… rin şimâline Sın-nişân dağı'ndan ve Tuzhisâr kûhından gelir âb-ı hayât-ı uyûn-ı
câriyelerdir
. Cümleden Kal‘a çeşmesi ve Kuyumcular Bezzâzistânı çeşmesi ve Bâzâryeri çeşmesi …
Ve cümle kırk beş aded çeşme-i âb-ı hayâtlardır. Cümle suları şehrin şimâline Sın-nişân dağı'ndan ve Tuzhisâr kûhından gelir âb-ı hayât-ı uyûn-ı câriyelerdir. Cümleden Kal‘a çeşmesi ve Kuyumcular Bezzâzistânı çeşmesi ve Bâzâryeri çeşmesi ve Medrese çeşmesi ve Ulucâmi‘ kurbundaki çeşme, mâh-ı temmûzda yahpâre-misâl çeşmelerdir. Ve şehrin içinden cereyân eden çay-ı azîm nehr-i Merâküm tâ şehrin ortasından cereyân edüp bir kaç köprü-yi sağîrleri vardır. Tuğyân ile cereyân etdükde haylî çay olur. İbtidâ tulû‘u Tuzlahisâr ve Neki dağlarından ve Sıpnişân dağlarından cem‘ olup şehir ensesinde yetmiş seksen aded asiyâb-ı dakîkleri deverân etdirüp andan Sivas sahrâsında nehr-i azîm-i Kızılırmağ'a mahlût olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75b ·
metinde göster ·
… çeşmesi ve Harâccı Çeşmesi ve Kuruçeşme. Bular âb-ı hayâtdan nişân verir uyûn-ı
câriyelerdir
. Gerçi bu çeşmelere bu şehir ihtiyâc değildir. Zîrâ Tuna deryâsı kenarında bir …
Ve cümle on aded çeşmesârlar vardır. Evvelâ Akkapu çeşmesi ve Sarrâchâne çeşmesi ve Bâzâryeri çeşmesi ve Kurşumlu Câmi‘ çeşmesi ve Harâccı Çeşmesi ve Kuruçeşme. Bular âb-ı hayâtdan nişân verir uyûn-ı câriyelerdir. Gerçi bu çeşmelere bu şehir ihtiyâc değildir. Zîrâ Tuna deryâsı kenarında bir şehr-i mu‘azzam olmağıla sâhibü'l-hayrâtlar on yirde çeşme-i cânperverler inşâ etmişler. Ve cümle yigirmi yerde sebîl vardır. Gayrı diyârların sebîlleri gibi kârgîr ve mükellef ve müzeyyen binâlar değildir ammâ mâh-ı temmûzda cânib-i vakfdan Tuna buzuyla âb-ı hayâtları cümle atşâna bezl edüp nûş edenler sebîlciler
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
… nerdübânlar ile nüzûl olunur âbdest muslukları vardır. Cümlesi kırk aded uyûn-ı
câriyelerdir
. Kapusu üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---) (--- …
Andan çârsû içinde câmi‘-i Alî Paşa çâr-kûşe hârpüşte kurşum kubbeli ve bir minâreli ve kıbleye nâzır bir kapulu şîrîn câmi‘dir. Hareminde yigirmi ayak nerdübânlar ile nüzûl olunur âbdest muslukları vardır. Cümlesi kırk aded uyûn-ı câriyelerdir. Kapusu üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127a ·
metinde göster ·
. Ammâ böyle şehr-i azîme ol kadar uyûn kifâyet etmeyüp niçe bin bârgir bârı mâ- …
Ve cümle (---) aded sebil ve çeşme-i câriyelerdir. Ammâ böyle şehr-i azîme ol kadar uyûn kifâyet etmeyüp niçe bin bârgir bârı mâ-i tâhirleri nehr-i Meriç'den taşıyup ahâlî-i beled isti‘mâl edüp def‘-i atşân ederler. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135a ·
metinde göster ·
. Cümlesinden memdûh olan âb-ı hayât çeşmeler ayn-ı Hamrevât'dan gelen çeşm-i câ …
Cümle (---) aded ayn-ı câriyelerdir. Cümlesinden memdûh olan âb-ı hayât çeşmeler ayn-ı Hamrevât'dan gelen çeşm-i cânperverlerdir. Zîrâ bu âb-ı Hamrevât Rûm ve Arab ve Acem'de Ma‘arretü'n-nu‘mân suyu gibi meşhûr-ı âfâk [ve] lisân-ı meddâhânda ale'l-ıtlâk memdûh-ı âlem ayn-ı Hamrevât'dır. İbtidâ tulû‘ı Diyârbekr'ün garbîsinde Karadağ yaylağından zîr-i zemînde iki menzil yerden pohrenkler ile kal‘a-i Âmid'e dâhil olup ibtidâ Câmi‘-i Kebîr'e andan gayrı cevâmi‘lere ve hân u imâret ü hammâmlara taksîm olur. Hukemâ-yı kudemâ bu âb-ı Hamrevât içre pembe bırağup ba‘dehû pembeyi kurudup vezn etmişlerdir. Ma‘arra şehri suyu pembe- 202a -sinden hafif gelüp İslâmbol'da Eski Sarây kapusu önündeki çeşme-i Yektâ suyunda ıslanup kuruyan pembe ile bu Diyârbekr'ün Hamrevât aynı pembesiyle berâber vezn olunmuşdur. Tâ bu mertebe hafîf ayn-ı Hamrevât'dır. Eğer pembesi sakîl olsa şûr olup bî-nefy olmasına delâlet eder. Ve bu ayn-ı Hamrevât mu‘tedil âb-ı hoş-hayâtdır. Safrâ ü sevdâ ü balgamı ve derûnda olan cümle ahlâtları mahv eder. Hattâ bu Hamrevât abının evsâfın Âl-i Osmân'dan Sultân İbrâhîm Hân istimâ‘ edüp "Elbette bana Diyârbekir'den mâ-ı Hamrevât gelsin!", deyü hatt-ı şerîf ile dergâh-ı âlî kapucubaşısı ta‘yîn olunup efendimiz Melek Ahmed Paşa Kara Âmid vâlîsiyken mezkûr ağa hatt-ı şerîf ile gelüp paşa-yı mûmâ-ileyh "Sem‘an ve tâ‘atan" deyüp onar vukiyye sîm-i hâlisden güğümler yapdı ve altı güğüm kurşumdan ve altı güğüm rûh-ı tûtyâdan ve altı aded senek ta‘bîr etdikleri çam boduçlarına cümle âb-ı Hamrevât'ı memlû edüp huzûr-ı şer‘de cümle güğümleri mühürleyüp gelen kapucubaşıya on kîse ihsân edüp ve on altı kîse dahi güğümlerinin masrûfun çeküp ılgar ile bu mâ’-i Hamrevât'ı İbrâhîm Hân'a gönderdi. Hikmet-i Hudâ bu mâ’-i zülâl İslâmbol'a dâhil olduğu gün cülûs-ı hümâyûn vâki‘ olup âb-ı Hamrevât Sultân Mehemmed ibn İbrâhîm Hân'a müyesser olup bin elli sekiz Receb'inin 18'inde sebt gün ba‘de'l-asr tahtnişîn oldukda ibtidâ âb-ı Hamrevât nûş etdi. Hulâsa-ı kelâm bu mâ’-i Hamrevât Diyârbekr'in âb-ı rûyıdır. Fetahnâ'l-Irâk lafzı {sene 941 târîhinde} Sultân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân yolların tathîr edüp Karadağ'dan getirmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201b–202a ·
metinde göster ·
… on yedi aded kayalı dereler ve uzlar içre cereyân eden yigirmi yedi aded uyûn-ı
câriyelerdir
. Bunlardan mâ‘adâ her derede üç yüz altmış aded kaynak-ı âb-ı hoş-nâb-ı berrâk …
Evvelâ cümle on yedi aded kayalı dereler ve uzlar içre cereyân eden yigirmi yedi aded uyûn-ı câriyelerdir. Bunlardan mâ‘adâ her derede üç yüz altmış aded kaynak-ı âb-ı hoş-nâb-ı berrâk add olunur. Ammâ her birinin tulû‘ [u] gurûbuyla beyân eylesek bir mücelled kitâb olur. Ancak kaynak ta‘bîr olunan uyûnlar cümle uyûn-ı sağîrelerdir. Lâkin,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 226a ·
metinde göster ·
… 'in cânib-i erba‘asında cereyân eden on yedi dere içre yigirmi yedi aded uyûn-ı
câriyelerdir
kim her dere ve enhârların yemîn ü yesârında kat-ender-kat kârgîr binâ bâğ hâne …
Evvelâ bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asında cereyân eden on yedi dere içre yigirmi yedi aded uyûn-ı câriyelerdir kim her dere ve enhârların yemîn ü yesârında kat-ender-kat kârgîr binâ bâğ hânedânları ve külbe-i ahzânları ve çalaşdan müfîd ü muhtasar imâr olmuş bâğ evleri vardır kim hân-ı âlîşânın mîr-âbı tahrîri üzre cümle on iki bin bâğdır ve hânedânlar ve külbe-i ahzânlardır. Ahâlî-i memleketin a‘yân [u] eşrâfı ve sağîr ü kebîri yay mahallinde bây u gedâsı şehirden bu bâğlara göçüp kâmil sekiz ay bâğ faslı edüp bir hay [u] huy ile şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara fasılları ederler. Her bâğda gûnâ-gûn musanna‘ havz u şadırvânlar ile ârâste ve gûnâ-gûn ebniyye-i âlîler ile pîrâste olup bir sevâd-ı mu‘azzam şehirdir, ammâ pârekendedir. Zîrâ bâğları gâyet vâsi‘dir. Kadîm a‘sârdan berü bu bâğlar eyle kuyağ-ı hıyâbân-ı İremdir kim gûyâ hıyâbân-ı Isfahân-ı nısf-ı cihândır kim bu bâğların vasfında lisân kâsırdır. Ammâ ekseriyyâ gâyetü'l-gâye imâr olan bâğ-ı İremezâtlar Ya‘kubî Ermenîleri destinde kim her biri kal‘a-misâl kârgîr dîvârlı ve kepân kulleli bâğlardır. Ba‘zı bâğ iki bin guruş mahsûl verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227a ·
metinde göster ·
… ve Sevdâye ve Mehhriye ve Tâbende ve Gülçîn ve Mehçîn ve Künnese ve Emete nâmlı
câriyelerdir
.
Nâmân-ı cevâriyân: Câriyeleri dahi Gürcî ve Gîlân'dan gelmiş Rus-ı menhûsdur kim isimleri böyledir, Şelefe ve Helece ve Gelece ve Henese ve Sevdâye ve Mehhriye ve Tâbende ve Gülçîn ve Mehçîn ve Künnese ve Emete nâmlı câriyelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310b ·
metinde göster ·
… hâki içre cereyân ederek nehr-i azîm Kuban'a munsab olurlar. Âb-ı hayât uyûn-ı
câriyelerdir
. Nehr-i Kuban dahi Adahon boğazından aşağı Bahr-i Siyâh'a mahlût olur. Andan yi …
Nehr-i Biziçay: Bunu dahi atlar ile geçdik. Bu iki nehir Abaza vilâyeti içinde Hayku dağlarından tulû‘ edüp yıldız tarafına Şağake hâki içre cereyân ederek nehr-i azîm Kuban'a munsab olurlar. Âb-ı hayât uyûn-ı câriyelerdir. Nehr-i Kuban dahi Adahon boğazından aşağı Bahr-i Siyâh'a mahlût olur. Andan yine kabîle-i Şağake Çerkezi içre 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·