… leyle-i kadrinde Ayasofya-i Kebîr'de her sene üç gece ihyâ olunup niçe bin âdem
cem‘ olur
. Hakîr ol asırda merhûm u mağfûrun-leh üstâdımız Evliyâ Efendi'den hıfzı tekmîl …
Sene 1045 Ramazân-ı şerîfinin leyle-i kadrinde Ayasofya-i Kebîr'de her sene üç gece ihyâ olunup niçe bin âdem cem‘ olur. Hakîr ol asırda merhûm u mağfûrun-leh üstâdımız Evliyâ Efendi'den hıfzı tekmîl edüp sekiz sâ‘atde kerrâtile hatm-i şerîf edüp Seb‘a kırâ‘atin dahi me’hazları ve Şâtıbî kitâbıyla tekmîl edüp Aşere kırâ’atine şürû‘ etmişdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
… r kapusu vardır. İçinde yedi kat hücreleri ve âb-ı hayât suyu matar-ı rahmetden
cem‘ olur
sahrîcdir. Dizdârı Çelebi Cüce ve yüz neferâtı ve leb-i deryâda ejder-i heft-se …
Ve mesîregâh-ı Kızkullesi, deryâ içre karadan bir ok menzili ba‘îd çâr-kûşe bir musanna‘ kulle-i bâlâdır, kaddi kâmil seksen zirâ‘dır, cirmi iki yüz adımdır. (---) tarafına nâzır bir demir kapusu vardır. İçinde yedi kat hücreleri ve âb-ı hayât suyu matar-ı rahmetden cem‘ olur sahrîcdir. Dizdârı Çelebi Cüce ve yüz neferâtı ve leb-i deryâda ejder-i heft-ser gibi kırk pâre balyemez topları ve mazgal delikleri ve mükemmel cebehânesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 143b ·
metinde göster ·
… âbâdân kurâlar olmağıla bu vâdîde haftada bir bâzâr-ı azîm olur kim on bin âdem
cem‘ olur
ve bu mahalde olan büleyde-i ma‘mûre-i Tarabefzûn'da Hâtûniyye nâmıyla ma‘rûf S …
Evsâf-ı Polata bâzârı : Bu dahi Tarabefzûn hükmünde nâhiye ve subaşılıkdır. Etrâf [u] eknâfında niçe yüz pâre ma‘mûr ü âbâdân kurâlar olmağıla bu vâdîde haftada bir bâzâr-ı azîm olur kim on bin âdem cem‘ olur ve bu mahalde olan büleyde-i ma‘mûre-i Tarabefzûn'da Hâtûniyye nâmıyla ma‘rûf Selîm Hân-ı Evvel vâlidesinin evkâfıdır. Mütevellî subaşısı hükm eder. Ve bunda bir limân-ı azîm vardır. Bahr-i siyâh mellahları mâbeyninde Polata limanı demekle meşhûr-ı âfak liman-ı ma‘mûredir. Ve sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı liman-ı latîfdir. (---) Andan (---) mil
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b ·
metinde göster ·
… Kerkük'e mahlût olur çay-ı azîmdir. Mandoval derelerinden ve Kurd derelerinden
cem‘ olur
âb-ı hayâtdır, anı atlar ile geçüp cânib-i garba 6 sâ‘atde,
Andan nehr-i (---) ubûr edüp nehr-i Kerkük'e mahlût olur çay-ı azîmdir. Mandoval derelerinden ve Kurd derelerinden cem‘ olur âb-ı hayâtdır, anı atlar ile geçüp cânib-i garba 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344a ·
metinde göster ·
… n evkâfı gâyet çokdur. Ve senede bir kerre azîm mevlûdü olup kırk elli bin adem
cem‘ olur
. Zîrâ bu Hüseyin Gâzî, İmâm Hüseyn evlâdından sâdât-ı kirâmdan olup İmâm Hüseyn …
Yaz meydânı ve kış meydânları vardır. Cümle Çubukovası ve Yabanovası ve Murtatovaları cümle ayak altında nümâyândır. Ve bu âsitânenin evkâfı gâyet çokdur. Ve senede bir kerre azîm mevlûdü olup kırk elli bin adem cem‘ olur. Zîrâ bu Hüseyin Gâzî, İmâm Hüseyn evlâdından sâdât-ı kirâmdan olup İmâm Hüseyn gibi bu Hüseyin Gâzî dahi dest-i küffârda dîn-i mübîn uğuruna sene 244 târîhinde Hârûnü'r-Reşîd hılâfetinde şehîd olmuşdur. Bu tekyede olan fukarâya Balıkhisâr'da elimize giren âmedân-ı ihsân-ı Hüdâ'dan on guruş tasadduk ve üç aded kurbân zebh eyleyüp Şeyh Memi Cân Dede'nin hayr du‘âsın alup cümle fukarâ gülbâng-ı Muhammedî çekdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 355b ·
metinde göster ·
… mmâ lâtif muhayyeri olur. Bâzâr-ı azîmde her hafta etrâf kurâlardan on bin âdem
cem‘ olur
. Hâlâ bu şehr Anadolu eyâleti hâkinde Engürü sancağı hudûdunda Âsitâne-i sa‘âde …
Ahvâl-i pür-me’âl-i Bebekbâzârı: İbtidâ bânisi ma‘lûmum değildir. Lâkin ibtidâ fâtihi Kütâhiyye pâdişâhlarından Germiyânoğlu Ya‘kûb Şâh'ın vezîri Dinar Hezâr feth etmeğile Germiyân Hezârı derler. Ammâ şehrinin ulemâ ve zurefâları şehr-i Bebekbâzârı derler. Amma lisân-ı Etrâk'da Beğbâzarı derler. Hakkâ ki haftada bir gün güzel müzeyyen bâzârı durup cemî‘î zî-kıymet [ü] bî-kıymet bulunur. Ammâ cümle halkının kâr [u] kesbleri tiftik keçisi olmağıla sûf ipliği çok füruht olunur. Ammâ meterisi var deresinde niçe bin kantar sûf ipliği bey‘ ve şirâ olunur. Lâkin sofî olmaz. Ammâ lâtif muhayyeri olur. Bâzâr-ı azîmde her hafta etrâf kurâlardan on bin âdem cem‘ olur. Hâlâ bu şehr Anadolu eyâleti hâkinde Engürü sancağı hudûdunda Âsitâne-i sa‘âdetde her kim şeyhülislâm ise anların hâssıdır kim hâss-ı hümâyûndan ifrâz olunup müftî tarafından subaşısı hâkimdir ve yüz elli akçe ile sadaka olunur kazâdır. Senevî kadısına yedi kîse hâsıl olur şerîf kazâdır. Ve cümle (---) aded kurâları vardır. Ve damga emîni ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Lâkin dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur. Zirâ kal‘ası bir kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî ilhaf taş dîvârlı bir ince kal‘a olmak ile ma‘mûr olmayup neferâtı yokdur. Kal‘a kayası bir dere içine vâkı‘ olmuş kal‘anın iki cânibi balık arkası gibi bir sırtlı kaya üzre kal‘acıkdır. Cirmi ne mikdâr olduğu ma‘lûmum değildir. Aşağıda şehri iki dere-i vâsi‘ içinde cümle yigirmi mahalle ve kırk bir mihrâbdır. Lâkin selâtîn câmi‘leri gibi mükellef câmi‘leri yokdur. Evvelâ çârsû içinde (---) câmi‘i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367a ·
metinde göster ·
… îr-i mutalsemâtı mıdır, âyâ nedir kim niçe bin âdem Rûm u Arab u Acem'den gelüp
cem‘ olur
. Herkes nezerâtın getirüp derûn-ı deyre girüp edâ-yı nezir edüp derûnında ne hâ …
Hikmet-i garâ’ib: "Te’sîr-i mutalsemâtı mıdır, âyâ nedir kim niçe bin âdem Rûm u Arab u Acem'den gelüp cem‘ olur. Herkes nezerâtın getirüp derûn-ı deyre girüp edâ-yı nezir edüp derûnında ne hâyr [u] murâdât var ise du‘â edüp taşra çıkar. Hikmet-i Hudâ günden güne cemî‘i murâdı hâsıl olur" deyü bir alay ecnâs-ı haşerât cem‘ olup bu zu‘m-ı bâtıl sevdâsına düşmüşler. Garâ’ib bu kim ba‘zı mü’min ü muvahhid ümmî-i Ebü'l-hevl ü Ebü'l-cuhâ ve Ebü'l-bülh âdemler nezerâtın verüp ilm isteyüp kurbân keser. Hikmet-i Hudâ ana ulûm-ı garîbe vü acîbe keşf olur ve niçe Müslim ve gayri Müslimler tanbûr u çenk, rebâb u santûr ve ney [ü] mûsîkâr ve çeşde ve ravze ve karadüzenin ve çöğürün bu deyrde ziyâret mahalline koyup ertesi sâzın ele alup üstâdâne bir fasıl eder kim gûyâ fasl-ı Hüseyin-i Baykara'dır. Ekseriyyâ Ermenî tâ’ifeleri şâ‘ir-i mâhir olup "Bize bu ilm-i şi‘ir Çanlı'da verildi" deyü zu‘m-ı bâtıl ederler. Ammâ derûn-ı deyrde bir muzlim küncde bir kabir vardır. Ermenîler ol kabrin ismine Sıp Garabıt derler. Hakîkî Ermenîlerden su’âl etdim Hazret-i Yahyâ'nın ammîsidir dediler. Urûm Nasârâlarından su’âl etdim Hazret-i İsâ aleyhisselâmın on iki havâriyyûn halîfesi var idi. Anlardan (---) havâriyyûndur dediler. Hulâsa-i kelâm garîbe vü acîbe temâşâgâh-ı deyr-i ibret-nümâdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 87b ·
metinde göster ·
… âsı cem‘ olup ol kadar 110b mahbûb u mahbûbe niçe âfitâb [ü] âfitâbe cüvânlar
cem‘ olur
kim görenin aklı gider, özge temâşâdır. Bu mısra‘ı anların hakkındadır. Husûsan …
Ve haftada bir kerre bu şehr içre bâzâr-ı azîm durup yigirmi otuz bin âdem Dizdâr köyünden ve Köprü köyünden ve Çenek'den ve'l-hâsıl etrâf kurâlardan âdem deryâsı cem‘ olup ol kadar 110b mahbûb u mahbûbe niçe âfitâb [ü] âfitâbe cüvânlar cem‘ olur kim görenin aklı gider, özge temâşâdır. Bu mısra‘ı anların hakkındadır. Husûsan la‘l-gûn tebekanî elma yanaklı ve kiraz dudaklı, şîrîn sözlü ve ala gözlü Bulgar güzelleri olur kim her birinin nigâhında yüz bin hüsn-i nazarı vardır. Her biri hüsn-i cemâlde ve lütf-ı i‘tidâlde olup geysû-yı müşk-bârların çîm ender-çîm ve ham-ender ham edüp kelimâtları mevzûn lü’lü dişleri gûyâ dürr-i meknûn tendürüst duhter-i nâ-şüküfteleri vardır. Her biri bâzâr-ı hüsn içre metâ‘ın meydâna çıkarup hüsn-i ülfet ile bey‘ (u) şirâ edüp kâr ederler. Zîrâ bu şehrin âb [u] hevâsı latîfdir. İklîm-i (---) vasatında olmağıla hevâsı mu‘tedildir. Ve âbdâr engürü memdûhdur. Ve cemî‘i halkı tüccârdır. Ve Latin kavmi gâyet çokdur. Başka bir mahalledir. Ve bir mahalle Yahûdîsi var. Ve iki kefere deyri var. Bu şehirde üç gün meks edüp paşaya üç ziyâfet-i azîm edüp birer gulâm ve bir salihli küheyl at hedâya verdiler. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110a–110b ·
metinde göster ·
… azîme rîzân olup andan câmi‘in tarafeyninde olan abdest çeşmelerinin sahrıcında
cem‘ olur
. Bu da bir gûne temâşâgâhdır.
Bir san‘atı dahi cemî‘i kıbâblar üzre bârân-ı rahmet nâzil oldukda bir katre matar-ı rahmet hebâya gitmeyüp cümlesi bir uyûn-ı câriye-vâr mihrâbın pespâye olan nîm kubbesi yanında bir çâh-ı azîme rîzân olup andan câmi‘in tarafeyninde olan abdest çeşmelerinin sahrıcında cem‘ olur. Bu da bir gûne temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155b ·
metinde göster ·
… in biri dahi nehr-i Hirmas'dır. İbtidâ tulû‘u arz-ı kal‘a-i Nasîbîn kûhlarından
cem‘ olur
. Bir niçe menzil cereyân edüp nehr-i Sarsar'a mahlût olur.
Andan Şatt'a mahlût olan nehrin biri dahi nehr-i Hirmas'dır. İbtidâ tulû‘u arz-ı kal‘a-i Nasîbîn kûhlarından cem‘ olur. Bir niçe menzil cereyân edüp nehr-i Sarsar'a mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205b ·
metinde göster ·
… erin içine koyar. Andan sonra doğanın fâsid kanları dirseği üzerinde çıban gibi
cem‘ olur
. Sonra anı ustura ile ol çıbanları iki yerden yarup bi-emrillah şifâ bulur}.
{Mücerrebât-ı Hân :Karınca olmuş doğanın kanadların iki kerre sirke ile pâk yıkayup sonra kuyumcu potasıyla su kabağının tohumunu yumuşak sahk eder. Ba‘dehû sığır ödüyle hamîr eder. Ol karınca şüşelerin içine koyar. Andan sonra doğanın fâsid kanları dirseği üzerinde çıban gibi cem‘ olur. Sonra anı ustura ile ol çıbanları iki yerden yarup bi-emrillah şifâ bulur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Güzeldere: Şirvân ve Hizân dağlarından
cem‘ olur
bir âb-ı zülâldir kim bu mahalde bahr-i Van'a mahlût olur, ammâ fi's-sayfı ve'ş …
Menzil-i karye-i Güzeldere: Şirvân ve Hizân dağlarından cem‘ olur bir âb-ı zülâldir kim bu mahalde bahr-i Van'a mahlût olur, ammâ fi's-sayfı ve'ş-şitâ geçit verir bir nehirdir ve kendi hân hâkinde üç yüz hâneli Ekrâd u Ermenî köyüdür. Ağası Güzeldereli Muslı Ağa iki bin güzîde Rujikî askeriyle gelüp ol gice ordu-yı İslâm'ın etrâflarında keşik beklediler. Andan Güzeldere'yi kimi at ile kimi cisrden topları dahi geçirüp bu kerre Van deryâsı kenârıyla cânib-i şarka el-iyâzü billah sengistân u çengelistân içre giderken hândan yaya bir çaşıt kâğız ile gelüp "Benim efendim! 281a Gâfil me-bâş, hapsinizde olan beğleri bir hoş zabt edüp yollarda çarha ve pusu edüp karavullar ile gitmeden hâlî olmasın." deyü haber geldikde gelen âdeme on altun verüp paşa-yı müdebbir mahpusları atlar üzre kayd ü bend edüp cemî‘i piyâdelerimizi dağlara döküp giderek 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 280b–281a ·
metinde göster ·
… i ve müstevfâ cebehânesi ve on pâre şâhî topları vardır. Suyu bârân-ı rahmetden
cem‘ {olur
su sahrınçları vardır}. Ve kal‘anın bir kayası fil hortumu gibi taşra uzanmış b …
Ba‘dehû Süleymân-ı zamân nâm bir azîmü'ş-şân bir hân bu kal‘ayı tevsî‘ edüp cânib-i şarkîsinde sehel havâlesi olmağile ol havâleye hâ’il Süleymân Beğ bir kal‘a-i Süleymânî inşâ etmiş kim her taşı fil-i Menkûsî cüssesindedirler ve her seng-i hârâsının tûlu yigirmi ayak uzunluğun dîvâra koyup uçlarını rûy-ı dîvâra komuş ve darabât-ı kûp-ı top te’sîr etmesin içün kal‘a dîvârın kaplıbağa arkası gibi şak yapmış. Ne kadar top ursalar aslâ gülle te’sîr etmeyüp kayar. Hattâ sene 1060 târîhinde Şemsî Paşa oğlu {Mehemmed Emîn Paşa} yigirmi gün bu kal‘ayı döğüp bir taşı koparamayup hâ’ib ü hâsir rücû‘ eder ve rüsvâ-yı âm olup gider. Ve cümle kal‘aların kapuları ağaç üzre hadîd kaplu kapulardır kim âteş eylesen ağacı yanup demirleri dökülür ammâ bu kal‘a-i Hoşâb kapusunun her kanadı üçer yüz kantar polâd-ı Nahşevânî'dir. Aslâ ağacı yokdur ve üstâd-ı bennâ bu kapuyu iki kal‘a mâbeynine pinhân etmişdir kim aslâ görünmez. Gûyâ kal‘a-i Bâbü'l-ebvâb'dır. Bu kal‘a içre hâkim Mahmûdî İbrâhîm Beğ'den gayrı kimesne olmazdır. Gâyet küçük kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin iki yüz adımdır. İçinde bir zâviyesi ve beğe mahsûs bir hammâmcığızı vardır. Gılâl anbârları ve zîr-i zemînleri ve müstevfâ cebehânesi ve on pâre şâhî topları vardır. Suyu bârân-ı rahmetden cem‘ {olur su sahrınçları vardır}. Ve kal‘anın bir kayası fil hortumu gibi taşra uzanmış bir kayadır. Merhûm Süleymân Beğ ol kayalar üzre Süleymânî san‘atlar ile demir çarhlar eyleyüp yüz kulaç demir zencîrler ile aşağıda cereyân eden nehr-i Hoşâb'dan san‘at-ı dollâb ile su çekdikleri Aşağı Rabât halkı çârsûdan seyr ederler, garîb temâşâgâh-ı kal‘a-i seyrângâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286a ·
metinde göster ·
… inden Kaz gölü derler. Cemî‘i kûh-ı bâlâların cereyân eden âb-ı hayâtları bunda
cem‘ olur
. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr cirmi iki menzil yerdir. Andan yine cânib-i şimâle …
Sitâyiş-i buhayre-i Fahte: Kal‘a-i Malazcird ile kal‘a-i Hınıs mâbeyninde bir müdevver göldür ammâ Malazcird'e bir menzil karîbdir. Bu buhayrede alabalıklar olur kim Bosna ve Hersek diyârında şehr-i Mostar içre akan nehr-i Neretva'da ol kadar iri alabalığı olamazdır. Ve cemî‘i eyyâm-ı şitâda cümle kaz ve ördek bu buhayrede kışlayup cemî‘i Malazcird sancağı ahâlîsi bu kazlardan sayd edüp kifâf edindiklerinden Kaz gölü derler. Cemî‘i kûh-ı bâlâların cereyân eden âb-ı hayâtları bunda cem‘ olur. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr cirmi iki menzil yerdir. Andan yine cânib-i şimâle (---) sâ‘at karlar çiğneyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
… ibtid[â] tulû‘u Arnavudluk'dan ve Öziçe şehri ve Çaçka ve Rodnik yaylalarından
cem‘ olur
.
Menzil-i karye-i Kavaklı: Andan Yasrib yaylağı ve Çakır dağın aşup azîm dıraht-ı müntehâlar seyr ederek 7 sâ‘atde nehr-i Rasina'yı ubûr etdik. Nehr-i Rasina Yasrib dağından berü gelüp Eşkel kal‘ası altında nehr-i Morava'ya mahlût olur. Morava dahi Yagodina kal‘ası altından ubûr edüp kal‘a-i Köylüc kurbunda nehr-i azîm Tuna'ya munsabb olur ve nehr-i Morava'nın ibtid[â] tulû‘u Arnavudluk'dan ve Öziçe şehri ve Çaçka ve Rodnik yaylalarından cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
Havâss-ı âhar: Bu germâbın kaynağı mahallinden aşağı bir gûne balçık
cem‘ olur
. Ol balçıkdan bizim vâlideler ve hemşîreler avret yerlerine ve sîm-endâmlarına …
Havâss-ı âhar: Bu germâbın kaynağı mahallinden aşağı bir gûne balçık cem‘ olur. Ol balçıkdan bizim vâlideler ve hemşîreler avret yerlerine ve sîm-endâmlarına dürtseler nûre, ya‘nî hırızamdan a‘lâ bâb-ı rahm-i masdar yerlerin pâk ü pâkîze edüp bir ser-i mûdan eser komayup aşağı kapuları pâk billûr gibi olup kulak şahmesi-misâl germ ü nerm olup ehl [ü] iyâlile kisb-i safâ etmeğe müsta‘id olur, bir nâfi‘ debbâğhâne ılıcasıdır. Ve bu mahalde niçe hânelerde dahi ılıcalar vardır. Bu ılıcalar cihetinde Tabahâne varoşu ahâlîsinin zevk u safâları vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
Ve bu Dobra-Venedik bender iskele olmak ile 156b bî-hisâb hazîne
cem‘ olur
. Anıniçün cümle kefereleri tüccâr ve hisâbîlerdir kim bir dânıkı bin kerre hisâ …
Ve bu Dobra-Venedik bender iskele olmak ile 156b bî-hisâb hazîne cem‘ olur. Anıniçün cümle kefereleri tüccâr ve hisâbîlerdir kim bir dânıkı bin kerre hisâb ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a–156b ·
metinde göster ·
… olu etmiş vâcibü'l-iberdir, ammâ hâlâ suları sarnıçlardır kim bârân-ı rahmetden
cem‘ olur
. Lâkin yine her bâr sakkâ bârgîrleriyle a‘yân-ı kibâr aşağı Tuna'dan taşıyup nû …
Ve derûn-ı hisârda yetmiş mikdârı şindire tahta örtülü evleri ve Süleymân Hân'ın bir küçük câmi‘i ve gılâl anbârları ve cebehâneleri ve yedi aded metîn kulleleri ve dendân-ı bedenleri vardır. Gayri hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzârları yokdur, ammâ üstâd-ı kadîm bu iç kal‘anın Tuna cânibinde bir kaya-yı seng-i hârâyı oyup aşağı Tuna nehrine enecek bir su yolu etmiş vâcibü'l-iberdir, ammâ hâlâ suları sarnıçlardır kim bârân-ı rahmetden cem‘ olur. Lâkin yine her bâr sakkâ bârgîrleriyle a‘yân-ı kibâr aşağı Tuna'dan taşıyup nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
… ünde yiye içe vücûdunda niçe gûne safrâ ve sevdâ ve balgam ve ahlât-ı fâsideler
cem‘ olur
, ammâ yılda bir kerre bir ay sâ’im olunca on bir aylık emrâz-ı muhtelifeler mah …
"Vallâhi emr-i Hak ile yolda gidüp ziyâret etmek lisânım üzre eyi seyâhatdir, ammâ bu benim Balıkhân'ımız şehrinden tâ Bahr-i Kulzum kenârında Beytullâh'a varınca bir yıllık yoldur. Ve tarîk-i âm üzre benim yedi aded pâdişâhlar hasm-ı kavî adû-i hâ’inlerimdir. Anların vilâyetlerin atlayup nice geçüp Mekke'ye gidüp geleyim. Bu dahi zekerin kesmek gibi müşkil teklîfdir. Ammâ yılda bir kerre oruç dutmak farzını kabûl eyledim, zîrâ hakîmâne emrullâhdır. Bir âdem müddet-i medîd-i ömründe yiye içe vücûdunda niçe gûne safrâ ve sevdâ ve balgam ve ahlât-ı fâsideler cem‘ olur, ammâ yılda bir kerre bir ay sâ’im olunca on bir aylık emrâz-ı muhtelifeler mahv olup ten-dürüst olur. Yarın inşâallâh sâ’im olurum. Poh ne güzel emr-i hakdır. Ve cemî‘i vilâyetlerimin halkına car salup mâh-ı Ramazân'da şenlik şâdımânlıklar edüp oruç dutdurup hemân beş vakti kılmak içün mezgitler ve eyne damları yasadırım, der. Ve Allâhu Te‘âlâ zekât verin demiş. Hakkâ güzel buyurmuş. Bu emrullâhı da kabûl eyledim. Hakkâ ki bir âdem mâl-ı Kârûn'a mâlik olup yığa yığa kayda götürür. Müstahak olan fukarâlara mâlının zekâtın vermek ne güzel dîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131b ·
metinde göster ·
bir gölcükdür kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir mîldir. Bu gölün ortasında sivri sivr …
Der-sıfat-ı eşkâl-i taşra varoş: Bu Taman kal‘asının mağrib cânibi taşrasında bu kal‘a ile varoşun tâ ortasında bir tatlı buhayre var, ammâ müsta‘mel olmak ile içilmez. Bu gölün öte garbî tarafında bir alçak topraklı bayır üzre bu varoş-ı Taman vâki‘ olup cümle evler bu göl kenârında zeyn olmuş vâsi‘ tahtânî serâpâ hâk-i pâk örtülü evlerdir kim cümle bin aded hânedânlardır. Bu evlerin hüddâmları cümle hayvânâtların bu gölden saky edüp ba‘zı esvâbların yaykayup isti‘mâl etdiklerinden benî âdem içemez. Cânib-i etrâf derelerinin matar-ı rahmetden cem‘ olur bir gölcükdür kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir mîldir. Bu gölün ortasında sivri sivri kayalar vardır. Ve bu gölün batı tarafında bir beyâz minâreli Hacı Ferhâd câmi‘i var. Bu varoşun maşrık tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… ağaçlardır. Hîn-i mahalde obaları bozup kayışla bağlı kafes çubukları bir yere
cem‘ olur
musanna‘ oba evlerdir kim tepelerinde birer delikleri vardır, andan aydınlık gi …
Sene (---) târîhinde İslâm Geray Hân asrında Çoban Mirza Çerkez aşkıyâlarından emn [ü] emân olmak içün bu kal‘ayı yasamışdır, ya‘nî yapmışdır. Çâr-kûşe ağaçdan palanka binâ etmişdir. Cirmi kâmil dörd yüz adım olup çâr-kûşesinde yine birer dâne ağaçdan metîn kulleleri ve cânib-i şimâle nâzır bir ağaç kapusu var. Kal‘a içre bir kârgîr binâ bir mescidi var. Hammâmı ve çârsû-yı bâzârı ve hânı yokdur, zîrâ bu kal‘a ahâlîsi ancak kış günleri bu kal‘ada sâkin olurlar. Gayri zamân dağlarda ve sahrâlarda obaları ve koyları ve cılkılarıyle sâkin olurlar. Obaları yine Türkmân obaları gibi keçeden kubbe kubbe evlerdir kim içleri kafes kafes örülüp tokmak kayışlarıyla bağlı çubuk ağaçlardır. Hîn-i mahalde obaları bozup kayışla bağlı kafes çubukları bir yere cem‘ olur musanna‘ oba evlerdir kim tepelerinde birer delikleri vardır, andan aydınlık girir. Ve kış günleri obaları içre yanan âteşlerin tütünü ol delikden çıkar, hammâm gibi keçeden evlerdir. Göç mahallinde bu keçeden oba evleri develere ve deve arabalarına kubbe gibi obaları tahmîl edüp konup göçerler. Ve cemî‘i arabaların develer boyundurukla çeküp konak konak götürürler. Ve cemî‘i Noğay Tatarları çifti develer ile sürüp buğday ve arpa ve darı ekerler. Hattâ develer sığırdan a‘lâ çift sürerler. Çamura dayanır bir gûne buğur develeridir kim arkalarında ikişer örgüçleri vardır. Gûyâ kudretden eğer gibi halk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147a ·
metinde göster ·
… n berü bu cem‘iyyet-i bâzâr kânûn-ı Leka-yı bî-bekâ kalup her sene âdem deryâsı
cem‘ olur
, sebebi budur ve's-selâm.
Müverrihân-ı Rûm ve tevârîh-şinâs-ı Latin-i merzibûm olan keferelerin tevârîhlerinde tahrîr etdikleri minvâl üzre bu cem‘iyyet-i kübrâ tâ Leka-yı bed-likâ-yı bî-bekâ asrından berü kalmışdır. Ol Leka-yı dâl yılda bir kerre bu cem‘iyyet-i kübrâ olan yere gelüp bir mürtefi‘ püşte üzre çıkup sakalına incü la‘l yâkût ve cevâhir ü gûnâ-gûn girân-bahâ dürr-i yetîmlerı rîş şevârib geysûlarına zeyn edüp arz-ı cemâl etdikde hâşâ sümme hâşâ rubûbiyyet iddi‘âsında oldukda cümle dünyâ halkı gelüp cemâl-i bed-likâyı görüp her bay u gedâ metâ‘ların Leka'ya pâyendâz edüp Leka'ya secde eder imiş. 242b Hâlâ ol zamândan berü bu cem‘iyyet-i bâzâr kânûn-ı Leka-yı bî-bekâ kalup her sene âdem deryâsı cem‘ olur, sebebi budur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242a–242b ·
metinde göster ·
… lup andan cereyân eden bârân-ı rahmetden âb-ı nâblar bu kulle içre su sarnıcına
cem‘ olur
. Hakkâ ki bu mendirek kullesinde Süleymân Hân'ın Mi‘mâr Sinân'ı arz-ı ma‘rifeti …
Bu kal‘anın dizdârı ve cümle neferâtları başka ağalıkdır, zîrâ bu kulle-i bâlâ aşağıdan tâ yukaru zirve-i a‘lâsına çıkınca beş tabaka olup kirpi gibi topları her yanında mevcûddur. Limanı ve gayri cânibleri korudup cümle üstü nîlgûn kurşum örtülü olup andan cereyân eden bârân-ı rahmetden âb-ı nâblar bu kulle içre su sarnıcına cem‘ olur. Hakkâ ki bu mendirek kullesinde Süleymân Hân'ın Mi‘mâr Sinân'ı arz-ı ma‘rifetin icrâ etmiş. Bu kullenin cânib-i şimâle mekşûf ancak bir demir kapucuğu var. Önünde cisr ile geçilir bir kapudur kim talattum-ı deryâda bu kulle deryâ içinde kalup etrâfı dökündü kayalı taşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268b ·
metinde göster ·
… n [u] hammâmı yokdur, ammâ haftada bir azîm bâzârı durup etrâfdan niçe bin âdem
cem‘ olur
. Andan bir sâ‘atde,
Mora sancağı voyvadalığıdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve nâhiyesi (---) aded kurâdır. Şehri bir taşlı yerde şark ve garb tarafı sahrâlı bir mürtefi‘ kayalı yerde cümle beş yüz aded hâneli ma‘mûr u âbâdân bir kasabadır kim zemîni sâfî servlik içinde cümle kiremit örtülü hânedânlar ve cümle bir câmi‘i var, haremi sâfî servi ve kubbesi kiremitli ve bir kârgîr minâreli bir latîf câmi‘i ve âb-ı hayât suları var, ammâ çârsû-yı bâzârı ve hân [u] hammâmı yokdur, ammâ haftada bir azîm bâzârı durup etrâfdan niçe bin âdem cem‘ olur. Andan bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278a ·
metinde göster ·
… tre âb-ı rahmet hebâya gitmeyüp cümle dam u bâmlarından cereyân edüp sarnıçlara
cem‘ olur
. Ammâ aşağıda limânı kenârında âb-ı hayât suları çokdur. Cümle esbâbların ve ce …
Ammâ bu kal‘a içre aslâ hân u hammâm ve medrese ve mekteb ve çârsû-yı bâzârdan bir eser-i binâ yokdur. Suları cümle sahrîcdir kim bârân-ı rahmetden bir katre âb-ı rahmet hebâya gitmeyüp cümle dam u bâmlarından cereyân edüp sarnıçlara cem‘ olur. Ammâ aşağıda limânı kenârında âb-ı hayât suları çokdur. Cümle esbâbların ve cemî‘i hayvânâtların anda götür[ür], gasl-ı siyâb edüp saky-i devâbbât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
… 316b damlarından akan matar-ı rahmetler kiremitlerinden nüzûl edüp sarnıçlara
cem‘ olur
.
Der-tahrîrât-ı aded-i mahallât: Kal‘a defterdârı milota nâm zımmî defteriyle cümle Kandiye içinde kırk bir aded mahallât ve papaslıkdır. Yigirmi mahallesi Freng'dir, yigirmi bir mahallesi Rûm kefereleri idi. Cümle kefereleri gemilere koyup ceneral-i la‘în Venedik'e götürdü, ammâ Freng mahallelerinin sarâyları ma‘mûr olup cümle dam u bâmları kireç ve horasânî olup bârân-ı rahmetden cereyân eden suları evler içindeki su sarnıçlarına cem‘ olup cümle deyrleri 316b damlarından akan matar-ı rahmetler kiremitlerinden nüzûl edüp sarnıçlara cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316a–316b ·
metinde göster ·
… ârhâne-i Çîn olup cemî‘i seyyâhân-ı berr [ü] bihârânın erbâb-ı ma‘ârifleri anda
cem‘ olur
bir mecma‘ı'l-irfândır. Ve kahvehâne önündeki meydânda çınâr-ı müntehâların alt …
Ve bir göz taş cisir başında bir müferrih kahvehânesi var kim gûyâ nakş-ı nigârhâne-i Çîn olup cemî‘i seyyâhân-ı berr [ü] bihârânın erbâb-ı ma‘ârifleri anda cem‘ olur bir mecma‘ı'l-irfândır. Ve kahvehâne önündeki meydânda çınâr-ı müntehâların altlarındaki soffaların kenârları parmaklıklı mastabalar olup cemî‘i âyende vü revendeler anda gelüp hâne-i bî-minnet gibi meks-i istirâhat edüp zevk u safâlar ve ayş [u] ışretler ve kahveler nûş ederler. Her dıraht üzre niçe yüz bin murğân-ı hoş-elhân tuyûrların âşiyâneleri olup her bir sadâ-yı savt-ı hazînler âğâze-i nağamât etdiklerinde istimâ‘ eden ahibbânın cânlarına cân katılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342a ·
metinde göster ·
… b-ı hayât buhayresi vardır. Cemî‘i dağlardan cereyân eden uyûn-ı câriyeler anda
cem‘ olur
bir halîc-i kebîrdir. Gûnâ-gûn mâhîlerinden sazan balığı ve çime balığı ve turn …
Ve bu şehrin meşhûrundan şehrin şimâlinde nîm sâ‘at karîb bir azîm âb-ı hayât buhayresi vardır. Cemî‘i dağlardan cereyân eden uyûn-ı câriyeler anda cem‘ olur bir halîc-i kebîrdir. Gûnâ-gûn mâhîlerinden sazan balığı ve çime balığı ve turna balığı misilli mâ’ideleri olur kim meğer Rûmeli'nde Ohri gölü balığı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y22b ·
metinde göster ·
… e ederler. Ve bu şehrin bâzârı günü acâ’ib cem‘iyyet-i kübrâ olup niçe bin âdem
cem‘ olur
. Ve halkı cümle Etrâkdir. Kelimâtlarında lehce-i mahsûsaları beyân olunur:
Ve cümle halkının kâr [u] kisbleri bâğ u bâğçesi cihânı zeyn etmişdir. Ve üzümü gâyet âbdar ve lezîz üzüm kurusu olup ekin ocağı olmamağile Kütâhiyye ve Karahisâr'dan ve etrâf nevâhîlerden niçe bin deve yükü hınta gelüp üzüm ile mübadele ederler. Ve bu şehrin bâzârı günü acâ’ib cem‘iyyet-i kübrâ olup niçe bin âdem cem‘ olur. Ve halkı cümle Etrâkdir. Kelimâtlarında lehce-i mahsûsaları beyân olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y28a ·
metinde göster ·
Ve her sene bu deyrde iki kerre panayır olup yüz bin kefere
cem‘ olur
. Bu günler cemî‘i ümmet-i Muhammed gâfil olmayup âmâde dururlar. Zîrâ keferenin …
Ve her sene bu deyrde iki kerre panayır olup yüz bin kefere cem‘ olur. Bu günler cemî‘i ümmet-i Muhammed gâfil olmayup âmâde dururlar. Zîrâ keferenin cem‘iyyet-i kübrâsı günleridir. İhtimâle haml olunur kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60b ·
metinde göster ·
… n anda dîvân-ı âlî edüp meşveret ederler bir cem‘iyyet yeridir, cümle kul bunda
cem‘ olur
.
Ve bu Freng hisârının kapusu önünde binâ-yı küffâr bir lonca dîvânhânesi var kim âlât-ı silâh ile ârâste olmuşdur. Şeb [u] rûz cümle ağavât ve dizdâr anda sâkinlerdir. Eğer kal‘a kulundan ve gayri âdemden bir müttehem bir kimesne olsa veyâhûd bir umûr-ı mu‘azzama şey’ olsa el-hâsıl cemî‘i eşyâ içün anda dîvân-ı âlî edüp meşveret ederler bir cem‘iyyet yeridir, cümle kul bunda cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117b ·
metinde göster ·
… yolu üzredir. Ve yine şehrin garbında bir birke‘-i azîmi var, bârân-ı rahmetden
cem‘ olur
âb-ı nâbdır. Cümle kal‘a ahâlîsi andan hımârlar ile su taşırlar.
Ve iki çeşme-i hayât-efzâsı var, biri Tarabulus râhı üzre ve biri şehirden ba‘îd hammâm yolu üzredir. Ve yine şehrin garbında bir birke‘-i azîmi var, bârân-ı rahmetden cem‘ olur âb-ı nâbdır. Cümle kal‘a ahâlîsi andan hımârlar ile su taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y184a ·
metinde göster ·
… r: Cümle ricâlü'l-gayb ya‘nî ümenâ ve evtâd ve nücebâ ve büdelâ ve nukabâ bunda
cem‘ olur
, derler. Bir âdemin mühim umûru olup üç gün bu âsitânede hulûs-ı kalb ile ibâde …
Makâm-ı Hazret-i Hızır: Cümle ricâlü'l-gayb ya‘nî ümenâ ve evtâd ve nücebâ ve büdelâ ve nukabâ bunda cem‘ olur, derler. Bir âdemin mühim umûru olup üç gün bu âsitânede hulûs-ı kalb ile ibâdet edüp tazarru‘ [u] nâlîşler eylese bi-emrillâh hayır murâdâtı hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y188a ·
metinde göster ·
… ayı dahi hıfz [u] hirâset ederler, zîrâ ba‘zı zamân yigirmi bin küffâr-ı feccâr
cem‘ olur
.
Ol gün azîm velvele-i kefere-i bed-âyîn olup tâ ahşama dek cem‘iyyet olup ba‘de'l-mağrib paşa kapuyu sed edüp giderler. Ammâ asker tâ’ifesinden pür-silâh mustahfızân korlar ve şehri ve kal‘ayı dahi hıfz [u] hirâset ederler, zîrâ ba‘zı zamân yigirmi bin küffâr-ı feccâr cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y221b ·
metinde göster ·
Ve bu çâhın suyu aslî değildir. Bârân-ı rahmetden cem‘ olur, kesme kayalı sarnıcdır. Ve Hazret-i Yûsuf'un cülûs etdüği kayada mübârek zânûları yeri âşikâredir. Ve bir yerli kayacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y236b ·
metinde göster ·
… ahvesi: Mecma‘ü'l-irfân u yârân seyyâhân kahvesidir. Cümle erbâb-ı ma‘ârif anda
cem‘ olur
. Dörd Y 247a maksûre üzre hânendegân mutrıbân meddâhân şebbâzân(?) mahâfiller …
Ve Sinâniyye kahvesi: Mecma‘ü'l-irfân u yârân seyyâhân kahvesidir. Cümle erbâb-ı ma‘ârif anda cem‘ olur. Dörd Y 247a maksûre üzre hânendegân mutrıbân meddâhân şebbâzân(?) mahâfilleridir. Ve Avvâdîn A‘mâ şeyh Mansûr nâmıyla bir üstâd-ı kâmildir kim mizmar [u] ûdun ele alup bir ferdaş verüp makâm-ı hicâzda âgâze etdükde uşşâkı bî-nevâ edüp kadlerin râst-ı dütâr ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y246b–Y247a ·
metinde göster ·
… ---) (---)(---) Hudâ âlimdir, üç kerre yüz bin ibâdullâh-ı huccâc, mahlûkullâh
cem‘ olur
.
Hazret-i Fâtıma hayrâtlarına huddâmlarının vazâyiflerine sarf olunur bir deşt-i mahsûle (---)(---)(---) yokdur. Zîrâ Mekke-i mükerremede ve ekâlîm-i seb‘ada ve cümle memâlik-i islâmiyyede olan ümmet-i Muhammed (---)(---)(---) Hudâ âlimdir, üç kerre yüz bin ibâdullâh-ı huccâc, mahlûkullâh cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309a ·
metinde göster ·
… ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı
cem‘ olur
, (---) dur. Bundan gayri yerde câ’iz değildir. Eğer bunda dahi cemâ‘at ile cem‘ …
Bunda dahi bir du‘â-yı azîm olup herkes merâm [u] maksûduna vâsıl olup ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler i‘tikâf niyyetine câmi‘den çıkmayup tâ sabâha dek tilâvet-i Kur’ân edüp ol gece bu câmi‘ Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı cem‘ olur, (---) dur. Bundan gayri yerde câ’iz değildir. Eğer bunda dahi cemâ‘at ile cem‘-i kasrda bulunmadı ise salât-ı ışâyı kılup salât-ı mağribe kazâ niyyet edüp münferiden edâ ede. Ve sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i îd-ı adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği mahaldir. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u] pâkdir. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
İki hazîne dahi hâsıl olup cümle yigirmi dörd hazîne Mısır hâkinden
cem‘ olur
. Her hazînesi 1200 Mısrî kîsedir. Ve her (---)(---)(---)(---)(---)(---) bi …
İki hazîne dahi hâsıl olup cümle yigirmi dörd hazîne Mısır hâkinden cem‘ olur. Her hazînesi 1200 Mısrî kîsedir. Ve her (---)(---)(---)(---)(---)(---) birin mahalliyle tahrîr ederiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y61a ·
metinde göster ·
Ve Cenâb-ı Bârî Mısır'a Nîl ile berekât verdiğinden ganîmet olup mâl-ı pâdişâhî
cem‘ olur
. Eğer Nîl-i mübârek on sekiz arşın taşarsa mâl-ı pâdişâhî çıkar. Yigirmi zirâ‘ …
Ve Cenâb-ı Bârî Mısır'a Nîl ile berekât verdiğinden ganîmet olup mâl-ı pâdişâhî cem‘ olur. Eğer Nîl-i mübârek on sekiz arşın taşarsa mâl-ı pâdişâhî çıkar. Yigirmi zirâ‘ taşarsa paşa ve ümenâ ve mültezimîn ve keşşâf ve re‘âyâ bay olup mâlların gallak edüp halâs olurlar. Eğer on sekiz arşın taşmazsa, allâhümme âfinâ, vilâyet rey olmayup kaht [u] galâ olup cümle ümenâ ve mültezimîn meksûr olup mâl-ı pâdişâhî çıkmayup hazîneyi tekmîl edemezlerse, paşa kendü yanından tekmîl edüp cümle kula ceybinden mevâcib verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y63b ·
metinde göster ·
… ve bir kasırda şu‘arâ-yı üstâdân-ı bedâyi‘ü'l-beyân ve fasîhü'l-lisân şu‘arâlar
cem‘ olur
.
Esnâf-ı kahveciyân: Bulak'da ve Eski Mısır'da ve Kayıtbay yaylasında ve Mısır içinde cümle altı yüz kırk üç kahvehâne vardır. Mu‘azzam kahvehâneler vardır kim biner âdem alup dörder maksûre üzre hânende ve sâzende ve bir kasırda meddâhân ve bir kasırda mahbûb cüvânân ve bir kasırda şu‘arâ-yı üstâdân-ı bedâyi‘ü'l-beyân ve fasîhü'l-lisân şu‘arâlar cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y167b ·
metinde göster ·
… î dâmeninde bir âsitâne-i azîmdir. Yılda bir kerre mevlûd olup iki yüz bin âdem
cem‘ olur
. Ulemâ-yı Mısır'ın cümlesi bu kavle müttefiklerdir kim ol gün anda ervâh-ı Resû …
Mısır'ın cânib-i cenûbunda cebel-i Cûşî dâmeninde bir âsitâne-i azîmdir. Yılda bir kerre mevlûd olup iki yüz bin âdem cem‘ olur. Ulemâ-yı Mısır'ın cümlesi bu kavle müttefiklerdir kim ol gün anda ervâh-ı Resûlullâh hâzır, derler. Zîrâ ol mevlûd mahallinde câmi‘ içinde nûr berk urur. Gayrı câmi‘lere mahsûs değildir, illâ Ömer ibnü'l-Fârız câmi‘ine mahsûsdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y222a ·
metinde göster ·
… hatm-i şerîf tilâvet olundu. Zîrâ anda ol gecelerde niçe bin hâfız-ı Kelâmullâh
cem‘ olur
. Defterdâr İbrâhîm Paşa senesinde yedi yüz kırk hatm-i şerîf tilâvet olundu, de …
Ammâ bu mevlûdü'n-nebî senede üç gün üç gece ordu-yı bâzâr kurulup İmâm Şâfi‘î kasabası âdem deryâsı olup ba‘zı sene izdihâmdan kubbe-i âlî içinde âdem şehîd olmak vâki‘ olmuşdur, bu mertebe izdihâm olur. Tatvîl-i kelâma hâcet yokdur, ihvân-ı bâ-safâya safâ ile şundan ma‘lûm ola kim bizim zamânımızdaki mevlûd gecesi dörd yüz yigirmi üç hatm-i şerîf tilâvet olundu. Zîrâ anda ol gecelerde niçe bin hâfız-ı Kelâmullâh cem‘ olur. Defterdâr İbrâhîm Paşa senesinde yedi yüz kırk hatm-i şerîf tilâvet olundu, deyü rivâyet ederler. Ve ol gece anda cemî‘i ervâh-ı aktâb ve evliyâ ruhâniyyetleri hâzırdır, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y223a ·
metinde göster ·
… mü'l-kıyâs'da Nîl taşacağı gece olur. Cemî‘i ulemâ-yı sulehâ ve şürefâ-yı Mısır
cem‘ olur
. Üç nevbet paşanın vekîlharcı paşa kîsesinden summât-ı Muhammedîler çeküp mevlû …
Bu mevlûd Ümmü'l-kıyâs'da Nîl taşacağı gece olur. Cemî‘i ulemâ-yı sulehâ ve şürefâ-yı Mısır cem‘ olur. Üç nevbet paşanın vekîlharcı paşa kîsesinden summât-ı Muhammedîler çeküp mevlûd-ı şerîf olur. Ve cemî‘i ulemâ Nîl'in ziyâde olmasına muntazır olurlar. Ve bu mevlûd tercümânbaşının direğidir, ammâ masrûfu paşadandır. Bu dahi bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur. Andan sonra Sultân Hasan Q 242a kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y224b ·
metinde göster ·
Bu ziyâretleri tamâm edüp niçe ibret-nümâ eşyâlara im‘ân-ı nazar ile nazar edüp seksen üç mâh-ı Cemâzi'l-âhir'inin evvelki günü Ebürrîş hazretlerinin mevlûd-ı şerîfin seyr [ü] temâşâ etdiğimiz üzre tavsîf eylesek bir mücelled kitâb olur. Ammâ cümle mevlûdlardan Seyyid Ahmed el-Bedevî andan İbrâhîm-i Dessûkî andan Nehâriyye'de mevlûd-ı eş-Şeyh Muhammed ibn Zeyn mevlûd-ı azîmdir. Andan aşağı cem‘iyyetli bu Demenhûr'da mevlûd-ı eş-Şeyh Şemsüddîn mevlûdudur, Hazret-i (---) ba‘îd ve çöl çölistâna karîb olmağile sâyir mevâlîdler gibi hây hûy şâdumân çerâğân Q 278aP 275a olmaz. Ammâ bunda cem‘ olan ecnâs-ı mahlûkât benî âdemîzâd bir mevlûdda cem‘ olmaz. Tâ Fes ü Merânkeş ve Cezâyir ve Tûnus ve Tarabulus'dan ve May Bornu ve Afnu ve Sûdân ve İsne ve İsvân'dan bu zikr olunan bilâd-ı azîmlerden lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ elsine-i muhtelife sâhibi âdemler cem‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y309b ·
metinde göster ·
… rüp hayme vü hargâhları ile Demenhûr sahrâsında meks edüp ol kadar âdem deryâsı
cem‘ olur
kim beyânında lisân kâsırdır. Niçe kerre yüz bin deve yükü yağ ve koyun ve sığı …
Ve çöl çölistânda kabâ’il-i Behîce ve Süleymânî ve kabâ’il-i Hınâdî ve niçe yüz bunun emsâli Urbân kavmi zikr olunan memâlik-i mahrûselerden cümlesi mâl [u] menâllerin bu âlî mevlûda getürüp hayme vü hargâhları ile Demenhûr sahrâsında meks edüp ol kadar âdem deryâsı cem‘ olur kim beyânında lisân kâsırdır. Niçe kerre yüz bin deve yükü yağ ve koyun ve sığır ve kilim ve cacım ve hımıl ve (---)(---) siyâhlar sıbyânların fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y309b ·
metinde göster ·
… evm-i Şa‘bân'da yılda bir kerre buyurdı ile bir mevlûd-ı azîm olup yüz bin âdem
cem‘ olur
. Hamd-i Hudâ ziyâreti müyesser olup rûh-ı şerîfiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet …
Andan dahi ziyâde halk mu‘tekid olup ol kadar ehl-i züvvâr giderler kim şeb [ü] rûz âdemden hâlî değildir. Ve yevm-i Şa‘bân'da yılda bir kerre buyurdı ile bir mevlûd-ı azîm olup yüz bin âdem cem‘ olur. Hamd-i Hudâ ziyâreti müyesser olup rûh-ı şerîfiyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet eyledik, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343a ·
metinde göster ·
… re su sarnıcıdır, âb-ı hayâtdan nişân verir mâ-i nâbı vardır, bârân-ı rahmetden
cem‘ olur
. Haremin ortasındaki soffa üzre bir nâbıka dırahtı vardır, gâyet şecer-i azîmdi …
Harem-i vâsi‘inin tâ ortasında bir sebîlhânesi var. Haremin altı serâpâ amûdlar üzre su sarnıcıdır, âb-ı hayâtdan nişân verir mâ-i nâbı vardır, bârân-ı rahmetden cem‘ olur. Haremin ortasındaki soffa üzre bir nâbıka dırahtı vardır, gâyet şecer-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y345b ·
metinde göster ·