… ândır kim ehl-i beled olmayan garîbü'd-diyâr âdemlerin niçesi gâ’ib olmuş vahşî
canavarlara
ve kuttâ‘u't-tarîk harâmîlere harem olmuş bir bî-amân dağıstân yerdir. Bu kuyâğ …
Andan cânib-i şimâle cisri ubûr edüp nehr-i Sakarya kenarınca Ağaç denizi nâm çengelistân ve hıyâbân-ı ormanistândır kim ehl-i beled olmayan garîbü'd-diyâr âdemlerin niçesi gâ’ib olmuş vahşî canavarlara ve kuttâ‘u't-tarîk harâmîlere harem olmuş bir bî-amân dağıstân yerdir. Bu kuyâğıstânda eyle gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar var kim kadd [ü] kâmetleri eflâke ser çekmiş şecer-i azîmlerdir kim şems-i âteş-tâbın te’sîri yokdur, eyle sâye-dâr dâğlardır. Tefne ve ardıç ve çam ve uhlamur dırahtlarının şükûfeleri râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar {olur} bu kûh-ı hıyâbân içre niçe bin tahta biçecek bıçkı değirmânları ve niçe bin gemi kerasteleri kesici kâtı‘u'ş-şecer-i bî-merhemet Etrâkları vardır. Fursat bulurlarsa âyende vü revendeden benî Âdem dahi keser. Bu dağlar dörd sancak yer hudûdında vâkı‘ olmuş, hakkâ ki ağaç deryâsıdır. Bir tarafı Bursa sancağında nihâyet bulur ve İzmit sancağı ve Bolu sancağı ve Kocaili sancağı hadlerinde cümle ağaç denizi vardır. Dâiren-mâdâr bir ayda devr olunur, bahr-i şeceristândır. Ammâ güzîde yerleri bu Geyve yolu üzre vâkı‘ olmuşdur. Bu Geyve'den üçüncü sâ‘atde leb-i Sakarya'da bir yalçın kaya üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a ·
metinde göster ·
… dleri üç gün dağları süzerek 228a Bitlîs deresi hûş u tuyûr ve gûnâ-gûn vahşî
canavarlar
ile dere ve depeler ile mâl-â-mâl hayvânâtlar olup lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ niçe yü …
Ve eyle sayyâddır kim tülekhânesinde sayf [u] şitâda niçe yüz doğan ve çakır ve balaban ve zağanos ve şahin ve sayağı ve sunkur ve toygun ve kırgıl ve karcığa ve kücügez ve devlengeç ve karakuş ve atmaca ve karagöz nâm tuyûrları kendüye râm edüp Bitlîs derelerinde senede bir kerre keklik göçgünü mahallinde bir günde yetmiş bin keklik alduğu sicillâtda müsbetdir, ammâ bu şikâr hânın fermânıyla yılda bir kerre cümle aşîreti Kürdleri üç gün dağları süzerek 228a Bitlîs deresi hûş u tuyûr ve gûnâ-gûn vahşî canavarlar ile dere ve depeler ile mâl-â-mâl hayvânâtlar olup lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ niçe yüz bin keklik şikâr olunup üç ay bu mahallerde şehr-i Bitlîs içre keklik fürûht olunup ol mahalde cümle ahâlî-i Bitlîs koyun ve kuzu etlerinden müstağnî olurlar. Bu şikâra beyne'l-Ekrâd helû derler. Niçe yüz bin Ekrâdın hâyuhûları ile dağlar içre velvele-nâk olur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227b–228a ·
metinde göster ·
… î‘i kurd ve sırtlan ve andık ve tilki ve çakal ve kaplan velhâsıl cümle yırtıcı
canavarlar
bu dağda çiftleşirler ammâ asla ve kat‘â balaları hâsıl olmaz.
Hikmet-i Hallâk-ı âlem. Ve Sübhân dağında cemî‘i kurd ve sırtlan ve andık ve tilki ve çakal ve kaplan velhâsıl cümle yırtıcı canavarlar bu dağda çiftleşirler ammâ asla ve kat‘â balaları hâsıl olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b ·
metinde göster ·
… yerde gezüp zîb ganeme asla bir zarar etmez. Gayri hayvânlar hem-çünân yırtıcı
canavarlar
şerrinden emîn olup bî-bâk u bî-pervâ gezerler. Anınçün bu Sübhân dağında çoban …
Hikmet-i Allahu azîm, kurd ile koyun bu dağda bir yerde gezüp zîb ganeme asla bir zarar etmez. Gayri hayvânlar hem-çünân yırtıcı canavarlar şerrinden emîn olup bî-bâk u bî-pervâ gezerler. Anınçün bu Sübhân dağında çobanlara rağbet yokdur. Çobanları sebbu‘-ı Bağdâd'a benzer mıkreb kelb-i mu‘allemleri vardır. Sun‘-ı Hâlık mahlûk-ı Hudâ katır bu Sübhân dağında Nemrûd-ı la‘înin hargelelerinden hâsıl olduğu bu Târîh-i Mîrhând ve Târîh-i Mıkdısî dahi mufassal yazmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243b ·
metinde göster ·
… ste Raba kenârındaki yeniçerilerin meterislerine doğru kazâ-yı mübrem gibi kara
canavar-misâl
ceneralleri ve gorofları ve banları ve hersekleri ve irşekleri ve bî-dîn ruhbân …
"Aya Türk'den nice intikâm alsak?" deyü ölüsü dirisine binüp domuz sürüsü gibi kara şapkalı ve kara başlı ve cümle domuz dişli küffâr dişlerin bileyüp cümlesi âlât-ı demire müstağrak olup pür-silâh geyimli küffâr alay topların keşân ber-keşân çekerek mukaddemâ ceng edüp küffârı kırdığımız meydân-ı ma‘rekeye gelüp nâ-pâk kademlerin basup gördüler kim cemî‘i küffâr leşi meydânı dutmuş. Bir hayli zamân leşler içre somurdanup gezdiler ve atlanup âheste âheste Raba kenârındaki yeniçerilerin meterislerine doğru kazâ-yı mübrem gibi kara canavar-misâl ceneralleri ve gorofları ve banları ve hersekleri ve irşekleri ve bî-dîn ruhbânları ile yürüdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19b ·
metinde göster ·
… e istiridye ve sülügen ve tarak ve deniz kestânesi ve sancı buncu misilli deryâ
canavarı
haşerâtların yeyüp kalımbok ekmeğin tenâvül edüp şarâbların içüp hınzîr gibi ya …
Karye-i Cibova: Leb-i deryâya bir top menzili ba‘îd bir sengistân kayalı yerde seksen aded kiremitli evlerdir. Lâkin ol kadar ma‘mûr değillerdir. Ve sengistân yer olmak ile bâğ u bâğçeleri yokdur. Ve ekin ve biçin dahi nâdir olur. Ta‘âmların sığır ve keçi ve katır tezeğiyle pişirüp ekseriyyâ ta‘âmları deryâ haşerâtlarından yengeç ve kerevit ve teke ve pagurya ve ıhtapot ve midye ve istiridye ve sülügen ve tarak ve deniz kestânesi ve sancı buncu misilli deryâ canavarı haşerâtların yeyüp kalımbok ekmeğin tenâvül edüp şarâbların içüp hınzîr gibi yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·
… lıcım ve tîrkeşimle girüp yedi gün altı gece dağlar içre vahşî hûş [u] tuyûr ve
canavarlar
ile ülfet edüp nebâtât köklerin ve ba‘zı meyveleri ile kifâflanırdım. Ammâ piyâ …
Âhirü'l-emr vakt-i gurûbda cihân Y 124a başıma dar olup atı bırağup bir ormana kılıcım ve tîrkeşimle girüp yedi gün altı gece dağlar içre vahşî hûş [u] tuyûr ve canavarlar ile ülfet edüp nebâtât köklerin ve ba‘zı meyveleri ile kifâflanırdım. Ammâ piyâde yürümek ile tîrkeş kılıç ve kemerimde seksen esedî ve yüz elli altun kemerim kesüp bî-tâb [u] bî-mecâl etdi. Âhir tîrkeşden okları çıkarup yayı kabzasından kabzıma alup tîrkeşi ve iki tabancalı kol tüfeğin ve silâhın ve belimde kemeri guruşları ile yaylık içine koyup bir kaya altında iri taşları kaldırup kılıcı ve tüfengleri ve kemeri anda Allâh emâneti edüp defn etdim. Andan sebükbâr olup bir dereye gelüp pâk âbdest alup iki rek‘at hâcet namâzı kılup cemî‘i ervâh-ı enbiyâ ve evliyâdan bu Evliyâ-yı bî-riyâ-yı za‘îf ruhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp âlem-i hayretde iken Boşnak lisânı ve lehcesi ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123b–Y124a ·
metinde göster ·
… , zirve-i a‘lâsına bir ferd-i âferîde çıkmamışdır. Gûl-i beyâbânîler ve yırtıcı
canavarlar
vardır ve cânib-i erba‘asında beş pâdişâh sâkindir, tâ bu mertebe ulu dağdır.
Ve iklîm-i sâdisde on kûh-ı bâlâ vardır. Husûsan Dağıstân kurbunda kûh-ı Elburz kadar rub‘-ı meskûnda eyle bir kûh-ı bâlâ yokdur, zirve-i a‘lâsına bir ferd-i âferîde çıkmamışdır. Gûl-i beyâbânîler ve yırtıcı canavarlar vardır ve cânib-i erba‘asında beş pâdişâh sâkindir, tâ bu mertebe ulu dağdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255a ·
metinde göster ·
… an ve çengelistân mahûf u muhâtara dırahtistân içre bebr ü peleng vahşî yırtıcı
canavarlar
havfın çekerek âdem âdemî-zâd yok bî-emân yerleri kâmil altı günde kat‘-ı menâz …
Ve bu Vâdî Halfa'dan kalkup Nîl kenârınca gâh şarka ve gâh cenûba dağ u râğ u bâğ u hıyâbân ve orman ve çengelistân mahûf u muhâtara dırahtistân içre bebr ü peleng vahşî yırtıcı canavarlar havfın çekerek âdem âdemî-zâd yok bî-emân yerleri kâmil altı günde kat‘-ı menâzil edüp ılgar ile on sekiz sâ‘at ol hıyâbânlar içre ubûr ederdik. Ammâ altı günde aslâ güneş yüzü görmedik, zîrâ ok ursan geçmez çıt-â-çıt meyvedâr ormanlarıdır. Ekseriyyâ dırahtları şecer-i santa ve sindiyân ve etle ve zakkûm ağaclardır. Rûm eşcârlarından nişân yokdur. Ba‘dehu yedinci günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y392b ·
metinde göster ·
… -i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve elvân elvân hımârân-ı berrîler ve mahûf u vahşî
canavarlar
ile mâl-â-mâldir. Hattâ bu Sây kal‘asında üç aded arslan var idi, Hudâ âlimdir …
Bu kal‘adan Habeş tahtı olan şehr-i Musova cânib-i şimâle kâmil yigirmi germe konakdır, inşâallâh mahallinde terkîm olunur. Her menzili çöl çölistân ve berr ü beyâbân arslan ve kaplan ve fîl [ü] gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve kepçe kuyruğ ve kûsfend-i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve elvân elvân hımârân-ı berrîler ve mahûf u vahşî canavarlar ile mâl-â-mâldir. Hattâ bu Sây kal‘asında üç aded arslan var idi, Hudâ âlimdir herbiri fîl cüssesinde siyâh esedler idi, herbirin birer hîle ile dâma düşürüp vâdîlere sığmayan sübû‘ları dâm-ı belâ ile kamışdan bir dam içinde habs etmişlerdi. Hakîr eyle mehîb sübû‘lar görmemiş idim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y393b ·
metinde göster ·
… erlerdir kim semm-i helâhilli kepçe kuyruk gibi ve su‘bân ve evren gibi havfnâk
canavarlar
vardır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr …
"Biz bu şehre Nîl başından gelince karadan gelemeziz. Zîrâ yolları gâyet mahûf u muhâtara yerlerdir kim semm-i helâhilli kepçe kuyruk gibi ve su‘bân ve evren gibi havfnâk canavarlar vardır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr ü peleng ve ukkâb ve gayrı yırtıcı canavarlar gâyetü'l-gâye çok olup dağıstân sengistân yerler olduğundan âbâdân değildir. Ol ecilden karadan gidilmez. Ve ol mahallerde Sencere derler bir kavm vardır, dîn diyânet nedir bilmezler, kendülerden gayrı bir mahlûk görseler elbette dutup kebâb edüp yerler", dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430a ·
metinde göster ·
… e fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr ü peleng ve ukkâb ve gayrı yırtıcı
canavarlar
gâyetü'l-gâye çok olup dağıstân sengistân yerler olduğundan âbâdân değildir. Ol …
"Biz bu şehre Nîl başından gelince karadan gelemeziz. Zîrâ yolları gâyet mahûf u muhâtara yerlerdir kim semm-i helâhilli kepçe kuyruk gibi ve su‘bân ve evren gibi havfnâk canavarlar vardır. Ve yılan u çıyan ve akreb ve fîl ü gergerdân ve arslan u kaplan ve bebr ü peleng ve ukkâb ve gayrı yırtıcı canavarlar gâyetü'l-gâye çok olup dağıstân sengistân yerler olduğundan âbâdân değildir. Ol ecilden karadan gidilmez. Ve ol mahallerde Sencere derler bir kavm vardır, dîn diyânet nedir bilmezler, kendülerden gayrı bir mahlûk görseler elbette dutup kebâb edüp yerler", dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430a ·
metinde göster ·
"Ve ol diyârdan biz kabakdan binâ olunmuş gemilere binüp sümûmlu
canavarlar
havfından Nîl ile cereyân ederken bizim Laçna şehrine uğrayan Nîl'in bir kolu y …
"Ve ol diyârdan biz kabakdan binâ olunmuş gemilere binüp sümûmlu canavarlar havfından Nîl ile cereyân ederken bizim Laçna şehrine uğrayan Nîl'in bir kolu yine bir buhayre-i azîme uğrar. Bu dahi Nîl'den cem‘ olma bir âb-ı hayât buhayredir kim cânib-i erba‘asında yedi gûne kavm sâkinlerdir. Başka meliklerdir, Portakal bunlara mâlik olmadı", dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430b ·
metinde göster ·
… lâhlarınız ile mukayyed olun. Dumbiye âsîlerine geldik. Ve maymunistân ve mahûf
canavarlar
içine girdik. Gâfil mebâş" deyü Q 333bP 330b askeri âgâh etdiler.
"Tâ’ife, şimdengerü perîşân gitmen. Ve silâhlarınız ile mukayyed olun. Dumbiye âsîlerine geldik. Ve maymunistân ve mahûf canavarlar içine girdik. Gâfil mebâş" deyü Q 333bP 330b askeri âgâh etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·
hep bir yirde dirüp-dururam gel gidelüm semüzin al aruġın ḳo didi aldı delü ḳar …
ol bir yavuz canavardur hep bir yirde dirüp-dururam gel gidelüm semüzin al aruġın ḳo didi aldı delü ḳarçarı bir pürelü yire getürdi delü ḳarçarı yalınçaḳ eyledi aġıla ḳoydı püreler
ṣaġına ṣolına iki ḳoşa yay çeker-idi atduġı oḫ yire düşmez-idi ol ḳızuŋ üç
canavar
ḳalıŋlıġı ḳaftanlıġı var-ıdı her kim ol üç canavarı baṣsa yeŋse öldürse ḳızumı …
ṣaġına ṣolına iki ḳoşa yay çeker-idi atduġı oḫ yire düşmez-idi ol ḳızuŋ üç canavar ḳalıŋlıġı ḳaftanlıġı var-ıdı her kim ol üç canavarı baṣsa yeŋse öldürse ḳızumı aŋa virürem diyü va'de eylemiş-idi
ṣaġına ṣolına iki ḳoşa yay çeker-idi atduġı oḫ yire düşmez-idi ol ḳızuŋ üç canavar ḳalıŋlıġı ḳaftanlıġı var-ıdı her kim ol üç canavarı baṣsa yeŋse öldürse ḳızumı aŋa virürem diyü va'de eylemiş-idi
… le otuz iki kāfir biginüŋ oġlınuŋ başı burc bedeninde kesilüp aṣılmış-ıdı ol üç
canavaruŋ
biri ḳaġan aṣlan-ıdı biri ḳara buġa-y-ıdı biri daḫı ḳara buġra idi bularuŋ her
baṣamasa başın keser-idi böylelik-ile otuz iki kāfir biginüŋ oġlınuŋ başı burc bedeninde kesilüp aṣılmış-ıdı ol üç canavaruŋ biri ḳaġan aṣlan-ıdı biri ḳara buġa-y-ıdı biri daḫı ḳara buġra idi bularuŋ her
… şler-idi ancaḳ buġa buynuzında helāk olmışlar-ıdı ḳaŋlı ḳoca u bu başları ve bu
canavarları
gördi
birisi bir ejderha-y-ıdı bu otuz iki baş-kim burcda aṣılmış idi ḳaġan aṣlan-ıla ḳara buġranuŋ yüzin görmemişler-idi ancaḳ buġa buynuzında helāk olmışlar-ıdı ḳaŋlı ḳoca u bu başları ve bu canavarları gördi
ṣavaşmış-ıdı ṭayındı düşdi altı cellad eŋsesine geldiler yalıŋ ḳılıç ṭutdılar b …
fırlar çıḳar serḫoş yigit hem iki canavar-ıla ṣavaşmış-ıdı ṭayındı düşdi altı cellad eŋsesine geldiler yalıŋ ḳılıç ṭutdılar burada yoldaşları ṣoylamış görelüm ḫanum ne ṣoylamış
öldürdügi-y-içün bir ḳızçuġazumı aldı gitdi didi ebçin ḳara ṭonlu gök demürlü a …
gözledi meger ḫanum tekür peşiman oldı üç canavar öldürdügi-y-içün bir ḳızçuġazumı aldı gitdi didi ebçin ḳara ṭonlu gök demürlü altı yüz kāfir seçdi gice gündüz yortdılar nagāhandan yetdiler ḳız ḥażır