Bu Gâzîler kullesi burnundan maşrık tarafına tâ Yedikulle'ye varınca iki kat sa‘b u metîn kal‘a dîvârıdır. Mezkûr Yenikapu'dan tâ Yedikulle'ye gelince handak yokdur. Cümle üç bin yedi yüz germe adım dîvârdır, ammâ bin yüz adım yerin dîvârı yalın kat sa‘b u metîn hâ’it-i üstüvârdır. Mâ‘adâ bin sekiz yüz elli adımı Yedikulle'ye gelince iki kat kavî dîvârdır. Andan Yedikulle'den yokuş aşağı taşradan kulle kapusuna varnca beş yüz adımdır ve bu kapu cânib-i şarka meftûhtur. Andan yine semt-i cenûba yokuş aşağı gidüp Kelemerye kapusuna varınca iki bin üç yüz adımdır. Bu kapu dahi cânib-i şarka mekşûfdur. Andan aşağı yine cenûb cânibine teveccüh edüp düzce zemînde gidüp leb-i deryâda sedd-i metîn Kelemerye kullesi burnuna varınca bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224a ·
metinde göster ·
… mâl tarafına izdin burnu otuz mîldir, lâkin şimâl ile batının kerte kara yelden
cânibine teveccüh
olunup izdin burnun üzleyüp gidilir. İşte bu mahalde dahi deryâ kapudan mellâh …
Ve bu Kızılhisâr burnundan Atina şehri tarafında Ropoz burnuna varınca elli mîldir. Ammâ şimâl tarafına izdin burnu otuz mîldir, lâkin şimâl ile batının kerte kara yelden cânibine teveccüh olunup izdin burnun üzleyüp gidilir. İşte bu mahalde dahi deryâ kapudan mellâh rübbânlarına fâ’ide olsun içün Ağrıboz ve Kızılhisâr limanların dahi manzûrûmuz olduğu üzre tahrîr eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250a ·
metinde göster ·
olundu, zîrâ Girid cezîresinin bir köşesi dahi bu Salina suyu burnudur. Ve bu b …
Andan (---) sâ‘atde nehr-i Salina'yı ubûr edüp şark cânibine teveccüh olundu, zîrâ Girid cezîresinin bir köşesi dahi bu Salina suyu burnudur. Ve bu burun dibinde nehr-i isfakiye deryâya mahlût olup âb-ı nâb-ı rakîk billûr-misâl turna gözü sudur, zîrâ tâ Girid cezîresinin orta göbeğinde vâki‘ olan isfakiye dağının karlı ve âb-ı zülâl yerlerinden gelüp cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… s edüp Serdâr Şişli Mustafâ Beşe serdârdan on tüfeng-endâz refîk alup yine garb
cânibine teveccüh
edüp Badırka boğazın ve Deve kısığın aşup hamd-i Hudâ selâmetle Tuzla ovacığın …
Ve bunda bir gün meks edüp Serdâr Şişli Mustafâ Beşe serdârdan on tüfeng-endâz refîk alup yine garb cânibine teveccüh edüp Badırka boğazın ve Deve kısığın aşup hamd-i Hudâ selâmetle Tuzla ovacığın dahi ubûr edüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
edüp on yedi pâre münhedim olmuş kal‘aları temâşâ ederek 9 sâ‘atde ma‘mûr [u] â …
Bu kal‘ayı temâşâ edüp yine Rodos'a, şark cânibine teveccüh edüp on yedi pâre münhedim olmuş kal‘aları temâşâ ederek 9 sâ‘atde ma‘mûr [u] âbâdân kurâ ve büldânları seyr [ü] temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123a ·
metinde göster ·
… dır" diyerek bir sâ‘at gidüp bir mürtefi‘ bel başıdır. Bu mahalle gelince kıble
cânibine teveccüh
etdükde Medîne-i münevverenin bâğ u bâğçeleri ve bizzât Hazret-i Risâlet-penâh' …
"Bu dağ filândır, bu dere filândır" diyerek bir sâ‘at gidüp bir mürtefi‘ bel başıdır. Bu mahalle gelince kıble cânibine teveccüh etdükde Medîne-i münevverenin bâğ u bâğçeleri ve bizzât Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbe-i âlî-i münevveri eflâke ser-çekmiş nümâyân olup müzehheb ve mutallâ alem-i şerîfinin şa‘şa‘asından sahrâ-yı Medîne-i münevvere içre nûrun alâ-nûr leme‘ân urup çeşm-i insân hîrelenüp derhâl âşık-ı sâdık olan kubbe-i mehbat-ı nûr-ı Hudâ'yı görünce atından ve üştür esterinden piyâde olup du‘â:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276a ·
metinde göster ·
Bu hâl üzre Medîne eyle ma‘mûr oldu kim gûyâ ürd-i behişt olup bu şehirden ne
cânibine teveccüh
etdilerse mansûr u muzaffer olup sâlimîn ve gânimîn Medîne'ye vâsıl olurlar idi …
Bu hâl üzre Medîne eyle ma‘mûr oldu kim gûyâ ürd-i behişt olup bu şehirden ne cânibine teveccüh etdilerse mansûr u muzaffer olup sâlimîn ve gânimîn Medîne'ye vâsıl olurlar idi. Bu ahvalât mufassalan cemî‘i siyerlerde mastûrdur. Ammâ bizim murâdımız câmi‘-i şerîfin evsâfıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280b ·
metinde göster ·
"Niyyetü'l-gazâ alâ Gavri'l-Mısır" deyüp Çıldır sahrâsından mansûr [u] muzaffer sâlimîn ü gânimîn avdet edüp Kayseriyye cânibine teveccüh etdükde şâha tâbi‘ olan Zülkadir evlâdlarından Mar‘ayş hâkimi Alâ’üddevle devletine mağrûr olup âyende vü revende askeri nehb ü gâretden hâlî olmaduğu Selîm Hân'ın mesmû‘-ı hümâyûnları olup yetmiş bin asker ile Ferhâd Paşa'yı Mar‘aş üzre irsâl etdükde Alâ’üddevle dahi yüz bin Türkmân-ı bî-dîn [ü] bî-kemân ile Göksun yaylasında iki asker kemâkân yedi sâ‘at ceng-i azîm edüp bi-emrillâh Alâ’üddevle münhedim olup bi-nefsihi yetmiş boybeğleri ile kelleleri ber-cıda mâl-ı ganâyimleri ile taht-ı Kayseriyye'de huzûr-ı Selîm Şâh'a getürüp serâperde önünde top-ı çevgân gibi kelleleri galtân olup Alâ’üddevle'nin dörd veled başı ve yetmiş aded bakıyyetü's-seyf olan mîrlivâları ile Alâ’üddevle ve gayrı beğlerin başların nâmeler ile Mısır'da Sultân Gavrî'ye gönderler üzre gönderilüp vâsıl oldukda nâme kırâ’at olunup mefhûm-ı nâme,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y318a ·
metinde göster ·