pâdişâhım, yeniçerinin bu isyân [u] tuğyânları hadden efzûn olduğu Acem şâhı'na …
"Ve bundan sonra pâdişâhım, yeniçerinin bu isyân [u] tuğyânları hadden efzûn olduğu Acem şâhı'na mün‘akis olup bir gün Şâh, Ahıçka kal‘asın muhâsara sadedinde iken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
… rın tüccârları bunun kabza-i tasarrufundadır. Gâyet mün‘im ve mu‘temed âdemdir.
Bundan sonra
,
Esnâf-ı Şâhbender: Nefer bir, dükkânı yokdur. Balkapanı hânı'nda olur bir nefer ağadır. {Pîri ser-çeşme-i ankâ Amr ibn el-Âs'dır. Kabri Mısır'ın cânib-i cenûbunda imâm Şâfi‘î kurbünde medfûndur}. Cemî‘i vüzerâ ve ulemâ ve sulehâ ve mollâların poli[ç]se kâğızları hidmetinde olup cümle diyârın tüccârları bunun kabza-i tasarrufundadır. Gâyet mün‘im ve mu‘temed âdemdir. Bundan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
… kârhâneleri cümle Unkapanı'nın iç yüzünde başka bir çârsûdur, anda kâr ederler.
Bundan sonra
kılıçcıbaşının güzîde askeri saf saf pür-silâh olup kılıçcıbaşı ve zırhcıbaşı a …
Bunların kârhâneleri cümle Unkapanı'nın iç yüzünde başka bir çârsûdur, anda kâr ederler. Bundan sonra kılıçcıbaşının güzîde askeri saf saf pür-silâh olup kılıçcıbaşı ve zırhcıbaşı at başı berâber olup ardları sıra sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182a ·
metinde göster ·
Bundan sonra cümle kürkcülerin Urum ve müselmân dilberleri serâpâ şıpırtma mirzâyî kalpaklar geyüp hemisi pür-silâh olup avcıbaşı ve parscıbaşı ve arslancıbaşı kethudâsı ve kürkcübaşı esbâb-ı ihtişâmiyle mülebbes rikâb rikâbe licâm licâme berâber gidüp ardı sıra dilberânları ve sekizer kat mehterhâne ile şâdumânlar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193b ·
metinde göster ·
Bundan sonra âteşi la‘l-gûn se-renk hil‘at-i fâhireye müstağrak olmuş Şehzâde İbrâhîm gelüp dest-ber-zemîn edüp Sultân Ahmed eydür "İbrâhîm'im, kanda edin" İbrâhîm eydür
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 275a ·
metinde göster ·
… âyezîd Hân "Bir dahi bu cevâbı istimâ‘ etmiyem yohsa seni katl ederim" derdi ve
bundan sonra
niçe askerlerin pârekende ve perîşân etdi. Zirâ başına çok asker-i haşerât cem‘ …
Hadd-i zâtında Şirvân ve Şamahı'dan ve Dağıstân'dan Bâyezîd'e ol kadar sünniyân gelmişlerdi kim sâhib-hurûc olur deyü kavm-i Acem havf ederlerdi ve birkaç kerre Kuduz Ferhâd "Gel şehzâde! İrân-zemîne bir kılıç uralım felek-i Atlasda nâmımız söylenüp İrân [u] Turân şâhı olup babana ve dîn [u] devlete hizmet edüp cürmümüz afv etdirmiş oluruz" dedikde Bâyezîd Hân "Bir dahi bu cevâbı istimâ‘ etmiyem yohsa seni katl ederim" derdi ve bundan sonra niçe askerlerin pârekende ve perîşân etdi. Zirâ başına çok asker-i haşerât cem‘ olup güft u gûyâ bâ‘is oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 77b ·
metinde göster ·
… su kurbunda Balıkbâzârı kapusunun iç yüzünde vâkı‘ olmuş Güleşçiler tekyesidir.
Bundan sonra
binâ olunan,
Bu Edirne tekyesinde sayf [u] şitâda yüz çift dervîşân-ı küştegîrân hâzır olup âyîn-i Püryâr-ı Velî üzre idmân ederler. Ve bu tekye gerçi kârgîr kıbâblar ile mebnî değildir ammâ ma‘mûrdur. Müte‘addid hücreleri ve matbahı ve sehel bâğçesi vardır. Ve meydânında selef pehlivânlarının demirden yayları ve hadengleri ve gürzleri ve gûnâ-gûn pesendîde kemânkeş darbları ve salıkları ve zerdeste ve matrakları ve kırkar ellişer vakıyye gelir câmûs derilerinden yağlı kısbetleri ve nice elvân âlât-ı pehlivânları meydân-ı muhabbetleri üzre maslûbdur. Ve bu dergâh-ı küştegirân Alî Paşa çârsûsu kurbunda Balıkbâzârı kapusunun iç yüzünde vâkı‘ olmuş Güleşçiler tekyesidir. Bundan sonra binâ olunan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158b ·
metinde göster ·
maktûl Caco İbrâhîm Ağa'yı, der-akab Hâsodabaşı Hasan Ağa'yı sinirlerinden ip t …
Bundan sonra maktûl Caco İbrâhîm Ağa'yı, der-akab Hâsodabaşı Hasan Ağa'yı sinirlerinden ip takup "Allâh Allâh" ile gemiciler gibi keşân-ber-keşân sürüyerek getirüp yine Atmeydânı'nda çınara sinirlerinden asdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 6b ·
metinde göster ·
… alup niçe kere bu atlas-gerdûnun germ [ü] serdin çekmişem. Hâşâ sümme hâşâ ben
bundan sonra
hânlığı kabûl idem. Hemân siz on iki aded ciğer-kûşe ve nûr-ı dîdelerimsiz. Hem …
"İmdi oğul ben seksen yaşına girüp okum atup, yayım yasup niçe kerre kemânım âsumâna asup felekden nâm [u] kâmlar alup niçe kere bu atlas-gerdûnun germ [ü] serdin çekmişem. Hâşâ sümme hâşâ ben bundan sonra hânlığı kabûl idem. Hemân siz on iki aded ciğer-kûşe ve nûr-ı dîdelerimsiz. Hemân yek-dil [ü] yek-cihet olup basîret üzre olup hükûmet-i Bitlis'i bir hoşça zabt u rabt edüp halka gülünç olman. Bana da bir nânpâre verin. Vâliden ehlimle bir kûşe-i vahdetde sizlere hayır du‘âda olam. Kaldır şu berâtların. Allâh mübârek eylesün" dedi, ammâ ciğeri pür-hûn olarak nutk edüp yukarudan aşağı mu‘âmele-âmiz kelimâtlar ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9a ·
metinde göster ·
"Ey, imdi Evliyâm, çünki sen bizi sevüp Melek'den ayrılup bunda kaldın. şimdengerü sen benim oğlumsan ve seni oğullarıma hoca ta‘yîn etmişem. Bundan sonra kalbin vâsi‘ tut. Kürdistân'ın fetret-i isyân [u] tuğyânına bakma. Sen benimle ol, istediğin bâğ u bâğçede zevk u safâ ile ceddim Hazret-i Âl-i Abbâs rûhiçün ve Sultân Evhadehullâh cânıçün vallâhi ve billâhi ve tallâhi Melek Paşa'ya rağmen seni mâl [u] menâle müstağrak ederem ve bir kerîmemi sana nikâh-ı şer‘-i Resûl-i mübîn ile verirem. Ve birkaç câriye ve bir bâğ-ı İrem verirem. Hele şimdiki hâlde bu hânenin hüccet-i temessükâtlarını al kabûl eyle. Âvih deresinde hıyâbân-ı Acem şekilli müte‘addid ka‘a ve gûnâ-gûn hücre ve havz [u] şazrevân hammâmlı bir bâğ-ı İremdir" deyü mezkûr pîş-tahtadan hüccet-i temessükâtları çıkarup bu hakîre ihsân edüp pây-ı sa‘âdetine rûmâlîde edüp taşra çıkup cümle erbâb-ı dîvâna bu ihsânları gösterüp müjde ederek memnûn [u] mesrûr olur şeklin gösterdim, ammâ Haydar Ağa'yı yanımda pâre pâre edeliden berü yüreğimden kan gidüp her gün at binüp, kılıç kuşanup firâr etmek gözümde uçar. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10b ·
metinde göster ·
ma‘lûm ola kim taht-ı hükûmetinde olan Özü eyâleti iskelelerinden Rus-ı menhûs …
Meğer Köpürlü'den gelen mektûblarda paşaya eyle yazmış kim, "Gerçi seninle harem-i pâdişâhîde perverde olup neşv [ü] nemâ bulup Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in çerâğ efrûhtelerindeniz, ammâ bundan sonra ma‘lûm ola kim taht-ı hükûmetinde olan Özü eyâleti iskelelerinden Rus-ı menhûs kurâ vü kasabâtlardan bir yer nehb ü gâret ve ıhrâk bi'n-nâr ederse eyle ma‘lûm ola kim vallâhi'l-azîm salâh hâline bakmayup seni ibret-i âlem içün amân u zamân vermeyüp pâre pâre ederim. Basîret üzre olup cemî‘i yalıları muhâfaza edesin ve her kazâdan fermân-ı pâdişâhî üzre zahîre bahâ alup asker-i İslâm besleyesin" deyü paşaya mektûblar gelmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 31b ·
metinde göster ·
… e bu boğazdan kesilüp Akdeniz kâfirleri gemisi İslâmbol'a imdâd edemez oldular.
Bundan sonra
Ebü'l-feth Karadeniz boğazının iki tarafında dahi kal‘alar yapup Kostantin Kral …
Bu kal‘a ibtidâ Sultân Mehemmed Hân-ı Sânî ki Ebü'l-feth Mehemmed Hân'dır, İslâmbol'u feth etmezden evvel bu kal‘ayı binâ edüp İslâmbol kâfirinin boğazına varacak zahîre bu boğazdan kesilüp Akdeniz kâfirleri gemisi İslâmbol'a imdâd edemez oldular. Bundan sonra Ebü'l-feth Karadeniz boğazının iki tarafında dahi kal‘alar yapup Kostantin Kral'ın boğazı nafakası dahi kesilüp âhirü'l-emr kaht [u] galâ derdinden Ebü'l-feth ile Tekfûr Kral sulh eylediler, ammâ yine Akdeniz ve Karadeniz boğazından bir kâfir kayığı İslâmbol'a geçmeyüp küffârı bu boğazlar ile zebûn edüp sene 857 "âhirûn" lafzı târîhinde İslâmbol'u feth etmesine sebeb bu Kilidü'l-bahreyn ve seddeyn kal‘alarıdır. Târîh-i kal‘a-i Kilidü'l-bahreyn:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 90a ·
metinde göster ·
… -i meserret gûyâ yeni kral içün oldu, zîrâ rakîbi Kemen Yanoş mürd oldu ve kral
bundan sonra
müstakil kral olup bir haftada iki bin kîse, ki üç sene bâkî kalan harâcı tahsî …
Bu sefer-i meserret gûyâ yeni kral içün oldu, zîrâ rakîbi Kemen Yanoş mürd oldu ve kral bundan sonra müstakil kral olup bir haftada iki bin kîse, ki üç sene bâkî kalan harâcı tahsîl edüp hazîneye teslîm edüp bâkî kalan bin kîse mâl-ı pâdişâhîyi vermeğe zâmin oldu. Hakkâ ki bu re’y [ü] tedbîr cümle Serdâr-ı Ekrem Ali Paşa'nın âkıbet-endîş dûrbîn-fikrin re’y-i ahseniyle ve Melek Ahmed Paşa'nın du‘â-yı hayr berekâtıyla olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
… alup niçe kerre muhâsaralarda bu câmi‘ kâmil birer yıl top gülleleri yemişdir.
Bundan sonra
yine bu câmi‘in içine âdem girse mebhût olup akl-ı benî Âdem hayretde kalır.
El-hâsıl Süleymân Hân muhâsarasından sonra dörd kerre küffâr muhâsara edüp Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında küffâr-ı hâksâ[r] bu kal‘ayı ve bu câmi‘i döğe döğe alup yine Sultân Ahmed Hânîde Mehemmed Paşa-yı vezîr kâfirden döğe döğe alup niçe kerre muhâsaralarda bu câmi‘ kâmil birer yıl top gülleleri yemişdir. Bundan sonra yine bu câmi‘in içine âdem girse mebhût olup akl-ı benî Âdem hayretde kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
cenûb tarafına Karadeniz sâhiliyle giderken Avlota limanı ve Hammâmlı liman ve …
Bundan sonra cenûb tarafına Karadeniz sâhiliyle giderken Avlota limanı ve Hammâmlı liman ve Suluca liman ve Ulu liman ve Bâğçeli liman ve Corguna liman, hulâsa-i kelâm bu taraflarda on sekiz aded limanları harâb-âbâd kal‘aları ve kulleleriyle seyr [ü] temâşâ edüp niçe ibret-nümâ âsâr-ı acîbe gördüm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… ü] rûz devâm-ı devlet-i pâdişâhîde Hüseyin Baykara gibi cân sohbetleri ederdik.
Bundan sonra
mâh-ı Ramazân gelüp Hân-ı âlîşân ile ve musâhib-i şehriyârî olan Kazak sultânla …
"Evliyâm, bir kışı bunda edüp cân u hân sohbetleri edelim" deyüp hakîre bir oda döşeyüp iki köle ve iki re’s corğa atlar ihsân edüp sekiz aded evvelki atlarımla beher yevm onar at yemleri verüp her şeyden beleğan-mâ-belağ ta‘yînâtlarımız verüp cemî‘i evlâdları ve akrabâları sultânlar ile ve kapu kulları ve cümle ağavâtlar ile zevk u safâlara meşgûl olup gecemiz leyle-i Kadr ve rûzumuz rûz-ı ıyd-ı adhâ olup şeb [ü] rûz devâm-ı devlet-i pâdişâhîde Hüseyin Baykara gibi cân sohbetleri ederdik. Bundan sonra mâh-ı Ramazân gelüp Hân-ı âlîşân ile ve musâhib-i şehriyârî olan Kazak sultânlar ile bâ-husûs veliyy-i ni‘amım Selîm Geray Sultân ile bir Ramazân-ı şerîf zevkin etmişimdir kim bir diyârda etmedim. Ba‘dehu ıyd-ı şerîf gelüp taraf taraf cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı kümmelîn ve ağavâtlar ve sultânlar birbirlerine arz-ı mahabbetler edüp birbirlerinin hânedânlarına varup gelmede iken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143b ·
metinde göster ·
… d olup kükredi. Ve gürûh gürûh niçe bin kavm-i Heşdek nehr-i Edil'i geçerlerdi.
Bundan sonra
küffâr bu Heşdek'e bir söz söylemeğe kâdir olmadılar.
"Sakının bunları Azağ'a koman. Azak Kazağıyla bir olup Azağ'ı elinizden alırlar, zîrâ bunlar eylik bilmez bir kavimdir. Bizim bu kadar yüz yıldan berü re‘âyâlarımızken işde şimdi isyân edüp iki kerre yüz bin Hıristiyânlarımız kırup bir şehzâdemiz katl edüp birin esîr edüp işde Edil suyun karşu geçdiler. Hele ben pâdişâhınıza varırsam bu Kalmık içün neler söyleyim" deyü elçi gazab-âlûd olup kükredi. Ve gürûh gürûh niçe bin kavm-i Heşdek nehr-i Edil'i geçerlerdi. Bundan sonra küffâr bu Heşdek'e bir söz söylemeğe kâdir olmadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
Bundan sonra içdikleri bozaların çömçeleri buçuğ vukıyye boza alup âheste âheste nûş edüp sarhoş olurlar, ammâ ibtidâ kart elinden dolu içdikleri zamân birer kerre her biri ayağa kalkar, ammâ kart kendü içdiği zamân cümlesi ayağa kalkup kartın selâmın alup herkes merkezlerinde otururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
bu hakîrin yedi krallık yerde ve üç aded İslâm pâdişâhlığı vilâyetlerinde refîk …
Bundan sonra bu hakîrin yedi krallık yerde ve üç aded İslâm pâdişâhlığı vilâyetlerinde refîk-i yâr-ı sâdıkım olan Hindî Baba Mansûr'u, Karabaş Yûnus Dede'yi, Tofu nâm bir dedeyi ve niçe fukarâları hakîrin iki aded şehîd gulâmlarımı ve üç aded paşalardan Kara Mustafâ Paşa'yı ve Katırcızâde Mehemmed Paşa'yı ve Vanlı Mehemmed Paşa'yı ve niçe mîr-i livâları ve niçe a‘yân-ı kibâr şühedâları ve gayri mevtâları hasbeten lillâh gasl edüp defn ederdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293a ·
metinde göster ·
Vâlide Sultân câmi‘i. Süleymân Hân'ın vâlidesidir kim silihdâr ağaya Y 35a Ta …
Bundan sonra Vâlide Sultân câmi‘i. Süleymân Hân'ın vâlidesidir kim silihdâr ağaya Y 35a Tarabefzûn eyâletin ricâ etdüği ecilden silihdâra Rûm'da bir sancak ve bu vâlidesine Ma‘nisa'yı hâss ilhâk edüp mü’ebbed nefy-i ebed Ma‘nisa'da kalır. Ba‘dehu bu ibret-nümâ câmi‘i inşâ eder. Bunun dahi iki minâresi birer tabakalı minâre-i bî-misâllerdir. Ve câmi‘i dahi bî-bedel kat-ender-kat kubbe-i âlîleri serâpâ kurşum örtülü binâ-yı azîmlerdir. Mihrâbı ve minberi kezâlik ibret-nümâdır kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y34b–Y35a ·
metinde göster ·
câmi‘-i zîbâ kal‘a içinde Teki Paşa câmi‘i: Cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir ve gâye …
Bundan sonra câmi‘-i zîbâ kal‘a içinde Teki Paşa câmi‘i: Cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir ve gâyet musanna‘ kurşum örtülü kubbe-i âlîlerdir. Ve bir minâre-i mevzûnu var kim bu şehir içre misli yokdur. Ve yol kenârında vâkı‘ olmak ile haremi dahi yokdur, ammâ cemâ‘ati çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135b ·
metinde göster ·
yine cemâ‘at-i kesîreye mâlik bu şehrin âb-ı rûyi Ramazânoğlu câmi‘i. Ve yan ka …
Ve bundan sonra yine cemâ‘at-i kesîreye mâlik bu şehrin âb-ı rûyi Ramazânoğlu câmi‘i. Ve yan kapudan yan kapuya tûlu yüz ayakdır. Ve kıble kapusundan mihrâba altmış ayakdır. Ve mihrâb üzre bir kubbe-i müntehâsı var. Cümle kubbelerden âlî bir tarz-ı âhar eflâke ser çekmiş sivri kâ[r]gîr kubbedir Y 155a ve çar sütûn-ı serâmed üzre binâ olmuşdur. Bundan gayri kubbeleri toloz kâ[r]gîr binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b–Y155a ·
metinde göster ·
P 101a ahd edelim. Sen dahi şâhid ol. Bir dahi cânlı kısmından hayvân eti yem …
"Yâ Ya‘kûb, Allâh ile Q 101a bundan sonra P 101a ahd edelim. Sen dahi şâhid ol. Bir dahi cânlı kısmından hayvân eti yemeyelim. Hâşâ ki biz senin Yûsuf'unu yemiş olavuz" deyü bu Ken‘ân elinin gürgleri yemîn etdiler. Hâlâ yine ol vâdînin kurdlarını görmüşüz, ot otlarlar ve beni âdemden ol kadar kaçmazlar, bir halûk kurdcuğazlardır kim gürg ile ganem âsûde-dem olup mu‘cize-i Ya‘kûb ile geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y237b ·
metinde göster ·
… ürke kenârında musallâ-yı Hazret-i Alî'de iki rek‘at namâz kılmak sünnetdir. Ve
bundan sonra
pire ve kehle katl etmeyüp tırnağile kaşınmamak sünnetdir. Ve füsûk ve cidâl ve …
Bu mahalle geldükde şart-ı evvel oldur kim ibtidâ Medîne-i münevvere kurbunda Bi’r-i Alî'de ihrâm geyüp ehl-i özrem deyü üç vakit namâzdan sonra cümle esbâbın geyüp cinâyet kurbânı ederim diyen kimesne bu mahalde elbette gusl edüp ihrâmın geymek ba‘dehu bu bürke kenârında musallâ-yı Hazret-i Alî'de iki rek‘at namâz kılmak sünnetdir. Ve bundan sonra pire ve kehle katl etmeyüp tırnağile kaşınmamak sünnetdir. Ve füsûk ve cidâl ve kıtâl haramdır kim âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b ·
metinde göster ·
… pdüğün görmesem, ben seni öpmezdim" buyurmuşlardır. Bu tavâf-ı sadr tamâm oldu.
Bundan sonra
niçe bin tavâf ederse, etsin, ve's-selâm.
"Yâ Hacer Hazret-i Risâlet seni öpdüğün görmesem, ben seni öpmezdim" buyurmuşlardır. Bu tavâf-ı sadr tamâm oldu. Bundan sonra niçe bin tavâf ederse, etsin, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y330b ·
metinde göster ·
Melik şeryâk, andan oğlu Melik şehlûk, anın oğlu Melik Sûrîd gâyet cebbâr ve zâ …
Bundan sonra Melik şeryâk, andan oğlu Melik şehlûk, anın oğlu Melik Sûrîd gâyet cebbâr ve zâlim olmağile ibtidâ rûy-i arzda re‘âyâ üzre harâcı bu ihdâs etdi. Ve Benî Seyf yanındaki büyük ehrâmı bu Sûrîd Melik binâ etdiğiyçün Ehrâm-ı Sûrîd derler. Ve kendü anda yatır. Bir seng-i hârâda İbrî hattile târîhleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y4b ·
metinde göster ·
… muz mertebe bu tekyenin Q 200b evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ve
bundan sonra
şehr-i Mısır'da,
Ve bunda olan erbâb-ı ma‘rifet dervîşân-ı P 198b zîşân bir tekyede yokdur. Herbiri tekmîl-i fünûn-ı tarîk etmiş ârif-i billâh dilrîşler var. Ve ilm-i edvâr gâ’ib olsa cihânda bir âğâze kalmasa îcâdına kâdir nefes sâhibleri fukarâlar var kim gûyâ herbiri Abdullâh-ı Fâryâbî ve Gulâm Nâsırî ve Gulâm Şâdî ve Fisagores-i Tevhîdî mertebesi üstâd-ı kâmiller vardır. Ve vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe bu tekyenin Q 200b evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ve bundan sonra şehr-i Mısır'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
gâyet işler Sultân Eşref sebîli ve Sultân Hasan sebîli. Ve'l-hâsıl sûk-ı sultân …
Ve bundan sonra gâyet işler Sultân Eşref sebîli ve Sultân Hasan sebîli. Ve'l-hâsıl sûk-ı sultânîde olan sebîller dâ’imâ cârîdir. Ve her sebîlin evsâfıyla târîhlerin tahrîr eylesek hemân evsâf-ı sebîl bir hümâyûnnâme kadar dîvân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127b ·
metinde göster ·
… u] meşrûbâtları firâvân olmağile ulemâ ve sulehâ ve fukarâya ni‘meti mebzûldür.
Bundan sonra
cebel-i Cûşî dâmeninde,
Mâ-tekaddem harâbe olmağile mevlûdu mu‘attal idi. Ba‘dehu sene 1063 târîhinde Ebünnûr Mehemmed Paşa ya‘nî Hâsekî Mehemmed Paşa vâkı‘asında görüp müceddeden bir câmi‘-i âlî ve bir tekye ve bir sebîl ve iki sâkıye ve bir matbah ve şeyh hazretleri üzre bir mehbıt-ı pür-envâr binâ edüp iki yüz Mısrî kîse masrûf edüp bir hayrât-ı azîm etdi. Ve her sene mevlûd-ı şerîfi masârıfına bin guruş vakf edüp üzerine yeniçeri ocağın nâzır etdi. Ve bu mevlûd dahi ke-sâyiri't-tahrîr mevlûd-ı sultânî olur kim Şeyh Ukbe-i Cüheyniyyü'l-Âmirî'nin rûh[u] şâd olur. Zîrâ evkâfı tarafından me’kûlât [u] meşrûbâtları firâvân olmağile ulemâ ve sulehâ ve fukarâya ni‘meti mebzûldür. Bundan sonra cebel-i Cûşî dâmeninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y223b ·
metinde göster ·
… rî yılda bir kerre bu mevlûd-ı azîme gelüp cümle ahbâb ile müşerref olurlar. Ve
bundan sonra
,
Ve bu sâdâtların herbiri birer sene üç yüz katâr deve ile ve beş yüz altı yüz huddâm ile Ka‘be-i şerîfe gidüp azîm mâl sarf ederler ve selâmet gelirler. Ve'l-hâsıl mü’eddeb ve ankâ ocakdır, hengâme ve cahcahuna mâyil değillerdir, ammâ bi'z-zarûrî yılda bir kerre bu mevlûd-ı azîme gelüp cümle ahbâb ile müşerref olurlar. Ve bundan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y224b ·
metinde göster ·
bu Ebûkîr kal‘asın binâ etmişdir. İskenderiyye'ye otuz mîl karîb bir taşlı sivr …
Bundan sonra bu Ebûkîr kal‘asın binâ etmişdir. İskenderiyye'ye otuz mîl karîb bir taşlı sivri burun üzre cirmi altı yüz adım şekl-i müdevver bir küçük kal‘adır, ammâ sedd-i Ebûhûr'dur. Cânib-i erba‘asın Akdeniz döğer bir alçak ve yalçın kaya üzredir. Lodosa nâzır bir kat demir kapusu vardır. Önü kesme yalçın kaya handak üzre asma cisirdir, her gece cisri kaldırup kal‘a kapusuna siper edüp kapuyu sedd ederler. Ve bu kapu kemeri üzre beyâz mermerde hüsn-i hatt-ı celî Y 330a ile bu târîh tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y329b–Y330a ·
metinde göster ·