… olunmak ile gâyet metânet üzre binâ olunup otuz ayak enli dîvârdır kim üzerinde
cürd
atlılar cirid oynamak mümkündür.
Der-vasf-ı kal‘a-i zîr-i Van: Bâlâda tavsîf olan İçkal‘a kayası ki şarkdan garba tûlu dörd bin yüz adım olan kal‘anın cânib-i kıblesi zîrinde bir düz vâsi‘ sahrâda İçkal‘adan gayrı havâlesi yok şekl-i müselles bir kal‘a-i kavîdir. Batı ve şimâl cânibi mezkûr Kızıl Arslan nâm kal‘a ile şekl-i murabba‘ olmuş olur, ammâ bu aşağı kal‘anın yukaru kal‘aya muttasıl olan yerinde asla kal‘a dîvârı yokdur. Hemân İçkal‘a kayalarıdır. Aşağı kal‘anın şarkında ve cenûbunda ve garbında kal‘a dîvârları vardır. Bu üç tarafından 252b gayrı kal‘a dîvârı yokdur. Bir katı gâyet metin ve Şeddâdî ve seng-tıraş ile mebnîdir kim Tâceddîn Şâh binâsıdır. Alçakdır ammâ gâyet metîndir. Dâ’iren-mâdâr dîvârının arzı on ikişer zirâ‘-ı melikî kalın ve rıhtım dîvârlardır. Veled kullesinden Paşa Sarâyı Köşkü kullesi'ne gelince kal‘a dîvârı yigirmişer arşın kalın dîvârdır ammâ Elmacı Paşa Kullesi tarafı niçe muhâsaralardan sonra binâ olunmak ile gâyet metânet üzre binâ olunup otuz ayak enli dîvârdır kim üzerinde cürd atlılar cirid oynamak mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252a–252b ·
metinde göster ·
… ---) (---)(---) kavm-i Yezîdîlerden kâmil yigirmi bin tüfeng-endâz ve kırk bin
cürd
atlı hayyâl-i mümtâz cem‘ edüp vezîri Çâker Ağa ile bu Ekrâd a‘râb-ı hâne-harâb …
Bu haber-i mûhiş paşaya gelince, "Bre bre" deyüp tarfetü'l-ayn içre bunlara karîb vardıkda cümle başları bırakdırup elimize teklîf-i mâlâ-yutak edüp Mahmûdî Beği İbrâhîm Beğ ileride bulunup hânlılar da Bitlîs derelerine girme sadedinde iken İbrâhîm Beğ anları çevirüp çoğunun atları kalup Bitlîs deresine cân atam derken anları da kayd ü bend edüp çıt-a-çıt tüfengleşerek paşa dahi yetişüp altı yüz hân askerinden ancak iki yüz ellisi piyâde sengistâna düşüp halâs oldular. Üç yüz ellisi hemân ol mahalde dendân-ı tîğdan geçüp cümle kelleleri paşa leşkeri yanında bırakdırup bizim şehîdlerin iki yüz aded kellelerin hemân ol mahalle bir dere içre bir bayır altında defn edüp ba‘de'l-asr ordu-yı İslâm'a girüp paşa eydür: "Bre bre şu nâmerd hân gerçi hânesinde mihmân olduğumuzda bize hokkabâz şekilli göründü ammâ müdebbir imiş. Kemîngâhlarda yiğit saklarmış. Tiz dellâllar nidâ eylesünler kim her kim çete ve yağma ve talana giderse katl ederim." deyü yemîn edüp münâdîler nidâ edüp ol gice cemî‘i ümerâlara fermânlar gidüp taraf taraf cânib-i erba‘ada ince karavullar ta‘yîn olunup "Herkes çadırlarında hâzır-bâş olsunlar ve çadırlarından bir hay huya çıkmasınlar ve ata binmesinler ve âteş yakmasınlar ve tüfeng atmasınlar." deyü gûnâ-gûn tenbîh ü te‘kîdler olunup ordunun cânib-i erba‘asına birer tüfeng menzili ba‘îd kat-ender-kat ince karavullar konulup herkes haymesinde hâzır-bâş dururlardı. Zîrâ imdâda gelmeyen Kürdistân beğlerinden havf olunurdu. Ve Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın umûr-dîde olduğundan ve müdebbir ü mubassır olup hıyel u şeytanatda yegâne-i asr u ferîdü'd-dehr olduğundan ve asker-i bî-pâyân olduğundan hân bir gice ale'l-gafle şîrînlenüp bir hîle ile şebhûn eder deyü paşa ve asker-i İslâm havf ederlerdi. Ammâ Allah âlim ü dânâdır, ol hân-ı âlîşân âlüfte vü âşüfte hân-ı mazlûm bir şeyden haberi yok iken bir alây gammâz-misâller hân-ı bî-günâhı paşaya gamz ide ide cümle müfsidîn ü hâsidînler hâh-nâ-hâh hân-ı bî-günâhı âk edüp cenge âheng etdirdiler. Âhir Hân dahi gayret-i hamiyyet-i Âl-i Abbâsiyân'ı vücûda getirüp otuz kırk bin asker başına cem‘ eyleyüp bu gûne harekâtlar eyleyüp Ahlat kal‘asından berü kâh bizim asker Hân tarafından ve kâh Hân askeri bizim tarafımızdan kelle ve dil alırlardı. Ammâ Paşa-yı müdebbire Pinyanişî beği tarafından bir dil gelüp meğer gâyet fasîh ü belîğ söz ebesi diller imiş, Paşa'ya eydür: "Sultânım, ol hân-ı bed-gümân-ı bî-îmân Ekrâd-ı Yezîdî'den ve Haltî ve Çekvânî ve Papirî ve Çelevî'den ve Tüvanî ve Mervânî 265a ve Beddî ve Nankî ve Küvarî ve Güvaşî ve Bezikî ve Mornî ve Kanahî'den ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kavm-i Yezîdîlerden kâmil yigirmi bin tüfeng-endâz ve kırk bin cürd atlı hayyâl-i mümtâz cem‘ edüp vezîri Çâker Ağa ile bu Ekrâd a‘râb-ı hâne-harâblar Hâna imdâd etmeğiçün kûh-ı Dehdîvân'ın Cehennem deresinden bu gice sizi basacaklardır." deyü bu hânın asker-i bî-pâyânı evsâfın ve mehâbet-i dârât-ı azamet-i salâbeti tarafın ol kadar ta‘rîf u tavsîf etdi kim gûyâ Sâm [u] Nerîmân'ı ve Zâl [u] Güstehem'i meddâhlar medh etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264b–265a ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ Bitlis şehrinde her gün binüp kar söküp atları yarandırup saman vermeyüp cürd etdiğimizden atlarımız dizgin-be-dizgin müşvâr-be-müşvâr işleyüp ra‘d-vâr şakıyup kaçardık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 14a ·
metinde göster ·
… kıntı nehr[i] kenârında kılıçdan geçirüp salt kalup cümle sadaklı ve savatlı ve
cürd
atlı yiğitler olup ol gün çapul civerüp tâ vakt-i gurûbdan otuz bir sâ‘at yer a …
Evvelâ cümle asker bir yere gelüp keneş ve meşveret edüp cümle yarar atlarına süvâr olup mukaddemâ aldıkları esîrleri cümle Iskıntı nehr[i] kenârında kılıçdan geçirüp salt kalup cümle sadaklı ve savatlı ve cürd atlı yiğitler olup ol gün çapul civerüp tâ vakt-i gurûbdan otuz bir sâ‘at yer alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 102b ·
metinde göster ·
… şı tasvîri yazup sancağı taşımak ve hîn-i seferlerde Âl-i Osmân ile yigirmi bin
cürd
atlı ve üç bin tüfengli tarabans askerleriyle sefer eşmek ve beğleri yeni mansı …
Ba‘dehû niçe kerre isyân edüp haklarından gelindi, ammâ sene (---) târîhinde feth olunup Mekke ve Medîne'ye vakf olunup on senede bir vilâyetlerin Tatar nehb u gâret etmek ve beğlerinin azl [u] nasbı Âl-i Osmân elinde olmak ve tuğ ve sancağ u bayrağ ve tabl [u] alem sâhibi olup sancaklarında sığır başı tasvîri yazup sancağı taşımak ve hîn-i seferlerde Âl-i Osmân ile yigirmi bin cürd atlı ve üç bin tüfengli tarabans askerleriyle sefer eşmek ve beğleri yeni mansıb olsa pâdişâha bin beş yüz kîse ve yüz elli kîse her sene kul mevâcibine ve matbah-ı pâdişâhîye ve yeniçeriler meydânına senede kırkar bin koyun vermek ve Tershâne-i Âmire'ye kadırgalar yağlamak içün beher sene biner fıçı don yağı ve ve yüz fıçı asel-i musaffâ ve yüz kantar şem‘-i asel ve bin aded {sığır gönü} ve her sene Özü paşasına kırk kîse vermeği cümle Sultân Süleymân kanûn edüp ahd-i şart edelden berü yine gâhice mâl-ı firâvân kuvvetiyle isyân ederler, ammâ der-akab haklarından gelüp elleri ve vilâyetleri böyle harâb ü yebâb ve kefereleri esîr-i kebâb olurlar, aleyhi mâyestahik, ammâ Kanûn-ı Süleymân Hân üzre beğlerinin kerr u fer ü dâratları bayağı mîr-i mîrânlar gibi müselmân mataracılar ve tüfengciler ve 105b altun taslı elleri teberli müselmân şâtırları ve Âl-i Osmân tarzı altışar kat mehterhânesi ve dîvân efendisi ve on iki müslim kapucubaşılar ve on iki ağa dahi Tatar Hân tarafından Tatar ağaları var. Hâna müte‘allık olan maslahatı anlar görüp her sene hânlara elli fıçı bal ve elli fıçı yağı ve yüz re’s bârgîr hânlara hedâyâ gitmeğe cümle Süleymân Hân kanûn edüp hâlâ kanûn-ı Süleymân Hân cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105a–105b ·
metinde göster ·
… iş min-indillâh imiş" deyüp tarfetü'l-ayn içre iki bin aded güzîde ve pür-silâh
cürd
atlı asâkire Başbölükbaşı Arnavud Hüseyin Bölükbaşı serdâr edüp bin mikdârı piy …
"Bire bu ciride biniş min-indillâh imiş" deyüp tarfetü'l-ayn içre iki bin aded güzîde ve pür-silâh cürd atlı asâkire Başbölükbaşı Arnavud Hüseyin Bölükbaşı serdâr edüp bin mikdârı piyâdeleri boş atlara bindirüp du‘â-i hayr ile imdâd gönderdikde hemân hakîr dahi paşanın dest-i şerîfin bûs edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
… piyâde pür-silâh karanlıkda ileri gitdiler ve ardları sıra iki bin güzîde salt
cürd
atlı yiğitler ile Bosna Alaybeğisi Gâzî İsmâ‘îl Beğ ve Hersek alaybeğisi bu atl …
Çün kim bu Virpolise nâm mahalde ol gece cümle guzât helâlleşüp cümle atlara yemlerin kesdirüp vakt-i şâfi‘î oldukda evvelâ Atlıbeğzâde ve Çoltaroğlu ve Tilki Bölükbaşı ve Gırbo Bölükbaşı ve Hasan Bölükbaşı Yenge Kırığı bölükbaşılar cümle bin sekiz yüz aded yiğitler piyâde pür-silâh karanlıkda ileri gitdiler ve ardları sıra iki bin güzîde salt cürd atlı yiğitler ile Bosna Alaybeğisi Gâzî İsmâ‘îl Beğ ve Hersek alaybeğisi bu atlılara serdâr olup âheste âheste gitmede. Ve serdârımız Yûsuf Kethüdâ dahi beş bin piyâde ve atlı yiğitler ile kilt-â-kit giderken sancak dibinde hakîr Feth-i şerîfe müdâvemet edüp giderken paşa efendimizin pusuya koduğu asâkir üstlerine uğrayup tenbîh ü te’kîdler edüp ileri ubûr etdik. Çün vakt-i Hanefî oldu. Ale't-ta‘cîl salât-ı fecri edâ edüp der-ân atlara süvâr olup du‘â ve senâyı atlar üzre edüp âheste-reviş giderken hemân ileride bir sadâ-yı Allâh Allâh ile bir tüfeng sadâsı kopdu. Derhâl anı gördük. Geceden giden yayanlar har har soluyarak çıkageldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Danilova sahrâsının kıblesi tarafına azîmet olunup anda meks olundukda cümle iş erleri ve serhad ihtiyârları ile Arapça âyeti hükmünce cümle müsinn ve umûr-dîde baba-yı âlem kokonos kocalar ile müşâvereler edüp, "Hamd-i Hudâ kâfiri kırdık geçirdik. Bir yerden baş göstermeğe iktidârları yokdur. Hemân Marina câniblerine on bin yiğit cürd atlıya İsmâ‘îl alaybeğin serdâr edelim. şâyed ki bî-hisâb esîr [ü] mâl-ı ganâ’imle geleler" denildikde, hemân asker-i İslâm içinden sekiz bin atlı ve üç bin aded güzîde piyâde Hırvat yiğitleri seçilüp gülbâng-ı Muhammedî çekilüp İsmâ‘îl Beğ sancağı açılup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146b ·
metinde göster ·
… şuşik kal‘ası beği kal‘ayı Kızılbaşa vermek sadedinde iken yedi bin aded güzîde
cürd
atlı ile Defterdârzâde Mehemmed Paşa Seydî Paşa'yı serdâr edüp ale'l-gafle kal‘ …
Evvelâ ibtidâ gazâmız bin elli yedi târîhinde Karadeniz sâhilinde Tarabefzûn kurbunda Gönye kal‘asın Rus-ı menhûs Kazak-ı Ak aldıkda şehr-i Tortum'dan bilâ-fermân bir gün bir gecede ılgar edüp Gönye kal‘asına yetişüp küffâr-ı hâksâr derûn-ı kal‘ada mütehassın iken ibtidâ küffârın gemilerin feth edüp, ba‘dehû kal‘ayı muhâsara edüp kâmil iki gün iki gece pey-ender-pey ceng-âşûb edüp Hamd-i Hudâ Gönye kal‘asın feth edüp küffârdan istihlâs edüp bu kadar küffârı dendân-ı tîğdan 187b geçirüp bu kadar esîr [ü] mâl-ı ganâ’imler ile mansûr [u] muzaffer Erzurûm'a gelüp, ikinci gazâmız yine ol sene-i mezbûrda Acem hudûdunda Erzurûm hâkinde şuşik kal‘ası beği kal‘ayı Kızılbaşa vermek sadedinde iken yedi bin aded güzîde cürd atlı ile Defterdârzâde Mehemmed Paşa Seydî Paşa'yı serdâr edüp ale'l-gafle kal‘a-i şuşik altında kızılbaşı basup cümle kızılbaş-ı bed-ma‘âş-ı ser-tırâş edüp kal‘a-i şuşik'i dahi feth etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 187a–187b ·
metinde göster ·
atlı pür-silâh şehbâz bir yere cem‘ {olup} yine mağrib cânibine bir gün bir gec …
Yine ol gece yüz piyâde yiğit tüfeng-endâz ve yüz cürd atlı pür-silâh şehbâz bir yere cem‘ {olup} yine mağrib cânibine bir gün bir gece gidüp bir sengistân dağlarda mağâralar içine kırk elli pâre köyün kâfirleri kapanmışlar. Bir hayli ceng-i azîm etdik. Sarp kayalar olmağile bir vech ile zafer mümkün olmayup biz dahi fâriğü'l-bâl olup gerü avdet etdikde aşağı derelerdeki hayvânâtlara tama‘ etmeyüp cümlemiz ale'l-ittifâk Şebevar deresiyle gerüye gelirken üç bin kadar semîn sığırlar ganîmet alup 5 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a ·
metinde göster ·
Meğer Küçük Mehemmed Paşa ol gece ale'l-fevr on altı bin salt
cürd
atlı müsellah ve mükemmel serhad gâzîleriyle Küçük Mehemmed Paşa Kemen Yanoş-ı …
Meğer Küçük Mehemmed Paşa ol gece ale'l-fevr on altı bin salt cürd atlı müsellah ve mükemmel serhad gâzîleriyle Küçük Mehemmed Paşa Kemen Yanoş-ı la‘în-i bî-dînin şevket-i iktidâr urûkunu şemşîr-i zafer-luhûk ile kat‘ etmeğe kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek bir gün bir gece Kemen Yanoş taburuna ılgar ile yetişüp vakt-i Şâfi‘îde altmış bin küffâr serhoş ve nâ-hoş ve ser-pûş ve âhen-pûş içre hınzîr gibi hor hor horlayup yatırlarken hemân bir kerre cümle guzât derûn-ı dilden ve cân u gönülden Allâh Allâh'a rehâ buldurup bir tarafdan dahi gülbâng-ı Muhammedî ile asker-i İslâm at bırağup küffâr ile bir uğraş [u] savaş-ı perhâş ile gûnâ-gûn serbâzlıklar edüp hâh nâ-hâh gâziyân-ı ser-firâzlar küffârı davrandırmayup eyle sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim tarfetü'l-ayn içre salât-ı fecr-i Hanefîye varınca cemî‘i kâfiri çakıl taşı gibi yere döküp Kemen Yanoş-ı melâ‘în ilm-i nücûmdan gâyet haberdâr olduğundan bu kâfir sürüsü içre bulunmayup üç yüz mikdârı kefereler ile bir köşede atlanırken ana da asker-i kerrâr yetişüp anı da meydân-ı ma‘rekede kelle perrân paça edüp câ-be-câ yerlerde mahmûr evkâr yatan kâfirleri kıra kıra orduları ve kara çadırların ve cümle hınto arabaları ve cemî‘i atların kabza-i tasarrufa alup kırk bir bin küffârın kellesiyle ve yedi bin aded katana kâfirleri ve torompete ve nâkûs ve haçlı peykerleri ve kırk pâre topları ve bin altmış hınto arabaları ve sâ’ir bârhâne ve âvânîleriyle yedinci günde ordu-yı İslâm'a bir alay-ı azîm ile bu kadar bin kelle-i küffâr ârâyiş-i nîze olup gûyâ bir orman gibi sırıklar üzre kelleler gelüp serdâr-ı mu‘azzamın serâperdesi önünde cümle kelleleri galtân edüp Serdâr Ali Paşa safâsından Küçük Mehemmed Paşa'ya iki kürk geydirüp beline bir murassa‘ tîğ ve bir hançer-i zü'l-fecâm ve bir çâ[r]kâb-i tîrkeş ve başına bir şâhin kanadı sokup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25b ·
metinde göster ·
… rça zamânında böyle küçük kal‘adan bin aded güzîde bahâdır gâzîler pür-silâh ve
cürd
atlı çıkup ol vilâyetlere ve Belgrad'a "El-amân" dedirüp Tuna kenârında esbâb y …
Ancak garb tarafında bir küçük varoşu var, ol cânibde bir kesme kaya sehel handakı çâh-ı gayyâ-misâl bir hafr-i amîkdir. Gâzî Porça zamânında böyle küçük kal‘adan bin aded güzîde bahâdır gâzîler pür-silâh ve cürd atlı çıkup ol vilâyetlere ve Belgrad'a "El-amân" dedirüp Tuna kenârında esbâb yaykayan kızları alup şâhin yuvasına gelir gibi Havâle'ye gelirlermiş ve hâlâ ol gâzîlerin odaları kal‘a içre kat-ender-kat küçük küçük daracık odacıklardır kim cümle mücerredler imiş, aslâ evliler değillermiş, ammâ cümlesi yetmiş tasdan geçmiş semm-i helâhiller imiş, lâkin hâlâ odaları günden güne vîrân olmadadır, zîrâ bu kal‘a şimdi iç elde olmak ile amâr etmeğe muhtâc değildir, ammâ yine dizdârı ve elli aded müsellah neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘i ve zîbâ su sarnıçları ve beş aded hânesi var, havlısı gâyet daracıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a ·
metinde göster ·
… saba-i Düşeniçse'de tekâ‘üd etdik, ammâ bir gün ahâlî-i vilâyetden üç yüz kadar
cürd
atlı pür-silâh âdemler ile Düşeniçse'den cânib-i garbî ve cenûbî mâbeynine gidü …
Menzil-i kasaba-i Düşeniçse: Sene 1062 Silisre vilâyetinden Rûmeli'ne Melek Ahmed Paşa efendimiz[le] geldikde bu kasaba memdûhdur, ammâ şimdi bu gelişimizde birkaç gün meks etmek iktizâ etdi, zîrâ yollar muhâtara olduğundan Melek Ahmed Paşa efendimizin bizde olan Arnavudistân'dan getirdiğimiz emânet mâllar başımıza belâ olup ol ecilden kasaba-i Düşeniçse'de tekâ‘üd etdik, ammâ bir gün ahâlî-i vilâyetden üç yüz kadar cürd atlı pür-silâh âdemler ile Düşeniçse'den cânib-i garbî ve cenûbî mâbeynine gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a ·
metinde göster ·
… beş yüz aded pür-silâh âdemler gelüp bize yetişdiler. Biz dahi cümle otuz altı
cürd
atlı ve iki seyishâne âdemler idik. Cümle bir yere gelüp esenleşüp görüşüp "Bu …
Ba‘dehu bu cebel-i müntehânın tepesinden 4 sâ‘atde teper aşağı enerken gerüden Çirmen ve Kırkkenîse sancağı zu‘amâlarından kâmil beş yüz aded pür-silâh âdemler gelüp bize yetişdiler. Biz dahi cümle otuz altı cürd atlı ve iki seyishâne âdemler idik. Cümle bir yere gelüp esenleşüp görüşüp "Bu belde gâfil gitmemek gerekdir" deyü cümlemiz pür-silâh âmâde kimimiz piyâde ve niçemiz atlı yokuş enmede idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
… enzil-i palanka-i Rajina: Bu mahalden İbrâhîm Paşa efendimiz Belgrad'a bin aded
cürd
atlı ağavât ile ve altı yüz yetmiş aded piyâde Hırvad sekbân yiğitleriyle vezîr …
Menzil-i palanka-i Rajina: Bu mahalden İbrâhîm Paşa efendimiz Belgrad'a bin aded cürd atlı ağavât ile ve altı yüz yetmiş aded piyâde Hırvad sekbân yiğitleriyle vezîria‘zama revâne oldu. Bizler bu mahalde ağırlık ile paşa kethudâsı ve hazînedâr ve sâ’ir ağavâtlar ile âheste reviş ile 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… ed, asker bu mahalle gelmeden dahi arpa düğelim" derken anı gördük: Üç yüz aded
cürd
atlı pür-silâh gözleri kızmış şehbâz gâzî yiğitler bize doğru gelüp selâm {verm …
Hikmet-i Hudâ efendimiz Kadızâde İbrâhîm Paşa cisir yapmağa Tuna'nın karşu tarafına gemilerle geçüp bu hakîr Üstürgon temâşâsiyçün beri tarafda kalup ta‘yînâtımız olmadığından on bir re’s atlarımız ve hüddâmlarımız aç kalup zahîre ve alef peydâ etmek içün beş aded gulâmımla ve on aded yâr-ı gâr-ı refîklerimle sahrâ-yı Üstürgon'un cânib-i garbîsine beş sâ‘at gidüp bir latîf yulaflı ve arpalı tarla bulup cümle atlarımız bağlayu[p] yulafa salup bizler arpa demetleri düğmeğe başlayup fi'l-hâl birer cak yükü arpa peydâ edüp, "Bire meded, asker bu mahalle gelmeden dahi arpa düğelim" derken anı gördük: Üç yüz aded cürd atlı pür-silâh gözleri kızmış şehbâz gâzî yiğitler bize doğru gelüp selâm {vermeden},
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… n imiş. "Bire vurun gâzîler şu kâfiri" deyince bu kal‘a içre girmiş üç yüz aded
cürd
atlı gâziyân-ı Anadolu kâfirin kal‘asına tâ‘ûn-ı ekber gibi girüp küffâra eyle …
Hemân küffâr dahi içerde olanlara girişince içerde olanlar henüz bilirler kim bu kal‘a küffârın imiş. "Bire vurun gâzîler şu kâfiri" deyince bu kal‘a içre girmiş üç yüz aded cürd atlı gâziyân-ı Anadolu kâfirin kal‘asına tâ‘ûn-ı ekber gibi girüp küffâra eyle bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim küffârı kıra kıra iç kal‘aya tıkup taşra kal‘ayı âteşe urunca küffâr bunlara iç kal‘adan elli yedi pâre top atdığın biz arpa demetleri düğdüğümüz yerden istimâ‘ ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… dâr-ı mu‘azzam kal‘a-i Uyvar'ı muhâsara etdikde bu kal‘a-i Novigrad katanası ve
cürd
atlısı şeb [ü] rûz durmayup Üstürgon'a ve ota otluğa giden âdemlerden niçe yüz …
Evvelâ sebeb-i gazâ-yı Novigrad oldur kim serdâr-ı mu‘azzam kal‘a-i Uyvar'ı muhâsara etdikde bu kal‘a-i Novigrad katanası ve cürd atlısı şeb [ü] rûz durmayup Üstürgon'a ve ota otluğa giden âdemlerden niçe yüz kadar ümmet-i Muhammed'i esîr etmeden hâlî olmayup elli bin asker ile Kaplan Paşa'yı Novigrad kal‘ası muhâsarasına ta‘yîn edüp yigirmi beş gün idi kim ale't-tevâlî bu kadar balyemez toplar ile Novigrad'ı döğerlerdi. Novigrad'ın bu muhâsara-i sademât-ı toplardan haberi yok idi. Çünki Sadrıa‘zam-ı âlî-vakâr kal‘a-i Leve'yi feth-i teshîre aldıkda Kaplan Paşa'nın kal‘a-i Novigrad'ı feth edemediği haberleri gelüp hemân kal‘a-i Leve altından kös-i irtihâller çalınup 5 sâ‘at cânib-i şarka dağlar ve ormanlar aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133b ·
metinde göster ·
atlı asker alup birkaç pâre şâhî toplar ile Üsküp kal‘asından ılgarup kat‘-ı me …
Hemân ol gün Ebü'l-feth'den elli bin güzîde cürd atlı asker alup birkaç pâre şâhî toplar ile Üsküp kal‘asından ılgarup kat‘-ı menâzil ederek gelüp kal‘a-i Mileşova'yı muhâsara edüp darebât-ı top-ı kal‘a-kûp ile döğe döğe kal‘ayı feth etdikde babası bir hîle ile firâr edüp Ahmed Beğ ma‘şûkası olan İşpanya bânûsun alup murâd [u] merâmına erüp kal‘a miftâhların Sultân Mehemmed Hân'a müjde ile gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
"Amân sultânım, Foça boğazında bizi Kotur Uskoku çevirüp hâlâ ceng etmedeyüz, amân bize imdâd edin, yohsa hazîne-i pâdişâhîyi elimizden Uskoklar alır" deyü haber gelince derhâl Sührâb Mehemmed Paşa kethudâsıyla beş yüz aded müsellah piyâde yiğitler ve üç yüz aded mükellef ü mükemmel cürd atlı gâzîler âmâde oldukda paşa-yı müdebbir eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159b ·
metinde göster ·
… bu kal‘anın katanası gâyet şecî‘ ü bahâdır cerî mel‘ûnları olur. Hattâ altı bin
cürd
atlısı vardır, derler. Kal‘ası bir ormanlı dağlar içre
Ba‘dehu sene 1006 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında küffâr hîle ile kal‘a-i Yanık'a ağaç top atup zafer bulup içine leşkerin koduğu sene kal‘a-i Papa'yı ve kal‘a-i Tata'yı ve bu kal‘a-i Pespirim'i alup ilâ hâze'l-ân dest-i küffârda kalup amâr olmuşdur. Hâlâ bu mahalde asâkir-i İslâm bir sâ‘at ba‘îd Bakvan nâm bir derenin kenârında meks edüp cânib-i erba‘aya karavullar fermân olundu, zîrâ bu kal‘anın katanası gâyet şecî‘ ü bahâdır cerî mel‘ûnları olur. Hattâ altı bin cürd atlısı vardır, derler. Kal‘ası bir ormanlı dağlar içre
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26b ·
metinde göster ·
… tülü hânı ve on iki aded pâsbân neferi var, ammâ hîn-i ma‘rekede iki bin güzîde
cürd
atlı askeri çıkar ve ancak iki şâhî topu ve hiç vukıyye bârûdu var, zîrâ iç eld …
{Ancak bir kurşumlu kârgîr binâ câmi‘i ve kiremit örtülü hânı ve on iki aded pâsbân neferi var, ammâ hîn-i ma‘rekede iki bin güzîde cürd atlı askeri çıkar ve ancak iki şâhî topu ve hiç vukıyye bârûdu var, zîrâ iç eldir deyü bârûd-ı siyâhı yokdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
… âyet mü’eddeb gâzî âdemlerdir. Hîn-i savaş-ı perhâşda bu şehirden iki bin yarar
cürd
atlı asker çıkar.
Ve cümle a‘yân-ı kibârın eşbehi biri paşadır kim ni‘meti bay u gedâya ve pîr ü cüvâna şeb [ü] rûz sofra-i bî-imtinânı mebzûldur. Ekseriyyâ ahâlîleri tüccâr olup yine cümle serhadli esbâbları geyüp gâyet mü’eddeb gâzî âdemlerdir. Hîn-i savaş-ı perhâşda bu şehirden iki bin yarar cürd atlı asker çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
… le kal‘aya girirken vakt-i seherde kal‘a kapusu açılup anı gördüm: Dörd beş yüz
cürd
atlı pür-silâh gâzîler kal‘a kapusundan taşra çıkar. Hakîr dahi cisr başında te …
Bu ednâ kemter fakîr bu kal‘aya ibtidâ refîkler ve köleler ve seyishânem ile kal‘aya girirken vakt-i seherde kal‘a kapusu açılup anı gördüm: Dörd beş yüz cürd atlı pür-silâh gâzîler kal‘a kapusundan taşra çıkar. Hakîr dahi cisr başında tevakkuf ederken hemân Kassâbzâde ve Behlûl Ağa ve Dizdâroğlu ve niçe gâzîler hemân hakîri görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
atlı Tatar'a mâlikdir. Hân kızlarından hâsıl olurlar. Yine hasîbü’n-nesîb Âl-i …
Andan kânûn üzre Şîrîn beği yigirmi bin cürd atlı Tatar'a mâlikdir. Hân kızlarından hâsıl olurlar. Yine hasîbü’n-nesîb Âl-i Cingiziyândandır, zîrâ bu Şîrî[n] beği mâ-tekaddemden hânlar (...) dan evvel Kırım eyeleri idi, zîrâ Cuci Hân Kırım'a mâlik olurken ibtidâ Kırım'a girüp kılıç urup Kırım'ı mutalayan(?) bu Şîr[în] beğlerinin ecdâdlarıdır kim Cuci Geray Hân bu gâzîlere ibtidâ duhter-i pâkîze-ahterin verdiklerinden ilâ hâze'l-ân kânûn-ı Cuci Hân'dır kim cemî‘i hânlar kızların bu Şîrîn beğlerine verirler. Anıniçün hânlara bunlar akrabâdırlar. Ve bu Şîrîn beği eli altında üç yüz aded hasîbü'n-nesîb mirzalar vardır. Hakkâ ki bu kavm-i kabîle büyük oymaklardır kim Çadır dağı 125b altında Nakşevân elinde sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a–125b ·
metinde göster ·
… i bin aded sadaklı ve savatlı zor batır güzîde Noğay askeri olur. Gâyet bahâdır
cürd
atlı şecî‘ ve pür-silâh erlerdir.
Yüz yaşında Çoban nâm bir mirza cemî‘i kavm-i Noğay Tatarının güzîdesidir. Bu kavim Çerkez'in Şağake nâm kabîlesiyle kardaş olup Çerkez'den kız alup lâkin hürre kız vermeden Çerkezle akrabâ olup bu Şağake Çerkezistân'ında yur[d] edinüp sâkin olurlar. Dağlar ve sahrâlar içre göçer evli on bin aded obadır. Cümle yigirmi bin aded sadaklı ve savatlı zor batır güzîde Noğay askeri olur. Gâyet bahâdır cürd atlı şecî‘ ve pür-silâh erlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
… yüz aded saz ve kamış örtülü evlerdir. Beğinin ismi Antenok'dur. On bin bahâdır
cürd
atlı ve sadaklı ve yaya tüfengli Çerkez yiğitlerine mâlikdir. Dâ’imâ Sadşe Abaz …
Abaza'nın Hayku dağları dibinde beş yüz aded saz ve kamış örtülü evlerdir. Beğinin ismi Antenok'dur. On bin bahâdır cürd atlı ve sadaklı ve yaya tüfengli Çerkez yiğitlerine mâlikdir. Dâ’imâ Sadşe Abazasıyla ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler. Hân hazretlerin bunda bulup Hân'a ziyâfetler eyleyüp güzîde kız ve gulâmlar verdi. Selâmet Geray Sultân'a bir şey vermeyüp bu diyârda alıkodular, zîrâ v[â]lidesi bu Jana kızlarından idi. Andan Hân'a bunlardan bin aded tüfengli asker refîk koşup, andan yine cânib-i şarka 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… sân olundu. Bunda Hân efendimize refîk olmak içün bin tüfengli Çerkez ve üç bin
cürd
atlı Nevrûz Noğayı verüp andan bir sâ‘at yine taraf-ı şarka ağaçlık ve ormanlık …
Kabak-ı Sobay: Bir sahrâ-yı çemenzâr lâle‘ızâr dırahtistân içre beş yüz evli bir kasaba-misâl kabakdır. Cümle ahâlîsi ehl-i sanâyi‘lerdir, ammâ dükkânları yok, cümle evlerinde işlerler. Cemî‘i ehl-i ma‘rifetler bunda bulunurlar. Ve Hatukay beği olan Cânbe(y) Geray bunda sâkin olur pişköv-i azîmdir. Bunda hâna ziyâfetler ve mahbûb köleler ve mahbûbe kızlar hedâyâ verilüp gulâm-ı nâ-resîdenin biri bu hakîre ihsân olundu. Bunda Hân efendimize refîk olmak içün bin tüfengli Çerkez ve üç bin cürd atlı Nevrûz Noğayı verüp andan bir sâ‘at yine taraf-ı şarka ağaçlık ve ormanlık hıyâbânlarda gid[er]ken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151b ·
metinde göster ·
… Bakıyyetü's-suyûfları firâr ederler. Ardları sıra Çerkes'den ve Noğay'dan dinç
cürd
atlılar firâr eden Kalmıkların akîbince kova kıra tâ Ejderhân şehrine varırca k …
Bu feth ü nusretden mâ‘adâ bizzât Taysı Şâhları bu arbede içre katl olup Kabartiler Taysı Şâh'ın leşini alup saklarlar. Bakıyyetü's-suyûfları firâr ederler. Ardları sıra Çerkes'den ve Noğay'dan dinç cürd atlılar firâr eden Kalmıkların akîbince kova kıra tâ Ejderhân şehrine varırca kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157b ·
metinde göster ·
atlı ve Terek kapudanı yigirmi atlı ve yüz aded piyâde tüfengliler verüp bu hak …
Ba‘dehu hakîre Çerkes beği on aded cürd atlı ve Terek kapudanı yigirmi atlı ve yüz aded piyâde tüfengliler verüp bu hakîr deryâdan gitmeğe tevbe etmişken evdeki hisâb bâzâra uymayup bi'z-zarûrî yine refîkler ve elçinin âdemleriyle cümle atlarımız yedi pâre gemilere koyup yine Bahr-i [Hare]z sâhilleriyle Kalmık havfinden emîn olarak deryâda bir gece poyraz rûzgârıyla gidüp sehel fırtınacık çeküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
… ol kışda ve kıyâmetde beş yüz aded tüfeng-endâz ve bin aded pür-silâh ceng-âver
cürd
atlı Tatar ve Çerkez askerleri cem‘ edüp yüz aded arabalara bâr [u] büngâhların …
Ak Mehemmed Paşa dahi ol kışda ve kıyâmetde beş yüz aded tüfeng-endâz ve bin aded pür-silâh ceng-âver cürd atlı Tatar ve Çerkez askerleri cem‘ edüp yüz aded arabalara bâr [u] büngâhların koyup altı pâre şâhî topları at arabalarına tahmîl edüp hîn-i mahalde arabaları birbirlerine bağlayup küren çatmak içün, ya‘nî arabaları kal‘a gibi tabur yapmak içün birkaç yüz kulaç zencîrler peydâ edüp azm-i râh etmeğe âmâde oldukda Azak kulundan cümle ağalar beş yüz âdem verdiler. Ve Süleymân Paşa dahi iki yüz âdem verdi. Ve Maskov elçisi beş yüz âdem verüp cümle 2007 aded pür-silâh asker âmâde olup cümle ahbâb ile ve elçi ban ile vedâlaşup Cenâb-ı Allâh'a sığınup tevekkülen alallâh deyüp ale's-seher ol şiddet-i şitâda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187b ·
metinde göster ·
… kal‘a gibi küren çatup üç pâre top ileri ve üç pâre top geri koyup beş yüz aded
cürd
atlı gâzîler ileri çarkacı gidüp 2 sâ‘atde,
Evvelâ bism-i İlâh ile Azak'dan çıkup kıble tarafına Heyhât sahrâsı içre basîret üzre giderek 2 sâ‘at ileri ve gerü ve yemîn ü yesâra ince karavullar ta‘yîn olunup cümle arabaları kal‘a gibi küren çatup üç pâre top ileri ve üç pâre top geri koyup beş yüz aded cürd atlı gâzîler ileri çarkacı gidüp 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 188b ·
metinde göster ·
… udâya ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay alaşaları verüp ve iki yüz aded
cürd
atlı ve sadaklı ve savatlı ve 191b kübeli zor bahâdır yiğitler kulağız verüp,
Geçen sene Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân'a giderken hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp bâlâda evsâfı mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi Nevrûz Mirza cümle kavm-i Noğay ile üç gün üç gece Ak Mehemmed Paşa'ya yahşi konakbanlık edüp ve cümle askerin yahşi sıylayup Paşa Nevrûz Mirza'ya bir hil‘at-i fâhire geydirüp ol dahi paşaya ve oğlu beğ efendiye birer at ve birer yorga alaşa ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay alaşaları verüp ve iki yüz aded cürd atlı ve sadaklı ve savatlı ve 191b kübeli zor bahâdır yiğitler kulağız verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a–191b ·
metinde göster ·
… bârgîr ve on aded Leh ve Çerkes ve Rûs gulâmları ve bir hınto araba ve iki yüz
cürd
atlılar ile hedâyâ ve mektûblar gönderüp Mehemmed Paşa'yı Bâğçesarây'a da‘vet e …
Andan ertesi gün Kefe'de olan Ak Mehemmed Paşaya yigirmi kîse ve elli re’s at ve yigirmi re’s yorga bârgîr ve on aded Leh ve Çerkes ve Rûs gulâmları ve bir hınto araba ve iki yüz cürd atlılar ile hedâyâ ve mektûblar gönderüp Mehemmed Paşa'yı Bâğçesarây'a da‘vet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197b ·
metinde göster ·
… ile ve kendünün bin aded tüfeng-endâz piyâde cengâver ü dilâver server hünerver
cürd
atlı bahâdırân-ı mübârizânlarıyla Göllüğ'ün leb-i deryâsında kat-ender-kat mete …
Der-eyâlet-i asâkir-i Halebü'ş-Şehbâ ile Kethudâ İbrâhîm Paşa: Sipâhiyân zümresinden aşağı kal‘anın Göllük tarafında Haleb vâlîsi İbrâhîm Paşa 291a sekiz bin aded güzîde asker ile ve kendünün bin aded tüfeng-endâz piyâde cengâver ü dilâver server hünerver cürd atlı bahâdırân-ı mübârizânlarıyla Göllüğ'ün leb-i deryâsında kat-ender-kat meterise girmişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290b–291a ·
metinde göster ·
… ûzü'l-kadem hâss-ı hümâyûndan ifrâz Âyişe Sultân hâssıdır. Ve voyvadası iki yüz
cürd
atlı ve yüz tüfeng-endâz fetâ-yı şehbâz ile hükm-i hükûmât edüp tahsîl-i mâl ed …
Ve bu hâk-i müşk-i anber-âsâda senevî kırk dörd gûne mahsûl hâsıl olur. Ve hâlâ bu şehr-i bî-nazîr maktû‘ü'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem hâss-ı hümâyûndan ifrâz Âyişe Sultân hâssıdır. Ve voyvadası iki yüz cürd atlı ve yüz tüfeng-endâz fetâ-yı şehbâz ile hükm-i hükûmât edüp tahsîl-i mâl eder. Cümle salb u siyâset ve cürm [ü] cinâyet voyvada hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91a ·
metinde göster ·
… ir [[(---) (---) (---)]] vâkıf olmayup ale's-sabâh P 73b anda Alî Ağa'dan beş
cürd
atlı refîkler alup cenûb cânibine yine [[(---) (---) (---)]] dağıstân ve hıyâbâ …
Ve âb [u] hevâsı yaylak yer olmak ile gâyet latîfdir. Ve bâğ u bâğçesi cihânı dutmuşdur. [[(---) (---) (---)]] meşhûrdur. Ve mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ve halkı Türkmânü'l-asl garîb-dost kavimdirler. Ve bunda bir [[(---) (---) (---)]] vâkıf olmayup ale's-sabâh P 73b anda Alî Ağa'dan beş cürd atlı refîkler alup cenûb cânibine yine [[(---) (---) (---)]] dağıstân ve hıyâbân dağıstân içre renc [ü] anâ çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162a ·
metinde göster ·
… dir. Ammâ re‘âyâsı gâyet isyân üzrelerdir. Hattâ bu hakîr "iki yüz mikdârı salt
cürd
atlı kimesne eyle deve ayağıyla gitmek ne belâdır" deyü mukaddemce gidüp bu Kat …
Evsâf-ı kal‘a-i Katrân: şâm eyâletinde Kudüs-i şerîf sancağı hâkinde Kerek kal‘ası subaşısı hükmündedir. Ammâ re‘âyâsı gâyet isyân üzrelerdir. Hattâ bu hakîr "iki yüz mikdârı salt cürd atlı kimesne eyle deve ayağıyla gitmek ne belâdır" deyü mukaddemce gidüp bu Katrân kal‘ası nümâyân oldukda kırk elli atlı Urbân zâhir oldu. Ammâ cür’et edemediler, yine ol mahalde kaldılar. Anları ubûr edüp sağ tarafımızdan yüz atlı kadar var Urbân mızrakların silküp "Hov Hov" diyüp üstümüze at sürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y264b ·
metinde göster ·
… âs Ağa iltizâmında beş yüz hâneli ma‘mûr kasabadır. Dârışeddi ve mürşidi ve bin
cürd
atlıya mâlik şeyhü'l-Arab'ı Q 274aP 271a var, hükûmet eder. Ve âsitâne-i D …
Hazret-i şeyh İbrâhîm bunda sâkin olmağile yâ-yı nisbî ile İbrâhîm-i Dessûkî derler. Garbiyye hâkinde Nîl'den beş yüz adım ba‘îd Çerkes Kaytâs Ağa iltizâmında beş yüz hâneli ma‘mûr kasabadır. Dârışeddi ve mürşidi ve bin cürd atlıya mâlik şeyhü'l-Arab'ı Q 274aP 271a var, hükûmet eder. Ve âsitâne-i Dessûk'un evlâd-ı zevi'l-ihtirâmdan meşâyihleri var, fukarâlara hükûmet eder. Ve mahalle-i Ebû Alî nâhiyesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301a ·
metinde göster ·
… r hâkim dahi Habîroğlu kabîlesinden Şeyhü'l-Urbân Şeyh Şücâ‘uddîn üç yüz hayyâl
cürd
atlı fetâ sıbyânlar ile etrâf-ı erba‘ayı zabt [u] rabt eder. Hattâ hakîrin bir …
Ve bu şehirde bir hâkim dahi Habîroğlu kabîlesinden Şeyhü'l-Urbân Şeyh Şücâ‘uddîn üç yüz hayyâl cürd atlı fetâ sıbyânlar ile etrâf-ı erba‘ayı zabt [u] rabt eder. Hattâ hakîrin bir memlûkü firâr etdükde bunlar kayd [ü] bend ile hakîre getirdiler. Müstakîm âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341a ·
metinde göster ·
şeyhü'l-Arabları haymesinde mihmân olduk. Summât sâhibi Hâtem kimesnedir. İsmine şeyh Nâsır-ı Devle derler. Ol gece deve eti ve deve südü ve hûrmâ helvâsı tenâvül etdik. Ekmekleri darıdır. Atlarımız cümle darı yediler. Ve bu Hüceyze kabîlesi cümle üç bin cürd atlı kavm-i şecî‘dir. Andan ale's-sabâh kalkup Nîl'den ba‘îd safî taşlıklı hâlî yerler ile ubûr ederek altıncı sâ‘atde gücile vakt-i gurûbda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y383b ·
metinde göster ·
… lariyle hakîri ve kethudâsı Kara Mehemmed Ağa refîk-ı kadîmimiz ile üç yüz salt
cürd
atlı ve heccânlı âdemler me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız ile Kara Nâ’ib ile vedâla …
Ertesi ale's-sabâh paşa ağalarından ser-i kârda olanlardan on âdem mahbûs Mısır'a göndermek içün heccânları ile hâzır edüp ahâlî-i vilâyetin arz-ı mahzarlariyle hakîri ve kethudâsı Kara Mehemmed Ağa refîk-ı kadîmimiz ile üç yüz salt cürd atlı ve heccânlı âdemler me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız ile Kara Nâ’ib ile vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·