… âz kâfirler diksek" [deyü] elçiler haberin getirüp müşâvere-i azîm olup kral ve
cemî‘i serhad
a‘yânları Seykel vilâyetlerin harâb u yebâb etmeğe netîce-i kelâm verdiler.
Kenâr-ı nehr-i Kokol: Andan yine kenâr-ı nehr-i Kokol: Bu mahalde Seykel vilâyetine elçilik ile giden Budinli Ömer Ağa ve Varatlı Panço Hüseyin Ağa ve Façatlı Ali Ağa Seykel'den gelüp, "Kâfir(in) itâ‘at etmeyüp nâmeyi pâre pâre edüp biz gücile halâs oldu[k]. Ve Kuta nâm Seykel boğazında bir dağdan bir dağa üç kat tabur-ı azîm eyleyüp içine yigirmi bin tüfeng-endâz kâfirler diksek" [deyü] elçiler haberin getirüp müşâvere-i azîm olup kral ve cemî‘i serhad a‘yânları Seykel vilâyetlerin harâb u yebâb etmeğe netîce-i kelâm verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19b ·
metinde göster ·
… pür-silâh kortela kılıç ve şeştüper ve şiş ile gezer bir alay gâzîlerdir, ammâ
cemî‘i serhad
halkı mâbeyninde bu Peçoy halkı besbellidir.
Der-kıyâfet-i kabâ-yı merd-i meydân: Cümle halkı serhadli esvâbı gibi göğsü ve yenleri gümüş düğmeli çukadan kısacık dolamalar ve çuka sıkma kopçalı çakşırlar ve teybend harîr kuşaklar ve ökçesi bir sere yüksek kubâdî pâypûşlar ve başlarına cümle cümle beyâz çukadan semmûr kalpaklar geyüp kuşanup pür-silâh kortela kılıç ve şeştüper ve şiş ile gezer bir alay gâzîlerdir, ammâ cemî‘i serhad halkı mâbeyninde bu Peçoy halkı besbellidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68b ·
metinde göster ·
… âheng ederek kâmil üç gün üç gece bir ceng [ü] savaş-ı perhâş ederler kim hâlâ
cemî‘i serhad
tevârîhlerinde mastûrdur.
Bu cezîreye ale'l-gafle bu kadar bin guzât-ı müslimîn geçince cümle gemiler gidüp bunlar bu cezîrede küffâr ile cenge âheng ederek kâmil üç gün üç gece bir ceng [ü] savaş-ı perhâş ederler kim hâlâ cemî‘i serhad tevârîhlerinde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
… lonca köşkü vardır. Cemî‘i gâzîler gazâ mâlların bunda yığup mezâd ederler, ve
cemî‘i serhad
gurebâları bu kasırda cem‘ olurlar, tahta örtülü bir mecma‘u'l-irfân yeridir. A …
Ve cümle iki yüz on aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin cemî‘i zî-kıymet metâ‘ vefret üzre bulunur ve çârsû içindeki küçük meydânda bir lonca köşkü vardır. Cemî‘i gâzîler gazâ mâlların bunda yığup mezâd ederler, ve cemî‘i serhad gurebâları bu kasırda cem‘ olurlar, tahta örtülü bir mecma‘u'l-irfân yeridir. Ammâ bu şehrin hânı yokdur, ayıbdır deyü sâhibü'l-hayrâtlar hân inşâ etmemişler. Hemân ki Arab u Acem'den bir garîbü'd-diyâr müsâfir tüccâr-ı berr ü bihâr bu şehre geldikde bir hâneye varup kendü evi gibi anda karâr edüp bir iki ay kisb [ü] kâr edüp bir yere dahi azm-i diyâr eder, zîrâ bu şehrin cemî‘i kapuları müsâfirîne ve mücâvirîne meftûhdur. Bir alay 97b gâziyân-ı mücâhid olmağile ta‘âmların yalnız yemezler, elbette bir gece müsâfirsiz olmazlar. Anıniçün bu şehirde hân yapmağa râzı olmazlar, bir acâ’ib ganîmet şehr-i gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a–97b ·
metinde göster ·