İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

cem* kesîre

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
54
isabet
52 cümle/beyitte
20,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
3
farklı biçim
48 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5422,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 54

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“cem* kesîre” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 15b … a müceddeden küşâde olmuş bir bâb-ı cedîddir. İki tarafında taş nerdübânlar ile cemâ‘at-i kesîre câmi‘e urûc ederler. Vâlidekapusu derler, cemâ‘at-i kesîre'ye mahsûs bir bâb-ı …
EÇS I 35b … le üç yüz altmış bir kapudur, ammâ yüz bir kapusu bâb-ı azîmlerdir kim anlardan cemâ‘at-i kesîre girüp çıkmadadır, ammâ bu mezkûr yüz bir kapunun cümlesi mutalsamdır, kerrât il …
EÇS I 37b … ı rûyıyçün olsun ve bu Kırklar makâmı sâhibleriyçün olsun beni bu câmi‘ içre bu cemâ‘at-i kesîre beyninde beni halka melâmet etme" deyüp cân [u] dilden istimdâd taleb edince he …
EÇS I 41b Ve haremin tâ vasatında bir havz-ı azîmi vardır, cümle cemâ‘at-i kesîre andan tecdîd-i vuzû’ ederler.
EÇS I 41b Ve ba‘de'l-itmâm ibtidâ cum‘ada niçe yüz bin cemâ‘at-i kesîre içinde Bâyezîd-i Velî buyururlar kim,
EÇS I 60b … fda yan dehlîzleri vardır. İki tarafında nahîf amûdcuklar üzre sütûhlar vardır. Cemâ‘at-i kesîre oldukda bu yan dehlîzlerinde dahi ibâdet olunup şeb [u] rûz Hindî ve Özbekî fuk …
EÇS I 68b–69a … Mehemmed Ağa 69a ve Silihdâr Melek Ahmed Ağa mahfele çıkup bu hakîri yüz bin cemâ‘at-i kesîre içinde başıma zer-ender-zer bir tâc-ı Yûsufî geydirüp,
EÇS I 99a … nın rüknüdür. Bunu techîz ü tekfîn ile defn etmek gerekdir." deyü kefenleyüp ve cema‘ât-i kesîre ile namâzın kılup hâlâ kubbe-i pür-envârı kurbünde bir küçük kabirde medfûndur. …
EÇS I 116a … fendi'nin hitâbetin ve imâmetin ve hoş-elhân ile Kur’ân-ı azîmi tilâvet etdüğin cemâ‘at-i kesîre istimâ‘ etmeğiçün câmi‘de i‘tikâf niyyetine mâl-â-mâl idi. Kabr-i şerîfi Selîm …
EÇS I 119a … tehâlar var kim her şu‘besi kâkül-i dilberân gibi perîşân olup sâyesinde cemî‘i cemâ‘at-i kesîre ibâdet ederler. Bu haremin dahi iki kapusu var. Ammâ cânib-i garb kapusundan ta …
EÇS I 125a … r câmi‘ ve medrese ve tekye inşâ edüp bî-cemâ‘at bir câmi‘ olur. Âhir bu câmi‘e cemâ‘at-i kesîre peydâ etmek içün Tershâne-i Atîk boğazından deryâyı kesüp tâ Piyâlepaşa câmi‘i …
EÇS I 125a … îc'in iki tarafı bâğ u bâğçeli kat-ender-kat evler olup câmi‘i etrâfı amâr olup cemâ‘at-i kesîre olur.
EÇS II 287a … i hizb mikdârı Hazret-i Kur’ân-ı azîmi ve Furkân-ı mecîdi tilâvet etdükde cümle cemâ‘at-i kesîre hâmûş-bâş olup gaşy ü mebhut olurlar. Tâ bu mertebe mü’essir ve sûznâk savt-ı h …
EÇS II 299a … r cemâ‘atden garîb kalmışlardır. Rûm u Arabistân câmi‘leri gibi derûn-ı câmi'de cemâ‘at-i kesîre olup cemâ‘at ile namâz kılınmaz. Hemân ezânlar kırâ’at olunup herkes elbette câ …
EÇS II 327b … mi‘-i kadîm Ebü'l-feth Câmi‘i iç kal‘adadır. Andan aşağı çârsû içre şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîre ile müzdehim Zâhîd Efendi Câmi‘i, bu dahi toprak ile mestûr tarz-ı kadîm câmi‘- …
EÇS III 55b … hri uğrayup havz u şadırvan u fıskıyyelerine uğrayup sel-sebîl-asâ cereyân edüp cemâ‘at-ı kesîre andan tecdîdi vuzû‘ ederler.
EÇS III 62a … şehr içinde Alâüddevle câmi‘i haremindeki değirman gâyet serî‘ âsiyâbdır. Cümle cemâ‘at-ı kesîre bunun mîzâbından tecdîd-i vuzû‘ ederler. Bu şehrin cânib-i (---) bir yaylağ-ı k …
EÇS III 153b … ki yanında tâbhâneler vardır. Revzenlerinden imâma iktidâ olunur. Ba‘zı evkâtda cemâ‘at-ı kesîre olsa iki cânibde inşâ olunan tavhânede cemâ‘at-i firâvân tâ‘at-ı Yezdân ederler …
EÇS III 154b … nda câmi‘in yemîn ü yesârında ve kıble kapusu içre cümle yan maksûreleridir kim cemâ‘at-ı kesîre oldukda bu mahâfillerde ibâdet olunur.
EÇS III 156b–157a … det-i şitâda cânib-i vakfdan âbdesthâne musluklarında ısıcak sular cereyân edüp cemâ‘at-i kesîre huzûr ile âbdest alup ibâdet ederler, aceb hayrât-ı azîmdir. 157a
EÇS III 158a … ıyla dillerde dâsitândır. Her çend ki bizzât pâdişâh-ı Cem-cenâb anda meks etse cemâ‘at-ı kesîre olup Câmi‘-i Mehemmed Han'da ibâdet olunur.
EÇS III 168b … emennâ ederiz" deyü bir âh-ı sûznâk öyle çeker kim derûn-ı câmi‘de istimâ‘ eden cemâ‘at-i kesîre dem-beste ve hayrân kalup görseler Şeyh Abdülkerîm Efendi câmi‘ içre rûh teslîm …
EÇS III 179a–179b … -ber-dehen edüp âlem-i hayretde kaldılar. Yine Melek Paşa aslâ tetiğin bozmayup cemâ‘at-ı kesîre ile hakîr imâmet edüp salât-ı zuhru edâ etdik. Ba‘dehû anı gördük, Sarâyburnu'n …
EÇS V 128b–129a Bu câmi‘ dahi cemâ‘at-i kesîre ile şeb [ü] rûz mâl-â-mâldır, zîrâ şehrin izdihâmı mahallinde vâki‘ olup bir mi …
EÇS V 129a … â-yı muvahhidân: Cümle yüz aded mesâcid ve buk‘a ve zâviyelerdir, ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîre ile memlû olan Hünkâr köprüsü başında Hacı Osmân buk‘asının târîhidir:
EÇS VI 63a Ve Panayur kapusunın iç yüzünde (---) (---) câmi‘i dahi kiremit ile mestûr cemâ‘at-i kesîre ile ma‘mûr bir nâzük minâreli câmi‘-i nûrun alâ nûrdur.
EÇS VI 77b … lduğundan gayri bir sâ‘at yer dağlarda ve bâğlarda tâ Gül Baba depesine varınca cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb imiş.
EÇS VI 77b–78a … up ibtidâ-i fetihde hâk-i pâk-i 78a Budin'de defn olunan ve iki kerre yüz bin cemâ‘at-i kesîre ile cenâzesi namâzı kılınan fukarâ-yı Bektaşiyân'dan Gül Baba hazretleridir kim …
EÇS VI 121a–121b … rde dilleri şâd olup hayr du‘âda iken cümle cüyûş-ı muvahhidîn kâffe-i ümem, ki cemâ‘at-i kesîre idi, bu gürûh-ı müslimînin hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte‘âl bilir kim bu câmi‘ d …
EÇS VI 121a–121b … ğil bu evvel cum‘ada kal‘anın şâhrâhları ve der [ü] dîvârları ve sakafları üzre cemâ‘at-i kesîre hınc-â-hınç olup hisâbdan bîrûn idi.
EÇS VI 167a … amd-i Hudâ bu şehirde üç gün zevk u safâlar edüp sene (---) îd-i (---) sı cümle cemâ‘at-i kesîre ile musallâda salât-ı îdin hutbesini Şeyhülislâm (---) Efendi tilâvet ederken h …
EÇS VI 175a–175b … rıa‘zam olup Süleymân Hân'ın cesed-i şerîfin gasl edüp serâperde önünde namâzın cemâ‘at-ı kesîre ile Hâmid Efendi kılup 175b andan Vezîr Ahmed Paşa ve Kuzu Ali Ağa ve Selîm H …
EÇS VIII 252a–252b … mihrâb altındaki sarnıca cem‘ olup âb-ı zülâl-i mâ-i bârid olup câmi‘ içre olan cemâ‘at-i kesîre nûş edüp def‘-i atşân ederler.
EÇS VIII 277a … ir kim bir yalçın kaya üzre vâki‘ olup şarka ve şimâle ve garba nâzırdır. Cümle cemâ‘at-i kesîre edâ-yı salât etdikten sonra anda oturup teferrüc ederler.
EÇS IX Y7b … n ortasına çadırımız kurup meks edüp savt-ı a‘lâ ile mağrib ezânın tilâvet edüp cemâ‘at-i kesîre ile namâzı edâ edüp cümle yayla halkı bizden hazz edüp me’kûlât [u] meşrûbâtlar …
EÇS IX Y10b … üşte tavan kubbedir. Ve iki cânibinde yan soffaları üzre bir kat tabakalar var, cemâ‘at-i kesîre oldukda yukaruda ibâdet ederler. Tâ mihrâba varınca iki tarafı böyle tabakadır. …
EÇS IX Y120a … zîfelerin Süleymân Hân mütevellîsinden alırlar. Ve bunlardan mâ‘adâ şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîre ile memlû limanın iskele kapusu önünde on beş kademe taş nerdübân ile çıkılır,
EÇS IX Y160a … ntehâ dırahtlar vardır. Ve hareminde bir azîm değirmen nehri cereyân edüp cümle cemâ‘at-ı kesîre andan tecdîd-i vuzû‘ ederler. Andan Kal‘a câmi‘i ve Boğazkesen câmi‘i ve Beğdûd …
EÇS IX Y171a Ve cümle (---) mihrâbdır ve (---) cum‘adır. Cümleden meşhûr-ı âfâk ve cemâ‘at-i kesîre ile mâl-â-mâl bi'l-ittifâk Ulu câmi‘ ma‘bed-i kadîmdir. Bir yanından bir yanına …
EÇS IX Y171a … ibi bölünüp şâhrâh olmuşdur. Ammâ herkes yine na‘llerin çıkarup ubûr ederler ve cemâ‘at-i kesîre oldukda ol mahalde yine ibâdet ederler, ammâ tarîk-ı âmdır. Ve yolun öte cânibi …
EÇS IX Y181a–Y181b … ı Ramazân'ını ibtidâ cum‘aertesi gecesi terâvîhi Sultân İbrâhîm câmi‘inde kılup cemâ‘at-i kesîre ile du‘â ve senâda bulunup sıhhat-i bedenle hacc-ı şerîfe gidüp sâlimîn ve gâni …
EÇS IX Y213a Ve bu kat amûdların önündeki evvelki dîvârda Hanefî mihrâbı vardır. Cemâ‘at-i kesîre ile salât-ı hamse edâ olunur. İmâmı ve mü’ezzinânı var. Ve Sahra gârı kapusu üz …
EÇS IX Y230b–Y231a … ısır pâdişâhlarından Yûsuf Salâhaddîn binâsıdır. Kaçan Hazret-i Halil câmi‘inde cemâ‘at-i kesîre oldukda bu câmi‘de Y 231a edâ-yı salât ederler. Gerçi mâbeyninde yol vardır, …
EÇS IX Y245a … mesâcidlerdir. Ve cümle iki bin yüz zevâvî vardır. Anlarda dahi birer mihrâb ve cemâ‘at-i kesîre mukarrerdir.
EÇS IX Y322b–Y323a … et-i Kur’ân edüp ol gece bu câmi‘ Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet il …
EÇS X Y100b Bu dahi fevkânîdir. Ve cemâ‘at-i kesîre ile mâl-â-mâldir. Bir minâre-i serâmedi var, üç tabaka minâre-i mevzûndur. Ve Ç …
EÇS X Y102b … ıblenin şarkındadır. Anda bir havz u şâzrevân revân olup havuzun musluklarından cemâ‘at-i kesîre tecdîd-i vuzû’ ederler.
EÇS X Y104b … hazînli sebükrûh çelebi yokdur. Yevm-i cum‘ada hutbesin istimâ‘ etmeğe ol kadar cemâ‘at-i kesîre gelür kim câmi‘de bir sâ‘at mukaddem bir yer bulunmak ihtimâli yokdur.
EÇS X Y221a … usanna‘ zî-kıymet ibrîşim hâlîçeler ile döşeyüp cümle uşşâkân gürûh gürûh gelüp cemâ‘at-ı kesîre ile salât-ı ışâyı edâ etdikden sonra âyîn-i şeyh üzre cümle fukarâ halka olup s …
EÇS X Y245b … rı [bayrakları] ile tevhîd [ü] tezkîr ederek cenâzeyi câmi‘-i Ezher içine koyup cemâ‘at-ı kesîre ile namâzın kılup andan Karâfe'ye götürürler. Yâhûd Rûmeli meydânına Zâviyetü'l …