… âmi‘-i Cihângîr. Ve hayrât-ı câmi‘-i imâret-i Hâsekiyye. Ve hayrât-ı Tershâne-i
cedîd. Ve
Halıcılar köşkünde medrese-i Selîm Hân, Süleymân binâsıdır kim pederi rûhuna sa …
Ve Çekmece-i Kebîr cisrine mübâşeret edüp itmâmı Selîm-i Sânî'ye müyesser oldu. Ve hayrât-ı Şehzâde câmi‘i, Süleymân Hân'ındır. Ve hayrât-ı câmi‘-i Cihângîr. Ve hayrât-ı câmi‘-i imâret-i Hâsekiyye. Ve hayrât-ı Tershâne-i cedîd. Ve Halıcılar köşkünde medrese-i Selîm Hân, Süleymân binâsıdır kim pederi rûhuna savâbın hibe eylemişdir. Hayrât-ı câmi‘-i iskele-i Üsküdar, duhter-i bülend-ahterleri Mihribân Sultân içün bir câmi‘ ve iki hân ve bir imâret inşâ etdi. Rûmeli'ndeki hayrâtları bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46a ·
metinde göster ·
… e bu kal‘a 137a altı ayda tamâm olunca cümle hâr [ü] hâşâke âteş urup kal‘a-i
cedîd ve
dürr-i beyz-âsâ nümâyân olup cümle asker derûn-ı kal‘aya girüp top u tüfeng ve …
Bu san‘at ile bu kal‘a 137a altı ayda tamâm olunca cümle hâr [ü] hâşâke âteş urup kal‘a-i cedîd ve dürr-i beyz-âsâ nümâyân olup cümle asker derûn-ı kal‘aya girüp top u tüfeng ve cebehânesi ve sâ’ir mühimmât [ü] levâzımâtın yerlü yerinde edüp mezbûr ruhbân nihânî mi‘mâr-ı müslim tebdîl-i câme edüp Muhammed sünnetine ikrâm eyleyüp mü’min [ü] muvahhid şeklinde olup Rûmeli Hisârı dizdârlığın ricâ edüp ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b–137a ·
metinde göster ·
… ve Kızılelma'ya çıkar. Belki âfâka sıyt u sadâsı müstevlî olup âleme velvele-i
cedîd ve
debdebe ve gulgule-i şedîd olurdu. Târîh-i Feth-i kal‘a-i Hanya: (---)(---) (- …
Bu hakîr-i pür-taksîr dahi sad-lek İzid-i Perverdigâr'a şükr edüp evvel gazâmız kal‘a-i Azak ve yedi kerre gazâmız Kırım'da, vilâyet-i Leh ve Moskov ve Kazak. Ve tokuzuncu gazâmız bu kal‘a-i Hanya oldu. Ve derûn-ı kal‘a meremmâtına şurû‘ olunup herkes alâ-kadri'l-imkân dükkânların zeyn edüp leyle-i muzlimlerde herkes hâne ve dekâkînlerin kanâdîl ü meş‘alelerle zeyn edüp derûn-ı kal‘a guzât-ı müslîmîn ile pür olup yine Urum re‘âyâların limanın sol tarafında iskân edüp harâc-güzâr kaldılar. Ve evkât-ı hamse edâ olundukdan sonra yetmiş koldan çeng-i harbîler çalınup gülbâng-i Muhammedîler çekilüp üç yaylım top u tüfenkler atılup tarrâkası evc-ı Irâk'a ve Kızılelma'ya çıkar. Belki âfâka sıyt u sadâsı müstevlî olup âleme velvele-i cedîd ve debdebe ve gulgule-i şedîd olurdu. Târîh-i Feth-i kal‘a-i Hanya: (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 272b ·
metinde göster ·
… semmûr kürk ve iki aded ardı önü nâmûsiyyeli çerge ve on aded muşammalı hayme-i
cedîd ve
dörd katar-ı üştür ve beş katar-ı ester, ana göre sâ’ir âvânî ve haliçe ve ihrâ …
Muhallefâtın tahrîr etmeğe hakîri ta‘yîn edüp on iki bin Venedik altunu ve bin aded dökme iryal tamgasında onar dirhem altun ve tokuz kise ve yigirmi sipâh esâmesi ve elli aded kılıç ve gaddâre ve kırk aded raht ve yigirmi abd-i memlûk ve on iki zırh ve yigirmi kalkan ve yedi tüfenk ve kırk mızrak ve yedi semmûr kürk ve iki aded ardı önü nâmûsiyyeli çerge ve on aded muşammalı hayme-i cedîd ve dörd katar-ı üştür ve beş katar-ı ester, ana göre sâ’ir âvânî ve haliçe ve ihrâm-ı gül-gûn bî-hisâb idi. Ve yüz beş kıt‘a kitâb-ı nefîse kim her biri birer mülûk içün tahrîr olunup vüzerâ vü vükelâlar Gınâyî Efendi'ye hîbe edüp böyle kitâb-ı nefîse cem‘iyyeti etmişdi. Bunları cümle tahrîr ve hıfz edüp paşanın izniyle ve kassâm-ı şer‘ defteriyle paşa hazînedârına teslîm etdim. Hemân ol gün paşa Gınâyî Efendi mâlından bir kîse guruş çıkarup techîz ve tekfîni olup şehr-i Sofya içre Sofu Mehemmed Paşa câmi‘i mihrâbı önünde defn etdik. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 145a ·
metinde göster ·
… ve İslâmbol'dan birer kamçıyla ulak olup geldi. Biz buna ibtidâ bir cerge, ammâ
cedîd ve
mükellef ola, matbahı ve sâ’ir beş aded haymesiyle ola ve bir katar katır ve be …
Derhâl kethüdâ gelüp, "Yûsuf, bu Hüseyin Ağa bizim garîbimiz oldu ve İslâmbol'dan birer kamçıyla ulak olup geldi. Biz buna ibtidâ bir cerge, ammâ cedîd ve mükellef ola, matbahı ve sâ’ir beş aded haymesiyle ola ve bir katar katır ve beş köle ve beş at bisâtıyla ve beş tîrkeş ve kılıç ve mızrak ve cümle yol mühimmât [u] levâzımâtın gör. Tîz hazînedâr beş kîse getür" deyüp beş kîseyi Hüseyin Ağa'ya verüp Paşa kendü arkasındaki beş yüz guruşluk semmûr kürkün Hüseyin Ağa'nın arkasına geydirüp Paşa kendisi yerinden kalkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18b ·
metinde göster ·
metîn ve sedd-i sedîd kapulardır. Evvelâ lodos cânibinde Ovakapusu, üç kat paça …
Cümlesi yedi aded hadîd-i cedîd ve metîn ve sedd-i sedîd kapulardır. Evvelâ lodos cânibinde Ovakapusu, üç kat paçarız ve sa‘b ve eğri büğrü yollu demir kapulardır. Her kapunun iki yanlarında azîm balyemez ve kâfire amân vermez ve dur otur bilmez topları var ve bu kapular mâbeyninde cümle gûnâ-gûn cebehâneler ve âlât-ı silâhlar ve dîdebân ve nigehbânlar âmâdedirler. Hattâ şeb [ü] rûz cümle dîdebânların ellerinde tüfengler âmâde ve fitilleri yanup bir feryâda bakarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
metîn ve kavî kapuları var. Evvelâ cenûb tarafına Senmartin kapusu. Ve Ustolni …
Ve cümle üç aded üçer kat cedîd ve metîn ve kavî kapuları var. Evvelâ cenûb tarafına Senmartin kapusu. Ve Ustolni ve Üstürgon kapusu derler, biri biri içre eğri büğrü üç kat sarp kapulardır. Andan girirken handak üzre cisrini adımladım kâmil iki yüz germe adımdır. Andan içeri şehr içre bin adım gidüp cânib-i garba nâzır Varoş kapusudur kim bu dahi eğri büğrü kemerler altından ubûr olunur kapulardır. Üzerleri dağlar gibi toprak yığılı tabyalardır. Bu mezkûr iki kapu kal‘anın bir köşesine vâki‘ olup birisinden girilir ve birisinden çıkılır, gayri yol yokdur, zîrâ bu kal‘a nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe içre ada gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
cihân-geşt-i dünyâ-yı atîk olan Hakîm Padre nâm kefere-i nâ-zimmî ki Fütihatâ l …
Seyyâh-ı dünyâ-yı cedîd ve cihân-geşt-i dünyâ-yı atîk olan Hakîm Padre nâm kefere-i nâ-zimmî ki Fütihatâ lafzı târîhinde Yenidünyâyı bulup ve bu eski dünyâyı dâ’iren-mâdâr geşt [ü] güzâr edüp diyâr-ı Maskov'u altıncı ve yedinci iklîmde bulup şark ile şimâl tarafı arasında bir iklîmlik yer dahi bulup lâkin şiddet-i şitâdan ve gecesi bir sâ‘at olup gündüzü yigirmi üç sâ‘at olup Şâfi‘î vakti gibi muzlim bir iklîm dahi bulup tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
hadîd kapudur kim taşra varoşa çıkacak yerde yüz adım tûlu ve yigirmi adım enli …
Ve bu kal‘anın kıbleye nâzır bir kapusu vardır. Cedîd ve hadîd kapudur kim taşra varoşa çıkacak yerde yüz adım tûlu ve yigirmi adım enli handakı üzre üç yerden hapenk ile zemberekli asma cisirleri vardır. Her gece kal‘a neferâtları cisir haşeblerin ref‘ edüp kal‘a cezîrevâr kalup girüp çıkmak muhâl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
… al‘a gibi burc [u] bârûlu ve mazgallı ve top ve tüfengli ve müzeyyen bedenli ve
cedîd ve
metîn kapulu hândır. Ortasında bir âbdest havzu ve çeşmeleri ve fevkânî bir küç …
Gümrük emîni anda sâkin olur bir hâne-i azîmdir kim seksen ocak kat-ender-kat hücrelerdir. Ve kal‘a-misâl Öküz Mehemmed Paşa hayrâtıdır. Mâ-tekaddem kal‘a olmak içün binâ olunup ba‘dehu hân olmuşdur. Ba‘dehu büyük kal‘a binâ olunup bu hânı dahi büyük kal‘aya muttasıl etmişlerdir. Anıniçün bu hân-ı azîm içre kal‘a gibi burc [u] bârûlu ve mazgallı ve top ve tüfengli ve müzeyyen bedenli ve cedîd ve metîn kapulu hândır. Ortasında bir âbdest havzu ve çeşmeleri ve fevkânî bir küçük mescidi ve bir kapusu garb tarafında deryâya ve bir kapusu büyük aşağı büyük kal‘aya nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71a ·
metinde göster ·
… ârîhinde Sultân (---)(---) asrında bu şehr-i azîmin cânib-i selâsına bir sûr-ı
cedîd ve
bir kal‘a-misâl cedîd binâ edüp aşağı şehr-i kadîm tâze cân bulup ilâ hâze'l-ân …
"Kendü mâlımız ile şehrimizin etrâfına sûr çeküp devlet-i şehriyarîde ehl-i ıyâlimiz ve evlâd [u] ensâbımız ile celâlî zalemesinden emîn olmamız ricâ edüp vâlî-i Anatolu'yu mübâşir taleb ederiz" deyü arzları pâdişâh-ı Cem-cenâbın manzûr-ı sa‘âdetleri olup ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûn ile serbevvâbândan Selîm Ağa nâm bir selîmü'l-kalb ağa-yı zîşân gelüp Güzelhisârlı Yûsuf Paşa'ya evâmir-i sultânî Y 74b ve hatt-ı şerîf-i şehinşâhî gelince Yûsuf Paşa rızâ’en-lillâh kendi mâlından bin kîse ve a‘yân-ı vilâyetden üç bin kîse cem‘ edüp Aydın sancağının cümle kazâları re‘âyâ vü berâyâları imdâdı ile taş ve kireç ve kereste ve bennâ ve mismâr ve ahşâbât keşânlık ederek deryâ-misâl asker-i bî-pâyân cem‘ olup sene (---) târîhinde Sultân (---)(---) asrında bu şehr-i azîmin cânib-i selâsına bir sûr-ı cedîd ve bir kal‘a-misâl cedîd binâ edüp aşağı şehr-i kadîm tâze cân bulup ilâ hâze'l-ân günden güne âbâdân olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74a–Y74b ·
metinde göster ·
… îhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ fermânıyla Köpürlü Mehemmed Paşa bir kal‘a-i
cedîd ve
bir hân-ı sedd-i sedîd binâ etdi kim İslâmbol'dan Mısır'a varınca nazîri yokdur …
Haleb hâkinde (---) nâhiyesidir. Mâ-tekaddem derbend-i calender-misâl harâmîler kemîngâhı bir küçük hân-ı bî-emân idi. Sene 1069 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ fermânıyla Köpürlü Mehemmed Paşa bir kal‘a-i cedîd ve bir hân-ı sedd-i sedîd binâ etdi kim İslâmbol'dan Mısır'a varınca nazîri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
… bir hurme ismi ile müsemmâ bir bâb-ı şâhrâhdır. Ve bâb-ı Su hânı ve bâb-ı Hân-ı
cedîd ve
Bâbü'l-halk ve Şeyh-hâne kapusu ve bâb-ı Tennâne ve Bâbi'l-âkıbe ve bâb-ı Kubbe …
Ve cümle on tokuz metîn demir kapulardır. Evvelâ bâb-ı Ihtarık(?) ve bâb-ı Kınvân ve bâb-ı Emîr Mehemmed Çelebi ve bâb-ı Iyşu'l-beşinnetî. Bu kapu bir hurme ismi ile müsemmâ bir bâb-ı şâhrâhdır. Ve bâb-ı Su hânı ve bâb-ı Hân-ı cedîd ve Bâbü'l-halk ve Şeyh-hâne kapusu ve bâb-ı Tennâne ve Bâbi'l-âkıbe ve bâb-ı Kubbetü'n-nasır ve bâb-ı Akabetü'l-hâk [[(---) (---)]] ve bâb-ı el-Kal‘atü'l-hisâr-pîçe ve Bâbü'l-ahmer ve Bâbü'l-aveynât ve kıbleye nâzır bâbü'l-Be[y]rût ve Bâbü'r-remil ya‘nî Kum kapusu [[(---) (---)]] kavî ağaç kapulardır. Her gece bevvâbları sedd edüp nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185b ·
metinde göster ·
kâr-ı pesendîd olan sene 1008 târîhinde merhûm olan şerîf Zeyd hazretlerinin ku …
Ehl-i züvvâra hafî olmıya kim karâfe-i Mu‘allâ'da cümle yetmiş beş kubbedir. Cümlesinde selef pâdişâhları ve hilâfet makâmında kâ’immakâm olan şürefâlar ve gayri şürefâlar ve a‘yân-ı kibâr-ı Mekke ol kubbelerde medfûnlardır. Q 147b Ammâ cümleden binâ-yı cedîd ve kâr-ı pesendîd olan sene 1008 târîhinde merhûm olan şerîf Zeyd hazretlerinin kubbe-i âlîsidir kim İreme- Y 361b -zâtü'l-imâd misilli bir kubbe-i musanna‘ içinde medfûndur. Cemî‘i ahâlî-i Mekke şehâdet ederler kim otuz sene kutbiyyet zabt etdi, kâtîb evliyâ olup deyü keşf [ü] kerâmetin beyân edüp hayr ile yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361a–Y361b ·
metinde göster ·
… mahalle-i Mît Cenâh ve mahalle-i Mihalicse ve mahalle-i Sâh ve mahalle-i Kefr-i
Cedîd ve
mahalle-i Nakle.
(---) varakda, Mahalletü'l-Emîr ve kasaba-i Birimbâl ve kasaba-i Diyey ve kasaba-i İdfîne ve kasaba-i Mutûbis ve mahalle-i Cemşîr ve kasaba-i Fezâre ve mahalle-i Deyrût ve kasaba-i Sindiyûn ve mahalle-i Atıf ve kasaba-i Füvve ve mahalle-i şürefâ ve kasaba-i şûrûm Beğ ve mahalle-i Sâlimiyye ve kasaba-i Mâlik ve mahalle-i şûmuhzât ve mahalle-i Rahmâniyye ve mahalle-i Dessûkî ve mahalle-i Ebû Alî ve Beled-i Merkâs ve mahalle-i Diyey-i Kebîr ve mahalle-i şibir Hîs ve mahalle-i şibir Rîş ve mahalle-i Mît Cenâh ve mahalle-i Mihalicse ve mahalle-i Sâh ve mahalle-i Kefr-i Cedîd ve mahalle-i Nakle.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y456a ·
metinde göster ·