… üp kal‘ayı istilâ edecek mahalde bu kal‘anın cânib-i (---) ensesine havâle olan
cebelden
bir azîm asker nîl alemlerle zâhir olup cümle küffârı kırarlar, ammâ cemî‘i küf …
İbtidâ bânîsî Hazret-i Zekeriyyâ asrında kayser Ercîş'dir. Niçe mülûkden mülûke intikâl edüp âhir Hazret-i Ömer hilâfetinde kayser Melik Harkil ta‘mîr ü termîm edüp gâh bunda sâkin olurdu ve gâh Konya'da bâğ-ı Merâm faslı ederdi. Harkil'in bir karındaşı kayser Cimcime Mar‘aş'ı binâ etdi. Bir karındaşı kayser Sives kal‘a-i Sivas'ı inşâ edüp birbirine mu‘âdil şehr-i azîmler idi kim ol asırda Mısır ve Şâm ve Irâk'dan sonra bu bilâd-ı selâse nazîre şehir yok idi, ammâ bu Kayseriyye Mar‘aş ve Sivas'dan ziyâde ma‘mûr u müzeyyen ve metânet üzre mebnî idi. Ve kayseri deryâ-misâl askere mâlik idi kim cümle cünûdu tâ’ife-i Rûm idi. Anın içün bu şehr bilâd-ı Rûm'dandır. Ve hâsıl Hazret-i Ömer radıyallahu anh bizzât Kudüs'ü feth edüp seksen bin askere Hâlid ibn Velîd hazretlerini serdâr-ı mu‘azzam edüp hicret-i Nebeviyyenin sene (---) târîhinde bu Kayseriyye'yi feth edüp içine kifâyet mikdârı asker-i azebân koyup Hâlid Medîne'ye gidüp yine küffâr-i kayser-zemîn cünûd-ı cünûbiyle gelüp bu kal‘ayı muhâsara edüp cümle mütehassın olan guzât-ı müslimîni şehîd edüp kal‘ayı istilâ edecek mahalde bu kal‘anın cânib-i (---) ensesine havâle olan cebelden bir azîm asker nîl alemlerle zâhir olup cümle küffârı kırarlar, ammâ cemî‘i küffârın lâşe-i murdârlarında alât-ı silâhdan bir zahm bulunmayup ancak cümle fecerelerin dudaklarının sağ tarafları mecrûh olup mürd olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63b ·
metinde göster ·
… ol cây-ı mürtefi‘de bir mastaba esâsı vardır. Ehl-i beled andan gâfildir kim o
cebelden
cümle Van deryâsı ve Van kal‘ası ve Rahova sahrâsı ve Muş ovası ve Deliklikaya …
Evvelâ kal‘anın hâ’ilinde Dehdîvân nâmıyla meşhûr bir kûh-ı bülend vardır, ol cebel-i âlî üzre İskender-i Zülkarneyn kal‘a-i Bitlîs'i hazînedârı olan Bedlîs elinden kal‘ayı feth etmek içün bu dağda on gün müşâvere ve dîvân etdiğinden Dehdîvân dahi derler. Hâlâ ol cây-ı mürtefi‘de bir mastaba esâsı vardır. Ehl-i beled andan gâfildir kim o cebelden cümle Van deryâsı ve Van kal‘ası ve Rahova sahrâsı ve Muş ovası ve Deliklikaya deresi el-hâsıl ol kadar eflâke ser çekmiş kûh-ı bî-hemtâ değil iken ana hâ’il olan kûh-ı bülend-i azîmin mâverâsında olan sahrâlar ve kurâ vü kasabâtlar cümle nümâyândır. Bu kûh-ı bülend üzre medfûn olan mutalsamâtların ilâ hâze'l-ân te’sîri ile her taraf böyle nümâyândır, ammâ halk bundan bî-haberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
add olunur. Ya‘nî Kürdistân kûhlarının cânib-i şarkîsinde vâki‘ olan şehirlerde …
Evvelâ şehr-i Hemedân Irâk-ı Acem'de belde-i cebelden add olunur. Ya‘nî Kürdistân kûhlarının cânib-i şarkîsinde vâki‘ olan şehirlerdendir ve şehr-i kadîm bu Hemedân'ın cânib-i şarkîsindedir ve beynehümâları beş merhaledir kim her merhalesi yigirmi dörder bin adımdır. Şehr-i kal‘a-i Kasrü'l-Lusûs ve şehr-i Gazvîn ve bu şehr-i Hemedân üçü birbirlerine karîb olup sac ayağı vâki‘ olmuşdur. Hâk-i amber-pâkleri birbirlerine müşâdır. Mâbeynlerinde gayrı şehir yokdur. Ammâ kend-i ma‘mûrlar yokdur ve Hemedân şehri hâyilinde yaylağ-ı kûh-ı Elvend Arab u Acem'de meşhûr yaylağ-ı azîmlerdir kim niçe kerre yüz bin behâyimle niçe bin kavm-i Ekrâd u tâ’ife-i Türkman yaylalanırlar. Hattâ şu‘arâ-yı Ekrâd:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311a ·
metinde göster ·
… lîdir. Hattâ hîn-i muhâsarada bu kûh-ı bülend üzre Yentür Hasan Paşa kal‘ayı bu
cebelden
yedi pâre top ile döğerdi, ammâ ol kadar zarar isâbet etmezdi, zîrâ hayli mesâf …
Ve mezkûr Ulesi dağı Varat'ın poyraz cânibinde bir püşte-i âlîdir. Hattâ hîn-i muhâsarada bu kûh-ı bülend üzre Yentür Hasan Paşa kal‘ayı bu cebelden yedi pâre top ile döğerdi, ammâ ol kadar zarar isâbet etmezdi, zîrâ hayli mesâfe-i ba‘îdedir ve su aşırı olup deryâ-misâl handak suyu aşırıda olmak ile top güllesi kal‘aya (...) gelüp öyle zarar edemeyüp top gülleleri batup kalırdı, zîrâ kal‘a handakının enniliği kâmil yüz yigirmi adımdır ve deryâ-misâl içi nehr-i Şebeş Kiriş ile leb ber-leb olup kırk yedi arşın derin handak-ı amîkdir kim içinde kadırga avanta edüp pala urup gezinse mümkindir. Bu kadar vâsi‘ handakın suyu içinde tâ handakın o[r]ta yerinde kal‘ayı ihâta etmiş bir ensiz handak dahi vardır. Ol handak on yedi arşın derindir, zîrâ bu handakın suyu yerlidir. Büyük enli handakın suyun Kiriş nehrinden kesseler ortadaki küçük handakın suyu bâkî kalır. Bu handak içinde gûnâ-gûn hayvânât mâhîler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… ler vardır ammâ bî-hâsıl zemîn-i şûre olmağile meyvesi firâvân olmaz. Hazret bu
cebelden
şikâyet edüp,
Cebel-i ‘Ayr: Bir küçük kara kayalı dağdır. Cebelü'l-‘Ayr ya‘nî Cehennem dağı demekdir. şarkdan garba tûlânîce bir zift ve katrân elvân dağ-ı süflîdir. Zamân-ı cehâletde Q 115b ibrîlerin meşâdları bunda imiş. Cânib-i erba‘asında bâğ u bâğçeler vardır ammâ bî-hâsıl zemîn-i şûre olmağile meyvesi firâvân olmaz. Hazret bu cebelden şikâyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y278a ·
metinde göster ·
… ehl-i ırz hurme havâtinleri huccâc-ı müslimîn ve asâkir-i muvahhidîn alayın bu
cebelden
temâşâ ederler. Râh-ı Medîne üzre olup bu cebel varoş evleri içinde vâki‘ olmuş …
Ve yine bir cebel dahi vardır. Medîne-i münevvereye havâle Cebel-i (---) derler, bir alçak kara kayalıca dağcuğazdır. şehrin cümle ehl-i ırz hurme havâtinleri huccâc-ı müslimîn ve asâkir-i muvahhidîn alayın bu cebelden temâşâ ederler. Râh-ı Medîne üzre olup bu cebel varoş evleri içinde vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y278a ·
metinde göster ·
Cibrîl-i Emîn ile gelen kurbânın zâhir olduğu kaya iki şak olmuşdur. Bi-emrillâ …
Ve bu cebelden Cibrîl-i Emîn ile gelen kurbânın zâhir olduğu kaya iki şak olmuşdur. Bi-emrillâh eyle musaykal ve mücellâdır kim gûyâ dest-i hakkâk perdâht etmişdir. Bu mahalde makâm-ı İbrâhîm ve makâm-ı İsmâ‘îl ve makâm-ı İshâk vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y324a ·
metinde göster ·
… er bir münevver câmi‘dir (---)(---)(---) üzredir, ammâ cemâ‘ati yokdur. Ve bu
cebelden
dahi şehr-i Mekke dürüst temâşâ olunur. Andan,
Beyt-i Hazret-i Ömer ibnü'l-Hattâb: Gâyet küçük hânedir. Hazret-i Ömer bunda mevlûd-ı Nebî'nin sene 23 târîhinde vücûda geldi. Bu hâneyi sonra mübârek dest-i şerîfiyle çamur yoğurup binâ etmişlerdir. Hâlâ ma‘mûrdur, içinde âdemler sâkindir. Mescid-i Ömer bir münevver câmi‘dir (---)(---)(---) üzredir, ammâ cemâ‘ati yokdur. Ve bu cebelden dahi şehr-i Mekke dürüst temâşâ olunur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y353a ·
metinde göster ·
… âk: Hazret-i İsmâ‘îl evlâdları anda mefûndur. Ve İsmâ‘îl'e nâzil olan kurbân bu
cebelden
tulû‘ edüp bu cebel dâmeninde kurbân olmuşdur. Hâlâ Menhar nâm bir mahalli vard …
Evvelâ bâlâda tahrîr olunmuşdur ammâ Mîne bâzârının şarkı ve şimâli mâbeyninde bir cebel-i sağîre vardır, ana cebel-i Sebîr derler. Be-kavl-i İshâk: Hazret-i İsmâ‘îl evlâdları anda mefûndur. Ve İsmâ‘îl'e nâzil olan kurbân bu cebelden tulû‘ edüp bu cebel dâmeninde kurbân olmuşdur. Hâlâ Menhar nâm bir mahalli vardır. Ba‘zı huccâc Mîne kurbânın bu cebel dâmenindeki Menhar'da ederler. Hâlâ ziyâretgâhdır. Ve Beyt-i şerîfin cânib-i şarkîsinde Beyt-i şerife hâ’il,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361a ·
metinde göster ·
… Mukattam üzre tâ zirve-i a‘lâsında bir âsitâne-i âlîdir. Cümle şehr-i Mısır bu
cebelden
zîr-i pâda görülür. Bir gün bir gece bu cebelin zirve-i a‘lâsında haymeler kuru …
Bu âsitâne dahi cebel-i Mukattam üzre tâ zirve-i a‘lâsında bir âsitâne-i âlîdir. Cümle şehr-i Mısır bu cebelden zîr-i pâda görülür. Bir gün bir gece bu cebelin zirve-i a‘lâsında haymeler kurulup mevlûd-ı azîm olur. Bu câmi‘ ve hayrât sâhibi âl-i Abbâsiyân'dan El-mustansır Billâh Y 224a vezîri emîrü'l-cüyûş Ebünnecm Bedrü'l-Cemâlî nâm vezîr-i âlî-tebâr binâ etdiğinden Cûşî dağı derler, ammâ dağının ismi cebel-i Mukattam'dır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y223b–Y224a ·
metinde göster ·
kalkup ber-havâ olup bir gûne sayha-i hazîn koparup istimâ‘ eden cânların cânla …
Ve'l-hâsıl cemî‘i tuyûrân kanat kakup bu cebelden kalkup ber-havâ olup bir gûne sayha-i hazîn koparup istimâ‘ eden cânların cânları ve cân-ı cânânları bile râhat olup kâmil bir sâ‘at-i nücûmî bu cebel üzre hoş-havâ esvât-ı latîf ile yedi kerre gürûh gürûh deverân etdiklerinde evc-i âsumânda güneş gâyib olup perr ü bâl-i tuyûrdan zemîn şeb-i muzlim gibi olur. Yine bir sâ‘atden sonra alay alay remmâ remmâ cemî‘i murgân-ı Hudâ cümlesi turna katarı olup cenûb cânibine diyâr-ı Fûncistân'a andan Nîl'in başın ubûr edüp bu Mısır cezîresinden çıkup Bahr-i Muhît üzre yine cenûba doğru gitdiklerin Portakal ve Hind gemilerindeki âdemler görmüşlerdir, ammâ andan öte ne cânibe gitdikleri ma‘lûm değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y370a ·
metinde göster ·