cellâdlar ve kırbac ve tâziyâneler vardır ammâ falaka deyenekleri yokdur. Lâkin …
Onuncu hâkim: Subaşıdır. Gerçi bunlarda cellâdlar ve kırbac ve tâziyâneler vardır ammâ falaka deyenekleri yokdur. Lâkin mazannaları olduğu kimesneleri kayd [u] bend etmeğe ve mahkeme nâ’ibiyle ba‘zı hânedânları basmağa me’mûrlardır. Ve her katl etdüklerin izn-i şer‘ile salb [u] siyâset ederler. Mısra‘-ı münâsib:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
Bu bâlâdaki ecnâs-ı mahlûkâtlar cümle (---) asker.
Bunlarda
aslâ dükkân ve tezgâh yokdur, ancak ordu-yı İslâm yerin tâhir edüp emn [ü] emân …
Bu bâlâdaki ecnâs-ı mahlûkâtlar cümle (---) asker. Bunlarda aslâ dükkân ve tezgâh yokdur, ancak ordu-yı İslâm yerin tâhir edüp emn [ü] emân içün ileri giderler. Zîrâ bir diyârda ve bir orduda ibtidâ hâkim 155b ve hekîm olmasa ol orduya girmek ayn-ı hatâdır. Hâkim cihânın cânıdır. Hadîs, Arapça bu hadîs-i sahîh mazmûnunca bir diyârda hâkim olmasa halk-ı âlem birbirin yerler, anıniçün mukaddem askerî tâ’ifesi gidüp pâsbânlar ordu-yı İslâmın cânib-i erba‘asında dîdebânlık etmeğe me’mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a–155b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı dalgıcân-ı gavvâsân: Dükkânları yokdur, ancak Galata'da ve Kâsımpaşa'da lonca yerleri vardır, anda bulunur. Neferât üç yüz, bunlar ekseriyyâ Mağrib Urbânı ve Reşîd ve İskenderiyye Urbânıdır. Ammâ Rodos cezîresi mukâbelesinde cezîre-i Sönbeki, Süleymân Hân fethi olup yine Süleymân Hân câmi‘i evkâfı re‘âyâsıdır, dörd bin aded Rûm harâcıdır. Bunlarda ola[n] gavvâs, Bahr-i Hürmüz'de inci çıkaran gavvâslar hemtâ olamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… rdır. İçinde sağmal koyun ve kuzu vardır. Hızır-ilyâs'da kuzuya narh verildikde
bunlarda
olan zevk u safâ bir yerde olmaz. Tâze peynirler ve gölemez ve kaymak ve yoğurd …
Esnâf-ı ağılcıyân: Etrâf-ı İslâmbol'da iki bin ağıldır. Dağlar içre altı ay ma‘mûr olur külbe-i ahzânlı çalı ve çırpıdan ağıllardır. İçinde sağmal koyun ve kuzu vardır. Hızır-ilyâs'da kuzuya narh verildikde bunlarda olan zevk u safâ bir yerde olmaz. Tâze peynirler ve gölemez ve kaymak ve yoğurd ve kesmik ve süd ve ağız ve teleme peyniri ve hoşmerim ve tereyağı ve ayran ve pışav ve may ve kertme bu gûne çoban ni‘metleri olur kim pâdişâh mâlik değildir. Bu iki bin ağılda cümle dörd bin ter-oğlanı vardır. Bunlar dahi âmâde ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167a ·
metinde göster ·
Ve bu kârhânede yüz yerde gedikli dibekler vardır,
bunlarda
kahve döğülürken havân gürüldüsünden gûyâ ra‘d gürler âdeme dehşet gelir. Bir v …
Ve bu kârhânede yüz yerde gedikli dibekler vardır, bunlarda kahve döğülürken havân gürüldüsünden gûyâ ra‘d gürler âdeme dehşet gelir. Bir vukıyye kahve üç akçeye ve iki akçe emîne verilir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175b ·
metinde göster ·
… ve ve bahâr-ı gûnâ-gûnları bunlar donadup sayf ü şitâda âlü'l-âl meyve ve bahâr
bunlarda
bulunup niçe yüz tabla ile meyveleri başlarında götürüp güzer ederler.
Bu çiçekciyânın dükkânları Tahta'l-kal‘a'da ve Aksarây'da ve Sultân Mehemmed'de ve Ayasofya'da Cebehânekapusu önündedir. Cümle vüzerâ ve ulemâ ve a‘yâna pîşkeşlik içün tabla tabla meyve ve bahâr-ı gûnâ-gûnları bunlar donadup sayf ü şitâda âlü'l-âl meyve ve bahâr bunlarda bulunup niçe yüz tabla ile meyveleri başlarında götürüp güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
… d-i İsvân ve yâkût-ı (---) ve seylân ve mercân-ı (---) misilli cevâhirler cümle
bunlarda
mevcûddur.
Esnâf-ı bâzergân-ı cevâhirciyân: Neferât 600, bunların dükkanları yokdur, hânlarda sâkinlerdir kim mâllarının hisâbların ve cevâhirlerinin adedlerin Hudâ bilür. Elmâs-ı Hindistân ve la‘l-i Bedahşân ve pîrûze-i Nişâbûr ve aynü's-semek-i Sûdân ve zümürrüd-i İsvân ve yâkût-ı (---) ve seylân ve mercân-ı (---) misilli cevâhirler cümle bunlarda mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186b ·
metinde göster ·
… sağîr ü kebîr dervîşân külâhları gibi toprak potalar yapup kuyumcular âteş içre
bunlarda
altun ve gümüş kal ederler. Gayrı gûne potalar âteşe tahammül etmez. Ve bu kâr …
Bu potacılar bir gûne türâba niçe gûne filcân hurdaları ve rimâl-i türâblar mahlût edüp havânlar içre sahk edüp ma‘cûn gibi tahmîr edüp sağîr ü kebîr dervîşân külâhları gibi toprak potalar yapup kuyumcular âteş içre bunlarda altun ve gümüş kal ederler. Gayrı gûne potalar âteşe tahammül etmez. Ve bu kâr bu potacılara mahsûsdur kim terkîblerin gayrı enâyiye keşf etmeyüp bu kâr kendülere munhasır olmuşdur. Sâ’ir diyârlara dahi çoğu İslâmbol'dan gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188a ·
metinde göster ·
ba‘de'l-ışâ ve ale's-sabâh üç fasl ederler, kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Ve İslâmbol …
Kârhâne-i mehterân-ı Yedikulle: Neferât kırk, bunlarda ba‘de'l-ışâ ve ale's-sabâh üç fasl ederler, kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Ve İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde Eyyûb'da ve Kâsımpaşa'da ve Galata'da ve Tophâne'de ve Beşiktaş'da ve Rûmeli Hisârı'nda ve Yeniköy'de ve Rûmeli Yenihisârı'nda ve Kavak Yenihisârı'nda ve Beğkoz'da ve Anatolu Hisârı'nda ve Üsküdar'da ve Kızkullesi'nde, bu zikr olunan on üç yerde her vakt-i ışâ ve her vakt-i seher mehterhâneler çalınup subaşılar ve kadılar ve dizdârlar dîvân durmaları kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Zîrâ ol asrda ol taraflar serhad idi. Hakîkatına nazar olunsa henüz dahi serhaddir. Ve dörd mevleviyyet yere mehterân-ı bîrûn cümle neferât 1000.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202b ·
metinde göster ·
Bu esnâf-ı ibretkârların her biri pâdişâh huzûrunda mahâretlerin icrâ ederek ubûr ederler kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Bunlar dahi def ü kudüm ve bir hây-hû-yı şûm ile ubûr ederler kim İslâmbol içi velvelelerinden zelzele-nâk olur. Ammâ bunlarda mehterhâne yokdur. Cümle kırk esnâfdır. Kârhâneleri Katırhânı'dır ve cümle bî-silâh (---) âdemdir. 204b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 204a–204b ·
metinde göster ·
… e fırlaklarla ve hurde deff ü dümbelek ve kemânce ve sıçan ve kuşlar ve'l-hâsıl
bunlarda
olan şeytanat ve mashariyyât ma‘sûmlar avudacak mezâmirât ve oyuncaklar bir diy …
Eyyûb oyuncakcıları dahi arabalar üzre dükkânların kamış borularla ve tırıllarla ve fırlaklarla ve hurde deff ü dümbelek ve kemânce ve sıçan ve kuşlar ve'l-hâsıl bunlarda olan şeytanat ve mashariyyât ma‘sûmlar avudacak mezâmirât ve oyuncaklar bir diyâra mahsûs değildir kim bin gûne oyunayacaklar vardır, ibret içün Hind ü Yemen'e götürürler. Elbette her sene birer muhîl [u] şeytanatlı şeyler peydâ ederler, bu gûne mâhiyyetlerin arz ederek geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205a ·
metinde göster ·
Üçüncü, şehir oğlanı Kapucuoğlu Osmân kolu: 400 neferdir.
Bunlarda
aslâ Çingâne yok bir alay rind-i cihân Köçek-i Amr-ı Ayyâr, tâ’ife-i mekkâr [u] …
Üçüncü, şehir oğlanı Kapucuoğlu Osmân kolu: 400 neferdir. Bunlarda aslâ Çingâne yok bir alay rind-i cihân Köçek-i Amr-ı Ayyâr, tâ’ife-i mekkâr [u] nâ-bekâr şehir oğlanları idi. Her biri yegâne-i asr, hânende ve sâzende ve mukallidlerdir kim cihân nüdemâları bunların yanında lâl-i bî-zebân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209a ·
metinde göster ·
… nlar olduğıyçün başka bir mükellef alay edüp ubûr etdiler kim, cümle ordu alayı
bunlarda
tamâm oldu.
Bunların şarâbına (---) derler, sâ’ir meyhâne şarâblarına (---) derler. Böyle muta‘assıb mel‘ûnlar olduğıyçün başka bir mükellef alay edüp ubûr etdiler kim, cümle ordu alayı bunlarda tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 215b ·
metinde göster ·
… ur. Cümle a‘yân-ı kibârı bozahâneye girmek ayb değildir. Zirâ kahvehâneler gibi
bunlarda
dahi hânende ve sâzendeler vardır. Ve mahbûb boza sâkîleri var kim her biri bir …
İslâmbol kahvehâneleri, Murâd Hân-ı Râbi‘de kadâga-i (?) şâhî ile men‘ olaldan berü Bursa kahveleri iştihâr bulup tiryâkîlerinin yüzleri gülmüşdür. Ve meşhûr-ı âfâk olan doksan yedi yerde bozahâneleri var kim bir diyâra mahsûs değildir. Pâk kâşîli ve münakkaş tavanlı ve kârgîr soffalı biner âdem alır bozahâne ve buzhâneler vardır kim temmûzda zîr-i zemînler içre bozaların buzlar üstüne koyup bozaları göğreyüp bozarup sovuk olur, cüllâb-misâl pâk bozası olur. Cümle a‘yân-ı kibârı bozahâneye girmek ayb değildir. Zirâ kahvehâneler gibi bunlarda dahi hânende ve sâzendeler vardır. Ve mahbûb boza sâkîleri var kim her biri birer pençe-i âfitâb meh-pânlardır. Bellerinde Bursa'nın kırk kalem münakkaş peştemâlları ve pâk libâslarıyla reftâr eder, elindeki ayağına âşıklar ayak bağlayup bozaya büzilüp bozadır derd-i seri olur. Ve niçe yüz yerde bu gûne cilvegâh yerleri vardır, ammâ biz ihtisâr etdik. Ve iki yerde tahte'l-kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228b ·
metinde göster ·
… Hasan Meymendî ve mekteb-i Takî Hân ve mekteb-i Sultân Hasan ve Sultân Ya‘kûb,
bunlarda
her sâl gılmâna hil‘at verilir.
Der-sitâyiş-i mekteb-i tıflân-ı ebced-hân: Cümle altı yüz aded dârü't-ta‘lîm-i Kur’ândır. Evvelâ mekteb-i Şeyh Safî ve mekteb-i Hasan Meymendî ve mekteb-i Takî Hân ve mekteb-i Sultân Hasan ve Sultân Ya‘kûb, bunlarda her sâl gılmâna hil‘at verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 299b ·
metinde göster ·
cemî‘i memâlik-i mahrûselerden gelmiş tüccâr ü züvvâr ve esnâf-ı sanâyi‘ ve ehl …
Cümle (---) aded bekâr odalarıdır kim bunlarda cemî‘i memâlik-i mahrûselerden gelmiş tüccâr ü züvvâr ve esnâf-ı sanâyi‘ ve ehl-i hıref-i garîb ve gurebâlar birbirlerine mütekeffil olup bu odalarda mü’eddebâne sâkin olurlar. Başka bevvâbları vardır ve ba‘de'l-ışâ bevvâblar tabl çalup kapuların sedd ederler. Ve ba‘de'l-fecr yine davul çalup herkesi âgâh edüp bâbları küşâde ederler. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202b ·
metinde göster ·
olan küheylân ve taşdökân kısa belli ve öküz bilekli ve dibek karınlı ve sumak …
Cümle Ekrâdı şâhbâz u gâzî Muhammedî kavmidir kim bunlarda olan küheylân ve taşdökân kısa belli ve öküz bilekli ve dibek karınlı ve sumak burunlu, elma göz, semîn ü cesîm ve kesimi güzel mahbûb-ı Mahmûdî atları olur kim Kürdistân'da böyle at olmazdır. Bend-i Mâhîsindeki sayd olunan mâhîler dahi cümle memdûhdur. Ammâ imâret-i ebniyyeleri gayr-i memdûhdur. Ancak bir Ulucâmi‘i ve bir Şeref Hân sarâyı ve bir hammâmı ve bir hânı ve bâğ u bostânı ve kifâyet mikdârı dükkânı vardır. Ammâ âb u hevâsı ve engürü memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
… e kavm-i Kürdistân'ın içinde livâlardır kim aslâ ceng ile alınmamış ülkelerdir.
Bunlarda
evc-i âsumâna kad çekmiş hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘alar vardır kim bir t …
Bu on sekiz aded sancaklar cümle sengistân u dağıstân içre sa‘b yerlerde kavm-i Kürdistân'ın içinde livâlardır kim aslâ ceng ile alınmamış ülkelerdir. Bunlarda evc-i âsumâna kad çekmiş hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘alar vardır kim bir tarafdan bir vech ile zafer mümkin değildir. Cümle eyâlet-i Şehrezûl seksen altı pâre kal‘alardır kim cümlesi amân ile itâ‘at etmişlerdir. Eğer bu kılâ‘ları seyr ü temâşâ etdiğimize göre evsâfların tahrîr eylesek başka bir mücelled olur. İnşâallah seyecîu niçe kılâ‘-ı metînelerin ve belde-i kebîrelerin mahalleriyle ta‘rîf ve tavsîf ederiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372b ·
metinde göster ·
olan devâbât makûlesi câmûs u cemel ve bakar u ganem ve teys ü küheylân atlar b …
Menzil-i Toprakkal‘a: (---) hâkinde nehr-i Şatt kenârında bir toprak yığılı bayır üzre bir harâb kal‘a olduğundan Toprak hisâr derler. Bânîsi Me’mûn Halîfe'dir. Şehrezûl hâkinden beri tarafa geçenlere ârâmgâh olmağiçün binâ olunup ol asırda âbâdân imiş, Timur Hân harâb etmişdir. Hâlâ âbâdânî Benî Sehvân Urbânı kara haymeleriyle sâkin olurlar. Bu kavm-i kabîle dahi kabâ’il-i Mavâl'dan add olunur. Yedi bin aded güzîde fârisü'l-hayl-i Fârisî, fesâhat u belâğat sâhibî Urbân-ı uryânlardır. Ammâ bunlarda olan devâbât makûlesi câmûs u cemel ve bakar u ganem ve teys ü küheylân atlar bir Urbân'da yokdur ve mahbûb u mahbûbeleri gâyet çokdur. Ve zirâ‘atları cümle darıdır ve bükler içre çemenzâr ve alefzâr yeri gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405a ·
metinde göster ·
… ürdelân bu mahalle karîbdir. O da beş bin tüfeng-endâza mâlik Kürdelân beğidir.
Bunlarda
Yezîdîler de vardır. Kasabaları (---)(---) dır, ammâ Resând beği aşîreti şecî‘ …
Bânîsi ibtidâ Âl-i Abbâsiyân'dan Resând Hân olmağile vech-i tesmiyesi oldur. Zîr-i kal‘adan cereyân eden nehr-i (---)(---) Hakkârî diyârından gelen nehr-i (---)(---) bu kal‘a altında birbirine mahlût olup andan şatt'a munsabb olurlar. Bu Resând aşîreti altı bin tüfeng-endâz askere mâlikdir, ammâ sünnîlerdir. Ve kûh-ı Kürdelân bu mahalle karîbdir. O da beş bin tüfeng-endâza mâlik Kürdelân beğidir. Bunlarda Yezîdîler de vardır. Kasabaları (---)(---) dır, ammâ Resând beği aşîreti şecî‘ vü tüvânâ fetâlardır, ammâ Resând kasabası},
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 3a ·
metinde göster ·
aslâ koyun ve kuzu ve keçi ve sığır ve at ve katır yokdur. Gerçi çemenzâr yerle …
Bunlarda aslâ koyun ve kuzu ve keçi ve sığır ve at ve katır yokdur. Gerçi çemenzâr yerlerdir, ammâ kâfir derdinden bir kobla, ya‘nî bir kısrak beslemeğe kâdir değiller. Bu kavme yazığım gelüp ve zahîre-bahâ bir akçe ve habbe almayup kal‘a imâmı Nâ’imîzâde'ye bir sarık hibe edüp bu kal‘adan kırk aded refîkler ile bir günde cânib-i (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b ·
metinde göster ·
… ın esîr edüp ol kadar mâl-ı firâvân ile geldiler kim hisâbın Kerîm Allâh bilir.
Bunlarda
mukaddemâ arabalar yok imiş, zîrâ mesâfe-i ba‘îdeden gelirler.
Tavsîf-i gâziyân-ı râbi‘: Bu asâkir-i nusret-me’serin ekseri Dobruca ve Babadağlı ve Deliormanlı ve Karasulu vilâyetlerinden Tatarşe bir alay çatal atlı gâziyân-ı mücâhidân olmağile cânib-i garba kırk konak yer tâ İsfaç vilâyeti Firengistân'ına varup cümle kâfirleri bir bed-nâm günlerinde evleri içre bulup beş bin kadarın esîr edüp ol kadar mâl-ı firâvân ile geldiler kim hisâbın Kerîm Allâh bilir. Bunlarda mukaddemâ arabalar yok imiş, zîrâ mesâfe-i ba‘îdeden gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
olan güzîde üsârânın hadd [ü] hasırları yok idi. Ve bunların alayları ubûr etme …
Bunlarda olan güzîde üsârânın hadd [ü] hasırları yok idi. Ve bunların alayları ubûr etmeğe başladıkda eğer piyâde esîrleri ve eğer üsârâlar ile memlû arabaları kâmil üç sâ‘atde ubûr edüp mukaddemâ geçen alaylar ile kâmil tokuz sâ‘at olup vakt-i asır oldukda Serdâr Kurd Paşa ve Kınalıoğlu ve Hacıkey Paşaoğlu ve gayri gâziyân serdârları pür-silâh olup Kurd Paşa'nın mehterhânesiyle dârât [u] azametleriyle gelüp Sadrıa‘zamın hâk-i pâyine yüz sürüp Kurd Paşa'ya bir semmûr kürk ve kırk aded gâzîlere hil‘at-i fâhire ve iki yüz kadar gâzîlere çelengler ihsân olunup cümle mâl-ı ganâ’imlerine aslâ vaz‘-ı yed olmayup penc-i yek-i sultânîleri bile alınmamak içün ellerine fermân-ı şerîf verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
… odada dahi yokdur. Ve tahtânî odalar dahi cümle otuz aded hücre-i kârgîrlerdir.
Bunlarda
cümle âlât-ı harbe ve âlât-ı silâha müte‘allık eşyâlar var kim on bin aded âlü' …
El-hâsıl bir odada olan bisât u edviyeler bir odada dahi yokdur. Ve tahtânî odalar dahi cümle otuz aded hücre-i kârgîrlerdir. Bunlarda cümle âlât-ı harbe ve âlât-ı silâha müte‘allık eşyâlar var kim on bin aded âlü'l-âl mücevher çarhlı ve karabina puşkalar var ve on bin aded zırh u zereh-külâh ve tuğulka ve katlavî ve ser-penâh makûlesi şeyler var. Ve mızrak ve harba ve çapa ve kazma ve balta ve nacak ve külünk ve mıh ve kılıç ve şiş ve gayri âlât-ı silâhların hisâbların Allâh (Allâh) bilir. Ve bu mezkûr silâhların cümlesi eyle mücellâ ve musaykal idi kim gûyâ her biri üstâd elinden henüz çıkmış gibi cümle hâzır-bâşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131b ·
metinde göster ·
… dükkân tertîb üzre değildir. Ba‘zı dükkânlar evlerin altlarında vâki‘ olmuşdur.
Bunlarda
dahi bânû-sıfat kızlar oturup metâ‘ların fürûht ederler.
Cümle yedi yüz aded çârsû-yı bâzâr dükkânlarıdır, ammâ her dükkân tertîb üzre değildir. Ba‘zı dükkânlar evlerin altlarında vâki‘ olmuşdur. Bunlarda dahi bânû-sıfat kızlar oturup metâ‘ların fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a ·
metinde göster ·
… bu Beç'de olan hukemâ-yı hâzık ve niçe yüz cerrâh-ı fâsıd bir diyârda yokdur ve
bunlarda
gördüğümüz kemâl-i ma‘rifetleri birer birer takrîr ve tahrîr etsek mecmû‘a-i nâ …
Ve'l-hâsıl bu Beç'de olan hukemâ-yı hâzık ve niçe yüz cerrâh-ı fâsıd bir diyârda yokdur ve bunlarda gördüğümüz kemâl-i ma‘rifetleri birer birer takrîr ve tahrîr etsek mecmû‘a-i nâ-matbû‘umuz bir Kânûn-ı Ebû Alî Sînâ olur. Ve her kârları zor-â-zor değildir cümle âsân vech ile işlerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
bir gûne ma‘rifet var kim bir kavmden istimâ‘ etmedim. Evvelâ onu on beşi bir y …
Ve bunlarda bir gûne ma‘rifet var kim bir kavmden istimâ‘ etmedim. Evvelâ onu on beşi bir yere gelüp bir köpek hirren fehırrâsı cengi ederler kim kimi samson gibi kimi tazı ve kimi fino zağar gibi çek cek vek vek urup feryâd etdiklerinde âdem gülmeden tamâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70a ·
metinde göster ·
Bu kavim dahi Mekke'den firâr eden Serâkeys Arabı'nın zürriyetindendir. Bunlar cemî‘i zamânda askerî kavmi değillerdir, ammâ cümle sekiz bin kadar kavimdirler. Bunlarda çokluk âlet-i silâh yokdur, meğer dağlarında sayd [ü] şikâr içün silâh saklayalar, zîrâ bunları ne Abaza ve ne Çerkez ve ne Noğay Tatarı aslâ incitmezler. Anıniçün bunlar dahi kimseye incinmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… hayme ve hargâh bâr [u] büngâhlar ile zeyn olmuş gûyâ bir vilâyet-i azîmdir. Ve
bunlarda
olan hayvânât ve arabaların hisâbın Hudâ bilir. Elçiyi Alban nâm bir (...)ın kö …
Nehr-i Edil'in yemîn [ü] yesârında niçe kerre yüz bin keçeden obalar ve keçeden câmi‘ ve medreseler ve keçeden mekteb ve dâru'l-kurrâlar ile sahrâ-yı Heyhât hayme ve hargâh bâr [u] büngâhlar ile zeyn olmuş gûyâ bir vilâyet-i azîmdir. Ve bunlarda olan hayvânât ve arabaların hisâbın Hudâ bilir. Elçiyi Alban nâm bir (...)ın köşerine kondurdular. Hakîri (...)bay kişinin köşerine, ya‘nî arabalarına kondurup ol gece âteş kenârlarında cân sohbetleri etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 171a ·
metinde göster ·
hergiz gaybet ve mesâvî ve mâlâ-ya‘nî ve şütûm ve sû-i zan ve kibir ve kin ve b …
Ve bunlarda hergiz gaybet ve mesâvî ve mâlâ-ya‘nî ve şütûm ve sû-i zan ve kibir ve kin ve buğz ve adâvet etmek birbirlerine yokdur, ammâ gayri kavim üzre adâvet edüp sefere varup düşmanların gâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a ·
metinde göster ·
… ha kokar kim âdemi sermest eder, böyle bir râyiha-i habîseleri vardır. Anıniçün
bunlarda
pire ve kehle olmaz, zîrâ kehle nâzük tabî‘atdır, pâk yeri sever ve cüzâm vücûd …
Ve cümlesinin esbâbları yedikleri hayvânâtların derilerindendir, ammâ üstleri başları eyle murdâr ve mülevves ve mühmel ve bed-râyiha kokar kim âdemi sermest eder, böyle bir râyiha-i habîseleri vardır. Anıniçün bunlarda pire ve kehle olmaz, zîrâ kehle nâzük tabî‘atdır, pâk yeri sever ve cüzâm vücûdu sevmez. 176b Ve cüzâm ve miskîn âdemde kehle olmaz. Olmamak ve çok olmak dahi fenâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a–176b ·
metinde göster ·
Ve bu sahrâ-yı Kıpçak'da ma‘âdin kısımları olmadığından
bunlarda
dahi akçe pul yokdur. Ve demir ma‘deni olmadığından bir bıçağı ecdâdlarından be …
Ve bu sahrâ-yı Kıpçak'da ma‘âdin kısımları olmadığından bunlarda dahi akçe pul yokdur. Ve demir ma‘deni olmadığından bir bıçağı ecdâdlarından beri mîrâs ile kullanırlar. Demir kıtlığındın kılıçları ve demir üzengileri azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177a ·
metinde göster ·
… liye deyü iklîm tarh etmemek ile nâ-ma‘lûm bir hâk-i bî-pâyânda sâkin olup aslâ
bunlarda
ahşam olmazmış. Hemân bir muzlim hevâcık olup sabâh olurmuş, ammâ güneş dahi ze …
Der-sıfat-ı Uluban Kalmık-ı Taysı Şâh: Bu kavmin sâkin oldukları hâk-i amber-pâki Batlîmûs-ı kudemâlar arz-ı hâliye deyü iklîm tarh etmemek ile nâ-ma‘lûm bir hâk-i bî-pâyânda sâkin olup aslâ bunlarda ahşam olmazmış. Hemân bir muzlim hevâcık olup sabâh olurmuş, ammâ güneş dahi zemîne ve halka te’sîr etmez imiş. Ol ecilden aslâ ekinleri olmayup hemân hayvânât etleri yerler imiş. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179b ·
metinde göster ·
… akk-ı vekâle-i mücerredân-ı garîbân: Olancası yetmiş aded bekâr odaları var kim
bunlarda
dahi ehl-i san‘at garîbü'd-diyâr kimesneler sâkin olurlar. Evvelâ
Der-hakk-ı vekâle-i mücerredân-ı garîbân: Olancası yetmiş aded bekâr odaları var kim bunlarda dahi ehl-i san‘at garîbü'd-diyâr kimesneler sâkin olurlar. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227b ·
metinde göster ·
dahi zu‘m-ı bâtıllarınca Îsâ içün bâkire kalmış duhter-i pâkîze-ahterleri var k …
Ve hemetâsı yedi aded kenîseleri vardır. Bunlarda dahi zu‘m-ı bâtıllarınca Îsâ içün bâkire kalmış duhter-i pâkîze-ahterleri var kim gûyâ her biri birer gûne pençe-i âfitâbelerdir. Ve perî-rû mûğ-pîçe ruhbân gulâmları var kim her biri bir gûne hüsn-i cemâlde maralî va gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü putperest-i put-ı nâ-resîdeleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232a ·
metinde göster ·
… ⟧ kapunun iç yüzünde on aded kulle-misâl yel değirmenleri vardır. Kefere zamânı
bunlarda
bârûd-ı siyâh işlenir imiş. Bu dahi bir garîb ü acîb temâşâ-yı ibret-nümâ çarhl …
Der-vasf-ı âsiyâb-ı bâd-ı rûzgâr: Karanlık 317b kapunun iç yüzünde on aded kulle-misâl yel değirmenleri vardır. Kefere zamânı bunlarda bârûd-ı siyâh işlenir imiş. Bu dahi bir garîb ü acîb temâşâ-yı ibret-nümâ çarhları vardır. Hâlâ un değirmenleri olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 317a–317b ·
metinde göster ·
Ve bunlarda aslâ müselmân esîrleri yokdur, zîrâ kendülerinin dahi yiyecekleri olmayup esîrlere ne yedirsinler. Cemî‘i Frengistân kefereleri dahi bunlardan korkarlar. Ammâ hikmet-i Rabbü'l-âlemîn bunlar dahi mahlûk-ı Hudâ olmağın 336b bunların dağlarında bir habbe ve bir dâne hâsıl olmadığından ol Perverdigâr Allâh bu kavme yılda bir kerre mâh-ı Temmûz'da d[er]yâ ile uça uça ve der[yâ] üzre bir kanadın koyup ve bir kanadı yelken gibi edüp hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Rab bilir ol kadar bıldırcın kuşları bu iç Manya dağlarına gelüp dağ u taş bıldırcın tuyûrundan görünmeyüp cümle on bin aded iç Manya kefereleri avret oğlanlarıyla bu dağlara düşüp cümle bıldırcınları ağ kepçeler ile sayd edüp başların koparup tüğleri ve içleriyle kayalardaki sarnıç çukurları içre tuzlayup bırağırlar ve üstlerine iri iri taşlar koyup kaparlar, kâmil beş altı ay tuz içre salamura olup vakt-i şitâda beş altı ay kuş turşusu ile Rabbü'l-ibâd bu kulların perveriş edüp dahi gayri vilâyete kuş turşu[s]u satarlar. Gâyet semîn ve lezîz ve latîf kuş turşusu olur kim kırk gün kırk gece deryâdan bu kavme böyle mâ’ide-misâl gûyâ tuyûr-ı sülvân gelir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a–336b ·
metinde göster ·
… mleden Koca Mustafâ Paşa sarâyı ve Ako sarâyı ve Paşo sarâyı vâsi‘dir. Câ-be-câ
bunlarda
dıraht-ı müntehâlar vardır. Ba‘dehu Mustafâ Paşa sarâyından iç kal‘a burnuna va …
Ve cümle 347a sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı bâğçesiz serâpâ kiremit ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Cümlesi elbette kârgîr kemer kapulu büyût-ı ra‘nâlardır. Bu kal‘anın cânib-i selâsında evc-i semâya ser çekmiş kayalar üzre cümle cihân-nümâ göle nâzır hânedân-ı musanna‘-ı azîmlerdir kim her biri birer tarz [u] tavr üzre mebnî olup mesîregâh evlerdir. Cümleden Koca Mustafâ Paşa sarâyı ve Ako sarâyı ve Paşo sarâyı vâsi‘dir. Câ-be-câ bunlarda dıraht-ı müntehâlar vardır. Ba‘dehu Mustafâ Paşa sarâyından iç kal‘a burnuna varınca iki yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346b–347a ·
metinde göster ·
… istikbâl edüp ta‘zîm etdiler. Ammâ bunlar perhîzkâr Y 227b değillerdir. Ammâ
bunlarda
mûğpîçe pençe-i âfitâb şems-i tâbân mahbûb gulâmlar var kim görenin aklı perîşâ …
Bu makâmların temâşâsından sonra taşra çıkup Deyr-i Lahm'in cânib-i erba‘asındaki hücreleri seyr [ü] temâşâ edüp her bir hücrede sâkinân ruhbân-ı Rûm ve Freng istikbâl edüp ta‘zîm etdiler. Ammâ bunlar perhîzkâr Y 227b değillerdir. Ammâ bunlarda mûğpîçe pençe-i âfitâb şems-i tâbân mahbûb gulâmlar var kim görenin aklı perîşân olur. Bunları dahi seyr-i cemâl edüp bu deyrden taşra iki yüz adım ba‘îd bir zeytûnluk hıyâbânı içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a–Y227b ·
metinde göster ·