Karpuz: Her şehrinde ziyâde olur, ammâ gevşek olur. Lâkin
Burlos
karpuzu büyük olur ve kabuğu ince olur, içi ekseriyyâ burun kanı gibi la‘lgûn o …
Karpuz: Her şehrinde ziyâde olur, ammâ gevşek olur. Lâkin Burlos karpuzu büyük olur ve kabuğu ince olur, içi ekseriyyâ burun kanı gibi la‘lgûn olup âbdâr olur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y238a ·
metinde göster ·
buhayresine mahlût olur. Ol buhayreden gemiler Burlos kal‘asına gider. İnşâallâ …
İki câmi‘i ve birkaç dükkânı var, ammâ hammâm u hânı yokdur. Ve Nîl'in karşu cânibinde bir çemenzâr hûrmâlık içinde Şeyh Câbir hazretleri bir küçük kubbede medfûndur. Ve buna karîb bir tur‘a-i azîm vardır, Nîl'in Reşîd mukâbelesi cânibindedir, andan gemiler girüp şark cânibinde Burlos buhayresine mahlût olur. Ol buhayreden gemiler Burlos kal‘asına gider. İnşâallâh mahallinde tahrîr olunur. Andan Reşîd hâkinde Buhayre kâşifi hükmünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y337a ·
metinde göster ·
… iler girüp şark cânibinde Burlos buhayresine mahlût olur. Ol buhayreden gemiler
Burlos
kal‘asına gider. İnşâallâh mahallinde tahrîr olunur. Andan Reşîd hâkinde Buhayr …
İki câmi‘i ve birkaç dükkânı var, ammâ hammâm u hânı yokdur. Ve Nîl'in karşu cânibinde bir çemenzâr hûrmâlık içinde Şeyh Câbir hazretleri bir küçük kubbede medfûndur. Ve buna karîb bir tur‘a-i azîm vardır, Nîl'in Reşîd mukâbelesi cânibindedir, andan gemiler girüp şark cânibinde Burlos buhayresine mahlût olur. Ol buhayreden gemiler Burlos kal‘asına gider. İnşâallâh mahallinde tahrîr olunur. Andan Reşîd hâkinde Buhayre kâşifi hükmünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y337a ·
metinde göster ·
… seyâhat etdiniz, lâkin bender-i Dimyât tarafı kaldı. İnşâallâh ale's-sabâh sizi
Burlos
kal‘ası ve Dimyât kal‘ası ve Tîne kal‘ası kullarının teftîşine ve Dimyât ağasın …
"Ammâ Nîl-i mübârekin Reşîd cânibin seyâhat etdiniz, lâkin bender-i Dimyât tarafı kaldı. İnşâallâh ale's-sabâh sizi Burlos kal‘ası ve Dimyât kal‘ası ve Tîne kal‘ası kullarının teftîşine ve Dimyât ağasının muhâsebesin görmeğe gönderelim, ol cânibleri dahi geşt ü güzâr edüp ziyâretlerinde bizi du‘â-i hayrdan ferâmûş etme" dedikde dest-bûsları ile şerefyâb olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
ve Dimyât ve Tîne kal‘alarının kulları yoklamasına gitdiğimiz yollarda olan kur …
el-Faslu's-sâbi‘ ve sittînMısır'dan Burlos ve Dimyât ve Tîne kal‘alarının kulları yoklamasına gitdiğimiz yollarda olan kurâ ve kasabâtları ve şehirleri ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… halletü'l-Emîr mukâbelesinde bâlâda tahrîr olunmuş bir tur‘a-i azîm vardır, ana
Burlos
tur‘ası derler, boğaz ağzında,
Evvelâ Bulak şehrinden çıkup Reşîd'den geldiğimiz Nîl ile baş aşağı cereyân ederek üç gün iki Q 292aP 289a gecede Reşîd'e karîb Mahalletü'l-Emîr mukâbelesinde bâlâda tahrîr olunmuş bir tur‘a-i azîm vardır, ana Burlos tur‘ası derler, boğaz ağzında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… evli kurâları ubûr edüp yıldız cânibine dolaşarak tur‘a ol cânibe cereyân edüp
Burlos
deryâsı sağımızda kaldı. Bu mahalde tur‘a önün sed edüp sahrâlarda olan pirinci …
Anı ubûr edüp tur‘a içre gemiyi iki cânibden mellâhlar libân ile çekerek tur‘anın iki cânibinde yigirmi pâre ma‘mûr u âbâdân pirinç hâsıl olur kerpiçden binâ olunmuş müfîd [ü] muhtasar evli kurâları ubûr edüp yıldız cânibine dolaşarak tur‘a ol cânibe cereyân edüp Burlos deryâsı sağımızda kaldı. Bu mahalde tur‘a önün sed edüp sahrâlarda olan pirincistâna tur‘a cereyân edüp gitmede. Biz dahi gemiden çıkup seddin öte tarafında gayrı Burlos gemilerine süvâr olup bizim gemi avdet edüp biz ol bend olan yerden Burlos deryâsına giden tur‘a ile cânib-i şarka yigirmi mîl cereyân ederek vakt-i gurûbda Burlos buhayresine dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… a tur‘a cereyân edüp gitmede. Biz dahi gemiden çıkup seddin öte tarafında gayrı
Burlos
gemilerine süvâr olup bizim gemi avdet edüp biz ol bend olan yerden Burlos dery …
Anı ubûr edüp tur‘a içre gemiyi iki cânibden mellâhlar libân ile çekerek tur‘anın iki cânibinde yigirmi pâre ma‘mûr u âbâdân pirinç hâsıl olur kerpiçden binâ olunmuş müfîd [ü] muhtasar evli kurâları ubûr edüp yıldız cânibine dolaşarak tur‘a ol cânibe cereyân edüp Burlos deryâsı sağımızda kaldı. Bu mahalde tur‘a önün sed edüp sahrâlarda olan pirincistâna tur‘a cereyân edüp gitmede. Biz dahi gemiden çıkup seddin öte tarafında gayrı Burlos gemilerine süvâr olup bizim gemi avdet edüp biz ol bend olan yerden Burlos deryâsına giden tur‘a ile cânib-i şarka yigirmi mîl cereyân ederek vakt-i gurûbda Burlos buhayresine dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… ayrı Burlos gemilerine süvâr olup bizim gemi avdet edüp biz ol bend olan yerden
Burlos
deryâsına giden tur‘a ile cânib-i şarka yigirmi mîl cereyân ederek vakt-i gurûb …
Anı ubûr edüp tur‘a içre gemiyi iki cânibden mellâhlar libân ile çekerek tur‘anın iki cânibinde yigirmi pâre ma‘mûr u âbâdân pirinç hâsıl olur kerpiçden binâ olunmuş müfîd [ü] muhtasar evli kurâları ubûr edüp yıldız cânibine dolaşarak tur‘a ol cânibe cereyân edüp Burlos deryâsı sağımızda kaldı. Bu mahalde tur‘a önün sed edüp sahrâlarda olan pirincistâna tur‘a cereyân edüp gitmede. Biz dahi gemiden çıkup seddin öte tarafında gayrı Burlos gemilerine süvâr olup bizim gemi avdet edüp biz ol bend olan yerden Burlos deryâsına giden tur‘a ile cânib-i şarka yigirmi mîl cereyân ederek vakt-i gurûbda Burlos buhayresine dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… ryâsına giden tur‘a ile cânib-i şarka yigirmi mîl cereyân ederek vakt-i gurûbda
Burlos
buhayresine dâhil olduk.
Anı ubûr edüp tur‘a içre gemiyi iki cânibden mellâhlar libân ile çekerek tur‘anın iki cânibinde yigirmi pâre ma‘mûr u âbâdân pirinç hâsıl olur kerpiçden binâ olunmuş müfîd [ü] muhtasar evli kurâları ubûr edüp yıldız cânibine dolaşarak tur‘a ol cânibe cereyân edüp Burlos deryâsı sağımızda kaldı. Bu mahalde tur‘a önün sed edüp sahrâlarda olan pirincistâna tur‘a cereyân edüp gitmede. Biz dahi gemiden çıkup seddin öte tarafında gayrı Burlos gemilerine süvâr olup bizim gemi avdet edüp biz ol bend olan yerden Burlos deryâsına giden tur‘a ile cânib-i şarka yigirmi mîl cereyân ederek vakt-i gurûbda Burlos buhayresine dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
Bir azîm buhayredir, şarkdan garba tûlü elli mîldir, arzı kıbleden karayel Y 342a cânibine seksen mîldir. Ammâ gâyet sığ deryâdır, ba‘zı yeri bir kulaç ve bir arşın ve iki kulaç, üç kulaç yerleri var bir buhayredir. İçinde bin pâre balıkcılar kayığı vardır, yetmiş kîse mukâta‘adır, balığı cihânı dutmuşdur. Bu buhayre Burlos kal‘ası dibindeki boğazdan girir bir vâsi‘ deryâdır. Cânib-i erba‘ası dâyiren-mâdâr yedi konak yerdir. Cenûb tarafı Garbiyye'nin hâkidir. Bu bahr pek amîk değildir, gâyet amîkı bir âdem kaddi ve iki arşın, çoğu bir arşındır. Gemiler ubûr etmeğe alâmet olmak içün amîk yerlerine hûrmâ ağaçları dikmişlerdir, rübbânlar ol şeçerler mâbeyninden ubûr ederler. Bunda olan mâhî-i gûnâ-gûn meğer büyük bahrda ola. Ve bu Burlos deryâsı ile Akdeniz mâbeyninde bir incecik topraklı dil vardır, tâ Reşîd'e gider. Hakîr bu buhayre içre karayel ile elli mîl şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b–Y342a ·
metinde göster ·
… eyninden ubûr ederler. Bunda olan mâhî-i gûnâ-gûn meğer büyük bahrda ola. Ve bu
Burlos
deryâsı ile Akdeniz mâbeyninde bir incecik topraklı dil vardır, tâ Reşîd'e gide …
Bir azîm buhayredir, şarkdan garba tûlü elli mîldir, arzı kıbleden karayel Y 342a cânibine seksen mîldir. Ammâ gâyet sığ deryâdır, ba‘zı yeri bir kulaç ve bir arşın ve iki kulaç, üç kulaç yerleri var bir buhayredir. İçinde bin pâre balıkcılar kayığı vardır, yetmiş kîse mukâta‘adır, balığı cihânı dutmuşdur. Bu buhayre Burlos kal‘ası dibindeki boğazdan girir bir vâsi‘ deryâdır. Cânib-i erba‘ası dâyiren-mâdâr yedi konak yerdir. Cenûb tarafı Garbiyye'nin hâkidir. Bu bahr pek amîk değildir, gâyet amîkı bir âdem kaddi ve iki arşın, çoğu bir arşındır. Gemiler ubûr etmeğe alâmet olmak içün amîk yerlerine hûrmâ ağaçları dikmişlerdir, rübbânlar ol şeçerler mâbeyninden ubûr ederler. Bunda olan mâhî-i gûnâ-gûn meğer büyük bahrda ola. Ve bu Burlos deryâsı ile Akdeniz mâbeyninde bir incecik topraklı dil vardır, tâ Reşîd'e gider. Hakîr bu buhayre içre karayel ile elli mîl şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b–Y342a ·
metinde göster ·
karpuzu memdûh-ı âlemdir. Bir gûne mâvî karpuzdurlar, içi mâl-â-mâl cüllâbdır, …
Ve Burlos karpuzu memdûh-ı âlemdir. Bir gûne mâvî karpuzdurlar, içi mâl-â-mâl cüllâbdır, başka bir nev‘dir, anın bir fincân suyundan hasta nûş etse şifâ bulur. Ba‘zı mest-i müdâm cânlar bâde zî-kıymet olduğundan cânlarından bîzâr olup bu mâvî karpuz bostânından dahi kökeninde dururken üstünden bir küçük delik delüp bir kaşık bal korlar. İkinci ve üçüncü gün kökeninden kesüp karpuzun içindeki cüllâb eyle şarâb-ı nâb olmuş kim bir kadeh nûş eden "Âh Burlos" deyü feryâd eder. Bir acâyib bâde olur. Bu mâvî karpuzun nef‘ini Hâkim Dâvûd Tezkere'sinde aceb tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342b ·
metinde göster ·
… esüp karpuzun içindeki cüllâb eyle şarâb-ı nâb olmuş kim bir kadeh nûş eden "Âh
Burlos
" deyü feryâd eder. Bir acâyib bâde olur. Bu mâvî karpuzun nef‘ini Hâkim Dâvûd T …
Ve Burlos karpuzu memdûh-ı âlemdir. Bir gûne mâvî karpuzdurlar, içi mâl-â-mâl cüllâbdır, başka bir nev‘dir, anın bir fincân suyundan hasta nûş etse şifâ bulur. Ba‘zı mest-i müdâm cânlar bâde zî-kıymet olduğundan cânlarından bîzâr olup bu mâvî karpuz bostânından dahi kökeninde dururken üstünden bir küçük delik delüp bir kaşık bal korlar. İkinci ve üçüncü gün kökeninden kesüp karpuzun içindeki cüllâb eyle şarâb-ı nâb olmuş kim bir kadeh nûş eden "Âh Burlos" deyü feryâd eder. Bir acâyib bâde olur. Bu mâvî karpuzun nef‘ini Hâkim Dâvûd Tezkere'sinde aceb tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342b ·
metinde göster ·
… altı aded kuyular vardır, âb-ı hayâtdan nişân verir suları vardır, cümle ehl-i
Burlos
bu sudan getirüp def‘-i atşân ederler.
Ve kal‘anın cânib-i şarkında üç yüz adım ba‘îd kumluk içinde altı aded kuyular vardır, âb-ı hayâtdan nişân verir suları vardır, cümle ehl-i Burlos bu sudan getirüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342b ·
metinde göster ·
kurbunda leb-i deryâ-yı buhayrede bir mürtefi‘ çemenzâr yere tevhîd [ü] tezkîr …
Andan tâbûtiyle yine Burlos kurbunda leb-i deryâ-yı buhayrede bir mürtefi‘ çemenzâr yere tevhîd [ü] tezkîr ile götürüp defn ederler. Hâlâ üzerine bir kubbe-i azîm ve bir câmi‘ ve bir tekye binâ etmişlerdir kim ibret-nümâ âsitâne olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342b ·
metinde göster ·
Buhayre kenârında bin hâne-i ma‘mûrlu kumsal içinde bir mahalledir. Burlos hâkinde iltizâmdır. Sâhib-i belede el-Hacı Bülbül derler bir kerîmü'ş-şân sâhib-i îmân kimesnedir. Ve Burlos nâhiyesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343a ·
metinde göster ·
… hib-i belede el-Hacı Bülbül derler bir kerîmü'ş-şân sâhib-i îmân kimesnedir. Ve
Burlos
nâhiyesidir.
Buhayre kenârında bin hâne-i ma‘mûrlu kumsal içinde bir mahalledir. Burlos hâkinde iltizâmdır. Sâhib-i belede el-Hacı Bülbül derler bir kerîmü'ş-şân sâhib-i îmân kimesnedir. Ve Burlos nâhiyesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343a ·
metinde göster ·
vilâyetinde imiş, eyle dıraht-ı hûrmâlar var kim her biri eflâke ser çekmişdir …
Andan bu şehri seyr [ü] temâşâ edüp yine şark cânibine buhayre kenârınca üç sâ‘at gidüp ba‘dehu Akdeniz ile bu buhayre mâbeyninde Evvelü'n-Nahl ta‘bîr etdikleri hûrmâlık ormanı içre girüp azamet-i Hudâ meğer Mısır'ın hûrmâsı cümle bu Burlos vilâyetinde imiş, eyle dıraht-ı hûrmâlar var kim her biri eflâke ser çekmişdir ve her nahlde yigirmişer salkım hûrmâ olup ikişer yüz vukiyye hûrmâsı gelir. Altı sâ‘at dahi bu orman içre ılgar ile ubûr edüp Âhirü't-temr ya‘nî hûrmâ ormanı tamâm olduğu mahaldir, anı ubûr edüp Akdeniz kenârına varup sağ tarafımız kıble cânibidir. Ve Garbiyye hâkinde bir çöl çölistân ve bir tîh-i bî-emân bî-pâyân yerdir. Yaz günleri Hudbiyye kabîlesi sâkin olup şitâda mezkûr hûrmâ ormanlarında sâkin olurlar. Mutî‘ [ü] munkâd âdemlerdir. Eğer bunlar tâyi‘ olmasalar bu çölden bir âdem geçmek ihtimâli yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343b ·
metinde göster ·
… top menzili karîb geldikde yaylım topa âteş edince cümlemizi târmâr edüp bizden
Burlos
dizdârının bir atına ve bir Arab kölesine top güllesi isâbet edüp merhûm oldula …
Hakîr dahi elli beş atlı ve katırlı ile varup imdâd edelim, derken filika küffârları alarka olup bize hayli kurşum atdı. Hamd-i Yezdân aslâ isâbet etmeyüp cümle ibâdullâh kenâr-ı bahrda tâze cân bulup gemiden zî-kıymet eşyâların çıkarup taşrada dağlar gibi yığup metrislendiler. Biz dahi bâr-ı sakîllerini taşırken la‘în küffâr tonos elleyerek bir top menzili karîb geldikde yaylım topa âteş edince cümlemizi târmâr edüp bizden Burlos dizdârının bir atına ve bir Arab kölesine top güllesi isâbet edüp merhûm oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343b ·
metinde göster ·
… . Aslı yine Semennût kurbunda Nîl'den müteferrikdir. Nîl'in nısfı kadar vardır.
Burlos
ile Dimyât mâbeyninde mahlût olur.
Nehr-i Yemenî oldur kim Mahalle-i Kebîr içinden cereyân eden tur‘a ve Sâbûniyye tur‘ası bir yere cem‘ olup büyük Nîl kadar nehr-i azîm olup niçe yüz pâre beledleri rey edüp bu mahalde Akdeniz'e munsab olup gemi ile geçilir. Aslı yine Semennût kurbunda Nîl'den müteferrikdir. Nîl'in nısfı kadar vardır. Burlos ile Dimyât mâbeyninde mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y344a ·
metinde göster ·
"Gazân kutlu olsun, Dimyât'a Burlos çölünden gelirken eyü gazâ edüp ibâdullâha Hızır yetişmişsin" deyü huzûrunda bir hil‘at-ı fâhire ve bir küheylân at ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360a ·
metinde göster ·