… in Hassân ol duhter-i pâkîze-ahterden oldu. Bu duhterin hemşîresi Mâriye 158a
câriyeyi
Hazret-i Resûl kendiler alıkoyup Hazret-i İbrâhîm ibn Resûlullâh ol Mâriye câri …
"Yâ Muhammed Rûm keferesi Mısır diyârına istîlâ edüp kabza-i tasarrufa alup vilâyetim elden gitdi, lütf edüp azîm asker ile Mısır'ımı feth edüp zîr-i destinde bir boybeği-misâl kemterin olam" deyü Zünnûn-ı Mısrî'yi bir çatal kılıç ile ve bir katır ve dörd aded Kıbtî câriyesi hedâyâlar ile Zünnûn-ı Kıbtîyi Hazret'e gönderdi. Hazret kılıcı Zülfikâr deyü Alî'ye ve katıra Düldül deyü yine Alî'ye verdi. Câriyenin birin Hazret-i Ebâ Bekir'e, birin Zübeyr hazretlerine, birin Şâ‘ir Hassân'a verüp Abdurrahmân bin Hassân ol duhter-i pâkîze-ahterden oldu. Bu duhterin hemşîresi Mâriye 158a câriyeyi Hazret-i Resûl kendiler alıkoyup Hazret-i İbrâhîm ibn Resûlullâh ol Mâriye câriyeden vücûda geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b–158a ·
metinde göster ·
… 'dan melik Mukavkıs-i Kıbtî Hazret'e Düldül katırı ve Zülfikâr kılıcı ve Mariya
câriyeyi
ve hemşîresin Hazret-i Zünnûn-ı Mısrî ile hedâ[yâ] gönderüp hedâya huzûr-ı Resû …
Maşâd-ı şâ‘ir-i mâhir İmrü'l-Kays: Ol İmrü'l-Kays'dır kim Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde fusahâ-yı büleğâ-yı Kureyş idi. Ol asırda ilm-i şi‘re rağbet olmağıla niçe bin sultân-ı şu‘arâlar var idi, ammâ cümleye mümtâz [u] müsellem Abdurrahmân Hassân ve bu İmrü'l-Kays idi. Pesendîde eş‘âr-ı belîğlerin Hazret-i Resûl kıra’at edüp Seb‘a-yı Mu‘allaka nâm mahalde sahîfesiyle asup makbûl şi‘r olmuş olurdu. Ammâ Hassân İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmın güzîdesi oldu. Hattâ Mısır'dan melik Mukavkıs-i Kıbtî Hazret'e Düldül katırı ve Zülfikâr kılıcı ve Mariya câriyeyi ve hemşîresin Hazret-i Zünnûn-ı Mısrî ile hedâ[yâ] gönderüp hedâya huzûr-ı Resûl'de makbûle geçdikde Düldül'ü ve Zülfikâr'ı Hazret-i Alî'ye ihsân etdi ve Mariya câriyeyi hazret kendülere alıkoyup İbni'n-nebî İbrâhîm andan oldu. Mariya câriyenin hemşîresin bu Hassân şâ‘ire verüp sultân-ı şu‘âra oldu ve elçi Zünnûn-ı Mısrî dahi İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmdan olup cümle hükemâya pîr oldu. Ve Mısır'da medfûndur, ammâ bu İmrü'l-Kays Arapça 'dan olup İslâm ile müşerref olmadı. Zîrâ ilm-i nücûmda Ebû Leheb-i la‘înin telâmîzlerinden ve anın akrabâlarından idi. Hattâ bu İmrü'l-Kays hazret-i Kur’ân-ı azîm ve furkân-ı mecîd kıbel-i Hakkdan Cibrîl-i emîn vesâtatıyla resûl-i kibriyâya nâzil olmazdan yedi sene mukaddem Arapça lafz-ı dürer-bârın mukaddem târîhile İmrü'l-Kays manzûm etmişdir kim güfte-i İmrü'l-Kays:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 68a ·
metinde göster ·
… de makbûle geçdikde Düldül'ü ve Zülfikâr'ı Hazret-i Alî'ye ihsân etdi ve Mariya
câriyeyi
hazret kendülere alıkoyup İbni'n-nebî İbrâhîm andan oldu. Mariya câriyenin hemş …
Maşâd-ı şâ‘ir-i mâhir İmrü'l-Kays: Ol İmrü'l-Kays'dır kim Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı sa‘âdetlerinde fusahâ-yı büleğâ-yı Kureyş idi. Ol asırda ilm-i şi‘re rağbet olmağıla niçe bin sultân-ı şu‘arâlar var idi, ammâ cümleye mümtâz [u] müsellem Abdurrahmân Hassân ve bu İmrü'l-Kays idi. Pesendîde eş‘âr-ı belîğlerin Hazret-i Resûl kıra’at edüp Seb‘a-yı Mu‘allaka nâm mahalde sahîfesiyle asup makbûl şi‘r olmuş olurdu. Ammâ Hassân İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmın güzîdesi oldu. Hattâ Mısır'dan melik Mukavkıs-i Kıbtî Hazret'e Düldül katırı ve Zülfikâr kılıcı ve Mariya câriyeyi ve hemşîresin Hazret-i Zünnûn-ı Mısrî ile hedâ[yâ] gönderüp hedâya huzûr-ı Resûl'de makbûle geçdikde Düldül'ü ve Zülfikâr'ı Hazret-i Alî'ye ihsân etdi ve Mariya câriyeyi hazret kendülere alıkoyup İbni'n-nebî İbrâhîm andan oldu. Mariya câriyenin hemşîresin bu Hassân şâ‘ire verüp sultân-ı şu‘âra oldu ve elçi Zünnûn-ı Mısrî dahi İslâm ile müşerref olup sahâbe-i kirâmdan olup cümle hükemâya pîr oldu. Ve Mısır'da medfûndur, ammâ bu İmrü'l-Kays Arapça 'dan olup İslâm ile müşerref olmadı. Zîrâ ilm-i nücûmda Ebû Leheb-i la‘înin telâmîzlerinden ve anın akrabâlarından idi. Hattâ bu İmrü'l-Kays hazret-i Kur’ân-ı azîm ve furkân-ı mecîd kıbel-i Hakkdan Cibrîl-i emîn vesâtatıyla resûl-i kibriyâya nâzil olmazdan yedi sene mukaddem Arapça lafz-ı dürer-bârın mukaddem târîhile İmrü'l-Kays manzûm etmişdir kim güfte-i İmrü'l-Kays:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 68a ·
metinde göster ·
… âriye-i hâmileyi bir gün mu‘allaka eyleyüp vaz‘-ı haml etmeğe komadılar. Ertesi
câriyeyi
indirdiler. Derhâl bir şehzâde-i civân-baht rahm-ı mâderden müştakk oldu kim mi …
Sebeb-i tesmiyye-i Cebel-i Sincâr: Bi-kavli müverrihân-ı Acem, bu cebel-i Sincâr Dârâ Şâh'ın kâhîce teberrüken Hazret-i Nûh'un gemisine rahne veren Sin Kayası üzre olan Mastaba-i Nûh'a gelüp kisb-i tarâvet ederdi. Günlerden bir gün bu Dârâ Şâh'ın bir câriye-i muğanniyesi hâmile iken Dârâ Şâh'ın ders-i Aristo olan müneccimînleri eyitdiler kim "Eğer bu câriye-i hâmile yarınki günde vaz‘-ı haml ederse doğan şehzâde başına âzâde olup cihângîr pâdişâh-ı Cem-cenâb ola", dediler. Hemân Melik Dârâ emr edüp câriye-i hâmileyi bir gün mu‘allaka eyleyüp vaz‘-ı haml etmeğe komadılar. Ertesi câriyeyi indirdiler. Derhâl bir şehzâde-i civân-baht rahm-ı mâderden müştakk oldu kim mihr [ü] mâh anın vech-i hüsnü yanında bî-fer bir şems [ü] kamer idi. Bu ma‘sûm-ı pâk rahm-ı mâderde üç yüz on dörd gün kalup tevellüd etdiğiyçün cemî‘i müneccimîn ve kâhinîn bu gulâmın ismine Sincâr dediler kim batn-ı ümde üç yüz on dörd gün kaldığına delâlet eder bir ism-i sultândır kim bu cebel ol şehzâde-i âzâdenin maskat-ı re’si olduğundan anın ismiyle müsemmâ olup cebel-i Sincâr derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213a ·
metinde göster ·
… l-ı zamâne fertûte arz-ı cemâl etdikde elbette müşterînin biri bu müşterî-sıfat
câriyeyi
gördükde alup mülhid çukura düşer gibi düşüp bu câriye ay başında hayz gördükde …
Ve bir ma‘rifetleri dahi yedi sekiz kerre vaz‘-ı haml etmiş memeleri tobra gibi sarkmış avretleri hammâma koyup ba‘de'l-hammâm yine gûnâ-gûn saçı kırpık(?) ve düzgünce ve ayva çekirdekleri ve şâb ve mazı ile yüzüne ve gözüne ve aşağısına mezkûr mu‘âleceleri edüp la‘l-gûn yanaklı ve turunc memeli bir duhter-i pâkîze-ahter edüp sıkma dârâyî haftanlar ile üsârâ tahtaları üzre oturdup kaçan bu câriye-i zâl-ı zamâne fertûte arz-ı cemâl etdikde elbette müşterînin biri bu müşterî-sıfat câriyeyi gördükde alup mülhid çukura düşer gibi düşüp bu câriye ay başında hayz gördükde câriyeyi alan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134b ·
metinde göster ·
… gördükde alup mülhid çukura düşer gibi düşüp bu câriye ay başında hayz gördükde
câriyeyi
alan,
Ve bir ma‘rifetleri dahi yedi sekiz kerre vaz‘-ı haml etmiş memeleri tobra gibi sarkmış avretleri hammâma koyup ba‘de'l-hammâm yine gûnâ-gûn saçı kırpık(?) ve düzgünce ve ayva çekirdekleri ve şâb ve mazı ile yüzüne ve gözüne ve aşağısına mezkûr mu‘âleceleri edüp la‘l-gûn yanaklı ve turunc memeli bir duhter-i pâkîze-ahter edüp sıkma dârâyî haftanlar ile üsârâ tahtaları üzre oturdup kaçan bu câriye-i zâl-ı zamâne fertûte arz-ı cemâl etdikde elbette müşterînin biri bu müşterî-sıfat câriyeyi gördükde alup mülhid çukura düşer gibi düşüp bu câriye ay başında hayz gördükde câriyeyi alan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134b ·
metinde göster ·
… m küffârına rağmen Mukavkıs imdâd edüp Mısır'ı Hazret-i Amr'a verdi. Mâriye nâm
câriyeyi
Hazret'e bunlar Y 298a verdi. Bu Mâriye ümmü'l-mü’minîn Sitti Zeyneb binti Ca …
Hazret-i Amr ibnü'l-Âs Mısır'ı feth etdükde bu Mukavkıs asâkir-i İslâma çok zahâyir ve imdâd etmişdi. Zîrâ yine Mısır'da boybeği mesâbesinde hâkim idi. Ammâ hükûmet-i kübrâ Kudüs ve Antakiye kralı Hırkîl'in idi. Bu Rûm küffârına rağmen Mukavkıs imdâd edüp Mısır'ı Hazret-i Amr'a verdi. Mâriye nâm câriyeyi Hazret'e bunlar Y 298a verdi. Bu Mâriye ümmü'l-mü’minîn Sitti Zeyneb binti Cahş ile bir beytde sâkin idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y297b–Y298a ·
metinde göster ·
Ammâ Hazret-i İbrâhîm ibn Resûl Mısır meliki Mukavkıs Hazret-i Risâlet'e alâ tarîkı'l-hedâye bir kılıç ve bir katır ve iki câriye gönderir. Hazret-i Risâlet Zülfikâr deyü kılıcı ve Düldül deyü katırı Hazret-i Alî'ye verdi. Ve bir câriyeyi şâ‘ir Hassân'a ihsân eyledi. Ve câriye-i Mâriye'yi kendüleri kabza-i tasarrufa alup Hazret-i İbrâhîm andan oldu. Ammâ sekiz evlâdları cümle Hadîce-i Kübrâ'dan tevellüd eylediler. Ba‘dehu Hadîce Ana altmış beş yaşında Mekke'de vefât edüp bu Mu‘allâ'da defn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362a ·
metinde göster ·
… kaçan İbrâhîm Nebî Mekke'de iken Mısır meliki Tavtîs, İbrâhîm Nebî'ye Hâcer nâm
câriyeyi
hedâyâ gönderdikde Sâre Ana kıskanup bir gece Hâcer Ana'nın fercindeki lahm-ı z …
{Hele bu hitân-ı bintân-ı Hazarî İbrâhîm'den berü kalmışdır kim kaçan İbrâhîm Nebî Mekke'de iken Mısır meliki Tavtîs, İbrâhîm Nebî'ye Hâcer nâm câriyeyi hedâyâ gönderdikde Sâre Ana kıskanup bir gece Hâcer Ana'nın fercindeki lahm-ı zâyidi keser. Ammâ li-hikmetin olmuş kim cimâ‘ı dahi lezîz olurmuş. Hâlâ ol zamândan berü Arab Urbâ[n] bintânların sünnet etmek Hâcer Ana'dan kalmışdır kim Hazret-i İsmâ‘îl Hâcer Ana'dan doğmuşdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y245a ·
metinde göster ·