… ve garbîsi ve yıldız tarafı ve şimâlîsi cümle Van deryâsıdır kim deryâ içre bir
burun gibi
çıkmış bir serâmed kayadır. Garâbet bunda kim kal‘anın kayasının ta zirve-i a‘l …
Bu kal‘a üzre meğer felekde melekler havâle oluna, yohsa cânib-i erba‘asında bu kal‘aya hâ’il yokdur. Kıblesi ve cenûbu ve garbîsi ve yıldız tarafı ve şimâlîsi cümle Van deryâsıdır kim deryâ içre bir burun gibi çıkmış bir serâmed kayadır. Garâbet bunda kim kal‘anın kayasının ta zirve-i a‘lâsından bir azacık sucağız cereyân etdüği mîzâbları zâhirdir. Meğer bu kûh-ı bülend üzre bir sucağız var imiş ve derûn-ı kal‘ada bir câmi‘ ve elli mikdârı hâne ve ambarlarında darı ve çeltikli pirinç ve altı mikdârı şâhî topları varmış. Hakkâ ki bu kal‘a kal‘a-i Kahkahâ-yı Van'dır, ammâ her bâr çıkması emr-i asîrdir. Bu kal‘anın derûnunda zahîresi oldukdan sonra, husûsan içinde suyu vardır. Buna bir vecih ile zafer mümkin değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
… e Çâryâr-ı güzîn aşkına dörd aded tabya-i azîmleri var kim kal‘adan taşra birer
burun gibi
yüzer arşın göl içine çıkmış her biri birer Mardin ve Van kal‘alarına mânend ta …
Ve bu kal‘anın dörd köşesinde Çâryâr-ı güzîn aşkına dörd aded tabya-i azîmleri var kim kal‘adan taşra birer burun gibi yüzer arşın göl içine çıkmış her biri birer Mardin ve Van kal‘alarına mânend tabyalardır. Ve her birinde her cânibe nâzır ikişer kat suya berâber şayka toplar ve mâ-fevkınde kat-ender-kat balyemez ve küffâra amân u zamân vermez kırkar ve ellişer pâre altun gibi mücellâ kırmızı keçeler ile örtülü ve üzerleri tahta damlı toplar var kim her biri birer kal‘a değer. Bu topların eşlerini(?) Akdeniz'de Rodos kal‘asında görmüşüm ve her topların elzem-i levâzımından olan mühimmât u levâ[z]ımâtları ve gülleleri ve paça[v]ra ve keçeleri ve masdarları ve lunbarların cümle âmâde olduğundan mâ‘adâ cümlesi ağızlı olup fitilleri ve topçuları şeb [ü] rûz her topun yanlarında yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… Mitroviçse kasabası sahrâsıdır ve cânib-i erba‘ası bâğlardır. Hatta bâğları bir
burun gibi
ileri çıkmış Furuşka dağları serâpâ bâğlar olmak ile tâ Belgrad'dan Furuşka bâğ …
(---)(---) da Sirem sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve kazâsı (---)(---) serdârı ve kethudâyeri ve a‘yânı vardır ve amâristânı Furuşka yaylası dibinde lodos cânibleri Mitroviçse kasabası sahrâsıdır ve cânib-i erba‘ası bâğlardır. Hatta bâğları bir burun gibi ileri çıkmış Furuşka dağları serâpâ bâğlar olmak ile tâ Belgrad'dan Furuşka bâğlarının dağları görünür. Cümle yigirmi dörd bin aded öşr verir bâğları dağları dutmuşdur. Ve şehrinin cümle imâretleri (---) mahalle-i müslimîndir ve dörd mahalle-i müşrikîndir. Ve cümle (---) aded tahta örtülü vâsi‘ ve ma‘mûr hânedân-ı ra‘nâlardır. Ve cümle ikişer kanatlı porta kapuları vardır. Ve cümle (---) aded mihrâbdır. (---) câmi‘i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 31a ·
metinde göster ·
… ılgar ile bu kal‘aya gelince kâmil otuz sâ‘atlik ıssız çöl-i çölistân bir ensiz
burun gibi
yoldur. Anıniçün Kılburun derler. Lâkin memerr-i nâs olmak ile âyende vü revend …
Cezîre-i Kırım ağzı olan kal‘a-i Or'dan cânib-i garba ılgar ile bu kal‘aya gelince kâmil otuz sâ‘atlik ıssız çöl-i çölistân bir ensiz burun gibi yoldur. Anıniçün Kılburun derler. Lâkin memerr-i nâs olmak ile âyende vü revendegânlardan kavm-i Tatar teneffüs ve ârâm edecek yerlere birer eşim koyup(?) ya‘nî kuyular kazup kimi tatlı ve kimi şorca sular vardır. Hamd-i Hudâ Heyhât sahrâsı ve deşt-i Kıpçak bu Kılburun nâm kal‘ada tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200b ·
metinde göster ·
… m eyle bir seng-i hârâya tîşe urmağa âcizdirler. Ve deryâya bir mîl mikdârı bir
burun gibi
girüp cânib-i erba‘asın muhâfaza edüp kurudur. Cümle esâsı deryâ içre kırmızı s …
Anı ubûr edince artık handak kenârınca cânib-i garba azîmet olunur, tâ leb-i deryâya varınca iç kal‘a burnudur. Yedi yüz adımda varılır bir iç kal‘a köşesidir. Leb-i deryâda bir burc-ı azîm kal‘adır kim cümle İskenderiyye kal‘asının rûhudur. Şeşhâne-binâ vâki‘ olmuşdur. Üstâd mühendis var kuvveti bâzûya getürüp eyle icrâ-yı ma‘rifet etmiş kim hâlâ benî âdem eyle bir seng-i hârâya tîşe urmağa âcizdirler. Ve deryâya bir mîl mikdârı bir burun gibi girüp cânib-i erba‘asın muhâfaza edüp kurudur. Cümle esâsı deryâ içre kırmızı sommâkî sütunlar üzre mebnîdir. Ve kadırga limanın muhâfaza etsün içün cümle kolumburuna ve şayka ve balyemez toplar bu iç kal‘adadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y320a ·
metinde göster ·