İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

cû

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
72
isabet
68 cümle/beyitte
26,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
44 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7229,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 72

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“cû” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 12b … te’sîrât-ı mutalsamâtdır. Ve bu zeytûnları cemî‘i ruhbânlar tenâvül edüp def-i cû ‘ ederlerdi. Bu gûne niçe bin mutalsamât-ı acîbler olduğu mahallinde tahrîr olun …
EÇS I 15b … ervikapusu pâdişâhlar tebdîl-i câme olup Ayasofya câmi‘ine yâhûd şehri cüst [ü] cû etmeğe çıkdıkda bu kapudan çıkar, cenûb tarafına mekşûf bir bâb-ı kebîrdir.
EÇS I 37b … nûş edüp Gülâbî Ağa'ya aslâ bakmayup bir nân-pâre vermez. Andan yeniçeri def‘-i cû ‘ edüp bozahâneden taşra çıkınca yine Gülâbî Ağa peşine düşüp Ayasofya'nın Sovuk …
EÇS I 38b … ları dahi ana kıyâs edüp üç gün[den] berü aç âdem meyhâne ta‘âmına girüp def‘-i cû ‘ eder. Ammâ yine bu harâbâtî erenlerine hüsn-i zan edüp bunlardan istimdâd tale …
EÇS I 71b … âmbol içre çârsû-yı bâzârda ve kûçe ve puçada tûl-ı nehârda piyâde gezüp def‘-i cû ‘ içün bir âşbâz dükkânına girüp refîkleri ile ta‘âm yiyüp giderdi. Bu mertebe g …
EÇS I 77b–78a … re girüp yedi gece dağlarda pinhân olup nebâtât [ü] giyâhât tenâvül edüp def‘-i cû ‘ eylerdim.
EÇS I 159a–159b … Emîn getirüp bir dikdikde buğday kaynadup Âdem Nebî 159b tenâvül edüp def‘-i cû ‘ etdüği ibtidâ buğday çorbasıdır. İlâ hâze'l-ân bir kimesne hânesine bir âdem d …
EÇS I 171a … mâde durup âşbâzlar ellerinde kepçeler ile ta‘âm kotararak giderken ba‘zı ehl-i cû ‘ ol izdihâmda dükkâna girince âşcılar çavuşu feryâd edüp eydir:
EÇS I 190b Pîrleri ibtidâ Hazret-i İsmâ‘îl'dir kim def‘-i cû ‘ içün Rabbü'l-izze kendüye avı mübâh edüp ibtidâ kuşu kuş ile sayd eden Hazret- …
EÇS I 212b … na dâhildir. Ammâ guzât-ı müslimîne kuvâ-yı beden ve bir germiyyet verüp def‘-i cû ‘ eder. Ve çok içeni aslâ köpek dalamaz, zîrâ çok boza içmeden istiskâ ve nıkrîs …
EÇS II 243a … ve binâsı ve libâsı, dellâk-ı ra‘nâsı ve huddâm-ı zîbâsı vardır ve hammâm-ı hoş cû Rüstem Paşa, bu dahi Pertev Paşa gibi Mi‘mâr Sinân Ağa binâsıdır. (---) (---) ( …
EÇS II 257a … oyun boğazlayup ziyâfet edüp sızbal ve şılharçı ve pastalar tenâvül edüp def‘-i cû ‘ etdik. Andan yine garba iki konak,
EÇS II 261b–262a … le guzât-ı dîn kızıl kâna müstağrak olduklarından fark olunmadan kalmışlardı ve cû ‘ [u] atşândan bî-tâb u bî-mecâl kalmışlardı. Netîce-i merâm, sekiz sâ‘at-i nücû …
EÇS III 37a … ihsân olunup onlar ile üns [ü] ülfet edüp süvar olarak Hazret-i Havvâ'yı cüst ü cû edüp nâm [u] nişânın bulmazdı. Hikmet-i Hudâ; bir gice menâmında ihtilâm olup z …
EÇS III 57a–57b … Hazret-i İbrâhîm Halîl içün cereyân etdüğünden ve nûş edüp def‘-i atşân def‘-i cû ‘ etdiginden sâhib-i tab‘ hukemâ-meşreb olanlar bu ayn-ı pâkin yetmiş aded nef‘i …
EÇS III 120a … gûyâ cüllâbdır. Ekseriyyâ fukarâları bozaya ekmek doğrayup tenâvül edüp def‘-i cû ederler. Ve âbdâr şarulu lezîz üzümü olur. Ve la‘lgûn vişnesi, kirazı memdûhdur …
EÇS III 177a–177b … kîse guruş hammâm akçesi ver" deyü tenbîh etdikde hazîne çadırına varup def‘-i cû ‘ edüp bî-mecâl olduğumdan hâb-ı râhata vardım. Netîce-i merâm sahrâ-yı Konya'da …
EÇS IV 209a … en habbecikler edüp tenâvül ederler. Ehl-i sülûk olan kimesneler anınla def‘i-i cû ‘ ederler. Yohsa, mâl-ı Kârûn'a mâlik olalım deyü tahsîl-i kimyâ etmezler." der.
EÇS IV 237a … kinde bir sütûn üzre lahm-ı gûnâ-gûn salb edüp mezkûr kerse ve kartallar def‘-i cû ‘ etmeğe bu üzerlerindeki maslûb etlere hücûm edince Nemrûd-ı la‘înin sandûku ev …
EÇS IV 290b … r. Ammâ efsâne kelâmdır. Her ne gûne ta‘âm tenâvül olunsa yine benî Âdem def‘-i cû ‘ eder. İstersen şîr-i hurma [vü] katr-ı nebât ye, istersen siyâh kara darı ekme …
EÇS IV 290b … -i hurma [vü] katr-ı nebât ye, istersen siyâh kara darı ekmeği ye, cümle def‘-i cû ‘ etmede yeksândır. Niçe ta‘âmlar tenâvül olunup destehânlar kalkup hoş-âblar ge …
EÇS IV 324a Cim zeber ce zîr ci peş cû .
EÇS V 58b … a ta‘yîn verüp sac üzre kavurup ve su ile yoğurup kaşık ile tenâvül edüp def‘-i cû ‘ etdiler, ammâ yine halkın gözleri doymaz ve yüzleri gülmez ve bir kimse bir ki …
EÇS VI 18b … â vakt-i asrda tamâm olup cümle guzât-ı müslimîn Ma‘dî Kereb kadar yeyüp def‘-i cû ‘ edüp hayme vü hargâhlarına yağmâ edüp kebâbları götürdüklerinden mâ‘adâ yine c …
EÇS VI 113b–114a … ümle küffâra bir ziyâfet-i azîm olmuşdur kim cemî‘i Âl-i Osmân askeri de def‘-i cû ‘ edüp hamd [ü] senâ etdiler. 114a
EÇS VI 114a Bunları Tatarlar ve küffârlar yeyüp şâdumân olup bir hây hû ile def‘-i cû ‘ etdiler ve yine atlarına süvâr olup herkes merkezlerinde durdular, ammâ bu ziy …
EÇS VI 123a … kâmil bin altmış aded ümmet-i Muhammed çıkup Allâhümme âfinâ her biri riyâzât u cû ‘ ile za‘îf ve nahîf ve zerd-rû olmuşlar kim gûyâ her biri birer gûl-beyâbânîye …
EÇS VI 163a … tdikde dîvler açlıklarından Hersek'de olan dağların topraklarından yeyüp def‘-i cû ‘ ederlerdi, ammâ bıyıkları ve saç sakalları cümle dökülüp mahbûb-misâl olurlar.
EÇS VII 25a "Bire oğlanlar etrâf-ı eknâfı cüst u cû edin. Bu kebâbın aslı fer‘ına erelim, ayâ ne ola görelim" deyü memlûklarım her …
EÇS VII 25a … cân sonra cihân, gelin şu kebâbı ekele ye’külü bâbında sıyğaya çekelim, def‘-i cû ‘ edüp Hâlık-ı Râzık Allâh'a hamd edelim" dedikde memlûkumun biri eydir:
EÇS VII 25b Gör imdi Cenâb-ı Bârî'nin in‘âmın kim üç gün mukaddem def‘-i cû ‘ içün bir eşheb atımı boğazlayup tenâvül edüp salt sebükbâr kalalım deyü bu kad …
EÇS VII 26a … ar ve cihân cihân atları da kendüleri de âteş başında safâlar etdiler ve def‘-i cû ‘ edüp ibâdet etdiler.
EÇS VII 102a … [u] mesrûr ede. Anda bir ziyâfet-i azîm tenâvül olunmuşdur kim her bir sâhib-i cû ‘ pür-şikem olup gûyâ her bir benî âdem Ma‘dî-Kereb gibi ekûl oldular.
EÇS VII 107b … enden çeküp un gibi edüp anı at südü ve deve südüyle karışdırup içerler. Def‘-i cû ‘ etdiğinden mâ‘adâ sehel sekir verir. Bir dahi kurut ayranı, ya‘nî ekşimiş ve b …
EÇS VII 108a … orta at etinin suyu çekilüp pişdi deyü tegeltisi altındaki at etin yeyüp def‘-i cû ‘ edüp kâfiristâna akınlar ve çapullar civerüp cemî‘i düşmanlarına şemşîr-i sitî …
EÇS VII 125a … gününde yigirmi iki yerde summât-ı Muhammedî çekilüp cümle erbâb-ı dîvân def‘-i cû ‘ edüp ba‘de’z-ziyâfe du‘â vü senâlar olur, ve’s-selâm.
EÇS VII 127a … ] cüvâna ni‘metleri mebzûldür. Evvelâ Hân Sarâyı imâretine varan elbette def‘-i cû ‘ edüp selef pâdişâhlarına hayr du‘âlar ederler.
EÇS VII 155a Biz dahi Mânoğlu hapsinden çıkmış gibi def‘-i cû ‘ etmeğe bala eyle girişdik kim ellerimizin varup gelmesine göz ermez. Ammâ pek …
EÇS VII 155a Biz dahi sehel def‘-i cû ‘ edüp âheste âheste kılları ayırtlayup yine bal yerken ta‘âm üstüne Tamanlı Alî …
EÇS VIII 212b … ve râhib ve keşîş ve mığdisi nâm palâs-pûşân sâhib-i zünnârlar var kim kemâl-i cû ‘ ile insâniyyetden çıkup gözleri çukur çukur olup Ahlâd vilâyeti kadîdi gibi ka …
EÇS VIII 347b … ıme-i nefîse summât-ı Muhammedî çekilü[p] ba‘de't-tenâvül Arslan Paşa'ya def‘-i cû ‘ edenler hayr du‘â ile Fâtiha tilâvet ederler, zîrâ evkâf-ı azîmdir.
EÇS IX Y51a … p aç kurd koyuna ve koyun tuza seğirdir gibi seğirdüp çengelistân içre cüst [ü] cû ederken ter ü tâze bir âdem kolu ve bir kılıç getirdiler. Hakîr dahi ileri vard …
EÇS IX Y167a … Summâtî derler. Ve her bâr âsitânesinde fahfara nân pareleri mevcûddur. Def‘-i cû ‘ etmek murâd edinen fukarâ anda gelüp def‘-i cû‘ edüp kifâflanırlar. El-hâsıl u …
EÇS IX Y167a … nân pareleri mevcûddur. Def‘-i cû‘ etmek murâd edinen fukarâ anda gelüp def‘-i cû ‘ edüp kifâflanırlar. El-hâsıl ulu sultân, sahâbe-i Peygamber-i âhir zamândır. H …
EÇS IX Y191b … up ol sâ‘at meyve verüp ilhâm-ı Rabbanî ile Veys hazretleri tenâvül edüp def‘-i cû ‘ eder. Hakkâ ki ihtiyâr kimesnelerin zülbiyyât-ı katr-ı nebâtıdır. Hikmet-i hil …
EÇS IX Y220a … âyim ve mukavvî ve def‘-i cû‘a fâ'ide, nûş eden ta‘âm tenâvül etmiş gibi def‘-i cû ‘ eder.
EÇS IX Y234a … tîf ahmer-levn semekeler sayd edüp ale'l-fevr tabh etdiler. Tenâvül edüp def‘-i cû ‘ etdik, ammâ gâyet lezîz mâhîleri olur.
EÇS IX Y244b … gezerken Cenâb-ı İzzet'den menn ü selvâ ü mâ’ide nâzil olup cümle askeri def‘-i cû ‘ ederlerdi. Bu tenâvül etdikleri mâ’ide incîr ve üzüm hurmâ ve sirke ve tere id …
EÇS IX Y319a–Y319b … inde bir sifâl içre tabh edüp Âdem Havvâ'ya ta‘lîm edüp tenâvül etdiler, def‘-i cû ‘ edüp Rabbü'l-âlemin'e hamd etdiler. Sâhib-i Tuhfe kavli üzre ibtidâ Hazret-i  …
EÇS IX Y331b … seler ile matbah-ı Halîl'de ni‘met tabh olup garîb ü gurabâ tenâvül edüp def‘-i cû ‘ ederlerdi .