İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

cemâl

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
72
isabet
69 cümle/beyitte
26,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
31 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7229,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 72

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“cemâl” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 71b "Allâh Allâh hâce-i azîm seyyid-i kâ’inât ve mefhar-i mevcûdât ber-kemâl-i cemâl Muhammed Mustafârâ salavât. Engürü'de er yatır, Rûm'da Muhammed Buhârî Sarı Sal …
EÇS I 149b … â Peygamber dâ’imâ mübârek tenini halkdan hıfz edüp göstermezdi, zîrâ tecellî-i cemâl etmiş idi. Ol ecilden kavm-i Mûsâ derlerdi kim "Mûsâ'nın gevdesi ayblı ve cüzâm …
EÇS I 166a … zenüp ellerinde cevâhir gülâbdânlar ile şâhrâhların tarafeyninde olan temâşâ-yı cemâl eden uşşâkânların üzerlerine arz-ı cemâl edüp gülâb nisâr ederler ve mücevher m …
EÇS I 166a … âhrâhların tarafeyninde olan temâşâ-yı cemâl eden uşşâkânların üzerlerine arz-ı cemâl edüp gülâb nisâr ederler ve mücevher mecmere ve buhûrdânlar içre ûd [u] amber y …
EÇS I 206b … şlerdir kim sâz [u] söz sevdâyı mahv edüp def‘-i gam eder. Teferrüc ve mahbûb-ı cemâl , hukemâ kavlince kalbin âyînesin jeng-i gamdan mücellâ edüp âdemi tâze cüvân ed …
EÇS II 220b–221a … mahalde "Seyâhat yâ Resûlallah" demişiz. Mübârek, nikâbların küşâde kılup arz-ı cemâl edüp tebessüm-künân olup buyurdular kim "Şefâ‘atî ve seyâhatî ve ziyâretî, Alla …
EÇS II 228a–228b … cümle a‘yân-ı kibârı şiddet-i hârda bu kapalı çârsû-yı hüsnlerde oturup hüsn-ı cemâl bâzârı ederler ve bu mezkûr esvâklardan mâ‘adâ niçe yüz yirde tertîb üzre binâ …
EÇS II 294a … d bir alay âşıkân-ı sâdıkân, terk-i tecrîd, fakr u fâka pâdişâhları, yüze güler cemâl hayrânları, aşk-ı İlâhî'yle sermest medhûş u bî-hûş cânlardır. Çerâğlarına kurb …
EÇS III 35a–35b … ebî olmamışlardır. Zîrâ bu cebel-i azîmiye Cenâb-ı İzzet yetmiş kerre tecellî-i cemâl etmişdir. Ale's-sabâh bu cebele nazar olundukda, Hudâ âlim ve dânâdır, gûyâ nûr …
EÇS III 43b … -yı Akye, Cenâb-ı İzzet Bukâ‘ sahrâsındaki cebelü'l-Lübnân'a üç kerre tecellî-i Cemâl etdükde hicâb-ı cemâl-i Rabbi'l-İzzet'den üç kerre bu nahller ser-ber-zemîn sec …
EÇS III 45b–46a … r olmamışlardır. Her peygamberin hayât-ı sa‘âdetlerindeki gibi kimi celâl, kimi cemâl sâhibidir. Hazret-i Uzeyr celâl sâhibi olmağıla kabr-i şerîfine bir kral-ı dâl …
EÇS III 136b … henüz yevmen fe-yevmen imâr olmadadır. Mahbûbe Bulgar kızları müsâfirîne arz-ı cemâl edüp yağlı poğaça ve şa‘îr ve gayrı metâ‘ satarlar. Andan yine cânib-i garba de …
EÇS III 142b … gündür hâne-berdûş olup vatan-ı aslîsine varup cum‘a giceleri deynini kazâ edüp cemâl oynatsa gerek" dediklerinde Şefî‘î Çelebi'ye bu gûne kelâm-ı ta‘n-âmiz bâr-ı sa …
EÇS III 166b … bı kendülere uykun, Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde, zâhide, sâhib-i cemâl havâtîn-i mü’eddebeleri vardır. Gerçi böyle bir sevâd-ı mu‘azzamda "Çam çakalsı …
EÇS III 166b … erî-peyker, hadden efzûn, şems-i tâbân ve hurşîd-i drahşân-misâl sâhib-i hüsn-i cemâl ve ma‘rifetde ehl-i kemâl perî rûları var kim her cünbüş-i hareketleri ve reftâ …
EÇS III 184a … deyüp paşaya tesellî-i hâtır verdim. Ammâ hakîkatü'l-hâl Kaya Sultân-ı sâhib-i cemâl hayli derd [u] mihen çeküp kanı kesilmedi. Sa‘âdetlü pâdişâhdan Kaya Sultân'a v …
EÇS IV 194b … tâyiş-i mahbûb u mahbûbe-i cihân: Âb u hevâsı hûb ve cüvânânları mahbûb u sâhib cemâl ve sâhib-i ân u latîfü'l-itidâl mahbûbları olur ammâ kûhistân-ı Kürdistân olmağ …
EÇS IV 341b Der-medh-i mahbûb [u] mahbûbân: Cümle mahbûbları sâhib-i cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl kaşları yay ve kirpikleri ok, gamzesi Tatar ve merâlî vü ga …
EÇS IV 361a … kurbünde vâki‘dir. Andan kethudâ hânesi ve Abdüsselâm oğulları hânesi, Hüseyin Cemâl sarâyı (---) Hacı Halîl beyti
EÇS IV 396a … îmurg-ı Kâf-ı kanâ‘at edîm-i arz halk olaldan berü ber-hayâtdır. Zirâ tecellî-i cemâl müyesser olduğundan hâlâ zindedir derler.
EÇS V 11a … ızak kayup dereye indikde yokuş yukaru kızağıyla kayarak yanıma gelüp temâşâ-yı cemâl edesin" dedi.
EÇS V 107a … âmha ve hârâ fisdanlar geyüp bir gûne ökçesi yüksek kubâdî pabuçlar geyüp arz-ı cemâl eder gâyet mahbûb, başları uryân siyâh kâkülleri perîşân kazda fâhişeleri vardı …
EÇS V 120b … latîfü'l-i‘tidâl hûb manzara peri peyker hadden efzûn şems-i tâbân-misâl hüsn-i cemâl sâhibi mahbûbânları var kim Lipova güzeli meşhûrdur kim Lipova, güzel demekdir. …
EÇS V 130a … edüp ser-i mûdan eser geç hâsıl olup sıbyânları genç olurlar. Ve cümlesi hüsn ü cemâl ve hüsn ü hulk ve hüsn ü ülfet hüsn-i kelâm ile muttasıf mahbûbları var. Gâyet …
EÇS VI 13b mısra‘ı üzre bu şehir belde-i hüsn-i cemâl şehridir.
EÇS VI 28a … leyhâ bânû-yı perî-veş kızlar metâ‘-ı hüsünlerin dahi fürûht edüp arz-ı metâ‘-ı cemâl eder ammâ ırz-ı kemâl-i cemâl etmezler.
EÇS VI 28a … metâ‘-ı hüsünlerin dahi fürûht edüp arz-ı metâ‘-ı cemâl eder ammâ ırz-ı kemâl-i cemâl etmezler.
EÇS VI 43b … göndermemişsindir. Şimdi yine şimdi yine seni Allâh'a geldi. İzzetin celâl [ü] cemâl [ü] azametin hakkiyçün olsun ve yüz yigirmi dörd bin peygamberin olsun ve bizzâ …
EÇS VI 47a … ret-i Risâlet-penâh'ı rü’yâsında görüp ve niçe kerre bi'l-müvâc[eh]e müşâhede-i cemâl edüp kelimât ederlermiş.
EÇS VI 68b … rî-peyker ve melek-manzar hadden efzûn şems-tâbân-misâl ve sâhib-i kemâl hüsn-i cemâl ile meşhûr cüvânları var. Ve bintân-ı nisvânları hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tid …
EÇS VI 75b Hüsn-i cemâl sâhibi kızlar ve pençe-i âfitâb-ı mehtâb gulâmlar alındı, zîrâ küffâr askeri ar …
EÇS VI 153a … buyurdumları beğlere gösterdiğimde cümlesi vâfir hazz edüp ma‘a'z-ziyâde hüsn-i cemâl gösterüp dahi ziyâde ta‘yînât-ı vazîfeler etdiler ve Nova yeniçeri ağasının haz …
EÇS VII 60b … le anlatmak müşkil olup tasvîrler ile peygamberleri ve evliyâları ve cenneti bu cemâl tarafı sûretiyle yazup anladırız ve cehennemi böyle zebânîler ile ve âteş-i sa‘ …
EÇS VII 71a Ve âb [u] hevâsının letâfetinden cümle nisvânları sâhib-i cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve perî-peyker hadden efzûn ve adedden bîrûn şem …
EÇS VII 71a … b-manzar ve perî-peyker hadden efzûn ve adedden bîrûn şems-i tâbân-misâl hüsn ü cemâl ve pür kemâl sâhibleri kızlar var kim her cünbüş ü harekâtları ve reftâr [u] gü …
EÇS VII 90b … mahbûb u mahbûbesinin letâfeti bir diyârda yokdur kim cümle nisvânları sâhib-i cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve perî-peyker nisvân-ı bintânları var kim söze …
EÇS VII 127b … ler, ammâ Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde-i zâhide ve sâliha sâhib-i cemâl havâtînleri ve duhter-i pâkîze-ahterleri gâyet perhîzkârlardır.
EÇS VII 134b … r ile üsârâ tahtaları üzre oturdup kaçan bu câriye-i zâl-ı zamâne fertûte arz-ı cemâl etdikde elbette müşterînin biri bu müşterî-sıfat câriyeyi gördükde alup mülhid …
EÇS VIII 218b … n yerde yılda bir kerre saçlarına ve sakallarına la‘l yâkût cevâhir dizüp arz-ı cemâl ederdi. Rûm keferesi ana Kaleyoroz derler, ya‘nî uludan ulu peygamberden eyi de …
EÇS VIII 242a–242b … ü gûnâ-gûn girân-bahâ dürr-i yetîmlerı rîş şevârib geysûlarına zeyn edüp arz-ı cemâl etdikde hâşâ sümme hâşâ rubûbiyyet iddi‘âsında oldukda cümle dünyâ halkı gelüp …
EÇS VIII 266a … e Abdullâh Çelebi nâm bir cüvân-ı benâm hâsıl olup Hallâk-ı âlem ana bir hüsn ü cemâl [ü] kemâl ve bir hüsn-i edeb ü bî-misâl vermişdi kim güneş anın rûy-ı münevveri …
EÇS VIII 304b … gibi şîr-i merd-i dilîr Fâzıl Ahmed Paşa-yı vezîr ibn vezîr iki tarafına güler cemâl ile selâm vererek güzer edüp Hunkâr câmi‘i dervezesinde esb-i sabâ-peymâsından …
EÇS VIII 349a … kontoşlar geyüp tâvûs-ı bâğ-ı İrem-misâl gibi bâzâr-ı hüsnde reftâr edüp arz-ı cemâl ederler. Gâyet âşık-perest dilberânları olur ammâ mü’eddeblerdir, zîrâ yiğit vi …
EÇS VIII 359a–359b … iğinden ol kadar pâk bâzârları var kim âdem yollar üzre oturup 359b temâşâ-yı cemâl etmek ister, zîrâ cümle dükkânlar içre olan dilberânları aslâ güneş yakmayup he …
EÇS VIII 366a … deryâsıyla mâl-â-mâl olup omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i mahbûb u mahbûbeler arz-ı cemâl edüp bî-dirîğ ve bî-bâk ü bî-pervâ seyr [ü] temâşâlar olunup gizli metâ‘ların b …
EÇS VIII 382b … hbûbe-i mahbûbân: Cemî‘i mahbûbu ve mahbûbe zen duhter-i pâkîze-ahterleri kemâl cemâl sâhibi olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri dürr-i meknûn olup gîsûlarının …
EÇS IX Y76b … arrâc cüvânânları var kim müjeleri tîğıyle dil-i uşşâkı delik delik delüp arz-ı cemâl etmededirler.
EÇS IX Y84b fehvâsınca niçe nikâb pîçe altından hüsn-i cemâl seyr edüp ziyâret ederler. Ve Tire şehrinin cümle mezâristânı bu cânibdedir.
EÇS IX Y99b … da misli yâ Malatıyye'de Aspuzu yâhûd Konya'da Merâm ola. Anda on gün temâşâ-yı cemâl edüp cemî‘i ahâlî-i vilâyet ile vedâlaşup Kara bâğlardan kıble tarafına bâğ u b …
EÇS IX Y213b … mü ve levh u kalemimi ve sekiz cennetimi görsün. Ve beni bilâ-vâsıta müşâhede-i cemâl etsün, deyü emir eyledi" deyince Hazret-i Risâlet emr-i Hakk'a imtisâlen Sahra- …