… burûc-ı akabeleri var kapulardan geçmeğe muhtâcdır kim her bir kapusu derbend-i
calenderden
nişân verir kapulardır. Hemân düşman oturduğu yerlerden aşağı taş yuvarlasa kif …
Eşkâl-i kal‘ası: Evc-i âsumâna ser çekmiş bir beyâz kayanın burnunda bir kal‘a-i bâlâdır kim bu kal‘a olduğu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi yigirmi bin adım ihâta eder bir düz çemenzâr ve lâle‘ızâr sahrâdır. Ve bu kayanın cânib-i etrâfı biner arşın çâh-ı cahîm dereleridir. Ve her tarafı altları kûh-ı Bî-sütûn gibi boşdur. Gûyâ bir mantar gibi beli ince yukarusu vâsi‘ halk olunmuş kaya üzre sahrâdır. Bir tarafından bu kal‘aya varılmak muhaldir, illâ kapusu yolundan tarafa varılsa mümkindir. Ammâ yedi kat burûc-ı akabeleri var kapulardan geçmeğe muhtâcdır kim her bir kapusu derbend-i calenderden nişân verir kapulardır. Hemân düşman oturduğu yerlerden aşağı taş yuvarlasa kifâyet eder, gayri top ve tüfeng atmak lâzım değildir. Hattâ bu kayadan yüksek cânib-i erba‘asında bâlâ kayalar yok iken hikmet-i Hudâ bu kaya üzre üç yerde âb-ı hayât çeşmesârlar ve su kaynakları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 121b ·
metinde göster ·
kalınca hemân dâğ-ı derûnundan henüz beş altı aylık kundakdaki ma‘sûmun anası k …
Ba‘dehu Hân'a üç bin kîse nukrad hazîne verüp halâs olmak ümniyyesinde olup ricâ eder. Mehemmed Geray Hân rızâ vermeyüp haps-i ebed kalacağın mukarrer bilüp zindân-ı calenderde kalınca hemân dâğ-ı derûnundan henüz beş altı aylık kundakdaki ma‘sûmun anası koynundan alup bu Çufud kal‘ası zindânı bâdgîrinden aşağı fırladup ma‘sûmun atar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… bir kart dahi bir meclisinde ziyâfet eder. Bu uslûb üzre bu cezîre-i derbend-i
calenderde
cümle gâzîler eğlenüp zevk ü safâ etdik zann ederler.
Ve haftada bir kerre ziyâfet kartındır. Ertesi bir kart dahi bir meclisinde ziyâfet eder. Bu uslûb üzre bu cezîre-i derbend-i calenderde cümle gâzîler eğlenüp zevk ü safâ etdik zann ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
… r-i Kuban'ın beri tarafında ne köy ve ne kend ve ne amâristân var. Bir berzah-ı
calenderde
kalup ne zahîre ve ne dâne-i hardal var. Herkes berk-i hazân gibi ditreyüp âlem …
Ba‘zı iş görmüş gâzî "Tatar gâzîleri sihre uğradık" dediler. Hemân Mehemmed Paşa[-yı] âkıl cümle iç ağalarına tenbîh edüp sûre-i Muavvezeteynlere müdâvemet etmeğe başladıklarında bi-emrillâhi te‘âlâ rûzgâr-ı zorkâr rîh-ı akîm teskîn olup sehel hevâ küşâde oldu. Ammâ yine nehr-i Kuban'ın beri tarafında ne köy ve ne kend ve ne amâristân var. Bir berzah-ı calenderde kalup ne zahîre ve ne dâne-i hardal var. Herkes berk-i hazân gibi ditreyüp âlem-i hayretde kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
… ûr-ı üstüvâr-ı azîm var kim tâ şimâl cânibde olan Demirkapu nâm derbend-i bâb-ı
calenderden
bu kal‘a limanı kapusuna gelince kâmil üç sâ‘atlik yer kal‘a-i azîmdir, ammâ ya …
Bu tahrîr olunan aşağı kal‘adan mâ‘adâ bir kat sûr-ı üstüvâr-ı azîm var kim tâ şimâl cânibde olan Demirkapu nâm derbend-i bâb-ı calenderden bu kal‘a limanı kapusuna gelince kâmil üç sâ‘atlik yer kal‘a-i azîmdir, ammâ yalın katdır. Lâkin cemî‘i ebrâcları ve köşe köşe bend ve dirsekleri kat-ender-katdır. Ammâ el-hâlete hâzihi bu sûrun câ-be-câ yerleri mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmuşdur, ammâ sehel şey ile amâr olmak mümkindir, zîrâ niçe bin burc-ı bârûları âşikâredir. Eyle sevâd-ı mu‘azzam kal‘a imiş kim kâmil kırk aded dağları ve mürtefi‘ bayırları ihâta etmiş görmeğe muhtâc bir vâcibü's-seyr kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b ·
metinde göster ·