… nşî ve kelenteri ve darûgası ve kadısı vardır. Bâğ u bâğçesi dünyâyı dutmuşdur.
Bunı
dahi Murâd Hân harâb edüp henüz imâr olmadadır. Bu şehr şehr-i Merend'e on iki …
Evsâf-ı şehr-i Tesuy: Tebrîz hâkinde Merend sultânı hudûdında nehr-i Aras kenarında üç bin toprak örtülü hâneli ve yedi câmi‘li ve üç hammâmlı ve altı hânlı ve esvâk-ı muhtasarlı 297a kenddir. Hâkimi sultândır. Bin nökere mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve kadısı vardır. Bâğ u bâğçesi dünyâyı dutmuşdur. Bunı dahi Murâd Hân harâb edüp henüz imâr olmadadır. Bu şehr şehr-i Merend'e on iki fersah karîbdir. Âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı âlemdir. Gûnâ-gûn âbdâr meyve-i Tesuy'ı dahi meşhûr-ı âfâkdır. Bunun dahi halkı cümle Şi‘îlerdir. Kâr [u] kesbleri; bâğ u bâğçe ile kâr [u] kesb edüp kifâflanırlar. Andan cânib-i cenûba deşt [u] sahrâlar içre câh-ı mâlardan âb-ı hayâtlar nûş ederek ubûr etdik. Ekseriyyâ bu zemînin mâ-i cârîleri tahtu'l-‘arzdan cereyân eder. 12 fersah gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296b–297a ·
metinde göster ·
… sun. Mu benim ecdâd-ı ızâmımdan berü kalmış atımdır. Paşa kendü dahi istese men
bunı
vermenem ve cihân halkı muna behâ yetişdirmeyelerdir." deyü vâfir germ atdı.
Yine öte başdan bir baş dahi dolu dizgin kayadan kayaya atını çökerderek ra‘d gibi güzer edüp gerü hân askeri içine girdi. Hemân herîfin yanına vardım, atı solur mu deyü atının yüzüne gözüne bakdım, ne gözünde nûr var, ne solur ve ne durur. Hemân raks edüp çöm çöm çömrüdür. Ammâ bu esb-i lâğara im‘an-ı nazar ile nazar etdim. Ne aygırdır ve ne iğdişdir ve ne kısrakdır. Bunda eyle bir alâmet yok. Sübhânu'l-Hallâk bu ne sırdır derken hemân esb-süvâr hakîre hitâb edüp tebessüm ederek eydür: "Kişi ne şoh bahmışsan. Yohsa satın mı alursun. Mu benim ecdâd-ı ızâmımdan berü kalmış atımdır. Paşa kendü dahi istese men bunı vermenem ve cihân halkı muna behâ yetişdirmeyelerdir." deyü vâfir germ atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 221b ·
metinde göster ·
… ı uzun burla ḫatunını getürüp ṣaġraḳ sürdürmek gerek didi boyı uzun burla ḫatun
bunı
işitdi yüregi-y-ile canına odlar düşdi ḳırḳ ince billü ḳızuŋ içine girdi
bilür-misiz ḳazana niçe hayf eylemek gerek boyı uzun burla ḫatunını getürüp ṣaġraḳ sürdürmek gerek didi boyı uzun burla ḫatun bunı işitdi yüregi-y-ile canına odlar düşdi ḳırḳ ince billü ḳızuŋ içine girdi
… h ta'āla pay püre bige bir oġul pay piçen bige bir ḳız virdi ḳalın oġuz bigleri
bunı
işitdiler şad olup sevindiler
didi bunuŋ üzerine bir ḳaç zamān kiçdi allah ta'āla pay püre bige bir oġul pay piçen bige bir ḳız virdi ḳalın oġuz bigleri bunı işitdiler şad olup sevindiler
… n getürüŋ han ḳızına ṭırnaḳ yonuŋ 'ayıbluça ḫan ḳızı ere varmaḳ 'ayıb olur didi
bunı
işidiçek banı çiçek ḳaḳıdı mere delü ozan men 'ayıblu-mıyam kim maŋa 'ayıb ḳoşa …
ḳızıl altun getürüŋ han ḳızına ṭırnaḳ yonuŋ 'ayıbluça ḫan ḳızı ere varmaḳ 'ayıb olur didi bunı işidiçek banı çiçek ḳaḳıdı mere delü ozan men 'ayıblu-mıyam kim maŋa 'ayıb ḳoşarsın didi
niçün böyle ider-idi anuŋ-içün-ki menden delü menden güçlü er var-mıdur ki çıḳa …
bunı niçün böyle ider-idi anuŋ-içün-ki menden delü menden güçlü er var-mıdur ki çıḳa menüm-ile ṣavaşa dir-idi menüm erligüm bahadırlıġum cılasunlıġum yigitligüm ruma şama gide çavlana dir-idi meger bir
başı göti belürsüz çevre aldılar indi bir yigit bunı depdi depdükçe böyüdi bir ḳaç yigit daḫı indiler depdiler depdüklerinçe böyüdi aruz ḳoca daḫı inüp depdi mahmuzı ṭoḳındı bu yıġanaḳ yarıldı
ṣorarsın maŋa didi ḳazanuŋ üzerine at ṣaldı altı perlü gürzini eline alup ḳazan …
beyrek mere kāfir niçe s bir onı bunı ṣorarsın maŋa didi ḳazanuŋ üzerine at ṣaldı altı perlü gürzini eline alup ḳazanı çaldı ḳazan kendüyi bildürmedi ḳarvadı beyregi bileginden ṭutdı ṭartdı
gördi eylik ḳoca oġlı döne bilmez dülek evren meydana girdi
çomaġını elinden aldı beyregüŋ eŋsesine bir çomaġ urdı beyrek at boynın ḳuçaḳladı ḳayıda döndi ḳazan aydur yā beyrek var bigüŋe ayıt gelsün didi bunı gördi eylik ḳoca oġlı döne bilmez dülek evren meydana girdi
ḳara göne atdan indi aruzuŋ başm kesdi ṭaş oġuz bigleri
bunı
görüp hep atdan indiler ḳazanuŋ ayaġına düşdiler ṣuçların dilediler elin öpdile …
ḳara göne atdan indi aruzuŋ başm kesdi ṭaş oġuz bigleri bunı görüp hep atdan indiler ḳazanuŋ ayaġına düşdiler ṣuçların dilediler elin öpdiler ḳazan ṣuçların baġışladı beyregüŋ ḳanın ṭayısından aldı