kulakdan çıkayazdı. Âhir-ı kâr İskender dahi cânından bezdi ve sahrâ-yı Muş'a d …
Netîce-i kelâm kırk gün kırk gice ceng-i İskender-i Kübrâ olunca kırkıncı gün kal‘anın kayaları zeylinde bir gâr deliğinden bir gürûh zenbûr zâhir olur kim her biri serçe-i sanâfîr kadar sarı arı bu asker-i İskender'in içine müstevlî olup İskender askerinin cümle hayvânâtları demlerin hotas-vâr edüp cümle üştür ü ester ve at ""Firâren an tevâli'l-kesürât" deyüp cümle hayvânât [u] insânât "Meded yâ sahrâ-yı Heyhât!" deyüp kararları firâra mübeddel oldu. Fakîr İskender-i Zülkarneyn karnına dermân ararken burundan kulakdan çıkayazdı. Âhir-ı kâr İskender dahi cânından bezdi ve sahrâ-yı Muş'a doğru gezdi. Hemân derûn-ı kal‘adan hazînedâr Bedlîs bî-hisâb mâl-ı firâvân ile lâ-yu‘âd u lâ-yuhsâ girân-bahâ tuhaf u tefâruk ile kal‘anın miftâhların mücevher zarf içre koyup doğru İskender'in pây-ı semendine yüz sürüp kal‘a miftâhların huzûr-ı İskender'e koyup zemîn bûs eder. İskender eydür: "Bre mel‘ûn, niçün bana âsî olup bu kadar askerim helâk eyledin?" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b ·
metinde göster ·
Azak denizi içre bir sivri burunda Kırım cezîresi hâkinde bir düz çemenzâr zemîn-i lâlezârda şekl-i müdevver kârgîr binâ-yı azîm bir kulle-i metîndir. Sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân efendimiz binâ etmişdir. Sebeb-i binâsı oldur kim bir kerre Kırım Kazaklarından birkaç köle Kazaklar fursat bulup bu burundan Azak deryâsı içre yüze yüze karşu tarafda Heyhât sahrâsına geçüp andan Kalmık Tatarlarına varup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143a ·
metinde göster ·
… kullesi tophânesi ki deryâ kenârında kal‘anın bir köşesi burnunda vâki‘ olup ol
burundan
Vardar tophânesi kapusuna varınca kâmil üç yüz adımdır. Ol kapudan taşra handak …
Der-hisâb-ı dâ’iren-mâdâr cirm-i hisâr-ı Selânik: Evvelâ Vardar kullesi tophânesi ki deryâ kenârında kal‘anın bir köşesi burnunda vâki‘ olup ol burundan Vardar tophânesi kapusuna varınca kâmil üç yüz adımdır. Ol kapudan taşra handak kenârınca Vardar kapusu ol dahi üç yüz adımdır. Ve cânib-i garba nâzır bâb-ı kavîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224a ·
metinde göster ·
… mîldir. Andan Rûmeli tarafına Burgazlı buruna varınca yigirmi beş mîldir. Ve bu
burundan
kıbleye üç mîl mikdârı bir dere vardır. İsmine (---) derler, âb-ı hayâtdır. Ve …
Ve bu liman ağzında Ropoz köyü tarafına nâzır bir küçücük adacık vardır. Kal‘aya gâyet yakındır. İsmine Paşa adası derler. Anda Ebü'l-feth Sultân Mehemmed gemiyle geçüp üstünde çadır kurup oturmuşdur. Hâlâ nişîmen yeri zâhir ü bâhirdir. Bu adacıkdan gemilerle kal‘aya varınca köprü edüp Rûmeli tarafından kal‘aya asâkir-i İslâm dökülüp yürüyüş edüp kal‘a feth olmuşdur. Ve bu cezîrecikden keşişleme rûzgârı cânibine Tuzla burnu beş mîldir. Andan Rûmeli tarafına Burgazlı buruna varınca yigirmi beş mîldir. Ve bu burundan kıbleye üç mîl mikdârı bir dere vardır. İsmine (---) derler, âb-ı hayâtdır. Ve bu mahalden Kızılhisâr kırk beş mîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b ·
metinde göster ·
… aslâ kefereleri görünmez. Ammâ eğer himmet-i Âl-i Osmân olsa Hanya tarafındaki
burundan
bu Suda'ya varınca el taşı (...) deryâyı beş on pâre gemi gark edüp doldurmak m …
Bir yerden varılacak yerleri yokdur, ammâ Hanya cânibindeki kayalardan bu kal‘aya bir şâhbâz ve tüvânâ yiğit el taşı atsa taş erer. Tâ bu mertebe karaya yakın adacıkdır. Kurşum atsa evlâ bi't-tarîk kal‘asında kefereler durmaz, ammâ niçe kemîngâhları vardır, aslâ kefereleri görünmez. Ammâ eğer himmet-i Âl-i Osmân olsa Hanya tarafındaki burundan bu Suda'ya varınca el taşı (...) deryâyı beş on pâre gemi gark edüp doldurmak mümkindir, yâhûd karadan darabât-ı top-ı kûb sademâtıyla bu kal‘acığı hâke berâber münhedim etmek emr-i seheldir, ammâ himmet-i azîm ister. Hattâ sene (---) târîhinde Kapudan Voynık Ahmed Paşa bu kal‘aya donanma-i hümâyûn ile eyi hücûm edüp sarılmış, ammâ emr-i Hudâ şehîd olunca cümle gemiler çekilüp gitdiklerinde kal‘anın fethi müyesser olmayup ilâ hâze'l-ân dest-i küffârda bir sûr-ı limandır. Hudâ-yı Müte‘âl fethin müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 285b ·
metinde göster ·