ahsen-i mesâcîd deyü şöhret bulmuşdur ve Edirne'de iki medrese ve bir dârü'l-ha …
Edirne'de Üç Şerîfeli câmi‘ ve bir câmi‘ dahi ahsen-i mesâcîd deyü şöhret bulmuşdur ve Edirne'de iki medrese ve bir dârü'l-hadîs ve bir bezâsten ve (---) göz Ergene cisrin ve anda bir câmi‘ ve imâretin cümle gazâ mâlıyla inşâ etmişlerdir ve ibtidâ sâdât-ı kirâma bunlar ulûfe ta‘yîn etmişlerdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 236a ·
metinde göster ·
… şâzirvânlı ve bir minâreli ve rasâs-ı hâs ile mestûr câmi‘-i cedîddir. Ve Eski
Câmi‘ dahi
kurşumludur. Ve Mahkeme Câmi‘i tahta minârelidir. Ve mahkeme çârsû içindedir.
Ve cümle yigirmi mahalle ve kırk mihrâbdır. Ve cümle on bir hutbedir. Evvela Taş kal‘ada Hacı Yûsuf Ağa Câmi‘i havz ve şâzirvânlı ve bir minâreli ve rasâs-ı hâs ile mestûr câmi‘-i cedîddir. Ve Eski Câmi‘ dahi kurşumludur. Ve Mahkeme Câmi‘i tahta minârelidir. Ve mahkeme çârsû içindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348b ·
metinde göster ·
… kebîrler vardır. Evvelâ câmi‘-i Arabacıbaşı mahallesi câmi‘i kiremitlidir. Eski
câmi‘ dahi
kurşumsuz bây u gedâya ve hâs [u] âmma ni‘meti mebzûl imâret-i dârü'l-it‘amı va …
Sitâyiş-i mahalle-i Müslimîn: Evvelâ mahalle-i Arabacıbaşı ve mahalle-i Muslihuddîn Efendi ve mahalle-i Keçecizâde ve mahalle-i Abbâszâde ve mahalle-i Karacaahmed Sultân ve Burhânzâde mahallesi ve mahalle-i Hisâr ve mahalle-i el-Hacı Gânî ve mahalle-i Mustafâ Efendi ve mahalle-i Odunbâzârı ve (---) meşhur mahalle-i ma‘mûrlar bunlardır. Ve her bir mahallede birer mesâcid mukarrerdir. Ammâ üç yerde salât-ı cum‘a edâ olunur cemâ‘at-ı kesîreye mâlik câmi‘-i kebîrler vardır. Evvelâ câmi‘-i Arabacıbaşı mahallesi câmi‘i kiremitlidir. Eski câmi‘ dahi kurşumsuz bây u gedâya ve hâs [u] âmma ni‘meti mebzûl imâret-i dârü'l-it‘amı vardır. Ve İmâret câmi‘i, Sultân Süleymân Hân'ındır. Kubbe-i âlîli ve mermer zîbâlı ve kıble kapusu tarafında yan soffalı ve bir harem-i vâsi‘li câmi‘i rûşen binâ bir minâre-i zîbâlı ma‘bedgâh-ı rûşendir. Kıble kapusu üzre tahrîr olunan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
… ûnâ-gûn üçer kat amûdlar biri biri üzre vaz‘ olunmuşdur. Ve derûn-ı câmi‘de bir
câmi‘ dahi
Şâfi‘î câmi‘dir. Cümle Şâfi‘î mezhebinde olanlar bunda ibâdet ederler. Ve bu câ …
Evvelâ tâ vasat-ı şehirde ma‘bedgâh-ı kadîm ve câmi‘-i azîm âb-ı rûy-ı Diyârbekir ya‘nî Câmi‘-i Kebir. Eğer müverrih-i Rûm ve ger ukalâ-ı dûrbîn-i zevî'l-mefhûm cümlesi müttefiklerdir kim bu ibâdetgâh-ı atîk tâ Hazret-i Mûsâ aleyhisselâmun zamân-ı sa‘âdetlerinde binâ olunmuşdur. Harem amûdlarının sağ tarafında bir amûd-ı beyâz üzre İbrî lisâniyle târîhi vardır. Her divel destinde bu kal‘a oldukça bu binâ-yı kadîm ibâdethâneden gayrı bir şey olmamıştır. Hâlâ eyle rûhâniyyet var kim bir musallî rek‘ateyn ibâdet etse kabûl olduğuna âdemün kalbi şehâdet eder. Gûyâ Haleb'ün Ulu câmi‘i ve Şâm'un câmi‘-i Ümeyyesi ve Kuds-i şerîfün Mescid-i Aksâsı ve Mısr'un câmi‘-i Ezher'i ve İslâmbol'un Ayasofya-i kebîri gibi müstecâbü'd-da‘ve bir câmi‘-i Diyârbekir'dir. Ve kenîseden vely olduğuna eser-i binâlarında niçe bin şâhid-i âdil vardır. Zîrâ minâresi çâr-kûşedir. Deyr-i kadîm iken nâkûshâne imiş. Ve mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Derûn-ı câmi‘ âvîzeler ve kanâdîller ile müzeyyendir. Ve cümle sağîr ü kebîr gûnâ-gûn üçer kat amûdlar biri biri üzre vaz‘ olunmuşdur. Ve derûn-ı câmi‘de bir câmi‘ dahi Şâfi‘î câmi‘dir. Cümle Şâfi‘î mezhebinde olanlar bunda ibâdet ederler. Ve bu câmi‘ün dört kapusu vardır. Kıble kapusundan mihrâba varınca (---) adımdır. Yemîn ü yesârına varınca tûlu (---) adımdır. Bu câmi‘ içre şeb [ü] rûz cemâ‘atden hâlî olmayup yetmiş seksen yerde gûnâ-gûn ulûm görülür. Ve niçe yerinde sâhib-i sülûk olan kimesneler erba‘îne girüp tevhîd [ü] tezkîre meşgûllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
ol minâre ismile müsemmâ olmuşdur. Ammâ bu minârenün esâsında beş aded amûdlar …
Ve Mu‘allak câmi‘i: Bânîsi ma‘lûmum değildir. Ammâ nısfını münhedim eden Timur-ı Lenk'dir. Ve Mu‘allak câmi‘i nâmiyle şöhret bulmasının aslı oldur kim bir çâr-kûşe minâre-i âlîsi var. Üstâd-ı bennâ bu minâre-i ser-âmedi beş aded amûd-ı müntehâ üzre edüp minârenin çâr-kûşe temelin dörd sütûn üzre san‘at-ı sihr-âsâr ile binâ etmiş. Beşinci amûdu minârenün temeli ortasına edüp cümle minârenün haml-i sakîli bu bir amûd üzeredir. Sâ’ir dör[d] aded amûd âlet-i mülâhaza durduğiçün bu minâreye Minâre-i Mu‘allak dediklerinden câmi‘ dahi ol minâre ismile müsemmâ olmuşdur. Ammâ bu minârenün esâsında beş aded amûdlar bir haddâd dükkânı içinde olmağile herkesün manzûru olamaz. Takayyüd-i tâm ve bezl-i ihtimâm eden müşâhade eder, ibretnümâ bir minâre-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201a ·
metinde göster ·
cemâ‘at-i kesîre ile şeb [ü] rûz mâl-â-mâldır, zîrâ şehrin izdihâmı mahallinde …
Bu câmi‘ dahi cemâ‘at-i kesîre ile şeb [ü] rûz mâl-â-mâldır, zîrâ şehrin izdihâmı mahallinde vâki‘ olup bir minâreli ve cümle kubâbları kurşumlu 129a ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim Süleymân Hân ümerâlarındandır. Gazâ mâlıyla binâ olunmağın bu câmi‘ bir rûhâniyyetli câmi‘-i kebîrdir ve gâyet evkâfları çok olduğundan mütevellîsi cânib-i vakfdan cemî‘i cemâ‘at-i kesîreye ol Bosna diyârının şiddet-i şitâsında imâret kazanları gibi kazgan-ı kebîrlerle sular kaynadup cümle Hanefî musluklarından selsebîl-âsâ ıssı sular cereyân edüp cemî‘i ehl-i salât andan tecdîd-i vuzû edüp ibâdet etdikce sâhibü'l-hayrât Hüsrev Paşa'ya hayır du‘âlar ederler. Birkaç cevâmi‘lerde dahi böyle germâb sulu musluklar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b–129a ·
metinde göster ·
… hânesi ve (ve) elli aded tahta örtülü evleri ve bir câmi‘i tahta minârelidir ve
câmi‘ dahi
tahta örtülü câmi‘dir. Ve kal‘adan taşra bir hânı var. Ve hân kurbunda çâr-kûşe …
Palanka-i Tovarnik: Bânîsi ma‘lûmum değildir, ammâ Sirem sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded hisâr neferâtları vardır. Palankası nehr-i Tuna kenârında bir âlî bayır üzre bir vâsi‘ düz yerde şekl-i murabba‘ bir ağaç sa‘b palankadır. Kifâyet mikdârı (ve) cebehânesi ve (ve) elli aded tahta örtülü evleri ve bir câmi‘i tahta minârelidir ve câmi‘ dahi tahta örtülü câmi‘dir. Ve kal‘adan taşra bir hânı var. Ve hân kurbunda çâr-kûşe bir âb-ı hayât kuyusu var ve hân dibinde ve mukâbelesinde on beş aded dükkâncıkları var. Bâğları yokdur, ammâ bâğçeleri çokdur. Ve ordu-yı İslâm konduğu yerde dörd yüz aded çıkrıklı âb-ı hayât kuyuları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
ilm-i mi‘mârî üzre mebnî letâfet ü zerâfeti ve nezâketi kemâkân yerinde bir câm …
Küçük câmi‘: Dahi ilm-i mi‘mârî üzre mebnî letâfet ü zerâfeti ve nezâketi kemâkân yerinde bir câmi‘-i rûşen binâ-yı müferrihdir. Ve cümle âsâr-ı binâları rusâs-ı nîlgûn ile mestûr ve ma‘mûrdur, ammâ bu dahi cemâ‘atden dûr bir garîb câmi‘dir, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Andan Budin kapusunun iç yüzünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a ·
metinde göster ·
sehel cemâ‘atden garîbdir, zîrâ bu câmi‘e muttasıl Budin kapusu üzre bir kulled …
Bu câmi‘ dahi sehel cemâ‘atden garîbdir, zîrâ bu câmi‘e muttasıl Budin kapusu üzre bir kullede çan çalınır semtdir. Anıniçün bu câmi‘de cemâ‘at azdır. Cemî‘i cevâmi‘ ve mesâcidler bu sâ‘at çanı sadâsın istimâ‘ edüp ezân-ı Muhammedîler verilir bir mehîb sadâlı çandır. Ma‘lûmumuz olan cevâmi‘ler bu[n]lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a ·
metinde göster ·
kadîm-i evvelde deyr-i musanna‘ imiş. (---)(---)(---) câmi‘ imiş, ammâ bu dah …
Fethiyye câmi‘i: (---)(---)(---) dir. Bu câmi‘ dahi kadîm-i evvelde deyr-i musanna‘ imiş. (---)(---)(---) câmi‘ imiş, ammâ bu dahi Süleymâniyye câmi‘ine müşâbih tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l bir câmi‘-i beyz-âsâ ma‘bedgâh-ı münevverdir. Allâhu a‘lem bu iki câmi‘ bir üstâd işi olması mübeyyendir, lâkin bu câmi‘in minâresinde bir büyük çanlı sâ‘at var kim sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunur. Cümle şehir câmi‘leri bu sâ‘ate amel edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunur, dakîka fevt etmez bir dürüst sâ‘at-i Alaman'dır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83a ·
metinde göster ·
mahalle içinde Köpürlü Mehemmed Paşa câmi‘i la‘lgûn kırmızı kiremit ile mestûr …
Bir câmi‘ dahi mahalle içinde Köpürlü Mehemmed Paşa câmi‘i la‘lgûn kırmızı kiremit ile mestûr bir kârgîr minâreli ve bir vâsi‘ haremli câmi‘-i ma‘mûrdur, ammâ henüz Köpürlü'den fermân gelüp câmi‘i kurşum örtmek isterlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
taş kapusu dibinde Küçük Mehemmed Paşa câmi‘i hakkâ kim küçükdür kim ism-i müse …
Andan bir câmi‘ dahi taş kapusu dibinde Küçük Mehemmed Paşa câmi‘i hakkâ kim küçükdür kim ism-i müsemmâsına mutâbık olup sütûhu kiremitlidir, ammâ henüz minâresi yokdur. Bunlardan mâ‘adâ bu varoşda mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… mermerde kazmış. Minâresi câmi‘in solunda bir alçak beyâz taş minâre-i zîbâdır.
Câmi‘ dahi
tarz-ı kadîm alçacık toprak örtülü bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim gazâ mâlıyla bi …
Sitâyiş-i taşra kal‘a içre yüz aded toprak örtülü evleri olup çârsû-yı bâzâr hammâm ve hân bu kal‘ada yokdur. Ancak kal‘a bânîsi Sâhib Geray'ın bir câmi‘i var, tûlen yüz elli ayakdır ve arzen yüz aded kademedir. Mihrâbı üzre "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün resûlullâh" tahrîr olunup bu hat üzre âyetü'l-kürsî tahrîr olunmuşdur kim üstâd-ı mermer-bür bu hatları taşa eyle yazmış kim cidden sikkeyi mermerde kazmış. Minâresi câmi‘in solunda bir alçak beyâz taş minâre-i zîbâdır. Câmi‘ dahi tarz-ı kadîm alçacık toprak örtülü bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim gazâ mâlıyla binâ olmağın gâyet rûhâniyyetli ve cemâ‘at-i kesîreli dâru't-tevhîd bir musallâ-yı atîkdir. Hattâ bu câmi‘in sol tarafında maşrık cânibine nâzır kal‘anın bir küçük kapucuğu var, ammâ atlı(?) gücile girir çıkar. Bu kapucuğun önündeki handakı üzre makaralar ile asma köprüsü var. Karşu handak kenârında Mehemmed Geray Hân'ın bir küçük hoş hevâ ve hoş binâ hammâm-ı rûşinâsı var, varoşda vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b ·
metinde göster ·
… lar var. Ve cümle üç yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar vardır. Ve bir
câmi‘ dahi
kayalar dibinde var, ammâ ismi hâtırımda yokdur. Ve bir mescid ve bir hammâm ve …
Ve bu câmi‘e muttasıl cümle yüz aded dükkânlar var. Ve cümle üç yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar vardır. Ve bir câmi‘ dahi kayalar dibinde var, ammâ ismi hâtırımda yokdur. Ve bir mescid ve bir hammâm ve bir hân, bir mekteb-i sıbyân, bir tekye-i dervîşân, bir medrese-i âlimân var. Ammâ bu şehirde aslâ bâğ u bâğçe yokdur, zîrâ âb [u] hevâsı gâyet bürûdet üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
kâr-ı kadîm mâbedhâne-i azîm Yıldırım Hân câmi‘i kiremit ile mastûrdur, kur[şu] …
Ve bir câmi‘ dahi kâr-ı kadîm mâbedhâne-i azîm Yıldırım Hân câmi‘i kiremit ile mastûrdur, kur[şu]mlu değildir, ammâ aceb ruhâniyetli du‘â müstecâb olacak câmi‘dir. Bu câmi‘lerden mâ‘adâ zevâvîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y5b ·
metinde göster ·
… ük kapunun iç yüzünde câmi‘-i Süleymân Hân, cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve bir
câmi‘ dahi
kiliseden vely olunmuşdur. Fevkânî olmak ile altı mahzenlerdir. Mâl-â-mâl cebeh …
Ve büyük kapunun iç yüzünde câmi‘-i Süleymân Hân, cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve bir câmi‘ dahi kiliseden vely olunmuşdur. Fevkânî olmak ile altı mahzenlerdir. Mâl-â-mâl cebehâne imiş. Hikmet-i Hudâ ra‘d isâbet edüp evc-i semâya münkalib olup münhedim olmuş, ihyâya muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b ·
metinde göster ·
Hasan Ağa câmi‘i ve bâb-ı Tarsûs'da Zavcıoğlu el-Hâc Mustafâ câmi‘i. Meşhûr câm …
Ve bir câmi‘ dahi Hasan Ağa câmi‘i ve bâb-ı Tarsûs'da Zavcıoğlu el-Hâc Mustafâ câmi‘i. Meşhûr câmi‘ler bu mezkûrlardır, bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155b ·
metinde göster ·
vardır. Ol câmi‘-i Resûllâh'dır. Sekiz amûd-ı müntehâ üzre evc-i semâya ser çek …
Ve bu sahrâ-misâl haremin tâ vasatında bir câmi‘ dahi vardır. Ol câmi‘-i Resûllâh'dır. Sekiz amûd-ı müntehâ üzre evc-i semâya ser çekmiş kasr-ı âlî-misâl bir kubbe-i nühtâk [u] revâkdır. Eyle kubbe-i mînâ ve kâse-i dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i münevverdir kim nazîri yokdur. Serâpâ beyâz kireç sıvalıdır. Tarz-ı kadîm bir musanna‘ mihrâbı vardır. Ammâ minberi yokdur. Ve kubbe-i nîlgûnunun içinde tâ ortasında bir müdevver dâ’ire içinde hatt-ı kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur kim hâlâ ol hatta hatt-ı kûfî derler. Gâyet musanna‘ hatdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a ·
metinde göster ·
fevkânîdir. Birkaç kademe taş nerdübân ile çıkılır bir câmi‘-i atîkdir. Tûlen v …
Bu âl-i (---)dandır. Bu câmi‘ dahi fevkânîdir. Birkaç kademe taş nerdübân ile çıkılır bir câmi‘-i atîkdir. Tûlen ve arzan yüz yetmiş ayakdır. Ve hareminin cânib-i erba‘asında dörd soffa üzre toloz kârgîr kemer binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y97b ·
metinde göster ·
… i'l-cümle kârgîr-binâdır. Bir minâresi var, iki tabaka alçak minâredir. Ammâ bu
câmi‘ dahi
cemâ‘atden tarafa garîbdir. Andan,
Bu dahi bir câmi‘-i zîbâdır ve bi'l-cümle kârgîr-binâdır. Bir minâresi var, iki tabaka alçak minâredir. Ammâ bu câmi‘ dahi cemâ‘atden tarafa garîbdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y138b ·
metinde göster ·
… id Y 264a kâ‘a ve hücreler ve iki imâret ve yedi zâviye ve haremden hâric bir
câmi‘ dahi
ve on mikdârı dekâkîn vardır.
Ve İmâm şâfi‘î kasabasında bir câmi‘-i selâtîn-i mâzî ve bir medrese ve bürke ve havuz ve sâkıye ve yedi aded tekye ve müte‘addid Y 264a kâ‘a ve hücreler ve iki imâret ve yedi zâviye ve haremden hâric bir câmi‘ dahi ve on mikdârı dekâkîn vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y263b–Y264a ·
metinde göster ·
aşağı iskele kurbundaki câmi‘: Bu dahi Nîl kenârında bir tabaka ve bir minâreli …
Ve bir câmi‘ dahi aşağı iskele kurbundaki câmi‘: Bu dahi Nîl kenârında bir tabaka ve bir minâreli bir küçük câmi‘dir. Ve bir dahi nev-binâ bir küçük câmi‘ vardır. Bundan mâ‘adâ yedi zâviyesi vardır. Lâkin medrese ve hammâmı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y281a ·
metinde göster ·
nâ-tamâm vardır, mâ‘adâ zâviyelerdir. Ve bir hammâmı ve dörd yüz dükkânı var. Y …
Ve iki câmi‘ dahi nâ-tamâm vardır, mâ‘adâ zâviyelerdir. Ve bir hammâmı ve dörd yüz dükkânı var. Yüz aded dükkân dahi bir tarîkde bu câmi‘ sâhibi Yûsuf Beğ'indir, câmi‘e vakf etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y365b ·
metinde göster ·