… câmlarıyla müzeyyendir. Ve bu kubbe câmlarından mâ‘adâ enderûn [u] bîrûnda olan
câmlar
cümle bin yetmiş aded câmlardır kim andan derûn-ı câmi‘ münevver olur.
Bu kubâblardan mâ‘adâ Ayasofya'nın cânib-i erba‘asında üç tabaka binâsında üç yüz altmış toloz kemer kubbe-i zîbâlardır. Ammâ ortadaki asâleten kubbe-i azîmdir. Bu kubbenin cânib-i erba‘asında dâ’iren mâdar (---) aded billûr ve necef ve moran câmlarıyla müzeyyendir. Ve bu kubbe câmlarından mâ‘adâ enderûn [u] bîrûnda olan câmlar cümle bin yetmiş aded câmlardır kim andan derûn-ı câmi‘ münevver olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… Sütûnlara bâr-ı sakîl olmasın içün üstâd Mi‘mâr Sinân billûr ve necef ve moran
câmlar
etmişdir kim cümlesi (---) câm-ı moranlardır.
Ve kubbe-i azîmin mihrâb üzre nîm kubbe ve kıble kapusu üzre yine nîm kubbe ile binâ olunmuşdur. Ammâ mezkûr amûdlar üzre nîm kubbeler yokdur. Sütûnlara bâr-ı sakîl olmasın içün üstâd Mi‘mâr Sinân billûr ve necef ve moran câmlar etmişdir kim cümlesi (---) câm-ı moranlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
Ve mihrâb ü minber üzre olan câm-ı gûnâ-gûn Sarhoş İbrâhîm'in kârıdır kim bunun dahi medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim vakt-i zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi urdukda derûn-ı câmi‘ münevver olup cemî‘i cemâ‘atin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Her kıt‘a-yı câmda niçe kerre yüz bin pâre gûnâ-gûn hurde câmlar ile şükûfeler ve Esmâ’ü'l-hüsnâ hatları ile müzeyyen câmlardır kim seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh-ı âlemdir kim felekde misli görülmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… i dîdeleri hîrelenir. Her kıt‘a-yı câmda niçe kerre yüz bin pâre gûnâ-gûn hurde
câmlar
ile şükûfeler ve Esmâ’ü'l-hüsnâ hatları ile müzeyyen câmlardır kim seyyâhân-ı b …
Ve mihrâb ü minber üzre olan câm-ı gûnâ-gûn Sarhoş İbrâhîm'in kârıdır kim bunun dahi medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim vakt-i zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi urdukda derûn-ı câmi‘ münevver olup cemî‘i cemâ‘atin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Her kıt‘a-yı câmda niçe kerre yüz bin pâre gûnâ-gûn hurde câmlar ile şükûfeler ve Esmâ’ü'l-hüsnâ hatları ile müzeyyen câmlardır kim seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh-ı âlemdir kim felekde misli görülmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… p câmi‘in pençerelerine şebeke etdi, derler. Ve cümle (---) aded necef ve moran
câmlar
ile müzeyyen olduğundan gâyet rûşen câmi‘dir. Ve iki kıble kapusu var, atebe-i …
Cümle (---) revzenleri tuçdur, demir değildir. Eyle rivâyet ederler kim cümle feth etdüği kâfir kilisalarının çanlarını getirüp câmi‘in pençerelerine şebeke etdi, derler. Ve cümle (---) aded necef ve moran câmlar ile müzeyyen olduğundan gâyet rûşen câmi‘dir. Ve iki kıble kapusu var, atebe-i ulyâsı üzre Karahisârî hattıyla Arapça(---)(---)(---) âyeti zeheb-i hâlis ile tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
… nda cemâ‘at tabakaları ve kanâdîl tabakaları vardır. Bunda dahi gûnâ-gûn billûr
câmlar
ve revzenler var (---) kıble kapusu üzre târîhi: (---)(---)(---)(---)(---) …
Câmi‘-i selâtîn Orta Vâlide Sultân câmi‘i: Atbâzârı kurbünde hayrât-ı azîmdir kim ta‘bîr olunmaz. Sene 985 târîhinde Sâlis Murâd Hân'ın vâlidesi binâ etmişdir. Eşkâl-i câmi‘, bir bayır üzre bir câmi‘-i azîmdir kim gûyâ nûrdur. Kıble kapusundan mihrâba tûlen ve arzen (---) eder. Cânib-i selâsı yanlarında cemâ‘at tabakaları ve kanâdîl tabakaları vardır. Bunda dahi gûnâ-gûn billûr câmlar ve revzenler var (---) kıble kapusu üzre târîhi: (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142a ·
metinde göster ·
ile ayş [u] işret edüp her gemide gûnâ-gûn sâz [u] söz fasılları ve cümle gemil …
"Ey mola, ya mola" sadâsı evc-i âsumâne peyveste olarak ve her bir galyoncuklarda mahbûb pençe-i âfitâblar zer-ender-zere müstağrak muçolar gemilerde dayılara hidmet edüp her dayıların ellerinde câmlar ile ayş [u] işret edüp her gemide gûnâ-gûn sâz [u] söz fasılları ve cümle gemilerin direkleri ve küreklerin cevâhire gark edüp dîbâ ve şîb [u] zerbâf bâdbânlar edüp ve ibrîşim çarmıhlar ve direk başlarında ikişer üçer mahbûblar "Ala vere" diyüp silisre çalarak cemî‘i keştîbân dayılar âlât-ı silâha müstağrak olup sekiz bin pür-silâh dalyan Cezâyir tüfengli Berberîçe kırmızı fesli dayılar ve kışlakcı ve yelkenci ve dülekci ve çördekçi ve ablici ve kazlıcı ve istinkacı ve gomanacı ve komanyacı nâm niçe bin müdebbir dayılar hükm [ü] hükûmât ederek "tiramola, orsa ve poca ve duna foga" diyerek niçe bin ıstılâh-ı keştîbân ile Allâh deyüp ubûr ederek alayköşkü dibine vardıkları mahalde gûyâ beş on pâre kâfir gemisine râst gelüp birbirlerine sarmaşup Freng gemileri "ki parlar" deyüp müselmânlar "Paralamazız bütün alırız" 165a deyüp huzûr-ı padîşâhîde top u tüfeng atarak bir ceng-i azîm ederler kim gûyâ ceng-i deryâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b–165a ·
metinde göster ·
Bu berber tâ’ifesi tahtırevânlar üzre dükkânların gûnâ-gûn
câmlar
ile ve sarı pirincden leğen ve ibrîkler ile ve niçe bin gûne Alman usturaları i …
Bu berber tâ’ifesi tahtırevânlar üzre dükkânların gûnâ-gûn câmlar ile ve sarı pirincden leğen ve ibrîkler ile ve niçe bin gûne Alman usturaları ile dükkânçelerin tezyîn edüp bellerinde pâk ibrîşim ve zerdûz şed peştemâller ile pençe-i âfitâb berber cüvânları kendülerin zeyn edüp geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198a ·
metinde göster ·
var kim şems-i âteş-tâbın nûrı, pertev urdukda câmi‘-i nûr pür-nûr olur. Anınçü …
dimişler. Süleymâniye Câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân'ın baş halîfesi Mi‘mâr Hüsâm binâ edüp var kuvvet-i bâzû-yı mi‘mârîsin sarf edüp eyle şîrîn-kârlık ve eyle hûrde-gîrlik ve hûrde tasarruflar etmişdir kim gûyâ yed-i tûlâsın ayân etmiş. Bu câmi‘in cânib-i erba‘asındaki revzenler üzre çeşm-i tuyûr-misâl hûrde-hayâl-i münakkaş câmlar var kim şems-i âteş-tâbın nûrı, pertev urdukda câmi‘-i nûr pür-nûr olur. Anınçün kubbesinin vasatında Arapça tahrir olunmuşdur. Ve kubbesinin iç yüzi etrâfında kandîl tabakalarıyla ârâste ve niçe bin âvîze maslûbâtlar ile pîrâste olmuş câmi‘dir. Ve Mısır-kârî halıçalar var kim gûyâ kâr-ı Isfahân'dır. Ve bir vâ‘iz [u] nâsıh kürsîsi var kim sad-efkârî-i Hind anın yanında se-efkârîdir. Zamâne doğramacıları ana mânend bir kürsî-i vâlâ etmeğe kâdir değillerdir. Bu câmi‘in cânib-i selâsında olan revzenlerin hâricinde hadîka-i irem-i zâtü'l-imâd misillü bir gülistânı var kim anda olan sünbül ü reyhân ve benefşe vü erguvânın râyihası câmi‘ içre cemâ‘atın dimâğın mu‘attar edüp cümle hoş-elhân bülbüllerin feryâdı âdeme hayât verir. Ancak kıbleye mekşûf bir musannâ‘ kapusu var kim gûyâ bir bâb-ı mu‘allâdır. Atabe-i ulyâsı üzre Karahisârî Hasan Çelebi'si hattıyla müzehheb ve zîbâ câmi‘e târîh
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b ·
metinde göster ·
Ve cümle revzenleri pirinç kafesli ve billûr ve necef ve moranlı
câmlar
ile müzeyyen idi. Ve ferşi Hind-pususkârîsi gibi hurde ruhâm döşenmiş taşlar il …
Ve cümle revzenleri pirinç kafesli ve billûr ve necef ve moranlı câmlar ile müzeyyen idi. Ve ferşi Hind-pususkârîsi gibi hurde ruhâm döşenmiş taşlar ile mefrûş idi. Ve gûnâ-[gû]n tahtânî ve fevkânî şâhnişîn ve maksûrelerinde fıskiyye ve havuz ve şazrevânlarında ve fevvârelerden âb-ı rakîkler pertâb edüp gûnâ-gûn tasnîfâtlar ile müzeyyen idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
… ve cemî‘i hânedânları ve serâpâ şâhnişîn ve revzenleri billûr ve necef ve moran
câmlar
ile ârâste ve cümle evlerin sutûh dam u bâmları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile pîrâst …
Bu mahalleler içre olan hânedânlar Süleymân Hân'ın ibtidâ fethinde eyle ma‘mûr u müzeyyen etmiş kim cümle çârsû-yı bâzârı ve cemî‘i hânedânları ve serâpâ şâhnişîn ve revzenleri billûr ve necef ve moran câmlar ile ârâste ve cümle evlerin sutûh dam u bâmları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile pîrâste pirinçden sarı teneke ve kırmızı bakır tahta ve kalaylı tenekeler ile örtülü hâneler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81a ·
metinde göster ·
… inde kat-ender-kat kemerler içre kârgîr binâ hücrelerin billûr u necef ve moran
câmlar
ile ârâste ve niçe sivri sivri minârenin külâhı gibi sivri kıbâblar ile pîrâste …
Ve bu kullenin cânib-i erba‘asının içinde kat-ender-kat kemerler içre kârgîr binâ hücrelerin billûr u necef ve moran câmlar ile ârâste ve niçe sivri sivri minârenin külâhı gibi sivri kıbâblar ile pîrâste olmuş üzerlerinde gûnâ-gûn altun haçlı alemleri var ve birbirine nâ-müşâbih maksûreler ve şâhnişîn-i cihân-nümâları var kim cümle sarınç pirinç ve kalaylı demir teneke örtülü kıbâbları üzre haç alemlerine güneş 62a ursa ol haç alemlerin mutallâsı şa‘şa‘asından Hudâ hakkıyçün âdemin gözü hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61b–62a ·
metinde göster ·
… lata Kullesi gibi dörd aded kulleleri var. Anlar dahi kat-ender-kat pençereleri
câmlar
ile pîrâste olup çâr kulleleri dahi çâr-kûşe rusâs-ı hâs ile mestûrdur.
Ve çâr-kûşe şibih İslâmbol'un Galata Kullesi gibi dörd aded kulleleri var. Anlar dahi kat-ender-kat pençereleri câmlar ile pîrâste olup çâr kulleleri dahi çâr-kûşe rusâs-ı hâs ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… â gûyâ bir kasr-ı ibret-nümâ olup dâ’iren-mâdâr etrâfı billûr ve necef ve moran
câmlar
olup dahi etrâfı tarabuzanlı maksûreciklerdir kim şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîred …
Bu câmi‘-i dilküşâ gûyâ bir kasr-ı ibret-nümâ olup dâ’iren-mâdâr etrâfı billûr ve necef ve moran câmlar olup dahi etrâfı tarabuzanlı maksûreciklerdir kim şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir, zîrâ ekâlîm-i seb‘anın tüccâr müselmânları ve Bahr-i Ebyaz'ın keştîbân-ı mellâh mü’minânları bu câmi‘-i mesîregâhda tâ‘at-ı Sübhânî edüp limanda olan gemilerin seyr [ü] temâşâ ederler. Kal‘a hâricinde bundan gayri amâristân yokdur. Bundan gayri cümle imâret derûn-ı hisârdadır, ammâ bu iskele varoşun önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225a ·
metinde göster ·
… yâz mermerler döşelidir. Ve niçe bin aded billûr ve necef ve moran ve (...) gûn
câmlar
ile kubâbları münevver olup zemînde bir ser-i mû olsa nümâyândır.
Dîvârları cümle amber-i hâm ve za‘ferân ve lâden kokar. Ve zemîninde mefrûş olan niçe bin elvân mermer-i hâm ruhâmlar ve beşer altışar arşın tavîl ü âriz beyâz mermerler döşelidir. Ve niçe bin aded billûr ve necef ve moran ve (...) gûn câmlar ile kubâbları münevver olup zemînde bir ser-i mû olsa nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 227a ·
metinde göster ·
… pâkîze bir hammâm-ı küşâdedir kim cemî‘i kubâblarında billûr ve necef ve moran
câmlar
ile rûşen-âbâd rûşenâ hammâm-ı dilküşâdır. Ve bir câmekânı var kim bin âdem alı …
Ammâ cümleden Defterdâr Ahmed Paşa hammâmı gâyet büyük ve pâk ü musanna‘ bir hammâm-ı azîm olmuşdur kim gayri cezîrelerde misli yokdur. Cânib-i etrâfında dörd aded halvetleri ve meydân soffası ve müte‘addid çâr-kûşesinde çâr aded yan soffalarında üçer aded ku[r]nalı vâsi‘ hammâm-ı hoş-hevâ ve hoş-binâ bir hammâm-ı ra‘nâdır kim cemî‘i bisâtları ve mahbûb dellâkleri pâk ü pâkîze bir hammâm-ı küşâdedir kim cemî‘i kubâblarında billûr ve necef ve moran câmlar ile rûşen-âbâd rûşenâ hammâm-ı dilküşâdır. Ve bir câmekânı var kim bin âdem alır. Ortasında bir havz-ı azîmi var. Fevvâreleri kubbe-i câmekâna pertâb eder. El-hâsıl nev-binâ bir nakş-ı bûkalemûn hammâm-ı ibret-nümûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315a ·
metinde göster ·
… vân olmadadır. Ve kubbe-i âlîsinde üç yüz aded necef ve billûr ve moran ve talk
câmlar
ile müzeyyendir. Her câm şem‘dân sofrası cirmindedir kim Vâlide merhûme an-kasd …
Ve bu şehr-i İremde cümle (---) hammâmdır. Evvelâ Karaköy hammâmı ve Çaybaşı hammâmı ve Tahtalkal‘a hammâmı. Ammâ cümle âb [u] hevâsı ve binâsı ve huddâmları ve esbâbları pâk ü latîf ferah-fezâ ve müferrih dilküşâ hammâm-ı zîbâ ve binâ-yı ra‘nâ Sultân hammâmıdır kim vâcibü's-seyr bir câmekâne ve bir orta soffaya mâlikdir kim misli meğer İslâmbol'da Ebü'l-feth'in Çukur hammâmı ola. Ammâ bu hammâm sekiz tâk-ı kisrâ-misâl üzre bu kubbe-i nîlgûn tâs-ı sernigûn kâse-i eflâke mânend bir kubbe-i demâvenddir. Ve üstâd mühendislerin nakli üzre bu câmekân kubbesi mahmiyye-i Y 37b Kostantiniyye'de Selîm Hân-ı Evvel câmi‘inin kubbesi cirmindedir, derler. Ve sekiz aded kemerlerin mâbeyninde birer soffa ve her soffa üzre ikişer lüleli ikişer kurnalar vardır. Ve çâr-kûşesinde dörd halvet-i rûşeni var. Ve eyle beyâz mermer-i hâmlar ile mefrûş olmuşdur [ki] âdemin reng-i rûyları nümâyândır. Ve kubbesinin ortasındaki soffa-i ruhâm bir hırmen cirminde bir seyr [ü] temâşâ edecek münakkaş soffadır. Ve bir şâzrevânı kubbeye pertâb edüp revân olmadadır. Ve kubbe-i âlîsinde üç yüz aded necef ve billûr ve moran ve talk câmlar ile müzeyyendir. Her câm şem‘dân sofrası cirmindedir kim Vâlide merhûme an-kasdın Venedik moranından getirdmişdir. Nazîri temâşâ etdiğimiz diyâr hammâmlarının birinde yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y37a–Y37b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in cânib-i erba‘asında revzenleri yokdur. Ancak câmi‘ içre ziyâ bahşi cânib-i erba‘asındaki billûr ve necef ve moran câmlardan ve yedi aded kapular üzre şebeke kafeslerden câmi‘in derûnu münevver olur. Ve bir kaç câmlar hırka-i şerîf soffası üzredir. Ammâ hırka-i şerîf Âsitâne-i sa‘âdet'de Hazîne'dedir. Bunda sandûkası vardır. Teberrüken ziyâret olunur. Ancak bu câmi‘de bir kûfî Kelâm-ı kadîm vardır, Hazret-i Osmân hattıdır deyü hâs [u] âm ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a ·
metinde göster ·
… ser-nigûn-ı felekdir. Ve encüm-âsâ seb‘a-i seyyâre-misâl âyîne-i İskender gibi
câmlar
ile üç yüz altmış altı elvân câmlar ile kâse-i kubbe eyle münakkaşdır kim gören …
Ve üstâd mühendis sekiz tâk üzre bir kubbe-i kisrâ inşâ etmiş kim bir kâse-i ser-nigûn-ı felekdir. Ve encüm-âsâ seb‘a-i seyyâre-misâl âyîne-i İskender gibi câmlar ile üç yüz altmış altı elvân câmlar ile kâse-i kubbe eyle münakkaşdır kim gören mebhût olur. Ve cümle câmlar hendese üzre birer gûne tarh Y 76a olunmuşdur kim gûyâ pergâr ve cedvâl ile ale't-tertîb zeyn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b–Y76a ·
metinde göster ·
… seb‘a-i seyyâre-misâl âyîne-i İskender gibi câmlar ile üç yüz altmış altı elvân
câmlar
ile kâse-i kubbe eyle münakkaşdır kim gören mebhût olur. Ve cümle câmlar hendes …
Ve üstâd mühendis sekiz tâk üzre bir kubbe-i kisrâ inşâ etmiş kim bir kâse-i ser-nigûn-ı felekdir. Ve encüm-âsâ seb‘a-i seyyâre-misâl âyîne-i İskender gibi câmlar ile üç yüz altmış altı elvân câmlar ile kâse-i kubbe eyle münakkaşdır kim gören mebhût olur. Ve cümle câmlar hendese üzre birer gûne tarh Y 76a olunmuşdur kim gûyâ pergâr ve cedvâl ile ale't-tertîb zeyn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b–Y76a ·
metinde göster ·
… elvân câmlar ile kâse-i kubbe eyle münakkaşdır kim gören mebhût olur. Ve cümle
câmlar
hendese üzre birer gûne tarh Y 76a olunmuşdur kim gûyâ pergâr ve cedvâl ile a …
Ve üstâd mühendis sekiz tâk üzre bir kubbe-i kisrâ inşâ etmiş kim bir kâse-i ser-nigûn-ı felekdir. Ve encüm-âsâ seb‘a-i seyyâre-misâl âyîne-i İskender gibi câmlar ile üç yüz altmış altı elvân câmlar ile kâse-i kubbe eyle münakkaşdır kim gören mebhût olur. Ve cümle câmlar hendese üzre birer gûne tarh Y 76a olunmuşdur kim gûyâ pergâr ve cedvâl ile ale't-tertîb zeyn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b–Y76a ·
metinde göster ·
… beri var kim misli meğer şehr-i Sınab'da ola. Ve cümle revzenleri üzre gûnâ-gûn
câmlar
ile müzeyyendir.
Süleymân Hân câmi‘i: İslâmbol câmi‘leri tarzı cemî‘i kubbeleri kurşumludur. Tûlen ve arzan seksener ayakdır ve bir musanna‘ mihrâb ve minberi var kim misli meğer şehr-i Sınab'da ola. Ve cümle revzenleri üzre gûnâ-gûn câmlar ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y119b ·
metinde göster ·
… zre ve câmi‘in cânib-i erba‘asında eyle müşebbek billûr ve moran musanna‘ elvân
câmlar
var kim âyetün min âye[t]dir. Şemsin aksi urup câmi‘in içi nûrun alâ-nûr olur. …
Ve mihrâb ve minberi evsâfında zebân âciz [ü] kâsırdır. Ammâ mihrâb dîvârında revzenleri yokdur. Lâkin küşâde olmak içün üstâd mühendis kıble kapusu cânibinde yedi vâsi‘ kapu etmiş. Ve bu kapular üzre ve câmi‘in cânib-i erba‘asında eyle müşebbek billûr ve moran musanna‘ elvân câmlar var kim âyetün min âye[t]dir. Şemsin aksi urup câmi‘in içi nûrun alâ-nûr olur. Ve câmi‘in içinde niçe bin zî-kıymet âvîze ve kanâdîller maslûbdur kim vasfında lisân mânde ve cümle nuzzârân bî-dermânde olur. Ve mü’ezzin mahfili sütûn-ı rakîkler üzre müşebbek bir kasırdır kim gûyâ kasr-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a ·
metinde göster ·
Vakt-i zuhurda elbette güneşin te’sîri ol necef ve billûr câmlara te’sîr edüp
câmlar
dahi âteşpâre oldukda câmların şiddet-i harâreti kandîl-i kebîre te’sîr edüp ol …
Vakt-i zuhurda elbette güneşin te’sîri ol necef ve billûr câmlara te’sîr edüp câmlar dahi âteşpâre oldukda câmların şiddet-i harâreti kandîl-i kebîre te’sîr edüp ol ân şu‘le-fürûgân olur. Eğer bu Kızıl Yumurta bednâmları gününde hevâda kesâfet olup şemsde te’sîr yoğise ruhbânın bir ârifi pes perdeden kubbe üzre çıkup mezkûr zencîrin ucuna âteş gösterdiği gibi neft ile mülemmâ‘ olmuş yağ zencîrden aşağı âteş alâ-mele’i'n-nâs ener.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y223a ·
metinde göster ·
Ermeni keferelerinin manastırı: Bu dahi ibret-nümâ bir deyr-i ra‘nâdır. Ve bir kubbe-i ulyâdır. Ve cânib-i erba‘asında yan kubbeleri ile mebnî bir şîrîn ve musanna‘ binâdır. Ammâ orta kubbesi yan kubbelerinden kırk arşın bâlâdır. Ve sâfî zer-ender-zer münakkaşdır. Gûnâ-gûn timsâl ve tasâvir ve kanâdîl-i mücevherler ile müzeyyendir. Ve bu Kumâme deyri gibi mühürlü değildir, şeb [u] rûz meftûhdur. Lâkin Kumâme kadar büyük değildir, ammâ Kumâme'den rûşendir. Zîrâ cânib-i erba‘asında necef ve billûr câmlar ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224a ·
metinde göster ·
… iri birer memdûh-ı âlem hattâtların yâdigârlarıdır. Ve gûnâ-gûn necef ve billûr
câmlar
ve musanna‘ âvîzeleri ve zî-kıymet P 101b hâlîçeler ile döşenüp zeyn olmuş bi …
Ve bu mahalde bir musanna‘ ve mükellef ü müzeyyen bir câmi‘-i rûşeni var kim ta‘bîr olunmaz. Mihrâb u minberi hayâl-pesend bir serbülend minberdir. Ve mihrâbın cânibeyninde yigirmi kıt‘a Kelâmu'llâhlar var kim her biri birer memdûh-ı âlem hattâtların yâdigârlarıdır. Ve gûnâ-gûn necef ve billûr câmlar ve musanna‘ âvîzeleri ve zî-kıymet P 101b hâlîçeler ile döşenüp zeyn olmuş bir câmi‘-i pür-envârdır. Ve bir minâre-i mevzûnu var kim gâyet serâmed minâre-i musanna‘-ı mevzûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y239a ·
metinde göster ·
… yüz seksen câm-ı gûnâ-gûndur ki her biri pertev-i nûr-ı envâr-ı Hudâ'dır. Ve bu
câmlar
üzre iki yüz seksen revzenlerdır kim herbirinde birer şebeke kafesler var kim s …
Ve derûn-ı câmi‘de cümle iki yüz seksen kemerdir. Ve iki yüz seksen câm-ı gûnâ-gûndur ki her biri pertev-i nûr-ı envâr-ı Hudâ'dır. Ve bu câmlar üzre iki yüz seksen revzenlerdır kim herbirinde birer şebeke kafesler var kim sihr-i i‘câzdır. Bu kafesler hûş u tuyûrun câmi‘ içre duhûlüne mâni‘ olup pâk durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243a ·
metinde göster ·
… e musaykal ruhâmlardır kim sihr-i i‘câzdır. Ve kubbe-i sernigûnlarında gûnâ-gûn
câmlar
ile müzeyyendir kim şu‘le-i şems-i âteştâbdan pençe-i âfitâblar meh-i mihr-tâb …
Andan Sarrâchâne içinde Defterdâr hammâmı. Bu şâm içinde bundan müferrih ve bundan binâ-yı musattah bir hammâm-ı hayât-efzâ yokdur ve cümleden vâsi‘dir. Ve âb-ı firâvânı ve huddâmları cümle mahbûb gılmân [u] gulâmândır. Ve müte‘addid halvetleri vardır. Ve ferşi serâpâ mücellâ ve musaykal ruhâmlardır kim sihr-i i‘câzdır. Ve kubbe-i sernigûnlarında gûnâ-gûn câmlar ile müzeyyendir kim şu‘le-i şems-i âteştâbdan pençe-i âfitâblar meh-i mihr-tâb gibi görünür. Ve her şeb şeb-çerâğlar ve kanâdîller ile şu‘ledâr olup halk yine halvetde âb-ı germâ ile gusl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y246a ·
metinde göster ·
… z odası sarây meydânına nâzır bir münakkaş câm-ı billûr ve necef ve moran elvân
câmlar
ile ârâste bir maksûredir. Andan içeri paşanın {iskemle ağasının} şâhâne ve mün …
Ve (---) sütûn üzre mebnî zer-ender-zer tavan-ı münakkaşdır. Andan içeri paşanın arz odası sarây meydânına nâzır bir münakkaş câm-ı billûr ve necef ve moran elvân câmlar ile ârâste bir maksûredir. Andan içeri paşanın {iskemle ağasının} şâhâne ve münakkaş ve dîvârları kâşî-i Çîn ile müzeyyen bir kâ‘adır. İki cânibi bâğçeye nâzırdır. Andelîbânın feryâdından âdem tâze cân bulur. Bâğçe tarafında bir küçük havuz ve bir şâzrevân var ve ana muttasıl bir kâşî hücre var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y249a ·
metinde göster ·
… er etdi. Ve cânib-i erba‘asına revzenler ve billûr ve necef ve moran-ı gûnâ-gûn
câmlar
inşâ etdi. Ve Beyt-i şerîfin Rükn-i Yemânî'de mesdûd olan bâb-ı şerîfi açup Bey …
Ve Zübeyr ibn Avâm hazretleri zamân-ı hilâfetlerinde bu Hatîm'i kal‘ edüp müceddeden binâ edüp Beyt-i şerîfe ilhâk edüp sütûh-ı Mekke ile berâber etdi. Ve cânib-i erba‘asına revzenler ve billûr ve necef ve moran-ı gûnâ-gûn câmlar inşâ etdi. Ve Beyt-i şerîfin Rükn-i Yemânî'de mesdûd olan bâb-ı şerîfi açup Beyt-i şerîfi yine ke'l-evvel iki kapulu eyleyüp niçe mâl-ı hazâyin masrûf edüp Beyt-i şerîfin enderûn [u] bîrûnun eyle tezyîn eyledi kim görenler "Hâzihi cennâtü adnin, fedhulûhâ hâlidîn" deyüp temâşâ eden bir kapudan girüp bir kapudan çıkacak iken çıkmayup muhalled kalmağa cân atarlardı. Ve Beyt-i şerîfi yedi kerre tavâf eden bir kapudan girüp bir kapudan çıkarlardı. Niçe eyyâm Zübeyr hazretlerinin hilâfetinde bu minvâl üzre tavâf olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y341a ·
metinde göster ·
… ser Q 193b çekmiştir. İçi serâpâ nakş-ı bûkalemûn müzehheb ve hurde münakkaş
câmlar
ile müzeyyendir.
Ve mihrâb tarafı cümle yüz yetmiş kırmızı sommâkî ve yerekânî ve zenbûrî ve beyâz mermer amûdlardır kim her biri birer Rûm harâcı değer. Ve mihrâb üstünde kubbe-i âlî on iki sommâkî cesîm amûdlar üzre mebnîdir kim ol kubbe-i nühtâk eflâke ser Q 193b çekmiştir. İçi serâpâ nakş-ı bûkalemûn müzehheb ve hurde münakkaş câmlar ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y93a ·
metinde göster ·
… serâpâ elvân ruhâm ile mefrûşdur. Ve câmları rengâreng billûr ve necef ve moran
câmlar
ile müzeyyendir kim herbiri ahterân-ı semâ gibi şu‘le verir. Ve şâzrevânı germâ …
Mustafâ Paşa hammâmı: Büyük hammâmdır. Mısır içinde bundan büyük ve müferrih ve germâb ve âb [u] hevâsı ve havz u şâzrevânı dâ’imâ revân olmada böyle bir hammâm yokdur. Ve beş halvetinde birer Hanefîsi mukarrerdir. Ve zemîni serâpâ elvân ruhâm ile mefrûşdur. Ve câmları rengâreng billûr ve necef ve moran câmlar ile müzeyyendir kim herbiri ahterân-ı semâ gibi şu‘le verir. Ve şâzrevânı germâb ile pertâb edüp tâ kubbeye müntehîdir. Ve taşrada ve câme- Y 117b -kânında bir havuz içre mâhîler şinâverlik edüp fevvâresi kubbeye pertâb eder. Ve cümle dellâkleri pençe-i âfitâb gül-çehre mahbûb ve merâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü, şîrîn sözlü ve münevver yüzlü dellâkleri nîlgûn fûtaya beden-i uryânın sarup hizmet ederler. Ve cümle esbâbları pâk harîr ve kuskusî peştemâl havlılardır. Gâyet pâk hevâsı hoş hammâmdır. Ve çiftedir, nisvânlar hammâmı başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a–Y117b ·
metinde göster ·
ile ârâste olmuşdur. Ve bu âsitânenin dollâbları içre ol kadar zî-kıymet mücevh …
Kubbenin etrâfında gûnâ-gûn câmlar ile ârâste olmuşdur. Ve bu âsitânenin dollâbları içre ol kadar zî-kıymet mücevher âvânî ve Kitâbullâh ve Kelâm-ı kadîmler ve evkâfnâmeler var kim hisâbın Perverdigâr bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286a ·
metinde göster ·
… geçirüp âteş-i germ-â-germde natrûn ile kal edüp gûnâ-gûn şîşeler ve kanâdîl ve
câmlar
yaparlar. Gâyet mücellâ ve berrâk billûr câmları olur kim görenler anı câm-ı Ce …
Hâssa-i sânî: Bu gâsûl otun ahâlî-i beled dağlar gibi bir yere yığup ihrâk bi'n-nâr ederler. Ba‘dehu külün bir yere cem‘ edüp bir dahi germ-â-germ âteş-i Nemrûd ile yakup mezkûr kül birbirine bitişüp top top olur. Ba‘dehu iskele başındaki mahzenlerde yâhûd taşrada köm köm yığup tüccârları kantâr urup alırlar. Mısır'a ve sâyir diyârlara bâzergânları niçe kerre yüz bin kantâr ve kîle gâsûl hâkisterin alup Mısır'da ve gayrı diyârlarda değirmenlere çeküp ba‘dehu elekden geçirüp âteş-i germ-â-germde natrûn ile kal edüp gûnâ-gûn şîşeler ve kanâdîl ve câmlar yaparlar. Gâyet mücellâ ve berrâk billûr câmları olur kim görenler anı câm-ı Cem ve billûr-ı moran ve necef zann eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y312b ·
metinde göster ·