… yetmiş yedi bin asâkir-i pür-silâh ile imdâda gelüp cüyûş-ı müslimîn henüz tâze
cân buldular
.
Ol gün Karamanoğlu ve Germiyanoğlu ve Tekebayoğlu ve Aydınbay ve Sarhanbayoğulları yetmiş yedi bin asâkir-i pür-silâh ile imdâda gelüp cüyûş-ı müslimîn henüz tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… p küffârın zehreleri çâk, guzât-ı müslimînin cümlesi şâd [u] ferahnâk olup tâze
cân buldular
.
Küffârın gözleri önünde on pâre galyonu ve on pâre kadırganın sütûnları üzre haçlı bayrakların ser-nigûn edüp İslâm keştîleri küffâr barçaların "Allâh Allâh" ile yedeğe alup top u tüfeng şâdumânları ederek Galata ve İslâmbol halîci üzre ubûr etdirerek Tershâne bâğçesi önünde lenger bırağup bir kaç {kerre} top u tüfeng şâdumânları edüp küffârın zehreleri çâk, guzât-ı müslimînin cümlesi şâd [u] ferahnâk olup tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27b ·
metinde göster ·
. Zîrâ Bayram Paşa zulmünden gûyâ halk-ı âlem bî-tâb u tüvân ve mutlakâ nev‘-i b …
İstikbâl-i Pâdişâhîye çıkan ümmet-i Muhammed kâ’immakâm olan Bayram Paşa'dan hâtır-mânde idiler. Pâdişâhın mübârek cemâl-i bâ-kemâlin müşâhede etdiklerinde gûyâ halk-ı cihân tâze cân buldular. Zîrâ Bayram Paşa zulmünden gûyâ halk-ı âlem bî-tâb u tüvân ve mutlakâ nev‘-i beşer bir kâlıb-ı bî-cân idi. Rû-yı Pâdişâh-ı münevveri görünce cümle ibâdullâh taraf taraf kûçe ve kûçe revzenlerden ve dam u bâmlardan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
. Bu cây-ı ma‘hûd Pasin sahrâsının ibtidâsıdır. Ammâ kış eyyâmında bu Deveboynu …
Evvelâ nehr-i Araz'ın cenûbi karşısında dağlar içre Şuşik kal‘ası beği isyân u tuğyân edüp sulha muğâyir Acem'in kal‘a-i Revân'ı nevâhîlerinden niçe yerleri nehb u gâret etdüğü Revân Hânı Kelb Alî Hân oğlu Genc 290a Alî Hân tarafından nâmeler ile elçiler ve azîm hedâyâlar gelüp Şuşik beğinden tazallumnâmeleri kırâ’at olundukda cümle erbâb-ı dîvân ile müşâvere olunup sefere mübâşeret olunup cümle eyâlet-i Erzurûm'un sancaklarında olan mîr-i livâları ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı timarları ve her kal‘anın nısf kulları sefere gelmek içün emr-i şerîfler ile sancak sancak kapucubaşılar gidüp asker-i deryâ-misâl günden güne cem‘ olup Gümüşlü Künbet sahrâsında hayme ve hargâhlarıyla meks edüp paşa-yı âlî-vekâr dahi yetmiş bayrak sekbân ve sarıcası ve dörd bin askeriyle Gümüşlü Künbet fezâsına çetr-i mülemma‘ın kurup paşanın cânib-i erba‘asına sâ’ir mîr-i mîrân ve sâ’ir ümerâ-yı livâ meks etdiler. Evvelâ Ketenci Ömer Paşa oğlu Mehemmed ve karındaşı Irakdan ma‘zûl Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Gürcî Deli Dilâver Paşa ve pâye ile Erzurûm Defterdârı Osman Paşa ve İspir [ve] Tortum Paşası Gâzî Seydî Ahmed Paşa, henüz Çaşnigîr Paşalık ile harem-i hâsdan çıkmış bir şecî‘ mîr-i livâdır. Bu mezkûr mîr-i mîrân [ü] ümerâlar ale'l-tertîb kânûn-ı şehriyârî üzre yerlü yerlerince meks edüp cümle yetmiş altı bin asker olup Acem elçisi bu deryâ-misâl askeri görüp Şuşik beğinden şikâyet etdiklerine peşîmân oldular. Zîrâ bu deryâ-misâl asker ile ihtimâldir Revân'ı muhâsara ederler mülâhazası havfine düşdüler. Ba‘dehû mâh-ı mezbûrun gurresinde Alacaatlı Hasan Ağa nâm kapucubaşı bin atlı müsellah asker ile konakcı olup tûğu ve otağı götürdü. Ve Seydî Ahmed Paşa çarkacı ve Bâkî Paşa dündâr ta‘yîn olundu. Ertesi gün paşa-yı kâmkâr menzil-i Gümüşlü Künbet kurâsından cüyûş-ı muvahhidîn ile alâ-rağmi'l-a‘dâ bir alay-ı azîm etmişdir kim cânib-i selâsede olan kızılbaş-ı bed-ma‘âşların çaşıtları hayretde kalup cümle asker gürûh gürûh, fevc ü fevc alaylarıyla 4 sâ‘atde menzil-i Deveboynu nâm mahalde Paşa-yı âlî-kadr otağında meks edüp cümle ümerâ ve mîr-i mîrânlar ziyâfet-i azîminden tenâvül edüp herkes hayme ve hargâhlarına revâne oldular. Bir çemenzâr-ı hamûndur kim nebâtât [u] kiyâhât-ı tırfil yoncasında atlarımız tâze cân buldular. Bu cây-ı ma‘hûd Pasin sahrâsının ibtidâsıdır. Ammâ kış eyyâmında bu Deveboynu nâm mahalde minâre boyu kar olup çığ ve şepe (?) içinde niçe kârbân halkı kalup helâk olmuşlardır. Hatta Tabanıyassı Mehemmed Paşa bu Deveboynu karın aşamayup Revân imdâdına yetişemediğinden Revân kal‘asın kızılbaş yedi ayda Âl-i Osmân elinden almışdır. Böyle bir bî-emân Deveboynu'dur. Andan yine cânib-i şarka 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 289b–290a ·
metinde göster ·
… keriyle etrâf-ı taburu kat-ender-kat ihâta edüp bizimle gelen Tatar askeri tâze
cân buldular
, ammâ kâfirin başlarına taburları dar oldu. Hemân ol gün küffâr-ı dûzah-karâr H …
Hemân ol ân Hân hazretleri bu kadar bin Tatar askeriyle etrâf-ı taburu kat-ender-kat ihâta edüp bizimle gelen Tatar askeri tâze cân buldular, ammâ kâfirin başlarına taburları dar oldu. Hemân ol gün küffâr-ı dûzah-karâr Hân'ın deryâ-misâl asker ile geldiğin görüp ol ân on yedi cân tersâ-yı kâfirân taburdan "Amân el el-amân, ey güzîde-i Âl-i Cengiziyân hân-ı âlîşân Mehemmed Giray Hân" deyüp taburdan papasları ve bıtrîk ve kıssîs ve ruhbânlarıyla huzûr-ı Hân'a gelüp ellerinde emrlerin ibrâz edüp eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a ·
metinde göster ·
… de Boğdan askeri cünübüyle bizim beğe gelüp tâbi‘ olduklarında bizim asker tâze
cân buldular
. Andan,
Menzil-i karye-i Tabeçin: Bunun dahi re‘âyâsı tabura imdâda gitmek ile köyü ıhrâk bi'n-nâr olundu, ammâ bu menzilde Boğdan'ın on aded iş eri boyarları ve porkalabları ve vâmoş ve vistiyar ve logofetleri ve hatmanları haçlı bayrakların kaldırup on bin güzîde Boğdan askeri cünübüyle bizim beğe gelüp tâbi‘ olduklarında bizim asker tâze cân buldular. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101b ·
metinde göster ·
… mecâl kalmışlar, ammâ anlar dahi bizleri görünce susuzlukları def‘ olup hayât-ı
cân buldular
ammâ bir yalçın kayaya arka verüp ceng ederlerken hemân bizler dahi kemîngâhlar …
Bizim gâzîler dahi susuzlukdan bî-tâb u bî-mecâl kalmışlar, ammâ anlar dahi bizleri görünce susuzlukları def‘ olup hayât-ı cân buldular ammâ bir yalçın kayaya arka verüp ceng ederlerken hemân bizler dahi kemîngâhlardan çıkup bayraklarımız küşâde edüp iki bin askerin beş yüzün sular ve beksümâtlar ile gerüde kemîngâhlarda pusuya kazandibi alıkoyup hemân bin beş yüz asker bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh ile gülbâng-ı Muhammedîler getirüp kâfire göz açdırmayup bir yaylım kurşum urunca küffâr-ı dûzah-karâr gördü kim imdâd geldi. Hemân kudurmuş yılan gibi üzerimize döndüler. Evvelki asker dahi bu hâli görüp tâze cân bulup kamandıkları yerden anlar dahi "Allâh Allâh"a rehâ buldurup anlar dahi kâfirin ardlarından hücûm edüp küffâr iki askerin ortasında kalup eyle sâtûr-ı Muhammedîler uruldu kim Hudâ'ya ayândır ol serhadde böyle bir gazânın misli sebkat etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136a ·
metinde göster ·
… . Ve ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenem oldular ve cümlesi hamd ü senâ edüp tâze
cân buldular
. Ammâ münhezim olan küffârı dinç atlı olan gâzîlerimiz kova kıra Uyvar'a karîb …
Azametullâh bu ânda cümle cünûd-ı müslimîn ü mü’minîn elleri ve kolları ve cümle esvâbları la‘l-gûn kan revân olup her bir gâziyân-ı dilâverân serbâzânlar Kassâb-ı Cömerd köçeklerine döndüler, ammâ küffâr kırmadan dahi bî-tâb u bî-mecâl kaldılar. Ammâ henüz bizim yayan gâzîlerimiz yayan küffârları kırmadan intikâm aldılar. Ve ol kadar mâl-ı ganâ’imle muğtenem oldular ve cümlesi hamd ü senâ edüp tâze cân buldular. Ammâ münhezim olan küffârı dinç atlı olan gâzîlerimiz kova kıra Uyvar'a karîb tâ Patka gölü batağı ve hanâzîr ve Mujik yatağı nâm mahalle dek yüz dutup firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
… ksumatlar ile meydân-ı mahabbete getirdiğimde bunlar âlem-i hayretde kalup tâze
cân buldular
ve cihân cihân atları da kendüleri de âteş başında safâlar etdiler ve def‘-i cû …
Hamd-i Hudâ nezâketle refîkler peydâ etdim deyüp bunların cümle atlarına birer sallama yemler asup ve sofra-i Halîl'i kebâb ve beksumatlar ile meydân-ı mahabbete getirdiğimde bunlar âlem-i hayretde kalup tâze cân buldular ve cihân cihân atları da kendüleri de âteş başında safâlar etdiler ve def‘-i cû‘ edüp ibâdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26a ·
metinde göster ·
… i verilüp ordu-yı İslâm içi eyle ganîmet oldu kim cümle hayvânât u insânât tâze
cân buldular
.
Ba‘dehu hemân Sadrıa‘zam Üstürgon altında meks etdikde bin pâre zahîre gemilerin bunda bulup on gün meks tekâ‘üd olunmak fermân olup cemî‘i asâkir-i İslâma altı aylık umûm zahîresi verilüp ordu-yı İslâm içi eyle ganîmet oldu kim cümle hayvânât u insânât tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
… şehir içre bir âb-ı hayât-ı cânfezâ cereyân eder kim cümle huccâc nûş edüp tâze
cân buldular
. Bu ayn şehrin cümle bâğ [u] bâğistân [ve] gülistânının tûlu bir sâ‘atlik yerdi …
Ve bu şehir içre bir âb-ı hayât-ı cânfezâ cereyân eder kim cümle huccâc nûş edüp tâze cân buldular. Bu ayn şehrin cümle bâğ [u] bâğistân [ve] gülistânının tûlu bir sâ‘atlik yerdir. Âdem kellesi kadar ekşi ve lezîz limonu ve turuncu ve kebbâtı olur. Ve Cenâb-ı Bârî (---)(---)(---) iki ayda bir buğday hâsıl olup mahsûl alurlar. Ahâlî-i vilâyet Hazret-i Hûd'un mu‘cizesidir derler. Ve bir latîf (---)(---)(---) muhtasarı yokdur. Lâkin cümle ahâlî-i beledin pîr ü cüvânı ve pençe-i âfitâbesi merâlî ve gazâlî Yed-i Kudret ile mükehhal gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü sittîleri meydân-ı mahabbete çıkup yetmiş bin nâz [u] cünbüş ile kâlâ-yı metâ‘ların bey‘-i Q 113b men-yezîd edüp huccâcı ganîmet ederler. Ve cümlesi siyâh izâr bürünürler. Bu bâzâr içre altun ve maksûs paradan gayri bir şey râyic değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y272b ·
metinde göster ·
… in kal‘a-i İskenderiyye ve Mısır'a imdâd gönderüp cümle küffâr ve Kıbtîler tâze
cân buldular
.
"Ayâ bu Arab Muhammed ile hâl neye müncer ola?" derken, Hırkîl Kral Antâkıyye'den kırk Y 12b bin atlı ve kırk bin piyâde Rûm keferesin kal‘a-i İskenderiyye ve Mısır'a imdâd gönderüp cümle küffâr ve Kıbtîler tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y12a–Y12b ·
metinde göster ·
… âta şütürbân fîl-bân ve râ‘îleri ve re‘âyâlar ile saldılar, cümle hayvânât tâze
cân buldular
.
Taraf-ı garbda tûbdandır. Ve şekl-i tûlî vâki‘ olup Nîl'den şark cânibi münhedim olmuş. İçinde Berberî fukarâları sâkindir. Hâkimi Hüseyn-i Fûncî'dir, Berâbire melikine bir at ve üç deve hedâyâ getirdi. Ve Berbere hâkimi mâl-ı ganâyimden alduğı fîlleri ve develeri ve gayrı lâzım olmayan hayvânâtları cümle bu Bakır sahrâsında olan nebâtât u giyâhâta şütürbân fîl-bân ve râ‘îleri ve re‘âyâlar ile saldılar, cümle hayvânât tâze cân buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b ·
metinde göster ·