Ve mihrâb ü minber üzre olan câm-ı gûnâ-gûn Sarhoş İbrâhîm'in kârıdır kim
bunun dahi
medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim vakt-i zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem- …
Ve mihrâb ü minber üzre olan câm-ı gûnâ-gûn Sarhoş İbrâhîm'in kârıdır kim bunun dahi medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim vakt-i zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi urdukda derûn-ı câmi‘ münevver olup cemî‘i cemâ‘atin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Her kıt‘a-yı câmda niçe kerre yüz bin pâre gûnâ-gûn hurde câmlar ile şükûfeler ve Esmâ’ü'l-hüsnâ hatları ile müzeyyen câmlardır kim seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh-ı âlemdir kim felekde misli görülmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… etîn olduğundan ekseriyyâ fukarâ ve dîvâneleri bu dâr-ı şifâya getirirler. Zîrâ
bunun dahi
hevâsı hûbdur ve huddâmları mahbûb ü mergûb âdemlerdir kim dâ’imâ hastalara cân …
Andan bîmârhâne-i Sultân Ahmed Hân. Bu dahi cümleden a‘lâ evkâf-ı metîn olduğundan ekseriyyâ fukarâ ve dîvâneleri bu dâr-ı şifâya getirirler. Zîrâ bunun dahi hevâsı hûbdur ve huddâmları mahbûb ü mergûb âdemlerdir kim dâ’imâ hastalara cân u gönülden hidmet ederler. Zîrâ nâzır-ı nuzzârı kızlar ağası olmağile her bâr gelüp hastaların hâllerin su’âl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 93a ·
metinde göster ·
başka hâkimleri vardır. Bir kerre Süleymân Hân yeniçerilere dilgîr olup gazab-â …
Andan Mercân odaları sekiz aded odalardır. Bunun dahi başka hâkimleri vardır. Bir kerre Süleymân Hân yeniçerilere dilgîr olup gazab-âlûd olup buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 94b ·
metinde göster ·
bâğçe üstâdı ve yetmiş aded neferâtları vardır. Ve bu bâğın cenûbunda muttasıl,
Bâğçe-i Sultâniyye: Bâyezîd-i Velî Hân binâsı bir cinân-ı bâğ-ı gülistândır. Bunda dahi serv-i serâmedler var kim kehkeşân-âsâ semâya ser çekmişdir. Ve sene (---) târîhinde Allâhu a‘lem Murâd-ı Sâlis asrında Özdemiroğlu Osmân Paşa, Gence ve Şirvân-ı Şamâkı yâhûd Tebrîz-i Dilâvîz'i harâb [ü] yebâb etdükde anda bir kasr-ı ibret-nümânın kubbesi ve pençere ve revzenleri ve câm u bâmları ve pençere kapakların bi'l-cümle huzûr-ı pâdîşâha gönderüp anlar dahi bu ibret-nümâ kâr-ı üstâd zâyi‘ olmasın içün bu Sultâniyye bâğçesi'nde leb-i deryâ üzr[e] bir kasr-ı İrem etmişlerdir kim ilâ yevminâ hâzâ cemî‘i üstâd-ı nakkâşân-ı Mânî ve Erjeng, Bihzâd, Velîcân-misâl nakkâş-ı cân gelüp seyr [ü] temâşâ edüp engüşt ber-dehen ederler kim bu kadar seneden berü leb-i deryâ hevâsından cemî‘i nukûş-ı garîbe ve acîbelerine fenâ gelmemişdir. Ve cemî‘i rû-yı arzda ve beyne's-semâ’i ve'l-arzda mevcûd olan mahlûkât-ı zî-rûh bu kasırda mevcûddur kim kerrûbiyân kalemin çekmede âcizdir. Ekseriyyâ sayd [u] şikârı acâyib sihr-i mübîn tasvîr eylemişdir kim meşhûr-ı âfâkdır. Bunun dahi bâğçe üstâdı ve yetmiş aded neferâtları vardır. Ve bu bâğın cenûbunda muttasıl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b ·
metinde göster ·
Bu câmi‘in dahi yemîn [ü] yesârında birer şerîfeli iki minâre-i mevzûnları var, bunun dahi cemî‘i binâları serâpâ rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. {Ve Mi‘mâr Sinân binâsıdır kim ammâ gâyet metânet üzre mebnîdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142a ·
metinde göster ·
Bu dahi Sultân Mehemmed Hân'ın binâsıdır. Eski Bezzâzisten'e yüz adım karîbdir.
Bunun dahi
eşkâl-i binâsı hemân Eski 201b Bezâsten gibidir. Ancak şimâl cânibine Zebâtcı …
Bu dahi Sultân Mehemmed Hân'ın binâsıdır. Eski Bezzâzisten'e yüz adım karîbdir. Bunun dahi eşkâl-i binâsı hemân Eski 201b Bezâsten gibidir. Ancak şimâl cânibine Zebâtcılarkapusu'na altı kademe taş nerdübân ile çıkılır. Garba Hakkâklarkapusu, cenûba Çadırcılarkapusu, şarka Telcilerkapusu nerdübânsız düz kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201a–201b ·
metinde göster ·
zîr-i zemînleri kavîdir ve serâpâ kurşumlu kubbelerdir. İçinde cümle altı yüz d …
Bunun dahi zîr-i zemînleri kavîdir ve serâpâ kurşumlu kubbelerdir. İçinde cümle altı yüz dollâbdır. Ve cümle bin aded neferâtlardır. Ammâ bunda Bedâsten-i atîk gibi zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâlar satılmaz, Cümle harîre ve elbise-i fâhireye müte‘allik metâ‘lar bey‘ olunur. Bu ehl-i bedâstenin pîrleri (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201b ·
metinde göster ·
… kendü gibi bir yılda bir gulâm-ı la‘l-gûn ve kırmızı gözlü ma‘sûm vücûda gelüp
bunun dahi
burnunun orta direği yok idi, ammâ bi-emri Hudâ bu ma‘sûm mu‘ammer olmayup merh …
Böyle bir hayli mâldâr olup Pirinccibaşı nâm bir âdemin duhter-i pâkîze-ahter-i nâ-şüküftesin alup kırmızı balığıyla duhter-i nâ-mekkâbı nakb edüp ol merdden hikmet-i Hudâ yine kendü gibi bir yılda bir gulâm-ı la‘l-gûn ve kırmızı gözlü ma‘sûm vücûda gelüp bunun dahi burnunun orta direği yok idi, ammâ bi-emri Hudâ bu ma‘sûm mu‘ammer olmayup merhûm oldu. Ve âhir babası dahi Revân yılı merhûm olup Kâsımpaşa'da bizim mezâristânlarımızın yanında defn etdiler rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217b ·
metinde göster ·
Andan Hân-ı Acem, bu dahi kal‘a-misâl bir hân-ı azîmdir.
Bunun dahi
develiği ve ıstablı ve kat-ender-kat iki yüz hücre-i müte‘addidleri, bunun dahi …
Andan Hân-ı Acem, bu dahi kal‘a-misâl bir hân-ı azîmdir. Bunun dahi develiği ve ıstablı ve kat-ender-kat iki yüz hücre-i müte‘addidleri, bunun dahi havllısında fevkânî bir mescidi ve tahtında bir havz-ı azîmi var. Cümle Nakşivân ve Şirvân ve Lahicân ve Isfahân-ı nısf-ı cihândan gelen Acem sevdâgeri cümle bunda meks ederler. Mîzân-ı harîr emîni bunda sâkin olup iki yüz tevâbi‘iyle cümle âyende vü revende harîr tüccârlarından gümrük alır. Senevî 300 kîse iltizâmlı emânet-i kübrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226a ·
metinde göster ·
… Bunun dahi develiği ve ıstablı ve kat-ender-kat iki yüz hücre-i müte‘addidleri,
bunun dahi
havllısında fevkânî bir mescidi ve tahtında bir havz-ı azîmi var. Cümle Nakşivâ …
Andan Hân-ı Acem, bu dahi kal‘a-misâl bir hân-ı azîmdir. Bunun dahi develiği ve ıstablı ve kat-ender-kat iki yüz hücre-i müte‘addidleri, bunun dahi havllısında fevkânî bir mescidi ve tahtında bir havz-ı azîmi var. Cümle Nakşivân ve Şirvân ve Lahicân ve Isfahân-ı nısf-ı cihândan gelen Acem sevdâgeri cümle bunda meks ederler. Mîzân-ı harîr emîni bunda sâkin olup iki yüz tevâbi‘iyle cümle âyende vü revende harîr tüccârlarından gümrük alır. Senevî 300 kîse iltizâmlı emânet-i kübrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226a ·
metinde göster ·
… r câmi‘i ve üç mescidi ve bir kaç esvâk-ı muhtasarı vardır. Yalova nâhiyesidir.
Bunun dahi
hevâsı sakîldir. Bundan yine gemiye süvâr olup yigirmi milde,
Evsâf-ı kal‘a-i Samanlı : Sene (---) târîhinde Osmân Gâzî fethidir, be-dest-i Samanlıoğlu. Anınçün Samanlı derler. Bi-emrillah saman dahi çok olur. Leb-i deryâda kal‘asın harâb edüp ancak yüz elli hâneli bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kasabadır. Bir câmi‘i ve üç mescidi ve bir kaç esvâk-ı muhtasarı vardır. Yalova nâhiyesidir. Bunun dahi hevâsı sakîldir. Bundan yine gemiye süvâr olup yigirmi milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
âb [u] hevâsı latîfdir ammâ yektâ hammâmdır. Ve kâfirden kalmış hammâmdır derle …
Evvelâ Orta Hisâr'da iki hammâm-ı latîf vardır. Biri kal‘a dîvârının Aşağı Hisâr'a açılan kapunın kurbunda (---)(---) hammâmdır kim biri nisvân-ı sâhib-isyânlar içün binâ olunmuşdur. Ve hammâm-ı (---) bir dilküşâ hammâm-ı rûşenâdır. İç Kulle ta‘bîr etdikleri kal‘anın şimâlî tarafındaki dîvâra karîb Kulle Hammâmı derler. Bunun dahi âb [u] hevâsı latîfdir ammâ yektâ hammâmdır. Ve kâfirden kalmış hammâmdır derler. Ve İmâret Hammâmı, Hâtûniyye binâsıdır ve Hâtûniyye Câmi‘i kurbunda ve Aşağı Hisâr Hammâmı yektâ hammâm-ı latîfdir. Ve İskender Paşa Hammâmı çiftedir ve gâyet müferrahdır. Ve Kâfir hammâmı: Mahalle-i Yeni Cum‘a ile Gavur meydânı mâbeyninde bir hammâm-ı hoş-hevâdır. Ve Tekfur Sarâyı Hammâmı: Bu dahi âb [u] hevâsı mu‘tedil hammâm-ı pâkdir. Bu zikr olunan yedi adet hâs u âm hammâmlardan mâ‘adâ şehr-i Tarabefzûn içre ikiyüz kırk beş sarây-ı hammâm-ı hâs var kim Sicil'de mestûrdur. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b ·
metinde göster ·
cümle der-i dîvârı Kâşî, fağfûr-i Çîndir. Ve ferşi serâpâ sâfî yeşim ve yerekân …
Ve mihmânhânemize karîb Zâl Paşa hammâmı, bu dahi vâcibü's-seyr havâsı ve binâsı hûb, dellâkleri mahbûb ve gayrı huddâmları mergûb hammâm-ı ferah-cândır. Bunun dahi cümle der-i dîvârı Kâşî, fağfûr-i Çîndir. Ve ferşi serâpâ sâfî yeşim ve yerekânî ve balgamî ve mermer-i somâkî ile döşenmiş bir hammâm-ı münevverdir kim cemî‘î camları billûr ve necef ve morandır. Ve kubbe-i âlîsinin ortasında aşren-fe-‘aşr bir havz-ı azîmi var, cümle dilberânlar onda deniz mâliki gibi şinâverlik ederler. Bu havz içre hammâmcı beher yevm birer şele, ya‘nî birer sepet berk-i verd-i handân döküp gûyâ cümle dilberân gülâb içinde şinâverlik edüp beyâz vücûdlarına gül yaprakları yapışup sîmîn tenleri gül gül olup gül ruhları âlu'l-âl, gülfâm lebleri la‘l-i Bedehşân-misâl olur. Ve cemî‘î dilberânları bî-bâk u bî-pervâ havz içre perr-i tâvûsî perendeler ve kebûterî perendeler atup şivekârlığ ve çâresâzlığ edüp arz-ı 295b ma‘rifet edüp ırz [u] vakârların setr eder bir alay mahbûbândır. Hulâsa-i kelâm bu hammâm-ı hoş-hevâ ve hoş-binânın midhatinde ve hüsn-i letâfet ve nezâfet ciheti ta‘rîf ve tavsîfinde Hassân u Selmân dahi âcizdir, değil ki bu hakîr Evliyâ-yı âciz, acz u taksîriyle medh etmek ne mümkündür. Ve esvâk-ı şâhî içre ankâ hâcegiyân ve mün‘im sevdâgerânlar vardır kim her biri niçe yüz bin tümen mâl-ı firâvâna ve gencîne-i Kârûn'a mâlik mâldâr tüccâr-ı berr u bihâr âdemler vardır. Ve cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir kim rûz-merre birer bâğda ıyş [u] ışret ederler. Hattâ Nahşivân Hânı Rızâeddîn Hân bize istikbâle çıkdıkda elçisiyle hakîri doğru bir bâğa götürüp nâme ve muhabbetnâmeler bâğda kırâ’at olunup cümle a‘yân-ı kibâr-ı Nahşivân anda hâzır olup bir ziyâfet-i uzmâ ve bir meclis-i sâz u söz-i hânendegân u mutrıbân sohbeti olmuşdur kim gûyâ meclis-i Hüseyn-i Ba[y]kara oldu. Meğer Hân-ı âlî-şân, sâhib-i tab‘, hoş-sohbet cân imiş. Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşılığından hân olmuş Gürcî-peçe Aristo-fikr kimesnedir. İsmine Devlet Mirza Hân nâm vermişler, bir nâmdâr er idi. Bu bâğda ba‘de'z-ziyâfe ibtidâ kendüye paşa efendimiz tarafından elçilik ile gelen Alacaatlı Hasan Ağa'ya ve hakîre birer hil‘at-i fâhire ve onar tümen hammâm-bahâ Abbâsî ve birer at ihsân edüp kendi elçisine dahi hil‘at-i fâhire giydirdi. Böyle bir sâhib-i kerem hân idi. Ve kırk elli aded dûrbîn-i fikr [u] ilm ve dânâ ve fâzıl u kâmil nedîm ve musâhibleri var kim her biri tekmîl-i fünûn etmiş nedîm-i şehriyârîlerdir. Bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı lisân-ı Dihkan'ı kelimât ederler, ammâ ârif şâ‘irleri ve nedîm ve zarîfleri, zarâfet ve nezâketle lisân-ı Pehlevî ve lisân-ı Moğolî kelimât ederler kim lisân-ı kadîmlerdir. Ve şehirleri dahi kadîmdir kim böyle kelimât ederler. Evvelâ lisân-ı Dehkanî ve lisân-ı Derî ve lisân-ı Fârisî ve Pârisî ve lisân-ı Gâzî ve lisân-ı Pehlevî kelimât etdikleri dahi mahalliyle terkîm olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295a–295b ·
metinde göster ·
halkı cümle Şi‘îlerdir. Kâr [u] kesbleri; bâğ u bâğçe ile kâr [u] kesb edüp kif …
Evsâf-ı şehr-i Tesuy: Tebrîz hâkinde Merend sultânı hudûdında nehr-i Aras kenarında üç bin toprak örtülü hâneli ve yedi câmi‘li ve üç hammâmlı ve altı hânlı ve esvâk-ı muhtasarlı 297a kenddir. Hâkimi sultândır. Bin nökere mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve kadısı vardır. Bâğ u bâğçesi dünyâyı dutmuşdur. Bunı dahi Murâd Hân harâb edüp henüz imâr olmadadır. Bu şehr şehr-i Merend'e on iki fersah karîbdir. Âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı âlemdir. Gûnâ-gûn âbdâr meyve-i Tesuy'ı dahi meşhûr-ı âfâkdır. Bunun dahi halkı cümle Şi‘îlerdir. Kâr [u] kesbleri; bâğ u bâğçe ile kâr [u] kesb edüp kifâflanırlar. Andan cânib-i cenûba deşt [u] sahrâlar içre câh-ı mâlardan âb-ı hayâtlar nûş ederek ubûr etdik. Ekseriyyâ bu zemînin mâ-i cârîleri tahtu'l-‘arzdan cereyân eder. 12 fersah gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296b–297a ·
metinde göster ·
… ] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi Oltı güzeli meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ
bunun dahi
ahâlîsi gâyet müslim âdemlerdir. Andan yine cânib-i garbın yıldız cânibine sârî …
Evsâf-ı kal‘a-i Oltı: Gürcîstân melikleri binâsıdır ve Selîm Hân fethidir. Hâlâ eyâlet-i Çıldır'da başka sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı 200.017 akçedir. Timar ve ze‘âmetleri ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır ve yüz elli akçe kadısı ve dizdârı ve neferâtları ve a‘yân [u] eşrâfı var ma‘mûr sancakdır. Kal‘ası bir yalçın püşte üzre çâr-kûşe bir şeddâdî seng-âbâd iki kat bir kal‘a-i bünyâddır. İki kapusunun biri şarka biri garba meftûh dervezelerdir. Kal‘a dibinde Oltı çayı cereyân edüp şehrin bâğ u besâtînlerin saky edüp cânib-i kıblede nehr-i Araz'a munsab olur. Cümle (---) aded hâne-i ma‘mûrelerdir. Serâpâ hâk-i amber-i pâk ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Müte‘addid câmi‘leri ve hân [u] hammâmı ve bâğ [u] bostânı ve mekteb-i sıbyânı ve niçe aded dükkânı vardır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi Oltı güzeli meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bunun dahi ahâlîsi gâyet müslim âdemlerdir. Andan yine cânib-i garbın yıldız cânibine sârî 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322b ·
metinde göster ·
… e serdâr olup sefere gitdikde Elyesa‘ kırk yaşına bâliğ oldukda peygamber oldu.
Bunun dahi
azîm makâm-ı ziyâretgâhı vardır. Ve yine bu âsitânelere karîb Cebelü'l-Lübnân'd …
Ziyâret-i makâm-ı Hazret-i Elyesa‘ ibn Hatvân aleyhi's-selâm: İlyâs nebî'nin refîki, İlyâs nebî anı yerine halîfe nasb eyleyüp kendüleri Benî İsrâ’îl üzre serdâr olup sefere gitdikde Elyesa‘ kırk yaşına bâliğ oldukda peygamber oldu. Bunun dahi azîm makâm-ı ziyâretgâhı vardır. Ve yine bu âsitânelere karîb Cebelü'l-Lübnân'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34b ·
metinde göster ·
Hâssa-i sânî: Girüp nûş eden hummâ-yı rub‘dan ve hummâ-yı muhrikden halâs olur. Hikmet bu kim bu havz-ı azîm deryâ içinde bir kulle-i âlînin tâ zirve-i a‘lâsında coşkun bahr-misâl taşup kullenin cânib-i yakîninde havâle bir kûh-ı bâlâ yokdur kim bu âb-ı hayât andan gele. Temâşâgâhdır kim Hacc-ı Şerîfe gitdiğimizde cild-i (---) bunun dahi evsâfı mufassal tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38b ·
metinde göster ·
burc [u] bârûları metîndir. Bu varoşun üç kapusu vardır. Beğ kapusu Bağdâd tara …
Şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kadîmdir. Her taşı fil-i Mahmûdî cüssesindedir. İç kal‘anın zeyline vâki‘ omuşdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Bunun dahi burc [u] bârûları metîndir. Bu varoşun üç kapusu vardır. Beğ kapusu Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garba mekşûfdur. Ve bâb-ı Harrân canib-i garba nâzırdır, ammâ yukaru kal‘a gibi kaya üzre âlî değildir. Alçakda vâki‘ olup kal‘a-i vâsi‘dir. Bu kal‘a-i Urfa nehr-i Furât-ı azîmin cânibi şarkîsinde bir konak ba‘îd Tasdîr Dağları içre vâki‘ olup ziyâde şimâl cânibine meyyâldir. Ve Kal‘atü'r-Rûm'a bir konak karîbdir. Ve yolları Ekrâd tâ’ifesinden mahûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
fukarâları çokdur ve ni‘metleri hâss u âmma bîimtinân mebzûldür. Bunun dahi şey …
Tekye-i Seyyid Mancınık: Bunun dahi fukarâları çokdur ve ni‘metleri hâss u âmma bîimtinân mebzûldür. Bunun dahi şeyhi sulehâ-yı ümmetden mazanne-i kerâme mürşid-i kâmil erdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
Tekye-i Seyyid Mancınık: Bunun dahi fukarâları çokdur ve ni‘metleri hâss u âmma bîimtinân mebzûldür. Bunun dahi şeyhi sulehâ-yı ümmetden mazanne-i kerâme mürşid-i kâmil erdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
… ğı zeylinde (---) aded hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve hâne-i tarz-ı kadîmlerdir.
Bunun dahi
cümle ahâlîsi tâ’ife-i Türkmândır. Hâkimleri Malâtiyye paşasının subaşısıdır. V …
Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---) ibtidâ bânîsi (---) Bu dahi Kömür dağı zeylinde (---) aded hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve hâne-i tarz-ı kadîmlerdir. Bunun dahi cümle ahâlîsi tâ’ife-i Türkmândır. Hâkimleri Malâtiyye paşasının subaşısıdır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Halkı şerî‘at-ı mutahhareye gâyet mutî‘lerdir. Serdârı ve kethüdâyeri hâkimleri vardır. Bu şehrin hâ’ilindeki Kömür dağının verâsı Malâtiyye aspuzusı bâğ-ı İremidir. Bu şehr dahi nehr-i Furât'dan ba‘îddir. Müte‘addid câmi‘leri ve hânları ve hammâmı ve esvâk-ı sultânîsi var bir ma‘mûr kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61a ·
metinde göster ·
cemî‘i sitâyiş-i şehr-engîzi cild-i (---) yetmiş gûne hüsniyyâtiyle tahrîr u te …
Evsâf-ı kal‘a-i kadîm ve şehr-i azîm Mar‘aş Bunun dahi cemî‘i sitâyiş-i şehr-engîzi cild-i (---) yetmiş gûne hüsniyyâtiyle tahrîr u temdîh olunmuşdur, ammâ evvelki seyâhatımızda bu Mar‘aş-ı ıyş şehrinin kal‘a-i kadîmin ve şehr-i Mar‘aş-ı atîk zemînini ve gayri niçe âsârların görmemiş idik. Hâlâ manzûrımız olup anı beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61b ·
metinde göster ·
kefere zamânı bir azîm limanı var imiş. Hâlâ muzahrafrât ile memlû olup cümle k …
Bunun dahi kefere zamânı bir azîm limanı var imiş. Hâlâ muzahrafrât ile memlû olup cümle keştîler 126b Tuna nehri tur‘asında bî-bâk u bî-pervâ yatup kışlarlar. Nehr-i Tuna Karadeniz'e beş yerden mahlût olup biri Karaharman Boğazı'dır, biri Sülüne boğazıdır, biri Hızır-İlyâs boğazıdır, biri Tulça Kal‘ası boğazıdır, biri Tuna Kili Kal‘ası boğazıdır. Cümleden küçük tur‘a-misâl bu Karaharman boğazıdır. Allahu a‘lem, kefere asrında bu Karaharman boğazı âdem cem‘iyyeti ile açılmışdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 126a–126b ·
metinde göster ·
… yük câmi‘dir, ve cümle kurşum örtülüdür. Kibâr-ı evliyâullahdan bir vâ‘izi var.
Bunun dahi
minâresi gâyet musanna‘dır kim Sofya şehri içre bî-bedeldir. 139b Andan,
Monla Efendi câmi‘i: Banabaşı nâm mahall-i izdihâmda olmak ile subh u mesâ cemâ‘atdan hâlî değildir. Çâr-kûşe divâr üzre bir kubbe-i âlîdir, ammâ hayli büyük câmi‘dir, ve cümle kurşum örtülüdür. Kibâr-ı evliyâullahdan bir vâ‘izi var. Bunun dahi minâresi gâyet musanna‘dır kim Sofya şehri içre bî-bedeldir. 139b Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a–139b ·
metinde göster ·
Kırâ’at olunmasıyçün başka dörd kademe soffası vardır. İki âdem yerinden kaldırmak ihtimâli yokdur. Tâ bu mertebe kelâmullah-ı azîmdir. Garâbet anda kim hattât üstâd bunu niçe tahrîr etdi, ta‘accüb-i temâşâ andadır. Ve ol kadar hüsn-i hatdır kim âyetün min âyâtillahdır. Ammâ derûn-ı câmi‘de sâ’ir ma‘bedhâneler gibi âvîze-i maslûbât-ı musanna‘âtlar yokdur. Ancak her şeb-i muzlimde niçe bin kanâdiller ile çerâğân olur fânûs-ı kanâdiller ve gûnâ-gûn müzehheb [ü] mu‘allâ şem‘dânlar vardır. Ve cânib-i etrâfında tarz-ı kadîm hurde pencerelerin kıblesi hâricinde bir şükûfezâr, gül‘izâr, lâle‘izâr bâğçesi var. Anda olan ezhârâtın râyiha-i tayyibesi cemâ‘atin bînîsin mu‘attar eder. Bunun dahi mütevellîsi cânib-i vakfdan derûn-ı câmi‘i sâf sâf fâğfûrî ve Kâşî çini soffalar ile gûnâ-gûn verd-i handânları ve benefşe ve reyhânları dizüp cümle ehl-i salâtın dimâğları mu‘attar olup cemâ‘atin câmi‘den taşra çıkacakları gelmez. Bu mertebe bir câmi‘-i mu‘attardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
… m üç kat demir kapudur ammâ Mısır'ın Bâb-ı Nâsır'ı gibi vâsi‘ büyük kapulardır.
Bunun dahi
mâbeyni âlât-ı silâh-ı gûnâ-gûn ile müzeyyendir ve şeb [ü] rûz iki yüz aded pür …
Orta kapu: Cânib-i cenûba ve cânib-i kıbleye Erdemit bâğları tarafına mekşûfdur kim üç kat demir kapudur ammâ Mısır'ın Bâb-ı Nâsır'ı gibi vâsi‘ büyük kapulardır. Bunun dahi mâbeyni âlât-ı silâh-ı gûnâ-gûn ile müzeyyendir ve şeb [ü] rûz iki yüz aded pür-silâh nigehbânlar mukarrerdir. Bu kapu handakı üzre metîn cisri vardır. Andan üçüncü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… mâ hâk-i amber-pâk ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrdur. Ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir.
Bunun dahi
hareminde medresesi vardır. Andan,
Tebrîz kapusu câmi‘i: Ma‘bedgâh-ı atîkdir, ammâ hâk-i amber-pâk ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrdur. Ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Bunun dahi hareminde medresesi vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 256b ·
metinde göster ·
hadd [ü] hasrın Sannâ‘-ı Lem-yezel bilir kim zulumâtdan verâ-yı Kâf'a dek mâl-â …
Andan kavm-i Ye’cûc, bunun dahi hadd [ü] hasrın Sannâ‘-ı Lem-yezel bilir kim zulumâtdan verâ-yı Kâf'a dek mâl-â-mâldir. Andan kavm-i Me’cûc bunun dahi sağışın Üstâd-ı Ezel bilir. Bu Ye’cûc u Me’cûc hakkında sûre-i (---) İskender-i Zülkarneyn'e hitâben âyet-i şerîfe var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 397a ·
metinde göster ·
… -yezel bilir kim zulumâtdan verâ-yı Kâf'a dek mâl-â-mâldir. Andan kavm-i Me’cûc
bunun dahi
sağışın Üstâd-ı Ezel bilir. Bu Ye’cûc u Me’cûc hakkında sûre-i (---) İskender-i …
Andan kavm-i Ye’cûc, bunun dahi hadd [ü] hasrın Sannâ‘-ı Lem-yezel bilir kim zulumâtdan verâ-yı Kâf'a dek mâl-â-mâldir. Andan kavm-i Me’cûc bunun dahi sağışın Üstâd-ı Ezel bilir. Bu Ye’cûc u Me’cûc hakkında sûre-i (---) İskender-i Zülkarneyn'e hitâben âyet-i şerîfe var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 397a ·
metinde göster ·
hadd [ü] nihâyetin Perverdigâr-ı Zü'l-celâl bilir. Cümle hasîb ü nesîb ve asl [ …
Andan kable'l-Âdem halk olan cân kavmidir kim bunun dahi hadd [ü] nihâyetin Perverdigâr-ı Zü'l-celâl bilir. Cümle hasîb ü nesîb ve asl [u] fer‘i tahrîr olunan şeytân Hâris bu cân kavminin bir gulâmı idi. Ba‘dehû bunlar cümle helâk olup rûy-ı zemîne Hazret-i Âdem kadem basdığının hakkına sûretü'r-Rahmân'da Arapça nassı nâzil olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 397a ·
metinde göster ·
… e hân u hammâmlı ve çârsû-yı bâzârı gâyet mükellef ü müzeyyen ma‘mûr kasabadır.
Bunun dahi
alaca şal [u] şâpiki memdûhdur.
bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘ ve medrese ve hân u hammâmlı ve çârsû-yı bâzârı gâyet mükellef ü müzeyyen ma‘mûr kasabadır. Bunun dahi alaca şal [u] şâpiki memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 4b ·
metinde göster ·
ağaları ve üç yüz kulu ve topçu ve cebecileri vardır, ammâ bunda dahi yeniçeril …
Ve yigirmi aded hurde dükkânları ve bunun dahi ağaları ve üç yüz kulu ve topçu ve cebecileri vardır, ammâ bunda dahi yeniçeriler yokdur, ammâ alçak yerde olmak ile sokakları çamurdur. Yukarukal‘a gibi pâk kaldırım değildir ve buna Piyâle Paşa kal‘ası derler, zîrâ Piyâle Paşa yapdı. Bunun şarkında Hasan Paşa kal‘asına açılır mahalle içinden bir küçük kapusu var, zîrâ Kapudan Hasan Paşa kal‘ası bu Piyâle Paşa kal‘asına muttasıldır kim mâbeynehümâlarında bir yalın kat bölme hisâr dîvârı vardır. Bu hisâb üzre bâlâda eski Macar Alî Paşa kal‘ası ve ortada Piyâle Paşa kal‘ası ve nehr-i Özü kenârında Kapudan Hasan Paşa kal‘alarının üçüsü dahi birer cirmde ve birbirlerine muttasıl olup ancak aralarında birer kat şeddadî hisâr dîvârları olup her dîvârda kal‘aların birbirlerine girilecek birer küçük demir kapuları vardır ve bu mezkûr dîvârlarda yine kulleler ve dendân-ı bedenler ve toplar mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a ·
metinde göster ·
… an Holandiye nâm la‘în-i be-nâm at üzre elleri bağlı ve boğazı zincir ile bağlı
bunun dahi
yanında tabıl ve nefîrleri ve erganon ve nâkûsları ve dankiyo tulumları çalınır …
Anlardan sonra yetmiş nefer Kazak hatmanları ve andan yetmiş aded kal‘a sâhibleri cümle boğazlarında demir zincirin azebistân çeküp bunlar içlerinde Tershâne-i Âmiremiz pâyzenleri tabıl ve tulum çalup nâkûs ve dankiyo tulum çalarak ubûr edüp andan bir nefer serdârları olan Holandiye nâm la‘în-i be-nâm at üzre elleri bağlı ve boğazı zincir ile bağlı bunun dahi yanında tabıl ve nefîrleri ve erganon ve nâkûsları ve dankiyo tulumları çalınırken gözlerinin yaşı dinmeden cereyân etmede ve cümle İslâmbol papasların nisbet içün buna ta‘zîmen alayda siyâh rokle ve başlarında manlifke ve bellerinde zünnârlarıyla ve ellerinde çelîpâları ve buhûrdânlarıyla anlar dahi girye vü nâlân ederek ubûr edüp andan iki yüz kadar kâ’immakâm ağaları andan kelle ve esîrleri getiren Halîl Ağa ve hakîr ve Zühdü Efendi üç kişi at başı berâber Edirnekapusu içre girüp bir alay-ı mûhiş ile İslâmbol içinden tâ Alayköşkü'nde sa‘âdetlü pâdişâh temâşâ edince bir tarz üzre alay olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64b ·
metinde göster ·
re‘âyâsı tabura imdâda gitmek ile köyü ıhrâk bi'n-nâr olundu, ammâ bu menzilde …
Menzil-i karye-i Tabeçin: Bunun dahi re‘âyâsı tabura imdâda gitmek ile köyü ıhrâk bi'n-nâr olundu, ammâ bu menzilde Boğdan'ın on aded iş eri boyarları ve porkalabları ve vâmoş ve vistiyar ve logofetleri ve hatmanları haçlı bayrakların kaldırup on bin güzîde Boğdan askeri cünübüyle bizim beğe gelüp tâbi‘ olduklarında bizim asker tâze cân buldular. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101b ·
metinde göster ·
… arzı yigirmi ayak enlidir ve bu iç kal‘anın batı tarafına nâzır bir kapusu var.
Bunun dahi
handakı içi nehr-i Kiriş ile leb-ber-lebdir.
Şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır kim içinde yeniçeri odalarından gayrı bir şey yokdur ve çâr-kûşesinde üstleri tahta örtülü dörd aded kulle-i metînleri var kim Şeddadî dîvârının arzı yigirmi ayak enlidir ve bu iç kal‘anın batı tarafına nâzır bir kapusu var. Bunun dahi handakı içi nehr-i Kiriş ile leb-ber-lebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122a ·
metinde göster ·
… nib-i garba meftûhdur. Ve Vârat kapusu semt-i maşrıka nâzır ağaç kapulardır. Ve
bunun dahi
handakı içre "Nehr-i Kiriş dolaşsın" deyü on bin aded re‘âyâ vü berâyâ üşüp yen …
Ve cümle üç aded kapusu var. Tımışvâr kapusu cânib-i kıbleye mekşûfdur. Ve Göle kapusu cânib-i garba meftûhdur. Ve Vârat kapusu semt-i maşrıka nâzır ağaç kapulardır. Ve bunun dahi handakı içre "Nehr-i Kiriş dolaşsın" deyü on bin aded re‘âyâ vü berâyâ üşüp yeni handak kazarlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122a ·
metinde göster ·
… ile mebnî bir küçük kal‘acıkdır. Mukaddemâ bunu dahi Kilis ile küffâr almışdır.
Bunun dahi
etrâfları nehb u gâret olup cümle bâğları ve eşcârâtları dest-i teberdârânlarda …
Bu dahi bir seng-i tırâş ile mebnî bir küçük kal‘acıkdır. Mukaddemâ bunu dahi Kilis ile küffâr almışdır. Bunun dahi etrâfları nehb u gâret olup cümle bâğları ve eşcârâtları dest-i teberdârânlardan geçdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a ·
metinde göster ·
… göl içinde bir burun kaya üzre gûyâ ada-misâldir, ammâ karaya ittisâli vardır.
Bunun dahi
kaldırımları hemçünân kesme kayalardır.
Ve cümle yüz aded dükkânları var. Ekseriyyâ balık kurusu ve bakkal ve zenânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur ve cemî‘i şâhrâhları zâtî kesme kayalı pâk ve mücellâ kaldırımdır ve kal‘ası dahi göl içinde bir burun kaya üzre gûyâ ada-misâldir, ammâ karaya ittisâli vardır. Bunun dahi kaldırımları hemçünân kesme kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178a ·
metinde göster ·
… kânlar yok idi, ammâ iç kal‘ası şekl-i murabba‘ kârgîr binâ bir küçük kal‘adır.
Bunun dahi
başka handakı vardır. Ve cânib-i şarka nâzır bir ağaç kanatlı kapusu var bunun …
Bu kal‘a yeni feth olmağile dahi câmi‘ ve hân u hammâm ve dükkânlar yok idi, ammâ iç kal‘ası şekl-i murabba‘ kârgîr binâ bir küçük kal‘adır. Bunun dahi başka handakı vardır. Ve cânib-i şarka nâzır bir ağaç kanatlı kapusu var bunun dahi handağı üzre asma cisri var. Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası sâfî bâğlı mahsûllü yerlerdir. Ve cümle re‘âyâları Eflakân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b ·
metinde göster ·
… n dahi başka handakı vardır. Ve cânib-i şarka nâzır bir ağaç kanatlı kapusu var
bunun dahi
handağı üzre asma cisri var. Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası sâfî bâğlı mahsûllü …
Bu kal‘a yeni feth olmağile dahi câmi‘ ve hân u hammâm ve dükkânlar yok idi, ammâ iç kal‘ası şekl-i murabba‘ kârgîr binâ bir küçük kal‘adır. Bunun dahi başka handakı vardır. Ve cânib-i şarka nâzır bir ağaç kanatlı kapusu var bunun dahi handağı üzre asma cisri var. Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası sâfî bâğlı mahsûllü yerlerdir. Ve cümle re‘âyâları Eflakân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b ·
metinde göster ·