Ve Kostantîn'in bu kal‘aya bezl-i himmet etmeden murâd [u] merâmı ol idi kim ilm-i nücûmda yegâne-i asr idi. İlim kuvveti ile Hazret-i Risâlet-penâh'ın tulû‘-ı zuhûrundan haberdâr olup cihân-ârâ bir pâdişâh-ı mürselîn gelecekdir deyü havfından bu kal‘aya sa‘d sâ‘atdır deyü seretân burcunda imâretine şurû‘ edüp tâli‘-i imâreti seretân olduğıyçün İslâmbol içre tâ’ife-i cüyûşun fitnesi eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… Dâiren-mâdâr cirmi Husrev gulâmın hatvesiyle on dörd bin adımdır ve yüz yetmiş
burcu
ve üç dervezesi var. Ve derûn-ı kal‘ada iki bin aded âbâdân hâneler ve câmi‘-i …
Hudûd-ı Gürcîstân'da, hâlâ Acem hükmündedir. İbtidâ bânîsi Enûşirvân'dır. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda Nûşirevân "İşte bir sâhib-hurûc zuhûr etdi. Anın ümmetleri şerrinden benim re‘âyâ vü berâyâm hıfz u emânda olalar" deyü bu kal‘ayı kûh-ı Elbur[z] dâmeninde havâlesiz arz-ı mahsuldârda şekl-i muhammes seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâ etmişdir. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olmuşdur. Dâiren-mâdâr cirmi Husrev gulâmın hatvesiyle on dörd bin adımdır ve yüz yetmiş burcu ve üç dervezesi var. Ve derûn-ı kal‘ada iki bin aded âbâdân hâneler ve câmi‘-i harâblar ve hân ve hammâm-ı imârlar ve çârsû-yı bâzâr-ı şâhîler ile ârâste ve her hânesi gül-i gülistân ile pîrâste olmış, âb [u] hevâsı ve mahbûb u mahbûbesi memdûh-ı âlemdir. Âb-ı zülâlden nişân ver[ir] suları kûh-ı Elburz'un yedinci tabaka aşağı dâmenlerinden gelüp şehr-i Kâht'ın hadîka-i gaytân [u] ravza-i rıdvân hıyâbânların rey edüp cânib-i şarkda iner nehr-i Kür'e rîzân olur bir âb-ı nâbdır. Lâkin hevâsı bürûdete meyyâl olmağıla ipeği memdûh değildir. Ekseriyyâ halkı Ermeni ve Gökdolak ve Gürcî tâ’ifesidir. Hâkimleri başka sultândır. Bin kadar mezheb-i Kaderî nöker-i Ği‘îye mâlikdir. Ve on iki hâkimi ve kadısı vardır. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden Şâh İsmâ‘îl, Selîm Hân ile Çıldır gazâsın etmezden mukaddem bu şehrde üç sene sâkin olup kal‘adan taşra sadranc nakşı esvâklar ile bir varoş-ı mu‘azzam tarh [u] vaz‘-ı esâs edüp imâr etmiş kim gûyâ Orta Macar diyârında Kaşa şehrin imâr etmiş. Ba‘dehû kendüsü Selîm Şâh ile Çıldır'da münhedim olup yüz bin askeri dendân-ı tîğ-ı bî-dirîğdan geçüp kendüsü Azerbaycân'a cân atup Âl-i Osmân'ın urğuncu askeri Gürcîstân askeriyle bu şehr-i Kâht'a gelüp nehb ü gâret edüp harâb etdiklerinden berü ol kadar imâr olmamış, ammâ yine sâ’ir şehir varoşlarından müzeyyendir. Ferhâd Paşa Aras kal‘asın imâr ederken bu şehrden niçe bin araba bârı seng-i gûnâ-gûnları Aras kal‘asına ref‘ etmiş. Bu şehr sultânı hakîre muhabbeten bir konak refîk olup cânib-i kıblede kend-i Hodrây Hân'da meks olundu. Nehr-i Kür kenarında bin hâneli câmi‘ ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı kenddir. Tiflis hudûdunda bâğlı ve kelenterli kenddir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318b ·
metinde göster ·
Haseki Ağa, taraf-ı pâdişâhîden su’âl edüp "Ey ibâdullah! Bu cem‘iyyet-i kübrâ …
Sebeb-i azl-i Melek Ahmed Paşa bâ nefir-i âm, gulgule-i ehl-i hıref, bâ ığvâ-yı Siyâvuş Paşa ve Ebû Sa‘îd Efendi: Sarrachâne'den Âhîler ibtidâ bayrak ve tabl u kudûm kaldırup cümle dükkânları kapanup ve câmi‘leri kapanup "Ümmet-i Muhammed olan sancak dibine gelsin. Pâdişâha rik‘a sunalım!" deyü yüz elli bin ibâdullah-ı el-kâsibu habîbullah ile iktisâb edinen cümle ehl-i sûk pür-silâh, sadâ-yı Allah Allah'a rehâ buldurup deryâ-misâl benî Âdem temevvüc ederek sene 1061 şehr-i Ramazânu'l-mübârekinin dördüncü bâzârtesi gün idi kim Daşnık Mirza ve Hanîfi Halîfelerin nâ-hak kelleleri Bâb-ı hümâyûn önüne döküldüğünün on ikinci gün sonra idi kim Atmeydânı'nda yer yer sedâ-yı Allah Allah evce peyveste olup İslâmbol içre velvele ve gulgule ve depdebe ve feryâd [u] fiğân ile dolup gürûh gürûh Bâb-ı hümâyûn önüne dolup Şeyhülislâm Azîz Efendi Ayasofya câmi‘inde kalup herkes âlet-i silâhıyla ve nohut ve zerdestesiyle kimi ucu yanmış köseği odunuyla ve koyunlarında birer somunlar ile Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd u vâveylâ-yı Allah Allah dediklerinde bu sadâ pâdişâh-ı cem-cenâb tarafına mün‘akis olup Bâb-ı hümâyûn sedd olunup topları kulleler üzre âmâde etmek ferman olunup Bâb-ı hümâyûn burcundan Haseki Ağa, taraf-ı pâdişâhîden su’âl edüp "Ey ibâdullah! Bu cem‘iyyet-i kübrâ nedir" dedikde "Bize zulm eden vezîria‘zamı ve Defterdâr Emîr Paşa'yı 102b ve Başbakıkulu Moralı Mustafâ Çelebi'yi ve Çavuşbaşı İbrâhîm Ağa'yı ve Koskafurûnlu Muhzır Ağa'yı ve Kudde Kethüdâ'yı ve Tokkapuluyu ve Gümrük Emîni'ni ve Vâlide Sultân'ı ve Bektâş Ağa'yı ve Kara Çavuş Yeniçeri Ağasın ve Kul Kethüdâsı Çelebi Ağa'yı ve Alahoz Mehemmed Efendi'yi ve Sarı Kâtib'i ve Bostâncıbaşı'yı ve Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'yi ve'l-hâsıl Celâlî Hasan Ağa'dan ve İpşir Paşa'dan mukaddemâ gelen defter üzre cümle yüz elli aded âdemi istemeziz, katl olunup vezîr ma‘zûl olup sadrıa‘zâm Siyâvuş Paşa olsun" deyü Bâb-ı hümâyûn önünde feryâd [u] figâna âheng edüp bu haber sa‘âdetlü pâdişâha vardıkda Servikapusu'ndan haseki ağa, paşaya gelüp "Sa‘âdetlü pâdişâh selâm edüp şu guluvv-i âmın aslı nedir, bunları bir vech-i ma‘kûl ile perîşân eylesin" deyüp gitdikde paşa dahi feryâdcılardan bir alay ihtiyârları ve dindâr meşâyihleri ve mükehhal gözlü, başı misvâklı, eli tesbihli sâdâtları ve acı sözlü söz anlamaz bî-dâdları çağırup anlar dahi dâd u feryâd ederek Melek Paşa huzûruna çıkup "Sa‘âdetlü vezîr, senden hoşnuduz ammâ Kudde Kethüdâ ve Emîr defterdârı istemeziz. Bize zulmleri hadden efzûndur. Senin haberin yokdur. Azak bahânesiyçün pes-i perdeden bir Mısır hazînesi altunu bu İslâmbol içre cem‘ ediyorlar" Paşa eyitdi: "Ey ibâdullah! Cümle yetmiş bin guruşluk altundur. Andan ziyâde vermen" deyince cümlesi "Ey Allah râzı ola. Nola verelim! Ve istimâ‘ etdik kim Azağ'a bir yıldan berü hazîne varmayup ağaların pârelemişler. Siz dahi Kudde Kethüdâ'yı ve Emîr Paşa'yı pâre pâre edin. Tesellî-i hâtır bulalım. Tiz haklarından gelin. Yoksa biz onların haklarından gelecek vakti biliriz" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Paşa bunlara "Ben sâdât-ı kirâmdan olan Emîr Paşa'yı katl edemem. Emr, şer‘-i Resûl-i mübînindir" deyü her birine birer hulvu'l-kelâm ile şifâ-yı sadr cevâblar verüp munsıf olanları kâ’il olup dem çekmediler. Bî-insâf olanlar "Mardalı esbâb istemeziz. Hemân nukûd akçe guruş alup altın veririz" deyü feryâd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 102a–102b ·
metinde göster ·
aşağı âdemleri atup pâre pâre olup niçesin kılıç üşürüp rîze rîze ederlerdi. Ve …
Hân eyitdi: "Âferim Evliyâ! Hakkâ ki nân u nemek hakkın bilir merd-i meydânsın. Ol Allâh hakkı derûnum âteşinden şöyle böyle edem dedim, ammâ eğer Melek bu dereçeye gelende men anı ihsân [u] in‘âm ile utandurup tâ Diyârbekir'e varana dek zahîresin verüp evlâdlarımı ve hân etdiği oğlum Ziyâeddîn'i bilesince koşup ‘Tâ Diyârbekir'e varana dek hidmetinde olalar’ deyü fermân eylesem gerek idi" deyü niçe bin lâf u güzâflar urdu, ammâ gün-be-gün Bitlis şehri içre niçe bî-günâh mazlûmları iftirâ-yı mahz edüp "Sen Melek Ahmed Paşa'yı bu diyâra getirmeğe bâ‘is u bâdî olduğuz" ve "Haydar Kethüdâ çerâğısınız" deyü niçe ibâdullâhları Bitlis kal‘ası burcundan aşağı âdemleri atup pâre pâre olup niçesin kılıç üşürüp rîze rîze ederlerdi. Ve kimin Bâğ kayalarından ve Dehdîvân ve Âvih kayalarından dest ber-kafâ bağlı âdemleri endâht edüp garîb-i benî Âdem tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp zemîne nüzûl etdikde sad pâre olup herîse olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
… lû‘u tâ (---) gelüp bu kal‘a dibinde Akdeniz'e munsabb olur. Kal‘anın 91b bir
burcu
bu nehir kenârında olmağile gizlice su yolları henüz binâ olunmada idi. Kal‘a d …
Eşkâl-i kal‘a-i Sultâniyye: Leb-i deryâda bir burunlu boğaz ağzında ve bir kumsal yerde bir tarafı nehr-i (---)(---) cereyân edüp tulû‘u tâ (---) gelüp bu kal‘a dibinde Akdeniz'e munsabb olur. Kal‘anın 91b bir burcu bu nehir kenârında olmağile gizlice su yolları henüz binâ olunmada idi. Kal‘a dahi hemçünân nâ-tamâm olup ancak leb-i deryâda azîm tabyalar üzre mehîb balyemez topları var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91a–91b ·
metinde göster ·
… ında gülleleri bî-bâk karşu tarafa geçdikde sa‘âdetlü pâdişâh anda bir mendirek
burcu
yapmak fermân eyleyüp mübâşeret etdiler. Dahi bu kal‘a nâ-tamâm olmağile imârât …
Bu tabyalardan sekdirme toplar atılup gülleler bir tarafdan bir tarafa içeriki kal‘alar topu gibi yetişmediğinden hemân Köpürlü Mehemmed Paşa derûn-ı dilden himmet edüp Nev-binâ temelinden bir mîl deryânın sığ yerlerine on dâne çürük kadırgaları cemî‘i donanma forsalarına ve cümle Âl-i Osmân askerine "Koma kurdum" deyüp mezkûr kadırgaları taş ile doldurup kadırgaları deryâya batırup tâ yeni kal‘a önünden deryâyı bir mîl kadırgalara varınca bir hafta[da] dağlar gibi bir burun-misâl doldurup bir sedd-i İskender edüp ol gün üstüne azîm balyemez toplar koyup atdıklarında gülleleri bî-bâk karşu tarafa geçdikde sa‘âdetlü pâdişâh anda bir mendirek burcu yapmak fermân eyleyüp mübâşeret etdiler. Dahi bu kal‘a nâ-tamâm olmağile imârâtından bir şey yok idi. Ancak şekl-i murabba‘ bir şeddadî tîşeden çıkma taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olmada idi. Dâ’iren-mâdâr cürm-i esâsı bin yüz adım idi ve derûn-ı hisârda bir hünkâr câmi‘ine mübâşeret etmişler idi. Sa‘âdetlü pâdişâh bu kal‘ayı itmâm-ı sa‘y-ı tâm edüp gâhîce sayd [u] şikâra gider birkaç tazı ve zağar ve doğan haberin alup Çakırcıbaşı Cânpoladzâde hakîri fermân-ı pâdişâhîyle Bozcaada Muhâfızı Sührâb Mehemmed Paşa'ya gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91b ·
metinde göster ·
üzre tâ Hersek sancağı dağları nümâyândır. Ve Gâzî Porça bu kal‘ayı kırk yiğit …
Ve bu kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsındaki burcu üzre tâ Hersek sancağı dağları nümâyândır. Ve Gâzî Porça bu kal‘ayı kırk yiğit ile feth edüp bu kal‘a taşrasına bir kat dîvâr-ı üstüvâr çekmiş ve bu dîvâra kıbleye nâzır bir kat demir kapu dahi edüp gâyet sa‘b ve metîn etmiş. Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘ası eyle uçurumdur kim el-iyâzu billâh âdem aşağı bakmağa cür’et edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a ·
metinde göster ·
… gayri yerleri yalın kat dendân-ı bedenli ve sâde dîvârlı kal‘adır. Şark tarafı
burcu
dîvârında bir dıraht-ı müntehâ hâsıl olup şecere-i tûbâ-misâl cümle şâhaları aş …
Eşkâl-i kal‘a-i Lofça: Cânib-i maşrıkdan taraf-ı garba tûlânîce bir yalçın kaya-yı âlî üzre şekl-i bâdemî taş binâ bir sûr-ı a‘lâdır. Ancak şark tarafına bir kulle-i Şeddâdîsi var, gayri yerleri yalın kat dendân-ı bedenli ve sâde dîvârlı kal‘adır. Şark tarafı burcu dîvârında bir dıraht-ı müntehâ hâsıl olup şecere-i tûbâ-misâl cümle şâhaları aşağı şehre sâye salmışdır. Bu kal‘anın etrâfları yalçın kayalar olmağile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ve cânib-i şarka mekşûf bir kapusu var, ammâ kal‘a içre aslâ bir amâr olmayup harâb olduğundan dizdârı ve neferâtları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55a ·
metinde göster ·
… ve Âhûrkapu mahallesi ve Mustafâ Paşa mahallesi ve Dollâb mahallesi ve Ali Paşa
Burcu
mahallesi ve Toykun Paşa mahallesi ve Hacı Sefer mahallesi ve Osmân Beğ mahalle …
Ve bu aşağı varoş cümle tabahânenin varoşuyla cümle yigirmi dörd mahalle add olunur. Evvelâ Iskala mahallesi ve Âhûrkapu mahallesi ve Mustafâ Paşa mahallesi ve Dollâb mahallesi ve Ali Paşa Burcu mahallesi ve Toykun Paşa mahallesi ve Hacı Sefer mahallesi ve Osmân Beğ mahallesi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84b ·
metinde göster ·
… m çatma kiremit örtülü minâresiz bir küçük câmi‘dir. Hattâ kapusu üzre çâr-kûşe
burcunda
celî hat ile târîhi budur:
Ve bu iç kal‘a kapusundan cânib-i şarka yüz adım ba‘îd bir vâsi‘ü'l-(...) meydânda hemân Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i var, tarz-ı kadîm çatma kiremit örtülü minâresiz bir küçük câmi‘dir. Hattâ kapusu üzre çâr-kûşe burcunda celî hat ile târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
… bî oldukları cihetden hâkiyle yek halûk ve halîm ve selîm âdemleri vardır. Sevr
burcunda
oldukları haysiyyetden cümle sığırları semîn ve kebîr bakarları çokdur.
Der-kavl-i müneccimân-ı tâli‘-i amâristân-ı Kefe: Burc-ı sevrde beyt-i zühre türâbî hânesinde bulunup anıniçün halkı zühre gibi zevk [u] şevkde olup türâbî oldukları cihetden hâkiyle yek halûk ve halîm ve selîm âdemleri vardır. Sevr burcunda oldukları haysiyyetden cümle sığırları semîn ve kebîr bakarları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141b ·
metinde göster ·
burnun ubûr edüp Mühürdâr Paşa bâğçesi içinden handak kenârınca Freng Hisârı bu …
Andan yine garb cânibine Gömlekli tabya ve Liman burcu burnun ubûr edüp Mühürdâr Paşa bâğçesi içinden handak kenârınca Freng Hisârı burnu kullesi ile dörd tabyadır. Ve yedi yüz adımdır. Ammâ Liman burcu burnu kal‘adan uzakdır, anı dolaşmadım. Ancak Mühürdâr Paşa bâğçesinden ubûr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115a ·
metinde göster ·
… a Freng Hisârı burnu kullesi ile dörd tabyadır. Ve yedi yüz adımdır. Ammâ Liman
burcu
burnu kal‘adan uzakdır, anı dolaşmadım. Ancak Mühürdâr Paşa bâğçesinden ubûr et …
Andan yine garb cânibine Gömlekli tabya ve Liman burcu burnun ubûr edüp Mühürdâr Paşa bâğçesi içinden handak kenârınca Freng Hisârı burnu kullesi ile dörd tabyadır. Ve yedi yüz adımdır. Ammâ Liman burcu burnu kal‘adan uzakdır, anı dolaşmadım. Ancak Mühürdâr Paşa bâğçesinden ubûr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115a ·
metinde göster ·
karşu Arab kullesine el taşı yetişir liman ağzıdır. Ve bu limana Poyraz limanı …
Ve bu liman burcundan karşu Arab kullesine el taşı yetişir liman ağzıdır. Ve bu limana Poyraz limanı derler. Cemî‘i şayka ve karamürsel ve kalyon ve rencber gemileri bunda lenger-endâht olur. Ve liman ağzı poyraz cânibine nâzır olmak ile sehel salıntısı olur ammâ demir kuvveti ile âlâ yatakdır ammâ dardır. Ancak üç yüz pâre gemi alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116a ·
metinde göster ·
… balyemez topları ve cebehâneleri âmâdedir. Ammâ limanın garbî tarafındaki Arab
burcu
(---)(---)(---) semender-vâr (---)(---) içinde kulle-i Feltaberyüz karadan t …
Ve herbiri birbirlerine birer dalyan tüfeng kurşumu menzili birbirlerinden ba‘îddir. Ve herbirinin dizdârı ve merdümân-ı hisârı mevcûd ve mükemmeldir. Ve deryâya nâzır balyemez topları ve cebehâneleri âmâdedir. Ammâ limanın garbî tarafındaki Arab burcu (---)(---)(---) semender-vâr (---)(---) içinde kulle-i Feltaberyüz karadan tokuz göz cisir ile varılır bir sedd-i Ye’cûc kulledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
ve Kethudâ burcu. [[(---) (---) (---)]] Zîrâ iskele başı ve amîk yerde olmağile …
Andan Tekye burcu ve Kethudâ burcu. [[(---) (---) (---)]] Zîrâ iskele başı ve amîk yerde olmağile cümle keştîler bu mahalde lenger-endâht olup yatırlar ve metâ‘ların çıkarup fürûht ederler. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
. [[(---) (---) (---)]] Zîrâ iskele başı ve amîk yerde olmağile cümle keştîler b …
Andan Tekye burcu ve Kethudâ burcu. [[(---) (---) (---)]] Zîrâ iskele başı ve amîk yerde olmağile cümle keştîler bu mahalde lenger-endâht olup yatırlar ve metâ‘ların çıkarup fürûht ederler. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
… lden berü Nâsırıyye tur‘asından gelen Nîl-i mübârek şehr-i İskenderiyye içre bu
burcun
dibinden handak altındaki şebbâkden içeri girüp şehrin içinde zîr-i zemînde sok …
Ve bu bâb-ı Reşîd'den içeri girmeyüp handakın kenârınca kıble cânibine şeşhâne burca varınca beş yüz germe adımdır. Şarka nâzır bir musanna‘ mevzûn kulle-i azîmdir. İki menzilden berü Nâsırıyye tur‘asından gelen Nîl-i mübârek şehr-i İskenderiyye içre bu burcun dibinden handak altındaki şebbâkden içeri girüp şehrin içinde zîr-i zemînde sokak sokak cereyân edüp cümle şehri rey Y 320a eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y319b–Y320a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu şeşhâne kulleden yine handak kenârınca inbât rûzgârı üzre
burcu'l-Gavriyye'ye
varınca kâmil iki bin iki yüz adımdır. Ve bu taraf kal‘anın sehl sûru cânibidir …
Ba‘dehu bu şeşhâne kulleden yine handak kenârınca inbât rûzgârı üzre burcu'l-Gavriyye'ye varınca kâmil iki bin iki yüz adımdır. Ve bu taraf kal‘anın sehl sûru cânibidir. Ya‘nî taşra çıkmış iki cânibin muhâfaza eder bir şekildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y320a ·
metinde göster ·
… ş. Ba‘dehu sene 877 târîhinde müceddeden Sultân Kayıtbay binâsıdır. Ve iç kal‘a
burcu
dahi anın inşâsıdır. Bu kal‘aların birer câmi‘i ve su sarnıçları ve kırkar elli …
Ve bu limanın ağzındaki kal‘alar küffâr zamânında müfîd [ü] muhtasar burclar imiş. Zîrâ ol asırda âyine-i İskender kal‘a üzre gelen düşmen gemilerin âteş ile helâk edermiş. Ol ecilden metîn kal‘aya muhtâc değil imiş. Ba‘dehu sene 877 târîhinde müceddeden Sultân Kayıtbay binâsıdır. Ve iç kal‘a burcu dahi anın inşâsıdır. Bu kal‘aların birer câmi‘i ve su sarnıçları ve kırkar ellişer neferât hâneleri ve mükellef ü mükemmel cebehânesi ve kırkar ellişer pâre balyemez topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y325a ·
metinde göster ·
… gayrı varoşun sol cânibinde Kadırga liman-ı azîmidir. Liman ağzındaki Alî Paşa
burcundan
tâ iç kal‘a köşesine gelince bu liman leb-i deryâ ile kâmil on dörd bin adım ih …
Ve bu limandan gayrı varoşun sol cânibinde Kadırga liman-ı azîmidir. Liman ağzındaki Alî Paşa burcundan tâ iç kal‘a köşesine gelince bu liman leb-i deryâ ile kâmil on dörd bin adım ihâta eder bir liman-ı azîmdir kim sekiz rûzgâr-ı zorkârdan emîn bir liman-ı vasî‘dir. Ammâ bu liman ağzından taşra sekiz rûzgâr kertesinden mahfûz yerleri ile yigirmi bin adım liman-ı kebîrdir. Ve ağzı sehl lodos cânibine nâzırdır. Ve cümle kadırga ve firkate ve çekeleve ve tartınar ve balkarmata ve kalyeta makûlesi gemiler birer yedek ip ile bağlayup bî-havf u haşyet yatırlar, a‘lâ yatakdır. Eski İskenderiyye tarafından bu limana girmek iktizâ etse alâmeti oldur kim kızıl kızıl Y 326a topraklı yarlar vardır, dahi beş mîl alarkasında alçak alçak kayalar vardır, kıyı ile limana gitmeyüp bir mîl alarka limana girmek gerekdir. Ve bu limanın ağzında lodos cânibinde mukaddemâ tavsîf olunan iç kal‘a burcu topları ile bu liman içre kuş uçurmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y325b–Y326a ·
metinde göster ·
… erekdir. Ve bu limanın ağzında lodos cânibinde mukaddemâ tavsîf olunan iç kal‘a
burcu
topları ile bu liman içre kuş uçurmaz.
Ve bu limandan gayrı varoşun sol cânibinde Kadırga liman-ı azîmidir. Liman ağzındaki Alî Paşa burcundan tâ iç kal‘a köşesine gelince bu liman leb-i deryâ ile kâmil on dörd bin adım ihâta eder bir liman-ı azîmdir kim sekiz rûzgâr-ı zorkârdan emîn bir liman-ı vasî‘dir. Ammâ bu liman ağzından taşra sekiz rûzgâr kertesinden mahfûz yerleri ile yigirmi bin adım liman-ı kebîrdir. Ve ağzı sehl lodos cânibine nâzırdır. Ve cümle kadırga ve firkate ve çekeleve ve tartınar ve balkarmata ve kalyeta makûlesi gemiler birer yedek ip ile bağlayup bî-havf u haşyet yatırlar, a‘lâ yatakdır. Eski İskenderiyye tarafından bu limana girmek iktizâ etse alâmeti oldur kim kızıl kızıl Y 326a topraklı yarlar vardır, dahi beş mîl alarkasında alçak alçak kayalar vardır, kıyı ile limana gitmeyüp bir mîl alarka limana girmek gerekdir. Ve bu limanın ağzında lodos cânibinde mukaddemâ tavsîf olunan iç kal‘a burcu topları ile bu liman içre kuş uçurmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y325b–Y326a ·
metinde göster ·
… ğ tarafında bir yalçın âlî kaya üzre mahsûs liman mendireği olmak üzre Alî Paşa
burcu
gâyet metîn ü müstahkem sedd-i sedîddir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki yüz adımdır. B …
Ve yine bu limanın sağ tarafında bir yalçın âlî kaya üzre mahsûs liman mendireği olmak üzre Alî Paşa burcu gâyet metîn ü müstahkem sedd-i sedîddir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki yüz adımdır. Bir kayalı burun üzre binâ olunmuşdur. Gerçi bir küçük kal‘a görinür, ammâ âteş-feşânlıkda murg-ı semenderdir. İçinde Sultân Murâd-ı Sâlis câmi‘i ve on neferât hânesi ve bir buğday anbârı ve bir su sarnıcı var. Ve başka dizdârı ve başka neferâtları vardır. Ve ancak kıbleye nâzır bir demir metîn kapusu var. Kapu önünde mecma‘u'l-irfân cihân-nümâ bir mesîregâh kasr-ı nüzhet-âbâdı var. Ve kal‘a kapusu üzre târîhi bu ebyâtlardır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y326a ·
metinde göster ·
kurbunda Hazret-i eş-Şeyh Şâtibî. Bir küçük tekyede medfûndur kim {hâlâ Cündî k …
Ve Burcu's-sagîr kurbunda Hazret-i eş-Şeyh Şâtibî. Bir küçük tekyede medfûndur kim {hâlâ Cündî kullesi kurbunda leb-i deryâda bir mürtefi‘ bayır üzre bir âsitâne-i harâbda âsûdedirler. Zamân-ı kadîmde tekyesi ve imâreti ve câmi‘i ve su sarnıcları âbâdân imiş. Hâlâ ancak câmi‘inin kubâbları kalup bir türbedârdan gayrı cemâ‘atı yokdur. Hâlâ kendüleri çâr-gûşe dîvâr içre bir parmaklık içre yatırlar. Ser-i sa‘âdetinin seng-i mezârı üzre celî hat ile müdevver mermer taş üzre böyle tahrîr olunmuşdur: Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328a ·
metinde göster ·
… kat kal‘a dahi ihdâs etmişler, ammâ gâyet kavî binâdır. Ve çâr köşesinde birer
burcu
var kim her biri bir kal‘a-i üstüvârdır. Bu kal‘anın cirmi kâmil dörd yüz adımd …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Sultân (---) asrında be-dest-i Alî Paşa şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı metîn taşradan bir kat kal‘a dahi ihdâs etmişler, ammâ gâyet kavî binâdır. Ve çâr köşesinde birer burcu var kim her biri bir kal‘a-i üstüvârdır. Bu kal‘anın cirmi kâmil dörd yüz adımdır. Bir bataklık yere vâki‘ olmak ile handakı yokdur. Kıbleye nâzır Bâb-ı Hayber gibi bir hadîd kapusu kıbleye nâzırdır. Kapusu üzre târîhi bu gûne tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y335b ·
metinde göster ·
… bir binâ-yı metîndir. Dâyiren-mâdâr cirmi beş yüz adımdır. Ve çâr köşesinde çâr
burcu
var. Ve cenûba nâzır bir kapusu var. İçinde havlısız seksen neferât hânecikleri …
Sene (---) târîhinde bizzât fâtih-i Mısır Selîm Hân-ı Evvel'in binâsıdır, be-dest-i Hayra Beğ vâlî-i ibtidâ feth-i Mısır. Mâ-tekaddem Amr ibnü'l-Âs asrında Esved ibn Mikdâd'ın feth etdüği kal‘adan aslâ eser kalmamışdır, Ammâ hâlâ bu kal‘a Akdeniz ile nehr-i Nîl mahlût olduğu burunda bir kumsal yerde şekl-i murabba‘ bir binâ-yı metîndir. Dâyiren-mâdâr cirmi beş yüz adımdır. Ve çâr köşesinde çâr burcu var. Ve cenûba nâzır bir kapusu var. İçinde havlısız seksen neferât hânecikleri vardır. Selîm Hân câmi‘i var. Ve Mısır müteferrikalarından kânûn üzre dizdârı ve seksen neferâtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y348b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu kuşlar ale's-sabâh ki vakt-i şâfi‘î ki olur, el-azametullâh, mâbeynlerinde bir feza‘ u çeza‘ ve gırîv [ü] feryâd kopar kim istimâ‘ edene bir vehm ârız olur. Vakt-i seher ki olur, bu cebelde bir gâr-ı azîm vardır, ol gâr-ı azîm üzre cemî‘i murgân sayha-i şedîd urarak ber-havâ olup pervâz ederek yedi kerre sayha-i âlî ile bu gârı cevelân deverân ederek tavâf edüp yine gârın önünde kat-ender-kat meks edüp gûyâ bir meşveret ederler. Ba‘dehu her ecnâs-ı tuyûrun içinden birer murg gârın içine girüp artık çıkmazlar. Tâ ol murg gâr-ı muzlim içinde cân vermeyince cemî‘i kuşlar tayerân etmezler. Ba‘zı içeri gâra giren kuşlar cân havli ile taşra çıkınca gayrı kuşlar anı döğe döğe gâra korlar, yine çıkarsa minkârları ile katl Y 370a edüp gayrısın korlar. Tâ ki şems-i âteş-tâb burcundan çıkdıkda ibtidâ turna kalkar, andan murg-ı kemâzâr kerkes, andan karakuş, andan çaylak ve andan laklak.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369b–Y370a ·
metinde göster ·
… n minâresinde kuşluk vaktinde feth ezânları kırâ’at olunup kal‘anın yetmiş yedi
burcunda
yetmiş yedi beyâz bayrağ u sancaklar dikilüp taraf taraf tabl-ı âl-i Osmân çalı …
Selîm Hân dahi Mısır'ı muhâsarada iken bu Elvâhlı bevvâblar Y 448a pes-i perdeden kal‘anın matbah kapusun ve sarâyın sâkıye kapusun açup Selîm Şâh'ı sarâya korlar ve kal‘ayı zabt ederler. Asker-i İslâm ise taşrada ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl etmede. Derhâl Kalavân minâresinde kuşluk vaktinde feth ezânları kırâ’at olunup kal‘anın yetmiş yedi burcunda yetmiş yedi beyâz bayrağ u sancaklar dikilüp taraf taraf tabl-ı âl-i Osmân çalınduğın asker-i İslâm görüp cengden fâriğ olup kal‘aya mâl-â-mâl olup sene (---) târîhinde kal‘a-i Mısır feth oldu, bâ-sebeb-i bevvâbân-ı kavm-i Elvâhât.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447b–Y448a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu sene 1084 Cemâzi'l-âhir'inin yigirminci bâzârertesi gün sünbüle
burcunun
(---)sinde sekizinci dereçesine sa‘d sâ‘atde (---)[Cân]pûlâdzâde Hüseyin Paşa …
Ba‘dehu sene 1084 Cemâzi'l-âhir'inin yigirminci bâzârertesi gün sünbüle burcunun (---)sinde sekizinci dereçesine sa‘d sâ‘atde (---)[Cân]pûlâdzâde Hüseyin Paşa Mısır'a bir alay-ı azîm ile dâhil olmuşdur kim vasfında lisân kâsırdır. Mısır-ı nâdiret[ü'l-asr](---) Tursun Mehemmed Ağa müsellim gelüp bir cem‘iyyet-i kübrâ böyle bir alay-ı zîbâ görmemişdir. Allâh âkıbetin hayr eyleye, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·