âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri …
Evsâf-ı buhayre-i Erdebîl: Cânib-i (---) bir âb-ı hayât buhayredir kim rûy-ı âbında niçe yüz pâre keşti-i sayyâd-ı mâhîleri var. Cânib-i şarkîsi Tebriz'e karîbdir. Cânib-i garbîsi şehr-i Rûmiyye'ye bir fersah yerdir. Ammâ bu buhayre Erdebîl'e bir mesâfe-i ba‘îdedir. Erdebîl ile buhayre mâbeyni hıyâbân ve çengelistân ve ma‘mûr [u] abadân kend [ü] büldânlar ile müzeyyendir. Bu buhayre içre yetmiş aded elvân mâhîleri olur kim gûyâ her biri birer Mâ’ide-i Mûsâ'dır. Ve bu buhayre içre olan kayıklar bâzargânları ve erbâb-ı hâcâtları metâ‘larıyla alup murâd [u] merâmları kendlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âdem devr eder. Van deryâsı semm-i helâhildir ammâ bu âb-ı hayâtdır. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Bu buhayre Hazret-i Risâlet-penâh rahm-i mâderden müştak olduğu şeb tâk-i Kisrâ ve cümle esnâm-ı Mekke ve Ayasofya kubbesi münhedim olduğu gice bu buhayre zâhir olup cânib-ı etrâfında sağîr ve kebîr kırk beş aded uyûn-ı câriyeler munsab olur. Cümleden nehr-i Seylân, Erdebîl'i rey edüp ba‘dehû bu buhayreye gelir ve nehr-i Kehrân dahi katılır. Gayrı enhârın ismi ma‘lûmum değildir ve manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 306a ·
metinde göster ·
… a‘ bir Şeddâdî binâ kal‘a-i zîbâdır. Ammâ dâiren-mâdâr cirmi ma‘lûmum değildir.
Cânib-i (---) bir
demir kapusu var ve derûn-ı kal‘ada cümle on sekiz mikdârı hâne ve bir câmi‘-i …
Eşkâl-i kal‘a-i Tortum: Kal‘ası bir seng-i âlî püşte üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ kal‘a-i zîbâdır. Ammâ dâiren-mâdâr cirmi ma‘lûmum değildir. Cânib-i (---) bir demir kapusu var ve derûn-ı kal‘ada cümle on sekiz mikdârı hâne ve bir câmi‘-i muhtasar-ı Süleymân Hân ve bir anbâr-ı zehâyir-i insân var. Gayrı hân ve hammâm ve sûk-ı sultânîden bir âsâr yokdur. Ancak dizdâr ve neferâtlar bunda sâkinlerdir, ammâ aşağı varoşu ma‘mûr ve şîrîn binâlardır kim cümle yedi yüz hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i kadîmlerdir. Cümle mahalle ve yedi mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde (---) câmi‘i, cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kadîmdir. (---)(---)(---)(---)(---) mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 328b ·
metinde göster ·
… anib-i erba‘asında aslâ handakı yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin adımdır.
Cânib-i (---) bir
demir kapusu vardır. Derûn-ı kal‘ada
Eşkâl-i kal‘a-i Zeydâniyye: Bu dahi evc-i âsumâne çıkmış bir kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i muhammes Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i kavîdir. Ammâ yalın kat dîvârdır. Bir yerden havâlesi ve bir tarafdan zafer mümkün değildir. Canib-i erba‘asında aslâ handakı yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin adımdır. Cânib-i (---) bir demir kapusu vardır. Derûn-ı kal‘ada
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38a ·
metinde göster ·
… bdır. Cümle cemâ‘at-ı kesîre bunun mîzâbından tecdîd-i vuzû‘ ederler. Bu şehrin
cânib-i (---) bir
yaylağ-ı kûh-ı bülend vardır. İsmine (---)(---) derler, bir cebel-i bülenddir …
Cümleden şehr içinde Alâüddevle câmi‘i haremindeki değirman gâyet serî‘ âsiyâbdır. Cümle cemâ‘at-ı kesîre bunun mîzâbından tecdîd-i vuzû‘ ederler. Bu şehrin cânib-i (---) bir yaylağ-ı kûh-ı bülend vardır. İsmine (---)(---) derler, bir cebel-i bülenddir kim vasfında lisân kâsırdır. Ol cebel-i müntehânın tâ zirve-i a‘lâsında bir havz-ı azîm vardır. Gûyâ buheyre-misâldır. İsmine Karagöl derler. Şehr-i Mar‘aş'a üç sâ‘at yerdir. Bu Karagöl havzı kurbunda bir sarnıc-ı azîm vardır. Tûlen ve arzen dörder yüz adımdır. Zamân-ı kadîmde Cimcime kayserin bu yaylalarda ve Göksun yaylasında yetmiş bin sürü koyunu ve keçisi ve câmûsı ve sığırı var imiş. Cümle çobânlar bu hayvânâtları sağup süd-i sûdını bu havza döküp andan şehr-i Mar‘aş'a üç sâ‘atlik yer altından beyâz mermer kâriz Cimcime sarâyında havzlara dökülüp andan cümle halka leben-i hâlis bezl olunurmuş. Mâ-bâkîsi matbah-ı Keykâvûs'unda harc olunup âyende vü revendeye südli aş bezl olunurmuş. Bu kayser Cimcime eyle dârâta mâlik imiş kim rûz-merre matbahına ve gayri levâzımâtına ve cümle koyunlarına beher yevm yetmiş katır yükü tuz harc olunur imiş. Tâ bu mertebe bir kayser-ı Rûm-ı Cem-şân imiş. Anın zamânında bu Mar‘aş eyle ma‘mûr imiş kim şehrin bir ucundan bir tarafına horos damdan dama sıçrayup bir dâma giriftâr olmazmış. Hâlâ yine bir ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Bu şehrin cânib-i şarkîsi dağları ardı Elbistân sahrâsıdır. Anda bir nehr cârîdir kim (---) dağlarından gelir Aksu derler, Mar‘aş ve Ayntâb'ın cümle pembe ve pirinci anda hâsıl olur. Ol nehrin beri cânibi Mar‘aş'dır. Öte tarafı Ayntâb'dır kim mâbeyninde Şîr dağı vardır. Tâ cebel-i Arafât'a müntehî bir kûh-ı bâlâdır. Bu kûhlarda ve büleydelerde cümle Türkmân kavmi sâkinlerdir kim lisân-ı kadîm kelimât ederler. İbtidâ lisânları Tatar-ı Buhârâ'dan (---)(---)(---) kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 62a ·
metinde göster ·
… re mestûr bir su yolu vardır. Cemî‘i burc [u] bârûları gâyet metânet üzredir ve
cânib-i (---) bir
demir kavî bâb-ı metîni var.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) (-- …
Der-eşkâl-i kal‘a-i Palu: Murâd nehri kenarında hakkâ ki mânend-i Kahkahâ eflâke ser çekmiş bir seng-binâ bir küçük kal‘adır. Ammâ bir tarafdan havâlesi olmamağıla bir vechile zafer mümkin değildir. Hattâ Timur görüp aslâ mukayyed olmayup ubûr etmişdir. Derûn-ı kal‘ada İbrâhîm Beğ'den gayri askeriyle sâkin olur bir ferd-i âferîde yokdur. Ve sâkin olmak da mümkin değildir, zîrâ her bâr kal‘aya urûc etmede usret çekerler. Derûn-ı kal‘ada bir câmi‘ ve cebehâne ve mahzenler ve su sarnıçları vardır. Nehr-i Murâd'a nüzûl eder kayalar içre mestûr bir su yolu vardır. Cemî‘i burc [u] bârûları gâyet metânet üzredir ve cânib-i (---) bir demir kavî bâb-ı metîni var.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 84b ·
metinde göster ·
kapusu var. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Cümle ebrâcları ilm-i mi‘mârî il …
Eşkâl-i kal‘a-i Dinc: Kal‘ası sâhil-i nehr-i Murâd'a â (---) evc-i âsumâna ser-i bülend çekmiş bir püşte-i âlî üzre şekl-i müseddes Şeddâdî seng-binâ-yı ibret-nümâdır. Cânib-i (---) bir kapusu var. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Cümle ebrâcları ilm-i mi‘mârî ile metânet üzre inşâ olunmuşdur. Derûn-ı kal‘ada cümle turâb ile mestûr (---) aded hâne-i ma‘mûrlardır. Câmi‘i ve anbârları ve sahrıncı vardır, ammâ hammâm u hân ve çârsû-yı bâzârdan bir alâmet yokdur ve hâ’it-i kal‘anın kaddi düvâzdeh zirâ‘ı melikîdir ve her cânibi evce ser-çekmiş şuhûr-ı bâlâlardır. Cânib-i şimâli sahrâ-yı Muş'a gider müstakîmdir. Bu şehrin cânib-i kıblesinde kal‘a-i Meyyâfârikîn iki menzil yerdir, ammâ râhları sengistândır. Şehr-i Bitlis cânib-i şarkîsinde kal‘a-i Müdîkî üzre yine iki menzildir, ammâ sa‘b u meşakkatlı râh-ı belâlardır. Bu kal‘a-i Dinc Van eyâletiyle müşâ‘ bir vâsi‘ vilâyetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 86a ·
metinde göster ·
… i kal‘a-i Kankırı: Bir (---) yerde şekl-i murabba seng binâ bir küçük kal‘adır.
Cânib-i (---) bir
kapusu var. Derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)
Eşkâl-i kal‘a-i Kankırı: Bir (---) yerde şekl-i murabba seng binâ bir küçük kal‘adır. Cânib-i (---) bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 94a ·
metinde göster ·
… e seng-tıraş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır. Cânib-i erba‘asında asla handakı yokdur.
Cânib-i (---) bir
kapusu var, dâ’iren-mâdâr şekl-i muhammes ve yedi bin adımdır.
Eşkâl-i kal‘a-i Sincâr: Bu kal‘a binâsı üstâd-ı mühendis eyâlet-i Haleb'de Ma‘arratü'n-nu‘mân kal‘ası cirminde inşâ etmişdir, ammâ bu kal‘a-i Sincâr gâyet sa‘b kûh-ı bülend üzre seng-tıraş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır. Cânib-i erba‘asında asla handakı yokdur. Cânib-i (---) bir kapusu var, dâ’iren-mâdâr şekl-i muhammes ve yedi bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213b ·
metinde göster ·
… andakı yokdur ammâ ne kadar adım cirmi vardır ma‘lûmum değildir, ammâ küçükdür.
Cânib-i (---) bir
kapusu vardır. İçinde bir câmi‘i ve yetmiş seksen kadar hâneleri var, gayrı imâ …
Ve bânîsi (---)(---)(---)(---)(---)(---). Bu dahi bilâd-ı Ermendendir, ammâ hâk-i Kürdistân-ı Rujikistân'dır. Sene (---) târîhinde hâkimi olan Hazret-i Şeref Hân ser-çeşme-i müverrihân, Selîm Hân-ı Evvel'e itâ‘at etdüğinden Selîm-i zor-âver bu Şeref Hân-ı servere kal‘a-i Kefindir'i ber-vech-i hükûmet ihsân etdi. Bitlîs hâkimi hükmünde subaşılıkdır ve Bitlîs kazâsı nâhiyesindendir. Kal‘ası bir dere içinde bir çay kenârında sarp kaya-yı sebz-gûn üzre havâleli bir seng-tıraş kal‘a-i hâzır-bâşdır. Cânib-i erba‘asında asla handakı yokdur ammâ ne kadar adım cirmi vardır ma‘lûmum değildir, ammâ küçükdür. Cânib-i (---) bir kapusu vardır. İçinde bir câmi‘i ve yetmiş seksen kadar hâneleri var, gayrı imâretden eser yokdur. Dizdârı neferâtları Bitlîs hânı tarafındandır ammâ bir mahalle dahi Van eyâleti add olunur. Kal‘adan {taşra} yetmiş seksen kadar yine hâk-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır, ammâ yine imâret-i çârsû-yı bâzâr aslâ yokdur. 221a Bu kal‘a-i Kefindir'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b–221a ·
metinde göster ·
… e bir püşte-i âlî üzre evce ser çekmiş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır.
Cânib-i (---) bir
kapusu var, handakı yokdur. Derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)(---)(---) …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Erbîl'i beyân eder: Nehr-i Zarbu'l-kebîr nehr-i Zarb-ı asğar kim bunlara nehreyn-i Zarb-ı Alî derler. Bu nehreyn-i azîmeynin mâbeyninde bir çölistân ve berr ü beyâbân yerde bir püşte-i âlî üzre evce ser çekmiş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. Cânib-i (---) bir kapusu var, handakı yokdur. Derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 371b ·
metinde göster ·
ferahfezâ yerde Makâm-ı Hazret-i Zeynelâbidîn ibn Hazret-i İmâm Alî radıyallahu …
Andan yine şehrin cânib-i (---) bir ferahfezâ yerde Makâm-ı Hazret-i Zeynelâbidîn ibn Hazret-i İmâm Alî radıyallahu anhümâ. Andan şehir harâbistânında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘a-i İlvov: Bu kal‘a İlvov dağları dibinden ba‘îd bir sahrâ-yı çemenzâr-ı lâle-izârda nehr-i (---)(---) bir sevâd-ı mu‘azzam Arabistân'ının Mısır'ına mânend bir şehr-i derbenddir, ammâ kal‘ası şehrinin cânib-i (---) bir püşte-i âlî üzre bir sa‘b hisâr-ı üstüvâr-ı şeddadîdir, lâkin küçükdür. İçinde ancak beş yüz hânesi cümle tahta örtülü kulleleri ve (---) aded çanlı kenîseleri vardır, ammâ cebehânesi ve azîm mefret topları vardır, zîrâ bu şehrin hasmı gâyet çokdur. Hattâ Rakofçi Kral bu şehre tama‘ edüp bu kal‘ayı feth edüp taht edinmek içün bu cengde cümle askeri kırılup kendisi cânın gücile halâs etdi, ammâ bu kal‘a-i İlvov cümle kırk beş aded tabya kullelerdir, lâkin iç kal‘ası dâ’iren-mâdâr kaç adım idiği ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
… ları ve kal‘a dizdârı hâkimdir. Kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları vardır ve
cânib-i (---) bir
kat metîn demir kapusu var ve her gece mehterhânesi çalınup derûn-ı hisârda cüm …
Evvelâ hâk-i pâk-i Babadağı tarafında kal‘a-i Tulça sırası ve nehr-i Tuna kenârında (---)(---) üzre şekl-i murabba‘ bir hisâr-ı üstüvârdır kim kırk aded azeb ve kırk aded beşli ve kırk aded hisâreri neferâtları ve kal‘a dizdârı hâkimdir. Kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları vardır ve cânib-i (---) bir kat metîn demir kapusu var ve her gece mehterhânesi çalınup derûn-ı hisârda cümle (---) aded kiremitli bâğ u bâğçesiz neferât hâneleri ve buğday anbârları ve hünkâr câmi‘i var. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109a ·
metinde göster ·
… , zîrâ bir kumsal pâk zemîne vâki‘ olmuş şehr-i vasatü'l-hâldir ve şehrin kıble
cânibi bir
azîm sahrâ-yı mahsûldârdır kim nehr-i Vardar cereyân etdiği nümâyândır.
Ve bu şehir içre aslâ çamur olmaz, zîrâ bir kumsal pâk zemîne vâki‘ olmuş şehr-i vasatü'l-hâldir ve şehrin kıble cânibi bir azîm sahrâ-yı mahsûldârdır kim nehr-i Vardar cereyân etdiği nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 176a ·
metinde göster ·
… vardır. Bu dahi bir havâleli yerde bir küçük taş binâ kal‘acıkdır, lâkin maşrık
cânibi bir
sahrâ-yı behişt-âsâdır ve bâğ u bâğçe ve mahsûllü bostânları bî-hisâbdır. Ve âb …
Lisân-ı Saz Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi ma‘lûmum değildir, ammâ Erdel'e tâbi‘ Saz Macarı kal‘alarındandır. İçinde aslâ Nemse askeri yokdur. Cümle bin kadar Saz askerîsi vardır. Bu dahi bir havâleli yerde bir küçük taş binâ kal‘acıkdır, lâkin maşrık cânibi bir sahrâ-yı behişt-âsâdır ve bâğ u bâğçe ve mahsûllü bostânları bî-hisâbdır. Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûbları gâyet mergûb ve matlûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
… ra varoşu sa‘b palankadır ve cirmi dâ’iren-mâdâr bin dörd yüz adım iç kal‘adır.
Cânib-i (---) bir
demir kapusu var, handakı üzre asma cisri var. Cümle bir mahalle ve cümle üç yü …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Şarviz kenârında bir göllü ve bataklı ve çataklı buhayre içinde şekl-i murabba‘dan tûlânî Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Taşra varoşu sa‘b palankadır ve cirmi dâ’iren-mâdâr bin dörd yüz adım iç kal‘adır. Cânib-i (---) bir demir kapusu var, handakı üzre asma cisri var. Cümle bir mahalle ve cümle üç yüz kadar tahta örtülü dar evlerdir, ammâ beğ sarâyı ve dizdâr sarâyı gâyet mükellef hânedânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12a ·
metinde göster ·
… etmişler. Cümle yedi kulle-i azîmleri var ve cümle dendân-ı bedenleri mevzûn ve
cânib-i (---) bir
kapusu var ve derûn-ı hisârda cümle iki yüz tahta örtülü bâğçesiz daracık evler …
Ve aşağı dizdâr ve yukaru dizdâr ve iki bin merdüm-hisâr ve yeniçeri serdârı ve kethudâyeri ve emîni ve muhtesibi ve bâcdârı ve şehir kethudâsı ta‘yîn edüp kal‘anın cemî‘i cebehânesin kemâ-kân koyup Serdâr-ı mu‘azzam İbrâhîm Paşa'yı İlok kal‘ası fethine gönderüp kendüleri bizzât sa‘âdetle deryâ-misâl askeri alup Mihaç gazâsına giderler. Ammâ hakkâ ki kal‘a-i Varadin nehr-i Tuna kenârında iç kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir püşte-i âlî üzre şekl-i müseddes bir Şeddâdî sa‘b kal‘a-i kadîmdir kim müverrihân-ı Macar İskender-i Rûmî zamânında binâ olunmuşdur deyü tahrîr etmişler. Cümle yedi kulle-i azîmleri var ve cümle dendân-ı bedenleri mevzûn ve cânib-i (---) bir kapusu var ve derûn-ı hisârda cümle iki yüz tahta örtülü bâğçesiz daracık evleri vardır. Süleymân Hân Câmi‘i ve cebehânesi ve gılâl anbârları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 32a ·
metinde göster ·
… îf bir şehr-i şîrîndir. Ve üç tarafın nehr-i Tunca ihâta etmişdir. Ancak yıldız
cânibi bir
mürtefi‘ bayırlı ve bâğlı yerlerdir.
Ve nehr-i Tunca'ya nâzır bir mürtefi‘ bayırlı yerde bâğlı ve bâğçeli ve âb [u] hevâsı latîf bir şehr-i şîrîndir. Ve üç tarafın nehr-i Tunca ihâta etmişdir. Ancak yıldız cânibi bir mürtefi‘ bayırlı ve bâğlı yerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202a ·
metinde göster ·
… er ve gündüz Rodos'dan Marmaris'e Y 111b çeker aceb hikmetdir. Ve limanın sağ
cânibi bir
daracık boğazdır. Âdem ayağın sığayup geçmek mümkindir. Bir kerre küffâr bizim …
Ve bu kal‘anın iki tarafı dahi limandır. Her gece körfez taşra alup Rodos'a çeker ve gündüz Rodos'dan Marmaris'e Y 111b çeker aceb hikmetdir. Ve limanın sağ cânibi bir daracık boğazdır. Âdem ayağın sığayup geçmek mümkindir. Bir kerre küffâr bizim bir firkatemizi ol boğaza kısdırup liman ağzında küffâr lenger-endâht olup yatır. Derhâl ol firkate re’îsi mezkûr sığdan firkateyi beri cânibe aşırup halâs olup ale's-sabâh küffârın yatduğu boğaza bizim firkate varup el vilâyete haber edüp cümle ahâlî-i vilâyet boğazın iki tarafından kâfir gemilerinin cümlesin emân vermeyüp feth ederler. Böyle bir sığ boğazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y111a–Y111b ·
metinde göster ·
… ucûbe-i dehrden niçe yüz ibret-nümâlar vardır. Ammâ cümleden biri bu buhayrenin
cânib-i (---) bir
harâb şehir vardır.
Ve bu buhayrenin cânib-i erba‘asında olan ucûbe-i dehrden niçe yüz ibret-nümâlar vardır. Ammâ cümleden biri bu buhayrenin cânib-i (---) bir harâb şehir vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236a ·
metinde göster ·
… râygân çıkarup Lahsa çârsûsunda Sûk-ı Lü’lü’ derler bir tarîk-ı âmm vardır. İki
cânibi bir
sûk-ı tavîldir, cemî‘i dükkânları lü’lü’-i gûnâ-gûn ve hurmüz-i dânedâr ve dürr …
Ve cümle sevdâger erbâb-ı tüccâr kâlâyın meydân-ı mahabbete râygân çıkarup Lahsa çârsûsunda Sûk-ı Lü’lü’ derler bir tarîk-ı âmm vardır. İki cânibi bir sûk-ı tavîldir, cemî‘i dükkânları lü’lü’-i gûnâ-gûn ve hurmüz-i dânedâr ve dürr-i yetîm ile rûy-ı dükkânları balık şebekeleri gibi incüden ağlar örüp şâhrâh üzre incü maslûbâtlar ile zeyn ederler. P 138a Ve sâ’ir çârsûları dahi dîbâ ve şîb zerbâf atlas ve kemhâ ve dârâyî ve sereng katîfe ve güçerât ve vâlâ-yı kâlây ile tezyîn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y331b ·
metinde göster ·
yalçın kaya üzre vâki‘ olmuş iç kal‘ası vardır, dâyiren-mâdâr cirmi beş bin yed …
Kal‘asının şark cânibi bir yalçın kaya üzre vâki‘ olmuş iç kal‘ası vardır, dâyiren-mâdâr cirmi beş bin yedi yüz adım şekl-i muhammes bir Şeddâdî kârgîr-binâ kal‘a-i üstüvârdır. Bahr-i Muhît içre yüz mîl bir burundadır. İki tarafı biner pâre gemi alır liman-ı bî-nazîrlerdir kim sekiz rûzgâr-ı zorkârın şiddetinden emîndir. Kal‘anın iki bâbı var, hadîd kapulardır, bir kapu deryâya ve bir kapu karaya nâzırdır. Dizdârı ve yedi yüz neferâtları vardır. Habeş cezîresinde böyle askeri çok kal‘a yokdur. Ve cebehânesi ve yetmiş pâre topları çokdur, zîrâ Habeş'in âhirü'l-hudûdudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442a ·
metinde göster ·