… üp bu zikr olunan cümle on dörd esnâf sâzendegânın yekûnu (---) sâzendeler olup
bunlar da
altı fırka olup hânende ve dâ’irezenlerin bir fırkası, neyzen ve kemânîler ve m …
{Bu bâlâda tahrîr olunan on dörd aded neferât-ı sâzendeler kim kopuzcu ve şeşhâneci ve şeştârî ve ravzacı ve çârtâyî ve avvâd ve kânûnî ve tambûrî ve kudümzen ve çengî ve miskâlî ve nây-zenân ve kemânî ve usûl-bend dâ’irezân cümle bu üstâd-ı kâmiller bir remmâ-yı cavk-ı azîm olup cümlesi sâzlarını bir şedde edüp bu zikr olunan cümle on dörd esnâf sâzendegânın yekûnu (---) sâzendeler olup bunlar da altı fırka olup hânende ve dâ’irezenlerin bir fırkası, neyzen ve kemânîler ve miskâllerle bir âheng olup asl-ı makâm olan baba râstdan alay köşkü dibinde huzûr-ı pâdişâhîde bir fasl ederler kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 207a ·
metinde göster ·
Mahmûdî add olunur, ammâ başka hükûmetdir. Van'ın cânib-i şarkîsinde altı konak …
Hükûmet-i Pinyanişî: Bunlar da Mahmûdî add olunur, ammâ başka hükûmetdir. Van'ın cânib-i şarkîsinde altı konak ba‘îddir. Beğleri Hasan Beğ'dir. 255a Tahtı Hasanî kal‘asıdır kim bunların diyârının şarkîsi ve cenûbî ve şimâlîsi üç konak yer Acem diyârıdır kim Acem'in Rûmiyye hânlarından Çovlan Sultân ile müşâdırlar. Şeb [u] rûz Acem ile ceng ederler. Cümle altı bin askerdir ammâ gâyet kadd-i bâlâ ve zeber-dest tüvânâ âdemlerdir. Kerrât ile Rûmiyye ve Tebrîz hânlarının kırk elli bin askerin altı bin Pinyanişî gâzîleriyle Acem'i kırmışlardır. Bunların hâkinde dahi hâs u harâc ve timâr u ze‘âmet vardır. Diyâr-ı Acem'de bunlara Gâzîkıran derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 254b–255a ·
metinde göster ·
kal‘a huddâmlarıdır kim harâclarına bedel kal‘anın ta‘mîr ü termîmine memûrlard …
Üç aded mahalle Ermenîlerdir kim bunlar da kal‘a huddâmlarıdır kim harâclarına bedel kal‘anın ta‘mîr ü termîmine memûrlardır. Bunlardan gayrı bu kal‘ada millet-i Nasârâ'dan Urûm u Yahûdî ve Fireng ü Kıptî ü Râfızî yokdur. Ve gâyet mün‘im bâzergân Ermenîleri vardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257a ·
metinde göster ·
… etli vezîr, bu yedi aded yükleri hân bâc nâmıyla alup der-hazîne etmişdi. Lâkin
bunlar da
bâc vermeğe ta‘ahhüd etmişdi ve anınçün gavga olmuşdu ve bâc vermeyüp hamısı su …
Hemân içlerinden bir mütekellimcesi ileri gelüp eydür: "Devletli vezir! Mukaddemâ mâh-ı Şa‘bân'da {kal‘a-i Van'da} sultânımın huzûrunda feryâd edüp hân bizim yedi yükümüz bâc almak bahânesiyle alup bizden âdem katl eyleyüp niçe âdemlerimiz dahi mecrûh eyledi, dediğimiz hâlâ yüklerimiz budur" dediklerinde paşa ahâlî-i vilâyet-i bî-garaz mu‘temed âdemlerinden ve gümrük huddâmlarından su‘âl etdikde "Belî 279a devletli vezîr, bu yedi aded yükleri hân bâc nâmıyla alup der-hazîne etmişdi. Lâkin bunlar da bâc vermeğe ta‘ahhüd etmişdi ve anınçün gavga olmuşdu ve bâc vermeyüp hamısı sultânıma gitmişdi" deyü şehâdet etdiklerinde "Tiz kânûn üzre bâcların alın" deyü yedi aded yükü ashâblarına cümle redd eyleyüp adâlet etdi ve yetmiş aded dahi dibâ vü zerbâf u sereng ve hârâ vü dârâyî ve valâ-yı gûnâ-gûn kalemkârî Hindî serâperdeler ve gayrı perde-i zenbûrîler ve zerdûz müzehheb işleme maksala çıkdı. Ve yedi aded sandûkalar içre cümle yetmiş tahta semmûr kürk ve on altı aded elvân çukalara kaplı semmûr kürkler ve yigirmi aded zincab kürk, sof elvânlara kaplı ve elli aded vaşak kürkler gûnâ-gûn Londeriye çukalara kaplı ve on bir aded kakum beyâz kürkler rengâreng soflara kaplı ve iki yüzden ziyâde Acem Keyunî kürkleri kapsız ve paşa Âsitâne'den gelüp şehr-i Bitlîs'de hâna müsâfir oldukda hâna giydirdiği beyâz semmûr kürkü bin guruşa Van yeniçeri ağası tarafından aldılar. Bu fürûht olunan eşyâlardan mâ‘adâ kırk yük kâmil sandıklar içre hanım sultâna ve yeni hânın haremine ve sâ’ir âzâdlı cevârîlere mute‘allık olan esbâblarına aslâ ve kat‘â vaz‘-ı yed olunmayup cümle guzâtın huzûrlarında anın izniyle kırk yük esbâb hanım sultânın Amber Ağasına teslîm olunup hareme götürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 279a ·
metinde göster ·
… . Tabl [u] alem sâhibi mîr-i mükerremdir. Cümle altı bin âdeme mâlikdir ve yine
bunlar da
Mahmûdî add olunur, ammâ elkâblarında "Ümerâ-yı Pinyaniş" deyü tahrîr olunur. A …
Ahvâl-i kavm-i Pinyaniş: Sene 955 târîhinde Sultân Süleymân'a itâ‘at edüp yine kendi vilâyetlerinin ebvâb-ı mahsûlâtlarıyla ocak beği olmuşlardır. Hâk-i pâklerinde timâr ve ze‘âmet yokdur. Tabl [u] alem sâhibi mîr-i mükerremdir. Cümle altı bin âdeme mâlikdir ve yine bunlar da Mahmûdî add olunur, ammâ elkâblarında "Ümerâ-yı Pinyaniş" deyü tahrîr olunur. Aklı gözünde, sâdıklık özünde; şemşîr belinde, hançer elinde âteş-pâre âdemlerdir ve gâyet ankâlardır ve hîle vü hud‘adan berîlerdir. Bunlardan bizimle Van'dan gelen yüz nefer âdemleri kalup on nefer âdemleriyle {aşağıdaki Berdük bu Hasanî kal‘asına muttasıl bir dere aşrı yazıla, gaflet olunmaya} cânib-i Acem'e revâne olup cânib-i şarka (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b ·
metinde göster ·
… e çıkup Kehrevân dağlarına ve Serâv yollarında kemîngâhlara askerin âmâde eder.
Bunlar da
Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle azm-i Erdebil deyüp Serâv sahrâsına ılgar ile gel …
İnhizâm-ı sânî def‘a, be-sahrâ-yı Serâv: Bu ma‘lûmumuzdur kim sene 1027 târîhinde Sultân Osmân Hân asrında Vezîr Dilâver Paşa ve Vezîr Halîl Paşa Acem serdârı olup Tebrîz'e vardılar. Acem sulha rağbet etmişken hâkim Osmân-ı gâfilin gurûruyla sû-i tedbîrine uyup Tatar Hânı kırk bin yiğit ile Erdebil üzre talî‘a-i asker edüp gitmede. Beri tarafda ordu defterdârı dûrbîn-i âkıbet-endîş Bâkî Paşa bu işe hâşâ sümme hâşâ rızâ vermedi. Ammâ el-abdü yüdebbiru vallahu yukaddiru Erdebil'de Karçığa Hân haber alup seksen bin asker ile çıkup Kehrevân dağlarına ve Serâv yollarında kemîngâhlara askerin âmâde eder. Bunlar da Tatar-ı sabâ-reftâr askeriyle azm-i Erdebil deyüp Serâv sahrâsına ılgar ile gelüp meks etdiklerinde dörd günlük yolu bir günde almış atları yorgun olmuş ve kendileri argın kalmış hemân Kızılbaş askeri her tarafdan "Şâh! Şâh!" deyüp kılıç urmağa başlar. Cümle asker bî-tâb u bî-mecâl iken yine üç sâ‘at ceng edüp âhir Kızılbaş'da meydân kalup illâ Tatar Hân ile ileri serdâr olan Bıyıklı Hasan Paşa ve Arslan Paşa ve Diyârbekir Vâlîsi Mustafâ Paşa, ve niçe mîr-i mîrânlar cümle şehd-i şehâdeti nûş, gam-ı dünyâyı ferâmûş eylediler. Ve Kara Bali Paşa ve Elmacı Mehemmed Paşa ve Rişvânlı Mustafâ Paşa bunlar ve niçe yüz ümerâlar esîr olup yigirmi altı bin âdem bu Serâv-ı menhûs sahrâsında şehîd oldular. Hâlâ üstühânları yığın yığın zâhir ü bâhirdir. Bu dahi bir nuhûset-i ekber idi. Hattâ bizler {şimdi} Serâv şehri içre seyr ü temâşâ tarîkiyle kahvehâneler önünden güzer etdiğimizce bayâtî makâmında usûl ile Kızılbaş-ı bed-ma‘âşlar Cığaloğlu'nun münhezim olduğunu ma‘niyyât-ı bî-ma‘nîleri yüzünden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305b ·
metinde göster ·
yeniçeri keçesi geyer cümle üç bin aded güzîde tüfeng-endâzı vardır ammâ Hak be …
Ve otuz beşinci hâkim yerli yeniçeri ağasıdır kim bunlar da yeniçeri keçesi geyer cümle üç bin aded güzîde tüfeng-endâzı vardır ammâ Hak belâ vermesin çoğu Şî‘îlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 339a ·
metinde göster ·
kaçgın mı ola yohsa bizi kovkuncı mı ola?" derken bir mürtefi‘ karlıca depe üzr …
"Ayâ bunlar ne ola? Bizim gibi bunlar da kaçgın mı ola yohsa bizi kovkuncı mı ola?" derken bir mürtefi‘ karlıca depe üzre çıkup gördük. Bu görünen elli atlı kadar âdemlerin ardı sıra yüz mikdârı atlı asker subh-ı sâdık mahallinde nümâyân olup tarfetü'l-ayn içre evvelki elli kadar atlılara yetişüp birbirlerine girişüp cenge âheng etmeğe başlayup âhir-i kâr elli kadar âdemleri gerüden gelenler tarfetü'l-ayn içre kırup atları ve esbâbların alırken biz hemân "Kuskuna kuvvet ve kamçıya berekât" deyüp kaçarken refîk [ü] yâr-ı gârım Menteş Bölükbaşı'ya eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 13b ·
metinde göster ·
Bu Akkirmân handakın Salsal kırk aded sâdât-ı kirâma kazdırup "Eğer bu handak içinden Turla suyın geçirirseniz sizi âzâd edeyim" deyüp bunlar da ecdâd-ı izâmları rûhâniyetlerinden istimdâd taleb edüp niçe mücrim esîrler dahi çalışarak kırk aded sâdât-ı kirâmlar kırk yılda bu handakı kazup içinden nehr-i Turla'yı geçirirler. Bunların kimi merhûm ve kimi sağ, kalanlar el açup du‘â ederler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… üp sizi kıra kıra dil çıkarmazdı. Bunlar sonra iki bin yiğit size imdâd yetişüp
bunlar da
sizin uğurunuza bu kadar yiğitleri şehîd olup bu kadar kapdan ve harâmî yunakla …
"Gerçi kal‘a altında mâl alup gelirken küffâr size yetişüp sizi kıra kıra dil çıkarmazdı. Bunlar sonra iki bin yiğit size imdâd yetişüp bunlar da sizin uğurunuza bu kadar yiğitleri şehîd olup bu kadar kapdan ve harâmî yunaklar alup sizleri dahi halâs eylediler. şer‘ile cümle ganâ'imi meydân-ı mahabbete koyup fürûht edüp kardaş gibi ale's-seviyye hissemend olursuz, ammâ İmâm-ı A‘zam kavli üzre kılıcıyla şikâr çıkarana sâ'irînin hisselerinden çıkarduğu esîr başına birer altun öğdül ziyâde verilir. Ve at ve katır ve âlât [u] silâhdan her kimesne bir şey'i zâyi‘ olsa gazâ mâlından anı da ödeyüp ba‘dehû kalan mâlı hissedâr olursuz. şer‘-i şerîfin hükmü budur" deyü kadı-i şer‘-i Resûl-i mübîn ve gayrı gâzîyân-ı müslimîn böyle hükm edüp Fâtiha-i Ümmü'l-kitâb tilâvet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136a ·
metinde göster ·
… sarây olup ni‘metleri bay u gedâya ve pîr u cüvâna ve gebr ü tersâya mebzûldur.
Bunlar da
bu menzilde olmasalar bu dereden kuş uçmazdı. Andan Kâsım Ağa bu hakîre yigirmi …
Bu rabta içre bir kiremit örtülü bir câmi‘ ve bir mescid ve bir hân ve on beş dükkân var, gayri imâret yokdur. Ancak cümle on o kadar Müselmân hâneleridir, mâ‘adâ Bulgar ve Sırf kefereleri evleridir. A‘yândan Kâsım Ağa ve karındaşı Mehemmed Ağaların hâneleri âyende vü revendegâna mihmân-sarây olup ni‘metleri bay u gedâya ve pîr u cüvâna ve gebr ü tersâya mebzûldur. Bunlar da bu menzilde olmasalar bu dereden kuş uçmazdı. Andan Kâsım Ağa bu hakîre yigirmi yiğit tüfeng-endâz refîkler verüp ale's-sabâh cânib-i şarka dağlar ve ormanlar ve niçe bin sürü koyunlar geçüp 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
Aydın ve Saruhan ve Menteşe Türkleri eydir "Bire cânım serhadli kardaşlar, açız …
Bunlar da Aydın ve Saruhan ve Menteşe Türkleri eydir "Bire cânım serhadli kardaşlar, açız. Bize yoğurd ve ayran ve ekmek ve atlarımıza arpa verün, yeyelim, size du‘âlar edelim. {Andan} ordumuza gidelim" dediklerinde bedenler üzre {olan} kâfirler eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… hi gelüp gelüp Komaran kapusu tarafında meks edüp kâfirleri Komaran'a götürmeğe
bunlar da
hâzır-bâş oldular.
Ba‘dehu derûn-ı hisârda olan küffârları Komaran kal‘asına götürmeğe Kaplan Paşa Tire ve Mağnîsa askerleriyle âmâde oldular ve sipâhdan aşağı bölük ağaları ve bir oda yeniçeri ocağı dahi gelüp gelüp Komaran kapusu tarafında meks edüp kâfirleri Komaran'a götürmeğe bunlar da hâzır-bâş oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119a ·
metinde göster ·
Bunlar dahi millet-i Mesîh-i İsî'dendir, ammâ İngilis küffârı gibi
bunlar da
âteş-perest Mecûsîlerdir, lâkin kitâbları İncîl'dir. Nemse-i Kızılyumurtanın or …
Bunlar dahi millet-i Mesîh-i İsî'dendir, ammâ İngilis küffârı gibi bunlar da âteş-perest Mecûsîlerdir, lâkin kitâbları İncîl'dir. Nemse-i Kızılyumurtanın oruçları şeklindeki perhîzlerinde yağlı yemeyüp balık yumurtası yerler. Bu Filimenk ve İsfaç kavmi Nemse'ye rağmen tavuk yumurtası ve koyun ciğeri yerler. Mezhebleri muhâlif olup kitâb-ı Filimenk yine İncîl'dir, lâkin Filimenk lisânı üzre tercüme etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127b ·
metinde göster ·
… kat-ender-kat beş yüz aded mu‘âf [u] müsellem kefere ve müslim hâneleridir kim
bunlar da
serâpâ kazıklar üzre mebnî ikişer üçer kat cümle tahta ve haşeb binâ ve cümle ş …
Cümle beş mahalle ve cümle kat-ender-kat beş yüz aded mu‘âf [u] müsellem kefere ve müslim hâneleridir kim bunlar da serâpâ kazıklar üzre mebnî ikişer üçer kat cümle tahta ve haşeb binâ ve cümle şindire tahta örtülü şâhnişînli ve kâ‘alı evlerdir, ammâ hoş binâlı hâne-i zîbâları göl kenârında Kanije'ye nâzır olan büyût-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
… lar gûyâ dest-i Acem'de Bahr-i Harez kenârında Demirkapu kal‘ası bâblarıdır kim
bunlar da
bâb-ı hadîd-i cedîd dervezelerdir. Ammâ şimâl tarafına iki aded küçük su kapula …
Ve cümle etrâfında üç aded bâb-ı kavîleri var. Evvelâ kıble tarafına garb kapusu, batı tarafına orta kapu mekşûfdur. Maşrık tarafına Yanova kapusu var. Bu mezkûr üç aded kapular gûyâ dest-i Acem'de Bahr-i Harez kenârında Demirkapu kal‘ası bâblarıdır kim bunlar da bâb-ı hadîd-i cedîd dervezelerdir. Ammâ şimâl tarafına iki aded küçük su kapuları dahi vardır. Lâkin 84a hâs u âm kapuları olup reh-i râst değildir. Bu hisâb üzre iç kal‘a ile mezkûr dör[d] kat kal‘anın enderûn [u] bîrûnunda cümle-cümle (---) aded şâhrâh kapuları ve yedi yerde haşeb cisrleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b–84a ·
metinde göster ·
Ammâ hânların solunda nûreddîn sultân ile sefer eşen beğler Mansûrludur kim
bunlar da
gâyet şecî‘ ve bahâdır oymakdır. Serçeşme-i pîşvâları Gâzî Kaya Beğ'dir. Cümle …
Ammâ hânların solunda nûreddîn sultân ile sefer eşen beğler Mansûrludur kim bunlar da gâyet şecî‘ ve bahâdır oymakdır. Serçeşme-i pîşvâları Gâzî Kaya Beğ'dir. Cümle sadaklı ve savatlı pür-silâh yigirmi bin kübeli, ya‘nî zırhlı ve zireh-külâhlı zor batır yiğide mâliklerdir kim aslâ bir düşmandan cemî‘i zamânda rû-gerdân olmamışlardır. Her kaçan kim bir uruş savaş-ı perhâş olsa ibtidâ kapukuluyla bu Mansûrlu kâfire at salagelmişlerdir. Ve Kaya Beğ'in eli altında yüz kırk aded güzîde mirza beğler vardır. Cümle Mankıt beğleri ve Teb(?) Sarhân beğleri ve Sincivit beğleri ve cümle Or eli beğleri nûreddîn sultân kolunda sefer eşerler, ammâ bu beğlerden Şîrîn beğleri üstdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… ibn Cebel-i Elheme yine Karadeniz sâhilinde sâkin olup Abaza kavmi oldular kim
bunlar da
Âl-i Kureyş'den mürted olup başka lisânları ile bunlar da cild-i evvelimizde yi …
Andan yine gemiyle Abazka ibn Cebel-i Elheme yine Karadeniz sâhilinde sâkin olup Abaza kavmi oldular kim bunlar da Âl-i Kureyş'den mürted olup başka lisânları ile bunlar da cild-i evvelimizde yigirmi yedi kabîle beğleriyle merkûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
… aza kavmi oldular kim bunlar da Âl-i Kureyş'den mürted olup başka lisânları ile
bunlar da
cild-i evvelimizde yigirmi yedi kabîle beğleriyle merkûmdur.
Andan yine gemiyle Abazka ibn Cebel-i Elheme yine Karadeniz sâhilinde sâkin olup Abaza kavmi oldular kim bunlar da Âl-i Kureyş'den mürted olup başka lisânları ile bunlar da cild-i evvelimizde yigirmi yedi kabîle beğleriyle merkûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149a ·
metinde göster ·
ölülerin yine ulu dağlar içre ulu ağaçların dallarına sandûkalar ile korlar, zî …
Ba‘dehu bunlar da ölülerin yine ulu dağlar içre ulu ağaçların dallarına sandûkalar ile korlar, zîrâ yere gömseler ol gece Alman ayuları kadar fîl gibi mefret ayılar ölülerin çıkarup yerler. Anıniçün lâşe-i murdârların ağaçlara korlar, ammâ fukarâları cîfe-i murdârların yere gömüp püşte püşte topraklar yığup dahi üstlerine azîm ağaçlar ve taşlar ve çalılar yığup birkaç gün ölülerin tüfengler ile bekleyüp ayulardan ve kurdlardan halâs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b ·
metinde göster ·
Cârkeys Arabının evlâdlarındandır. Nehr-i Cincik ve nehr-i Kuban'ın arzı(?) yan …
Bunlar da Cârkeys Arabının evlâdlarındandır. Nehr-i Cincik ve nehr-i Kuban'ın arzı(?) yanında sâkin olurlar. Bunların dahi şimâli Kalmık Tatarı keferesi vilâyetidir. Ve bu Bebirdikaç Çerkezi tâ nehr-i azîm Terek'e varınca on konak yer bunların vilâyetleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158a ·
metinde göster ·
… i saz ve kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin
bunlar da
vâsi‘ havlılı ve âhûrlu evlerdir, zîrâ cümle halkı at besler bir alay sipâh-mis …
Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adımdır. Hemân İslâmbol'da Eskisarây cirmindedir. Ve bu toprak kal‘a bölüğü içinde cümle bin yüz elli aded vâsi‘ce evlerdir kim bunlar dahi saz ve kamış ve haşebden tahtânî ve fevkânî üstleri türâblı hânelerdir. Lâkin bunlar da vâsi‘ havlılı ve âhûrlu evlerdir, zîrâ cümle halkı at besler bir alay sipâh-misâl Tatar kalpaklı askerî tâ’ifesi evleridir. Ve cümle altmış aded bozahâneleri ve gayri dükkânları vardır. Ve bunda dahi at arabaları giremez, zîrâ sokakları ve kal‘a kapuları dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
Bunların hakkında dahi Hazret-i Mu‘âviye'yi ve Yezîd'i sevmez ve sebb eder derler ammâ görmedim, lâkin Aydonat halkı gibi bunlar da aslâ mâvî çuka geymezler ve "Mu‘âviye peydâ etdi" deyü zerde aşın yemeyüp, "Mu‘âviye boza yapup, içdi" deyü boza dahi içmezler, ammâ İslâmbol'da ekseriyyâ boza yapan cümle Arnavu[d] kavimleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355a ·
metinde göster ·
… mezkûr Noktacı Alî Efendi seccâdenişîn olup müstecâbü'd-da‘ve olmuşdu. Ba‘dehu
bunlar da
azîzî şeyh Üveys türbesinde medfûndurlar. Ve Muhyiddîn el-Arabî'den sonra bu az …
Ve Kutb-ı âfâk, meşâyih-i şâm u Irâk eş-şeyh Hazret-i Noktacı Alî Efendi: Cezîre-i Midilli'dendir. Sâlihiyye'de zâviye ve türbesinde Y 257a medfûn olan Hazret-i şeyh Üveys-i Halvetî hidmetleriyle şerefyâb olup şeyh Üveys'den sonra mezkûr Noktacı Alî Efendi seccâdenişîn olup müstecâbü'd-da‘ve olmuşdu. Ba‘dehu bunlar da azîzî şeyh Üveys türbesinde medfûndurlar. Ve Muhyiddîn el-Arabî'den sonra bu azîzleri ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y256b–Y257a ·
metinde göster ·