… n ü nehâr tevâbi‘leri ile pür-silâh mahalle ve esvâklar içre kol dolaşup mücrim
bulurlarsa
amân vermeyüp haklarından gelirler. Zîrâ aşkıyâsı ve keferesi gûyâ Malta kefere …
Bu bâlâda tahrîr olunan hâkimler cümle leylen ü nehâr tevâbi‘leri ile pür-silâh mahalle ve esvâklar içre kol dolaşup mücrim bulurlarsa amân vermeyüp haklarından gelirler. Zîrâ aşkıyâsı ve keferesi gûyâ Malta keferesidir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
… n gemi kerasteleri kesici kâtı‘u'ş-şecer-i bî-merhemet Etrâkları vardır. Fursat
bulurlarsa
âyende vü revendeden benî Âdem dahi keser. Bu dağlar dörd sancak yer hudûdında …
Andan cânib-i şimâle cisri ubûr edüp nehr-i Sakarya kenarınca Ağaç denizi nâm çengelistân ve hıyâbân-ı ormanistândır kim ehl-i beled olmayan garîbü'd-diyâr âdemlerin niçesi gâ’ib olmuş vahşî canavarlara ve kuttâ‘u't-tarîk harâmîlere harem olmuş bir bî-amân dağıstân yerdir. Bu kuyâğıstânda eyle gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar var kim kadd [ü] kâmetleri eflâke ser çekmiş şecer-i azîmlerdir kim şems-i âteş-tâbın te’sîri yokdur, eyle sâye-dâr dâğlardır. Tefne ve ardıç ve çam ve uhlamur dırahtlarının şükûfeleri râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar {olur} bu kûh-ı hıyâbân içre niçe bin tahta biçecek bıçkı değirmânları ve niçe bin gemi kerasteleri kesici kâtı‘u'ş-şecer-i bî-merhemet Etrâkları vardır. Fursat bulurlarsa âyende vü revendeden benî Âdem dahi keser. Bu dağlar dörd sancak yer hudûdında vâkı‘ olmuş, hakkâ ki ağaç deryâsıdır. Bir tarafı Bursa sancağında nihâyet bulur ve İzmit sancağı ve Bolu sancağı ve Kocaili sancağı hadlerinde cümle ağaç denizi vardır. Dâiren-mâdâr bir ayda devr olunur, bahr-i şeceristândır. Ammâ güzîde yerleri bu Geyve yolu üzre vâkı‘ olmuşdur. Bu Geyve'den üçüncü sâ‘atde leb-i Sakarya'da bir yalçın kaya üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a ·
metinde göster ·
Ve bu Abaza Paşa kullesinin üst yanında Aşağı Yassı kulle, bu dahi metîn ve kavî burc-ı kadîmdir. Ve bu mezkûr kullelerde ve cümle ebrâclarda ve cümle dendân-ı bedenler üzre cümle sağîr ü kebîr yüz otuz pâre toplar vardır, ammâ cemî‘i cebehhane ve mühimmât [u] levâzımâtlarıyla şeb [ü] rûz âmâde toplardır, zîrâ bu kal‘a-i Nova'nın her cânibi âsî küffâr-ı dûzah-karârdır. Her gece dîdebân ve pâsbânları ve kapukulu yeniçeri neferleri "Allâh yeğdir yeğ" deyüp tâ sabâha dek nevbet bekleyüp bîdâr olurlar, zîrâ cümle kal‘a ağalarıyla yeniçeri ağası kal‘a dîvârları üzre kol dolaşup nigehbânlardan hâb-ı râhatda âdem bulurlarsa seksen deyenek ile uykuların açup bîdâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… da hıll [u] hurmetden bir şey bilmezler. Cümle mübâhîlerdir kim zî-rûh kısmı ne
bulurlarsa
cânı ola ve kanı çıka elbette ol mahlûku yerler. Ve ekmek yemezler, yeseler ekm …
Bu kavm-i Tatar'ın yanlarında hıll [u] hurmetden bir şey bilmezler. Cümle mübâhîlerdir kim zî-rûh kısmı ne bulurlarsa cânı ola ve kanı çıka elbette ol mahlûku yerler. Ve ekmek yemezler, yeseler ekmek yüreklerine yapışup ölürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169a ·
metinde göster ·
derhâl zekerinin ucunda lahm-ı zâ’idin kesüp İslâm ile müşerref edüp ve müzeyye …
ararlar. Eğer ahşama dak taşrada bir kâfir bulurlarsa derhâl zekerinin ucunda lahm-ı zâ’idin kesüp İslâm ile müşerref edüp ve müzeyyen cevâhirli ata bindirüp cemî‘i şehir a‘yânları alay ile yeni müselmânı gezdirüp ta‘zîm ederler. Elbette her sene birkaç kefere böyle bulup müselmân ederler, garîb temâşâdır. Dîn-i İslâm şerefiyyetine her kibâr [u] a‘yân [ve] sığâr ü kibâr birez şey verüp ol nev-müselmânı bay u ganî edüp dirlik sâhibi ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
… mahlûk-ı Hudâ var ise kanı olup cânı çıkan ve çıkmayan zî-rûh kısmından her ne
bulurlarsa
elbette anı yerler. Ancak dağlarında yılan ve çıyan ve akreb olmadığından anı b …
Ta‘âmları cümle dünyâda her ne kadar gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen ne kadar mahlûk-ı Hudâ var ise kanı olup cânı çıkan ve çıkmayan zî-rûh kısmından her ne bulurlarsa elbette anı yerler. Ancak dağlarında yılan ve çıyan ve akreb olmadığından anı bulup yeyemezler. Hattâ denizde yüzer gezer deniz amını dahi yerler kim anda aslâ kandan bir katre eser yokdur, anı dahi yerler. Ve cümle koyun ve keçi ve ne gûne hayvânâtları kanların âb-ı hayât gibi ıssı ıssı içerler. Ve Taşra Manyalı kâfirlerinin dahi bulsalar kanların içerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·