İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

cam*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
53
isabet
46 cümle/beyitte
19,6
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
21
farklı biçim
39 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5221,2
Kutadgu Bilig113,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 53

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“cam*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 1518 baḫil ḳoldı barça ḳadaşlarḳa ol / tiler boldı cam yaşıl kökke yol
EÇS II 252a … mebzûldür. Ve bir ekmek furunu var ve imâret içün hâs ve beyâz ekmeği tabh edüp cami‘i mürtezikasına (?) bezl ederler. Ve matbah zahîresi hıfz içün bir kilâr-ı azîmi …
EÇS II 259b–261a … şdir. Ale's-sabah yedi koldan yedi yüz âdem şehd-i şehâdet câmın nûş edüp cümle camedânları beytü'l-mâle teslîm olundu. Ve yine vakt-i seherde du‘â vü senâ ile yedi koldan …
EÇS II 261b–262a … ve terakkîler ve timar ve ze‘âmetler sadaka olunup yeniçeriden yedi yüz şühedâ camedânı beytü'l-mâle teslîm olundu. Ve sâ’ir yedi koldan bin iki yüz âdem şehd-i şehâde …
EÇS II 271a–272b … mu‘allaklar ile çerâğân ederdi. Yedi günde yedi bin âdem şehâdet câmın nûş edüp camadanları beytü'l-mâle teslîm olundu. Ammâ hamd-i Hudâ guzât-ı müslimîn zerre ve şemme ha …
EÇS II 295a–295b … ve balgamî ve mermer-i somâkî ile döşenmiş bir hammâm-ı münevverdir kim cemî‘î camları billûr ve necef ve morandır. Ve kubbe-i âlîsinin ortasında aşren-fe-‘aşr bir ha …
EÇS II 337a–337b … ve tırnakların 337b ve sâ’ir âlât-ı bisâtı ve matbahı nâ-pâk görse ve birinin camedânında kirli esbâb görse vây aşçıbaşının haline! Vây eli, kolu ve tırnakları kirli aşç …
EÇS II 337a–337b … yüz kızılcık deyeneği hoşâbın, aşçıların tabanında pişirüp içirmek mukarrerdir. Camedânında ve eyninde pâk u pâkize esbâbların görse ihsân u in‘âmlar edüp ulûfesine terakk …
EÇS II 368a … htası örtülü hâne-i zîbâlardır. Ve cümle on sekiz mihrâbdır. Evvelâ (---) (---) cami‘î
EÇS III 1b 15. Germâb-ı Çifte Hân ve Sultân Hânı ve kal‘a-i Gölek ve Topkeşân Camusu yaylağı ve kal‘a-i kadîm şehr-i Adana.
EÇS III 140a … ya bir akçe vermeden çıkarsın, meğer esbâbın hıfz edene bir penez veresin. Zîrâ Camâpur askeri gibi bî-hisâb ecnâs-ı mahlûkât haşerâtlar gelüp gitmededirler. Ve eğer p …
EÇS IV 222b … n kîse mâl-ı firâvân harc edüp bu mahalde bana bed-leys bir kal‘a inşâ eyle kim Camapur memleketinden biz gelince itmâm bulup azametimle ben ol kal‘ayı muhâsara etsem …
EÇS IV 222b … " deyüp kal‘ayı Bismillah ile esâsına şürû‘ etmede. Andan İskender bir karn ile Camapur diyârına gitmede. Beri tarafda Bedlîs cemî‘i hukemâları ve mühendis-i üstâd-ı k …
EÇS IV 222b … mâde oldu. İskender-i Kübrâ Bedlîs'in kal‘ayı itmâm etdüği haberin istimâ‘ edüp Camapur vilâyetin feth edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek sahrâ-yı Muş'a gelü …
EÇS IV 229a–229b … kim fevvârenin deliği birdir ve niçe maksûr-ı şirinlerin kıbâbları içre maslûb cam ve tıhtab kâseler vardır şadırvânlar ol cam taslara isâbet edüp bir sadâ-yı haz …
EÇS IV 229a–229b … -ı şirinlerin kıbâbları içre maslûb cam ve tıhtab kâseler vardır şadırvânlar ol cam taslara isâbet edüp bir sadâ-yı hazîn istimâ‘ olunup niçe tas-ı kebîrlerden yin …
EÇS IV 229b … r kim nakş-ı bukalemûndur. Bu havzın ortasındaki fevvâre ta kubbenin zirvesinde cam tasa urup andan aşağı rîzân olur. Bu câmekânda cemî‘i huddâmları pençe-i âfitâb …
EÇS IV 229b–230a … ân makûlesi taşlar ile ruhâm olmuş ibret-nümâ bir hammâm-ı rûşenâdır. Ve mezkûr camlar mâbeyninde olan amûdlarda muttasıl balgamîden ve somakîden ve seng-i yarekandan …
EÇS IV 256b … âvîzeleri vardır. Ve cânib-i erba‘asında revzenleri ve billûr ve necef ve moran camları gâyet münakkaşdır. Ve mihrâb u minberi ve mü’ezzinân mahfeli gâyet musanna‘dır. …
EÇS IV 276b … yr sihr-âsâr kalemleri mezâd-ı sultânîde gezerken Ekrâd-ı gûnâ-gûn ve haşerât-ı Camapur-ı bî-fünûn ve niçe bin Etrâk-i nâpâk mezkûr murakka‘ât u tasâvîrâtlar elden ele g …
EÇS IV 299b … âme amber-i hâm ve yigirmi nâfe müşk-i şemmâm ve yigirmi kâse-i fağfûrî ve niçe cam ve bir altun gılâflı hançer-i zü'l-ficâm ve bir murassa‘ tîğ-ı {hoş}-endâm virs …
EÇS IV 350b Ve kubbe-i nîlgûnun cânib-i erba‘asındaki revzenlerde olan camlar ve murakka‘ sadefkârî Arabî kapaklar ve cümle rûy-ı dîvârda olan cemî‘i seyyâhâ …
EÇS V 6a … psinden çıkarup Yedikulle sicnine kodular. Ve sâ‘at-be-sâ‘at ecnâs-ı mahlûkât-ı camapur askeri gibi ipi sapı ve zâbiti ve râbıtı yok âdemler zorba zorba ve küme küme p …
EÇS V 6a … dan Kara Abdullâh nâm bir müksiri'l-kelâm ve bir mudhikân hümâmı elçilik ile bu camapur askerine gönderüp vardıkda,
EÇS V 11b … bed-hûy-ı bî-dîn ve cefâ-hûy menim bu kadar zamândan berü çöreğim yeyüp elimden cam cam avşula şerbetlerim çekerken nân u nemek ve lavaşa ekmek hakkın gözetmeyüp H …
EÇS V 11b … hûy-ı bî-dîn ve cefâ-hûy menim bu kadar zamândan berü çöreğim yeyüp elimden cam cam avşula şerbetlerim çekerken nân u nemek ve lavaşa ekmek hakkın gözetmeyüp Hayda …
EÇS V 38b … ük çarka giden askerimiz ilerisi at boynuna düşüp Bucak Tatarlı "Kavur cav katı caman katı yaman" deyüp bize işâret ederek kaçarlar, ammâ meğer murâdları kâfiri bizi …
EÇS V 73a … i her gece taşlandı. "Bire bunu kim etdi" deyince üç âsî ve üç tâbi‘ vezîrlerin camapur askeri gibi derinti haşerât askerleri var kim kime söylemeğe ve sormağa kâdirle …
EÇS V 101a … bu şehre bir kefere ve fecere ve Rus-ı menhûs Eflâk ve Boğdan askeriyle alay-ı camapur edüp girilmişdir kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz, gûyâ bir t …
EÇS V 101a … rnavudu ve balıkçı ve meyhâneci kefereleri gelmişdir kim cüyûş-ı cünûdumuz gûyâ camapur askeri idi. Hikmet-i Hudâ bu şehirde sâkin iken mukaddemâ Edirne'den iskele ağa …
EÇS V 101b … 'ın ve anda medfûn olan şühedâların rûhların şâd edüp aşağıda zeyn olan ordu-yı camapuru seyr edüp âlem-i hayretde kaldım, ammâ derûn-ı dilden du‘â edüp dedim ki,
EÇS V 101b Ale's-sabâh ki oldu, cümle yalı askeri ve bizim beğin Rûm camapur askeri tabur altına "Tevekkülen-alallâh" deyüp giderken hikmet-i Hudâ kar tûfân …
EÇS V 102a … blar urulup sadâ-yı nâkûsdan sahrâ-yı Yaş lerzenâk olup yine taraf taraf ceng-i camapur olmada. Bu mahalde hakîr bizim Ahmed Ağa ile Boğdan beğimiz yanında idik.
EÇS V 141a–141b … lar. Bu kal‘a evvel ve âhir Venedik hükmündedir. Bunda billûr ve necef ve moran camlar ve gözlükler ve gûnâ-gûn cam fânûslar işlerler. Bu şehrin cânib-i cenûbunda der …
EÇS V 141a–141b … dik hükmündedir. Bunda billûr ve necef ve moran camlar ve gözlükler ve gûnâ-gûn cam fânûslar işlerler. Bu şehrin cânib-i cenûbunda deryâ içre elli mîl mikdârı ⟦141 …
EÇS V 151b … a‘şa‘ası nehr-i Pileve'ye te’sîr etdikde nehr-i Pileve billûr ve necef ve moran camlar gibi münevver oldukda bu nehr-i azîmin altında mezkûr değirmen soffalarından te …
EÇS V 156a … âr bir tarafa asâkir-i kerrâr dahi bir tarafa olunca nısfu'l-leylde Rüstem Paşa cam-ı şehâdeti nûş etdikde cümle guzât ol gece kal‘a-i Kinin'e selâmetle dahil olunca …
EÇS V 163a … sekden me’zûn olduk. Ban ile vedâ‘a vardıkda Melek Paşa efendimize bir münakkaş camlı hinto ki altı aded atlarıyla ve içi mâl-â-mâl Firengî katîfe ve on çift altun k …
EÇS V 173a … ı mütecevvifler ve kubâblarında tertîb üzre zeyn olmuş billûr ve necef ve moran camlar ile münevver olup gûyâ hurşîd-i dırahşân derûn-ı hammâmdan ayân olur ve cemî‘i …
EÇS V 174a … ve Alaybeği ılısı ve Koca Murâd Hân kavzası mükelleflerdir ve her birinde birer camekân ve dârü'l-gusullerde kurnalar var ve pâk ü pâkîze futa ve havlı makramalar ile …
EÇS VI 39b Ve yine çârsû içinde Malkoç Beğ câmi‘i buna Yeni Cami derler.
EÇS VI 184b … â[r]ımız iken on iki bin aded mahlûk-ı Hudâ şehîd rütbesinde vâsıl-ı cinân olup camadanları ve âlât-ı silâhların beytü'l-mâlcı zabt edüp ser-i kârda olanlardan bir merd-i …
EÇS VII 18b … gidüp ma‘mûr kurâlar ve kasabâtlar bulup niçe bin nûr-ı mahz Alman güzelleri ve camlı hınto arabalar alup anlar dahi şâdımânlar ederek Sadrıa‘zama gelüp ihsân [u] in …
EÇS VII 133b caman
EÇS VII 163b Menzil-i kenâr-ı nehr-i Caman : Kavm-i Tatar Caman der, kavm-i Dağıstân Yaman suyu der. Hakkâ ki Yaman şedîd a …
EÇS VII 163b Menzil-i kenâr-ı nehr-i Caman: Kavm-i Tatar Caman der, kavm-i Dağıstân Yaman suyu der. Hakkâ ki Yaman şedîd akar coşkun dîvâne su …
EÇS VIII 189a … den çıkmazdı ammâ bunlar Kalmık Tatarı derdinden gelmişlerdir. Bire sakının, bu camûsları kovman" deyü bu kadar tenbîh etdiler.
EÇS VIII 192b Nehr-i Ulu Caman Su ya‘nî Büyük Yaman Su: Bunun dahi aslı nehr-i Kuban'dandır. Yine Adahon boğaz …
EÇS VIII 196a–196b … düp cavk u cavk ve saf saf ve fırka fırka 196b olup her biri birer küme içre " caman caman" deyü feryâdları evce peyveste oldu.
EÇS VIII 196a–196b … vk u cavk ve saf saf ve fırka fırka 196b olup her biri birer küme içre "caman caman " deyü feryâdları evce peyveste oldu.