kal‘asın, Bugados Vezîr Bugados kal‘asın, Ereğliye Vezîr Ereğli kal‘asın, iki k …
Hikmet-i Hudâ bir gün bu Yanko ibn Mâdyân ayş [u] nûş edüp mest [u] medhûş câme-i hâb-ı nâzda hâb-âlûd 9a olup yatırken ale's-sabâh serîri ile kendüyi Sarâyburnu nâm mahalde bulup niçe eyyâm anda sâkin olup cemî‘i vüzerâ ve vükelâları ve cümle ser-i kârda olan huddâmları başına cem‘ olup İslâmbol'un Sarâyburnu nâm mahallin âb [u] hevâsından hazz edüp bir kal‘a bünyâd etmeğe ihtimâm etdi. Zîrâ bu Yanko ibn Mâdyân, cihângîr-i kübrâ azîmü'ş-şân bir pâdişâh idi. Cümle Yûnâniyân buna Süleymân-ı Sânî derler. Bunun zamân-ı hilâfetinde Kürdistân'dan Buhtunnasr dîn-i Yahyâ üzre sâhib-hurûc olup hûn-ı Yahyâ Nebî'yi taleb içün Arz-ı Mukaddes'i ve Haleb [ve] Şâm'ı ve Taberistân ve arz-ı Filistîn ve arz-ı Askalân'ı ve arz-ı Hâsân'ı ve bilâd-ı Mısr'da yetmiş pâre şehir harâb [u] yebâb edüp yedi kerre yüz bin Benî İsrâ’îl'i katl edüp Hazret-i Ermiyâ'yı ve Hazret-i Dânyâl'ı Sıfet şehrinde esîr edüp bilâ-hisâb mâl-ı hazâyin cem‘ edüp Yanko ibn Mâdyân'a isyân etmek kasdında olduğun Yanko istimâ‘ edüp karındaşı Yanıvan'ı Buhtunnasr üzre deryâ-misâl asker ile gönderüp kendünün baş vezîri olan Kanator vezîri iki kerre yüz bin asker ile talî‘a-i cüyûş edüp azm-i Buhtunnasr deyüp Karaman sahrâsında iki asker-i bî-pâyân birbirleriyle dokuşup hikmet-i İlâh Buhtunnasr bî-nasr olup bedbaht-ı bî-nusret münhedim olup bu kadar mâl [u] menâl-i firâvânı Yanko'ya gelüp ol mâl-ı ganâyim ile Yanko ibn Mâdyân, Hazret-i Süleymân'ın binâsı ve makâmıdır deyü İslâmbol'un sûruna mübâşeret edüp karındaşı Yanıvan Tuna nehrin İslâmbol içinden cereyân etmeğe ta‘ahhüd edüp Yanko vezîri Kanator'a Yedikulle'yi binâ etmeğe mübâşeret etdi. Silivrice Vezîri Silivri kal‘asın, Burgazice Vezîr Burgaz kal‘asın, Bugados Vezîr Bugados kal‘asın, Ereğliye Vezîr Ereğli kal‘asın, iki karındaş iki vezîr idi, Çekmece kal‘aların ve Terkoziçe Vezîr Karadeniz Boğazı kurbünde Terkoz kal‘asın ve Karadeniz nihâyet bulduğu mahalde Yoroz nâm bıtrîk-ı kıssîs Yoroz kal‘ası ki hâlâ Kavak nâm kasabanın ensesinde Yoroz nâmıyla meşhûr kal‘a-i ma‘mûredir, anı binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b–9a ·
metinde göster ·
… çe bin ırgad bennâ ve kûhken üstâdlar getirüp ve Edirne'nin Karadeniz kenârında
Burgaz
iskelesi'nden bir gecede kırk elli pâre top [râhib-i] nihânînin re’yiyle pinhân …
Derhâl Mehemmed Hân Edirne'den niçe bin ırgad bennâ ve kûhken üstâdlar getirüp ve Edirne'nin Karadeniz kenârında Burgaz iskelesi'nden bir gecede kırk elli pâre top [râhib-i] nihânînin re’yiyle pinhânîce getirüp leb-i deryâda yerli yerine koyup hâr [ü] hâşâklar ile setr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… dır. Cezîresi on bir mîl ihâta eder bir cezîre-i mahsûldârdır. Kal‘ası olmağıla
Burgaz
adası derler. Lisân-ı Türkî'de kal‘aya burgaz derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğç …
Cezîre-i Burğazlı: Sene (---)de Ebü'l-feth'e mutî‘ oldular. Kal‘ası leb-i deryâ üzre bir yalçın kayalar üzre bir şekl-i murabba‘ bir şeddâdî binâ küçük kal‘adır. Cezîresi on bir mîl ihâta eder bir cezîre-i mahsûldârdır. Kal‘ası olmağıla Burgaz adası derler. Lisân-ı Türkî'de kal‘aya burgaz derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu evleri vardır. Bu dahi bostâncıbaşı hükmünde ve bir yeniçeri yasakçısı vardır. Ve (---)(---) olmağıla subaşısı vardır. Cümle halkı Urum kefereleridir. Ma‘mûr kenîseleri vardır ve keçisi ve tavşanı gâyet çokdur. Dağlarında bâğlarının hesâbı yokdur. Ve halkı gâyet zengîn re’îslerdir. Yanovan Târîhi'nde yazdığı üzre bir kerre İşpâniye küffârı İslâmbol'a Yanko ibn Madyan'dan sonra istîlâ edüp nehb ü gâret eder ve Ayasofya deyrinde olan cemî‘î zî-kıymet sanemleri ve niçe bin hazîne mâl-i cevâhîrleri alup gemilere koyup diyâr-ı İşpâniye'ye giderken bi-emrillah bir furtuna-i azîme uğrayup İşpaniye'nin yedi yüz pâre gemileri bu Kızıladaların mâbeynlerinde cümlesi telattum-ı deryâdan pâre pâre olup kâfirleri gark olur. Ba‘dehû bu Kızılada cezîresi ve Heybeli cezîresi ve Tavşanlı cezîresi ve Burgazlı cezîresinin kefereleri gark olan gemilerden ol mâl [u] menâlleri çıkarup mâl-ı Kârûna mâlik olup ile'l-ân bu cezîre keferelerinin zengîn olmalarının aslı odur, deyü tahrîr etmişler. Andan 16 milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu evleri vardır. Bu dah …
Cezîre-i Burğazlı: Sene (---)de Ebü'l-feth'e mutî‘ oldular. Kal‘ası leb-i deryâ üzre bir yalçın kayalar üzre bir şekl-i murabba‘ bir şeddâdî binâ küçük kal‘adır. Cezîresi on bir mîl ihâta eder bir cezîre-i mahsûldârdır. Kal‘ası olmağıla Burgaz adası derler. Lisân-ı Türkî'de kal‘aya burgaz derler. Üç yüz pâre bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât kuyulu evleri vardır. Bu dahi bostâncıbaşı hükmünde ve bir yeniçeri yasakçısı vardır. Ve (---)(---) olmağıla subaşısı vardır. Cümle halkı Urum kefereleridir. Ma‘mûr kenîseleri vardır ve keçisi ve tavşanı gâyet çokdur. Dağlarında bâğlarının hesâbı yokdur. Ve halkı gâyet zengîn re’îslerdir. Yanovan Târîhi'nde yazdığı üzre bir kerre İşpâniye küffârı İslâmbol'a Yanko ibn Madyan'dan sonra istîlâ edüp nehb ü gâret eder ve Ayasofya deyrinde olan cemî‘î zî-kıymet sanemleri ve niçe bin hazîne mâl-i cevâhîrleri alup gemilere koyup diyâr-ı İşpâniye'ye giderken bi-emrillah bir furtuna-i azîme uğrayup İşpaniye'nin yedi yüz pâre gemileri bu Kızıladaların mâbeynlerinde cümlesi telattum-ı deryâdan pâre pâre olup kâfirleri gark olur. Ba‘dehû bu Kızılada cezîresi ve Heybeli cezîresi ve Tavşanlı cezîresi ve Burgazlı cezîresinin kefereleri gark olan gemilerden ol mâl [u] menâlleri çıkarup mâl-ı Kârûna mâlik olup ile'l-ân bu cezîre keferelerinin zengîn olmalarının aslı odur, deyü tahrîr etmişler. Andan 16 milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
… hasenâtlarında üç yüz yigirmi hutbesi tilâvet olunup Rûmeli'nde Edirne râhında
Burgaz
kasabasındaki hayrât-ı azîmler dahi anın binâsıdır kim hâlâ cemî‘i evkâflarına …
Ve sol kapu mezkûr dud ağacına nâzırdır ve câmi‘ içi gâyet nûr ender nûr kubbe-i pür-nûrdur. Bunda olan müşebbek tuç revzenler üzre sadefkârî kapaklar ve câmları billûr ve necef ve moran ve hurdekâr câmlardır kim şems-i münevverin şu‘lesi pertevi urdukça câmi‘ içi nûr-ı pür-nûr olur ve bunda olan kürsî ve mü’ezzin mahfili bir câmi‘de eyle musanna‘ kürsî yokdur ve bundan olan şem‘dân ve çerâğdân ve günâgûn maslûbât âvîzeler ve ibrişim münakkaş hâliçeler bir câmi‘de yokdur. Hulâsa-i kelâm câmi‘ ve hân ve imâret ve mescîd ve medrese ve çârsû-yı bâzâr ve hammâm-ı latîfi cümle kârgîr binâ-yı ra‘nâsı serâpâ nilgûn rasâsı hâs ile mestûr bir şehr-i ma‘mûrdur kim cümle bu hayrât [u] hasenât gâzî-i sa‘îd u şehîd Sokullu Mehemmed Paşa binâsı olup ol ganîmet-i asrda temel nâzırı Sinân Ağa ahâlî-i vilâyet arzıyla yedi bin kîse masrâf gösterirler. Aslâ deftere nazar etmeyüp ihrâk bi'n-nâr eder. Tâ bu mertebe Hâtem-i Tayy ve Ca‘fer-i Bermekî bir vezîr-i akl-ı Aristo idi. Âhir sene (---) târîhinde kubbe altında dîvân-ı pâdişâhî edâ ederken serhad gâzîlerinin biri bir mahlûl ze‘âmet getirdikde vezîr, "Verilmişdir!" der. Serhadli eydür "Sultânım, beş kerre böyle mahlûl getirdim. Bir dahi getir sana vereyim, buyurdunuz. İşte at çatladup bunu getirdim" der. Yine vezîr "Verilmişdir!" deyince serhadli dal kurtıla olup divân-ı pâdişâhîde kubbe altında yedi vezîr huzûrunda vezîria‘zamın girîbânına yapışup kurtıla ile bir kaç kerre memesi üzre kurtıla[y]ı kabzasına varınca zerk edüp bir kaç kerre dahi karnına vurup kurtılayı vezîrin karnında burup bu serhadliye el kaldıranlardan bir kaçın dahi öldürüp dal satur-i serhaddî olup orta kapuda atına süvâr olup giderken akîbince dîvân askeri üşüp mecrûh Koca Vezîr-i munsıf eydür, "İncitmen, ben bana etdim. Hak ol serhadlimindir. Beş kerre mahlûl getirdi, vermedim. Allah emâneti olsun, ol garîbi kendi haline koyun" deyü vasiyyet edüp ertesi gün rûh teslîm edüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî cenbinde Yogurdcular Bâzârı içinde başka bir kubbe-i azîm içre medfûndur. Süleymân ve Selîm ve Murâd Hân'a vezîria‘zam olup kırk sene sadrıa‘zam olup niçe kerre ma‘zûl ve niçe kerre serdâr-ı mu‘azzam olup cemî‘i hayrât [u] hasenâtlarında üç yüz yigirmi hutbesi tilâvet olunup Rûmeli'nde Edirne râhında Burgaz kasabasındaki hayrât-ı azîmler dahi anın binâsıdır kim hâlâ cemî‘i evkâflarına neslinden İbrâhîm Hânzâdeler ol hayrât [u] hasenâtların ber-vech-i ocaklık mütevellîleridir, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20a ·
metinde göster ·
… âsı hâkinde yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hânlı ma‘mûr köydür. Ammâ Çorlu ve
Burgaz
mâbeyninde kış günleri tamâm altı sâ‘at 107b bir menzil-i azîmdir kim vakt-i …
Karye-i hân-ı Karışdıran: (---) kazâsı hâkinde yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hânlı ma‘mûr köydür. Ammâ Çorlu ve Burgaz mâbeyninde kış günleri tamâm altı sâ‘at 107b bir menzil-i azîmdir kim vakt-i şitâda çamurun fîl-i Mahmûdî ve pîl-i Menkerûsî ve Adana câmusu ve boğası çamurun sökemeyüp beher sene niçe bin at ve araba gark olduğundan çamurun karışdırdıklarıyçün "Karışdıran" derler. Andan yine garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a–107b ·
metinde göster ·
Evvelâ şehrin derûnunda cemâ‘at-ı kesîreden ârâm bulunmaz bir mesîregâh, ma‘bedgâh [ve] teferrücgâhdır. Ve taşra haremli fıskiye ve havz-ı şadırvânlı niçe yüz çınar ve serv-i ar‘ar ve kestâne ve şecere-i tayyibeler ile sâyedâr olmuş bir harem-i muhteremdir kim cemî‘i âyende vü revendegân ve cemâ‘at-ı müslimân anda tâ‘at-ı Sübhân edüp hamd-i Yezdân ederler. Sayf [u] şitâda bu harem içre aslâ şems-i âteş-tâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez. Bu harem-i azîmin cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyânlar ve dahi fevkında kâse-i nilgûn-vâr kıbâb-ı ser-nigûnların her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Ve derûn-ı câmi‘ eyle müzeyyen ü musanna‘dır kim diyâr-ı Âl-i Osmân'da buna mânend bir vüzerâ câmi‘i yokdur. Meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de Zâl Paşa câmi‘i ve Silivrikapusunun iç yüzünde Süleymân Hân'ın Tavâşî İbrâhîm Paşa câmi‘i ola. Ammâ bu Burgaz câmi‘i anlardan musanna‘ ve şîrîn-kâr câmi‘-i pür-envârdır. Kubbe-i âlîsi eflâke ser çekmiş kubbe-i nüh-tâkdır. Kıble tarafında bir nîm kubbe-i eflâkdir. Kubbe-i kebîrinin etrâfında kanâdiller çerâğân edecek tabakalar ile ârâste ve mü’ezzinân mahâfili ve maksûreler ile pîrâste olmuşdur. Ve minber [ü] mihrâbının ve cânib-i erba‘asında olan revzenlerinin midhatinde meddâhân-ı Rûm âciz-mânde olmuşlardır. Ve bunda olan ibret-nümâ-yı nakş-ı bukalemun-ı ibret-nümûn câm, billûr, necef ve moran-ı gûnân derûn-ı câmi‘e ziyâ verdikde Arapça âyeti nûrun alâ nûr tilâvet olunur. Zîrâ bu câmi‘in etrâf-ı cevânibinde ibret-nümâ kelâm-ı şerîfler var kim her biri Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abbâs-ı Mürsî ve Şeyh Bâyezîdî ve Abdullah Kırımî ve Ahmed Karahisârî ve Hasan Çelebi ve Dede Mehemmed Çelebi Kelâm-ı izzetleri var kim İslâmbol'da Sultân Ahmed câmi‘i'nde yokdur. Meğer Medîne-i Ravza-i Mutahhara'da ola. Ve hoş-âvâz hamele-i Kur’ân, e’imme-i hutebâsı ve mü’ezzinânları var kim gûyâ her biri birer yegâne-i asrdır. Bu câmi‘in bir tabaka-i mevzûn minâresi var kim sihr-i helâldir. {Süleymân Hân câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân binâ edüp ol} Üstâd-ı bennâ yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Burgaz şehrinden cânib-i şimâle meyyâl ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre ubûr ederken nehr-i Ergene'yi atlar ile geçüp (---) sâ‘at gidüp bu nehr-i Ergene'nin ibtidâ tulû‘u Karadeniz sâhilinde Istıranca dağlarında hurûc edüp Uzunhacılı kurâsı cisrinden ubûr edüp gelir, bu Burgaz'dan geçer. Andan Edirne kurbunda Sultân Murâd-ı Evvel Koca Gâzî Hudâvendigâr cisri kim ana 108a Ergene cisri derler, yüz yetmiş köprüdür. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil gayrı mülûklarda dahi böyle cisr-i azîm [ü] tavîl manzûrumuz olmamışdır. Mezkûr nehr-i Ergene bu cisrin altından ubûr edüp iner (---)(---)(---) Akdeniz'e mahlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları bîhından kal‘ edüp deryâya döker. Böyle bir çoşkun ve taşkın nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… rûn-ı kal‘ada benî Âdem'den bir merd [ü] zen yokdur. Kırkkilise sancağı hâkinde
Burgaz
kazâsı hükmünde aşağı kal‘a altında iki yüz hâneli kefere köyüdür. Sengistân ye …
Der-medh-i kal‘a-i Eski Poloz: Edirne tekürü akrabâlarından Poloz nâm bir ruhbânın bu mahalde bir deyri var idi. Anın sebebiyle bu kal‘ayı Edirne kralı binâ edüp lisân-ı Yunaniyân üzre Pürgaz-ı Poloz derler. Poloz ve Meleyoroz ve Mavramoloz ve Zarbçayoroz lisân-ı Urûm'da cümle papas ve bıtrîk ismidir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Edirne'den evvel Gâzi Hudâvendigâr muhâsara edüp fethinde usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asının câ-be-câ burc [u] bârûların münhedim etmişdir, ammâ ta‘mîr [u] termîmi seheldir. Havâlesiz bir püşte-i âli üzre şarkdan garba tûlânîce vâkı‘ olmuş seng-binâ bir sûr-ı köhne bir kapulu kal‘adır ammâ cebel-i âlî üzre mebnî olmağıla urûcunda usret çekilmek ile derûn-ı kal‘ada benî Âdem'den bir merd [ü] zen yokdur. Kırkkilise sancağı hâkinde Burgaz kazâsı hükmünde aşağı kal‘a altında iki yüz hâneli kefere köyüdür. Sengistân yerler olmağıla lezîz ve âbdâr şıralu engürü olur. Andan cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
Andan hakîr yine Kaya Sultân'dan mektûblar ve iki yüz sikke-i hasene harc-râh alup İslâmbol'dan yine menzil ile cânib-i garba bir gün gicede menzil-i Burgaz, andan menzil-i Aydos, andan menzil-i Piravadi, andan menzil-i Uruscuk, paşaya gelüp Siyâvuş Paşa'nın azli haberin getirdiğimizde {Melek Ahmed Paşa eydür: "Siyâvuş Paşa} yine Silisre mansıbın elbette üzerimizden alır" buyurdular. Hikmet-i Hudâ yine eyle oldu. Hakkâ ki her mansıbı mukâbelesinde sâhib-i devlet, hakîre Babadağı Voyvodalığın ve zahîre bahâsın ihsân edüp Kudde Kethüdâ ıtlâkına ılgar ile gitdiğimiz içün bir kîse guruş ve bir semmûr kafası kürk ihsân etdi. Ve ol gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117a ·
metinde göster ·
… ulyâları serâpâ rasâs-ı hâs-ı nilgûn ile mestûr bir hayrât-ı ma‘mûrdur. Şehrin
Burgaz
tarafı râhında şehrin hâric-i nehr-i (---) deresi üzre olan cisr-i musanna‘ bu …
Bu târîh câmi‘in şâhrâh üzre harem kapusunun atebesi üzre vâki‘ olmuşdur}. Ve bu câmi‘ hâricinde yüz yigirmi ocaklı, enderûn [u] bîrûnlu ve sahrâ-misâl vâsi‘ haremli ve müte‘addid harem kâ‘alı ve ıstabl-ı anterli bir hân-ı azîmdir kim beş bin at ve katır ve deve alır kârbânsarây âyende vü revendeye mihmânsarây-ı hâne-i bî-minnetdir. Ve bu şâhrâhın yemîn ü yesârında kâmil üç yüz aded kârgîr kemer binâ dekâkînlerdir kim cümle zî-kıymet eşyâlar anda mevcûddur. Ve bu sûk-ı sultânî içre bir hammâm-ı ibret-nümâsı vardır. Kapusundan câmekânına altı kademe taş nerdübân ile urûc olunur, câmekân-ı kebîrli ve müte‘addid halvetli âb u hevâsı ü binâsı hûb ve dellâkları mahbûb bir hammâm-ı mergûbdur. Ve tekyesi ve medresesi ma‘mûrdur. Ve bir dârü'l-it‘âm-ı dârü'z-ziyâfe imâreti vardır, hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i müsafirîne subh u mesâ ol matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini ile birer sahun pilav yahni mahlût ve bir tas çobra ve beş nân ve şem‘-i revgan ve bir şem‘dân verüp cemî‘i Müslim ü gebr ü tersâya mâh [u] sâl nimetleri mebzûldür. Ve her hayvân başına birer tobra yem dâ’imdir. Bu hizmetlere cânib-i vakfdan nâzırı dâ’imdir.Bu hânın muslukları ve câmi‘in âbdest muslukları dahi vakt-i şitâda ıssı sudur. Ve'l-hâsıl eyle hayrât-ı kavîdir kim ebniye-i ulyâları serâpâ rasâs-ı hâs-ı nilgûn ile mestûr bir hayrât-ı ma‘mûrdur. Şehrin Burgaz tarafı râhında şehrin hâric-i nehr-i (---) deresi üzre olan cisr-i musanna‘ bu hayrâtdandır. Ve niçe kahhâvî ve sâ’ir hâne ve hânedânlar dahi bu hayrâtdandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169b ·
metinde göster ·
: Lisân-ı Yunan'da burgaz, kal‘a ismi olduğu ve bânîsi ve fâtihi ve kal‘asının s …
Menzil-i kasaba-i pürnâz ya‘nî büleyde-i Burgaz: Lisân-ı Yunan'da burgaz, kal‘a ismi olduğu ve bânîsi ve fâtihi ve kal‘asının sebeb-i inhidâmı ve ba‘dehû Süleymân Hân asrında Sokullu Mehemmed Paşa'nın imâr edüp hâlâ İbrâhîm Hânoğulları nezâretinde evkâf-ı azîm olduğu bâlâda sene 1061 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimizle mühürden ma‘zûl olup Özi eyâletine gitdiğimiz mahalde bu Burgaz'a uğrayıp cemî‘i âsâr-ı binâları ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur. Ol mahalle nazar oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
, kal‘a ismi olduğu ve bânîsi ve fâtihi ve kal‘asının sebeb-i inhidâmı ve ba‘deh …
Menzil-i kasaba-i pürnâz ya‘nî büleyde-i Burgaz: Lisân-ı Yunan'da burgaz, kal‘a ismi olduğu ve bânîsi ve fâtihi ve kal‘asının sebeb-i inhidâmı ve ba‘dehû Süleymân Hân asrında Sokullu Mehemmed Paşa'nın imâr edüp hâlâ İbrâhîm Hânoğulları nezâretinde evkâf-ı azîm olduğu bâlâda sene 1061 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimizle mühürden ma‘zûl olup Özi eyâletine gitdiğimiz mahalde bu Burgaz'a uğrayıp cemî‘i âsâr-ı binâları ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur. Ol mahalle nazar oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Ahmed Beğli: Kırk Nisâ livâsında iki yüz hâneli
Burgaz
nevâhisinde bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘li müselmân köyüdür. Andan yine taraf-ı ş …
Menzil-i karye-i Ahmed Beğli: Kırk Nisâ livâsında iki yüz hâneli Burgaz nevâhisinde bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘li müselmân köyüdür. Andan yine taraf-ı şarka (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
… rtın ve Sinab ve Ereğli ve Amasra nâm bender şehirlerden gelen gemiler cümle bu
Burgaz
iskelesine yanaşup andan Edirne'ye ve Selânik'e ve Filibe'ye gidüp gelirler. Gâ …
Anadolu'da Bartın ve Sinab ve Ereğli ve Amasra nâm bender şehirlerden gelen gemiler cümle bu Burgaz iskelesine yanaşup andan Edirne'ye ve Selânik'e ve Filibe'ye gidüp gelirler. Gâyet işlek iskeledir. Kal‘ası (---) binâsıdır. Sene 814 târîhinde Sultân Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Bâyezîd Hân usret ile feth etdiğiyçün kal‘asın münhedim etmişdir. Cümle (---) aded kiremitli ma‘mûr hânelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28a ·
metinde göster ·
Menzil-i şehr-i Sofya: Bihke kapudanı eydir: "Evliyâ Çelebi biz esîrlik çeküp on yıldır ata binmek değil zindânda yayan yürümemişimdir. Ben bir iki gün sonraca gideyim" deyüp, hakkâ ki garîb kapudan bî-tâb ü bî-mecâl kalup andan hakîr ayak bağsız kalup var kuvveti bâzûya getirüp İhtiman'ı ve Tatarbâzârcığın geçüp menzil-i kal‘a-i Filibe, andan, menzil-i Edirne, andan menzil-i Burgaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163b ·
metinde göster ·
kasabaları mâbeyninde bir çamur deryâsı içinde bir mürtefi‘ yerde seksen sekiz …
Menzil-i kasaba-i Karışdıran: Çorlu ile Burgaz kasabaları mâbeyninde bir çamur deryâsı içinde bir mürtefi‘ yerde seksen sekiz hâneli ma‘mûr kasabacıkdır, ammâ el-iyâzu billâh eyyâm-ı şitâda çamurun fîl-i Menkerûsî geçemez. Sehel bârân-ı rahmet yağsa niçe yârân ve niçe bin hayvân gark olur. Sâhibü'l-hayrâtlardan mülûk-ı selef kaldırımlar döşemişler, ammâ zemîni oynak olmak ile kaldırım taşları da gark olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51b ·
metinde göster ·
kazâsı hâkinde vâkı‘ olmuşdur. Kurşum örtülü kubâb-ı nîlgûn ile mestûr selâtîn- …
Ve Burgaz kazâsı hâkinde vâkı‘ olmuşdur. Kurşum örtülü kubâb-ı nîlgûn ile mestûr selâtîn-misâl bir câmi‘-i musanna‘ı ve bir müferrih hammâmı ve on aded dükkânı ve mihmân-sarây-ı kârbân-ı revânı var kim târîhi bu[dur]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51b ·
metinde göster ·
… Âl-i Osmânda böyle niçe yerde panayır bâzârları olur. Evvelâ Silivri bâzârı ve
Burgaz
bâzârı ve Maşkolur bâzârı ve Alasonya bâzârı ve Dabre bâzârı ve Dolyan bâzârı v …
Ba‘dehu kırk günden sonra cümle mahlûk-ı Hudâ târumâr ve perîşân olup her biri bir diyâra giderler, ammâ azîm vezni üzre görmeğe muhtâc cem‘iyyet-i kübrâ olur. Memâlik-i mahrûse-i Âl-i Osmânda böyle niçe yerde panayır bâzârları olur. Evvelâ Silivri bâzârı ve Burgaz bâzârı ve Maşkolur bâzârı ve Alasonya bâzârı ve Dabre bâzârı ve Dolyan bâzârı ve Arat bâzârı ve niçe yüz aded panayır bâzârları manzûrumuz olmuşdur, ammâ bu Ösek bâzârı kadar temâşâgâh ve mesîregâh panayır yokdur kim seyâhat edenlere ma‘lûmdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
Menzil-i kasaba-i Burgaz, andan (---) sâ‘atde menzil-i kasaba-i Karışdıran: Burgaz kasabasında bir mürtefi‘ yerde seksen evli bir çamur deryâsı içinde kasabacıkdır. Kurşum örtülü câmi‘i ve hânı ve bir hammâmı ve on aded dükkânı cümle Rüstem Paşa'nın hayrâtıdır. Hân-ı azîmin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
kasabasında bir mürtefi‘ yerde seksen evli bir çamur deryâsı içinde kasabacıkdı …
Menzil-i kasaba-i Burgaz, andan (---) sâ‘atde menzil-i kasaba-i Karışdıran: Burgaz kasabasında bir mürtefi‘ yerde seksen evli bir çamur deryâsı içinde kasabacıkdır. Kurşum örtülü câmi‘i ve hânı ve bir hammâmı ve on aded dükkânı cümle Rüstem Paşa'nın hayrâtıdır. Hân-ı azîmin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·