… enleri vardır. Eyyâm-ı şitâda Tuna değirmenleri battâl olur, zîrâ gemileri Tuna
buzuna
tahammül edemeyüp pârelenir. Bir gûne gemiler üzre ibret-nümâ değirmenlerdir ki …
Der-âsiyâb-ı dakîk-i tahhân-ı ma‘dûdân: Ümmeten yüz elli aded at ve sığır çevirir un değirmenleri vardır. Eyyâm-ı şitâda Tuna değirmenleri battâl olur, zîrâ gemileri Tuna buzuna tahammül edemeyüp pârelenir. Bir gûne gemiler üzre ibret-nümâ değirmenlerdir kim bir diyâr nehrinde yokdur, illâ Tuna'da {vardır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86b ·
metinde göster ·
… en suyu donup cür’et sâhibi olan tüvânâ yiğitler kış kıyâmet demeyüp nehr-i Ten
buzunu
delüp buz deliklerine pereme ve kayık ve çırnık kadar balıklar buz deliklerine …
Ve kışı şedîd olduğundan sekiz ay ve beş ay Azak deryâsı ve nehr-i Ten suyu donup cür’et sâhibi olan tüvânâ yiğitler kış kıyâmet demeyüp nehr-i Ten buzunu delüp buz deliklerine pereme ve kayık ve çırnık kadar balıklar buz deliklerine soluklanmağa gelince şehbâz yiğitler balıkları harbalar ve oltalar ve çengâller ile balıkları sayd edüp fürûht ederler. Ba‘zı âdem kendileri yer, ba‘zılar atlarına ve gayri hayvânâtlarına balık verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
… âü'l-hüsnâ ve mu‘avvezeteyni sıdk i‘tikâd ile okuduklarınca sihr ile peydâ olan
buzun
sihri bâtıl olup buz delinüp kimi halâs olup kimi gark olurdu. Hemân bu hâl-i p …
Meğer bu gark olanlar esmâü'l-hüsnâ ve mu‘avvezeteyni sıdk i‘tikâd ile okuduklarınca sihr ile peydâ olan buzun sihri bâtıl olup buz delinüp kimi halâs olup kimi gark olurdu. Hemân bu hâl-i pür-melâli Kalmık görüp paşa yanına gelüp başından kalpağın yere urup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193b ·
metinde göster ·
… bir kerre her tarafdan toplar gibi kütleyüp buzlar pâre pâre olup ân-ı vâhidde
buzundan
nâm u nişân kalmayup mahv oldu. Gûyâ evvel dahi bu nehr-i azîm üzre buz tonmayu …
Hemân ki kal‘a minâresinden mü’ezzin bir kerre derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden "Allâhu ekber, Allâhu ekber" deyüp gülbâng-ı Muhammedîye rehâ buldurunca hemân bi-emrillâhi te‘âlâ ol sihr ile müncemid olan buzlar bir kerre her tarafdan toplar gibi kütleyüp buzlar pâre pâre olup ân-ı vâhidde buzundan nâm u nişân kalmayup mahv oldu. Gûyâ evvel dahi bu nehr-i azîm üzre buz tonmayup bir hayâl-i hâb idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194a ·
metinde göster ·