… ral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u
cebren
ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârl …
Ba‘dehu târîh-i mezbûrda diyâr-ı İşpanya'da Rim Papa nâmıyla iştihâr bulan memleketin kıral-ı dâll-i bed-fi‘âli hâkim-i Freng-i bed-rengdir. Ve imâret-i vüs‘atda nümûdâr-ı hisâr-ı heft evrengdir. Dâr [u] diyârlarına Merene-i kübrâ derler. Ol diyâr-ı müşrikînden Kostantîn nâm bed-kâm bir pâdişâh hurûc edüp memâlik-i şarkı ve garbı ve şimâli ve cenûbu ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a şehinşâhların kabza-i teshîre alup şehr-i Makdon kaldı deyü hasretü'l-mülûk olan İslâmbol'u feth [u] teshîr dâ‘iyesiyle ol sûr-ı azîm üzre diyâr-ı Efârîkadan ve bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren ve bahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Silivri cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları ve handakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh edindi. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâhil-i bahrde olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… hinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘ şemşîriyle be-dest-i Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa
cebren
ve kahren üç sene itmâmında kal‘a-i Kandiye'yi feth edüp yedi yüz yetmiş yedi m …
Sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm asrında be-dest-i Yûsuf Paşa Hanya feth olup yigirmi altı yıldan sonra sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed-i Râbi‘ şemşîriyle be-dest-i Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa cebren ve kahren üç sene itmâmında kal‘a-i Kandiye'yi feth edüp yedi yüz yetmiş yedi mîl cezîre yetmiş pâre kal‘asıyla kabza-i teshîre gelüp hîn-i tahrîrde (---) sancak tahrîr olundu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… mühimmât [u] levâzımâtın görüp Sultân Murâd Hân Bağdâd'ı kırk gün muhâsara edüp
cebren
ve kahren feth etdiğine târîh oldu. Târîh:
Ale'l-akîb Murâd Hân-ı Râbi‘ deryâ-misâl asker ile Bağdâd üzre müteveccih oldukda Bayram Paşa vefât edüp Tayyâr Mehemmed Paşa vezîr-i a‘zam olup Bağdâd'ın mühimmât [u] levâzımâtın görüp Sultân Murâd Hân Bağdâd'ı kırk gün muhâsara edüp cebren ve kahren feth etdiğine târîh oldu. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62a ·
metinde göster ·
ve kahren vere ile feth olunup içinde câmi‘-i selâtîn inşâ olup âyîn-i Muhammed …
Leh memleketinde değil belki cümle kâfiristânda yed-i kudret kayası üzre böyle bir Kahkahâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîn yokdur. Asâkir-i deryâ-misâl rûz-ı rûşende alâ mele’i'n-nâs kal‘ayı cümle cüyûş-ı ünâs muhâsara edüp (---) günde cebren ve kahren vere ile feth olunup içinde câmi‘-i selâtîn inşâ olup âyîn-i Muhammedî oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87a ·
metinde göster ·
… abefsûn'da tevellüd etmişlerdir. Ba‘dehu Yahyâ Efendi, Süleymân Hân hilâfetinde
cebren
İslâmbol'a gelüp terk-i dünyâ edüp yine medfûn oldukları püşte üzre her leyle-i …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Yahyâ Efendi {mevtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin zirvesinde bir kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba‘asında niçe yüz bin uşşâkân-ı hattâtın gûnâ-gûn hatt-ı ebyât-ı eş‘ârları tahrîr olunmuş bir âsitânedir. Bizzât kendüleri Tarabefzûn'da mütevellid olup Süleymân Hân Gâzî ile süd karındaş olmuşlardır. Zîrâ Süleymân Hân ve pederi Selîm Hân-ı Evvel Tarabefsûn'da tevellüd etmişlerdir. Ba‘dehu Yahyâ Efendi, Süleymân Hân hilâfetinde cebren İslâmbol'a gelüp terk-i dünyâ edüp yine medfûn oldukları püşte üzre her leyle-i cum‘a Hızır Nebî ile mülâkât olup ilm-i ledünni anlardan tilâvet edüp terk-i dünyâ olmuşdu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… dır. Bu câmi‘ Monla Arab Cabbârî nâmıyla mevsûf olup hakkâ ki âdemi, hoş hevâsı
cebren
ve kahren getirüp cümle erbâb-ı ma‘ârif anda cân sohbeti edüp Hakka ibâdet eder …
Câmi‘-i Hazret-i Monla Arab Cabbârî: Temdîh [u] tavsîfi lâzım değildir. Hemân Ulu Câmi‘ tarz-ı tarhında binâ olunmuş bir küçük câmi‘dir. Ammâ bir mürtefi‘ yire vâkı‘ olmağıla gâyet mesîregâh, hoş-hevâ câmi‘-i teferrücgâhdır. Bu câmi‘ Monla Arab Cabbârî nâmıyla mevsûf olup hakkâ ki âdemi, hoş hevâsı cebren ve kahren getirüp cümle erbâb-ı ma‘ârif anda cân sohbeti edüp Hakka ibâdet ederler. Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 225a ·
metinde göster ·
… in sahrâsına göğüs verüp eflâke ser çekmiş kal‘a-i âlîdir. Sene (---) târîhinde
cebren
ve kahren muhâsara ile Kara Yûsuf evlâdı Ekrâdları destinden (---) Hân Gâzî fet …
Sene (---) târihinde Azerbaycân pâdişâhı Sultân Uzun Hasan Ebü'l-feth havfinden müceddeden binâ etmişdir. Anınçün Hasankal‘ası nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir hüsündâr kal‘a-i gevher-nigûndur kim Pasin sahrâsına göğüs verüp eflâke ser çekmiş kal‘a-i âlîdir. Sene (---) târîhinde cebren ve kahren muhâsara ile Kara Yûsuf evlâdı Ekrâdları destinden (---) Hân Gâzî feth edüp eyâlet-i Erzurûm'da Pasin sancağı beğinin tahtıdır. Beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden kânûn-ı Süleymân Hân üzre 12.400 akçedir. Erbâb-ı zü‘amâsı altıdır ve erbâb-ı timarı 325, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i gazada cümle cebelüleri ile bin beş yüz asker olup ve nısf kal‘a neferâtlarıyla paşa fermânıyla imdâda geldiler. El-azametullah kaçan paşa-yı zevi'l-ihtirâm bu kal‘a zîrinde meks etdikde kal‘ada bir yaylım tüfenk ve bir yaylım top-ı pür-renk [ve] alay-ı ceng eyledi kim zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp Kal‘a-i Hasan mürg-i semender-vâr âteş-i nemrûd içinde kaldı. Acem elçisi bu hâli görüp dem-beste kaldı. Bu mahalde Paşa-yı Aristo-tedbîr buyurdı-ı şerîf ile kal‘a dizdârına bir iç mehteri gönderüp "Tiz kal‘ayı donadup bedenler üzre cümle askerleri pür-silâh olup biz kal‘a temâşâsına vardıkda 290b cümle cebehâneyi müzeyyen edüp bir dem gülbâng-i Muhammedî getirüp bir yaylım tüfenk ve bir yaylım top atsınlar" deyü fermân-ı vezîr varup ba‘de'l-‘asr Paşa, pasin beği ziyâfetine Acem elçisiyle kal‘aya giderken sadâ-yı Allah Allah gülbâng evce peyveste olup top u tüfenk velvelesinden sît u sadâ-yı top ayyûka çıkup elçi engüşt-i ber-dehen olup "Hey kayser-zemîn şahı! Aceb kal‘a-i Hasan-âbâd'a mâliksin" dedi. Ba‘dehû kal‘aya dâhil olunca Ilıca kapusunun iç yüzünde iki kapu mâbeynin tuğulka ve serpenâh zırh u zereh külâh [u] gûnâ-gûn âlât-ı silâh ile iki kapu mâbeynin müzeyyen edüp bu Ilıca kapusundan cümle pür-silâh kullar şâhrâhın yemîn ü yesârına kat-ender-kat kal‘a neferâtları ta iç kal‘aya varınca selâma durup derûn-ı kal‘ada salât-ı Cum‘a edâ olunup taşra çıkınca azamet-i Hudâ kal‘anın cümle burc [u] bârûların filândıra ve gûnâ-gûn bayrak [ve] sancaklar ile tezyîn etmişler. Andan Paşa iç kal‘aya çıkup kırk dörd karış Sultân Süleymân topların atdırup gülleleri tâ Çoban cisrine vardı. Bunda ziyâfet tenâvül olunup beğine ve dizdârına birer hil‘ât-i fâhire ihsân olunup ondan paşa yine alay ile serâperdesine geldi. Ba‘dehû yüz elli akçe kadısı ve yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâyeri ve müftî ve nakîbü'l-eşrâfı ve sâ’ir a‘yânı paşaya gelüp zemîn-bûs etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 290a–290b ·
metinde göster ·
… zamânda Moğol pâdişâhlarının hükmü ol idi kim murâd edindiği duhteri ve hâtûnu
cebren
ve kahren alırdı. Bu kerre Çoban-bây firâr etdüğü yerde Âl-i Dânişmendiyye'den …
Ba‘dehû Bağdâd nâm bir Gürciyyü'l-asl mehpâre duhter-i ahteri bu Çoban-bây oğluna vermişdi. Sultân Ebû Sa‘îd Çoban-bây'dan Bağdâd Hâtûn'u isteyüp vermedüğünden Sultân Ebû Sa‘îd Çoban-bây üzre asker çeküp mukâvemete kâdir olmayup firâr edüp oğlunu yerine hâkim nasb edüp Sultân Ebû Sa‘îd Çoban-bây oğlun katl edüp taleb etdüğü Bağdâd Hâtûn'u alup menkûhası oldu. Ol zamânda Moğol pâdişâhlarının hükmü ol idi kim murâd edindiği duhteri ve hâtûnu cebren ve kahren alırdı. Bu kerre Çoban-bây firâr etdüğü yerde Âl-i Dânişmendiyye'den ve Âl-i Selçukıyân'dan hayli leşker cem‘ edüp Sultân Ebû Sa‘îd üzre gelüp ceng-i azîm edüp Pasin sahrâsında Çoban-bây münhezim olup ol cengde şehîd olup devletin Sultân Ebû Sa‘îd Akçakoyunlu'ya verdi kim yine Çoban-bây'ın ve Âl-i Selçukıyân-ı Alâ'eddîn'in ve Âl-i Dânişmendiyye'den Melik Gâzî hazretlerinin Akçakoyunlu Hasan Alp ammîzâdeleri idi. Bu Akçakoyunlu dahi zevi'l-iktidâr şâh olup Sultân Ebû Sa‘îd Tebrîz'de maktûl olduğuna târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10b ·
metinde göster ·
… hinde ceyş-i azîm ile bu kal‘ayı muhâsara edüp dest-i Ermenî'den dest-i kahrile
cebren
ve kahren feth edüp ba‘dehû sene 922 târîhinde yine Mısır Sultânı Melik Gavrî e …
Eşkâl-i kal‘a-i Rûm: Furât'dan ber cânibine, cenûbe vâki‘dir ve Birecik'den cihet-i garba vâki‘ olup mabeynehümâsı bir menzildir. Kal‘ası bir püşte üzre gâyet metîn ve müstahkem kal‘adır. Âl-i Abbâsiyân inkirâzı mâbeyninde Ermen küffârları istîlâ edüp niçe müddet mutasarrıf olmuşlar iken Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Eşref ibn Sultân Melik Mansûr Kalavân sene (---) târîhinde ceyş-i azîm ile bu kal‘ayı muhâsara edüp dest-i Ermenî'den dest-i kahrile cebren ve kahren feth edüp ba‘dehû sene 922 târîhinde yine Mısır Sultânı Melik Gavrî elinden Selîm-i Evvel feth edüp imâr etdi. Lâkin hâlâ ol kadar ma‘mûr değildir. Kal‘ası şekl-i muhammes Şeddâdî ve sengîn-binâdır. Derûn-ı kal‘ada cümle beşyüz turâb ile mestûr hânelerdir. Bir câmi‘i ve taşrada câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 54a ·
metinde göster ·
… âl-i Emeviyyûn iken seksen bin askere Hazret-i Ubeyde ibn Cerrâh'ı serdâr edüp
cebren
ve kahren yetmiş günde dest-i kahr ile Rûm keferesi destinden Kayseriyye'yi fet …
Ba‘dehû bu Kayseriyye (---) sene mu‘attal yatup kör Harkil kayser oğlu (---) nâm bir nâm-ı bed-nâm velîd-i pelîd-i anîd ta‘annüd edüp cemî‘i dâr-ı diyârlardan âdem sürüp Kayseriyye'yi imâr edüp Mekke ve Medîne ve Kudüs taraflarına çeri çekmeğe başladıkda hicret-i nebeviyyenin sene (---) târîhinde Hazret-i Mu‘âviye Şâm-ı dârü'l-İslâm'da halîfe-i âl-i Emeviyyûn iken seksen bin askere Hazret-i Ubeyde ibn Cerrâh'ı serdâr edüp cebren ve kahren yetmiş günde dest-i kahr ile Rûm keferesi destinden Kayseriyye'yi feth edüp fâtih-i sânî Hazret-i Mu‘âviye be-dest-i Ubeyde ibn Cerrâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 63b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû Piyâle Paşa feth-i fütûh haberiyle pây-ı taht-ı Süleymân Hân'ı bûs edüp Sakız cenerali huzûr-ı pâdişâhîde zemîn-bûs edüp İslâm ile müşerref oldukda eydür "Pâdişâhım, ecdâdın Yıldırım Bâyezîd Hân asrında Karadeniz'in Rûm canibinde Babadağı şehri kurbunda Köstence kal’ası bizim Ceneviz kralının idi. Yıldırım Han ceddin zor-ı bâzû ile ol kal‘ayı cebren ve kahren elimizden alup cümle bakıyyetü's-seyfimiz gemilerle Kefe'ye firâr etdikde Köstence kal‘ası harâbında liman kapusu eşiği altında yedi küp altun ve cevâhir medfûndur. Anları çıkarmağa bu hakîri mübâşir edüp eyle bir gencîne-i firâvân pâdişâha müyesser ola" dedikde derhâl Süleymân Hân Zâl Ceneviz kapudanlığından İslâm ile müşerref olana dergâh-ı âlî kapucubaşılığı ihsân edüp üç yüz tevâbi‘iyle şehr-i Köstence'ye varup ol mahall-i kenzden eliyle komuş gibi defîneyi çıkarup yedi aded Husrevânî leb ber-leb Takyanusî filoriden mâ‘adâ niçe bin aded âlât-i silâh ve niçe bin kıt‘a la‘l u yâkût ve elmas u zümürrüd çıkar kim hesâbın Hallâk-ı ezel bilür. 126a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 125b–126a ·
metinde göster ·
ve kahren müyesser olup ba‘de'l-feth bir dahi küffâr istîlâ etmeğe tâlib u râgı …
Ol Gâzî Hudâvendigâr kim Edirne'yi feth etdikden sonra bu kal‘a-i Zağra Yenicesi'ne Lala Şâhin Paşa'yı sene 766 târîhinde serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara etdikde mel‘ûn Rûm kefereleri bâtıl dînleri gayretine ceng-i azîm edüp âhir fethi kılıç ile cebren ve kahren müyesser olup ba‘de'l-feth bir dahi küffâr istîlâ etmeğe tâlib u râgıb olmasın içün fermân-ı Murâd Hân ile Lala Şâhin Paşa bu kal‘ayı hâke beraber eyleyüp şehrini zamîme-i İslâm diyârı edüp nâm-ı Murâd Hân içün hutbe tilâvet olundu. İlâ-mâşâallah dest-i Âl-i Osmân'da Rûm diyârının Şâm-ı cennet-meşâmına mânend bir şehr-i dil-pesenddir. Hâlâ (---) eyâletinde (---) sancağı hâkinde Çirmen paşasının hâssıdır deyü ağası yüz aded tevâbi‘iyle hükûmet eder. Hâkim-i şer‘i üç yüz akçe pâyesiyle gâyet a‘lâ şerîf kazâdır ammâ kazâ-yı âsumânî değildir. Zîrâ bu şehrin a‘yân-ı ulemâsı katı çok olmağıla zulm u ta‘addî etdirmezler. Ber-vech-i adâlet kadıya senevî on kise mahsûl olur. Zîrâ (---) aded nevâhî kurâlarından cümle me’kûlât [u] meşrûbât bâd-ı hevâdır. Niçe kerre tekâ‘üd ihtiyâr eden beş yüz akçe mollalara bu kazâ sadaka olunmuştur. Bu şehrin imâristânı cümle Zağra sahrâsına vâki‘ olup cânib-i etrafı bağlardır. Ve tarafı şimâli ba‘îd dağlardır. Cümle şehr-i Zağra Yenicesi diyâr-ı Rûm'da üçdür. Ammâ bu Yenice cümle yedi mahalledir. Ve cümle (---) hâne-i zibâlardır. Tahtânî ve fevkânî bâğ u bâhçeli serâpâ la‘lgûn kiremit örtülü mükellef ve mükemmel a‘yân-ı eşrâf sarâyları ve gayri hâne-i Külbe-i ahzân-ı beytü'l-hazenlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 131b ·
metinde göster ·
… edi koldan şehri muhâsara edüp yedi yerden nehr-i Meriç üzre cisrler ihdâs edüp
cebren
ve kahren şemşîr-i Şâhin ile sene 765 târîhinde kal‘a-i Filibe feth oldu. Gerçi …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde bizzât Gâzî Hudâvendigâr Edirne'yi feth edüp sene-i âtîde yine deryâ-misâl asâkir-i bî-pâyân ile Lala Şâhin Paşa'yı Filibe üzre sipehsâlâr-ı mu‘azzam edüp yedi koldan şehri muhâsara edüp yedi yerden nehr-i Meriç üzre cisrler ihdâs edüp cebren ve kahren şemşîr-i Şâhin ile sene 765 târîhinde kal‘a-i Filibe feth oldu. Gerçi küçük kal‘adır ammâ ol zamânın muhâsarasına göre sa‘b hisâr idi. Hâlâ bir kaya üzre şekl-i muhammes seng binâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134a ·
metinde göster ·
… endigâr asrında be-dest-i Lala Şâhin Paşa Bulgar destinden dest-bâzû kuvvetiyle
cebren
ve kahren ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i emân ile bâ-sulh …
Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında be-dest-i Lala Şâhin Paşa Bulgar destinden dest-bâzû kuvvetiyle cebren ve kahren ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i emân ile bâ-sulh kal‘ayı feth etdüğünden ahd-i îmândan galat İhtimân derler. Derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr emân ile çıkup Samakov kal‘asına cân ber-cehennem gitdiler. Ba‘dehû âkıbet-endîş Lala Şâhin Paşa bir dahi bu kal‘ayı Bulgar ve Sırf keferesine cây-ı karâr olmasın içün hisârını münhedim edüp hâke beraber edüp sâ’ir imâretin zamîme-i dârü'l-İslâm etdi. Hâlâ Rûmeli eyâletinde maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem yürük beğlerinin ocaklığıdır kim cümle hükûmetinde on altı aded ma‘mûr köyleri vardır. Hâss-ı hümâyûndan beğinin taraf-ı pâdişâhîden (---) yük akçe hâssı vardır kim on altı pâre kurâ kendüye İhtimân ile hâs kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b ·
metinde göster ·
Bu ahvâlden asâkir-i İslâm'ın aslâ haber-i âgâhları olmayup vezîr-i sâhib-tedbîrin re’y-i tedbîri ile hâh nâ-hâh Sigetvâr kal‘asına göl üzerinden yürüyüş hücûmun etdirüp cebren ve kahren koca Macar-ı Zirin-i la‘înin destinden kal‘a-i Sigetvâr'ı feth ederler. Ol ânda Erdel diyârında Pertev Paşa dahi Göle kal‘asın feth eder. Hâlâ efvâh-ı nâsda "Süleymân Hân'ın ölüsü Sigetvâr'ı ve Göle kal‘asın feth etdi" derler. Hikmet-i Hudâ Süleymân Hân merhûm olduğu gün bu Sofya korusunda Balı Efendi eydür: "Süleymân ile görüşmeğe ahd etmişdik, ey ihvân-ı vefâ, anlar gitdiler, biz de anlar ile görüşmeğe gidelim. İbtidâ bananın kudret suyuyla gasl edelim, sonra gidelim" deyü niçe keşf-âmîz rumûz-ı künûz edüp fukarâsıyla vedâ‘ edüp rûh teslîm edüp korusu içinde medfûndur. Ba‘dehû Selîm-i Sânî ılgar ile Sigetvâr'a varup Belgrad'a gelüp cülûs eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a ·
metinde göster ·
… ibidi ve zübeydî ve Zeydî ve Zeynî-mezheb yeniçeri bâc-ı sultânîmize mâni‘ olup
cebren
kânûn üzre bâcımız alup gulüvv-i âm ile bâğımıza silâh ile gelüp niçe âdemlerim …
"Evvelâ hamd idelim Hâlık-ı Bîçûn'a kim benî Âdeme akl-ı küll verüp cümle hayvânâtdan evvel eşref-i mahlûk etdi kim hayr u şerri ve zarar [u] nef‘i bilüp müfsidîn ve hâsidîn ve mekkârların hiyel ü şeytanatına aldanmayup bî-garaz Müselmanlara taşra umûrun su‘âl edüp hâkimü'l-vakt olan adâlet ide. Yürü ümîddir kim bu zerre-i nâçîzin zerre kadar hatâsın sütür etmeyüp sû-i zan 261b ile deryâ-misâl askeri ser-i sa‘âdetinize cem‘ eyleyüp tarafeynde ceng ü cidâl ve harb ü kıtâl ola da rûz-ı mahşerde sizden su‘âl olunmaz mı ve memâlik-i Âl-i Osmân'ın Bitlîs şehri nehb ü gâret olunursa ve bu kadar evlâd [u] ıyâl haşerât-ı Ekrâd tuğyânıyla pâymâl-i rimâl olursa sa‘âdetlü pâdişâhıma ne cevâb verirsin ve sa‘âdetle bu şehrimize gelüp hânemizde mihmân oldukda bu kadar va‘de-i kerîmeler etdiğinizi ne aceb ferâmûş etdiniz Elkerîmü izâ ahede vefâ" değil midir? Ve bir gün yine bu dâ‘î-i muhlisinizin külbe-i ahzânında buyurdunuz kim "İnşâallah hân karındaşım sana Muş sancağın ihsân etdirüp yarlığ-ı belîğlerin getirdirim." buyurduğunuzdan memnûn olup cihân cihân sürûr-ı şâdân olup bu kadar ahd-i mîsâk emrine bünyâd-ı îmân u gılâz-ı şiddâd olunmuşdu kim zamân-ı hükûmetinizde ünâs-ı merd ü zen âsûde-hâl olalar. Re‘âyâ-perverlik bu mudur kim bu kadar askerle bu şehir üzre gelesin, âsûde-hâl olmak kande kalır ve kande cây-ı menâs bulunur ve bir kerre dahi buyurdunuz kim "Hân karındaşım sen benim velîni‘am efendim Sultân Murâd Hân Gâzî'nin çerâğ-ı efrûhtesi idin, Revân senesinde çok ni‘metin yedik ve hâlâ şimdi bî-hadd ü bî-hisâb ni‘met-i uzmânı tenâvül eyledik, sen dahi ehl [ü] ıyâlinle du‘â-yı hayrımızda olup devâm-ı devlet-i Sultân Mehemmed Hân ed‘iyyesine müdâvim olup zevk u safâda ol." deyü du‘â-yı hayrınızla behremend olduk mülâhazasıyla âsûde-hâl olup kavm-i Ekrâd Malazgird yaylağına çıkarken kânûn-ı pâdişâhî üzre aded-i ağnâm hakkın alalım derken hudûdumuzda olan Mehemmed Beğ Malazgird'den bu kadar asker çeküp Ekrâd'ı himâyete alup Ekrâd'ın koyun hakkın almağa mâni‘ olup biz dahi öşr-i ağnâm almak murâd etdiğimizde anlar bizi dûz eylediler, biz de anları hor eyleyüp mâbeynden bir kaç âdem düşüp demleri heder olduklarına biz dahi mezâhib-i erba‘adan fetvâ-yı şerîfler almışızdır ve yeniçeriler dahi bâc-ı sultânî vermediklerinden mâ‘adâ sâ’ir tüccârın şütür-bârlarına bir zibidi ve zübeydî ve Zeydî ve Zeynî-mezheb yeniçeri bâc-ı sultânîmize mâni‘ olup cebren kânûn üzre bâcımız alup gulüvv-i âm ile bâğımıza silâh ile gelüp niçe âdemlerimiz mecrûh etdikleri sicill-i şer‘-i Resûl'de kayd olunup huccetleri huzûr-ı izzete gönderilir. Yine böyle iken ol zalemeler mukaddem târîh ile sultânıma varup tasdî‘ edüp anların dürûğ kelâmlarıyla yine niçe iftirâ-gûne ta‘n-âmîz kelimâtlar tahrîr etmişsüz. Mu‘ammer olun, eğer bu abd-i kemter Abdâl za‘îf-i ahkar sultânım ile hukûk-ı sâbıkamıza mağrûr olup bir bed evzâ‘ [u] etvâr bu bendelerinden sâdır oldu ise " Arapça âyeti üzre tevbeler olsun. Arapça mazmûnu üzre cemî‘i cürmümüzü afv edin kim bizim üzerimize hüsn-i nazarınız olmuşken ahd [ü] emânınızdan rücû‘ etmen. Zirâ siz halîfe-i rûy-ı zemin vüzerâlarısuz kim ve hulefâ’i'r-râşidîni'l-mürşidîn min ba‘dihî ve vüzerâ’i fî ahdih'dir. Bu âlem-i kevn-i fesâdda nizâm-ı intizâm cemî‘i hükkâmın ahde vefâ eylemesiyle bu dünyâ âsûde-hâl olmuşdur. Lutf edüp Hazret-i Risâlet-penâh ve Çâr-yâr-ı güzîn ervâhları içün ve sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh başıyçün olsun beyne'l-akrân bu hakîri şermsâr edüp münkesir-i hâtır ile huzûr-ı şerîfe küstâhâne mektûbumuz ile Zeynel Ağa'mız gönderüp hilâf-ı inhâ eyle şikâyet eyleyenlerimizi tatyîb-i hâtır edüp mâbeynimiz ıslâh edüp bu hakîri pâymâl etmeyesiz, ve's-selâm.. Bâkî olasız, bâkî."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 261a–261b ·
metinde göster ·
… remallahu veche asâkir-i Urbân ile bu İmâdiyye kal‘asın muhâsara edüp yedi ayda
cebren
ve kahren Enûşirvân oğlu Amedân destinden dest-i kahr ile feth etdiğini müverri …
Âhirü'l-emr ba‘dehû hicreti'n-Nebeviyye Hazret-i Alî nehr-i Furât kenârında Mu‘âviye ibn Ebî Süfyân ile ceng-i azîm edüp Hazret-i Alî Mu‘âviye'den dilgîr olup Kûfe şehri ve Medâyin şehrin pây-i taht edinüp ol sene-i mübârekede bizzât Hazret-i Alî kerremallahu veche asâkir-i Urbân ile bu İmâdiyye kal‘asın muhâsara edüp yedi ayda cebren ve kahren Enûşirvân oğlu Amedân destinden dest-i kahr ile feth etdiğini müverrihân-ı Arab u Acem tahrîr etmişler. Amedân Kral ibn Enûşirvân bir amûd-ı müntehâya sarılup mürd olmuş bulunduğu müverrih Mıkdısî-i Yarmenî hûb tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 376b ·
metinde göster ·
… rîhinde kal‘a-i Musul feth oldu ve sene-i mezbûrede bizzât Murâd Hân kırk günde
cebren
ve kahren kılıç urup kal‘a-i Bağdâd'ı feth etdi. Hamd-i Hudâ ol asırdan berü Ba …
Ba‘dehû sene 1047 târîhinde Bayrâm Paşa sadrıa‘zam olup evvel-bahâr-ı huceste-âsâr olduğu gibi asâkir-i zafer-me’ser Üsküdar'a geçüp menâzil kat‘ ederek (---)(---) mahalle vardıkda Bayrâm Paşa ıyd-ı şerîfi âhiretde edüp yerine Tayyâr Mehemmed Paşa sadrıa‘zam olup akîbince Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Musul'a vâsıl olmadan mukaddem sene 1048 târîhinde kal‘a-i Musul feth oldu ve sene-i mezbûrede bizzât Murâd Hân kırk günde cebren ve kahren kılıç urup kal‘a-i Bağdâd'ı feth etdi. Hamd-i Hudâ ol asırdan berü Bağdâd ve Şehrezûl ve Hille ve kal‘a-i Musul dest-i Âl-i Osmân'dadır. Hudâ-yı Müte‘âl nigehbânı olup mü’ebbed ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401a ·
metinde göster ·
ve kahren feth edüp ol zamândan berü kal‘ası harâb-âbâddır. Kal‘asının kayaları …
Kostantin tekrûru binâsıdır. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes şeddadî bir küçük kal‘adır. İçinde âbâdânı yokdur. Sene 769 târîhinde Sultân Murâd-ı Evvel, ya‘nî Gâzî Hudâvendigâr Rûm keferesi elinden cebren ve kahren feth edüp ol zamândan berü kal‘ası harâb-âbâddır. Kal‘asının kayalarından bir âb-ı hayât kaynak suyu çıkar kim gûyâ şarâb-ı kevserdir. Tuna'dan geldiği muhakkakdır kim Çelebi Sultân Mehemmed, Tuna Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Yenehisâr'dan ve Devne değirmenlerinden kömür akmışdır. Anıniçün bu kasabaya Bunarhisâr dahi derler. Câmi‘i ve bir küçük hammâmı ve mesâcidleri ve mükellef müte‘addid hânları ve birkaç dükkânları ve bâğları ve bâğçeleri vardır. Kırkkilise sancağı hükmünde (---)(---) niyâbetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 27b ·
metinde göster ·
… a edüp ceng-i azîm ederek kal‘a-i Keşân sâhib-i şân olup âhirü'l-emr yedi günde
cebren
ve kahren kal‘a-i Keşân'ı keşân ber-keşân ahâlîsin sürüyerek Ciniviz elinden fe …
İskender-i Kübrâ asrında Kavala kal‘ası sâhibi Feylekos Hakîm binâsıdır. Ba‘dehû Gâzî Hudâvendigâr Edirne şehrin Rûm elinden feth etdiği sene Ciniviz kâfiri dahi bu Keşân kal‘asına istîlâ edüp cây-ı menâs edem derken sene (---) târîhinde Bâyezîd-i Velî Mora diyârında Koron kal‘ası fethine giderken 98b donanma-yı hümâyûn ile Gedik Ahmed Paşa bu Keşân kal‘asın muhâsara edüp ceng-i azîm ederek kal‘a-i Keşân sâhib-i şân olup âhirü'l-emr yedi günde cebren ve kahren kal‘a-i Keşân'ı keşân ber-keşân ahâlîsin sürüyerek Ciniviz elinden feth etdiler. Ba‘dehû derûn-ı hisâra Hersekoğlu Ahmed Paşa'yı hâkim nasb edüp amâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 98a–98b ·
metinde göster ·
… [ü] bî-[pâ]yân ile gelüp kırk gün kırk gece muhâsara eyleyüp sene 883 târîhinde
cebren
ve kahren Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Gâzî dest-i Venedik'den feth edüp Rûmeli e …
İbtidâ bânîsi İskender-i Zülkarneyn binâsı olduğıyçün İskenderiyye derler. Ba‘dehu İşpanya hâkimi destine girüp dahi tevsî‘ edüp ba‘dehu Pulya kral elinden Venedik Pirinc-pirimleri bu kal‘aya mâlik olup Üsküp ve Priştine ve Vuçitrin câniblerin nehb ü gârete başlayınca Ebü'l-feth'e bu ahbâr-ı mûhiş geldikde hemân niyyetü'l-gazâ deyüp İskenderiyye üzr[e] cüyûş-ı bî-hadd [ü] bî-[pâ]yân ile gelüp kırk gün kırk gece muhâsara eyleyüp sene 883 târîhinde cebren ve kahren Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Gâzî dest-i Venedik'den feth edüp Rûmeli eyâletinde başka sancakbeği tahtı edüp ibtidâ fetihde (hâlâ Yûsuf)33b sancak hâkimi olan Mehemmed Paşa'nın ceddi Yûsuf Beğ mîr-i livâ olup ocaklık ihsân olunduğundan hâlâ hâkimlerine Yûsuf Beğ oğulları derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33a–33b ·
metinde göster ·
… yine kâfirden aldığı zamân bu depeden kâfirin depesin döğüp kal‘a-i Üstürgon'u
cebren
ve kahren mukaddemâ verdi ve yine kâfirden alup ba‘de'l-feth sene 1014 Koca Meh …
Bu palanka-i zîbâ kal‘a-i Üstürgon'un cânib-i kıblesinde bir dere aşırı ve bir ok menzili ba‘îd bir havâle depe var, küffâr-ı hâksâr bu depeden kal‘a-i Üstürgon'u döğe döğe aldığiyçün Lala Koca Mehemmed Paşa kal‘ayı kâfire verüp yine kâfirden aldığı zamân bu depeden kâfirin depesin döğüp kal‘a-i Üstürgon'u cebren ve kahren mukaddemâ verdi ve yine kâfirden alup ba‘de'l-feth sene 1014 Koca Mehemmed Paşa asr-ı Sultân Ahmed'de bu palankayı müceddeden binâ edüp ismine Depedelen kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
"İşte bu fermân hemân pişmiş aşa su komakdır, bî-gümân" deyüp kal‘ayı döğmeden fâriğ olmayup üç gün üç gece dahi döğüp âhir-i kâr mâh-ı Safer'in tokuzuncu gün cebren ve kahren kal‘a-i Galgofça'yı feth edüp niçe küffârların tîğ-ı burrândan geçirüp niçe yüzün esîr-i bend-i zincîr edüp derûn-ı kal‘ada olan cümle mâl-ı ganâ’imiyle ve cebehâne ve topları ve sâ’ir eşyâların yedi yüz kadar arabalara leb-ber-leb edüp kal‘ayı hâke berâber münhedim edüp mansûr u muzaffer dördüncü günde asâkir-i İslâma selâmetle melâmet ve melâlet görmeden dâhil oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115b ·
metinde göster ·
… e zamân sâkin olmuşdur. Hattâ Selîm Hân-ı Evvel Bâyezîd Hân pederinden hilâfeti
cebren
aldıkda Bâyezîd Hân'ı bu Dimetoka tahtgâh-ı kadîmdir deyü bunda nefy edüp Havsa …
Taht-ı kadîmdir kim Sultân Bâyezîd-i Velî bunda niçe zamân sâkin olmuşdur. Hattâ Selîm Hân-ı Evvel Bâyezîd Hân pederinden hilâfeti cebren aldıkda Bâyezîd Hân'ı bu Dimetoka tahtgâh-ı kadîmdir deyü bunda nefy edüp Havsa nâm mahalde Bâyezîd Hân merhûm olup na‘şın İslâmbol'a götürüp câmi‘inin mihrâbı önünde defn ederler. Ya‘nî bu kal‘a tahtgâh-ı kadîm olup Mûsâ Çelebi Sultân ibn Yıldırım Hân dahi bunda sâkin olurdu, zîrâ sayd [u] şikârı da gâyet çokdur. Ve hâlâ yukaru kal‘ada cihânnümâ bir pâdişâh sarâyı var. Sâfî kurşum örtülü örtülü maksûreleri ve müteaddid ve hücreleri ve kâ‘aları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
ve kahren kuvvet-i bâzû ile kabza-i teshîre almak murâd edinmişlerdir. İmdi siz …
"Baka, kefereler! Niçün sûret-i sulhde görünüp pesü perdeden bu kadar ahid-şikenlik edüp huccâc [u] tüccârımız gemilerin alup bu kadar ibâdullâhı esîr edüp rehzenlik edersiz? İmdi pâdişâhımızın murâdı sizden bu kal‘ayı cebren ve kahren kuvvet-i bâzû ile kabza-i teshîre almak murâd edinmişlerdir. İmdi size cânınız gerek ise bu ân bu kal‘ayı bize teslîm edesiz. Yohsa bu sâ‘at cümlenizi kılıçdan geçiririm" dedüğinde anlar dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y55b ·
metinde göster ·
Bu evsâf-ı şerîfin tahrîr etdiğimiz Beyt-i şerîf içün hubût-ı âdemden berü ma‘bed-i kadîm olmak ile niçe bin mülûk buna mâlik olduklarında niçe bin ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl olduğu kütüb-i tevârîhlerde musarrahdır. Ammâ Hicret-i Nebeviyye'nin sene 17'si târîhinde bizzât Hazret-i Risâlet-penâh Medîne-i münevvereden yetmiş dörd bin Sahâbe-i kirâm ve Muhâcirîn [ü] Ensâr ile gelüp Mekkeyi muhâsara edüp kuvvet-i bâzû ile cebren ve kahren seyf-i Muhammedî urarak Kureyş münkirleri destinden feth etdükde cemî‘i emvâl [ü] erzâkları ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y349a ·
metinde göster ·
… etmeğe gelen asker dahi hurûc edüp Ahmed bin Alî bin İhşidiyyûn elinden Mısır'ı
cebren
ve kahren alup yeni Mısır'ı binâ etdi. Anıniçün Mısır'a Kâhire-i Mu‘iziyye derl …
Lisân-ı Arab'da Kâhire-i Mu‘iziyye dediler. Zîrâ sene 575 târîhinde Sultân Mu‘îzüddîn, Mağrib-zemîn pâdişâhı idi. Mısır pâdişâhı Sultân İhşidiyyûn idi. Melik Mu‘îzüddîn, Melik İhşidiyyûn'dan izin taleb edüp Mısır içinde bir câmi‘ binâ etmeğe izin alup Kâyid Ezher nâmında bir Arab memlûkun bin Mısır hazînesi mâl ile ve elli bin neccâr ve bennâ ve ummâl ve şeyyâl âdemleri Mağrib'den pür-silâh Mısır'a gönderüp Ezher nâm gulâm-ı sâhib-gam câmi‘-i Ezher'e mübâşeret edüp yedi yılda itmâm bulacak mahalde yüz bin asker ile Mu‘îzüddîn Sultân Mağrib-zemîn'den ılgar ile Mısır'ı şebhûn edüp Mısır içinden dahi câmi‘-i Ezher bahânesiyle binâ etmeğe gelen asker dahi hurûc edüp Ahmed bin Alî bin İhşidiyyûn elinden Mısır'ı cebren ve kahren alup yeni Mısır'ı binâ etdi. Anıniçün Mısır'a Kâhire-i Mu‘iziyye derler. Hâlâ Mısır'ın cümle halkı "Yâ Kahhâr" ve "Yâ Kâbız" ismine mazhar olduklarıyçün cümle ricâlullâhı inkıbâz üzeredir. Ve cemî‘i büld[â]n isimleri yâd oldukda Mısır'a Ümmü Dünyâ derler. Ammâ bu Nakrâveş Hazret-i Âdem'den sonra bu Emsûs-ı Mısır'ı eyle ma‘mûr [u] âbâdân eyledi kim tûl-i ma‘mûru üç günlük yol idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y3b ·
metinde göster ·
… Ba‘dehu Mısır vâlîsi Tavâşî Süleymân Paşa Özdemir Paşa'yı serdâr edüp on günde
cebren
ve kahren kal‘ayı feth edüp mutahassın olan zâğî ve bağî ve yağı çekirge bacakl …
Ve ortasında tarz-ı kadîm bir minâreli bir câmi‘i var, Süleymân Hân'ındır. Zîrâ bu kal‘ayı Süleymân Hân asrında bir hîle ile Fûncistân ve Berberistân melikleri müttefik olup bu kal‘aya istîlâ edüp kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehu Mısır vâlîsi Tavâşî Süleymân Paşa Özdemir Paşa'yı serdâr edüp on günde cebren ve kahren kal‘ayı feth edüp mutahassın olan zâğî ve bağî ve yağı çekirge bacaklı nahîf Fûncî ve Berberî kavmlerinin başların tırâş edüp rûy-ı siyâhların hâk-i siyâha salup vilâyet-i İbrîm müceddeden feth olunup kal‘ada bu câmi‘ Süleymân Hân nâmına inşâ Y 391b olundu. Hâlâ ibâdetgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391a–Y391b ·
metinde göster ·
… -i azîm olup beş bin Sahâbe-i kirâm ve Erbâb-ı soffa şehîd olup bu kal‘ayı yine
cebren
ve kahren kuvvet-i bâzû-yı İslâm ile feth oldu. Bu feth-i fütûh cemî‘i tevârîhl …
Netîce-i merâm bu kal‘a-i azîm Behnîsâ altında Rûm küffârı ve Kıbtî keferesi ile yetmiş gün yetmiş gece ceng-i azîm olup beş bin Sahâbe-i kirâm ve Erbâb-ı soffa şehîd olup bu kal‘ayı yine cebren ve kahren kuvvet-i bâzû-yı İslâm ile feth oldu. Bu feth-i fütûh cemî‘i tevârîhlerde mastûrdur. Zîrâ Behnîsâ Şâm ve Mısır gazâsı gibi bir gazâ idi. Hâlâ Behnîsâ'da kibâr-ı Sahâbe-i kirâm ziyâdesiyle medfûn olduklarının sebebi bu gazâda şehîd olanlardır ve ba‘de'l-feth sâkin kalanlardır. Cümlesinin himmetleri hâzır ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·