… ur. Cümle a‘yân-ı kibârı bozahâneye girmek ayb değildir. Zirâ kahvehâneler gibi
bunlarda dahi
hânende ve sâzendeler vardır. Ve mahbûb boza sâkîleri var kim her biri birer pe …
İslâmbol kahvehâneleri, Murâd Hân-ı Râbi‘de kadâga-i (?) şâhî ile men‘ olaldan berü Bursa kahveleri iştihâr bulup tiryâkîlerinin yüzleri gülmüşdür. Ve meşhûr-ı âfâk olan doksan yedi yerde bozahâneleri var kim bir diyâra mahsûs değildir. Pâk kâşîli ve münakkaş tavanlı ve kârgîr soffalı biner âdem alır bozahâne ve buzhâneler vardır kim temmûzda zîr-i zemînler içre bozaların buzlar üstüne koyup bozaları göğreyüp bozarup sovuk olur, cüllâb-misâl pâk bozası olur. Cümle a‘yân-ı kibârı bozahâneye girmek ayb değildir. Zirâ kahvehâneler gibi bunlarda dahi hânende ve sâzendeler vardır. Ve mahbûb boza sâkîleri var kim her biri birer pençe-i âfitâb meh-pânlardır. Bellerinde Bursa'nın kırk kalem münakkaş peştemâlları ve pâk libâslarıyla reftâr eder, elindeki ayağına âşıklar ayak bağlayup bozaya büzilüp bozadır derd-i seri olur. Ve niçe yüz yerde bu gûne cilvegâh yerleri vardır, ammâ biz ihtisâr etdik. Ve iki yerde tahte'l-kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228b ·
metinde göster ·
… dükkân tertîb üzre değildir. Ba‘zı dükkânlar evlerin altlarında vâki‘ olmuşdur.
Bunlarda dahi
bânû-sıfat kızlar oturup metâ‘ların fürûht ederler.
Cümle yedi yüz aded çârsû-yı bâzâr dükkânlarıdır, ammâ her dükkân tertîb üzre değildir. Ba‘zı dükkânlar evlerin altlarında vâki‘ olmuşdur. Bunlarda dahi bânû-sıfat kızlar oturup metâ‘ların fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a ·
metinde göster ·
Ve bu sahrâ-yı Kıpçak'da ma‘âdin kısımları olmadığından
bunlarda dahi
akçe pul yokdur. Ve demir ma‘deni olmadığından bir bıçağı ecdâdlarından beri mî …
Ve bu sahrâ-yı Kıpçak'da ma‘âdin kısımları olmadığından bunlarda dahi akçe pul yokdur. Ve demir ma‘deni olmadığından bir bıçağı ecdâdlarından beri mîrâs ile kullanırlar. Demir kıtlığındın kılıçları ve demir üzengileri azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177a ·
metinde göster ·
… akk-ı vekâle-i mücerredân-ı garîbân: Olancası yetmiş aded bekâr odaları var kim
bunlarda dahi
ehl-i san‘at garîbü'd-diyâr kimesneler sâkin olurlar. Evvelâ
Der-hakk-ı vekâle-i mücerredân-ı garîbân: Olancası yetmiş aded bekâr odaları var kim bunlarda dahi ehl-i san‘at garîbü'd-diyâr kimesneler sâkin olurlar. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227b ·
metinde göster ·
zu‘m-ı bâtıllarınca Îsâ içün bâkire kalmış duhter-i pâkîze-ahterleri var kim gû …
Ve hemetâsı yedi aded kenîseleri vardır. Bunlarda dahi zu‘m-ı bâtıllarınca Îsâ içün bâkire kalmış duhter-i pâkîze-ahterleri var kim gûyâ her biri birer gûne pençe-i âfitâbelerdir. Ve perî-rû mûğ-pîçe ruhbân gulâmları var kim her biri bir gûne hüsn-i cemâlde maralî va gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü putperest-i put-ı nâ-resîdeleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 232a ·
metinde göster ·
Bunlarda dahi sikke yokdur, ammâ hutbelerinde meliklerine "İmrân" derler. Meselâ sultân demekdir. Alî İmrân, Kemâl İmrân derler. El-hâsıl isimleri her ne ise ana lafz-ı imrânı muzâf edüp Suheyb İmrân derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y32a ·
metinde göster ·
… e bilmez kırmızı şalvârlı kulların bu zâlimler üzre dâ’im musallat etmişdir kim
bunlarda dahi
aslâ merhamet ü şefkat yokdur, amân vermeyüp fellâhı topuz ile depeler, halâs o …
Bu tafsîlden merâm [u] maksûd oldur kim eyâlet-i Menûf'un bu makûle mel‘ûn cebbâr hûnhâr ve hûnrîz kavmi vardır. Gerçi böyle Fir‘avnî kavmi vardır, ammâ Cenâb-ı Bârî "Her Mûsâ'ya bir Fir‘avn ve her Fir‘avn'a bir Mûsâ verir" dedikleri üzre bu cebbârîn kavme fâ‘il-i muhtâr Allâh Mısır'ın bir alay Türkçe bilmez kırmızı şalvârlı kulların bu zâlimler üzre dâ’im musallat etmişdir kim bunlarda dahi aslâ merhamet ü şefkat yokdur, amân vermeyüp fellâhı topuz ile depeler, halâs oldu ise fellâh yine topuzu eline alup öpüp başına koyup cündîye verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y283b ·
metinde göster ·