup Bulgar'ın devletleri bergeşte olup bu şehir niçe divelden divele intikâl edüp âhir sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında Despot Kraloğlu Yıvan Ban havfinden bu şehre bir sûr-ı üstüvâr binâ edüp mütehassın oldu. Hudâvendigâr bu kal‘a olduğun istimâ‘ edüp râhımız üzre bu gûr iki olmasın içün yer götürmez asker-i bî-pâyân ile Gâzî Balaban Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara edüp emân u zemân vermeyüp yedi günde seyf-i Muhammedî ile feth edüp sene 773 târîhinde kal‘asın yire beraber eyledi. Hâlâ der-i dîvâr-ı sûr-ı bî-nûrdan eser-i binâları nümâyândır. Ol asırdan berü Köstence nâmıyla müsemmâ bir kasabadır. Rila dağı tetimmâtı derclerinde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kasabadır. Rûmeli hâkinde (---) hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a–146b ·
metinde göster ·
… ir kal‘a-i zîbâ olup İdirven'den galat Edirne nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup dest-i
Bulgar ve
Sırf tâ’ifeleri destinden nice ban ve Hersek kral ellerine girüp günden güne ey …
Ba‘dehû İslâmbol bânîi Alina kızı Makedone bu Edirne'yi imâr etdi. Andan Hazret-i İsâ asrında Rûm kral-ı dâllerinden İdrivne nâm bir kral bir kal‘a-i azîm binâ edüp onun ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ olup İdirven'den galat Edirne nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup dest-i Bulgar ve Sırf tâ’ifeleri destinden nice ban ve Hersek kral ellerine girüp günden güne eyle imâr oldu kim cihet-i erba‘ası üç günde devr olunurdu. Ba‘dehû Sırf tâ‘ifesi Rûm keferisine tağallüb edüp kal‘a-i Kostantin'in taşra kal‘ası ki kal‘a-i Silivri'den tâ Karadeniz kenarında Terkoz kal‘asına varır dört kat kal‘a ve dört kat handak idi. Bu kadar binâ-yı azîmi Sırf kralı münhedim edüp ancak hâlâ imâr kalan bu İslâmbol'un bu iç kal‘ası kaldı. Sırf kralı İslâmbol'dan bu kadar mâl-ı ganâ’im aldı. Mansûr [u] muzaffer avdetde Edirne şehrin dahi kavm-i Rûm'a rağmen nehb ü gâret edüp ihrâk bi'n-nâr eyleyüp bî-hisâb mâl-ı firâvân ile cümle Sırf kefereleri muğtenim olup tahtgâhları olan Sofya şehrine gitdiler. Andan yine Rûm keferelerinden Kavala kal‘ası sâhibi Filikos oğlu Kavala'da bir kenz-i azîm bulup ol mâl-ı firâvân ile alâ-rağmi'l-a‘dâ var kuvveti bâzûya getirüp Edirne şehrin ol kadar imâr etdi kim cemi‘i dünyâda İdrivban nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir imâristân idi. Bir dahi millet-i Mesîhiyye'den bir kral istîlâ etmesin içün cemî‘i Nasârânın re’y-i hüsnüyle Kuds-i Şerîfe vakf eyleyüp her sene bu Edirne'den Kudüs'e yedi milyon altın gönderirler idi. Takrîb ile bir millet-i Nasârâ Edirne'ye tamah etmeyüp eyle imâr oldu kim gûyâ Macar diyârında Feşe şehri gibi ve Peçevî Sirem mânend bâğ-ı İrem gibi oldu. Amma "el-abdü yüdebbiru vallahi yukaddir". Kârhâne sâhibi fâ’il-i muhtâr Allah'ın hikmetinden haberleri yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b ·
metinde göster ·
Sırf ve Voynuk ve Islovin ve Korol ve Dodoşka ve Hırvat ve Tot ve Rus ve Lipka …
Evvelâ Dobra-Venedik ve Boşnak ve Hersek ve Bulgar ve Sırf ve Voynuk ve Islovin ve Korol ve Dodoşka ve Hırvat ve Tot ve Rus ve Lipka ve Maskov ve Krakov ve kavm-i Heşdek. El-hâsıl yigirmi aded kavm-i gûnâ-gûn cümle Latin lisânı söyleşirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45a ·
metinde göster ·
Sırf ve Boğdan istîlâ edüp ba‘dehû sene 889 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî fet …
Bu kal‘aya anlardan sonra Bulgar ve Sırf ve Boğdan istîlâ edüp ba‘dehû sene 889 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî feth edüp eyle virân kalmışdır. Nehr-i Tuna'dan azmış bir bataklı ve sazlı ve göllü bir mahalde bir sivri yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir şeddadî taş binâ bir kal‘a-i hâlîdir, ammâ sehel şey ile amâr olsa Babadağı şehri emn [u] emân olurdu, zîrâ zamânımızda bir iki kerre Kazak kâfiri Baba şehrin nehb u gâret etmişdir, ammâ bu kal‘a-i ibret-nümâ zemînîdir. İçinde âdem ve âdemî-zâd yokdur. Kış günü içinde çobanlar ile keçiler ve koyunlar kışlar. Hisâbın Hudâ bilür. Kekliği ve çili ve gayrı {kuşları çokdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67b ·
metinde göster ·
… ûbdur ve gulâmları ve nisvânları mahbûbdur ve re‘âyâsı cümle Eflâk ve Boğdan ve
Bulgar ve
(---)(---)(---)(---) ve cânib-i kıblesinde bâğları ve bâğçeleri bî-hisâbdır.
Andan üç aded hânları var, ammâ çârsû-yı bâzârı azdır. Ve âb [u] havâsı hûbdur ve gulâmları ve nisvânları mahbûbdur ve re‘âyâsı cümle Eflâk ve Boğdan ve Bulgar ve (---)(---)(---)(---) ve cânib-i kıblesinde bâğları ve bâğçeleri bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 68b ·
metinde göster ·
… sirdir. Bu şehr-i ma‘mûrda üç gün meks olup etrâf kurâlardan üç bin aded Rûm ve
Bulgar ve
Eflâk ve Boğdan kefereleri askerî tâ’ifesi şekilli yazıldı. Hamd-i Hudâ Çenge b …
Sene (---) târîhinde bu şehirde hakîr voyvada olup zahîre bahâ dahi tahsîl edüp cemî‘i kurâ vü kasabâtları ile sene-i merkûmda cümle evsâfı tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi bu şehre dahi bir cünûd-ı cünüb kefere alayı ile girilmişdir kim vasfında lisân kâsirdir. Bu şehr-i ma‘mûrda üç gün meks olup etrâf kurâlardan üç bin aded Rûm ve Bulgar ve Eflâk ve Boğdan kefereleri askerî tâ’ifesi şekilli yazıldı. Hamd-i Hudâ Çenge balkanında ve Sücülü dağında ve Koparan belinde ve Kazan belinde haydûd küffârı kalmayup askerî yazıldıklarından mezkûr dağlar harâmîlerden emn [u] amân oldu. Babadağı'ndan yine cânib-i şimâle
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101a ·
metinde göster ·
Ammâ âb [u] havâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbe
Bulgar ve
Sırf cüvânları vardır kim libâsları beyâz abâdır, ammâ a‘yânları serâpâ çuka-i …
Ammâ âb [u] havâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbe Bulgar ve Sırf cüvânları vardır kim libâsları beyâz abâdır, ammâ a‘yânları serâpâ çuka-i gûnâ-gûnlar geyüp mün‘im ve ehl-i zevk âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110a ·
metinde göster ·
… yân: Cümle dokuz aded duyûr-ı bed-âyînhâne kilisalar var. Rûm Ermeni ve Sırf ve
Bulgar ve
Yahud kenîseleri var, ammâ Fireng ve Macar'ın gûrhâneleri yokdur. Kıbtîlerin ev …
Bî-medh kenîse-i râhibân-ı Mığdısiyân: Cümle dokuz aded duyûr-ı bed-âyînhâne kilisalar var. Rûm Ermeni ve Sırf ve Bulgar ve Yahud kenîseleri var, ammâ Fireng ve Macar'ın gûrhâneleri yokdur. Kıbtîlerin evlâ bi't-tarîk ne mescid ve ne kenîseleri bir diyârda yokdur. Hemân kiminle ihtilât ederse anın savm [u] salâtı üzre hareket edüp ol mezhebde olduklarıyçün beher sene iki kerre harâc verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… ral-ı bed-fi‘âl binâsıdır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim lisân-ı Latin ve Sırf ve
Bulgar ve
Hırvad'da "serebne" gümüşe derler. Bu kal‘a dağlarında gümüş ma‘deni olmak ile …
İbtidâ bu kal‘a bânîsi Sırf Kralı Destpot dâl Kral-ı bed-fi‘âl binâsıdır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim lisân-ı Latin ve Sırf ve Bulgar ve Hırvad'da "serebne" gümüşe derler. Bu kal‘a dağlarında gümüş ma‘deni olmak ile bu kal‘aya Serebreniçse derler (---)(---)(---) Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127b ·
metinde göster ·
Fasl-ı bî-medh-i kenîse-i Rahib Mığdısiyân: Ermeni ve Rûm ve
Bulgar ve
Sırf ve Latin ve Yahûdîlerin duyûrları vardır, ammâ Fireng ve Macar ve Nemse'ni …
Fasl-ı bî-medh-i kenîse-i Rahib Mığdısiyân: Ermeni ve Rûm ve Bulgar ve Sırf ve Latin ve Yahûdîlerin duyûrları vardır, ammâ Fireng ve Macar ve Nemse'nin kenîseleri yokdur, ammâ bu şehirde Latin çok olmağile Bulgar ve Sırf kenîselerinde bed-âyîn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171b ·
metinde göster ·
… eng ve Macar ve Nemse'nin kenîseleri yokdur, ammâ bu şehirde Latin çok olmağile
Bulgar ve
Sırf kenîselerinde bed-âyîn ederler.
Fasl-ı bî-medh-i kenîse-i Rahib Mığdısiyân: Ermeni ve Rûm ve Bulgar ve Sırf ve Latin ve Yahûdîlerin duyûrları vardır, ammâ Fireng ve Macar ve Nemse'nin kenîseleri yokdur, ammâ bu şehirde Latin çok olmağile Bulgar ve Sırf kenîselerinde bed-âyîn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171b ·
metinde göster ·
… e (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr vezîri Gâzî Lala şahin Paşa'dır kim Sırf ve
Bulgar ve
Latin elinden dest [ü] bâzû ile feth edüp kal‘asın esâsdan münhedim edüp şehrin …
Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Rila yaylağı sâhibi Rila Kral kızıdır. Kal‘asın sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr vezîri Gâzî Lala şahin Paşa'dır kim Sırf ve Bulgar ve Latin elinden dest [ü] bâzû ile feth edüp kal‘asın esâsdan münhedim edüp şehrin şimâlindeki dağlar üzre âsâr-ı binâları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174b ·
metinde göster ·
… nehr-i Tuna'dan ayrılmış bir azmak kenârında bir ma‘mûr üç yüz hâneli Eflak ve
Bulgar ve
Sırf kefereleri köy ve ze‘âmetdir. Ve mezkûr kurâlar ve ubûr etdiğimiz cümle sa …
Bâlâdaki kurâlar mukaddemâ birkaç kerre ubûr olmak ile evsâfları tahrîr olunmuşdu. Ammâ bu Yaboka, ya‘nî lisân-ı Sırfça Yabloka "Elma köyü" demekdir, Belgrad-ı behişt-âbâd mukâbelesinde nehr-i Tuna'dan ayrılmış bir azmak kenârında bir ma‘mûr üç yüz hâneli Eflak ve Bulgar ve Sırf kefereleri köy ve ze‘âmetdir. Ve mezkûr kurâlar ve ubûr etdiğimiz cümle sahrâlar serâpâ Tımışvar eyâleti idi, bu arada tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31b ·
metinde göster ·
… el kalmışdır kim "patka bok" derler, ya‘nî "ördek bok yer" derler, ammâ lisân-ı
Bulgar ve
Sırf'da kal‘anın ismi Lenadib'dir, ammâ,
Hâlâ Bulgar tâ’ifesi mâbeynlerinde darb-ı mesel kalmışdır kim "patka bok" derler, ya‘nî "ördek bok yer" derler, ammâ lisân-ı Bulgar ve Sırf'da kal‘anın ismi Lenadib'dir, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37a ·
metinde göster ·
… n var, gayri imâret yokdur. Ancak cümle on o kadar Müselmân hâneleridir, mâ‘adâ
Bulgar ve
Sırf kefereleri evleridir. A‘yândan Kâsım Ağa ve karındaşı Mehemmed Ağaların hâ …
Bu rabta içre bir kiremit örtülü bir câmi‘ ve bir mescid ve bir hân ve on beş dükkân var, gayri imâret yokdur. Ancak cümle on o kadar Müselmân hâneleridir, mâ‘adâ Bulgar ve Sırf kefereleri evleridir. A‘yândan Kâsım Ağa ve karındaşı Mehemmed Ağaların hâneleri âyende vü revendegâna mihmân-sarây olup ni‘metleri bay u gedâya ve pîr u cüvâna ve gebr ü tersâya mebzûldur. Bunlar da bu menzilde olmasalar bu dereden kuş uçmazdı. Andan Kâsım Ağa bu hakîre yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve ormanlar ve niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
… lem Edirne dârü'l-hadîsinin evkâfıdır kim başka voyvadası hâkimdir. Müselmân ve
Bulgar ve
Urûm keferesi re‘âyâları gâyet çokdur. Fireng ve Ermeni ve Yahûdî yokdur ve ank …
Kırkkilise sancağında yüz elli akçe pâyesiyle ednâ kazâdır ve mefrûzu'l-kadem ve maktû‘u'l-kalem Edirne dârü'l-hadîsinin evkâfıdır kim başka voyvadası hâkimdir. Müselmân ve Bulgar ve Urûm keferesi re‘âyâları gâyet çokdur. Fireng ve Ermeni ve Yahûdî yokdur ve ankâ tüccâr kefereleri gâyet vâfirdir. Ve cümle altı aded mahalledir kim bir depeden bir depeye varınca cümle üç bin aded kırmızı kiremitli tahtânî ve fevkânî musanna‘ ve münakkaş ve müzeyyen sarâylar ve kâ‘a-i zîbâlar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41a ·
metinde göster ·
… yokdur, lâkin a‘yân [u] eşrâfı çokdur. Ve cümle re‘âyâsı Yörükân müslimleri ve
Bulgar ve
Urûm kefereleri çokdur. (---)(---)(---)
Ve yüz elli akçe pâyesiyle ve yüz elli pâre nâhiye kurâsıyla şerîf kazâdır, zîrâ gâyet ma‘mûr sancakdır, ammâ beğine sekiz bin guruş ancak olur. Zulm edüp bir habbe kanûndan ziyâde alsa re‘âyâsı çarığın geyüp bir günde der-i devlete gelüp şikâyet eder. Bu şehirde kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve elli aded neferâtı ve muhtesibi ve şehir voyvadası ve şehir kethudâsı ve bâcdârı ve harâc ağası vardır, ammâ müftî ve nakîbi yokdur, lâkin a‘yân [u] eşrâfı çokdur. Ve cümle re‘âyâsı Yörükân müslimleri ve Bulgar ve Urûm kefereleri çokdur. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
… e la‘l-gûn kiraz dudaklı ve marâl gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü
Bulgar ve
Urûm kızları olur. Hudâ-ı Hallâk'a ayândır gûyâ her biri birer bânû-yı perîzâdl …
Âb [u] hevâsı letâfetinden bu karyede al tebekânî elma yanaklı ve la‘l-gûn kiraz dudaklı ve marâl gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü Bulgar ve Urûm kızları olur. Hudâ-ı Hallâk'a ayândır gûyâ her biri birer bânû-yı perîzâdlardır kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Misilleri meğer Şâm-ı cennet-meşâm kurbunda şehr-i Havrân güzelleri ola. Bu belîdede Harâccı Mustafâ Ağa karındaşımızla dahi mülâkât olup bizi bir bâğ-ı Merâmda kondurup cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtımız ta‘yîn etdiğinden mâ‘adâ hakîre bir at ihsân etdi kim ne at bir hüssân-ı sâfinât misilli mu‘teber at.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
… lle-i keferesi Budin kapusundan taşrad[ır], mâ‘adâ şehir içredir, ammâ Macar ve
Bulgar ve
Sırf ve Urûm ve Ermeni ve Fireng yokdur, ammâ Yahûdî vardır.
Der-defter-i esmâ-i aded-i mahallât-ı müselmân: Cümlesi on yedi aded mahalledir. Bir mahalle-i keferesi Budin kapusundan taşrad[ır], mâ‘adâ şehir içredir, ammâ Macar ve Bulgar ve Sırf ve Urûm ve Ermeni ve Fireng yokdur, ammâ Yahûdî vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 66b ·
metinde göster ·
… bâdî pâbuçları ve çuka kalpaklar geyüp bir alay tüccâr âdemlerdir, ammâ Sırf ve
Bulgar ve
Boşnak re‘âyâları gâyet mâldâr ve rencber ve maslahat-güzâr re‘âyâları var. Hat …
Ve cümle halkı Poturca kelimât edüp çuka esvâblar geyüp kopçalı serhadli çakşırları ve kubâdî pâbuçları ve çuka kalpaklar geyüp bir alay tüccâr âdemlerdir, ammâ Sırf ve Bulgar ve Boşnak re‘âyâları gâyet mâldâr ve rencber ve maslahat-güzâr re‘âyâları var. Hattâ keferelerinin avretleri ve kızlarının bir gûne turfe örülü saçları vardır. Kızları cümle başı örülü saçlı gezerler ve geysûları üzre ve niçeleri takyeleri üzre gûnâ-gûn gümüşler ve babka ve akçeler dizerler, bir turfe esbâblı ve fisdanlı ve başları örgülü re‘âyâ karılarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137b ·
metinde göster ·
… arye-i Yablaniçse: Bu dahi Öziçe nâhiyesinde ma‘mûr [u] âbâdân kefere-i Sırf ve
Bulgar ve
ze‘âmet kendidir. Bu mahalde nehr-i Verça cereyân edüp ibtidâ bu nehrin tulû‘ı …
Menzil-i karye-i Yablaniçse: Bu dahi Öziçe nâhiyesinde ma‘mûr [u] âbâdân kefere-i Sırf ve Bulgar ve ze‘âmet kendidir. Bu mahalde nehr-i Verça cereyân edüp ibtidâ bu nehrin tulû‘ı tâ İştavna dağlarından gelüp Istariulah hâkinde Pirboy hânına karîb nehr-i Lim'e karışır. Nehr-i Lim dahi tâ Arnavudluk içinde Bihor dağları kurbunda Plav kal‘ası dağlarından gelüp Foça şehri kurbunda nehr-i Drin'e, Drin dahi nehr-i Sava'ya, Sava dahi Belgrad dibinde nehr-i Tuna'ya, Tuna dahi Kili ve Tolça ve Karahırmen kal‘aları kurbunda Karadeniz'e beş yerden mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141b ·
metinde göster ·
… mle on sekiz aded mahalle ve on adedi mahalle-i müslimîn ve sekiz adedi Sırf ve
Bulgar ve
Latin kefereleri mahallesi ve bir mahalle Yahûdîlerdir, ammâ Rûm ve Ermeni ve M …
Der-ayân-ı esmâ-i mahallât-ı büldân: Cümle on sekiz aded mahalle ve on adedi mahalle-i müslimîn ve sekiz adedi Sırf ve Bulgar ve Latin kefereleri mahallesi ve bir mahalle Yahûdîlerdir, ammâ Rûm ve Ermeni ve Macar ve Fireng kefereleri yokdur. Meşhûr mahallelerinin esmâları budur: Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 146a ·
metinde göster ·
… bir cisr-i metîn olduğundan bu şehre kavm-i Latin ve Boşnak ve Hırvad u Sırf ve
Bulgar ve
Uskok ve Lasman Mostar derler.
Lisân-ı Latince Mostar köprü şehri demekdir. Tevârîh-i Latin'de tahrîr etdiği üzre bu şehir içre kâfir zamânında bir kayadan bir kayaya nehr-i Neretva üzre âdem uyluğu kalınlıkda hadîd zincîr-i kavî üzre bir cisr-i metîn olduğundan bu şehre kavm-i Latin ve Boşnak ve Hırvad u Sırf ve Bulgar ve Uskok ve Lasman Mostar derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
… hlût olduğu mahalde cümle yedi aded müselmân mahallesi ve dörd mahalle kefere-i
Bulgar ve
Sırf mahallâtlarıdır. Ve cümle beş yüz elli aded tahtânî ve fevkânî ikişer kat …
Der-nişâne-i şehr-i Raça: Mezkûr çemenzâr burunda nehr-i Sava ve Drin nehri birbirlerine mahlût olduğu mahalde cümle yedi aded müselmân mahallesi ve dörd mahalle kefere-i Bulgar ve Sırf mahallâtlarıdır. Ve cümle beş yüz elli aded tahtânî ve fevkânî ikişer kat cümle tahta binâlı hadîka-i rıdvânlı ma‘mûr evlerdir, ammâ kârgîri nâdirdir. Ve cümle havlıları serâpâ tahtadan amâr olmuşdur. Hattâ cemî‘i zokakları tahta balvan döşelidir. Şehirden taşrası kış köyleri çamur deryâsı olur, zîrâ zemîni alçakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Latin ve Hırvad ve Sırf ve Voynık ve Bulgar ve Boşnakda (---)(---)(---) demekdir, ammâ lisân-ı Fireng'de Köpek kal‘ası demekdir, zîrâ zamân-ı kadîmde bir fakîr domuz çobanı bu Kanije buheyresi içre bir külbe-i menhûshâne yapup birkaç yüz hınzîra ve birkaç yüz köpeğe mâlik olup domuzlar Kanije gölünün eğir köklerin yemeden semîn hınzîrlar olup mezkûr domuz çobanı iki yüz sene ma‘mûr olup niçe kerre yüz bin hınzîr satarak niçe milyon mâl-ı firâvân peydâ edüp tenâsül-i evlâd bularak bu kal‘a-i Kanije'yi ibtidâ tabya-misâl ol koca domuz ve köpek çobanı binâ etmeğile Kanije, ya‘nî Köpek hâne nâmıyla müsemmâ bir sûr-ı ra‘nâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
Ammâ gerçi halkı Boşnak olmağile Boşnak lisânı ve Sırf ve
Bulgar ve
Latin lisânı bilirler, ammâ fasîh u belîğ Macarca bilirler kim kavm-i Macar ol …
Ammâ gerçi halkı Boşnak olmağile Boşnak lisânı ve Sırf ve Bulgar ve Latin lisânı bilirler, ammâ fasîh u belîğ Macarca bilirler kim kavm-i Macar ol kadar fesâhat u belâğat üzre tekellüm edemezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182b ·
metinde göster ·
… bu re’y [ü] tedbîr-i hîleyi edüp taht-ı hükûmetinde ne kadar Eflakân ve Sırf ve
Bulgar ve
Hayduk ve Çingane ve şakî ve lıssân ve harâmî ve ne kadar ipden ve kazıkdan kur …
Der-fasl-ı hîlekâr-ı mekkâr-ı müsellim: Çünkim müsellime bir kara mankır pençik vermediğimizin dâğ-ı derûnundan otuz bin askerimizden nice intikâm alsın. Hemân hîle vü hud‘a ve şeytanata sâlik olup bu re’y [ü] tedbîr-i hîleyi edüp taht-ı hükûmetinde ne kadar Eflakân ve Sırf ve Bulgar ve Hayduk ve Çingane ve şakî ve lıssân ve harâmî ve ne kadar ipden ve kazıkdan kurtulmuş haşerât makûlesi kefereler ve fecereler var ise anlara hezâr ve hezârân va‘deler ve istimâletler verüp elbette bu gece bu kal‘a altında konan ordunun cânib-i erba‘asından cümle hayme vü hargâhlarına ve bâr [u] büngâhlarına ve esb-i fevârihlerine ve cümle esîrlerine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186b ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyesi: Lisân-ı Latin'de ve lisân-ı Hırvad ve Sırf ve
Bulgar ve
Boşnak ve Leh ve Rus'da ustolni iskemleye derler, bograd beyâza derler, ya‘nî B …
Sebeb-i tesmiyesi: Lisân-ı Latin'de ve lisân-ı Hırvad ve Sırf ve Bulgar ve Boşnak ve Leh ve Rus'da ustolni iskemleye derler, bograd beyâza derler, ya‘nî Beyâz İskemle kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12b ·
metinde göster ·
… nelerdir kim niçeleri mücâhidün fî-sebîlillâh cânlardır. Lisânları yine Sırf ve
Bulgar ve
Potur ve Latin ve Macarcadır, zîrâ vilâyetleri Macar diyârıdır.
Ve bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbeleri memdûh-ı âlemdir. Cümle halkı Boşnak gâzîleridir. Ekseriyyâ ticâret ile geçinir bir alay halûk u halîm ve selîm ve musallî sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir kim niçeleri mücâhidün fî-sebîlillâh cânlardır. Lisânları yine Sırf ve Bulgar ve Potur ve Latin ve Macarcadır, zîrâ vilâyetleri Macar diyârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… dan bir müdebbir hersek imiş. Hâlâ lisân-ı Sırf ve Hırvad ve Voynık ve Latin ve
Bulgar ve
Boşnak'da âvâz ile türkî yerine okunan "Davuri Davurimo Boçkay Marko bo Soboçka …
Sobotka dahi derler {ve Soboska dahi yazılır}, ammâ lugat-i sahîha Boçkay Hersek binâ etmek ile Soboçka derler. Sırf banlarından bir müdebbir hersek imiş. Hâlâ lisân-ı Sırf ve Hırvad ve Voynık ve Latin ve Bulgar ve Boşnak'da âvâz ile türkî yerine okunan "Davuri Davurimo Boçkay Marko bo Soboçkay" bâng türkîsidir. Ba‘dehu sene 932 târîhinde Gâzî Süleymân Şâh fethidir. Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında küffâr-ı füccâr-ı Macar ale'l-gafle bu kal‘ayı muhâsara edüp germâgerm cenge âheng ederler. Derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed görseler kim bir tarafdan imdâd yok. Hemân bir gece fürce bulup cümle ehl [ü] ıyâllerin dahi atlandırup şedd-i rihal etmeğe iktidârları olanlardan sağîr ü zarîr ve alîlleri cümle kendüleri kırup ba‘dehu vakt-i seherde kal‘a kapuların açup küffâr-ı dûzah-karâr hınzîr gibi horlayup yatırlarken Allâh Allâh deyüp bu kadar guzât küffâra kılıç urup yollar açup Keçkemet sahrâlarına ceng eyleyerek niçe bin küffârı kırarak Budin kal‘ası önünde Peşte kal‘asına cümle guzât ehl [ü] ıyâlleriyle selâmet dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b ·
metinde göster ·
… asârâlardan kavm-i kadîm Arnavud ve Laz ve Abaza ve Çerkes ve Hırvad ve Sırf ve
Bulgar ve
Kalviz ve Voynık vilâyetin ve Efrenc ve Macar ve Leh ve Çeh ve Rus ve Korol ve …
Andan sonra günden güne sevâd-ı mu‘azzamları kabza-i tasarruflarına alup mâl-ı ganâ’imler ellerine girüp şikâr etdikleri nisvânları ve bintânları akd-i nikâha çeküp tenâsül bularak tâ sene (---) târîhinde fâtih-i Edirne Gâzî Hüdâvendigâr'a ve andan Gâzî Ebü'l-feth'e ve andan Gâzî Süleymân Hân'a gelince Rûmeli {ve Anatolu} ta‘bîr kılınan diyârda yetmiş yedi aded kavm-i nasârâlardan kavm-i kadîm Arnavud ve Laz ve Abaza ve Çerkes ve Hırvad ve Sırf ve Bulgar ve Kalviz ve Voynık vilâyetin ve Efrenc ve Macar ve Leh ve Çeh ve Rus ve Korol ve Tot ve Kurs ve Maskov ve Gürcî ve Dâdyân ve Açıkbaş [ve] Mikril ve Güril ve Şavşat ve kefere-i Rûm Ermenî ve Dodoşka ve İngilis ve Nemse ve İsfaç ve Talyan ve Kallevin ve Filimenk ve Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve Venedik ve İşpanya ve Ciniviz ve Fransa ve (---)(---)(---)(---)(---) İflâğ u Boğdan ve'l-hâsıl bu zikr olunan kâfirlerin dâr-ı diyârların Âl-i Osmân harâb u yebâb hânelerin türâb üsârâların kebâb ederek feth [ü] fütûhâtları idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·
… ü Sind ü Belh u Buhârâ ve Hıtâ vü Hoten ve Çîn [ü] Mâçîn ve Maskov ve İsfaç ve
Bulgar ve
Terekeme ve Kazak ve (Kazak) Çeh ve Leh ve Nemse ve İngiltere ve Filimenk ve Da …
Bu cây-ı ferah-fezâ-yı dilküşâda mâh-ı Temmûz olıcak yılda bir kerre bu âsitâne etrâfındaki sahrâda olan sun‘-ı Hudâ dıraht-ı azîmlerin sâyelerine Hind ü Sind ü Belh u Buhârâ ve Hıtâ vü Hoten ve Çîn [ü] Mâçîn ve Maskov ve İsfaç ve Bulgar ve Terekeme ve Kazak ve (Kazak) Çeh ve Leh ve Nemse ve İngiltere ve Filimenk ve Daniska ve Danimarka'dan ve'l-hâsıl Arab u Acem'den bu âsitâne etrâfına niçe kerre yüz bin aded mahlûk-ı Hudâ tüccâr ü züvvârları cem‘ olup çadırlar ve obalar ve hayme vü hargâhları 156b ve alacıkların kurup bu sahrâ-yı lâlezâr âdem deryâsı olup kırk gün kırk gece Penç Hasan bâzârı durup eyle cemî‘i metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup bey‘ [u] şirâ olur. Aslâ bir kimse bir kimsenin metâ‘ına kec nazar edüp uğurlamak ihtimâlleri yokdur, ammâ gayri zamân Çerkes tâ’ifesi sürmeyi gözden çalar. Ol zamân bu âsitâne-i Penç Hasan'ın Dağıstân'dan dervîşânları gelirler. Bir garîb temâşâgâh cem‘-i vefîr, ammâ bu bâzâr mahallinde Kabarti beğleri ve Tavustân beğleri askerleriyle pür-silâh bulunup ba‘de'l-bâzâr yine Kabarti şehrine gelirler. Ülke-i azîmdir ve lisân-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156a–156b ·
metinde göster ·
… eder. Cingiz Hân kendü oğullarından en ulucası Cuci Bay'a Balu Hân ve Kazan ve
Bulgar ve
Rûs ve Kozak vilâyetleri hânlığın verüp Balu Hân da müstakıllen hân olduğiyçün …
Evvelâ sene (---) târîhinde Cingiz Hân-ı zor-dest Deşt-i Kıpçak'da Tohtamış Hân ile üç sene kâmil germâ-germ ceng-i cidâl ve harb-i kıtâl edüp âhır meydân-ı şecâ‘at Cingiz Hân'da kalup Tohtamış Hân münhezimen Bahr-i Harez'den karşu Îrân-zemîn'e firâr edüp anda karâr eder. Cingiz Hân kendü oğullarından en ulucası Cuci Bay'a Balu Hân ve Kazan ve Bulgar ve Rûs ve Kozak vilâyetleri hânlığın verüp Balu Hân da müstakıllen hân olduğiyçün Cuci Bay'a hân deyü ibtidâ nâm verdiler. Ol dahi giderek cihân-ârâ bir şâh-ı cihân olup Maskov kralını kendüye tâbi‘ edüp harâc-güzâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 198a ·
metinde göster ·
… mâlik olup Ciniviz küffârı ve Maskov ve Leh ve Kostantin ve İdrivne ve Sırf ve
Bulgar ve
Eflak ve Boğdan ve gayri küffâr kralları yüz bulup Kırım'ın câ-be-câ yerlerin g …
Ba‘dehu yerine karındaşı Tedan Hân ibn Tağar Hân nehr-i Edil sahrâsındaki şehr-i Sarây'dan gelüp vilâyet-i Kırım'a müstakil hân oldu. Bunun zamânında Leh Kazağı Kırım'ın garbîsi tarafında Avlota limanına girüp Sarkirmân kal‘asın Ciniviz keferesi elinden alup Teda[n] Hân Kazak elinden mezkûr kal‘ayı kurtarmağa kâdir olmadığından Kırım halkı Tedan Hân üzre gulû-yı âm edüp hanlıkdan ma‘zûl edüp yerine sene 690 târîhinde Menkirtim Hân oğlu Tağtağağ Hân hân olup dâ’ima fitne ve fesâda ve fısk [u] fücûra ve lu‘b u lehve mâlik olup Ciniviz küffârı ve Maskov ve Leh ve Kostantin ve İdrivne ve Sırf ve Bulgar ve Eflak ve Boğdan ve gayri küffâr kralları yüz bulup Kırım'ın câ-be-câ yerlerin gâret etmeğe başlayup Sarkirmân kal‘asın bu dahi Leh elinden halâs etmeğe sa‘y etmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199a ·
metinde göster ·
… ümmetden kimesneleri çokdur. Cümle helâl yerler ve helâl geyerler. Ve re‘âyâsı
Bulgar ve
Rûm ve Yahûdî ve Sırf kefereleridir. Ve gâyet ganîmet şehirdir. Sayd [u] şikârı …
Der-âb [u] hevâ-yı câvidân: Âb [u] hevâsı gâyet i‘tidâl üzre olmak ile mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ve cümle halkı Yörükân-ı Çıtak'dır. Lâkin gâyet sulehâ-yı ümmetden kimesneleri çokdur. Cümle helâl yerler ve helâl geyerler. Ve re‘âyâsı Bulgar ve Rûm ve Yahûdî ve Sırf kefereleridir. Ve gâyet ganîmet şehirdir. Sayd [u] şikârı bî-hadd ü bî-hisâb olduğundan selef pâdişâhları cümle Kırım hânları ve hânzâdelerin bunda rehin korlar. Hânlığa müsta‘id olduklarında Kırım'a hân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202b ·
metinde göster ·