… emdi anlar kim ʿarlandılar boynaġuluḳ ḳıldılar ḳınayur olarnı açıtġan ḳının hem
bulmazlar
olarḳa taŋrıda aḍın dost ap yariçi
173 amma anlar kim bittiler hem ḳıldılar eḍgülükler tükel ḳılur olarḳa yanutlarını hem arturur olarḳa fazlındın emdi anlar kim ʿarlandılar boynaġuluḳ ḳıldılar ḳınayur olarnı açıtġan ḳının hem bulmazlar olarḳa taŋrıda aḍın dost ap yariçi
… ydılar küfr kelimesini tandılar boyun sumışlarında kiḍin oġradılar ol neŋke kim
bulmazlar
öç almadılar meger kim bayuttı olarnı taŋrı yalavaçı öz fazlındın eger yansalar …
74 andıḳarlar taŋrı tuta aymadılar çın-oḳ aydılar küfr kelimesini tandılar boyun sumışlarında kiḍin oġradılar ol neŋke kim bulmazlar öç almadılar meger kim bayuttı olarnı taŋrı yalavaçı öz fazlındın eger yansalar bolur yaḫşı olarḳa eger yüz ewürseler ḳınayur olarnı taŋrı açıtġan ḳın dünya içre hem aḫiret içre yoḳ olarḳa yer içinde dostdın ap yariçi
… nlar kim füsuslanurlar boyun suġanlarnı müʾminlerdin sadaḳalar içinde anlar kim
bulmazlar
meger azraḳları füsuslanurlar olardın ceza yandrur taŋrı füsuzlarıŋa olardın ol …
79 anlar kim füsuslanurlar boyun suġanlarnı müʾminlerdin sadaḳalar içinde anlar kim bulmazlar meger azraḳları füsuslanurlar olardın ceza yandrur taŋrı füsuzlarıŋa olardın olarḳa ḳın açıtıġlı
ol kim hezine ḳılsalar tarlıḳ emgek ḳaçan eḍgü sansalar taŋrıḳa hem yalavaçıŋa …
91 Yoḳ zaʿiflar üze yoḳ igligler üze yoḳ anlar üze kim bulmazlar ol kim hezine ḳılsalar tarlıḳ emgek ḳaçan eḍgü sansalar taŋrıḳa hem yalavaçıŋa yoḳ eḍgülük ḳılġanlar üze hiç yol ol taŋrı örtgen ulaşu yarlıḳaġan ol
… ḳılur inmez yawuz oġraġ meger iḍisiŋe baḳmazlar mu meger evvelḳılar yolıŋa hiç
bulmaz
sen taŋrınıŋ yolını tegşürmek hiç bulmaz sen taŋrınıŋ yolını ewünnek
43 küvezlenmekleri üçün yer içinde yawuz al ḳılur inmez yawuz oġraġ meger iḍisiŋe baḳmazlar mu meger evvelḳılar yolıŋa hiç bulmaz sen taŋrınıŋ yolını tegşürmek hiç bulmaz sen taŋrınıŋ yolını ewünnek
… ḳmazlar mu meger evvelḳılar yolıŋa hiç bulmaz sen taŋrınıŋ yolını tegşürmek hiç
bulmaz
sen taŋrınıŋ yolını ewünnek
43 küvezlenmekleri üçün yer içinde yawuz al ḳılur inmez yawuz oġraġ meger iḍisiŋe baḳmazlar mu meger evvelḳılar yolıŋa hiç bulmaz sen taŋrınıŋ yolını tegşürmek hiç bulmaz sen taŋrınıŋ yolını ewünnek
Ve Ayasofya'nın cemî‘i imârâtlarının üzerleri serâpâ rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Bu kadar bin yıldan berü kurşumu fenâ bulmamışdır. Zîrâ bu Ayasofya kurşumu içre niçe bin kantâr altun vardır, anıniçün fenâ bulmaz. Netîce-i merâm bu Ayasofya'nın vaz‘-ı esâsında cemî‘i üstâd-ı mühendis-i hurdedân hayrân olup diller evsâfında lâl ve kalemler tahrîr midhatinde(?) beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… eğ ve Üsküdar'da Safî Çelebi, bunların akîdeleri beş sene dursa şekerlenüp fenâ
bulmaz
, gûyâ akîk-i Yemenî gibi ter ü tâze durur. Bunlar tahtırevânlar üzre dükkânları …
Esnâf-ı akîdeciyân: Kârhâne 70, neferât 200, bunların pîri (---), Hazret-i Enes kemer-bestesidir. Kabri Basra cebbânesindedir. Bunların memdûhu Ayasofya çârsûsunda Akîdeci Fenâyî ve Unkapanı'nda Mevlevî Ahmed Çelebi ve Kâsımpaşa'da Dede Beğ ve Üsküdar'da Safî Çelebi, bunların akîdeleri beş sene dursa şekerlenüp fenâ bulmaz, gûyâ akîk-i Yemenî gibi ter ü tâze durur. Bunlar tahtırevânlar üzre dükkânların zer [ü] zîver ile müzeyyen edüp badyalar içre halka akîde bezl ederken müşk-i amber-i hâm râyihasından temâşâcıların demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·
… ns [ü] ülfet edüp süvar olarak Hazret-i Havvâ'yı cüst ü cû edüp nâm [u] nişânın
bulmazdı
. Hikmet-i Hudâ; bir gice menâmında ihtilâm olup zülâle-i menîsi zemîne düşüp bi …
Menâkıb-ı Hazret-i Şîs: Niçe müverrîhler bu Hazret-i Şîs Nebî içün, Hazret-i Âdem cennet-i me’vâdan hübût etdikde hâk-i Hindistân'da cezîre-i Serendil'e kadem basdıkda firâk-ı cennet-i izzet ile zâr u feryâd etdikçe cümle hayvânât-ı vuhûş u tuyûr ve kerrûbiyânlar Âdem'i ta‘yîb etdiklerinden "Yâ Rabbî, yüzüm karasına bakma!" deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp "Bu dünyâda bana bir yâr-ı gâr-ı gâm-küsâr hemrâh ihsan eyle" deyüp ibtidâ Hazret-i Âdem'e cennetden bir sevr ve bir at ihsân olunup onlar ile üns [ü] ülfet edüp süvar olarak Hazret-i Havvâ'yı cüst ü cû edüp nâm [u] nişânın bulmazdı. Hikmet-i Hudâ; bir gice menâmında ihtilâm olup zülâle-i menîsi zemîne düşüp bi-emri Hayy [u] Kadîr dokuz ay on günden sonra zemînden edîm-i arza Hazret-i Şîs vücûda geldi. Lisân-ı İbrî'de "Şîs" bitdi, demekdir. Anınçün Şîs Nebî derler. Hatta ba‘zı müverrihîn Sûre-i (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 37a ·
metinde göster ·
… met-i dîğer: Bu Husrevânî küpden mef‘ûl âdem su almak murâd edinse bir katre mâ
bulmaz
. Ma‘sûm-ı pâk el uzatsa mâl-â-mâl olup su alır. Bu hikmet-i san‘at bu mahalle k …
Hikmet-i dîğer: Bu Husrevânî küpden mef‘ûl âdem su almak murâd edinse bir katre mâ bulmaz. Ma‘sûm-ı pâk el uzatsa mâl-â-mâl olup su alır. Bu hikmet-i san‘at bu mahalle karîb Mermas şehri harâbesinde medfûn olan Calinus Hakîm'in ilm-i hikmetiyle binâ etdüğü âb-ı mutalsamdır, derler. Hakkâ ki ibret-nümâ-yı âsâr-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 48b ·
metinde göster ·
… dir. Hatta bir gûne tîzâb ile yemeni üzre beyâz hat tahrîr ederdi kim aslâ fenâ
bulmaz
zemîn ü zamân mühürleri var kim sihr-i i‘câzdır.
Ve üstâd-ı mühürken ve hakkâk idi. Ahmed Beğ ve Ferîd ve Sırrî kadar hüsn-i hat mazmûnlar seci‘iyyâtlar kazar ve ta‘lîk ve rik‘a yazar kim bî-misildir. Hatta bir gûne tîzâb ile yemeni üzre beyâz hat tahrîr ederdi kim aslâ fenâ bulmaz zemîn ü zamân mühürleri var kim sihr-i i‘câzdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228a ·
metinde göster ·
Bu mahalde Rakofçi la‘înin tâ cedd-i pelîd-i anîdinden bir dârât ile kalmış bir bed-âyîn edecek sarây-ı menhûshânesi var idi kim bu felek-i kec-rûda eyle bir sarây-ı kâh-ı nüzhet-âbâdlı bir dâr-ı nühûset ne görülmüşdür ve ne binâ olunup görülecekdir kim eğer ma-vaka‘ı üzre cemî‘i tarz [u] tavr-ı tarhın bir bir ta‘rîf ü tavsîf etsek bu seyâhathânemizin müsevvedâtı bir yılda itmâm bulmaz. Hemân cümle Tatar gâzî batırları bu sarâyda kendülere yarar şeyleri alup âteş-i sûzân ile berbâd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a ·
metinde göster ·
… olmuş gümüş bıçak ve hançer gılâflarına sürse iki sene reng-i zerdi gidüp fenâ
bulmaz
. Hattâ bu hakîrin parmağında Ferîd Çelebi hattıyla zümürrûd üzre kazılmış "Seyy …
Tahrîr-i Tabahâne ılıcası: Bu mezkûr Yeşil Direkli germâbı kurbunda varoş-ı Tabahâne mahallâtı içre kurşum örtülü bir ma‘mûr ılıca-i azîmdir. Bunun dahi suyu mu‘tedilü's-sühûndur. Gâyet kükürd râyihalı âb-ı kibrîtdir. Hattâ kuyumcular bu mâ-i germâdan şişelerle alup âteşde kaynadup altun âvânî şeyler üzre dökse eyle mücellâ ve musaykal zer-i hâlis olup bir yıl kâmil rengi mütegayyir olmaz. İki kerre kaynadup altun ile mutallâ olmuş gümüş bıçak ve hançer gılâflarına sürse iki sene reng-i zerdi gidüp fenâ bulmaz. Hattâ bu hakîrin parmağında Ferîd Çelebi hattıyla zümürrûd üzre kazılmış "Seyyâh-ı âlem Evliyâ" deyü kazılmış bir gümüş hâtemim var idi. Bu Tabahâne ılıcasına ol hâtemle girüp taşra çıkdım. Hâtemim sîm-i hâlis iken zer-i hâlis rengin bağlamış. Tâ Uyvar fethine gidüp Belgrad'da bir sene meştâ edüp hâtemimim reng-i zerdine aslâ tagayyür gelmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
… a kal‘a dîvârından olmuş köklü dıraht-ı müntehâlar kim aslâ müddet-i medîd fenâ
bulmaz
köklü ve yerli mîşe ve pelîd ağaçları mâbeynlerin toprak doldurup kal‘a dîvârı …
Eşkâl-i tarh [u] tarz-ı Yenikal‘a: Nehr-i Morava kenârında orman hıyâbânlı bir burunda Kanije gibi ağaçdan bir kal‘a-i cedîd imiş, ammâ hakkâ ki mel‘ûn küffâr bir sedd-i İskender inşâ etmiş. Dolma dîvârının enniliği ellişer ayak ve yüksekliği ellişer arşın âlî dolma palanka dîvâr olup kal‘a ağaçlarının ba‘zısı yerli ağaç olup yapraklarıyla kal‘a dîvârından olmuş köklü dıraht-ı müntehâlar kim aslâ müddet-i medîd fenâ bulmaz köklü ve yerli mîşe ve pelîd ağaçları mâbeynlerin toprak doldurup kal‘a dîvârı etmiş ve kara tarafına sedd-i İskender-vâr yedi aded azîm vezni üzre tabyalar etmiş kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez topları ve gayri kolumburna ve şâhîleri var, ammâ nehr-i Morava tarafı kendilerinin olmak ile su kenârında kal‘a dîvârı yokdur, lâkin bu tarafa elli pâre gemiler üzre bir cisr-i azîm binâ edüp karşu tarafda kendülerinin Ligradcık kal‘asından ve Çakatorna kal‘asından ve Mekemorya vilâyetlerinden her gün niçe bin küffâr gelüp kal‘aya cisrden geçüp imdâda gelirlerdi. Her tarafdan zahîrelerin getirirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
… aded küffâr-ı Freng beğleri imdâd etmeğile binâ olunmuş. Yohsa yüz yılda itmâm
bulmaz
bir hisâr-ı kebîrdir. Anıniçün her beğin sûretleri her kullede nişâneleriyle ta …
Ve cümle yigirmi dörd aded serâmed kulle-i Kahkahâlardır. Her kullelerin iki taraflarında çâr-kûşe beyâz mermerler üzre Ciniviz Frengi keferelerinin tamgaları ve tasvîrleri var. Ve her bir kulleyi binâ eden ban ve krallar ve beğlerin eşkâl-i acûbeleriyle timsâlleri var, zîrâ bu kal‘aya bin aded küffâr-ı Freng beğleri imdâd etmeğile binâ olunmuş. Yohsa yüz yılda itmâm bulmaz bir hisâr-ı kebîrdir. Anıniçün her beğin sûretleri her kullede nişâneleriyle tasvîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
… ölümden halâs olur. Eğer ol kimesnenin bir kimesneci[ği] olmayup obur tanıtıcı
bulmazsa
ol kanı emilüp hasta olan âdem hakîkat üzre mürd olup gider.
Hemân mel‘ûn oburun lâşe-i murdârın gûrundan çıkarup böğürdlen nâm çalının kazığını oburun göbeğine kakup yere saplayup bi-emrillâhi te‘âlâ oburun sihri bâtıl olup kalır. Ve kanı içilüp merhûm olan âdem bi-emrillâhi te‘âlâ ölümden halâs olur. Eğer ol kimesnenin bir kimesneci[ği] olmayup obur tanıtıcı bulmazsa ol kanı emilüp hasta olan âdem hakîkat üzre mürd olup gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152a ·
metinde göster ·
… kim gûyâ derk-i esfelden nişân verir. Ve bu tarafdan kal‘aya düşman aslâ zafer
bulmaz
, zîrâ bu ka‘ra âdem nazar etse zehresi çâk olur. Ve bu kal‘anın şekl-i muhammes …
Ve bu mahalde cereyân eden derenin iki tarafı yalçın hurde çakıl taşlı yalçın kayalardır. Yed-i kudret ile bu dere kal‘anın şark tarafına bi-emrillâh handak vâki‘ olmuşdur. Eyle handak-ı amîkdir kim gûyâ derk-i esfelden nişân verir. Ve bu tarafdan kal‘aya düşman aslâ zafer bulmaz, zîrâ bu ka‘ra âdem nazar etse zehresi çâk olur. Ve bu kal‘anın şekl-i muhammesinde bu mahalden gayri handakı yokdur. Ol dahi yed-i kudret handakıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77b ·
metinde göster ·
… Gâyet girdâb sapa yoldur. Sıpasın gâyib eden gelmez ve gelen gülmez ve sıpasın
bulmaz
, böyle bir bî-emân yollardır. Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşr …
Kal‘a-i Silifke'de sipâh kethudâyeri ve yeniçeri Y 148b serdârı Kıbrıs yeniçerilerindendir. Zîrâ âsitâne yeniçerilerinin memerri değildir. Cümle Kıbrıslının at oynağı yerleridir. Gâyet girdâb sapa yoldur. Sıpasın gâyib eden gelmez ve gelen gülmez ve sıpasın bulmaz, böyle bir bî-emân yollardır. Ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve dizdârı ve altmış neferâtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148a–Y148b ·
metinde göster ·
… zü billâh bu şehrin cânib-i selâsı ol kadar taşlıkdır kim âdem ayak basacak yer
bulmaz
. Lâkin kadîm-i evvelde ma‘mûr iken kesret-i âdem olmak ile dere ve depelerde am …
El-hâsıl belde-i kebîr imiş ammâ el-iyâzü billâh bu şehrin cânib-i selâsı ol kadar taşlıkdır kim âdem ayak basacak yer bulmaz. Lâkin kadîm-i evvelde ma‘mûr iken kesret-i âdem olmak ile dere ve depelerde amelî penbe-misâl topraklar yığup bâğ u bâğçeler var imiş. Hâlâ ba‘zı bâğçeleri zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151b ·
metinde göster ·
… -i levâzımındandır, zîrâ P 113a gerüde Haydar kal‘asından gelen bu kal‘ada su
bulmazsa
gidecekleri konak şakkü'l-acûz'dur, anda sudan nişân yokdur, huccâcın usret çek …
Ve bu kal‘a pek ma‘mûr olup kul konulması elzem-i levâzımındandır, zîrâ P 113a gerüde Haydar kal‘asından gelen bu kal‘ada su bulmazsa gidecekleri konak şakkü'l-acûz'dur, anda sudan nişân yokdur, huccâcın usret çekmesi mukarrerdir. Ammâ bu kal‘a ma‘mûr olsa beş on bin Urbân iki kerre yüz bin hayvânâtile gelüp su içüp tüketmeğe kâdir olmazlar idi. Zîrâ bu çölün Urbânı suya ihtiyâcları vardır. Anıniçün bu kal‘a kulların katl etmişlerdir. Ammâ şimdi hâlâ niçe bin Urbân-ı uryân her bâr gelüp kırk elli gün meks edüp bir remmâsı gider, bir aşîreti gelir. Bu hâl üzre birkede su kalmaz. Hattâ biz vardığımızda bir arşın mikdârı su var idi, gücile kifâyet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269a ·
metinde göster ·