Hikmet-i Hudâ sebeb-i hilkat-i dil: Bir gün bir seyyâh-ı âlem, Orhân Gâzî asrında bu mahalle gelüp keştîbânlara eydür "Oğullar beni karşu tarafa geçirin" der. Gemiciler dervişi karşu geçirmeyüp giderler. Hemân dervîş-i dilrîş-i âlim u âmil u ârif-i billah eteğine toprak doldurup "Biz karşuya bi-emrillahi Te‘âlâ böyle geçeriz" deyü eteğinden türâbı deryâya dökdükçe deryâ kara olup yürüyerek geminin ardı sıra yürür. Gemiciler bu hâli görüp "Meded Sultânım boğazı doldurup ekmeğimize mâni‘ olup İslâmbol'dan İzmit'e gemiler geçmez olur. Lütf edüp gemimize girin" deyü ricâ ederler. Anlar dahi on iki bin adım kadar deryâyı dil gibi doldurdukdan sonra gemiye girerler. Hâlâ anınçün dil derler, bir sivri kumsal burundur. Ve dervîş hazretleri karşu cânibe geçüp keşf [ü] kerâmet etdikleriyçün derhâl rûh-ı pâklerin cânib-i Hakka teslîm edüp Gekbiziye dili iskelesi hânı kurbunda Dil Baba Dede medfûndur. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244a ·
metinde göster ·
… şa, Ebü'l-feth vezîridir. Ol hân anların binâsı olmağıla Hersek dili derler bir
burundur
. Ba‘dehû bu dilden bâdbân-ı keştî açup elli milde,
Ve bu merkûm Hersek[e] dili kurbunda bir hân-ı azîm vardır, âyende vü revende anda mihmân olup karşu tarafda kayıklar gelmeğe muntazır olurlar. Sene (---) târîhinde Hersekoğlu Ahmed Paşa, Ebü'l-feth vezîridir. Ol hân anların binâsı olmağıla Hersek dili derler bir burundur. Ba‘dehû bu dilden bâdbân-ı keştî açup elli milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244a ·
metinde göster ·
… na varınca kırk mildir. Andan Kerenhebe limanından Kerempe burnu Sinop gibi bir
burundur
, ana varınca 70 mildir, bu kayalarda ibret-nümâ hatlar tahrîr olunmuşdur (---).
Ziyâretgâh-ı Amasra: (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Andan nehr-i Kuyu, Bolu ile Kastamonu sancağı mâbeyninde hudûddur. Andan Geduz limanına varınca kırk mildir. Andan Kerenhebe limanından Kerempe burnu Sinop gibi bir burundur, ana varınca 70 mildir, bu kayalarda ibret-nümâ hatlar tahrîr olunmuşdur (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245b ·
metinde göster ·
. Dağlarında ma‘mûr ve âbâdân Urum köyleri vardır. Bu dahi Canik sancağı hükmünd …
İstefani Burnu : Deryâya on mil çıkmış bir sivri burundur. Dağlarında ma‘mûr ve âbâdân Urum köyleri vardır. Bu dahi Canik sancağı hükmünde mahsûldâr köylerdir. Bu burnu ubûr edüp (---) mil cânib-i şimâle (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247b ·
metinde göster ·
… uğumuz Tekye-i Keliğra Sultân, Karadeniz kenarında evc-i âsumâne ser çekmiş bir
burundur
kim fil hortumu gibi deryâya uzanmışdır. İslâmbol'dan Kara Hırmeni ve Köstence …
Yedinci tâbûtu Dobruca krallığından İslâm ile müşerref etdüğü Alî Muhtâr bir tâbût alup bu maksad [u] merâmımız olan Keliğra kayalarında Ejderha mağarasında defn edüp Keliğra kayası nâmıyla iştihâr bulmuş kaya olmağıla Keliğra Sultân derler. Lisân-ı Latînde Keliğra ejder-i heft-sere derler. Fesahat-ı lisân-ı Latin'dir. Anınçün yedi kralda medfûn olup âsitâne-i sa‘âdetleri vardır. Üçü Âl-i Osmân hükmünde ulu âsitânelerdir. Ve her diyârda birer ismiyle müsemmâdır. Ammâ Rûm'da Baba Sultân ve Sarı Saltık Sultân ve Keliğra Sultân derler. Ammâ kâfiristân-ı Hıristiyânistân'da İsvet-i Nikola derler. Cemî‘î millet-i Mesîhiyye gâyet mu‘tekidlerdir. Hâlâ cemî‘î dervîşânları def ve kudûmler çalarak alem-i peykerlerin açarak dîb-i Frengistân'da gezüp pâdişâhâne zevk u safâ edüp tatyîb-i hâtırlarıyla cümle nasârâ mukayyed olup nezerât ve sadakalar ihsânlar edüp beleğan-mâ-belağ mâl-i firâvânlar ile yine âsitânelerine gelirler. Ammâ bu bizim deryâdan halâs olup âsitânesinde mihmân olduğumuz Tekye-i Keliğra Sultân, Karadeniz kenarında evc-i âsumâne ser çekmiş bir burundur kim fil hortumu gibi deryâya uzanmışdır. İslâmbol'dan Kara Hırmeni ve Köstence ve Kili câniblerin özleyen gemiler bu Keliğra kayalarını özleyüp gelir. Yüz elli mil yerden nümâyân âsmâne peyveste olmuş kûh-ı bülendlerdir. Deryâ aşırı karşu şark cânibinde Anadolu tarafında Sinop Burnu bu Keliğra kayalarına mukâbildir. İkisi mâbeyni (---) mildir. Küşâde hevâda Keliğra'dan Sinop dağları Sinop'dan Keliğra dağları seçilir. Ammâ gâyet küşâde hevâ ister. Bu Keliğra kayasının tâ burnunda Keliğra Saltık Sultân bir mağara içinde medfûndur kim ejderhânın gâr-ı karârı idi. Ve yine bu mahalde tekyesi âsitâne-i azîmdir kim ibtidâ bânîsi Dobruca Alî Muhtar binâ etmişdir. Azîzin ağaç kılıcı ve sapanı ve def ve kudûmü ve alemi ve sancağ u bayrakları durur. Ve âsitânesinde müte‘addid hücreleri ve yaz meydânı ve kış meydânlarının cânib-i erba‘asında pâk u pâkîze kurbân postlarıyla döşenmiş her post üzre birer sâhîb-i ma‘rifet ehl-i ilm u fâzıl ve âlim u fâzıl cânlar vardır. Cümlesi ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at mü’min ve muvahhid cânlardır. Evkât-ı hamselerin mescidlerinde edâ eder sâhib-i tertîblerdir. Yüzden mütecâviz âşıkân-ı sâdıkânlardır. Hatta hakîrden sekiz ay Hıfz kırâ’ati üzre 267b Kur’ân-ı Azîm tilâvet etdiler. Bu âsitânenin ve türbe-i pür-envârın revzenleri cümle deryâya nâzırdır. Ve görmeğe muhtâc ibret-nümâ bir matbah-ı Keykâvûs'u vardır. Mu‘allak bir kubbe-misâl dûd-keş bacası vardır. Şeb [u] rûz ale'd-devâm âteş üzre ni‘meti hâzırdır. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Hayrât [u] akârâtı olmayup pârsâ-yı Muhammedî ile geçinir bir alây fakr [ü] fâka erenleridir. Ve işbâzlarında pây-bürehne ve ser-bürehne cevallâkî zeber-dest tüvâna zivinleri var kim her biri aşk-ı ilâhî ile suhte olup pute-i kâlde hâl sâhibi olmuşlar, böyle bir âsitâne-i kübrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 267a–267b ·
metinde göster ·
… vilâyet-i Pulya ve vilâyet-i Kalora burnudur kim deryâya beş yüz mîl çıkmış bir
burundur
. Anın ardı yine Akdeniz kenârında yine vilâyet-i İşpaniye ve vilâyet-i Fransa h …
Bu Körfez'in bu mahal nihâyetinden tûlu cânib-i kıbleye boğaz ağzındaki Mora vilâyetindeki mukâbil Körfez adasına ve Zaklise ve Kefalonya adalarına varınca bu Körfez deryâsının tûlu bin beş yüz mîldir. Beri şimâl tarafı vilâyet-i Mora ve kal‘a-i Ayamavra ve Arnavudluk'dan vilâyet-i Delvine ve vilâyet-i Avlonya ve kal‘a-i Drac ve kâfirin Kotur boğazı ve Nova kal‘amız. Andan vilâyet-i Dobra-Venedik ve vilâyet-i Hersek sâhillerinde vilâyet-i Pirmorya ve kâfirin kal‘a-i İspilet ve kal‘a-i şibenik ve kal‘a-i Zadra ve kal‘a-i Moran ve kal‘a-i Dodoşka'da körfez tamâm olup karşu tarafıyla cenûbdur. İşpaniye vilâyetinde vilâyet-i Pulya ve vilâyet-i Kalora burnudur kim deryâya beş yüz mîl çıkmış bir burundur. Anın ardı yine Akdeniz kenârında yine vilâyet-i İşpaniye ve vilâyet-i Fransa hükümleridir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
Bu iki deniz mâbeyni on konak yere varınca sevâd-ı mu‘azzam bir
burundur
kim Mora vilâyetinde Manya burnu gibi cengelistân ve sengistân yalçın ve bî-hâs …
Bu iki deniz mâbeyni on konak yere varınca sevâd-ı mu‘azzam bir burundur kim Mora vilâyetinde Manya burnu gibi cengelistân ve sengistân yalçın ve bî-hâsıl dağlardır kim nısfına Kara Dağlar ve nısfına Kilimente dağları derler. Kırk yedi bin tüfeng-endâz zîr [ü] zeber-dest Arnavud kâfirleridir kim mukaddemâ İskenderiyye'ye tâbi‘ler idi, cezîre-i Girid gazâsından berü bu kâfirler Venedik'e tâbi‘ olup Kandiye kal‘asına imdâda gider. Ve bu Kilimente burnunda yedi pâre kal‘alar cümle Venedik hükmündedir kim kapudanları Fireng ve askerîsi cümle Arnavud kefereleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35b ·
metinde göster ·
. Bunda dahi gemiler paralanup helâk olurlar. Anda bir ma‘mûr kefere-i Rûm köy[ü …
Demirci burnu: Karadeniz kenârında bir sivri burundur. Bunda dahi gemiler paralanup helâk olurlar. Anda bir ma‘mûr kefere-i Rûm köy[ü] vardır. Gark olan gemilerden çıkan ümmet-i Muhammed'i bu kefereler şehîd ederler. Andan yine cânib-i garba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
Ve bu kulleden 9 sâ‘at cânib-i şimâle gidüp bir ince
burundur
. Azak deryâsın bulmuş(?) sebzezâr çemenzâr bir vâdî-i lâlezârdır kim iki tarafı …
Ve bu kulleden 9 sâ‘at cânib-i şimâle gidüp bir ince burundur. Azak deryâsın bulmuş(?) sebzezâr çemenzâr bir vâdî-i lâlezârdır kim iki tarafı Azak deryâsıdır. Bu burun içinde cümle Kırım halkının hayvânâtları otlayup gezerlerken Kalmık küffârı bu buruna Azak denizi sığlarından yol bulup bu burunda olan cümle Kırım halkı hayvânâtların sürüp götürdükde yine Mehemmed Geray Hân Or kal‘ası kapusundan Kalmığ'a yetişüp cümle hayvânâtları Kalmığa bırakdırup halâs etdi, ammâ Kalmık sihr edüp halâs olup kırılmadı. Ba‘dehu bu mezkûr burunun tâ ucuna bir kal‘a yasadup ismine Çikişke deyü nâm verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143a ·
metinde göster ·
Anıniçün hâlâ Vostiçse tarafından bir mîl kadar yer kumsal
burundur
kim ucunda bir hânı vardır. Mora'dan İnebahtı'ya iskele ol burundadır. Hâlâ ol …
Anıniçün hâlâ Vostiçse tarafından bir mîl kadar yer kumsal burundur kim ucunda bir hânı vardır. Mora'dan İnebahtı'ya iskele ol burundadır. Hâlâ ol kerâmât-ı aliyye bu Badra'da âsûde olan Sarı Sıddîk Sultân'ındır. Niçe keşf [ü] kerâmetleri dahi vardır, ammâ bu kerâmeti ızhâr etdiğiyçün âhirete intikâl etmişlerdir. Hakkâ ki Rûm tevârîhlerinde çok menâkıbların yazmışlardır. Anların tahrîri üzre bu azîz Âl-i Osmân'ın Osmâncık pâdişâhı asrında Hacı Bektaş-ı Velî halîfesi imiş, eyle terkîm etmişler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 262a ·
metinde göster ·
… m Holumiç kal‘asından Holumiç burnu yigirmi mîl poyraz rûzgârı üzre gidilir bir
burundur
kim tâ Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus'dan çıkan gemiler bu burnu üzlerler.
Ve bu bizim Holumiç kal‘asından Holumiç burnu yigirmi mîl poyraz rûzgârı üzre gidilir bir burundur kim tâ Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus'dan çıkan gemiler bu burnu üzlerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
… derler. Ve Holumiç burnu bu kayacığın cânib-i şarkında Mor[a] kıyısında bir âlî
burundur
, ammâ etrâfı ifrât ile sığlıkdır ve ormanlar ile sıklıkdır. Mezkûr Holumiç burn …
Ve bu cezîre bir ulu yaylalı dağdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi seksen mîldir kim Mora cezîresine on mîl karîbdir. Ve Mora ile adaya karîb mâbeynde bir 263b ulu kaya vardır kim de[r]yâ içindedir. Gemiler ol kayaya karîb varmağa ihtirâz ederler. Ve Holumiç burnu bu kayacığın cânib-i şarkında Mor[a] kıyısında bir âlî burundur, ammâ etrâfı ifrât ile sığlıkdır ve ormanlar ile sıklıkdır. Mezkûr Holumiç burnuna karîb gemiler varmayalar. Mellâh keştîbânlar ihtirâz edeler. Hattâ küffâr zamânı bu Holumiç burnunda fânûs yakarlarmış. Cümle rübbân-ı mellâhân gece ile ol fânûsu görüp ol buruna yakın varmazlarmış. Hâlâ fânûs kullesi eseri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a–263b ·
metinde göster ·
… sek dağlardır. Ve lodosa mukâbil olan yerinde bir yumru burun vardır, gâyet âlî
burund[ur]
kim Kav Sansi burnu derler. Mağribden gelen gemiler ol burnu seçüp Kefalonya'dı …
Ve mezkûr Kefalonya adası dağlı ve taşlı ve bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulu ve ni‘metleri vâfir ve berekâtları mütekâsir bir vâsi‘ adadır. Hattâ deryâdan biz gelirken bu adanın alâmeti oldur kim günbatısı tarafları gâyet yüksek dağlardır. Ve lodosa mukâbil olan yerinde bir yumru burun vardır, gâyet âlî burund[ur] kim Kav Sansi burnu derler. Mağribden gelen gemiler ol burnu seçüp Kefalonya'dır derler, ammâ bu burunda bir taş vardır, gemilere andan ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
kim limandan a‘lâ sığınacak burundur kim limanına yüz pâre gemiler girüp yatır. …
Bir azîm yüksek burundur kim limandan a‘lâ sığınacak burundur kim limanına yüz pâre gemiler girüp yatır. Her tarafında âb-ı hayât suları var. Cezîre-i Girid'in bu cânibi sevâhil olmağile hurmâsı ve inciri ve nârı ve zeytûnu ve nârenci ve limonu ve sükker kamışı hâsıl olur. Karşusu Arabistân olmak ile gûyâ bu mahaller Mısır gibi gâyet mahsûllü ma‘mûr kurâları vardır. Ve bu burun mukâbelesinde cenûba nâzır mahallerde deryâ içre ufacık adacıkları var kim Lotrak adaları derler, yabânî keçileri gâyet çokdur, zîrâ benî âdemsiz ıssız cezîreciklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
Bir azîm yüksek burundur kim limandan a‘lâ sığınacak
burundur
kim limanına yüz pâre gemiler girüp yatır. Her tarafında âb-ı hayât suları var. …
Bir azîm yüksek burundur kim limandan a‘lâ sığınacak burundur kim limanına yüz pâre gemiler girüp yatır. Her tarafında âb-ı hayât suları var. Cezîre-i Girid'in bu cânibi sevâhil olmağile hurmâsı ve inciri ve nârı ve zeytûnu ve nârenci ve limonu ve sükker kamışı hâsıl olur. Karşusu Arabistân olmak ile gûyâ bu mahaller Mısır gibi gâyet mahsûllü ma‘mûr kurâları vardır. Ve bu burun mukâbelesinde cenûba nâzır mahallerde deryâ içre ufacık adacıkları var kim Lotrak adaları derler, yabânî keçileri gâyet çokdur, zîrâ benî âdemsiz ıssız cezîreciklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
Cezîre-i Girid'in bir köşesinde vâki‘ olup şarka nâzır bir püşte-i serâmed
burundur
kim Mısır yolunda bir azîm kal‘adır. Bunu küffâr Deli Hüseyin Paşa asrında bıra …
Cezîre-i Girid'in bir köşesinde vâki‘ olup şarka nâzır bir püşte-i serâmed burundur kim Mısır yolunda bir azîm kal‘adır. Bunu küffâr Deli Hüseyin Paşa asrında bırağup Kandiye'ye firâr etmişlerdi, hâlâ cümle der-i dîvârları yerde yatır. Ammâ bu kal‘anın olduğu burundaki limanda sekiz rûzgâr-ı zorkârdan mahfûz limandır kim bu liman kurbunda üç aded limanlar dahi vardır ammâ isimleri ma‘lûmum değildir. Gâyet latîf ve âb-ı hayât suları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322b ·
metinde göster ·
… up Akdeniz içinde üç yüz mîl yerden nümâyân evc-i âsımâna ser çekmiş bir kayalı
burundur
.
Beş yüz pâre gemi alup ağzı cânib-i şarka bir liman-ı azîm olup cemî‘i Arabistân ve Frengistân'dan kopan gemilerin ubûrgâhıdır kim Manya'nın tâ burnunda vâki‘ olup Akdeniz içinde üç yüz mîl yerden nümâyân evc-i âsımâna ser çekmiş bir kayalı burundur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336b ·
metinde göster ·
… r. Susam cezîresinden çıkan gemi bu burunu üzler, keştîbânlar mâbeyninde meşhûr
burundur
. Ve gâyet mahûf u muhâtara girdâb yerdir. Hattâ keştîmiz az kaldı kim zifoz sağ …
Anı ubûr edüp Teke burnu nâm bir mahûf yerdir. Susam cezîresinden çıkan gemi bu burunu üzler, keştîbânlar mâbeyninde meşhûr burundur. Ve gâyet mahûf u muhâtara girdâb yerdir. Hattâ keştîmiz az kaldı kim zifoz sağanağından kapanayazdı. Ammâ hamd-i Hudâ keştîbânlarıımız gâyet üstâd idiler. Derhâl dümeni rûzgârın altına çevirüp gemimiz halâs oldu. Bu girdâbdan halâs olup giderken Susam boğazından beri iki pâre kâfir kalyonu ve iki pâre tartına firkate ve iki küçük ıskanpaviye nâm gemiler bizi görünce cümle levendâtlarımız âlât-ı silâha el edüp hâzırbâş oldular. Hemân re’îsimiz Hatîboğlu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63a ·
metinde göster ·
. Bir cânibi Sönbeki adası kıyılarıdır. Ve bir cânibi Gökova körfezidir. Ancak b …
Ve bu mahal garbdan şarka seksen mîl bir burundur. Bir cânibi Sönbeki adası kıyılarıdır. Ve bir cânibi Gökova körfezidir. Ancak bir burun üzre bu kazâ kurâları âsî tüfeng-endâz kavimdir. Ammâ bizden üç gün evvel Malta gemileri bu kenâre asker döküp kurâları gâret edüp zahâyir ve esîr almak murâd edinüp asker döker. Mezkûr âsî Türkler fi'l-hâl yedi sekiz bini bir yere cem‘ olup hemân leb-i deryâya seğirdüp kâfir gemilerin kayalar mâbeyninden kurşum ile döğe döğe alarka ederler. Beri cânibde küffâr karada kalup aslâ birisi halâs olmayup dendân-ı tiğden geçirüp bakıyyetü's-seyfi Y 110a esîr edüp dağlarında keçi güderler idi. Gerçi mel‘ûn kavimdir, ammâ gâyet bahâdır ve pehlivân ve tüvânâ kavimdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109b–Y110a ·
metinde göster ·
Cezîre-i Batnü'l-bakar nâm mahal Nîl-i mübârek vasatında bir
burundur
kim Nîl-i mübârek ol mahalde iki bölük olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli …
Cezîre-i Batnü'l-bakar nâm mahal Nîl-i mübârek vasatında bir burundur kim Nîl-i mübârek ol mahalde iki bölük olur. Hazret-i Nûh'dan sonra bu mahalli Seyf-i Zülyezen kesüp iki şak etmişdir. Sol tarafda garba cereyân eden Nîl bender-i Reşîd'e gidince (---) mîldir. Beri sağ tarafda şimâle cereyân eden Nîl bender-i Dimyât'a varınca (---) mîldir. Bu iki Nîl'in mâbeyninde olan cezîre-i azîmdir. İki kâşiflik hükûmetdir, biri Garbiyye hâkimidir, biri Menûfiyye hâkimidir. Bin pâre kurâ-yı âbâdân ile müzeyyen bir cezîre-i azîmdir. Tâ vasatında Garbiyye hâkinde Tanta nâm bir kasabada Seyyid Ahmed el-Bedevî medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279b ·
metinde göster ·
Ve burnundan girüp çıkan rûzgâr mahalli başkadır. Burnu sommâkî
burundur
, kulakları vâsi‘dir, dişleri at dişi gibidir. Ammâ iki dişi birer yanında birer …
Ve burnundan girüp çıkan rûzgâr mahalli başkadır. Burnu sommâkî burundur, kulakları vâsi‘dir, dişleri at dişi gibidir. Ammâ iki dişi birer yanında birer karış uzuv yerlerinden taşra çıkmışdır, ucları rumh-ı sinândan nişân verir. Gerdeni gâyet kasîrdir, ammâ omuzuyla ve dûşuyla berâber yekpâre bir gerden-i kûtehdir. Yelesi tâ yerde sürünür, büklüm ve büklüm fitîle fitîle olmuşdur. Perçem yerinde bir şâha var, perçemi yokdur. Q 323bP 320b Ve şikemi Husrevânî küp kadardır. Ve husseteyni yine at gibi. Ve çârpâsı câmûs-ı azîm pâları gibi amûd-vâr kısa ve kalın ve çatal tırnaklı ayaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y411a ·
metinde göster ·