… m kıble cânibinde Kütâhiyye dağı görünür. Cânib-i şarkda Söğüt dağları görünür,
canib-i
garbda deryâ aşrı Rûmeli tarafında Gelibolu dağları görünür. Bulutsuz küşâde he …
Ve yine Keşiş Dağı'nda Süleymân Hân Bınarı'ndan yine yokuş yukarı karsız ve ağaçsız çemenzâr yerlerdir, ammâ şükûfeleri yokdur, çıplak dağlardır. Kâmil beş sâ‘atde kulle-i cihân Keşîş Dağı'nın tâ zirve-i a‘lâsıdır kim eflâke ser çekmişdir. Aşağıda bulutlar şehr üzre geçdiği görünür, tâ bu mertebe âlîdir. Aşağı Bursa'dan iki günde bu kulleye çıkılır, ammâ müşkildir. Gâyet cebel-i âlî olduğundan kar ve dıraht ve sâ’ir eşcâr durmak ihtimâli yokdur. Çıplak kayalı zirve-i a‘lâdır kim kıble cânibinde Kütâhiyye dağı görünür. Cânib-i şarkda Söğüt dağları görünür, canib-i garbda deryâ aşrı Rûmeli tarafında Gelibolu dağları görünür. Bulutsuz küşâde hevâ oldukda şems-i âteş-tâbın ziyası İslâmbol kal‘ası üzre pertev fer urdukda Yedi kulleleri ve Sultan Ahmed Câmi‘inin 231a altı aded minâreleri ve Ayasofya Câmi‘i râygân nümâyândır. Tâ bu mertebe kûh-ı bâlâdır kim âdem bir kaya daldasına pinhân olmasa rûzgâr âdemi doğancı pefteresi gibi hevâya atar, gâyet şedîd rîh-ı akîmi olur. Bu cebelin tâ zirve-i a‘lâsında bir mezâr-ı tavîl vardır. Cânib-i erba‘asına iri taşlar ile hudûd etmişler, andan ma‘lûmdur ki mezârdır. Lenduhâ oğlu Sağdâ'nın mezârıdır derler. Hazret-i Hamza havfinden bu cebelde sâkin olup bunda yatır deyü efvâh-ı nâsda şâyi‘dir. Ve bu kabr kurbunda bir zîr-i zemîn mağara vardır, yokuş aşağı hayli gider, muzlim bir gâr-ı azîmdir. İçinde yetmiş seksen hûrde gârlar dahi vardır. Kefere zamânında İslâmbol'da Ayasofya kubbesi üstünden ruhbânlar uçup bu gârlarda sâkin olurlarmış. Ba‘zı kayalarda lisân-ı Latîn üzre iki bin yıllık târîhli hatt-ı Yunanîler vardır. Ve teferrüce çıkan erbâb-ı ma‘âriflerin hüsn-i hatları vardır. Bir temâşâgâh-ı cebel-i müntehâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230b–231a ·
metinde göster ·
… er kışlayamaz. Kıble ve gün doğusu gâyet şiddet üzre eser. Andan bir konak yine
canib-i
garba leb-i deryâ ile
Çerkes ve Abaza ve Laz ve Arnavud ve Arab-ı Ummân ve Urbân-ı Tayy ve Urban-ı Keys cümle karındaş evlâdları ve Kureyşîlerdir kim Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezelîsinde rûy-ı arzı bu kavmler ile müzeyyen etmek imiş. Edîm-i arzı böyle imâr etdi. Arapça Ammâ vilâyet-i Abaz'da ibtidâ ma‘mûr olan aşîret-i Çaçlardır: Mikrilce dahi kelîmât ederler. Zîrâ nehr-i Faşa'nın karşu tarafı sâfî Mikrilistândır. Câc beğzâdeleri vardır. İsmi (---) on bin Aznavu askere mâliklerdir. Bir mezhebde değil, harâmî bahâdır kavmdir. Gâyet mahsûldâr dağları vardır. Cevizleri ve fındıkları ve zerdavaları çokdur. Silâhları, Arab gibi ok-yay ve harbedir. Atlısı azdır, piyâdeleri şehbâzdır, mahbûb u mahbûbeleri şehnâzdır. İskeleleri cânib-i garba iki konak gidüp Lakba derler, azîm iskeledir. Tarabefzûn'a üç yüz mildir. Ammâ gemiler kışlayamaz. Kıble ve gün doğusu gâyet şiddet üzre eser. Andan bir konak yine canib-i garba leb-i deryâ ile
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257a ·
metinde göster ·
… -i ravza-i riyâz-ı kadem ortasında vâkı‘ olmuş kâr-ı kadîm bir tekye-i azîmdir.
Canib-i
erba‘asının revzenleri hâricinde olan gül-i gülistân kûyâhında olan andelîbânın …
Âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ: Rûm u Arab u Acem'de meşhûr-ı âfâk, kutbu'l-aktâb-ı ale'l-ıtlak Sultân Celâleddîn-i Rûmî âsitânesidir kim evlâd-ı ızâmından Çelebi (---) Efendi anda medfûndur. Bu âsitâne-i ma‘bedhâne-i kadîm bir bâğ-ı İreme zâtu'l-imâd misillü bir hıyâbân-ı Acem ve bir hadîka-i ravza-i riyâz-ı kadem ortasında vâkı‘ olmuş kâr-ı kadîm bir tekye-i azîmdir. Canib-i erba‘asının revzenleri hâricinde olan gül-i gülistân kûyâhında olan andelîbânın hezâr-hezârân-ı nevâhân [u] senâhânlığın semâ‘ [u] safâ mahallinde istimâ‘ eden fukarâ-yı Mevlevîler rûhlarına gıdâ bulup aşk-ı İlâhî ile mest [ü] medhûş olup âyîn-i Mevlânâ'da çarh urup semâ‘-ı Mevlânâ ederler. Ve mutrıbân [u] na‘thânlar dahi kavl-i edvâr üzre cümle uşşâkâna makâm-ı uşşâk faslı ederler. Ve semâ‘hânenin cânib-i erba‘asında fukarâ-yı Mevlevî hücreleri ile ârâste ve matbah ve kilârhânesiyle pîrâste olmuş evkâf-ı kavî tekye-i Mevlânâdır. Ve bizzât Hazret-i Mevlânâ'nın hırka-i şerîfi ve kendi hatt-ı şerîfiyle bir kıt‘a Kelâm-ı İzzeti ve yine hattıyla Mesnevî-i Şerîf'i vardır. Ziyâretgâh-ı hâs u âmdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 341b ·
metinde göster ·
… yalın kat dîvârdır. Bir yerden havâlesi ve bir tarafdan zafer mümkün değildir.
Canib-i
erba‘asında aslâ handakı yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin adımdır. Cânib- …
Eşkâl-i kal‘a-i Zeydâniyye: Bu dahi evc-i âsumâne çıkmış bir kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında şekl-i muhammes Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i kavîdir. Ammâ yalın kat dîvârdır. Bir yerden havâlesi ve bir tarafdan zafer mümkün değildir. Canib-i erba‘asında aslâ handakı yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin adımdır. Cânib-i (---) bir demir kapusu vardır. Derûn-ı kal‘ada
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38a ·
metinde göster ·
… Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garba mekşûfdur. Ve bâb-ı Harrân
canib-i
garba nâzırdır, ammâ yukaru kal‘a gibi kaya üzre âlî değildir. Alçakda vâki‘ ol …
Şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kadîmdir. Her taşı fil-i Mahmûdî cüssesindedir. İç kal‘anın zeyline vâki‘ omuşdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Bunun dahi burc [u] bârûları metîndir. Bu varoşun üç kapusu vardır. Beğ kapusu Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garba mekşûfdur. Ve bâb-ı Harrân canib-i garba nâzırdır, ammâ yukaru kal‘a gibi kaya üzre âlî değildir. Alçakda vâki‘ olup kal‘a-i vâsi‘dir. Bu kal‘a-i Urfa nehr-i Furât-ı azîmin cânibi şarkîsinde bir konak ba‘îd Tasdîr Dağları içre vâki‘ olup ziyâde şimâl cânibine meyyâldir. Ve Kal‘atü'r-Rûm'a bir konak karîbdir. Ve yolları Ekrâd tâ’ifesinden mahûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
… ehr-i Kırkkilise dahi bir konakdır. Cânib-i garbında Edirne dörd konakdır. Ammâ
canib-i
erba‘ası gâyet ma‘mûr kurâlardır.
Ve bu Çorlu şehrinin kıblesinde kenar-ı bahr-i Rûm'da şehr-i Tekirdağı bir konakdır ve cânib-i şimâlinde şehr-i Kırkkilise dahi bir konakdır. Cânib-i garbında Edirne dörd konakdır. Ammâ canib-i erba‘ası gâyet ma‘mûr kurâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a ·
metinde göster ·
… âhir olurdu. Anıniçün beyne'l-Mekke ve'l-Medîne bu Ayn-ı Zerka gidüp Medîne'nin
canib-i
garbîsinde gâyib olur.
Cümle bu kurâlar ma‘mûr [u] âbâdân bâğ u bâğçe-i gülistân [u] nahlistândır. Ve âb-ı hayât Ayn-ı Zerka bu kurâların içinden cereyân eder. Mu‘cize-i Resûl'dür. Bu Ayn-ı Zerka Hazret-i Risâlet-penâh ne cânibe azîmet buyurdularsa tahte'l-arzdan bu Ayn-ı Zerka cereyân edüp hazretin murâd edindikleri yerde zâhir olurdu. Anıniçün beyne'l-Mekke ve'l-Medîne bu Ayn-ı Zerka gidüp Medîne'nin canib-i garbîsinde gâyib olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306a ·
metinde göster ·
Ve bu kubbeye muttasıl beyt-i Hazret-i Fâtıma serâmed bir kubbe-i musanna‘dır. Ve cümleden vâsi‘ kubbedir. Bu dahi Kaya Sultân merhûmenin hayrâtı ki zî-kıymet ibrîşim hâlîçe ile döşenmişdir. Lâkin çukur yerde vâki‘ olmak ile canib-i erba‘asında pençereleri yokdur, ammâ der-i dîvârının cânib-i erba‘ası kâşî nigârhâne-i Çîn'dir. Ve dollâblarında mâl-â-mâl eczâ-yi şerîf ve Kelâm-ı Kadîm vardır. Bu dollâblardan mâ-fevkı gûnâ-gûn billûr ve necef ve moran münakkaş câmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b ·
metinde göster ·