… mağıyla bir minâre ve bir mihrâb ve bir minber inşâ edüp câmi‘ oldu. Ba‘dehû bu
câmi‘ hareminin
şimâli tarafında bir meydân-ı âlîli Mevlevîhâne ve imâret ve medrese-i dervîşân …
Tekye-i Dervîşân-ı Hazret-i Celâleddîn-i Rûmî ya‘nî Hazret-i Monla Hünkâr Hazret-i Mevlânâ ya‘nî tekye-i Mevlevîhâne-i Koca Murâd Hân ibn (--) Hân: Kurşum ile mestûr kıbâb-ı azîmler ile mebnî bir imâret-i azîm Mevlevîhâne idi. Ba‘dehû âsitânede hatâ’en bir kan olmağıyla bir minâre ve bir mihrâb ve bir minber inşâ edüp câmi‘ oldu. Ba‘dehû bu câmi‘ hareminin şimâli tarafında bir meydân-ı âlîli Mevlevîhâne ve imâret ve medrese-i dervîşân hücreleri binâ olunup cânib-i şimâle Hünkâr sarâyına nâzır cihân-nümâ bir Mevlevîhâne-i ibret-nümâdır. İki yüzden mütecâviz dervîşânları her hafta semâ‘zenlik edüp mutribânları âyîn-i kadîmleri üzre segah, dügâh ve çârgâh ve pençgâh ve nevâ ve hüseynî ve bûselik ve aşîrân ve kürdî ve hicâz makâmların icrâ edüp her bâr râst makâmında karâr edüp cemî‘i dervîşân neyzenleriyle kudûmlerin döğerek semâ‘-ı safâ ederler. Pâk u pâkize erbâb-ı ma‘ârif mesnevîhân dervîş-i dilrîşânları vardır ve gâyet mükellef evkâf-ı azîmdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158b ·
metinde göster ·
sol tarafında yol aşırı şehrin iç kal‘asıdır kim handaksız çâr-kûşe taş binâ bi …
Ve yine bu câmi‘ hareminin sol tarafında yol aşırı şehrin iç kal‘asıdır kim handaksız çâr-kûşe taş binâ bir nâzük hisâr-ı ra‘nâ olup cirmi kâmil üç yüz adımdır. Anda dizdâr ve zindân ve anbârlardan gayri bir şey yokdur. Ortası meydândır, ammâ bu iç kal‘anın şark tarafında bir azîm kulle-i zîbâsı var. Anda acâ’ib serâmed topları cümle limana nâzırdır. Ve her Cum‘a günü bu kullenin dendân-ı bedenlerin dizdâr ağa sancağ u bayraklar ile zeyn eder. Salâdan sonra kal‘a kapusun sedd eder. Taşra kal‘aya açılır, ancak bir demir iç hisâr kapusu var. Ve aşağı cebehâne hazîneleri kurbunda yine limana nâzır balyemez topları var, zîrâ niçe kerre Kazak şaykalarıyla gelüp limandan gemiler almışdır(?).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118b ·
metinde göster ·
… kubbe-i âlî içre sâhibü'l-hayrât Ramazânoğlu medfûndur. Ve bu türbeye muttasıl
câmi‘ hareminin
sol kapusu üzre vâki‘ olmuş bir minâre-i mevzûnu var, eflâke ser çekmişdir. Bir …
Ve bu câmi‘in solunda câmi‘e muttasıl bir sivri kurşum örtülü kubbe-i âlî içre sâhibü'l-hayrât Ramazânoğlu medfûndur. Ve bu türbeye muttasıl câmi‘ hareminin sol kapusu üzre vâki‘ olmuş bir minâre-i mevzûnu var, eflâke ser çekmişdir. Bir şeşhâne minâre-i musanna‘dır. Ve şerîfeleri Arabistân tarzı kasr-misâl örtülü minârelerdir, zîrâ leyle-i mübârekelerde mü’ezzinân elinden minâreler alınmaz. Anıniçün üzerlerin maksûre-vâr örterler. Ve bu minârenin altındaki harem kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a ·
metinde göster ·
Yine Seyyid Ahmed el-Bedevî hazretlerinin türbe-i şerîfi sırasında
câmi‘ hareminin
kıble kapusu yanında bir kubbe-i âlî içinde medfûndur, gayrı kimesne yokdur. Et …
Yine Seyyid Ahmed el-Bedevî hazretlerinin türbe-i şerîfi sırasında câmi‘ hareminin kıble kapusu yanında bir kubbe-i âlî içinde medfûndur, gayrı kimesne yokdur. Etrâfında parmaklık kafes içinde çâr-gûşe bir servi sandûka üzre kırmızı çuka ile mestûr zarf içinde âsûde-hâldirler. Kubbesi içi ol kadar müzeyyen değildir. Sultân Bedevî'nin kırk sene hayâtında ve kırk sene memâtında vezîri olup sâhib-i seccâde olup yüz yetmiş bin mürîde pîşvâ olup irâdet vermişdi. Hâlâ bu âyîn-i Bedevî'yi ol icrâ edüp bu tertîb üzre koyup böyle mevlûd-ı şerîfler etmişdir. Ömr-i azîzleri yüz yigirmi sene mu‘ammer olmuşlardır. Ve Tanta şehrin bunlar amâr etmişlerdir. Kuvvet-i kâhire sâhibi ulu sultân imiş, kuddise sırruh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y287a ·
metinde göster ·
ortasına vâki‘ olur bir kubbe-i âlî altında yekpâre bir Hanefî âbdest havzu var …
Ve bu hadîkanın sağ tarafında yine câmi‘ hareminin ortasına vâki‘ olur bir kubbe-i âlî altında yekpâre bir Hanefî âbdest havzu vardır, siyâh-levn mücellâ sommâkîdendir. Bu havzun cânib-i erba‘asında üstâd-ı mermerbür ressâm-ı Sâm sihr-i mübîn mertebesinde icrâ-yı mahâret edüp bârgâh-ı Hazret-i Süleymân'ı cemî‘i hûş [u] tuyûr ins ü cin ve ecnâs-u mahlûkâtile tasvîr etmiş kim bu ilimden haberdâr olan üstâd Evreng [Erjeng?] ve Bihzâd [ve] Mânî ve Şâhkulu ve Ağa Rızâ ve Velîcân gördükde âlem-i hayretde kalup bîcân olur. Böyle sihr-i i‘câz dîvân-ı Hazret-i Süleymân tasvîr olunmuş bir Hanefî havzıdır. Zemîn ü âsumânda Cenâb-ı Bârî'nin ne kadar mahlûkâtları var ise ve cemî‘i kerrûbiyân hamele-i arş [u] kürs ve hamele-i zemîn ü âsumân ve gâv [u] semek ve bir peşe-i leng dahi dîvân-ı Süleymân'da timsâl olunmuş sûretlerdir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322b ·
metinde göster ·