… altmış beşinci fasıl / Şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîm bender-i âbâdân Üsküdar'ın
câmi‘ ü
medâris ve hân ü hammâmları ve gayrı âsâr-ı binâların ayân u beyân eder
İki yüz altmış beşinci fasılŞehr-i azîm ve bilâd-ı kadîm bender-i âbâdân Üsküdar'ın câmi‘ ü medâris ve hân ü hammâmları ve gayrı âsâr-ı binâların ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141a ·
metinde göster ·
… abası körfezine ayağı cereyân eder. Etrafında kırk beş pâre bağlı ve bâğçeli ve
câmi‘ [ü]
hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kurâlar ile tezyîn olmuş buhayredir. İçin …
Kal‘anın cânib-i garbında devri altmış mil bir buhayre-i azîmdir. İçine yedi yerden uyûn-ı cârîler munsab olup cânib-i garbında Gemleyik kasabası körfezine ayağı cereyân eder. Etrafında kırk beş pâre bağlı ve bâğçeli ve câmi‘ [ü] hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kurâlar ile tezyîn olmuş buhayredir. İçinde otuz aded sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. En ednâ umku yiğirmi kulaçdır. Cânib-i erba‘asın bir atlı âdem bir günde devr etmek mümkindir ve gâyet âb-ı hayâtı olduğundan bunda olan yetmiş altı elvân mâhî-i gûnâ-gûnlar bir buhayrâtda yokdur. Husûsan cümleden elhalinübe (?) balığı ve alabalığı ve sala balığı meşhûr-ı âfâkdır kim aslâ balık râyihası yokdur ve gâyet lezîz çobrası ve tavası olup serî‘ü'l-hazm olduğundan mâ‘ada mukavvîdir. Cümle sayyâdlar bu mâhîleri Yenişehir'e ve kasaba-i Gemleyik'e ve kasaba-i Bâzârköyü'ne götürüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 6a ·
metinde göster ·
… bbede üç yüz altmış altı lüle mâ-i zülâl ol kubbeden şehre taksîm olunup cemî‘i
câmi‘ ü
mesâcid ve hammâm u hânlara ve cümle a‘yân sarâylarına andan taksîm olup şehr-i …
Şehrengîz-i zülâl-i âb-ı hayvân: Bu kal‘a hâricinde bir mâ-i câriye taksîmi içün bir kubbe bînâ olunmuş. Ol kubbede üç yüz altmış altı lüle mâ-i zülâl ol kubbeden şehre taksîm olunup cemî‘i câmi‘ ü mesâcid ve hammâm u hânlara ve cümle a‘yân sarâylarına andan taksîm olup şehr-i Konya reyy olup cümle bâğları reyy eder. Tulû‘ı cebel-i Merâm'dır. Ba‘dehû Konya sahrâsında buhayre olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 13b ·
metinde göster ·
… mahsûs kârgîr binâ dârü't-tedrîs ve dârü'l-hadîsleri yokdur ammâ yedi yerde ve
câmi‘ ü
mesâcidlerde cemî‘i ulûm görülür. Husûsen ders-i âm (---) Efendi fuzalâ-yı zû-f …
Der-sitâyiş-i medrese ve dârü'l-hadîs: Gerçi İslâmbol ve gayri şehirler gibi mahsûs kârgîr binâ dârü't-tedrîs ve dârü'l-hadîsleri yokdur ammâ yedi yerde ve câmi‘ ü mesâcidlerde cemî‘i ulûm görülür. Husûsen ders-i âm (---) Efendi fuzalâ-yı zû-fünûn âlim kimesnedir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 23a ·
metinde göster ·
… hr-i Edirne içre cemî‘i çeşmesârlara ve sebîlhâne-i atşânlara ve hammâm u hân u
câmi‘ ü
hânedânlara taksîm ve cârî olan uyûn-ı câriyeler (---)(---)(---)(---) dağlar …
Bâlâda üç aded enhâr-ı azîmlerinden Arda ve Meriç ve Tunca nehirlerinin tulû‘ [u] gurûbları mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu şehr-i Edirne içre cemî‘i çeşmesârlara ve sebîlhâne-i atşânlara ve hammâm u hân u câmi‘ ü hânedânlara taksîm ve cârî olan uyûn-ı câriyeler (---)(---)(---)(---) dağlarından ve kıyık bayırlarından gelüp şehrin cemî‘i imâristânını reyy eder âb-ı hayâtdan nişân verir âb-ı zülâllerdir kim İslâmbol'da Eskisarây kapusunun önündeki çeşmesârın lezzetinde bir lezîz mâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163b ·
metinde göster ·
… kyesi yokdur. Hemân kubbesiz bir kabr-i pür-envârdır. Bu şehrin ekseriyyâ hân u
câmi‘ ü
medrese ü tekye ü hammâmının binâların cümle Süleymân Hân mi‘mârı Koca Sinân bi …
Ziyâret-i Kurd Baba: Fukarâ-yı Bektâşiyân'dandır, ammâ tekyesi yokdur. Hemân kubbesiz bir kabr-i pür-envârdır. Bu şehrin ekseriyyâ hân u câmi‘ ü medrese ü tekye ü hammâmının binâların cümle Süleymân Hân mi‘mârı Koca Sinân bin Abdülmennân Ağa'nın kârıdır. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169b ·
metinde göster ·
… ayası dibinden değirmânlar döndürür âb-ı hayât kaynak su çıkup şehir içre hân u
câmi‘ ü
imâret ve hammâmları ve niçe hânedânların bâğçelerin saky edüp kal‘adan taşra g …
Tebrîz kapusudur: Kim beş kat eğri ve büğrü yollu kapulardır. Hisâr eri ve azeb-i hisâr şeb [u] rûz bu kapular mâbeyninde dîdebânlık ve nigehbânlık edüp dakku'l-hanak ile tavla ve şatranç oynayup herkes bir işgâlde pâsbânlık ederler. Ve bu kapunun iç yüzünde Deveboynu ve Kesik kal‘a kayası dibinden değirmânlar döndürür âb-ı hayât kaynak su çıkup şehir içre hân u câmi‘ ü imâret ve hammâmları ve niçe hânedânların bâğçelerin saky edüp kal‘adan taşra gider. Bu kaynak ayn-ı zülâl mahrecinde bir ma‘bedhâne-i kadîm vardır. Anda cümle Tebrîz kapusu dîdebânları ibâdet edüp buz pâresi-misâl âb-ı zülâlinden nûş edüp Tebrîz kapusun beklerler. Ve ikinci,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… Sanasun: Salmas hudûdunda bir vâsi‘ çemenzâr sahrâda bin hâneli bâğ u bâğçe ve
câmi‘ ü
hân u hammâmlı bir kend-i ma‘mûrdur. Lâkin çârsû-yı şâhîsi olmayup Murâd Hân'ın …
Kend-i Sanasun: Salmas hudûdunda bir vâsi‘ çemenzâr sahrâda bin hâneli bâğ u bâğçe ve câmi‘ ü hân u hammâmlı bir kend-i ma‘mûrdur. Lâkin çârsû-yı şâhîsi olmayup Murâd Hân'ın otağı yerinde hafta bâzârı durur. Andan 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 288b ·
metinde göster ·
… mûr u âbâdân kendlerdir kim her biri ikişer üçer bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ve
câmi‘ ü
hân u hammâm ve çârsû-yı şâhlı kend-i mu‘azzamlardır. Ve cümle kırk bir pâre ka …
Ve bir bezzâzistânı vardır kim gûyâ kal‘adır. Çâr dervâzesi Çârbâğ'a ve bâzâr-ı kâga mekşûfdur. Cümle kıbâblar ile ârâste vü dollâblar ile pîrâste olmuş bâzâr-ı hüsündür. Ankâ hâcegânları vardır. Cemî‘i diyârın kâlâyî vü âlâyî, kâmhâ ve hârâ vü dârâyî vü zîbâ vü şîb ü zerbâfı bî-kıyâsdır. Ammâ nânbâzları ve aşbâzlarına aşk olsun. Ve hâkimlerinin narh-ı Şeyh Safî deyü zabt u rabtlarına ve sikkelerinin pâkliğine aşk olsun. Abbâsî ve Bisitîlerinde "Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah, Alîyyün veliyyullah" yazar. Bu sikke üzre hilâf eden âdemi ve sikkeyi kalp edüp kesen âdemi ol ân amân u zamân vermeyüp katl ederler. Cemî‘i bâzârlarında cümle me’kûlât [u] meşrûbâtı bey‘ edenler vezn-i Alî ile fürûht ederler. Hatta buğday ve yumurtayı ve pişmiş tavuğu ve beyâz nânı ve'l-hâsıl cümle eşyâ-yı âvânîyi terazü ile fürûht ederler. Hattâ aşbâzlar bile çobra ve kebâb ve pilavı dahi vezn ile fürûht ederler. Kim kâdirdir kim narh-ı Safî üzre hilâf ide? Hîlebâzın gözüne milçe ve başına kızgın tas oturdurlar, niçesinün ödün çıkarırlar ve niçesinün karnın yarup yüreğin çıkarırlar. Gâyet zabt [u] rabt-ı Alî vardır. Bu şehrin cemî‘i imâretlerin ve bâğ u müşebbek bostânların reyy edüp ahâlîsinin nûş etdüği âb-ı hayâtlar bu şehrin cânib-i garbîsinde Çevlân dağlarından ve Harîr ü Enzelî kûhlarından gelüp bu şehri saky edüp cânib-i şarkda buhayre-i Rûmiyye'ye rîzân olur. Bu ülke-i Rûmiyye cümle yüz elli pâre ma‘mûr u âbâdân kendlerdir kim her biri ikişer üçer bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ü hân u hammâm ve çârsû-yı şâhlı kend-i mu‘azzamlardır. Ve cümle kırk bir pâre kasabadır ve cümle elli pâre kılâ‘-ı metînelerdir. Ha denilse bu ülkeden yigirmi bin asker çıkar, ammâ üç kerre yüz bin re‘âyâ tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295a ·
metinde göster ·
… Salmas hânlığı hâkinde bir vâsi‘ fezâda bin beş yüz hâneli ve bâğ u bâğçeli ve
câmi‘ ü
hân u hammâmı ve elli kadar dükkânlı kasaba-misâl bir kend-i ra‘nâdır. Cümle ha …
Menzil-i kend-i Şâhseven: Salmas hânlığı hâkinde bir vâsi‘ fezâda bin beş yüz hâneli ve bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ü hân u hammâmı ve elli kadar dükkânlı kasaba-misâl bir kend-i ra‘nâdır. Cümle halkı şâhsevenlerdir kim hîn-i cengde şâh elinden dolu ayak çakır içenlerdir kim cümle teberrâî kızıl Kızılbaş-ı evbâşlardır ammâ gâyet ekin ocağı olduğundan ekseriyyâ halkı dükeli dihkânîlerdir. Ve hemî âb-ı revânları zîr-i zemînden revân idiserdir kim âb-ı yah-pârelerdir. Andan 3 sâ‘at yine şimâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300a ·
metinde göster ·
… ûka itâ‘at edüp şehri gâret olunmadığından köhne binâ hâne-i zîbâları vardır ve
câmi‘ ü
hân u hammâm u çârsû-yı şâhîsi vardır. Hevâsı gâyet latîf olduğundan necîb ü re …
Irâk-ı Acem'de hâk-i Gazvîn'de hâlâ sultânlıkdır kim bin nökere mâlik Pîr Yâr Sultân'dır. Bânîsi Âl-i Abbâsiyân'dan el-Müstekfî Billah'dır. Gazûb pâdişâh olmağile oğlu el-Müstemsik Billah'ı bu kende nefy-i beled edüp bu kal‘ayı evlâdı haps olmağiçün binâ edüp ismine anınçün Deylem dediler. Hâlâ Deylem-i Irâk derler, ya‘nî Irâk zindânıdır. Irâk-ı Arab deylemi Kudüs kurbünde kal‘a-i Kerek'dir. Rûm'da mahbeshâne kal‘a-i Rodos'dur. Diyâr-ı Acem'de deylem kal‘a-i Kahkahâ'dır, diyâr-ı Kırım'da kal‘a-i Menkup'dur, diyâr-ı Leh'de kal‘a-i Kamaniçse'dir, diyâr-ı Budin'de Usturgon kal‘asıdır ve diyâr-ı Alman'da kal‘a-i Pojon'dur. Bu mezkûr kal‘alar cümle zikr olunan diyârların esfeli gibi sicin deylemleridir. Ammâ bu Deylem-i Irâk cümleden eşeddir. Gerçi sarp kayalı değildir ammâ binâ cihetinde Deylem-i Müstekfî deyü nâm-ı bed-nâm vermişdir. Lâkin cirimde Sorhbîd kal‘asına mânenddir. Kûh-ı Deylem dâmeninde bir pest-pâye püşte üzre nümâyişli bir kal‘a-i sicn-i Irâk'dır. Aşağı varoşu ancak iki bin hânedir ammâ binâları gâyet atîkdir. Halkı ulemâ olmağile her mülûka itâ‘at edüp şehri gâret olunmadığından köhne binâ hâne-i zîbâları vardır ve câmi‘ ü hân u hammâm u çârsû-yı şâhîsi vardır. Hevâsı gâyet latîf olduğundan necîb ü reşîd püserleri ve ders-i Aristo Şâfi‘îyyü'l-mezheb âdemleri vardır. Hatta Tefsîr-i Deylemî sâhibi (---)(---) hazretlerinin maskat-ı re’sleri bu şehr-i imâr olduğiçün Tefsîr-i Deylemî derler. Bâğ u bâğçesi ve meyvesi firâvândır. Andan gendümü danedâr sorh-endâmdır. Lâkin nânı gâyet lezîzdir kim gûyâ nân-ı Hemedân'dır. En a‘lâ ve matîf gendümü Kal‘atü'l-Mut binâ olduğu Rudbâr nâhiyesinden gelir ammâ terbiye ile hûb nânı olur. Bu şehir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 317a ·
metinde göster ·
… münde imiş. Hâlâ Mihribân kal‘ası hükmünde sekiz yüz hâneli ve bâğ u bâğçeli ve
câmi‘ ü
hân u hammâmlı ve çârsû-yı şâhîli kend-i mu‘azzamdır. Andan yine cânib-i kıbley …
Kend-i Badanlıca: Mukaddemâ Şehrezûl hükmünde imiş. Hâlâ Mihribân kal‘ası hükmünde sekiz yüz hâneli ve bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ü hân u hammâmlı ve çârsû-yı şâhîli kend-i mu‘azzamdır. Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 318a ·
metinde göster ·
… m ider. Ba‘dehû sene 240 târîhinde el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn-i Âl-i Eyyûb bir
câmi‘ ü
imâret ve bir kubbe-i azîm binâ edüp hâlâ derûn-ı Mısır'da Hân Halîl kurbünde M …
Ba‘de'l-inkırâz-ı Emeviyyûn Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mustansır Billah Mısır'da hâkim iken re’s-i şerîf üzre bir kubbe-i müfîd ü muhtasar inşâ edüp Meşhed-i İmâm Hüseyin nâm ider. Ba‘dehû sene 240 târîhinde el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn-i Âl-i Eyyûb bir câmi‘ ü imâret ve bir kubbe-i azîm binâ edüp hâlâ derûn-ı Mısır'da Hân Halîl kurbünde Meşhed-i İmâm Hüseyn nâmıyla meşhûr-ı âfâk ziyâretgâh-ı erbâb-ı müştâkdır. Sene 1091 târîhinde Vâlî-i Mısır Abdurrahmân Paşa muhibb-i Hânedân olmağile bir kise guruş masrûf edüp yevm-i Âşûra'da şehîd olmağile İmâm Hüseyin ol leyle-i mübârekde Abdurrahmân Paşa bir mevlûd-i şerîf etdirmişdir. Re’s-i İmâm Hüseyin şehr-i Mısr'a geleli olmamışdır, tâ sabâha dek cemî‘i çârsû-yı bâzârlar küşâde olup cemî‘i minâreler ve şâhrâh dükkânlar niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân olup şehr-i Mısır arûs-ı Ümm-i dünyâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350a ·
metinde göster ·
… n ba‘îd şehr-i Ummân'a karîb şehirdir, ammâ ol kadar ma‘mûr değildir. Ammâ yine
câmi‘ ü
hân i hammâm vü medrese ve imâretleri (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) …
Kal‘a-i Sahhâr: Vilâyet-i Ummân ile cezîreden ba‘îd şehr-i Ummân'a karîb şehirdir, ammâ ol kadar ma‘mûr değildir. Ammâ yine câmi‘ ü hân i hammâm vü medrese ve imâretleri (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b ·
metinde göster ·
… r. Şehri bir vâsi‘ çemenzâr fezâda nehr-i Kârûniyye kurbünde altı bin hâneli ve
câmi‘ ü
hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârlı şehr-i şîrîndir. Mahbûb u mahbûbesi dahi şîrîn …
Sene (---) târîhinde Kör Hudâbende Şâh'ın Durak Hân nâmında bir benâm hânı vilâyet-i Hürmüz'ü Portukal Firengî destinden feth etdiği sene-i mezkûrde bu hâk-i amber-pâke geldikde bu şehri Durak Hân âbâdân etdiğiyçün şehr-i Durak derler. Dal-ı mazmume ve vâv-ı müczem râ-yı meftûh ve elif-i meskûn ve kaf-ı müczem ile Duvrak şehri derler. Başka hânlıkdır kim üç bin nökere mâlikdir ve on iki aded hâkimi mukarrerdir. Şehri bir vâsi‘ çemenzâr fezâda nehr-i Kârûniyye kurbünde altı bin hâneli ve câmi‘ ü hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârlı şehr-i şîrîndir. Mahbûb u mahbûbesi dahi şîrîn zebân ve marâlî vü gazâlî gözlü ve münevver yüzlü Arab u Acem mahbûbları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 365a ·
metinde göster ·
… l-i ülke-i Oraman: Bir dere kenârında hakkâ ki orman hıyâbânlı bâğ u bâğçeli ve
câmi‘ ü
hân u hammâmlı çârsûsuz bir ma‘mûr u âbâdân bin beş yüz hâneli belde-i ma‘mûrdu …
Menzil-i ülke-i Oraman: Bir dere kenârında hakkâ ki orman hıyâbânlı bâğ u bâğçeli ve câmi‘ ü hân u hammâmlı çârsûsuz bir ma‘mûr u âbâdân bin beş yüz hâneli belde-i ma‘mûrdur. Bu kendin hâyilindeki kûh-ı bülend üzre kal‘a-i Cihân Şâh nâm bir kal‘a-i tamâm vardır kim Âzerbaycân şâhlarından Cihân Şâh binâ etmeğile anın ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ma‘mûr u âbâdândır ammâ bu mahalde sayd-ı şikâre taraş ve tola ve çapar ve araş zağarlar ile ve Bağdâd ve Urfa küçüğü tazılarımızla şikâra gidüp kal‘a-i Cihân Şâh'ı temâşâ edemedik ammâ mesâfe-i ba‘îdeden seng-binâ bir kal‘a-i metîn-i ra‘nâ nümâyân idi. Ahâlî-i vilâyetin takrîri üzre bunu da Süleymân Hân asrında Cihân Beğ nâm bir mîr-i hümâm bu kal‘ayı yine Baltacı Mehemmed Paşa'ya teslîm-i miftâh edüp mutî‘ olur. Ammâ ahâlîsi cümle Ekrâd-ı Şâfi‘îdir. Mîr-i aşîretlerinin ismi Şems-i Alî'dir. Ellerinde hatt-ı şerîfleri var kim, "Eğer Acem ve eğer Osmânlı gâlib olup Şehrezûr zor-ı bâzû ile her kimde ola bu kavim ana tâbi‘ ola." deyü ellerinde yarlığ-ı belîğleri var ve ülkenin cânib-i şarkîsinde Hemedân ve Dergezîn-i Acem beş konak yakındır. Cânib-i kıblesinde dahi kal‘a-i Musul beş menzil yerdir. Ve cânib-i şimâlinde kal‘a-i İmâdiyye dahi beş menzil zemîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 374a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Zıbarı-yı Alî: Bu dahi Akra hâkinde beş yüz hâneli ve
câmi‘ ü
medrese ü hammâm ü bâğlı u bâğçeli ve âb-ı hayât dereli kend-i latîfdir. Andan …
Menzil-i karye-i Zıbarı-yı Alî: Bu dahi Akra hâkinde beş yüz hâneli ve câmi‘ ü medrese ü hammâm ü bâğlı u bâğçeli ve âb-ı hayât dereli kend-i latîfdir. Andan yine şimâle 3 sâ‘atde dağlar aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 374b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Legandır: Akra hâkinde üç yüz hâneli
câmi‘ ü
hân u hammâmlı ve besâtînli ma‘mûr kenddir. Bu mahalde Murtezâ Paşa efendimizin …
Menzil-i karye-i Legandır: Akra hâkinde üç yüz hâneli câmi‘ ü hân u hammâmlı ve besâtînli ma‘mûr kenddir. Bu mahalde Murtezâ Paşa efendimizin hedâyâ atlarından biri bir kayadan uçup pâre pâre oldu. Andan yine taraf-ı şimâle meyyâlce 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 374b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i (---)(---) : Bu dahi Cizre hâkinde
câmi‘ ü
medrese ve bâğ u bâğçeli Ekrâd köyüdür. Andan yine cânib-i şimâle meyyâl ne‘ûzü …
Menzil-i karye-i (---)(---) : Bu dahi Cizre hâkinde câmi‘ ü medrese ve bâğ u bâğçeli Ekrâd köyüdür. Andan yine cânib-i şimâle meyyâl ne‘ûzü Billah sengistân ve sa‘b u gazabistân yerlerin yüz bin renc [ü] anâ ile (---)(---) nâm mahalde Aşdı beği hâkine kadem basdık. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 388a ·
metinde göster ·
… verir yedi bin pâre ma‘mûr kefere köyleri vardır. Anlarda mü’min ve muvahhid ve
câmi‘ ü
mesâcid misilli imâretler yokdur, lâkin Budin gâzîlerinden bu köylere varup gel …
Ve kazâsı sancağında cümle yigirmi bir kazâ yerdir. Ve cümle bin altmış aded kurâlardır. Ve cümle Budin eyâletinde üç yüz on altı aded kılâ‘ ve palankalardır. Ve cümle cümle on sancak yer eyâletinde üç bin tokuz yüz aded ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâlardır. 79a Ammâ cemî‘i etrâf-ı eyâletinde dârü'l-harb olan müşâsında iki kılıç altında, ya‘nî hem kâfire ve hem Budinliye harâ[c] ve tekâlif-i örfiyye verir yedi bin pâre ma‘mûr kefere köyleri vardır. Anlarda mü’min ve muvahhid ve câmi‘ ü mesâcid misilli imâretler yokdur, lâkin Budin gâzîlerinden bu köylere varup gelir çokdur. Bu kurâlar hisâbı üzre tahrîr-i Süleymân Hân'da eyâlet-i Budin yigirmi üç bin pâre köydür. Ve cümle eyâletinde altı kerre yüz bin ve elli üç bin re‘âyâ harâc kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b–79a ·
metinde göster ·