… rüp ta‘mîr u termîmine eyâlet paşaları ile biner âdem muhâfazacı koyup ve cümle
cebehânelerin
mükellef ve mükemmel edüp Bozcaada'dan (---) mil yine kal‘a-i Gelibolu, bunda d …
Ve bu kal‘a feth olduğunun altıncı günü küffâr-ı hâk-sârın Venedik donanmasıyla altı pâre Malta ve altı pâre Duka ve altı pâre Papa gemileriyle cümle yüz pâre kefere ve fecere gemileri ejder-i heft-ser gibi kal‘aya imdâd geldiler, Gördüler kim kal‘anın limanında Âl-i Osmân donanması mâl-â-mâl olup liman önünde cümle deryâ beğleri ve cümle Cezâyirli âmâde dururlar. Ve kal‘anın cümle der-i dîvârları üzre alem-i Resûl ile zeyn olup cümle burc [u] bârûlar üzre guzât-ı müslimîn pür olmuş ve nâkûshâneleri minâre olmuş ve her minâre alem-i Muhammedîler ile ârâste ve cümle der-i dîvârları asker-i İslâm ile pîrâste olmuş görünce cümle küffârın zehreleri çâk olup "elvedâ‘ ey Hanya elvedâ‘" deyüp âh [u] enîn ile hâ’ib ü hâsir cânib-i Suda'ya giderken cümle donanma ve Cezâyirli, küffâr üzre avanta ederken küffâr-ı bî-karâr, karâr edemeyüp Suda'ya firâr etdiler. Beri Hanya'da cümle guzât-ı müslimîn bildiler kim henüz kal‘a-i Hanya feth olup muhassılu'l-merâmlarına ve şütür-kâmlarına vâsıl olup İbrâhîm Çelebi kalyonuyla alınan Kızlara ağasının cümle mahbûbe câriyelerini ve cümle zî-kıymet mücevher esbâblarını bulup ve cümle küheylân atları alup ve niçe yüz Mısır hazîneliği mâl ü cebehâne ve milk [u] emlâk alup sâ’ir şühedâların kanları intikâmları alınup cemî‘î düyûrlar ibâdethâne-i müslimîn oldu. Ve böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn, kal‘a-i İskender-i Yunan feth olup sâ’ir diyâr-ı İslâma zamm olundu. Ve bu gazâda olan ceng [u] cidâl Azak'da ve Sultân Murâd Hân ile kal‘a-i Revân ve Bağdâd'da olmamışdır. Ammâ ol gazâlar müverrihler lisânıyla âb u tâb verüp ta‘rîf ve tavsîf eylemişlerdir. Ba‘dehû serdâr-ı mu‘azzam bu cezîre-i Girid içre tokuz pâre şehr-i mu‘azzam-misâl büleydelere ve (---) pâre kal‘alara ve cezîrenin tâ ortasında Isfakıye dağlarında olan re‘âyâ vü berâyâlara her ocakdan mu‘temedün aleyh bî-tama‘ u bî-garaz ve sâhib-i ırz âdemleri istimâletnâmeler ile her kılâ‘ ve büleydelere gönderüp "Elbette gelüp harâc-güzâr olup kal‘aların miftahların pâdişâha teslîm edüp yine evlâd ü iyâlleriniz ile dâr u diyârlarımzda huzûr edüp devâm-ı devlet-i pâdişâhîye du‘â idesiz. Ve illâ bu ahde rızâ vermeyenin cümle mâlların nehb u gâret, evlâd [u] iyâllerin esîr ve kendülerin dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirmek mukarrerdir" deyü bu gûne istimâlet ve tenbîhnâmeler cümle cezîre içinde olan kal‘alara gidüp yedi günde Hanya kal‘asının cânib-i erba‘asında üç yüz pâre kurâ bıtrîk ü kıssîsleriyle ve hedâ[yâ] girân-bahâlarıyla gelüp mutî‘ u münkâd oldular. Bunlardan mâ‘adâ küffâr ser-fürû etmeyüp cemî‘î eyâlet vüzerâları ve mîr-i mîrânlara fermânlar sâdır olup "mâlları ve cânları cümle guzât-ı müslimînin olup öşr-i sultânîler versinler", deyü dellâllar nidâ edince el-azametullah yetmiş koldan yetmiş seksen bin guzât-ı müslimîn kol kol bu yedi yüz yetmiş mil cezîre içine müstevlî olup 273a şeb [u] rûz mücâhidîn-i fî-sebîlillah ol kadar mâl-ı ganâ’im ve altun ve gümüş ve bakır avânî metâ‘lar ve niçe âfitâb-ı meh-tâblar ve duhter-i pâkîze-ahter ü bintânlar getirüp ordu-yı İslâmı ganîmet edüp on guruşa bir mahbûb ve mahbûbe kız ve oğlan vermeğe başladılar. El-hâsıl cümle guzât-ı muvahhidîn belağan-mâ-belâğ mâl-ı Kârûn'a mâlik oldular. Niçe bin garîbü'd-diyâr bu kâr-ı ganâ’imi ve bu sürûr [u] şâdmânı görüp tavattun edüp kaldı. Ve'l-hâsıl bu kal‘a-i Hanya'ya Küçük Hasan Paşa'yı ve on yedi mîr-i mîrânları ve yetmiş aded alaybeğlerin cümle ze‘âmet ve timar sahibleriyle kal‘a-i Hanya'da alıkoyup yigirmi yedi oda ile yeniçeri kethüdâsı ve on oda topcu ve on oda cebeci ve dörd aşağı bölük kalup üç bin Mısır askeri kalup cümle yetmiş yedi bin asker muhafazacı kaldı. Ve derûn-ı kal‘ada yedi bin yedi yüz sağ ve sol ve azeb-i hisâr kaldı. Ve kırk pâre yarar beğ gemileri karşu Menekşe'den asker ve zahîre geçirmeğe kaldı. Ve elli pâre Hanya firkateleri yüzer yiğidiyle kaldı. Mâh-ı mezbûrun (---) günü Serdâr-ı mu‘azzam, Musâhib-i Şehriyârî Yusuf Paşa-yı Hırvâdî cümle kal‘ada kalan vüzerâ ve a‘yân-ı kibâr ile vedâlaşup donanma-yı hümâyûn ile Âsitâne-i sa‘âdete muvâfık-ı eyyâm-ı sa‘d ile rûy-ı deryâda iki yüz pâre bâdbânın küşâde kılup cânib-i garbda Çuka adaları önünden ubûr edüp andan altmış altı mil Mora cezîresi burnunda Manya kâfiri sâkin olduğu mahalli gâret edüp andan yine Manya burnunda Kelli kal‘asını, harâbdır, anı ubûr edüp Kapuspata Burnu'n dahi ubûr edüp ve Menekşe kal‘asın ubûr edüp kal‘a-i Anapoli'de lenger ikâmet edüp anda üç gün meks olunup dördüncü gün müşâvere olunup Venedik'in İstendil cezîresin gâret etmeğe re’y [ü] tedbîr görülüp nefîr-i irtihâller çalınup Anapoli limanından taşra çıkınca Âsitâne tarafından "Gazân mübârek olsun" deyü hatt-ı şerîf ve hil’at-i pâdişâhî ve mücevher şemşîr ve mücevher hançer gelüp "Der-i devlete gelesin" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır olup ol gün eyyâm-ı latîf ile cezîre-i İstendil'i nehb u gâret edüp az şey mâl-ı ganâ’im bulunup kal‘ası evc-i âsumâna berâber ve sa‘b u metîn ve iki aded liman-ı hasîni olup ân-ı sâ‘atde göç topları atılup lodos rûzgâriyle on günde niçe yerlere uğrayup seyr [u] temâşâ edüp kal‘a-i Sakız'a, andan (---) mil kal‘a-i İlimni'ye, andan tekrâr yine (---) mil kal‘a-i Midilli'ye, andan (---) mil yine kal‘a-i Bozca'ya varup bu zikr olunan kılâ‘ları görüp ta‘mîr u termîmine eyâlet paşaları ile biner âdem muhâfazacı koyup ve cümle cebehânelerin mükellef ve mükemmel edüp Bozcaada'dan (---) mil yine kal‘a-i Gelibolu, bunda dahi sulanup dizdârlarına "Basîret üzre olun" deyü tenbîh ü te’kîd edüp andan yine eyyâm-ı muvâfık ile iki gün iki gicede İslâmbol kurbunda Kızıl Adalar'da lenger-i ikâmet burağup üçüncü gün mâh-ı mezbûrda (---) mansûr u muzaffer Sarâyburnu'na varup huzûr-ı pâdişâhîde eyle şâdmânlar oldu kim ta‘bîr ve temdîh ve tavsîf olunmaz. Ol mahalde Fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa huzûr-ı pâdişâhîde zemîn-bûs edüp hil‘at-i fâhireler ile şeref-yâb ve hayr-du‘a-yı pâdişâhîyle behre-yâb olup bir Mısır hazinesi mâl-ı firâvân ve bî-hisâb hûr [u] gılmân misilli civân hedâyâlar verdi. Ba‘dehû münâfıkîn ve hasûdîn şerrine uğrayup (---)(---)(---)(---) fakîr Yûsuf Paşa'yı bi-gayr-i hak katl edüp na‘şe-i mübârekin İbrâhîm Hân görüp "Ne güzel beyâz teni vardır" deyü medh ve tavsîf edüp ağladı. "İlâhî Yûsuf! Sana edenler yakın zamânda senin gibi olsun" deyü bed-du‘âlar edüp Cinci Hoca nazar etdi. Ol sâ‘at cümle asker-i İslâm ve cemî‘î mahrûse-i Kostantıniyye ahalisi "vâveylâ ve vâ-veledâ" deyü feryâd [u] figâna âğâze edüp her kafadan bir sadâ-yı güft u gû olup "iyiliğe kemlik" deyü cümle halk bükâ vü nâliş etdiler. Rahmetullahi aleyhi rahmeten vâsi’a.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 272b–273a ·
metinde göster ·
… alup sekiz bin âdemle otuz bin Şâhseven'i dendân-ı tîğdan geçirüp cümle top ve
cebehânelerin
Van'a gönderüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim olmuş kavm-i Pinyaniş'dir. Ol zamândan …
{Hikâye-i Pinyanişî:} Hatta bu Pinyaniş kavminin Çolak Mîr Azîz nâm bir beğleri var imiş. Sultân Murâd Hân Revân üzre gelirken Kızılbaş kal‘a-i Revân'a imdâd gönderirken mezkûr Çolak Mîr Azîz Hân Kızılbaş'ın imdâda gidenlerinin Salmas sahrâsında önlerin alup sekiz bin âdemle otuz bin Şâhseven'i dendân-ı tîğdan geçirüp cümle top ve cebehânelerin Van'a gönderüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim olmuş kavm-i Pinyaniş'dir. Ol zamândan berü bunlara Gâzîkıran derler. İnşâallah mahallinde ülkeleri ve kılâ‘ları ve sâ’ir evsâfları sonra tahrîr olunur. Andan yine cânib-i şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 255a ·
metinde göster ·
Cümle altı yüz hâk-i pâk ile mestûr kal‘a-i ma‘mûrdur. Etrâfı altı bin adım cirminde kerpiç binâ kal‘a-i ra‘nâdır ve kavî handakı vardır ve iki dervezesi vardır. Cânib-i kıbleye Bağdâd kapusu ve taraf-ı şimâle Musul kapusudur. Derûn-ı sûrda altı yüz hânedir. Cümleden mükellef sultân sarâyıdır ve Monlâ hânesidir. Ve on iki zâbiti vardır. Câmi‘i ve hân u hammâm ve kifâyet mikdârı endek dükkânı vardır. İntihâ-yı serhad olmağile ol kadar imâr değildir. Etrâfı çöl olmağile bâğ-ı İremezâtı endekdir. Ve şehrinin etrâfı cümle handakdır. Kadîm-i kühenden bu kal‘a çîm ile mebnî olmağın mürûr-ı eyyâm ile harâba müeddî olup ba‘dehû sene 1039 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîri Hüsrev Paşa-yı dilîr Bağdâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup bu kal‘a-i Sîn kurbüne karîb geldikde derûn-ı kal‘ada mütahassın olan Kızılbaş-ı ser-tıraş deryâ-misâl asker-i sâhib-savaş gelişine tâkat getiremeyüp derûn-ı kal‘adan zî-kıymet metâ‘ların alup bâr-ı sakîl cebehânelerin bırağup dâr-ı nîrân-ı İrân'a revâne olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 319b ·
metinde göster ·
Andan kal‘a-i Doymos ve kal‘a-i Sudin, bu iki kal‘a Üstürgon karşusunda İpol ve Gara nehirleri kurblarında olup salâbet-i asâkir-i Âl-i Osmân'a tâkat getiremeyeceklerin bilüp bu kal‘ateyni küffâr kendüleri ıhrâk bi'n-nâr edüp âhir terk-i diyâr ederek dağlara ve gayri diyârlara firâr edüp cümle cebehânelerin Üstürgon kurbunda Vişegrad gâzîleri alup kal‘a-i Vişegrad'a korlar. Ba‘dehu Uyvar feth olup bu iki kal‘a keferelerinin kapudanları Sadrıa‘zama gelüp itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121b ·
metinde göster ·
Cümle kalan kulların mühimmât [u] levâzımât zahîreleri ve
cebehânelerin
gereği gibi kemâkân görüp nefîr-i rıhletler çalınup bir alay-ı azîm ile kal‘a-i …
Cümle kalan kulların mühimmât [u] levâzımât zahîreleri ve cebehânelerin gereği gibi kemâkân görüp nefîr-i rıhletler çalınup bir alay-ı azîm ile kal‘a-i Novigrad altından ubûr ederken kal‘adan bir yaylım el-vedâ‘ topları atılup bu mahalde şâdumânlar oldu ve bu mahalde der-i devlete Novigrad kal‘asının fethi müjdesi gidüp kıble cânibine 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135b ·
metinde göster ·
… ı hâksâr ancak beş ay oturmuşken kal‘a-i Bobofça'yı âteşe urup cümle topları ve
cebehânelerin
götürüp yeni kal‘alarına komuş. Ancak kal‘ası bir mürtefi‘ püşte üzre kârgîr bi …
Ba‘dehu sene 1074 târîhinde yine küffâr Zirinoğlu bu kal‘aya istîlâ edüp Vezîria‘zam Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa Kanije kal‘asına imdâda geldiğin küffâr istimâ‘ edüp bu kal‘ada küffâr-ı hâksâr ancak beş ay oturmuşken kal‘a-i Bobofça'yı âteşe urup cümle topları ve cebehânelerin götürüp yeni kal‘alarına komuş. Ancak kal‘ası bir mürtefi‘ püşte üzre kârgîr binâ bir iç kal‘a-i ra‘nâsı kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177a ·
metinde göster ·
… bin top güllesi ve üç yüz araba bârûd-ı siyâh ve altı bin aded kumbara ve sâ’ir
cebehânelerin
envâ‘ların Hudâ bilir. Cümle bu cebehâne mühimmâtları ve sâ’ir hazâ’inleri ve t …
Hattâ biz de ol gün on tokuz aded balyemez toplar ve yigirmi aded kolumburuna toplar ve kırk aded şâhî toplar bırağup gayri şâhîleri at arabalarıyla götürmüş. Anların da niçesin Tatar askeri bırakdırmış ve kırk bin top güllesi ve üç yüz araba bârûd-ı siyâh ve altı bin aded kumbara ve sâ’ir cebehânelerin envâ‘ların Hudâ bilir. Cümle bu cebehâne mühimmâtları ve sâ’ir hazâ’inleri ve tabur etrâfında olan kerasteleri cümle kal‘a-i Kanije'ye taşıyup hıfz etdiler. Ve Yentür Hasan Paşa'nın re’y [ü] tedbîriyle küffâr taburuna cemî‘i asâkir-i İslâm ve bu kadar re‘âyâ vü berâyâlar üşüp üç gün üç gecede taburun handakların ke'l-evvel doldurup bir hafr-i sa‘îrden nâm u nişân kalmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
… birer kîse guruş ihsân olunup küffârın cümle kuyruksuz atların ve âlât-ı silâh
cebehânelerin
cümle mîrîye alınup getirenlere belağan-mâ-belağ ihsânlar olup İbrâhîm Paşa ve …
Bu hâl 299a üzre cümle guzât kal‘a altından ubûr edüp huzûr-ı Sadrıa‘zama gelüp Göllük tarafında olan vüzerâlar ve mîr-i mîrânlar ve mîr-i livâlar ve cümle ocak ağaları ve cümle iş erleri ve gayr[i] alaybeğlerine hil‘at-i fâhireler geydirilüp kelle getirenlere yüzer guruş ve dil getirenlere yüz ellişer guruş ve bir tu[r]na teli çelenk başlarına takılup yine esîrleri kendilerine hibe olunup belli başlı kapudanları ve ceneraller pâdişâh içün zabt u ahz olunup sâhiblerine birer kîse guruş ihsân olunup küffârın cümle kuyruksuz atların ve âlât-ı silâh cebehânelerin cümle mîrîye alınup getirenlere belağan-mâ-belağ ihsânlar olup İbrâhîm Paşa ve Kaplan Paşa'ya birer semmûr postîn kürkler in‘âm olunup hamd-i Hudâ âye[t] sûre-i (---)Arapça nassı fehvâsınca cümle cüyûş-ı müslimîn mansûr u muzaffer oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298b–299a ·
metinde göster ·
… i mevcûdâtları cihân küttâbları bir yere gelüp ve niçe müverrihler cem‘ olup bu
cebehânelerin
evsâf-ı ta‘dâdların tahrîr edelim deseler deryâda katre ve güneşde zerre ve şem …
Ve bize teslîm eyledüğü altı bin altı yüz altmış altı aded miftâhların mahâzinleri içinde olup tahrîr olunan cebehâne ve mühimmâtları firâden firâdâ gördüm desem kizbdir, ancak bu tahrîr olunanları görüp defter-i sicillâtdan sûretlerin alup ve niçesin defâtir-i mev[kû]fâtdan istihrâc etdim ve niçesin cebecibaşı kâ’imesinden beyâza geçirdim. Eğer gayri mahâzinler içindeki mevcûdâtları cihân küttâbları bir yere gelüp ve niçe müverrihler cem‘ olup bu cebehânelerin evsâf-ı ta‘dâdların tahrîr edelim deseler deryâda katre ve güneşde zerre ve şemme mikdârı tahrîr etmeleri kâbil-i imkân değildir. Hemân bir ihsân-ı Hudâdır kim hamd-i Hudâ Âl-i Osmân'a nasîb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306a ·
metinde göster ·